Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pekin

bursaarena.com.tr - Pekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir kez daha koşu rekoru kıran robot bariyere çarparak alev aldı Haber

Bir kez daha koşu rekoru kıran robot bariyere çarparak alev aldı

Çin'de düzenlenen ve "robot olimpiyatları" diye adlandırılan yarışmada çarşamba günü bir insansı robot, 100 metre sprintte yeni bir rekor kırdıktan sonra kaotik bir bitişle bariyere çarptı. Yeni rekor, Pekin'de 5 gün boyunca düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları'nın kapanışında kırıldı. Bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlikte 2 binden fazla robot, koşu, boks ve futbol gibi Olimpiyatlardan esinlenen spor dallarında yarıştı. Kazanan makine, 100 metrelik sprint koşusunu 8,64 saniyede tamamlayarak sadece bir gün önce kırılan rekoru geride bıraktı. Bu sonuçtan önce salı günü 8,86 saniyelik, yarışmanın dört gün öncesindeyse 9,39 saniyelik dereceler kaydedilmişti. Robot, 2009'da koşuyu 9,58 saniyede tamamlayarak 100 metre sprintte en hızlı insan olan Usain Bolt'u da geçti. Bitiş çizgisini geçerken, şampiyon da dahil birkaç sprint makinesi yastıklı bariyere çarptı. Düşen bazı ünitelerden kıvılcımlar çıkarken ekipler yangın söndürücülerle olay yerine koştu ve nihayetinde neredeyse tüm yarışmacılar sedyelerle götürüldü. Çin'in "Robot Olimpiyatları" Atletizm yarışmalarının yanı sıra çoğu Çin'den 666 takımın makineleri ev işleri, konaklama hizmetleri ve acil durum müdahalesi gibi pratik yetenekler açısından da değerlendirildi. 100 metredeki üç rekoru da Tiangong Ultra modeli kırdı. Makine, 2023'te Pekin'de kurulan ve X-Humanoid diye de bilinen Pekin İnsansı Robot İnovasyon Merkezi tarafından tasarlandı. 100 metre final yarışının sonunda bir insansı robotun bariyere çarpmasının ardından görevliler yangını söndürüyor (AP/Achmad Ibrahim) Oyunları izleyen seyirciler Reuters'a, robotların geçen yılki ilk oyunlardakilere kıyasla daha yetenekli göründüğünü söyledi. 34 yaşındaki Niu, "Geçen yılki robotlar biraz tutuk ve koordinasyonsuz görünüyordu" dedi. Bu yıl çok daha iyiler. Sanki yeni doğmuş sağlıklı bebekler gibi büyüyorlar. Bir başka seyirci olan 29 yaşındaki Yang ise, robotların akıllı telefonlar kadar yaygınlaştığını hayal edebildiğini söyledi. "Belki evde bir tane, iş yerinde bir tane olacak" diyerek ev işleri ve yaşlı bakımı gibi kullanım alanlarına işaret etti. Bir insansı robot, pitch-pot yarışmasının bacaklı robotlar grubu finalinde yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim) Geliştiriciler açısından bu oyunlar, fiziksel dünyada algılama ve hareket etme yeteneğine sahip makineleri yapay zeka yazılımıyla birleştiren bedenlenmiş yapay zeka teknolojisi için halka açık bir test ortamı sundu. Galbot'un kurucusu ve baş teknoloji sorumlusu He Wang, yarışmanın takımların teknolojilerini geliştirmesine katkı sağlarken bedenlenmiş yapay zeka sistemlerinin otonom olarak neler yapabildiğini de göstereceğini söyledi. Wang, "Sektörün gelişimine muazzam bir ivme kazandıracak" diyor. Çin, dünyadaki insansı robotların çoğunu üretirken kısa süre önce ABD, bu ülkeden gelen robotlara yönelik denetimlerini artırdı. ABD Federal İletişim Kurulu ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Çin'den yeni üretilmiş insansı robotların ithalatını yasakladığını geçen ay duyurmuştu. Kısa süre önce Pentagon da Çin'in önde gelen insansı robot üreticilerinden Unitree'yi, Çin ordusuyla bağlantısı olduğu düşünülen şirketler listesine eklemiş ancak Pekin bu suçlamalara sert tepki göstermişti.

