Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Restorasyon

bursaarena.com.tr - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ayasofya’nın altında 9 kilometreye kadar uzanıyor: 'Güvenli olan kısımları ziyarete açılabilir' Haber

Ayasofya’nın altında 9 kilometreye kadar uzanıyor: 'Güvenli olan kısımları ziyarete açılabilir'

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya’nın altında yaklaşık 9 kilometreye kadar uzandığı belirtilen yer altı geçitleri ve tünel sisteminin erişilebilen bölümlerinde temizlik ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Ersoy, çalışmaların ardından güvenli kısımların ziyarete açılmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Ersoy, yapının altında yaklaşık 9 kilometreye kadar uzandığından söz edilen yer altı geçitleri ve tünel sisteminin erişilebilen bölümlerinde temizlik ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milliyet'te yer alan habere göre Ersoy, çalışmalar tamamlandıktan sonra uygun ve güvenli bölümlerin ziyarete açılmasının değerlendirilebileceğini belirtti. Ayasofya’nın altındaki tünellerde restorasyon sürüyor Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ersoy, Ayasofya’nın altındaki yer altı geçitleri ve tünel sistemine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 9 kilometreye kadar uzanan bölümlerden söz ediliyor. Ancak belli bir noktadan sonra çökmeler ve geçişi engelleyen alanlar var. Biz şu anda erişilebilen bölümlerde temizlik ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyoruz. Çalışmalar tamamlandıktan sonra uygun ve güvenli olan kısımların ziyarete açılmasını değerlendirebiliriz.” Ana kubbede güçlendirme ve mozaik konservasyonu Ayasofya restorasyonunda devam eden çalışmaları da anlatan Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti. Ersoy, çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Yapının gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmalarını yürütüyoruz. Ayasofya’nın bütüncül projeleri tamamlandı; türbeler, Sıbyan Mektebi, Muvakkithane ve galeri katındaki restorasyonlar bitirildi. Kuzeydoğu minaresinin statik güçlendirmesi de tamamlandı. Bugün çalışmaların en önemli aşaması olan ana kubbede yapısal güçlendirme ve mozaik konservasyonu devam ediyor. Doğu yarım kubbede de taşıyıcı sistemin güçlendirilmesiyle birlikte mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerin konservasyonuna yönelik yeni aşamaya geçiliyor.” Deprem bölgesindeki yatırımlar 34 milyar liraya ulaşacak Bakan Ersoy, toplantıda 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. Bakanlığa tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamalarında bugüne kadar 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldığını açıklayan Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Bakanlığımıza tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar toplam 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde yer alan taşınmaza yönelik 79 işi tamamladık. 17 işte çalışmalarımız devam ediyor.” 2027’de 110 işin daha tamamlanması planlanıyor Restorasyon ve ihya programındaki toplam iş yükünün yarısından fazlasının tamamlandığını belirten Ersoy, 2026 sonuna kadar 58, 2027’de ise 110 işin daha tamamlanmasının planlandığını kaydetti. Ersoy, deprem bölgesinde bugüne kadar 24 milyar liralık çalışma gerçekleştirildiğini, devam eden projelerin tamamlanmasıyla toplam yatırım tutarının 34 milyar liraya ulaşacağını bildirdi.

