Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Resmi Gazete

bursaarena.com.tr - Resmi Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİGEM, 15 safkan Arap koşu tayını satışa çıkarıyor Haber

TİGEM, 15 safkan Arap koşu tayını satışa çıkarıyor

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü, yetiştirdiği 15 baş erkek safkan elit Arap koşu tayını açık artırmayla satışa sunacağını duyurdu. İhale, 22 Eylül 2026’da İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda hibrit modelle, yani fiziki ve online katılımla gerçekleştirilecek. Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre satış, TİGEM İşletme Alım-Satım ve İhale Komisyonu huzurunda yapılacak. Taylar tek tek satışa çıkarılacak. GEÇİCİ TEMİNAT 400 BİN LİRA İhaleye katılmak isteyenlerden; tebligat için adres beyanı, T.C. kimlik numaralı nüfus cüzdanı, geçici teminat ve yetki belgeleri istenecek. Her tay için geçici teminat bedeli 400 bin lira olarak belirlendi. Gerçek kişilerden imza beyannamesi, tüzel kişilerden ise yetki belgeleri ile noter tasdikli imza beyannamesi talep edilecek. Vekâleten katılımda ise noter onaylı vekâletname ve imza beyannamesi sunulması gerekecek. ONLİNE KATILIM DA MÜMKÜN E-Tay Satış Platformu üzerinden ihaleye katılmak isteyenlerin, ilan süresi içinde kayıt işlemlerini tamamlaması ve TİGEM tarafından onaylanmış kullanıcı statüsünde bulunması gerekiyor. Onaylanmayan kullanıcılar sisteme erişemeyecek ve teklif veremeyecek. Taylara ilişkin katalogların TİGEM Genel Müdürlüğü, TİGEM’in internet sitesi, işletme ve hipodrom müdürlükleri ile https://e-taysatis.tigem.gov.tr adresinden temin edilebileceği bildirildi. VERGİLER VE YASAL GİDERLER ALICIYA AİT İhaleye ilişkin vergi, damga vergisi, resim, harç ve diğer yasal ödemelerin tamamının alıcı tarafından karşılanacağı belirtildi. TİGEM’in 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi olmadığı, satışın da Kamu İhale Kanunu kapsamında değil, TİGEM Alım-Satım ve İhale Yönetmeliği esaslarına göre yapılacağı kaydedildi.

