Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#New York

bursaarena.com.tr - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı Haber

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı

New York’ta düzenlenen panelde güvenlik, diplomasi ve stratejik ortaklık başlıkları öne çıktı. Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York’ta “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı bir panel düzenledi. Panele, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza konuşmacı olarak katıldı. Paneli SETA Washington Koordinatörü Kadir Üstün yönetti. KILIÇ: “NATO İLİŞKİMİZİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin güvenlik boyutlu tarihsel derinliğine dikkat çekerek, NATO’nun ilişkilerin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kılıç, 2010’lardan itibaren ilişkilerde yaşanan dönemi “stratejik bir dönüşüm süreci” olarak tanımladı. Türkiye’nin dış politikada tavrını ortaya koymaktan çekinmeyen güçlü bir bölgesel aktör olduğunun altını çizen Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğine vurgu yaptı. Türkiye’nin Suriye, Irak ve Azerbaycan başta olmak üzere kriz bölgelerinde güvenlik temelli adımlar attığını belirten Kılıç, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail gerilimi gibi başlıklarda da Ankara’nın barışçıl çözümler için sorumluluk aldığını ifade etti. Kılıç ayrıca, Avrupa’da Türkiye’ye yönelik önyargılı yaklaşımlara değinerek, uluslararası politikada daha fazla çaba ve anlayış gerektiğini söyledi. ERHAN: İLİŞKİLERİN KÖKLERİ OSMANLI DÖNEMİNE UZANIYOR Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ise Türk-Amerikan ilişkilerini tarihsel perspektifle değerlendirdi. Erhan, ilişkilerin 1830’lara kadar uzandığını, deniz ticareti ve limanların kullanımı gibi unsurların başlangıçta belirleyici olduğunu anlattı. Osmanlı donanmasının inşasında ABD donanmasının rolüne dikkat çeken Erhan, ABD’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine rağmen Osmanlı’ya savaş ilan etmemesinin dikkat çekici bir tarihsel detay olduğunu söyledi. JEFFREY: “AYNI DÜNYADA VARLIK GÖSTERİYORUZ” ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile ABD’nin çok sayıda ortak değer ve çıkarı bulunduğunu belirterek, “Aynı dünyada varlık gösteriyoruz” dedi. Jeffrey, iki ülkenin sadece NATO değil, Dünya Bankası ve OECD gibi platformlarda da birlikte hareket ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumunun önemine işaret eden Jeffrey, Ankara ile Washington arasındaki koordinasyonun birçok kriz döneminde belirleyici olduğunu ifade etti. ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’nin ABD açısından “hayal edilebilecek en stratejik konuma sahip ülke” olduğunu söyledi. ABD’de Türkiye’ye ilişkin tarihsel bilginin yetersiz olduğunu savunan Bryza, iki ülkenin zihinsel haritalarını güncellemesi gerektiğini belirtti. Bryza, Türkiye’nin savunma sanayisi nedeniyle yeniden yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını “absürt bir durum” olarak nitelendirdi. Ayrıca ABD-İran gerilimine değinerek Washington’un bölgeden tamamen kopamayacağını ifade etti. 100. YILA ÖZEL FOTOĞRAF SERGİSİ Panelin düzenlendiği salonun girişinde, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı anısına İletişim Başkanlığı tarafından fotoğraf sergisi açıldı. Sergide iki ülke arasındaki liderler düzeyi temaslardan ve ziyaretlerden yaklaşık 30 özel fotoğraf yer aldı. Katılımcılar, sergiye yoğun ilgi gösterdi. https://youtu.be/5a22DiH5ZO4

