Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgürlük

bursaarena.com.tr - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti Haber

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti

Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 40 yıllık CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. CHP'li belediye meclis üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını duyuran Kurt, yeni süreçte Özgür Özel ile kurulacak partide demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceklerini söyledi. ESKİŞEHİR (İGFA) - Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla 40 yıldır üyesi olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu. Kurt, açıklamasında yalnız olmadığını belirterek, Odunpazarı Belediyesi CHP'li Meclis Üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını ifade etti. Alınan kararın kişisel değil, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde yeni bir dönemin başladığına olan inançlarının sonucu olduğunu vurgulayan Kurt, Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlılıklarını yeni bir siyasi zeminde sürdüreceklerini kaydetti. Yeni süreçte Özgür Özel ile birlikte hareket edeceklerini açıklayan Kazım Kurt, kurulacak yeni partide Türkiye'nin demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. "Benim için değişen yalnızca siyasi adres olacaktır. Değişmeyen ise halkın yanında durma kararlılığımdır." ifadelerini kullanan Kurt, Odunpazarı'na ve Eskişehir'e hizmet etmeyi aynı inanç ve sorumlulukla sürdüreceğini söyledi. Açıklamasında Özgür Özel'in, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." sözlerine de yer veren Kurt, CHP'nin kurucu değerlerinin binalarda değil, bu değerlere bağlı insanların mücadelesinde yaşamaya devam edeceğini ifade etti. Kazım Kurt, açıklamasını, "Bugün yeni bir başlangıcın ilk adımını atıyoruz. Yolumuz demokrasi, pusulamız Cumhuriyet, gücümüz halk olacaktır." sözleriyle tamamladı.

Dervişoğlu: "Katil Bir Caniye Af Kapısı Aralayanların Karşısında Sarsılmaz Bir İrade Var" Haber

Dervişoğlu: "Katil Bir Caniye Af Kapısı Aralayanların Karşısında Sarsılmaz Bir İrade Var"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyasi ikballeri için devletin temeline dinamit koyanların ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade yer almaktadır. Gazi Meclis’in kutlu çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yürütenler, kapalı kapılar ardında kirli tezgahlar kuranlar, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücüler ve teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyetler bu asil duruşun hedefidir" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 Haziran’da partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında açıkladığı "Bayrak Mitingi"ni bugün Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirdi. Miting öncesinde ve Dervişoğlu’nun konuşması sırasında, "Ne mutlu Türk’üm diyene", "Bayrak inmez, vatan bölünmez" ve "Terörist Apo" sloganları atıldı. Mitinge CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, Yeni Yol grubundan İdris Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile CHP il teşkilatı üyeleri de katıldı. Mitingde açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, Cumhuriyet’in sarsılmaz ruhunun ve millî direnişin Tandoğan Meydanı'nda yeniden cisimleştiğini belirterek, 48 yıl önce başlayan yürüyüşün bugün 85 milyonun iradesiyle devam ettiğini ifade etti. Dervişoğlu, terörü ve teröristleri kollayanlara, "Terörsüz Türkiye" söylemiyle ülkeyi bölmek isteyenlere karşı durduklarını belirterek, vatanın ekmeğini yiyip ihanet edenlerin, siyasi çıkarları uğruna devletin temeline zarar verenlerin ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade bulunduğunu söyledi. Dervişoğlu, şöyle konuştu: "Türk milleti adına açılan bu bayrak, boğazına çökülmek, nefesi kesilmek istenen bir milletin namusu, onuru ve nurudur. Bu duruş, terörü ve teröristi kollayanlara, 'Terörsüz Türkiye' yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere karşı net bir tavırdır. Vatanın ekmeğini yiyip ona ihanet edenlerin, siyasi ikballeri için devletin temeline dinamit koyanların ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade yer almaktadır. Gazi Meclis’in kutlu çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yürütenler, kapalı kapılar ardında kirli tezgahlar kuranlar, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücüler ve teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyetler bu asil duruşun hedefidir." "TÜRK MİLLETİNİN SAHİPSİZ OLMADIĞINI İLAN EDİYORUZ" Milli iradenin ve kutsal birliğin neferleri olarak Türk milletinin sahipsiz olmadığını ve kula kulluk edilmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, korku duvarlarını yıkmak, prangaları parçalamak ve adalet, hürriyet, eşitlik ile kardeşlik temelinde "kimsesizlerin kimsesi olan o yüce çınarı yeniden yeşertmek" için tüm vatandaşları bu yürüyüşe davet etti. Dervişoğlu, hainlerin bölücülük heveslerini boşa çıkarmak, üniter devleti ayakta tutmak, milletin birliğini ve bayrağın şerefini korumak, hakkını aradığı için susturulan ve baş eğmediği için sindirilmek istenen insanların onurunu geri vermek amacıyla "hep birlikte, inançla ileriye doğru yürüdüklerini" söyledi. Dervişoğlu, konuşmasının sonunda mitinge katılan bir vatandaşın taşıdığı ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun resminin yer aldığı portreyi kaldırdı. Dervişoğlu, ardından kürsüden inerek mitinge katılan vatandaşlarla tokalaştı. KanalB