İzmir’in 125 yıllık simgesi “Asrı 25 Geçe” sergisinde Haber

İzmir’in 125 yıllık simgesi “Asrı 25 Geçe” sergisinde

İzmir’in 125 yıllık hafızası bu kez kentin başka bir noktasında İzmirlileri selamlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kordon’daki Vasıf Çınar Sergi Alanı’nda ziyarete açtığı “Asrı 25 Geçe” sergisi, ziyaretçilerini Saat Kulesi’nin yapımından, önünde çekilmiş aile fotoğraflarına kadar kapsamlı bir zaman yolculuğuna çıkartıyor. Mert Rüstem’in koleksiyonundan seçilen tarihi kareler, 125 yıldır aynı yerde duran Saat Kulesi’nin tanıklığında İzmir’in hikâyesini anlatıyor. İzmir’de Saat Kulesi’nin önünde kimi aile fotoğrafı çektirdi, kimi bir arkadaşını bekledi, kimi yıllar sonra aynı yere bu kez çocuğunun elinden tutarak döndü. Şimdi o hatıralar, Kordon’da İzmirlilerin günlük telaşının tam ortasında yeniden karşılarına çıkıyor. “Asrı 25 Geçe” sergisinde bir fotoğrafta artık var olmayan yapılar, diğerinde geçmişin kıyı çizgisi, bir başkasında Saat Kulesi önünde objektife bakan aileler görülüyor. Kareler değişiyor, insanlar değişiyor, meydan değişiyor; hepsinin ortasında Saat Kulesi aynı yerde kalıyor. İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan sergide Saat Kulesi’nin yapım süreci, mimari özellikleri, depremlerdeki durumu ve restorasyon süreci anlatılırken, gümüş maketi ile saat mekanizması da ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Mert Rüstem’in koleksiyonundan seçilen fotoğraflar ise aynı meydanın farklı dönemlerini yan yana getirerek ziyaretçilere İzmir’in 125 yılda geçirdiği dönüşümü izleme fırsatı sunuyor. 125 yıllık hikâye serginin adına taşındı Serginin adının, Saat Kulesi’nin ortaya çıkış hikâyesinden ve geride bıraktığı 125 yıldan geldiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Ayşegül Güngören, “125 yıl bizim için çok önemli bir rakamdı. Bu nedenle serginin adını ‘Asrı 25 Geçe’ koyduk. Saat Kulesi’ni kentin taşa işlenmiş hafızası olarak görüyoruz. Aslında onun gözünden çevresindeki değişime bakmak; 125 yıl boyunca nelere şahitlik ettiğini, nasıl hafızalara kazındığını ve fotoğraflarda nasıl yer aldığını göstermek istedik. Şehrin hikâyesini Saat Kulesi’nin bakışıyla ele almaya çalıştık” dedi. Güngören, serginin farklı kuşaklara farklı hikâyeler anlatacağını belirterek, “İzmir’in geçmişini hatırlayan kuşaklar buraya geldiklerinde kendi yaşamlarından kesitleri görecek, yaşanan değişime rağmen eski anılarını hatırlayacaklar. Genç kuşaklar ise bir zamanlar kentin nasıl bir çehreye sahip olduğunu, gündelik yaşamın nasıl aktığını, insanların Saat Kulesi’ni nasıl bir buluşma noktası olarak gördüğünü ve önünde nasıl fotoğraf çektirdiğini görecekler. Buna, aslında değişmeyen üzerinden değişime bakmak diyebiliriz” diye konuştu. Bir aşk hikâyesi İzmir’in simgesine uzandı Saat Kulesi’nin mimari hikâyesinin de sergide önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Güngören, yapının mimarı Raymond Charles Péré’nin İzmir’le kurduğu bağı anlatarak, “Raymond Charles Péré, bir aşk sonucunda İzmirli olmuş Fransız bir mimar, heykeltıraş ve ressam. Bir Fransız’ın bir Osmanlı kentinde, o Osmanlı kentini temsil edecek bir üslup geliştirerek oryantalist tarzda bir eser ortaya çıkarması bir eser olması çok kıymetli. Tasarımından üretimine, yerli taşların ve ithal malzemelerin birlikte kullanılmasına kadar çok özel bir yapıdan söz ediyoruz. Saat bölümünün Alman Kralı Wilhelm’in hediyesi olması, saatin bakımını çok uzun yıllardır gönüllü bir İzmirli ustanın üstlenmesi de bu hikâyenin parçaları. Biz bütün bunlara dokunan bir sergi olsun istedik” şeklinde konuştu. 