Yatırımcılara enerji alanındaki fırsatlar anlatıldı Haber

Yatırımcılara enerji alanındaki fırsatlar anlatıldı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, New York’ta iş dünyası ve yatırımcılarla bir araya gelerek enerji projelerini ve yatırım fırsatlarını anlattı. Bakan Bayraktar, "Türkiye’nin enerji politikaları arz güvenliği ve net sıfır hedefi ekseninde şekilleniyor" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, New York’ta DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi tarafından düzenlenen yuvarlak masa toplantısında farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri ve yatırımcılarla buluştu. Toplantıda, Türkiye’nin büyüyen ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen enerji politikaları; arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde ele alındı. YATIRIMCILARA ENERJİ ALANINDAKİ FIRSATLAR AKTARILDI Toplantıda yenilenebilir enerji, nükleer enerji, doğal gaz ve petrol aramacılığı, kritik mineraller ile enerji altyapılarında hayata geçirilen projeleri ve yatırımcılara sunulan fırsatları paylaşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güçlü altyapısına, gelişmiş enerji piyasasına ve stratejik konumuna dikkat çekerek, ülkenin bölgesel enerji ticaretindeki rolünü de değerlendirdi. DEİK İLE CNI ARASINDA İŞ BİRLİĞİ Toplantının ardından DEİK ile Brezilya Ulusal Sanayi Konfederasyonu (CNI) arasında, COP31 ve sonraki COP süreçleri kapsamında iklim ve sürdürülebilirlik alanlarında kurumsal iş birliğini güçlendirmeye yönelik Mutabakat Zaptı imzalandı. Bakan Bayraktar, mutabakatın taraflar için hayırlı olmasını dileyerek, toplantının uluslararası sermaye, teknoloji ve finansman imkânlarını somut projelere dönüştürecek yeni iş birliklerine zemin hazırlamasını temenni etti.

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar Haber

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar

Saldırıların 25. yıl dönümünde, “gizli kayıtlar” tartışması sürüyor. Amerikalılar bugün, El Kaide örgütünün 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünü anıyor. Örgüt, iki yolcu uçağını New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne, bir diğerini Washington’daki Savunma Bakanlığı’na yönlendirmiş, dördüncü uçak ise Pensilvanya’da düşürülmüştü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. ABD’nin ve dünyanın çehresini değiştiren bu olayların yıl dönümü, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Somali ve Nijerya gibi ülkelerin, o tarihten beri El Kaide, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen ABD ve uluslararası savaşlarda hayatını kaybeden yüz binlerce, hatta muhtemelen daha fazla kişinin kesin sayısını hâlâ ortaya koyamadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Amerikan basınının “kıyamet günü” olarak nitelendirdiği 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen, henüz yayımlanmadığı öne sürülen “gizli kayıtlar” konusunda tartışmalar sürüyor. Zira saldırılar, ABD’nin güvenlik anlayışını ve Amerikalıların ve diğer toplumların günlük yaşamını geniş ölçekte yeniden şekillendirdi. Bu değişim, havalimanlarındaki güvenlik uygulamalarından dış politikaya, yerel toplumların dönüşümünden Arap Baharı ve son Ortadoğu işgal ve çatışmalarının başlatılmasına kadar etkisini gösterdi.

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı? Haber

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı?

