Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nevzat Tarhan

bursaarena.com.tr - Nevzat Tarhan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nevzat Tarhan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir

Okul şiddetini önlemede öğrencinin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesinin önemine dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güvenlik önlemlerinin yanı sıra gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiğini söyledi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesinde güvenli ilişkilerin, erken müdahalenin ve aile-okul-uzman iş birliğinin kritik rol oynadığını söyledi. Tarhan, gençlerin davranışlarını anlamak için yalnızca dışarıdan görülen tutumlara değil, karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlara da bakılması gerektiğini belirtti. “AİDİYET VE DEĞERLİLİK DUYGUSU GÜÇLENDİRİLMELİ” Gençler açısından aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilme ihtiyacının temel olduğunu vurgulayan Tarhan, bu alanlardaki eksikliklerin yalnızlık, öfke ve umutsuzluğa zemin hazırlayabileceğini ifade etti. “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” diyen Tarhan, öğrencilerin anlaşılma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. GÜVENİLİR YETİŞKİN İLİŞKİSİ KORUYUCU ETKEN Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkin bulunmasının önemli bir koruyucu unsur olduğuna işaret eden Tarhan, öğretmen, okul psikolojik danışmanı ya da ebeveynle kurulan güvenli ilişkinin çocuğun hayata ve çevresine duyduğu güveni artırdığını belirtti. Tarhan’a göre, okul şiddetinin önlenmesinde yalnızca öğrencinin davranışına değil, kurduğu ilişkilerin niteliğine de odaklanılması gerekiyor. “KAMERA VE DİSİPLİN ÖNLEMLERİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Okul şiddetinin yalnızca olay anı üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyleyen Tarhan, şiddetin çoğu zaman öncesinde işaretler verdiğini ifade etti. Sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezalarının tek başına yeterli olmadığını kaydetti. Üç aşamalı önleme modeli Tarhan, okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım önerdi. İlk aşamada tüm öğrencileri kapsayan bir okul iklimi dönüşümünün gerekli olduğunu belirten Tarhan, bu kapsamda sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerilerinin öne çıkması gerektiğini söyledi. İkinci aşamada, desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin erken fark edilmesinin önemine değinen Tarhan, davranış değişikliklerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı. Üçüncü aşamada ise yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi yapılması gerektiğini belirten Tarhan, aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının birlikte hareket etmesinin şart olduğunu ifade etti. Psikolojik sağlamlık ve dijital dünya vurgusu Psikolojik sağlamlık çalışmalarının okul yaşamının bir parçası olması gerektiğini söyleyen Tarhan, empati, minnettarlık, amaç duygusu ve dürtü kontrolü gibi alanların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları içeriklerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyonu artırabildiğini, bazı şiddet içerikli rol modellerin ise şiddeti estetikleştirebildiğini söyledi. Tarhan, önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsaması gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor! Haber

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa videoların özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ile 'beyin sisi'ne yol açabildiğini belirtti. Dijital bağımlılığa karşı kaliteli zaman ve alternatif etkinlikler öneren Tarhan, beyin sağlığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medya ve kısa video akışlarının özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabildiğini söyledi. Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın günlük yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini, ancak bu yoğun dijital maruziyetin zihinsel performansı olumsuz etkileyebildiğini belirtti. “SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR” Tarhan, dijital ortamda uzun süre sosyal medya akışında gezinmenin ya da kısa videolar izlemenin beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığına, odaklanma güçlüğüne ve zihinsel bulanıklığa neden olabildiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tablonun daha sık görüldüğünü belirten Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlaması getirerek dijital maruziyeti azaltmaya çalıştığını hatırlattı. DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ Dijital bağımlılığın güçlü olmasının nedenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu vurgulayan Tarhan, oyunlar ve sosyal medyanın kısa aralıklarla ödül hissi oluşturduğunu, bunun da kişiyi ekrana bağladığını kaydetti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatif alanlar sunulması gerektiğini ifade etti. ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirterek, birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altı çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Toplumda sıkça dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullanıyor” görüşünün bilimsel olmadığını belirten Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının basit görevlerde bile birçok bölgenin aynı anda çalıştığını gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, beynin canlı tutulması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin, farklı yollar kullanmanın ve merak duygusunu korumanın önemli olduğunu ifade etti. Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın aksine, duyguların merkezinin beyin olduğunu aktaran Tarhan, dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini, ardından duygusal deneyime dönüştüğünü anlattı. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beynin ürettiği kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL Yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini tembelleştirebileceğini dile getirdi. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını belirten Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilimde fayda sağlayacağını ancak etik kurallar olmazsa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri doğurabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluktan itibaren korunması gerektiğini, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Omega-3 bakımından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini belirten Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.