125 yıldır kentin merkezindeki yerini kaybetmedi Saat Kulesi’nin yalnızca mimari bir eser olmadığını ifade eden Güngören, “Saat Kulesi 125 yıldır merkezi konumunu hiç kaybetmedi, hiçbir yer onun önüne geçmedi. İnsanlar geçmişte olduğu gibi bugün de burada buluşuyor, onun önünde fotoğraf çektiriyor. Her yıl gerçekleştirilen 9 Eylül törenlerine hâlâ şahitlik ediyor. Bazı şeylerin 125 yıl sonra hâlâ yaşıyor olması çok kıymetli. Bunlar İzmir’in kendine has kent kültürünü ve diğer kentlerden ayrılan yerel değerlerini ortaya koyuyor. Bu değerleri yaşatmanın ve hatırlatmanın da yerel yönetimlerin görevi olduğunu düşünüyoruz” şeklinde kaydetti. Sergi özellikle sokağa taşındı Serginin 9 Eylül’de ve Vasıf Çınar Sergi Alanı’nda açılmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Güngören, “Vasıf Çınar Meydanı’nı ve 9 Eylül’ü özellikle seçtik. Çünkü Saat Kulesi bütün bu kurtuluş gününün simgeleri içerisinde, o sahnelerde yer alan bir yapı. Biz de onu bugün İzmirlilerle burada buluşturmak istedik. Sokak sergilerini ayrıca çok önemsiyorum; çünkü insanlar kendilerini bir sergi için özel olarak programlamadan, yürürken sanatla, bilgiyle ya da bir miras ögesiyle karşılaşabiliyor. Bunun çok önemli bir etki alanı yarattığını düşünüyorum. Sergimiz 11 Ekim’e kadar İzmirlilerle buluşmaya devam edecek” dedi. Meydan değişti, Saat Kulesi yerinden hiç ayrılmadı Serginin görsel belleğini oluşturan fotoğrafların önemli bir bölümü koleksiyoner Mert Rüstem’in arşivinden seçildi. Ailesinin 1897’den bu yana fotoğrafçılıkla uğraştığını, 101 yıldır Kemeraltı’nda aynı yerde mesleklerini sürdürdüklerini ve kendisinin de 1997’den bu yana özellikle İzmir ve İzmir fotoğrafhaneleri üzerine koleksiyon yaptığını anlatan Rüstem, “Bu sergide İzmir’in simgesi Saat Kulesi’ni öne çıkardık. Benim çektiğim fotoğraflar da var. Yapılışından 2000’li yıllara kadar Saat Kulesi’nin değişimini burada izleyebiliyorsunuz. Meydanda üç şey sabit kaldı; Saat Kulesi, Vali Konağı ve Yalı Camii. Bunların dışında meydan sürekli değişime uğradı. Eskiden Saat Kulesi’nin yaklaşık 300-400 metre yanında deniz ve vapur iskelesi vardı. Batı tarafında Sarı Kışla ve subay gazinosu, doğu tarafında ise limanın depoları bulunuyordu. Bunların büyük bölümü zaman içerisinde ortadan kalktı ama Saat Kulesi hep aynı kaldı” diye konuştu. Cep telefonu yoktu, İzmirliler haberlerini çınara bırakıyordu Saat Kulesi’nin yalnızca kentin simgesi değil, uzun yıllar İzmir’in gündelik hayatının da merkezi olduğunu anlatan Rüstem, “1990’lı yıllara kadar Konak merkez noktaydı. Vali Konağı Saat Kulesi’nin yanındaydı, mahkemeler, nüfus ve diğer kamu kurumları buradaydı, çarşı zaten çok güçlüydü. İzmir’de işiniz varsa Konak’a gelmeniz gerekiyordu ve bütün bunların dağıtım merkezi Saat Kulesi’ydi. Hemen arkasında, Vali Konağı’nın önünde büyük bir ulu çınar vardı. İnsanlar bu çınara torbalar asar, birbirlerine not bırakırlardı. Cep telefonu yoktu, iletişim çok sınırlıydı. Saat Kulesi inanılmaz bir merkezdi” ifadelerini kullandı. 125 yıl sonra bir fotoğraf hâlâ “İzmir” demeye yetiyor Sergide yer alan fotoğrafların yalnızca kentin fiziksel dönüşümünü değil, İzmirlilerin kişisel hafızasını da taşıdığını ifade eden Rüstem, “Burada daha önce hiç görülmemiş fotoğraflar, az görülmüş nadir hava fotoğrafları var. Koleksiyon yaptığım için insanların çektiği fotoğrafları da topluyorum. Saat Kulesi önünde ailelerin hatıralarını görebiliyorsunuz. Bu hatıralara baktığınızda belki siz de çocukluğunuzu yaşayacak, annenizi, babanızı hatırlayacaksınız. Bugün gözünüzü kapattığınızda ya da herhangi bir basın organında Saat Kulesi’ni gördüğünüzde ‘İzmir’ diyebiliyorsunuz. Bunu kimse zorla yapmadı. Var olduğu mekânla ve zamana meydan okumasıyla Saat Kulesi var oldu. Savaşları, yangını gördü, depremleri yaşadı ama Osmanlı’dan günümüze gelen çok değerli bir simge olarak ayakta kaldı” şeklinde konuştu.

