Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Reel Kayıp

bursaarena.com.tr - Reel Kayıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Reel Kayıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eylül enflasyonu belli oldu! Memurun cebindeki kayıp sürüyor Haber

Eylül enflasyonu belli oldu! Memurun cebindeki kayıp sürüyor

Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla milyonlarca memurun maaşlarındaki reel kayıp yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı. TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşirken; başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere kamu görevlilerinin artan barınma, gıda ve ulaşım giderleri karşısındaki alım gücü kaybı dikkat çekti. Sağlık Hizmetleri Sendikası-SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, açıklanan rakamların yalnızca bir ekonomik gösterge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Enflasyon düşüyor denilirken çalışanların geçim yükü hafiflemiyor. Memurun cebindeki gerçek tabloya bakılmalı” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana fiyatlardaki artış yüzde 24,32’ye ulaşırken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 oldu. Açıklanan verileri değerlendiren Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, enflasyondaki gerilemenin çalışanların geçim koşullarında aynı ölçüde bir rahatlama anlamına gelmediğine dikkat çekti. “Memurun Alım Gücünü Koruyamadığımız Sürece Enflasyon Tartışması Eksik Kalır” Başta sağlık ve sosyal hizmetler olmak üzere kamu hizmetlerinin çok geniş bir çalışan kitlesinin emeğiyle sürdürüldüğünü belirten Akarken, kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının yalnızca açıklanan genel enflasyon oranı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Özlem Akarken, “Hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, sosyal hizmet kuruluşlarında ve kamu kurumlarında görev yapan milyonlarca çalışan aynı geçim sorunuyla karşı karşıya. Hekim, hemşire, ebe, tekniker, teknisyen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, memur ve diğer kamu çalışanları için ortak sorun, maaşların temel yaşam giderleri karşısında satın alma gücünü koruyamamasıdır. Bugün çalışanların önemli bir bölümü gelirinin büyük kısmını barınma, gıda, ulaşım ve zorunlu ihtiyaçlarına ayırmak durumunda kalıyor” ifadelerini kullandı. “Enflasyon Farkı Zam Değil, Oluşmuş Kaybın Telafisidir” Kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen enflasyonun ardından telafi edilmesinin çalışanları sürekli fiyat artışlarının gerisinde bıraktığını ifade eden Akarken, enflasyon farkının gerçek bir ücret artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akarken, “Önce fiyatlar yükseliyor, memurun alım gücü düşüyor, aylar sonra oluşan enflasyon farkı maaşa yansıtılıyor. Bu sistem kamu çalışanına yeni bir refah alanı yaratmıyor; yalnızca daha önce meydana gelen kaybın bir bölümünü telafi etmeye çalışıyor. Enflasyon farkı zam değildir. Çalışanın kaybettiği satın alma gücünün gecikmiş telafisidir. Kamu çalışanlarının sürekli enflasyonun arkasından koştuğu bu ücret düzeni değişmelidir.” Dedi. Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanları İki Ayrı Yükü Birlikte Taşıyor Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki çalışanların ekonomik sorunların yanı sıra yoğun iş yükü, nöbetler, personel eksikliği ve ağır çalışma koşullarıyla mücadele ettiğine dikkat çeken Akarken, çalışanların ekonomik güvencesinin kamu hizmetlerinin niteliğinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade ederek, “Sağlık çalışanlarımız gece gündüz nöbet tutuyor, sosyal hizmet çalışanlarımız toplumun en kırılgan kesimleriyle çok ağır koşullarda çalışıyor. Bir taraftan mesleki sorumluluklarını yerine getirirken diğer taraftan kira, fatura, ulaşım ve mutfak giderlerini düşünüyorlar. Kamu hizmetini ayakta tutan çalışanların geçim kaygısının sürekli büyüdüğü bir sistem sürdürülebilir değildir.” Diye konuştu. Vergi Dilimi Maaşları Yıl İçinde Daha Da Eritiyor Kamu çalışanlarının yaşadığı gelir kaybının yalnızca enflasyondan kaynaklanmadığını belirten Akarken, yıl içerisinde yükselen gelir vergisi dilimlerinin de çalışanların net ücretlerini aşağı çektiğine dikkat çekti. Akarken, “Memur yılın başında aldığı maaşı yılın ilerleyen aylarında alamıyor. Vergi dilimi yükseldikçe çalışanın eline geçen ücret azalıyor. Bir yandan hayat pahalılaşırken diğer yandan maaşın vergi nedeniyle düşmesi çalışan açısından kabul edilebilir değildir. Kamu çalışanlarının gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi yönündeki talebimizi yineliyoruz” dedi. Sahim-Sen’den Kalıcı Ücret Politikası Çağrısı Kamu çalışanlarının ücretlerinin yalnızca altı aylık zamlar ve sonradan verilen enflasyon farkları üzerinden belirlenmesinin yeterli olmadığını ifade eden Akarken; refah payının ücretlere yansıtılması, gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi, taban aylıkların güçlendirilmesi ve sağlık ile sosyal hizmet çalışanlarının ek ödeme ve diğer mali haklarının emekliliğe yansıyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Yatırımcının kazandıranı mevduat faizi, kaybettireni altın oldu Haber