AYTAÇ YILDIZ BOZKURT: Kabiyra'nın Unutulmuş Çığlığı Haber

AYTAÇ YILDIZ BOZKURT: Kabiyra'nın Unutulmuş Çığlığı

Asırlar ötesinden gelen fırtınadan, kasırgadan beter zulmün çığlığını duyuyorum. Sessiz hıçkırıkların, zindanların duvarlarındaki kan lekelerinin, çürümüş bedenlerin kokusunu duyuyorum. Ruhların kirlenmiş, değerlerin eskimiş, tarihin unutulmuş dehlizlerine sinmiş küf kokusunu duyuyorum. Soluğum kesiliyor ve zihnimde bir pencere açıyorum. “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" (M. Naci).. Tanzimata mühür vurmuş bu sözü reddediyor ve insana hafıza gibi bir ödülün verilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Unutursak, tekrar ederiz. Geçmiş asırların dağarcığından belleğimizde taze kalması ve daima hatırlanması gereken anılar, bizi bugünlere ulaştıranlara borcumuzdur. İnsanlık tarihi “zulüm ile abad olma” hayalleri kuranların nasıl yerle yeksan olduğunu anlatan sayısız olaylarla doludur. Vatan kavramını içselleştiren, yaşamını buna adamış kahramanların öykülerinin nesiller sonra bile minnetle ve şükranla anılması gerekliliği de boynumuzun borcudur. Milli kavramı ile örtüşmeyen eğitimin günahıdır Kabiyra’yı tanımamak. Kabiyra, Giyom Tell kadar kitaplarımızda adı geçmemiş kahramanımız, Doğu Türkistan’ın özgürlük mücadelesinde türlü işkencelerle, evlatları katledilerek diz çöktürülmeye çalışılmış bir baba olan Osman Batur’un raflarda kalmış kızının adıdır. Gazze’de, cansız bedeni kıyıya vurmuş fok balığı kadar ses getirmeyen Aylan bebeğin özdeşidir Kabiyra. Kardeşleri ile beraber, babaları bağımsızlık savaşından vazgeçsin diye satırlarla doğranıp kuyulara atılmışlardır. Geçmiş geleceğe ayna olmadığı sürece, çocuklarımız önlerine konan günün kahramanları ile hayali çarpık zaferler kazanmaya, kızlarımız da Tomris Hatun yerine ilk çağ görünümlü hatunları örnek almaya devam ederler. Bir ulus, kendi geçmişini bilmediği için yıkılır. Çünkü geçmiş, geleceğin köprüsüdür, milletleri millet yapan da gururla birlikte yürüme arzusudur. Geçmişin zaferleri ve serdengeçti öyküleriyle ile inanç denen o yüce kavramı benimser çocuklar. Tevekkülü, sabrı, cesaret ve görevi öğrenirler. Amaçları o kahramanların emanetini taşımak olur. Biz Türk kimliğinde bir bayrak altında yürümek arzumuzu sözle değil, somut ve hiçbir milletin sahip olmadığı değerlerle taşıyoruz. Kanımızdaki bu eşsiz gen, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi uyudu sanılan anda uyanır. Ama bu nesille bu arzuyu kaybediyoruz. Her kuşak yaşadığı zamanın değer algısı ile değerlendirilmelidir ve eğitim buna göre şekil almalı yani güncellenmelidir. Neden Türk kahramanlarının başrol olduğu bilgisayar oyunları yazılmaz ya da bütün okullarda bu oyunlarla yarışmalar düzenlenmez? Artık teknoloji çağındayız, bilgiye erişim çok kolay. Eskiden bilgi öğretmenken şimdi öğretmen bilgiye ulaşmada rehber olmak durumundadır. Hamaset söylemlerinden bahsetmiyorum. Gerçekleri önümüze koyup çağa ve bu kuşağa özgü bir sistem kurmakta geç kalıyoruz. Tarih babalarının bedellerini ödeyen masum yavruların acı öyküleri ile doludur. Bu gerçek hiç unutulmamalıdır. Hiçbir millet Türk Milleti kadar var olmak için bedel ödememiştir. Orhun Abidelerindeki sözler boşuna söylenmemiştir.“Bir kına iki kılıç girmez. Bir budunda iki töre olmaz. Töre tekdir. Kimse töreden üstün değildir.” Bu sözler günümüze ışık tutmalı. Batılı yaşam tarzı bizim mayamıza uymuyor. Bilime evet ama elin töresine hayır. Kadına değer, ataya saygı, çocuğa, doğaya, hayvana sevgi hangi milletin töresinde var? Yakın zamanda evlatlarımızı yine evlatlarımızın eliyle kaybettik. Bu çocuklar bu sistemin kurbanları değiller mi? Üzgünüm, gerçekler acıdır. Altay kaplanı Osman Batur ve evlatları Kabiyra, Baybolla, Kariy, Sapiyan ve Türk Milleti için candan tenden geçenlerin ruhları şad olsun! ... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.