Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ödül Sistemi

bursaarena.com.tr - Ödül Sistemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ödül Sistemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuklarda sosyal medya dönemi değişti! 15 yaş altına yasak başladı Haber

Çocuklarda sosyal medya dönemi değişti! 15 yaş altına yasak başladı

Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamaya yönelik yeni düzenleme 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulamayacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi ise sosyal medyanın çocukların beyin gelişimi, dikkat, uyku ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Çocukların sosyal medya kullanımı, dijital güvenlik ve ruh sağlığı tartışmalarında gündemdeki yerini koruyor. Türkiye'de 1 Kasım 2026'da yürürlüğe giren yeni yönetmelikle 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması yasaklanırken, 15 yaşını doldurmuş çocuklar için yaşa uygun hizmetler ve ebeveyn denetim araçları devreye alınacak. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi, sosyal medya kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerinin yalnızca ekran süresiyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kontrolsüz kullanımın dikkat, duygu düzenleme, sosyal ilişkiler ve benlik algısını etkileyebileceğini söyledi. BEĞENİ VE BİLDİRİMLER KULLANIM SÜRESİNİ UZATIYOR Sosyal medya platformlarının beynin ödül sistemi üzerinde etkili olabildiğini belirten Çelebi, beğeniler, mesajlar ve yeni içeriklerle karşılaşma beklentisinin çocukların platformları tekrar tekrar kontrol etmesine neden olabildiğini ifade etti. Özellikle ergenlik döneminde karar verme ve dürtü kontrolüyle ilişkili beyin işlevlerinin gelişimini sürdürdüğüne dikkat çeken Çelebi, akran baskısı, görünür olma isteği ve başkalarıyla kıyaslanmanın sosyal medya kullanımını artırabildiğini vurguladı. SADECE EKRAN SÜRESİNE DEĞİL, ÇOCUĞUN YAŞAMINA BAKILMALI Sosyal medya kullanımının problemli bir boyuta ulaşıp ulaşmadığını anlamak için günlük yaşamın nasıl etkilendiğine bakılması gerektiğini belirten Çelebi, okul sorumluluklarının aksaması, uyku kaybı, öfke ve aile içi çatışmaların artması ile kullanımın kontrol edilememesinin önemli işaretler olduğunu kaydetti. Sonsuz kaydırma, otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş içerik önerilerinin de platformlarda geçirilen süreyi uzatabildiğini belirten Çelebi, çocukların dijital güvenliğinin yalnızca kendi öz denetimlerine bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Çelebi, çocukların sosyal medya kullanımında önemli olanın yalnızca ne kadar zaman geçirdikleri değil, dijital ortamda hangi ihtiyaçlarını karşıladıkları ve bu deneyimlerin ruhsal dünyalarını nasıl etkilediği olduğunu vurguladı. AİLELERE 7 ÖNEMLİ ÖNERİ Çocukların dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı ailelerin erken yaşlardan itibaren önlem alması gerektiğini belirten Dr. Çelebi, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: Çocukların kullandığı sosyal medya platformlarını ve çevrim içi riskleri tanıyın. Yaşa uygun filtreleme ve ebeveyn denetim araçlarından yararlanın. Ekran kullanımına ilişkin ortak ve tutarlı kurallar belirleyin. Yemek saatlerinde, ders çalışırken ve yatmadan önce ekran kullanımını sınırlandırın. Çocuğun takip ettiği hesapları ve karşılaştığı içerikleri anlamaya çalışın. Dijital ortamda yaşadığı sorunları korkmadan anlatabileceği güvenli bir iletişim ortamı oluşturun. Spor, sanat, kitap okuma ve yüz yüze sosyal etkinliklere zaman ayırmasını destekleyin.

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor! Haber

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa videoların özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ile 'beyin sisi'ne yol açabildiğini belirtti. Dijital bağımlılığa karşı kaliteli zaman ve alternatif etkinlikler öneren Tarhan, beyin sağlığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medya ve kısa video akışlarının özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabildiğini söyledi. Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın günlük yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini, ancak bu yoğun dijital maruziyetin zihinsel performansı olumsuz etkileyebildiğini belirtti. “SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR” Tarhan, dijital ortamda uzun süre sosyal medya akışında gezinmenin ya da kısa videolar izlemenin beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığına, odaklanma güçlüğüne ve zihinsel bulanıklığa neden olabildiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tablonun daha sık görüldüğünü belirten Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlaması getirerek dijital maruziyeti azaltmaya çalıştığını hatırlattı. DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ Dijital bağımlılığın güçlü olmasının nedenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu vurgulayan Tarhan, oyunlar ve sosyal medyanın kısa aralıklarla ödül hissi oluşturduğunu, bunun da kişiyi ekrana bağladığını kaydetti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatif alanlar sunulması gerektiğini ifade etti. ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirterek, birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altı çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Toplumda sıkça dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullanıyor” görüşünün bilimsel olmadığını belirten Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının basit görevlerde bile birçok bölgenin aynı anda çalıştığını gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, beynin canlı tutulması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin, farklı yollar kullanmanın ve merak duygusunu korumanın önemli olduğunu ifade etti. Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın aksine, duyguların merkezinin beyin olduğunu aktaran Tarhan, dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini, ardından duygusal deneyime dönüştüğünü anlattı. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beynin ürettiği kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL Yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini tembelleştirebileceğini dile getirdi. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını belirten Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilimde fayda sağlayacağını ancak etik kurallar olmazsa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri doğurabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluktan itibaren korunması gerektiğini, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Omega-3 bakımından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini belirten Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.