Hollanda Merkez Bankası (DNB), altın rezervlerinin yaklaşık 86 tonunu ABD ve Kanada'dan Londra'ya aktardı. Toplam 612,4 ton altın rezervine sahip Hollanda, bunun yaklaşık 313 tonunu ABD'nin New York kenti ile Kanada'nın başkenti Ottawa'da tutuyordu. DNB, Mart–Ağustos ayları arasında bu rezervlerin dörtte birine denk gelen 86 tonunu Londra'ya taşıdı. Bankaya göre bu adımın nedeni, "artan jeopolitik huzursuzluk karşısında Hollanda'nın krizlere karşı hazırlığını güçlendirmek". Kararın Trump'la ilgisi var mı? Hollanda'nın bu kararı, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ciddi biçimde gerildiği bir dönemde alınması nedeniyle bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. DNB yönetimi, Mart 2025'te düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında "Avrupa'nın ABD'ye olan bağımlılığının azaltılması gerektiğini" vurgulamıştı. Özellikle kredi kartı piyasasında etkin olan Visa ve MasterCard'a işaret eden banka yönetimi, Trump'ın bu şirketleri Avrupa'ya baskı aracı olarak kullanmasının ihtimal dışı olmadığını belirtmişti. Trump yönetimiyle ilgili ekonomik tartışmaların yoğunlaştığı dönemde Hollanda'nın rezervlerinin önemli bir bölümünü New York'tan Londra'ya kaydırması, bazı ekonomik ve siyasi çevrelerde "Avrupa'nın ABD'nin siyasi ve ekonomik istikrarına yönelik endişelerinin arttığı" yorumlarına yol açtı. Ancak Hollanda Merkez Bankası, kararın ABD'ye yönelik belirli bir tehdit algısından kaynaklanmadığını vurguluyor. DNB'nin resmi açıklamasında, karara ilişkin olarak Donald Trump ya da ABD yönetimine dair doğrudan bir gerekçe gösterilmedi. Hollanda'da yayımlanan De Telegraaf gazetesi, DNB yetkililerinin ABD'den gelebilecek ticari yaptırım tehdidi de dahil olmak üzere küresel belirsizliklere dikkat çektiğini aktardı. Banka sözcüsü, "Sadece ABD'den değil, geniş kapsamlı jeopolitik belirsizliklerden endişe duyuyoruz" dedi. DNB'ye göre Hollanda'nın kararı, Trump yönetimine duyulan güvenle ilgili değil, "en kötü senaryoya hazırlık" amacı taşıyor. Altının farklı ülkelerde tutulması, uzun süredir uygulanan "risk dağıtma" stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Londra neden tercih edildi? Hollandalı yetkililere göre altının ABD ve Kanada'dan Londra'ya taşınmasının temel nedeni, altının nerede daha güvenli olduğundan çok, kriz anında nerede daha hızlı kullanılabileceğiyle ilgili. DNB, "jeopolitik riskler arttıkça stratejik rezervlerin farklı coğrafyalara dağıtılması ve gerektiğinde hızlı biçimde kullanılabilir durumda tutulması" gerektiğini belirtiyor. Londra, dünyanın en önemli fiziksel altın ticareti merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında tutulan ve uluslararası piyasa standartlarını karşılayan altın, gerektiğinde diğer altınlara kıyasla daha hızlı alınıp satılabiliyor. DNB, New York ve Ottawa'daki altının ise "daha az doğrudan kullanılabilir" olduğunu belirtiyor. Bu nedenle yapılan değişiklik, Hollanda'nın toplam altın miktarını azaltmıyor, altının kriz anında "kullanılabilirliğini" artırıyor. DNB Başkanı Olaf Sleijpen, operasyonun gerekçesini "Altını hiçbir zaman kullanmak zorunda kalmayacağımızı varsayıyoruz. Ancak dayanıklılığımızı ve hazırlığımızı güçlendirmemiz gerekiyor" sözleriyle açıkladı. Hollanda medyası; kararın Türkiye, Çin, Polonya ve Hindistan gibi büyük merkez bankalarının son dönemde fiziki altın pozisyonlarını güçlendirdiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor. Hollanda'nın altını artık nerede? Hollanda'nın toplam 612,4 ton altın rezervinin 2025 yılı sonundaki değeri 72,2 milyar euro olarak hesaplanıyordu. Son operasyon öncesi rezervlerin yüzde 31,3'ü New York'ta, yüzde 19,7'si Ottawa'da, yüzde 18,1'i Londra'da ve yüzde 30,8'i Zeist kentindeki DNB kasalarında tutuluyordu. Yeni dağılıma göre altın rezervlerinin yüzde 32,1'i Londra'da bulunuyor. New York ve Ottawa'daki rezervlerin oranı ise yüzde 18,5'e geriledi. Böylece Londra, Hollanda'nın altın rezervlerinin tutulduğu en büyük merkez haline geldi. DNB, bu dağılımın daha dengeli olduğunu belirtiyor. Altının tamamı Atlantik üzerinden taşınmadı Operasyonun önemli bir ayrıntısı da taşınma yöntemi. Yaklaşık 59 ton altın New York'ta satıldı ve karşılığı Londra'da yeniden satın alındı. Böylece tüm külçeleri fiziksel olarak Atlantik üzerinden taşımak yerine, New York'taki altın elden çıkarılıp Londra'da uluslararası piyasa standartlarına uygun altın alındı. Bunun yanı sıra 27 tondan fazla altın fiziksel olarak ABD ve Kanada'dan Hollanda'daki Zeist kasalarına getirildi. Aynı miktarda uluslararası standartlara uygun altın da Zeist'ten Londra'ya gönderildi. DNB, bu yöntemin altın külçelerinin yeniden eritilmesi ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve operasyonun maliyetini ile risklerini azalttığını belirtiyor. Ekonomi çevrelerine göre merkez bankaları son yıllarda altın rezervlerini stratejik bir güvenlik unsuru olarak yeniden öne çıkardı. Altının herhangi bir ülkenin para birimine veya hükümetine bağlı olmaması, özellikle jeopolitik krizlerde önemli bir avantaj olarak görülüyor. DNB'ye göre Hollanda da altını "nihai güven çıpası" olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Londra'nın tercih edilmesi, olası krizlere karşı rezervlerin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi anlamına geliyor. Hollanda Merkez Bankası, altını kullanmayı beklemediğini vurguluyor. Ancak savaş, finansal kriz, ticaret çatışmaları veya başka bir büyük jeopolitik şok durumunda rezervlerin hızlı biçimde kullanılabilmesini istiyor. DNB'nin 86 tonluk altın transferi, yalnızca bir kasa değişikliği değil, Avrupa'nın giderek daha belirsiz hale gelen jeopolitik ortamda "en kötü senaryoya" hazırlanmasının sembolik bir işareti olarak değerlendiriliyor. Altınla ilgili bu tür kararlar Hollanda'da yeni değil. 1990'larda Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından ABD–Avrupa ilişkilerine dair endişeler nedeniyle Hollanda Merkez Bankası, New York'taki altın rezervlerinin bir bölümünü Avustralya'ya taşımıştı. DNB, 2014 yılında da 122,5 ton altını New York'tan Hollanda'ya getirmişti. Almanya da geçmişte altınlarının bir bölümünü New York'tan ülkeye geri taşıdı. Bundesbank, 2013'te başlayan program kapsamında 300 ton altını Frankfurt'a getirdi. Ancak Almanya'nın altın rezervlerinin önemli bölümü hala New York'ta bulunuyor.

