Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyon

bursaarena.com.tr - Operasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jandarma'dan 34 ilde dev operasyon:  159 tutuklama! Haber

Jandarma'dan 34 ilde dev operasyon: 159 tutuklama!

Jandarma ekiplerinin 34 il merkezli düzenlediği "nitelikli dolandırıcılık" ve "yasa dışı bahis" operasyonlarında 293 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,8 milyar liralık işlem hacmi tespit edilirken, 159 kişi tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik 34 il merkezli geniş çaplı operasyon düzenlendiğini açıkladı. Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 293 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin hesaplarında toplam 4,8 milyar liralık para hareketliliği tespit edildi. Yakalanan şüphelilerden 159'u tutuklanırken, 94 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi. 34 il merkezli “Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 4,8 Milyar TL hesap hareketliliği olduğu tespit edilen 293 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; -159’u tutuklandı. 94'ü hakkında adli kontrol hükümleri… pic.twitter.com/qrZSLQo0Y9 — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 15, 2026 Soruşturma kapsamında şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıkları, suçtan elde edilen gelirlerin transferine aracılık ettikleri ve sosyal medya platformları üzerinden verdikleri sahte ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları belirlendi. İçişleri Bakanlığı açıklamasında, vatandaşların huzurunu, güvenliğini ve emeğini hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanarak, güvenlik güçlerinin suç ve suçlularla mücadelede taviz vermeden çalışmalarına devam edeceği ifade edildi. Bakanlık ayrıca operasyonlarda görev alan Jandarma Genel Komutanlığı personelini, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığını, MASAK’ı, Cumhuriyet Başsavcılıklarını ve emeği geçen tüm personeli tebrik etti.

Beyaz et devlerine şafak operasyonu! Fiyat manipülasyonu iddiasıyla 13 şirkete kayyım Haber

Beyaz et devlerine şafak operasyonu! Fiyat manipülasyonu iddiasıyla 13 şirkete kayyım

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın beyaz et sektöründeki fahiş fiyat artışları ve piyasa manipülasyonu iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, aralarında Bursa'nın da olduğu 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şirket yöneticileri hakkında gözaltı ve arama işlemleri yapılırken, 13 şirkete denetim kayyımı atandı. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, son dönemde beyaz et fiyatlarındaki artışlara ilişkin şikâyetler, ihbarlar ve piyasa işleyişine yönelik iddialar üzerine kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketler ve yöneticilerinin fiyat oluşum süreçlerini birlikte yönlendirdiği, arz ve satış politikalarını tüketici aleyhine şekillendirdiği ve bu yolla serbest piyasa düzeni ile rekabet ortamını bozduğu yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma", "fiyatları etkileme" ve ilgili mevzuatta düzenlenen "satıştan kaçınma" suçları kapsamında işlem başlattı. Bu çerçevede 12 Haziran 2026 tarihinde İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda şirket yöneticileri ve yetkilileri hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Soruşturmanın temel gıda arzı açısından taşıdığı önem nedeniyle, dosya kapsamında yer alan 13 şirkete de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca denetim kayyımı atanmasına karar verildi. Başsavcılık, soruşturmanın tüketicilerin korunması, adil rekabet ortamının sağlanması ve temel gıda ürünlerine erişimde kamu yararının gözetilmesi amacıyla tüm yönleriyle sürdürüldüğünü açıkladı.

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi

İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 862 sayfalık iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. Üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu tespiti İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veriyen iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "kordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi. Operasyon süreci Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklanmıştı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırılmıştı. Soruşturmanın ilerleyen safhalarında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselmiş, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K'nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenilmişti. TRT

DEAŞ Operasyonları göz açtırmıyor: 21 ilde 70 gözaltı! Haber

DEAŞ Operasyonları göz açtırmıyor: 21 ilde 70 gözaltı!

İçişleri Bakanlığı, 21 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen jandarma operasyonlarında 70 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerin örgüte finans sağladıkları ve propaganda faaliyetlerinde bulundukları tespit edildi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgütsel yapılanmasının engellenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini duyurdu. Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, İl Jandarma Komutanlıkları tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 70 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 21 ilde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 70 şüpheli yakalandı. Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca düzenlenen operasyonlarda yakalanan… pic.twitter.com/OU5Jv9UbYI — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 2, 2026 Bakanlıktan yapılan açıklamada, yakalanan şüphelilerin DEAŞ terör örgütü üyesi olduklarının, örgütle bağlantılı kişi ve sözde yardım kuruluşları aracılığıyla finansman sağladıklarının ve sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıklarının belirlendiği ifade edildi. Şüpheliler hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca adli soruşturma başlatıldığı bildirildi. İçişleri Bakanlığı açıklamasında, güvenlik güçlerinin DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerine ve finans kaynaklarına yönelik mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulanırken, operasyonlarda görev alan Jandarma Genel Komutanlığı personeli, TEM Daire Başkanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve emeği geçen tüm görevliler tebrik edildi.

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu Haber

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Suriye'de gerçekleştirilen operasyonla, 'Kırmızı bültenle' aranan 10 DEAŞ'lı terörist Türkiye'ye getirildi. 10 şüpheliden 9'u tutuklanırken, terör örgütü mensuplarının kimlikleri de açıklandı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Suriye’de, Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu 'Kırmızı bülten' ile aranan 10 DEAŞ’lı terörist yakalanarak Türkiye’ye getirildi. 10 DEAŞ'LIDAN 9'U TUTUKLANDI MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda yurda getirilen 10 DEAŞ mensubunun 9’u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı. ANKARA GAR SALDIRISIYLA BAĞLANTILI MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şüpheliler tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şüphelilerin DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi. İHA'daki habere göre yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı. DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde; DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına, DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere, DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine ilişkin konuları aktardı. KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN TERÖRİSTLER DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı. 2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Habetürk'ün aktardığına göre, 2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı. Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti. Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü. Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı. Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü. Kadir Demir; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'te Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib ve mücaviri alanlarda selefi/tekfiri gruplar ile birlikte faaliyet gösterdi. 2017'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde idari sorumlu olarak faaliyet gösterdi. Faruk Ofisi tarafından gerçekleştirilen eylemler ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Çekdar Yılmaz; DEAŞ'a katılmak amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde aldığı askeri eğitimler akabinde silahlı unsur olarak İdlib bölgesinde faaliyet gösterdi. 2018'de DEAŞ Faruk Ketibesi'ne katılarak medya biriminde faaliyetlerine devam etti. Murat Özdemir; DEAŞ'a katılma amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib bölgesinde DEAŞ içerisinde silahlı eylemlere katıldı. Örgütün kontrol sahasını kaybetmesi akabinde Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Ayrıca Esad Rejimine karşı DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttü. İshak Günci; DEAŞ'a katılmak üzere 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı unsur olarak çatışmalara katıldı. Faruk Ofisi içerinde görev aldı. Esad Rejimine karşı havan atışlarına katıldı. DEAŞ içindeki faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.