Ayasofya’da restorasyonda yeni süreç... Doğu yarım kubbeye çelik platform Haber

Ayasofya’da restorasyonda yeni süreç... Doğu yarım kubbeye çelik platform

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ndeki kapsamlı restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon çalışmaları devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir aşamaya geçilecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve kapsamlı restorasyon çalışmalarından birinin Ayasofya’da planlanan takvim doğrultusunda titizlikle sürdüğünü belirtti. DOĞU YARIM KUBBEYE ÇELİK PLATFORM KURULACAK Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının devam ettiğini belirten Ersoy, statik analizler doğrultusunda doğu yarım kubbede de yeni bir aşamaya geçileceğini duyurdu. Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerde gerçekleştirilecek konservasyon ile yapısal güçlendirme çalışmalarının güvenli şekilde yürütülebmesi amacıyla, doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacağı bildirildi. Çalışmaların Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu’nun denetiminde yürütüleceğini belirten Ersoy, restorasyon sürecinde ibadet ve ziyaret akışının da gerekli geçici düzenlemelerle devam edeceğini ifade etti. Bakan Ersoy, restorasyonun her aşamasının bilimsel hassasiyetle yürütüldüğünü belirterek, Ayasofya’nın özgün dokusunun korunmasının temel hedef olduğunu vurguladı.