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı Haber

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle sekiz otoyol ve beş çevre otoyolu veya kesimi, mülkiyet devri olmadan 30 yıllığına özelleştirilebilecek. İşlemlerin 2031 sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) işlettiği bazı otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 5 Eylül Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, üç otoyolu doğrudan özelleştirme kapsam ve programına alırken 2003 ve 2010 yıllarında alınan kararlarda yer alan köprü ve otoyolları da yeni özelleştirme düzenlemesine dahil etti. Buna göre özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olacak. Varlıkların mülkiyeti devredilmeyecek ancak işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve sınırlı ayni hakların kurulması gibi yöntemler kullanılabilecek. Üç otoyol daha özelleştirme programına alındı Yeni kararla KGM'nin sorumluluğundaki şu yollar özelleştirme kapsam ve programına alındı: Niğde-Pozantı OtoyoluGaziantep Çevre OtoyoluBursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü Bu yolların bağlantı yolları ile üzerlerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri de kapsama dahil edildi. Kararın ikinci maddesiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24 Şubat 2003 tarihli kararıyla özelleştirme kapsamına, 15 Ekim 2010 tarihli kararıyla da özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülerin de aynı hükümler doğrultusunda özelleştirilmesine karar verildi. Hangi köprü ve otoyollar özelleştirme kapsamında? 2003 ve 2010 tarihli kararlarla yeni Cumhurbaşkanı Kararı birlikte değerlendirildiğinde özelleştirme kapsamındaki varlıkların tam listesi şöyle: Edirne-İstanbul-Ankara OtoyoluNiğde-Pozantı OtoyoluPozantı-Tarsus-Mersin OtoyoluTarsus-Adana-Gaziantep OtoyoluToprakkale-İskenderun OtoyoluGaziantep-Şanlıurfa Otoyoluİzmir-Çeşme Otoyoluİzmir-Aydın OtoyoluAnkara Çevre Otoyoluİzmir Çevre OtoyoluFatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre OtoyoluGaziantep Çevre OtoyoluBursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü15 Temmuz Şehitler KöprüsüFatih Sultan Mehmet Köprüsü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 2010 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında o dönemki adı olan "Boğaziçi Köprüsü" şeklinde yer alıyor. Listedeki otoyol, çevre otoyolu ve köprülerin bağlantı yolları ile üzerlerindeki hizmet, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer varlıklar da özelleştirmenin kapsamına giriyor. Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprüleri ile Avrasya Tüneli ise kararda yer almıyor. Mülkiyet devredilmeyecek Cumhurbaşkanı Kararı'nda, özelleştirmenin "mülkiyet devri yöntemi hariç olmak üzere" gerçekleştirileceği açıkça belirtildi. Buna göre köprü ve otoyolların mülkiyeti devlette kalacak. Özelleştirme için şu yöntemlerden biri veya birkaçı birlikte uygulanabilecek: İşletme hakkının verilmesiKiralamaMülkiyetin gayri ayni hakların tesisiGelir ortaklığı modeliİşin gereğine uygun diğer hukuki tasarruflar Özelleştirme kapsamındaki varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunlu olmayacak. Köprü ve otoyollar bir bütün halinde veya ayrı ayrı oluşturulacak gruplar üzerinden özelleştirilebilecek. Kararda özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olarak belirlenirken işlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanmasına karar verildi. Ancak kararın yayımlanmasıyla köprü ve otoyollar doğrudan özel bir şirkete devredilmiş olmadı. Kararda ihale takvimi, varlıkların nasıl gruplandırılacağı, tahmini özelleştirme bedeli, başvurabilecek şirketlerin taşıması gereken şartlar ve olası işletmeciye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor. Devir tamamlanana kadar işletme KGM'de kalacak Özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar otoyol, çevre yolu, köprü ve bağlantı yollarıyla bunların üzerindeki tesislerin bakım, onarım ve işletimi KGM tarafından sürdürülecek. Özelleştirme sonrasında varlıkları devralacak işletmecilerin bakım, onarım, işletim ve diğer yükümlülüklerini de KGM belirleyecek. Özel işletmecilerin bu yükümlülüklere uyup uymadığına ilişkin denetim ve kontroller yine KGM tarafından yapılacak. Kararda özel işletmecinin yapması gereken yatırımların tutarı, bakım standartları, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar ve geçiş ücretlerinin belirlenmesinde kullanılacak formül açıklanmadı. Bu konuların ihale şartnamesi ve özelleştirme sözleşmesi aşamasında belirlenmesi bekleniyor. Özelleştirme İdaresi: Satış değil, işletme hakkı devri Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, kararın ardından yaptığı açıklamada teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmalarının ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğünü bildirdi. Açıklamada, değerlendirilen modelin kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyet devlette kalacak şekilde işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas aldığı belirtildi. İdare, çalışmayla hizmet kalitesinin yükseltilmesinin, bakım ve yatırımların hızlandırılmasının ve işletme verimliliğinin artırılmasının amaçlandığını savundu. Ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilave zam yapılması veya çalışanların mevcut haklarını kaybetmesi yönünde alınmış bir karar bulunmadığını açıklayan İdare, özelleştirme sürecinin rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütüleceğini belirtti. Bununla birlikte ücretsiz yolların gelecekte de ücretsiz kalacağına, ücret artış yöntemine ve çalışanların statüsüne ilişkin ayrıntılar Cumhurbaşkanı Kararı'nda yer almadı. 600 milyon dolarlık gelir tartışması Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, devletin işlettiği iki Boğaz köprüsü ve otoyolların 2025'te 600 milyon dolar kâr elde ettiğini, bu tutarın 30 yılda 18 milyar dolara ulaşacağını savunarak karara tepki gösterdi. Özelleştirme İdaresi ise 600 milyon doların kâr değil gelir olduğunu belirterek bu hesabın yanıltıcı olduğunu açıkladı. İdareye göre söz konusu gelirin yaklaşık 300 milyon doları bakım, onarım ve yatırım harcamalarına ayrılıyor. Personel, işletme, yenileme ve finansman giderlerinin de hesaba katılması gerektiğini belirten İdare, 600 milyon doların doğrudan 30 ile çarpılarak toplam kâr veya kamu zararı hesabı yapılmasının teknik ve mali açıdan geçerli olmadığını savundu. 2012'deki ihale iptal edilmişti Türkiye, aynı köprü ve otoyolların büyük bölümünü daha önce de özelleştirmeye çalışmıştı. 2010 tarihli kararla Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyolları; Ankara ve İzmir çevre otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri tek paket halinde özelleştirme programına alınmıştı. Bu varlıkların 25 yıllık işletme hakkı için Aralık 2012'de düzenlenen ihalede en yüksek teklif, Koç Holding-UEM Group Berhad-Gözde Girişim Sermayesi ortaklığından gelmişti. Ortak girişim grubu 5 milyar 720 milyon dolarlık teklif vermişti. Ancak dönemin başbakanı Erdoğan'ın teklifin beklenenden düşük kaldığını açıklamasının ardından ihale, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından Şubat 2013'te iptal edildi. Erdoğan, 7 milyar doların altındaki bir değerlemenin "vatana ihanet" anlamına geleceğini söylemişti. Yeni kararda önceki girişimden farklı olarak sözleşme süresi 25 yıldan 30 yıla çıkarıldı. Varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunluluğu kaldırılarak ayrı gruplar oluşturulmasına izin verildi; Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun bir bölümü de kapsama eklendi.

