Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rekabet

bursaarena.com.tr - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin: Avrupa Birliği, ekonomi alanındaki hatalar nedeniyle kendi kendine dağılacak Haber

Putin: Avrupa Birliği, ekonomi alanındaki hatalar nedeniyle kendi kendine dağılacak

Rusya lideri Putin, Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısının ana oturumunda konuşma yaptı. Konuşmanın ardından Putin, sorular yanıtladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tüm dünyanın merakla beklediği Valday Uluslararası Tartışma Kulübü'nün 23. yıllık toplantısındaki konuşmasına başladı. Rus lider, ‘Geleceğin Sorumluluğu: Olanaklı Olanın Sınırları mı, Sınırsız Olanaklar mı?' başlıklı oturumda katılımcılara hitap ediyor. 'Avrupa'daki durum oldukça tehlikeli' Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa'daki ve dünyadaki durumun şu anda oldukça tehlikeli olduğunu söyledi. Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti: Bugün Avrupa'da ve dünyada son derece tehlikeli bir durum söz konusu. Artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik bir şekilde gelebileceğinin farkında olmalıyız. Karşılıklı sert tepkilerin giderek tırmanmasının yarattığı mantığın, bizi ölümcül ve geri döndürülemez bir noktaya götürebileceği ortaya çıkabilir. 'Bir devletin gerçek büyüklüğü, çağa ayak uydurma yeteneği olmadan mümkün değildir' Rusya Devlet Başkanı Putin, bir devletin gerçek büyüklüğünün çağa ayak uydurma, hatta ideal olarak çağın önüne geçme yeteneği olmadan mümkün olmadığını söyledi. Putin ayrıca, ülkenin sahip olduğu değerleri çoğaltmanın ve onları yeni koşullara yaratıcı biçimde uyarlamanın, ulusal geleneğin bir antikaya dönüşmemesinin en iyi güvencesi olduğunu belirterek, "Bir devletin gerçek büyüklüğü, çağa ayak uydurma yeteneği olmadan mümkün değildir. İdeal olan, onun önüne geçmektir" dedi. 'Batı, Rusya'yı daha da parçalamak için fiilen elinden geleni yaptı' Putin, Moskova'nın uzun yıllar boyunca ortak bir alanın parçası olmaya çalışmasına rağmen, Batı'nın fiiliyatta Rusya'yı daha da parçalamak ve izole etmek için elinden geleni yaptığını söyledi. Putin, SSCB'nin dağılmasının ardından Batı'da, Avrupa çapında iş birliği yoluna girme konusunda istekli olmayan güçlerin ağırlık kazandığını belirtti. Putin konuşmasının bu bölümünde şu cümleleri kaydetti: Yeni Rusya'nın sözde Batı medeniyetinin bir parçası olma yönündeki, özellikle bunun uzun yıllar süren girişimler olduğunu vurgulamak istiyorum, çabalarına rağmen, fiiliyatta Rusya Federasyonu'nu gerçekten izole etmek ve daha da parçalamak için ellerinden geleni yaptılar. 'Rusya, Ukrayna çatışmasına bilinçli olarak sürüklendi' Putin, Rusya'nın Ukrayna çatışmasına bilinçli olarak sürüklendiğini söyledi. Putin, “Rusya'nın, bu açık saldırganlığa karşı silahlı olarak kendisini savunmak zorunda kalacağı bir duruma bilinçli olarak sokulduğuna, bizi bu eşiğe bilinçli olarak getirdiklerine eminim" dedi. 'Sorumlu büyük devletler her zaman rekabet etti ancak birlikte de çalıştı' Putin, sorumlu büyük devletlerin tarih boyunca bir yandan rekabet ederken diğer yandan birlikte çalıştığını ve istikrarı korumaya çalıştığını söyledi. Putin konuşmasında, “Sorumlu devletler her zaman şu veya bu şekilde rekabet etti, ancak birlikte de çalıştı. Kendi aralarında ve daha küçük devletlerle ilişkilerinde ilişkiler sistemleri kurdular ve genel olarak, kural olarak, istikrarı korumaya çalıştılar" cümlelerinin altını çizdi. 