İstanbul'da yeni müze... Aydos Kalesi'nin tarihine ışık tutacak Haber

İstanbul'da yeni müze... Aydos Kalesi'nin tarihine ışık tutacak

İstanbul’un Fethi’ne açılan kapı olarak tanımlanan Aydos Kalesi’nin tarihine ışık tutacak Aydos Müzesi hizmete açıldı. Müze ücretsiz olarak hizmet verecek. İstanbul’un köklü tarihine ışık tutacak yeni bir kültür merkezi daha şehre kazandırıldı. Sultanbeyli Belediyesi tarafından, Aydos Kalesi’nde yeni bir müze hizmete açıldı. Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Aydos Kalesi’ni “İstanbul’un Fethi’nin başladığı yer” olarak nitelendirdiğini belirten Başkan Ali Tombaş, “Aydos Kalesi, yalnızca Sultanbeyli’mizin değil, İstanbul’un ve medeniyet tarihimizin de önemli miraslarından biridir. Prof. Dr. Halil İnalcık’ın da ifade ettiği gibi burası, İstanbul’un fethine uzanan tarihî sürecin başladığı yer olarak kabul ediliyor. Biz de bu büyük mirasa sahip çıkıyor; kalemizi korurken tarihini doğru ve kapsamlı biçimde anlatacak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Tanıtım ve Sergi Salonumuzun ilçemize, İstanbul’umuza ve tarih meraklılarına hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. MÜZEYE ZİYARETLER ÜCRETSİZ Aydos Kalesi Tanıtım ve Sergi Salonu’nda, kazı ve restorasyon çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler sergileniyor. Taşıyıcı sütunlar ve kaideler, kapı ve pencere kenarlarında kullanılan profilli taşlar, kemer parçaları, kabartmalı süsleme levhaları, korkuluk panoları, demir kenetli taşlar ve su akarlık parçaları sergide yer alıyor. Erken ve Orta Bizans dönemlerine tarihlenen eserler; dönemin taş işçiliği, mimari anlayışı ve savunma yapılarında kullanılan inşa teknikleri hakkında bilgi veriyor. Salonda ayrıca kalenin tarihini anlatan videolar projeksiyonla ziyaretçilere aktarılırken, 12 yıllık restorasyon sürecinin farklı aşamalarını gösteren epoksi baskılı fotoğraflar da sergileniyor. Aydos Müzesi; pazartesi günleri hariç hafta içi 09.00-17.00, hafta sonu 09.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Ayrıca kale bünyesinde; Aydos Kafe, hediyelik ürünler, mescit, otopark gibi hizmet alanları da bulunuyor. Detaylı bilgi için https://aydoskalesi.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Balıkesir’de Kurtdereli Yağlı Güreşleri başladı Haber