İhracatçının, banka reeskont  ve Eximbank kredilerine BSMV istinası Haber

İhracatçının, banka reeskont ve Eximbank kredilerine BSMV istinası

İhracatın finansmanı noktasında en önemli politika araçlarının başında gelen “reeskont kredi programı’nda” uygulanan BSMV istinasının kapsamı genişletildi. Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Resmî Gazete‘de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ticari bankalarca kullandırılan Reeskont Kredileri kapsamında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istinası uygulamaya alınmış, kısa vadeli reeskont kredilerinin yanında gerek Eximbank gerekse de ticari bankalarca kullandırılan uzun vadeli reeskont kredileri içinde BSMV istinası getirilmiştir. İhracatçılarımızın küresel piyasalardaki rekabet gücü ihracatın finansmanı imkanları ile doğrudan ilişkili olarak gelmekte, bu doğrultuda ihracatın finansmanı imkanlarının iyileştirilmesine yönelik birçok tedbir hayata geçirilmeye devam edilmektedir. İhracatçılarımızın finansman imkanlarının artırılması; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı dış ticaret politika hedeflerimizin de başında gelmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından usul ve esasları belirlenen ve kaynak sağlanan Reeskont Kredi Programı ise ihracatın finansmanı anlamında en önemli politika araçlarından biri konumundadır. TCMB ile Ticaret Bakanlığımız arasında oluşturulan çalışma grupları vasıtasıyla ihracatçılarımızın Reeskont Kredileri kapsamındaki talepleri sürekli bir şekilde değerlendirilmekte ve birçok iyileştirme aşamalı olarak devreye alınmaktadır. Bu doğrultuda, son dönemde reeskont kredisi finansman maliyeti oranlarının hesaplanmasında değişiklik yapılarak reeskont kredilerinin finansman maliyeti %23,95’e düşürülmüş, daha önce 300 milyon TL olan reeskont kredilerinin günlük limiti 5 milyar TL’ye çıkarılmış, firma başına günlük limit 45 milyon TL’den 60 milyon TL’ye arttırılmış, yabancı para cinsi ihracat reeskont kredisi limiti 5 milyon dolara yükseltilmiş ve toplam program bütçesi 1 milyar dolar olarak oluşturulmuş, reeskont kredilerinde döviz almama zorunluluğu kaldırılmış, yine reeskont kredilerinde net ihracatçı uygulaması yerine “ihracatçı skoru” uygulamasına geçilmiş ve ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılarak ihracatçılarımızın finansmana ulaşma imkanlarının iyileştirilmesi amaçlanmıştır. KISA VE UZUN VADELİ REESKONT KREDİLERİNİN TAMAMI BSMV İSTİSNASI KAPSAMINA ALINMIŞTIR Yapılan son düzenleme ile ise ticari bankalarca kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde BSMV istisnası sağlanmış ve kısa vadeli kredilerin yanında uzun vadeli reeskont kredileri de istisna kapsamına alınarak önemli bir iyileştirme ihracatçılarımızın kullanımına sunulmuştur. Böylece, bir taraftan reeskont kredilerinin hacmini artırarak daha fazla ihracatçımızın finansmana ulaşımını sağlarken diğer taraftan maliyetlerin düşürülmesi ve vergi yükünün azaltılması yoluyla ihracatçılarımızın finansman maliyetlerini aşağı çekmiş bulunuyoruz. İhracatçılarımızın rekabetçiliklerinin artırılması noktasında finansman imkanlarının geliştirilerek uygun koşullarda finansmana ulaşmalarını sağlamak Ticaret Bakanlığımız için en öncelikli çalışma alanlarının başında gelmektedir. Finansmana ulaşım konusu tüm yönleriyle Ticaret Bakanlığımızca hassasiyetle takip edilmekte; bu kapsamdaki talepler ilk elden alınmakta, taleplere ilişkin hızlı ve etkili çözümler üretilmesi ve yeni mekanizmaların geliştirilmesi noktasındaki yoğun gayretlerimiz kesintisiz devam etmektedir. İhracatçılarımızın finansmana ulaşım imkanlarının güçlendirilmesine ve finansman maliyetlerinin düşürülmesine yönelik hayata geçirilen bu düzenleme dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz." denildi.