Türk mühendis Afrika’da rekor kırdı Haber

Türk mühendis Afrika’da rekor kırdı

İzmirli Türk mühendis Onur Güleç ve ekibi, Sierra Leone’de inşa ettikleri Julius Maada Bio Uluslararası Konferans Merkezi’ni 4,5 ay gibi rekor bir sürede tamamlayarak Afrika’da büyük bir başarıya imza attı. İZMİR (İGFA) - Dünya çapındaki prestijli projeleriyle tanınan Türk inşaat mühendisi Onur Güleç, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Sierra Leone’nin Lungi/Freetown bölgesinde yükselen ve bölgenin simge yapılarından biri haline gelen Julius Maada Bio Uluslararası Konferans Merkezi, mimarisi, yapım hızı ve mühendislik kalitesiyle uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. ​ECOWAS Zirvesi’ne Tam Zamanında Yetişti ​Yapı mühendisliği tasarımı Onur Güleç tarafından gerçekleştirilen ve FB Group bünyesinde hayata geçirilen dev çelik konstrüksiyon proje, yalnızca 4,5 ay gibi rekor bir sürede tamamlandı. Tüm malzemeleri ve iş gücü Türkiye’den götürülen merkez, ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) Zirvesi’ne tam zamanında ev sahipliği yapacak şekilde teslim edildi. Afrika yerel sanatının çelik duvarlara motif motif işlendiği modern yapının açılışı, Sierra Leone Devlet Başkanı tarafından görkemli bir törenle gerçekleştirildi. ​Afrika’da Türk Mühendisliğine Büyük Güven ​Güleç ve ekibinin kalitesi, hızlı inşaatçılık disiplini ve dürüst çalışma prensibi, Afrika kıtasındaki diğer devlet başkanlarının da dikkatini çekti. Türk mühendisliğinin adını bölgede gururla duyuran Onur Güleç, bu başarısının hemen ardından yeni projeler ve yatırım danışmanlığı kapsamında Liberya’daki Havaalanı projesi için temaslarına başladı. ​World Trade Center’dan Clinton Monument’a Uzanan Dünya Çapında Bir Kariyer ​Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü birincilikle kazanan Onur Güleç, lisans eğitiminin ardından ABD’de çelik konstrüksiyon gökdelenler üzerine 2 yıl master yaptı. 10 yıl boyunca New York’ta sürdürdüğü kariyeri boyunca Dünya Ticaret Merkezi (World Trade Center) dahil olmak üzere birçok ikonik yapının mühendisliğine imza attı. ​ABD eski Başkanı Bill Clinton adına Arkansas’ta inşa edilen anıt yapı projesiyle New York Belediye Başkanı’nın elinden ödül alan Güleç; bugüne kadar 2 kez Dünya, 1 kez Avrupa ve 1 kez de Türkiye birinciliği kazanan projelerin mimarı oldu. ​2008 yılından bu yana çalışmalarını İstanbul merkezli olarak sürdüren Türk mühendis Onur Güleç, Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir yanında inşa ettiği gökdelenler, kültür-sanat merkezleri ve dev tesislerle ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam ediyor.