Balıkesir’de Kurtdereli Yağlı Güreşleri başladı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Karesi Belediyesinin ev sahipliğinde bu yıl 66’ncısı düzenlenen Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, coşkuyla başladı. Üç gün sürecek olan güreşler için 1642 güreşçi kol bağladı. Kurtdereli Güreşleri’nde pazar günü 73 başpehlivan altın kemer için ter dökecekler. BALIKESİR (İGFA) - Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Karesi Belediyesinin ev sahipliğinde bu yıl 66’ncısı düzenlenen Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, Kurtdere Er Meydanı’nda boy ayrımıyla başladı. Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın anıt mezarının ziyaret edilmesinin ardından Mevlid-i Şerif’in okutulduğu programda mevlit yemeği verildi ve Kurtdereli Mehmet Pehlivan Anı Evi’nin açılışı gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Başkanı Ahmet Akın; Balıkesir Vali Yardımcısı Mustafa Özsoy, Karesi Kaymakamı Murat Büyükköse, Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Özalp, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Güreş Ağası Kemal Aydın, Kurtdere Mahalle Muhtarı Metin Kılıç, sporcular ve vatandaşlarla birlikte Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın anıt mezarını ziyaret etti. Cihan Pehlivanı’nın mezarı başında dua edilerek çiçek bırakıldı. Anıt mezar ziyaretinde duygularını dile getiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Yağlı Güreş Düzenleyen Kentler Birliği Başkanı Ahmet Akın, “Cihan Pehlivanı Kurtdereli Mehmet’in kabri başında sizlerle birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Çünkü Kurtdereli, ‘Güreşirken, bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım.’ diyerek Türk’ün var oluş amacını ve yaşam felsefesini ortaya koymuş bir yiğittir. Kırkpınar’da Kara Osman ve Adalı Halil’i yenerek başpehlivan olduğunda da damarlarındaki kanı besleyen yiğitliği herkese göstermişti. Bizler de bu inançla Kurtdereli’nin adını yaşatmaya ve onun temsil ettiği spor ahlakını gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz. Ne mutlu ki bir Cihan Pehlivanının yattığı topraklarda yurt tuttuk. Ne mutlu ki Allah, böyle bir yiğidi Balıkesir’imize nasip etti. Kabri nur, mekanı cennet, ruhu şad olsun. Biz, çok heyecanlıyız. Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, Türkiye’nin en önemli organizasyonlarının başında geliyor. Bu yıl 66’ncısını düzenliyoruz. Balıkesir’in de en büyük organizasyonudur. Alnımızın akıyla bu işin üstesinden geleceğiz. Destek veren herkese en içten duygularımla teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. AKBIYIK: “TARİF EDİLMEZ DUYGULAR İÇERİSİNDEYİM” Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın büyük bir cihan şampiyonu olduğunu hatırlatan Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, anıt ziyaretinde şunları söyledi: “Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ı dua ve minnetle anıyorum. Bir Kurtdereli olarak, burada bir belediye başkanı olarak bulunmamın tarif edilmez duyguları içerisindeyim. Allah mekanını cennet eylesin. Bu yıl 66’ncısını düzenliyoruz. 66’ncı güreşlerimizle onun şanına yakışır, güzel güreşler diliyorum.” dedi. Ziyaretin ardından Mevlid-i Şerif okutularak mevlit yemeği verildi ve resmi açılış töreni gerçekleştirildi. KURTDERELİ MEHMET PEHLİVAN ANI EVİ AÇILDI Büyükşehir Belediyesi tarafından Cihan Pehlivanı Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın yaşadığı tarihi ev aslına uygun olarak yenilendi. Yapı, restorasyon çalışmalarının ardından anı evine dönüştürüldü. Akın ve beraberindeki heyet, Kurtdereli Mehmet Pehlivan Anı Evi’nin açılışını gerçekleştirdi. “Son Yenilmez Pehlivan” olarak bilinen Kurtdereli’nin hatırasını yaşatacak olan ev, köyü ziyaret eden güreşseverlerin yeni uğrak noktası olacak. Anı evinde ünlü pehlivanın hayatını ve başarılarını anlatan özel eşyalar ile belgeler sergilenecek.

Nemrut Dağı’nda kapsamlı koruma... Heykeller nanoteknolojiyle güçlendiriliyor Haber

Nemrut Dağı’nda kapsamlı koruma... Heykeller nanoteknolojiyle güçlendiriliyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Nemrut Dağı’nda geçen yıl başlatılan sağlamlaştırma çalışmalarının bu yıl da sürdüğünü açıkladı. Anıtsal heykeller nanoteknolojik çözeltilerle güçlendirilirken, çatlaklar özel harçlarla dolduruluyor. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Nemrut Dağı’ndaki tarihi eserlerin korunmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini duyurdu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’nda geçen yıl başlatılan sağlamlaştırma çalışmaları, belirlenen yol haritası doğrultusunda bu yıl da sürdürülüyor. Kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında Nemrut’un anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriliyor. Eserlerde tespit edilen çatlaklar ise taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı özel harçlarla dolduruluyor. Çalışmaların, eserlerin özgün görünümünde herhangi bir değişikliğe yol açmadan yürütüldüğü belirtildi. Böylece tarihi yapıların zorlu iklim koşullarına karşı dayanıklılığının artırılması hedefleniyor. İLK ETAP 5 YIL SÜRECEK Çalışmalar, Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanları tarafından yürütüldüğünü belirten Bakan Ersoy, projenin ilk etabının 5 yıl sürmesinin planladığını belirterek, çalışmalarla insanlığın ortak mirası olan Nemrut’un özgünlüğünün korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının amaçlandığını kaydetti. Bakan Ersoy, projede görev alan uzman ve ekip çalışanlarına teşekkür etti.

Syedra Antik Kenti'ndeki 1.500 yıllık zeytinyağı işliği yeniden ayağa kaldırıldı Haber

Syedra Antik Kenti'ndeki 1.500 yıllık zeytinyağı işliği yeniden ayağa kaldırıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Syedra Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalarla MS 5-6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyonunun tamamlandığını duyurdu. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Geleceğe Miras Projesi kapsamında Syedra Antik Kenti'nde yürütülen restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamanın tamamlandığını açıkladı. Bakan Ersoy, MS 5-6. yüzyıla tarihlenen zeytinyağı işliğinin restorasyonunun tamamlanarak yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Paylaşımında, ezme taşları, pres sistemi ve sıvı ayrıştırma bölmeleriyle Antik Çağ'ın zeytinyağı üretim teknolojisini bütüncül şekilde yansıtan yapının, Anadolu'nun binlerce yıllık üretim kültürüne ışık tuttuğunu vurgulayan Ersoy, bu önemli mirasın yeniden görünür hale getirildiğini ifade etti. Restorasyon çalışmasına katkı sunan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışanlarına, kazı ekibine, bilim insanlarına ve emeği geçen herkese teşekkür eden Ersoy, "Anadolu'nun kültürel mirasını korumaya, bilimsel veriler ışığında geleceğe taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Syedra Antik Kenti'ndeki restorasyon, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kültürel miras koruma çalışmalarının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Mimar Nejat Üreğen’in adı Antalya Kaleiçi’nde yaşatılacak Haber