Şi ve Trump'ın son görüşmesi öncesi taraflardan 'İran' mesajları Haber

Şi ve Trump'ın son görüşmesi öncesi taraflardan 'İran' mesajları

ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyaretinin ikinci gününde Devlet Başkanı Şi Cinping ile "harika ticaret anlaşmaları yaptıklarına" dair mesajlar verdi. Bu anlaşmalara ilişkinse henüz bir ayrıntı yok. Çin devlet medyası da iki liderin yeni uzlaşmalara vardığını aktardı ancak detay vermedi. Şi ve Trump ziyaretin ikinci gününde öğle yemeğinde Zhongnanhai'de görüşüyor. Beyaz Saray, bu komplekse sadece az sayıda gazetecinin girmesine izin verildiğini açıkladı. Ziyaretin ikinci gününde Fox News'tan Sean Hannity'ye verdiği röportaj da yayınlanan Trump, görüşmelerde Şi'nin İran'a askeri teçhizat göndermeme sözü verdiğini söyledi. Pekin yönetiminden bu konuda henüz bir doğrulama gelmedi. Çin hükümeti ise Ortadoğu'daki çatışmaya son vermek için "yorulmadan çalışıldığını" açıkladı. 'Baskın seçim', CHP'ye kapatma, mutlak butlan ihtimali: AKP tartışmalara ne diyor? SDG Komutanı Mazlum Abdi: Türkiye'ye ziyaret için planlar yapılıyor, Öcalan ile görüşebilirim Belçika, Türkiye ile dokuz savunma anlaşması imzaladı 'Çin'de bir oteldeki cinsel ilişki görüntülerimiz binlerce kişiye yayımlanmış' Çin devlet televizyonunda yer alan açıklamaya göre Pekin, "barış görüşmelerine daha fazla destek vermeyi ve nihayetinde kalıcı barışa ulaşmada yapıcı bir rol oynamayı" umduğunu kaydetti. Bu açıklama Donald Trump'ın Fox News'e yaptığı, bir anlaşma konusunda İran'a karşı "daha fazla sabırlı olmayacağını" söylemesinin ardından yayınlandı. Pekin'in Tahran yönetimiyle yakın ilişkileri bulunuyor. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı ve en büyük ticaret ortağı konumunda. BBC'nin Çin muhabiri Laura Bicker, Trump yönetiminin, Pekin'in bu etki gücünü kullanmasını ve Tahran'ı müzakere masasına getirmesini umduğunu aktardı. Bicker'in aktarımına göre, Çin yönetimi ziyaret sırasındaki açıklamalarda ABD'yi İran konusunda doğrudan eleştirmekten özellikle kaçınıyor. BBC Türkçe

CGTN: Dünya neden yaklaşan Çin-ABD zirvesine odaklanmış durumda? Haber

CGTN: Dünya neden yaklaşan Çin-ABD zirvesine odaklanmış durumda?