ABD'nin 240 milyar dolarlık gıda pazarında Türk ürünleri atağı Haber

ABD'nin 240 milyar dolarlık gıda pazarında Türk ürünleri atağı

Türk gıda sektörü, dünyanın en büyük gıda ithalatçısı konumundaki Amerika Birleşik Devletleri pazarındaki büyümesini hız kesmeden sürdürüyor. İZMİR (İGFA) - Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda ve Ticaret Bakanlığı'nın onayıyla gerçekleştirilen Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında, 28-30 Haziran 2026 tarihleri arasında New York'ta düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026 Fuarında Türk gıda ürünleri yoğun ilgi gördü. Bu yıl 70'incisi düzenlenen ve ABD'nin en prestijli uluslararası gıda fuarlarından biri olarak kabul edilen Summer Fancy Food Show’da Türkiye, 49 firmanın yer aldığı milli katılım organizasyonuyla, İHBİR UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firma ile birlikte toplam 62 katılımcıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Türkiye pavilyonu, Javits Center'da iki ayrı katta toplam 836 metrekarelik alanda ziyaretçileri ağırlarken, Turkish Tastes Projesi kapsamında oluşturulan 74 metrekarelik canlı mutfak ve tadım alanı, fuarın en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, ABD’nin yıllık 240 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğunu söyleyerek, “Türk gıda sektörü olarak bu dev pazardan aldığımız payı daha da artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ABD’ye Ocak-Haziran döneminde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 79 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu ihracatın yüzde 70’ini temsil eden 56 milyon dolarlık kısmı ise yüzde 5 artışla Birliğimiz tarafından gerçekleştirildi. Hedefimiz ABD'ye Türkiye geneli gıda ihracatımızı 5 milyar dolar seviyesine taşımak. 2019 yılından bu yana Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında faaliyet gösteren altı Gıda Birliğimizle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz başlamasından bu yana proje kapsamındaki ürün gruplarında ABD'ye ihracatımız her yıl artış gösterdi. Son beş yılda ABD'ye toplam gıda ihracatımızı yüzde 121 artırarak 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardık. Bu başarı, doğru tanıtım stratejileri ve sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerimizin sonucudur." dedi. TURKİSH TASTES DENEYİMİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Başkan Demir, fuarda Türk mutfağını deneyimleten kapsamlı bir tanıtım organizasyonu gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Turquality desteğiyle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz kapsamında beş ünlü şef, bir şarap uzmanı ve bir zeytinyağı uzmanıyla üç gün boyunca canlı mutfak gösterileri düzenledik. Türk kahvesinden zeytinyağına, kuru meyvelerden deniz ürünlerine, bakliyattan baharatlara kadar geniş ürün yelpazemizi profesyonel alıcılara tattırdık. Tadım etkinliklerinin firmalarımızın yeni ticari bağlantılar kurmasında son derece etkili olduğunu memnuniyetle gözlemledik. Turkish Tastes Projemiz kapsamında ABD pazarında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek. Türk gıda ürünlerinin kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik gücüyle ABD pazarında daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz.” dedi. Summer Fancy Food Show ile eş zamanlı olarak New York Türkevi'nde düzenlenen özel resepsiyonda; üst düzey şefler, satın alma yöneticileri, ithalatçılar, distribütörler, brokerlar, sektör temsilcileri ve uluslararası basın mensupları ağırlandı. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Nazal ile Ticaret Ataşeleri de Türkiye pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi ve ABD pazarı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Turkish Tastes Projesi kapsamında altı Gıda İhracatçı Birliğini temsilen New York Türkevi'nde konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit, projenin temel felsefesini "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın." sözleriyle özetledi. Fuar süresince gerçekleştirilen şarap, zeytinyağı ve Türk kahvesi tadımları ile canlı mutfak gösterileri, sosyal medya üzerinden #TurkishTastes etiketiyle influencer iş birlikleri sayesinde on binlerce kişiye ulaştı.