'Batı'nın dünyadaki etkisi azalıyor, diğer ülkelerin refahı artıyor' Putin, Batılı ülkelerin dünyadaki gerçek etkisinin azalırken diğer devletlerin refahının ve bağımsızlığının arttığını söyledi. Putin konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü: Dünya azınlığı olan sınırlı bir Batılı ülke grubu, orantısız derecede büyük bir etkiye sahip ve yönetme işlevlerini kendisine mal etmeye çalışıyor. Bu devletlerin gerçek etkisi giderek daha bağımsız ve kendine güvenen dünya çoğunluğunun güçlenmesi karşısında azalırken, BM sistemindeki dengesizlikler de giderek daha belirgin hale geliyor. 'Çok kutupluluğa giden yolda risklerin en aza indirilmesi temel görev' Putin, çok kutupluluğa geçiş sürecinde dünyanın çok sayıda riskle karşı karşıya olduğunu ve bu risklerin en aza indirilmesinin temel görev olduğunu söyledi. Putin şu cümleleri dile getirdi: Dünya giderek daha iyiye, daha istikrarlı, demokratik ve özgür, çok kutuplu bir uluslararası düzene doğru değişecek. Ancak böyle bir dünya düzenine giden yolda bizi çeşitli risklerin beklediği de açıktır. Bu nedenle, küresel düzeyden bireysel düzeye kadar her seviyede risklerin en aza indirilmesi bugün temel görevdir. 'Dünyadaki eski hukuk normlarının çoğu bir kenara atıldı, yenileri ise henüz ortaya çıkmadı' Putin, dünyadaki önceki hukuk normlarının birçoğunun bir kenara atıldığını, ancak yenilerinin henüz ortaya çıkmadığını söyledi. Putin konuşmasında, “Öncelikle, birçok eski hukuk normunun bir kenara atıldığı, yenilerinin ise henüz ortaya çıkmadığı koşullarda, küresel barış ve güvenliğin tam da şimdi nasıl korunacağı üzerine düşünmek gerekiyor" cümlelerinin altını çizdi. 'Herkes er ya da geç yeni dünya düzeninin ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacak' Putin, Doğu ve Batı'nın, Kuzey ve Güney'in er ya da geç yeni dünya düzeninin oluşum ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacağını söyledi. Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi: Hepimizin, Doğu'nun ve Batı'nın, Kuzey'in ve Güney'in, er ya da geç, insanlığın önümüzdeki on yıllarda ilerlemesini ve gelişmesini sağlayabilecek yeni dünya düzeninin oluşum ilkeleri konusunda anlaşmak zorunda kalacağımıza inanıyorum. 'Rusya'ya saldırılması halinde tüm silahların kullanılması gündeme gelecek' Putin, Rusya'nın saldırıya uğraması hâlinde ülkesinin elindeki tüm silahların kullanılmasının gündeme geleceğini söyledi. Putin açıklamasında, “Gündemde kaçınılmaz ve derhal Rusya Federasyonu'nun ülkemizin emrinde bulunan tüm silahları kullanması meselesi ortaya çıkacaktır. Bu mücadelede sahip olduğumuz rekabet üstünlüklerini kullanmak zorunda kalacağız" dedi. Putin, bu rekabet üstünlüğünün Rusya'nın sahip olduğu bazı silah sistemlerinin başka hiçbir ülkede bulunmaması olduğunu ifade etti. 'Dünya siyasetinde şu anda akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabu çiğneniyor' Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya siyasetinde şu anda akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabunun çiğnendiğini söyledi. Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti: Bazı durumlarda bu durum, tek taraflı avantajlar elde etmeye, dünyadaki karmaşayı daha da derinleştirmeye ve bundan kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmaya yönelik saldırgan girişimlere dönüşüyor. Dünya siyaseti bunun örneklerini neredeyse her gün ortaya koyuyor; akla gelebilecek ve gelemeyecek her türlü tabu çiğneniyor. 'Aldatma, safsata ve gerçeklerle alay edilmesi uluslararası hukuku yok ediyor' Putin sistematik aldatmanın, safsatanın ve gerçeklerle alay edilmesinin uluslararası hukuku yok ettiğini söyledi. Putin açıklamasını şu cümlelerle sürdürdü: Yükümlülüklerin sistematik biçimde yerine getirilmemesi, aldatma, iletişimin bir safsataya, her türlü anlamlı konuşmanın propagandaya dönüştürülmesi, gerçeklerle gösterişli biçimde alay edilmesi ve anlık çıkar elde etmek için gerçeklerin çarpıtılması, uluslararası varoluşun temelini bizzat yok ediyor. 