Mimar Nejat Üreğen’in adı Antalya Kaleiçi’nde yaşatılacak

Antalya Muratpaşa Belediyesi, Antalya’nın tarihi dokusunun korunmasına büyük katkılar sunan mimar Nejat Üreğen’in adını Kaleiçi’nde bir parka verdi, büstünü açtı. ANTALYA (İGFA) - Antalya Muratpaşa Belediyesi, Antalya’nın tarihi dokusunun korunmasına ve Kaleiçi restorasyon çalışmalarına önemli katkılar sunan mimar Nejat Üreğen’in adını Selçuk Mahallesi İzmirli Ali Efendi Sokak’taki parka verdi. Törende, Üreğen adına hazırlanan büstün açılışı da gerçekleştirildi. Törene Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın yanı sıra Üreğen’in ailesi, Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatmagül Yalçınkaya, eski Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Bülent Baykal, araştırmacı-yazar Emin Altıner, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri, çok sayıda kent sakini katıldı. ‘KALEİÇİ’NİN KORUNMASINA ÖMRÜNÜ ADADI’ Törende konuşan Başkan Uysal, Üreğen’in Antalya’nın kültürel mirasının korunmasına büyük katkılar sunduğunu belirterek, merhumu “şehrine çok güçlü hizmet etmiş, çok kıymetli bir sanatçı ve mimar” sözleriyle andı. Merhumun meslek yaşamını Kaleiçi’nin korunmasına adadığını söyleyen Başkan Uysal, Kaleiçi’nin Avrupa ve Avrasya’nın en önemli yaşayan antik kentlerinden biri olduğunun altın çizdi. Başkan Uysal, “Bu park aynı zamanda önemli bir mesaj da taşıyor. Gelecek kuşaklar kültür mirasını koruma bilincini Nejat Üreğen gibi insanların anısını yaşatarak hatırlayacak” dedi. ‘GEÇMİŞİ GELECEĞE BAĞLAYAN KÖPRÜYÜ AYAKTA TUTTU’ Merhum mimarın kızı mimar Serçin Üreğen Aydoğan ise parkın açılışının kendileri için yalnızca bir isim verme töreni olmadığını belirtti. Aydoğan, “Bugün burada sadece bir parkın açılışını değil, bir evlat olarak gururla, bir meslektaş olarak da büyük bir hayranlıkla bağlı olduğum canım babamın adını kentin tarihine kazandırdığımız özel bir anı paylaşıyoruz” dedi. Çocukluğundan itibaren babasının Kaleiçi’nin korunması için verdiği mücadeleye tanıklık ettiğini dile getiren Aydoğan, “Bugün adını taşıyan bu park, yıllarca hayatını adadığı, projelendirdiği ve değer kattığı Kaleiçi’nin tam kalbinde yer alıyor. O sadece binaları restore etmedi, Antalya’nın geçmişini geleceğe bağlayan köprüyü ayakta tuttu” diye konuştu. Aydoğan, babasının anısını yaşatan Başkan Uysal’a, belediye meclisine ve parkın hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese ailesi adına teşekkür etti. MİMARLIK CAMİASI İÇİN ANLAMLI TÖREN Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatmagül Yalçınkaya da kent belleğinde önemli bir yere sahip olan Üreğen’in adının Kaleiçi’nde yaşatılmasının mimarlık camiası için büyük anlam taşıdığını söyledi. Yalçınkaya, “Kent için çok önemli bir büyüğümüzün adının burada bir parka verilmesi bizim için büyük bir onur. Sayın Başkanımıza ve belediye meclisine teşekkür ediyoruz” dedi. KALEİÇİ’NİN KORUNMASINA BÜYÜK KATKI SUNDU Eski Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Bülent Baykal ise Nejat Üreğen’in Kaleiçi Koruma Amaçlı İmar Planı sürecinden başlayarak çok sayıda tarihi yapının korunmasında görev aldığını paylaştı. Valilik binası başta olmak üzere birçok yapının restorasyonunda emeğinin bulunduğunu belirten Baykal, aileye başsağlığı dileyerek parkın hayata geçirilmesinden dolayı Muratpaşa Belediyesi’ne teşekkür etti. Araştırmacı-yazar Altıner de Üreğen’in yaşamı boyunca Antalya’nın tarihini koruduğunu belirterek, “Şimdi onun hayata geçirdiği Yivli Minare Kaleiçi’ni koruduğu gibi onu da korumaya devam edecek. Biliyorum ki, bir elinde defne dalı, bir elinde sevdaları, gökyüzünden seyrediyordur aşık olduğu Antalya’yı” diye konuştu. Konuşmaların ardından Mimar Nejat Üreğen’in adına hazırlanan büstün açılışı gerçekleştirildi. NEJAT ÜREĞEN KİMDİR? 1956 yılında doğan Nejat Üreğen, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. 1984 yılında kendi mimarlık bürosunu kuran Üreğen, Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin uzun yıllar üyesi olarak Antalya başta olmak üzere Burdur ve Hatay’da çok sayıda projeye imza attı. Kültürel mirasın korunması ve tarihi yapıların restorasyonu alanındaki çalışmalarıyla tanınan Üreğen, 6 Haziran 2025’te hayatını kaybetti.