Sağlık Bakanlığı’ndan ilaç fiyatlandırmasına yeni düzenleme Haber

Sağlık Bakanlığı’ndan ilaç fiyatlandırmasına yeni düzenleme

Sağlık Bakanlığı, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasına ilişkin yeni tebliği bugün Resmî Gazete’de yayımladı. Tebliğ ile ilaçların fiyatlandırma esasları, kaynak fiyat, mihenk kaynak fiyat, fiyat koruma uygulamaları ve başvuru süreçleri yeniden düzenlendi. ANKARA (İGFA) - Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yeni tebliğle, fiyatlandırmada kaynak ülke ve Avro hesabı yeniden tanımlandı. Tebliğde, kaynak ülkeler arasında AB’den Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan sayıldı. Gerçek kaynak fiyatın fabrika çıkış fiyatı olduğu, hesaplamalarda dönemsel ve güncel Avro değerlerinin esas alınacağı belirtildi. Ayrıca, fiyat listesinde yer alan ürünlerin fiyatları ile maliyet kartı bedellerinin Avro kurundaki değişikliklere göre başvuru aranmaksızın güncellenebileceği hüküm altına alındı. GERİ ÖDEME, EŞDEĞER ÜRÜN VE FİYAT KORUMA KURALLARI Yeni tebliğe göre; fiyat korumalı ürünler için farklı oranların uygulanması, birebir eş ürün, eş ürün ve yakın eş ürün tanımları netleştirilmesi, referans ürünlerin piyasaya çıkış tarihi, geri ödeme durumu ve eşdeğer ürünlerin piyasadaki varlığı fiyatlandırmada belirleyici olması hedeflendi. İlk eşdeğer ürünün piyasaya çıkması halinde, bazı ürün gruplarında fiyatların yıllara sari oranlarla düşürülmesi veya korunması gibi geçiş hükümleri de düzenlendi. ÖZEL ŞARTA TABİ ÜRÜNLER İÇİN AYRI HÜKÜMLER Tebliğde; kan ürünleri, serumlar, radyofarmasötikler, biyobenzerler, özel tıbbi amaçlı gıdalar, enteral beslenme ürünleri, alerjen ürünler, yetim ürünler ve hastane ürünleri gibi kalemler için özel fiyatlandırma hükümleri yer aldı. Bu ürünlerde kaynak fiyatın çoğu durumda mihenk kaynak fiyatın yüzde 100’ü üzerinden belirleneceği, bazı ürünlerde ise dönemsel Avro değerine göre farklı uygulamalar yapılacağı kaydedildi. Fiyat değerlendirmeleri için Bakanlık koordinasyonunda oluşturulacak Fiyat Değerlendirme Komisyonunun yapısı da yeniden düzenlendi. Komisyonun ilaç fiyatlarında artış, fiyat belirleme ve bazı özel modeller için karar alabileceği belirtildi. Başvuru sahiplerinin sundukları belge ve beyanların doğruluğundan sorumlu oldukları vurgulanırken, yanlış veya eksik beyan nedeniyle doğabilecek kamu alacaklarının ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsil edileceği bildirildi. Tebliğde 2026 yılı gerçek kaynak fiyat değişiklik takvimi ve daha önce yayımlanmış ürünlerin yeni kurallara uyum süreci için geçici maddeler de yer aldı. Buna göre bazı ürünlerin belirli süre içinde yeniden fiyatlandırma başvurusu yapması gerekecek. İlgili tebliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Esnafın vergi ve SGK borcuna kredi desteği Haber

Esnafın vergi ve SGK borcuna kredi desteği

Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni dönem başladı. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, borcun kredi kapsamında tahsil edilmesine ve faiz desteği oranlarının yeniden düzenlenmesine karar verildi. ANKARA (İGFA) - Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde yeni düzenleme yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, Türkiye Halk Bankası tarafından esnaf ve sanatkârlara kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerde vergi ve sosyal güvenlik prim borcu şartlarına ilişkin uygulama değiştirildi. BORCU OLAN ESNAF DA KREDİ KULLANABİLECEK Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi. Buna göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutar 300 bin lirayı aşamayacak. FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ Kararla birlikte bazı faiz indirim oranları da düşürüldü. Buna göre yüzde yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak uygulanacak. Yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olacak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak. Kararda ayrıca, düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece uygulamanın süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.