'Gerçek şu ki, savaşı Rusya başlatmadı; Rusya'ya karşı savaş başlatıldı' Putin, savaşı Rusya'nın başlatmadığını, aksine Rusya'ya karşı savaş başlatıldığını söyledi. Putin konuşmasında, “Gerçek nerede? Gerçek şu ki, savaşı başlatmak isteyen de biz değildik, savaşı başlatan da biz değildik; bizimle savaşmaya başladılar" dedi. 'Çatışmalar 20. yüzyıl siyasetçilerinin değişime hazırlıksızlığının ürünü' Putin, günümüzdeki çatışmaların büyük ölçüde 20. yüzyılın sonlarında Batı ve Doğu'daki siyasetçilerin yaşanan büyük değişim dönemini ciddi ve kapsamlı biçimde ele almaya hazır olmamalarından kaynaklandığını söyledi. Putin konuşmasında şu cümlelerin altını çizdi: Günümüzdeki çatışmalar ve sarsıntılar büyük ölçüde, 20. yüzyılın sonundaki siyasetçilerin hem Doğu'da hem de Batı'da meydana gelen büyük çaplı değişimler çağını ciddi ve kapsamlı biçimde ele alma konusundaki isteksizliklerinin, hazırlıksızlıklarının veya yetersizliklerinin ürünüdür. 'Hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği an çok hızlı gelebilir' Putin, artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği bir anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik biçimde gelebileceğini söyledi. Putin şu cümleleri dile getirdi: Artık hiçbir şeyin değiştirilemeyeceği anın herkes için çok hızlı ve beklenmedik bir şekilde gelebileceğinin farkında olmalıyız. Karşılıklı sert tepkilerin giderek tırmanmasının yarattığı mantığın bizi ölümcül ve geri döndürülemez bir noktaya götüreceği ortaya çıkabilir. 'Uluslararası sistem er ya da geç istikrarlı bir dengeye ulaşacak' Putin, uluslararası sistemin er ya da geç istikrarlı bir denge durumuna ulaşacağını söyledi. Putin, “Er ya da geç uluslararası durum ve sistem bir tür istikrarlı denge durumuna ulaşacaktır. Kuşkusuz bu, karşılıklı uzlaşmaları ve birbirimize doğru adım atmayı gerektiren karmaşık, çok faktörlü ve çok katmanlı bir süreçtir" dedi. 'Çok kutuplu dünyanın oluşması kaçınılmaz' Putin, çok kutuplu bir dünya düzeninin oluşmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak ülkelerin henüz geleceğin hatlarını belirlemeye çalıştığını söyledi. Putin konuşmasında şu cümleleri kaydetti: Yeni dünya düzeninin temel biçimini alması kaçınılmazdır. Bunun öngörülebilir tarihsel perspektif içinde gerçekleşmesini umalım. Ancak şu anda her şey fazlasıyla hızlı ve kendiliğinden gerçekleşiyor. Biz yalnızca geleceğin hatlarını belirliyor, onları yokluyoruz. Fakat bu, ellerimizi kavuşturup bundan sonra ne olacağını beklememiz gerektiği anlamına gelmiyor. Putin, Çehov'un 'duvardaki tüfek' ilkesini hatırlattı Putin, nükleer silahlardan söz ederken Çehov'un tiyatrodaki 'duvarda asılı tüfek' örneğini hatırlatarak bu silahların kullanılmasına yol açabilecek bir gelişmenin önlenmesi gerektiğini söyledi. Putin, askeri çatışmaların tırmanmasının ve yaptırımların yeni bir uygulama olmadığını ancak bunların hiçbir zaman tek taraflı olmadığını belirtti. Bir tarafın kışkırtıcı adımlarına diğer tarafın karşılık verdiğini ve bunun giderek büyüyen bir sarmala dönüştüğünü söyledi. Putin konuşmasının bu bölümünde şu cümleleri kaydetti: Tırmanmanın temelinde kibir ve aşırı özgüven var. Bu, uçurumun kenarına giden bir yoldur. Hele bugün, dünyanın önde gelen devletlerinin cephaneliklerinde tüm canlıları yok edebilecek veya en azından dünyayı felaket boyutunda bir duruma sürükleyebilecek silahlar varken. Putin, bu silahların hiçbir zaman kullanılmayacağından emin olunup olunamayacağını belirterek, “Tiyatronun başında sahnede duvarda asılı bir tüfek varsa, sonunda mutlaka ateş etmesi gerektiğine ilişkin meşhur sözü hepimiz biliyoruz. Bunu aklımızda tutmalıyız” dedi.