CGTN, dünyanın yaklaşan Çin-ABD zirvesini neden yakından takip ettiğini ele alan bir makale yayımladı. Bu yazıda, uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimler ve kırılgan küresel toparlanma sürecinin gölgesinde, devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin Çin-ABD ilişkilerinin "çapası" işlevini gördüğü vurgulanıyor. Yazıda ayrıca, zirvenin giderek daha dalgalı hâle gelen dünyaya nasıl daha fazla öngörülebilirlik kazandırabileceği de ele alınıyor. GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daveti üzerine ABD Başkanı Donald Trump’ın 13-15 Mayıs tarihleri arasında Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini Pazartesi günü duyurdu. Uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimler ve kırılgan küresel toparlanma sürecinin yaşandığı bir dönemde dünya, iki liderin Çin-ABD ilişkilerini daha da istikrara kavuşturup uluslararası ortama ihtiyaç duyulan öngörülebilirliği sağlayıp sağlayamayacağını yakından izliyor. ÇİN-ABD İLİŞKİLERİNİ DOĞRU ROTADA TUTMAK Birçok gözlemciye göre zirve, ikili ilişkilerde istikrar yönündeki temel beklentiyi yansıtıyor. CGTN’in gerçekleştirdiği röportajlar, devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin uzun süredir bu istikrarın temel dayanağı olduğu yönünde uzmanlar arasında ortak bir görüş bulunduğunu ortaya koyuyor. Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Dekanı Wu Xinbo’nun ifade ettiği gibi, devlet başkanları düzeyindeki bu diplomasi ikili ilişkilere “tonunu veriyor ve yönünü belirliyor.” Christopher Newport Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sun Taiyi de benzer şekilde, liderler arasındaki doğrudan iletişimin belirsizlikleri azaltmaya, yanlış hesaplamaların önüne geçmeye ve istikrarın hâlâ en öncelikli unsur olduğu mesajını vermeye yardımcı olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl boyunca iki lider, telefon görüşmeleri ve Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdikleri yüz yüze görüşme aracılığıyla iletişimi sürdürerek büyük yanlış hesaplamaların önüne geçilmesine ve ilişkilerin genel olarak istikrarlı kalmasına katkı sağladı. Xi, Busan’da Trump’a hitaben yaptığı konuşmada, “Rüzgârlar, dalgalar ve zorluklar karşısında doğru rotada kalmalı, karmaşık ortamda yönümüzü bulmalı ve Çin-ABD ilişkileri gemisinin istikrarlı şekilde ilerlemesini sağlamalıyız” şeklinde konuştu. “Gemiye yön verme” metaforu, somut ilerlemelere de yansıdı. 2025 yılından bu yana, iki devlet başkanının vardığı stratejik mutabakat doğrultusunda her iki tarafın ekonomi ekipleri çok sayıda görüşme turu gerçekleştirirken, geniş çaplı gümrük tarifesi artışlarına da ara verildi. Yeni bir istişare turunun, Pekin’deki zirve öncesinde 12-13 Mayıs tarihlerinde Güney Kore’de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Halklar arası etkileşim de yeniden ivme kazandı. Nisan ayında Pekin’de, Çin-ABD “Ping Pong Diplomasisi”nin 55. yıl dönümü kapsamında düzenlenen etkinliklerde yüzlerce genç Çinli ve Amerikalı spor ve kültürel değişim programlarına katıldı. Daha fazla ABD’li gençlik grubu da değişim ve eğitim programları kapsamında Çin’i ziyaret etti. DEĞİŞEN BİR DÜNYAYA ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK KAZANDIRMAK Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan Çin ve ABD arasındaki ilişkiler, küresel ölçekte en önemli ikili bağlardan biri olmayı sürdürürken, iki ülke lideri arasındaki diplomatik temasların sonuçları yalnızca ikili ilişkilerin istikrara kavuşmasına değil, aynı zamanda küresel kalkınma ve yönetişim üzerinde daha geniş etkiler yaratılmasına da katkı sağlıyor. Peterson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Chad Bown’un da belirttiği gibi, “neredeyse herkes bu sürecin sonucunda pay sahibi.” Cornell Üniversitesi ekonomisti Eswar Prasad ise daha da ileri giderek, görüşmenin küresel ticaret, jeopolitik ve hatta “kurallara dayalı düzen” açısından sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. CGTN’in uzmanlarla gerçekleştirdiği röportajlar da benzer noktalara işaret ediyor. Çin Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Araştırma Görevlisi Zhang Tengjun, daha derin işbirliğinin küresel toparlanmaya ivme kazandırabileceğini ve sanayi ile tedarik zincirlerini istikrara kavuşturabileceğini belirterek, ikili ilişkilerin seyrinin dünyanın geleceğiyle yakından bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu noktaya değinen akademisyen Sun, istikrarlı ilişkilerin tedarik zinciri aksaklıkları, finansal dalgalanmalar ve jeopolitik parçalanma risklerini azalttığını söyledi. Dekan Wu ise, dünyanın iki büyük teknoloji gücü olan Çin ile ABD’nin, pratik işbirliği yoluyla “kazan-kazan sonuçları” üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu ve bunun daha geniş küresel büyüme ile bilimsel ilerlemeyi desteklediğini belirtti. Benzer şekilde, Uluslararası İşletme ve Ekonomi Üniversitesi (UIBE) Dekan Yardımcısı Cui Fan da her iki ülkenin küresel yönetişimin istikrarı konusunda ortak sorumluluk taşıdığını vurguladı. Xi de Busan’da bu sorumluluğun altını çizerek, “Dünya bugün birçok zorlu sorunla karşı karşıya,” dedi. Ve ekledi: “Çin ve ABD, büyük ülkeler olarak ortak sorumluluk üstlenebilir ve hem iki ülkenin hem de tüm dünyanın yararı için daha büyük ve somut başarılara birlikte imza atabilir.” Çin’in bu yıl APEC’e, ABD’nin ise G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olması, bu sorumluluğun sınanması için bir fırsat sunuyor. Her iki platform da küresel toparlanma, gıda ve enerji güvenliği, borç riskleri ve yönetişim reformu konularında eşgüdüm alanı açabilir. Xi, Şubat ayında Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ileriye dönük pragmatik bir yol haritası ortaya koyarak, “İki taraf eşitlik, saygı ve karşılıklı fayda anlayışıyla aynı yönde hareket ederse, birbirlerinin endişelerini gidermenin yollarını mutlaka bulabiliriz” şeklinde konuştu. Dünya, yaklaşan zirvede Pekin ile Washington’un Xi’nin “karşılıklı güveni adım adım inşa etme, doğru ilişki biçimini bulma ve 2026’yı iki büyük ülkenin karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan işbirliği yönünde ilerlediği bir yıl hâline getirme” çağrısını nasıl hayata geçireceğini görmek için gözlerini bu görüşmeye çevirmiş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.