Türk Kökenli NYPD Polisleri Oruç Reis'i ziyaret etti Haber

Türk Kökenli NYPD Polisleri Oruç Reis'i ziyaret etti

ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında New York'ta bulunan Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait Oruç Reis gemisini, NYPD'de görev yapan Türk kökenli polisler ziyaret etti. Heyet, gemi komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Kemal Varlı ile bir araya gelerek gemiyi gezdi. abdpost / ABD (İGFA) - ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında New York'ta bulunan Türk Deniz Kuvvetleri'nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis, anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. New York Polis Teşkilatı'nda (NYPD) görev yapan Türk kökenli Amerikan polisleri, milli gemiyi ziyaret ederek görevli Türk personeliyle bir araya geldi. Ziyarete NYPD Dedektifi Egemen Aydın ile Uğur Bek'in de aralarında bulunduğu Türk kökenli polisler katıldı. Heyet, gemiyi gezerek yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı. Heyet, ziyaret sırasında Oruç Reis'in komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Kemal Varlı ile de buluşurken, Komutan Varlı, geminin yürüttüğü görevler hakkında bilgi verdi. NYPD Dedektifi Egemen Aydın, ziyaret sırasında gemide görev yapan hemşehrisi Yunus Küçük ile tanıştı. Giresunlu iki ismin New York'taki bu karşılaşması, ziyaretin dikkat çeken anları arasında yer aldı. Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Dedektif Egemen Aydın, Türk savaş gemisini New York'ta görmekten büyük gurur duyduklarını belirterek, "Türk kökenli Amerikan polisleri olarak Oruç Reis'i New York sularında görmek bizler için büyük bir onur oldu. Gemide görev yapan personel bizleri son derece sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı. Bu ziyaret, meslek hayatımız boyunca unutamayacağımız anlamlı bir hatıra olarak kalacak." diye konuştu. NYPD'de görev yapan polis memuru Uğur Bek ise, ziyaretten duyduğu mutluluğu ifade ederek, Türk bayrağını taşıyan milli gemiyi New York'ta ziyaret etmenin kendileri için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi.

MSB Mehteran Birliği'nden Times Meydanı'nda müthiş performans Haber

MSB Mehteran Birliği'nden Times Meydanı'nda müthiş performans

ANKARA (İGFA) - İletişim Başkanlığı'nın koordinasyonunda New York'ta bu yıl 43'üncüsü düzenlenen Türk Günü Yürüyüşü kapsamında ABD’de bulunan Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği, kentin en işlek mekanlarından Times Meydanı’nda performans sergiledi. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere MSB Mehteran Birliği Komutanı Albay Deniz Ergün, Mehteran Birliği'nin kahraman Türk ordusunun kıtalara yayılan, tarihten gelen bir sesi olduğunu söyledi. Ergün, performans sırasında gördükleri ilgiden memnuniyetini dile getirerek “Özellikle burada yaşayan Türklerin ve turistik bir yer olması hasebiyle bu meydanda olan herkesin bize olan yoğun ilgisini gördük.” dedi. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel de Mehteran Birliği'nin birçok milletten insanın bir araya geldiği Times Meydanı’ndaki konserinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Yüksel, “Burada şu mesajı vermek isterim, bazıları mehtere sırtını dönerken biz burada, mehterin hem tarihi hem de evrensel mesajını vermiş oluyoruz.” diye konuştu. Gösteriyi izleyenler arasında bulunan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da New York Türk Günü Yürüyüşü'ne ve Mehteran Birliği performansına gösterilen ilginin Türkiye’nin dış politikadaki başarısıyla alakalı olduğunu belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.