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem Haber

650 binden fazla satıcıyı ilgilendiren düzenleme... E-ticarette yeni dönem

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik taslağı, e-ticaret ekosisteminde veri taşınabilirliğinden iade ve teslimat süreçlerine, marka kullanımından sosyal dayanışma kampanyalarına kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. İSTANBUL (İGFA) - Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, 650 binden fazla e-ticaret satıcısını yakından ilgilendiren değişiklikler öngörüyor. Taslakla pazaryerleri, işletmeler ve tüketiciler arasındaki sorumlulukların daha açık şekilde belirlenmesi ve sektörde rekabetin güçlendirilmesi hedefleniyor. VERİLER BAŞKA PAZARYERİNE TAŞINABİLECEK Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından birini veri taşınabilirliği oluşturuyor. Taslağa göre orta, büyük ve çok büyük ölçekli pazaryerlerinin, işletmelerin talebi halinde belirli verileri başka bir platforma ücretsiz şekilde aktarabilmelerine imkân sağlayacak teknik altyapıyı sunması öngörülüyor. Bu kapsamda ürün açıklamaları ve görsellerin yanı sıra satış ve iade bilgileri, müşteri soru-cevapları, değerlendirmeler ve performans puanları gibi verilerin de taşınabilmesi planlanıyor. ETBİS 2025 verilerine göre pazaryerlerinde satış yapan işletmelerin yüzde 79'u faaliyetlerini tek bir pazaryeri üzerinden sürdürüyor. Düzenlemenin hayata geçmesi halinde satıcıların tek platforma bağımlılığının azaltılması ve farklı satış kanallarına erişimin kolaylaştırılması amaçlanıyor. “İŞLETMENİN VERİSİ TİCARİ VARLIĞININ PARÇASI” TOBB E-Ticaret Meclisi Üyesi ve ideasoft CEO'su Sinan Akdal, veri taşınabilirliğinin rekabet açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Akdal, e-ticaretin büyümesiyle birlikte güven ve rekabeti destekleyen kuralların önem kazandığını ifade ederek, iade ve teslimat süreçlerinde sorumlulukların netleştirilmesinin hem tüketicileri hem de işletmeleri koruyacağını söyledi. Pazaryerlerinde faaliyet gösteren işletmelerin önemli bölümünün tek platforma bağlı olduğuna dikkat çeken Akdal, işletmelerin ürün içerikleri, değerlendirmeleri ve satış geçmişi gibi verilerini farklı kanallara taşıyabilmesinin satıcıların pazarlık gücünü artıracağını ve e-ticaret ekosistemini güçlendireceğini vurguladı. Taslakta kayıp ve hasar gibi durumlarda işletme, pazaryeri ve lojistik şirketlerinin sorumluluklarının sözleşmelerde açık biçimde belirtilmesi hedefleniyor. Pazaryerinin lojistik sürecine aracılık ettiği durumlarda tazmin mekanizmasının da netleştirilmesi planlanıyor. Böylece tüketicilerin teslimat ve iade süreçlerinde yaşadığı sorunlarda hangi tarafın hangi aşamadan sorumlu olduğu daha belirgin hale gelecek. Yeni düzenlemeyle işletmelere ait tescilli marka isimlerinin, ekonomik bütünlük içinde bulunmayan başka şirketler tarafından izinsiz şekilde arama motoru reklamlarında kullanılmasına da sınırlama getirilmesi öngörülüyor. İhlalin sürmesi halinde Ticaret Bakanlığı’nın ilgili arama motorundan reklamın kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmesinin önü açılacak. SOSYAL DAYANIŞMA KAMPANYALARINA DESTEK Taslakta deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumlar ile dezavantajlı gruplara yönelik sosyal dayanışma kampanyaları da yer alıyor. Bakanlığın uygun görüşüyle gerçekleştirilen bu kapsamdaki indirim ve tanıtım harcamalarının, reklam bütçesinin yüzde 5'ine kadar olan bölümünün bütçe hesabı dışında tutulabilmesi planlanıyor.

Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi Haber

Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi

Geleceğin rekabet ortamında yalnızca akademik başarının yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İYİ PROJE YAZABİLMEK GELECEĞİN EN ÖNEMLİ YETKİNLİKLERİNDEN BİRİ" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." dye konuştu. Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, iş hayatında yalnızca bilgi ölçülmediğini ifade ederek, "Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz" dedi.

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil Haber

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil

Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındaki yükselişi dikkat çekiyor. Sektör temsilcilerine göre yeni dönemde başarı; düşük fiyatla değil, teknoloji, yatırım, servis ağı ve kaliteyle mümkün olacak. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu. 2021 yılında binek otomobil pazarından yalnızca yüzde 1,5 pay alan Çinli üreticiler, 2025 itibarıyla yüzde 8,2 seviyesine ulaştı. Sektör temsilcilerinden LenaCars ve Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, Çinli markaların Türkiye’deki konumunu vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleri açısından değerlendirdi. Türkiye’de otomobil ithalat maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını belirten Nazik, araçların fabrika çıkış fiyatlarına nakliye, sigorta, gümrük vergileri, ek mali yükümlülükler, ÖTV ve KDV'nin eklenmesiyle fiyatların katlandığını söyledi. “Bir aracın Çin’deki fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye’deki satış fiyatı arasında artık 3,5 ila 4 katlık bir çarpan oluşuyor” diyen Nazik, 15-20 bin dolar seviyesindeki kompakt bir SUV’un Türkiye’de 2,5-3 milyon TL bandına ulaşabildiğini ifade etti. Bu maliyet yapısında en büyük payın üretici ya da distribütör kârından çok vergilerden kaynaklandığını vurguladı. REKABETİN KURALLARI DEĞİŞTİ Nazik’e göre yeni düzenlemeler Çinli markaların rekabet şansını ortadan kaldırmıyor ancak rekabetin şeklini değiştiriyor. Artık yalnızca fiyat avantajıyla pazarda kalmanın mümkün olmadığını belirten Nazik, donanım, teknoloji, hibrit çözümler, güçlü servis yapılanması ve yatırım kapasitesine sahip markaların Türkiye’de büyüme fırsatı yakalayabileceğini söyledi. “Türkiye artık Çinli markalar için bir fiyat pazarı değil, strateji ve yatırım pazarı” diyen Nazik, özellikle servis ağı ve satış sonrası hizmetlerde yeterli altyapıya sahip olmayan markaların pazarda kalmakta zorlanacağını ifade etti. TOGG REKABETİ YENİ BOYUTA TAŞIDI Elektrikli araç pazarında Togg’un önemli bir referans noktası haline geldiğini belirten Nazik, Çinli üreticilerin artık yalnızca Avrupalı markalarla değil, yerli üreticiyle de rekabet ettiğini söyledi. Nazik, “Çinli markalar büyümek istiyorsa fiyat dışında teknoloji, yazılım, kalite, servis erişimi ve ikinci el değeriyle de öne çıkmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu. Çinli markaların ikinci el performansının tüketici açısından önemli bir kriter haline geldiğini belirten Nazik, birçok Çinli üreticinin modellerini kısa aralıklarla yenilemesinin ikinci el değerlerinin korunmasını zorlaştırdığını söyledi. Günümüzde tüketicilerin yalnızca liste fiyatına bakmadığını ifade eden Nazik, satın alma kararlarında garanti koşulları, servis ağı, yazılım kalitesi, yedek parça bulunabilirliği ve ikinci el değerinin de belirleyici rol oynadığını kaydetti. Nazik, Avrupalı, Japon ve Koreli üreticilerin güçlü servis ağları, yedek parça erişimi ve ikinci el avantajları sayesinde pazardaki konumlarını koruduğunu belirterek, birçok markanın liste fiyatları üzerinden yaptığı yüksek oranlı indirimlerin de tüketici lehine önemli fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.