Yatırımcının kazandıranı mevduat faizi, kaybettireni altın oldu

TÜİK’in temmuz ayına ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerine göre, aylık bazda en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Yıllık değerlendirmede ise külçe altın zirvede yer aldı. Temmuz ayında külçe altın, üç ve altı aylık değerlendirmelerde ise yatırımcısına en fazla kaybettiren araç oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerini açıkladı. Verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri mevduat faizinde (brüt) gerçekleşti. Mevduat faizi, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yatırımcısına yüzde 1,55, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,29 reel getiri sağladı. AYLIKTA ALTIN YATIRIMCISINI ÜZDÜ Temmuz ayında Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından DİBS yüzde 1,15, Amerikan Doları ise yüzde 0,23 oranında reel getiri sağladı. Buna karşılık Euro yüzde 0,62, BIST 100 endeksi yüzde 2,36 ve külçe altın yüzde 4,55 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 0,89 reel getiri sağlarken, Amerikan Doları yüzde 0,03, Euro yüzde 0,87, BIST 100 endeksi yüzde 2,61 ve külçe altın yüzde 4,79 oranında reel kayıp yaşattı. ÜÇ AYLIK DÖNEMDE DE MEVDUAT FAİZİ ÖNDE Üç aylık değerlendirmede de yatırımcısına en yüksek reel getiriyi mevduat faizi sağladı. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,08, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,70 reel getiri sağladı. Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 14,94, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 13,61 oranında reel kayıpla yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. ALTI AYDA DA MEVDUAT FAİZİ KAZANDIRDI Altı aylık değerlendirmede mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,58, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,99 reel getiriyle ilk sırada yer aldı. Külçe altın ise aynı dönemde Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 20,55, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 20,22 oranında yatırımcısına kaybettirdi. YILLIKTA ZİRVE KÜLÇE ALTINDA Yıllık değerlendirmede ise tablo değişti. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11,37, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,05 oranında reel getiri sağlayarak yıllık bazda yatırımcısına en fazla kazandıran yatırım aracı oldu. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi yüzde 5,88, DİBS yüzde 4,26 ve mevduat faizi yüzde 1,74 reel getiri sağladı. Aynı dönemde Amerikan Doları yüzde 8,43, Euro ise yüzde 10,49 oranında yatırımcısına reel kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 2,73, DİBS yüzde 1,16 oranında reel getiri sağlarken; mevduat faizi yüzde 1,28, Amerikan Doları yüzde 11,16 ve Euro yüzde 13,15 oranında reel kayıp yaşattı.

En yüksek getiride zirveler değişti... Külçe altın yerini bıraktı Haber

En yüksek getiride zirveler değişti... Külçe altın yerini bıraktı

TÜİK'in Haziran 2026 dönemine ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerine göre, aylık bazda yatırımcısına en yüksek reel kazancı Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) sağladı. Yıllık değerlendirmede ise zirvede BIST 100 endeksi yer aldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 dönemine ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları istatistiklerini yayımladı. Verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri'nde (DİBS) gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde DİBS yüzde 1,60, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,42 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE baz alındığında mevduat faizi (brüt) yüzde 1,36, Amerikan Doları ise yüzde 0,05 reel kazanç sağlarken; Euro yüzde 1,41, BIST 100 endeksi yüzde 3,13 ve külçe altın yüzde 7,39 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile yapılan hesaplamada ise mevduat faizi yüzde 2,17, Amerikan Doları yüzde 0,85 reel getiri sağlarken; Euro yüzde 0,62, BIST 100 yüzde 2,36 ve külçe altın yüzde 6,64 oranında reel kayıp yaşattı. Üç aylık değerlendirmede yatırımcısına en yüksek reel getiriyi mevduat faizi (brüt) sağladı. Bu dönemde mevduat faizi Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 1,22, TÜFE'ye göre ise yüzde 2,07 reel kazanç sundu. Aynı dönemde en fazla kaybettiren yatırım aracı ise külçe altın oldu. Altı aylık performansta ise BIST 100 endeksi öne çıktı. Endeks, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,70, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,16 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Aynı dönemde külçe altın, her iki endekse göre de en fazla reel kayıp yaşatan yatırım aracı olarak kayıtlara geçti. Yıllık değerlendirmede de BIST 100 endeksi liderliğini korudu. Endeks, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,93, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,34 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Yıllık bazda Yİ-ÜFE'ye göre külçe altın yüzde 16,14, DİBS yüzde 6,87 ve mevduat faizi yüzde 5,24 oranında reel kazanç sağlarken, Amerikan Doları yüzde 8,48, Euro ise yüzde 8,60 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE bazlı hesaplamada ise külçe altın yüzde 12,60, DİBS yüzde 3,62 ve mevduat faizi yüzde 2,04 reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 11,26, Euro ise yüzde 11,38 oranında reel kayıp yaşattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.