Pisa Kulesi eğilmesine rağmen neden yıkılmıyor? Haber

Pisa Kulesi eğilmesine rağmen neden yıkılmıyor?

Pisa Kulesi, İtalya'nın en simgesel yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak yana yatmış tek yapı o değil. Hollanda'daki "Dans Eden Evler"den Çin'deki Tiger Hill Pagoda'ya kadar dünyanın farklı yerlerinde eğilmiş birçok ünlü yapı var. Peki bu yapılar neden eğiliyor? Ve neden eğilmeleri mutlaka yıkılacakları anlamına gelmiyor? Haydarpaşa ve Sirkeci projelerinde son durum nedir? Bazı binalar neden eğiliyor? Hollanda'daki Delft Teknoloji Üniversitesi'nde zemin mühendisliği alanında çalışan Doç. Dr. Mandy Korff'a göre yapıların bir tarafa eğilmesinin birkaç farklı nedeni var. Bazı durumlarda, örneğin Hollanda'daki ünlü "Dans Eden Evler"de olduğu gibi, bunun nedeni kullanılan temel sistemi. Karl Hendon via Getty Images ///// Amsterdam'daki "Dans Eden Evler", ahşap kazıklar üzerine inşa edildiği için eğri bir görünüme sahip Korff "Amsterdam şehir merkezindeki evlerin çoğu ahşap kazıklar üzerine inşa edildi" diyor. Bu kazıkların binaların duvarlarının ve cephelerinin altına çifter çifter yerleştirildiğini anlatıyor. Kazıklar, yumuşak kil, turba veya kumdan oluşan zeminin yaklaşık 12 metre altına kadar uzanıyor. "Kazıklar sağlam kalırsa evlere hiçbir şey olmaz" diyor. Ancak bu kazıklar zamanla çürümeye ya da bozulmaya başlarsa çatlaklar oluşabildiğini söyleyen araştırmacıya göre eşit olmayan aşınma veya ağırlık dağılımı da binaların zaman içinde eğilmesine yol açabiliyor. Zemin koşulları da yapıların yana eğilmesine neden olabiliyor. Pisa Kulesi'nin durumu da buna örnek. Pisa Üniversitesi'nden zemin mekaniği ve temel sistemleri profesörü Nunziante Squeglia, kulenin eğimini takip eden ekibin üyelerinden biri. Squeglia, BBC radyo programı Witness History'ye yaptığı açıklamada "Kule, zeminin aşırı yumuşak olması nedeniyle inşaatın en başından itibaren eğilmeye başladı. Yaklaşık üç ila dört metre çöktü" diyor. Bazı yapılar ise insan müdahalesi nedeniyle değişen zemin koşulları yüzünden eğiliyor. Hollanda'nın Delft kentindeki Oude Kerk yani Eski Kilise'nin kulesi buna örnek gösteriliyor. Korff "Pisa Kulesi kadar bilinmese de benzer şekilde eğiliyor" diyor. "Kanal tarafına doğru eğiliyor çünkü kanal açılırken zeminin bir kısmı kazıldı. Bir taraf daha yumuşak hale geldi. Yapıyı dik tutacak basınç azalınca bina inşa edilir edilmez eğilmeye başladı." Sergio Amiti via Getty Images ///// Delft kentindeki Oude Kerk kulesi, kısmen yanındaki kanal nedeniyle bir tarafa doğru eğiliyor Yeraltı suyundaki değişiklikler de yapıların eğilmesine yol açabiliyor. Korff bazı hallerde ise yapıların bilerek eğik inşa edildiğini söylüyor. Korff, "Amsterdam'daki birçok ev öne doğru eğik şekilde yapılmıştır çünkü geçmişte tüccar evleri böyle inşa edilirdi" diyor. Bu evlerin çoğunun kanal kenarında depo olarak kullanıldığını anlatan Korff, malların binaya daha kolay taşınabilmesi için yapıların özellikle öne doğru eğimli yapıldığını söylüyor. "Bu yüzden öne doğru eğilmeleri bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Ama yana doğru eğiliyorlarsa bunun bilinçli yapılmadığını anlarsınız." Eğimi düzeltmek Peki bu kadar çok eğik yapı varken neden daha fazla endişelenmiyoruz? Korff'a göre bir binanın eğilmiş olması, yapısal olarak güvensiz olduğu anlamına gelmiyor. "Yapının gerçekten dengesiz hale gelmesi için oldukça fazla eğilmesi gerekir" diyor. Ancak bazı durumlarda eğimin düzeltilmesi gerekiyor. Pisa Kulesi de bunlardan biri. Kule daha inşaatın başında eğilmeye başlamış olsa da 20'nci yüzyılda yapılan ölçümler eğimin giderek arttığını gösterdi. Squeglia "Durum oldukça endişe vericiydi" diyor. PhotoFires via Getty Images ///// Pisa Kulesi zamanla giderek daha fazla eğildi ve sonunda güvenli hale getirilmesi için doğrultma çalışmaları yapılmak zorunda kalındı. 1989'de İtalya'nın Pavia kentindeki Civic Tower'ın çökmesi ise dönüm noktası oldu. Squeglia'ya göre bu olay "tetikleyici" oldu ve Pisa Kulesi bir yıl sonra ziyarete kapatıldı. Kuleyi güvenli hale getirmek için hafifçe doğrultmaya yönelik birçok fikir ortaya atıldı. Squeglia "Seçilen yöntem toprak çıkarılması oldu" diyor. "Kuleye dokunmadan, temelin kuzey tarafındaki 37 metreküplük toprak çıkarıldı." Kule 11 yıl sonra yeniden açıldı. 'Özel' bir durum Ancak Korff'a göre bu yöntem sıradan bir çözüm değil. "Bu Pisa'ya özgü çok özel bir durum. Normal koşullarda böyle bir yöntem uygulanmaz" diyor. Amsterdam'daki evlerde olduğu gibi ahşap kazıklar üzerine kurulu yapılarda, temellerin değiştirilmesi eğimin daha fazla artmasını engelleyebiliyor. Ancak bu yöntem zemin katın tamamen sökülmesini gerektiriyor. Antonello NUSCA/Gamma-Rapho via Getty Images ///// 11 yıl süren güçlendirme ve dengeleme çalışmaları 2001 yılında tamamlandı Korff, bazen bir binanın otomobil kaldırır gibi krikolarla yukarı kaldırılarak da düzeltilebildiğini söylüyor. Ancak bunun bazen faydadan çok zarar verebildiğini belirtiyor. "Yapı çok eğilmişse tamamen düz hale getirmek de tehlikeli olabilir çünkü bina zamanla bu eğik duruma uyum sağlamış oluyor" diyor. "En azından durumu daha kötü hale getirmemek için çok dikkatli olmak gerekir." Korff'a göre bugün mühendisler binalarla ilgili neredeyse her şeyi yapabilecek teknolojiye sahip. "Her türlü çözüm mümkün" diyor. "Ama bunlar oldukça pahalı ve karmaşık işlemler." Venedik'i 1600 yıl boyunca su üstünde tutan sistem İklim değişikliğinin etkisi Bloomberg / Contributor via Getty Images ///// Hollanda'daki binlerce ev, yeraltı su seviyelerinin düşmesiyle ahşap temellerinin açığa çıkması nedeniyle hasar riski altında bulunuyor Korff'un araştırmasına göre yalnızca Hollanda'da ahşap kazıklar üzerine kurulu yaklaşık 75 bin ev hasar riski altında. Yüzeye yakın temellere sahip olduğu için risk taşıyan yapıların sayısı ise bunun yaklaşık üç katı. Üstelik bu sorunların gelecekte daha da büyümesinden endişe ediliyor. Korff "İklim değişikliği ve yeraltı suyundaki değişimler nedeniyle bazen daha hızlı bozulmalar görüyoruz" diyor. Yeraltı su seviyesi düştüğünde ahşap kazıklar havayla temas ediyor ve bu da çürümeyi hızlandırabiliyor. Yeraltı suyundaki değişiklikler zeminin katmanlarını da etkileyerek farklı temel sistemlerine sahip binalarda yeni sorunlara yol açabiliyor. Ancak Korff bunun yavaş ilerleyen bir süreç olduğunu vurguluyor. Pisa Kulesi'ne gelince. 2001'de tamamlanan 11 yıllık çalışmalar sonucunda kulenin eğimi 40 santimetreden fazla azaltıldı. Mühendisler, kulenin en az 200 yıl boyunca güvenli kalacağını düşünüyor. Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Daisy Stephens / BBC Dünya Servisi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.