Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nevzat Tarhan

bursaarena.com.tr - Nevzat Tarhan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nevzat Tarhan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

4 bin kişilik çalışmadan çarpıcı veriler... Yapay zekâ çocuklarımızın ruh sağlığını zehirliyor mu? Haber

4 bin kişilik çalışmadan çarpıcı veriler... Yapay zekâ çocuklarımızın ruh sağlığını zehirliyor mu?

Yapay zekânın çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine ilişkin iki ayrı araştırma endişe verici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmalar, çocuklar ve ergenler için intihar riski, yanlış yönlendirme ve duygusal bağımlılık tehlikesine dikkat çekti. Yapay zekâ uygulamalarının günlük yaşamda yaygınlaşması, çocuklar ve ergenlerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin endişeleri artırıyor. Common Sense Media ve npj Digital Medicine dergisinde yayımlanan iki ayrı çalışma, yapay zekâ sohbet robotlarının gençlerin ruhsal krizlerini her zaman doğru şekilde algılayamadığını ortaya koydu. BİR SAATLİK RİSKLİ KONUŞMADA EBEVEYN UYARISI GİTMEDİ Common Sense Media bünyesindeki Gençlik Yapay Zekâ Güvenliği Enstitüsü tarafından yapılan araştırmada, ChatGPT’nin 13-17 yaş grubuna yönelik güvenlik özellikleri 4 binden fazla test komutuyla incelendi. Çocuk ve ergen psikiyatristlerinin katkısıyla oluşturulan senaryolarda, intihar düşüncesi, kendine zarar verme ve yeme bozuklukları gibi ciddi sorunlar test edildi. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, yeni açılan ve ebeveyn hesaplarına bağlanan profillerde, bazı riskli konuşmalar bir saate kadar sürmesine rağmen ebeveynlere herhangi bir güvenlik bildirimi gönderilmemesi oldu. Araştırmaya göre ChatGPT, kriz anlarında profesyonel yardım veya destek hatlarına yönlendirme yapılması gereken durumların dörtte birinden fazlasında da beklenen yanıtı vermedi. Bu nedenle sistemin gençlere yönelik güvenlik seviyesi araştırmacılar tarafından “Kabul Edilemez Risk” olarak değerlendirildi. BİLİMSEL İNCELEME: AÇIK İŞARETLER KADAR DOLAYLI SİNYALLER DE KAÇABİLİYOR npj Digital Medicine’de yayımlanan incelemede ise yapay zekâ sistemlerinin, açıkça ifade edilen intihar düşüncelerini fark etmede daha başarılı olabildiği; ancak gençlerin sıkça kullandığı dolaylı, belirsiz ya da zaman içinde belirginleşen ifadeleri anlamada zorlandığı belirtildi. Araştırmacılar, ergenlerin ruhsal sıkıntılarını çoğu zaman doğrudan değil, parçalı ve örtük şekilde ifade ettiğini; bu nedenle yapay zekânın umutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik gibi işaretleri doğru şekilde ilişkilendirememesinin profesyonel yardıma erişimi geciktirebileceğini vurguladı. YAPAY ZEKÂYI TERAPİ YERİNE KULLANMAK RİSKLİ Uzmanlara göre en büyük tehlikelerden biri, gençlerin yapay zekâ sohbet robotlarını psikolojik destek ya da terapi yerine kullanması. Yapay zekânın anlayışlı, sabırlı ve destekleyici yanıtlar vermesi, özellikle yalnızlık yaşayan gençlerde “gerçek bir insanla konuşuyormuş” hissi oluşturabiliyor. Ancak bu durum, sistemin gerçekten empati kurduğu ya da profesyonel yardım sunabildiği anlamına gelmiyor. Common Sense Media testlerinde, ChatGPT’nin bazı durumlarda kendisini gerçek bir arkadaş gibi gören kullanıcılara kişisel duyguları ve tercihleri varmış izlenimi veren yanıtlar ürettiği de kaydedildi. Bu da gençlerin yapay zekâ ile aşırı duygusal bağ kurması riskini artırıyor. GÜVENLİK FİLTRELERİ HER ZAMAN YETERLİ DEĞİL Araştırmada, yaş tahmini sisteminin bazı yetişkin hesaplarını genç koruma moduna geçirmediği; eğitim amaçlı geliştirilen bazı koruma mekanizmalarının ise kolayca aşılabildiği görüldü. Buna karşın, açık cinsel içerikli rol yapma taleplerinin reddedilmesi gibi bazı güvenlik önlemlerinin çalıştığı belirtildi. OpenAI ise araştırmanın yöntemine itiraz ederek, ebeveyn kontrolleri tam etkinleşmeden yapılan bazı testlerin sonucu etkileyebileceğini savundu ve genç güvenliği için koruma sistemlerini geliştirmeye devam ettiklerini açıkladı. Common Sense Media, güvenlik açıkları bağımsız testlerle doğrulanıp giderilene kadar ChatGPT kullanımının 18 yaş ve üzeriyle sınırlandırılması çağrısında bulundu. Bilimsel inceleme ise gençlerin yapay zekâ ile gerçek hayatta kurduğu etkileşimlerin intihar riski üzerindeki etkisinin henüz yeterince bilinmediğini, bu nedenle gençlere özel güvenlik testleri ve güvenilir yetişkin desteğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. PROF. DR. NEVZAT TARHAN’IN UYARILARI YENİDEN GÜNDEMDE Araştırmaların ardından, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın daha önce yaptığı uyarılar da yeniden gündeme geldi. Tarhan, yapay zekânın terapist gibi görülmesinin riskli olduğunu belirterek, “Yapay zekâ terapist olamaz ama terapistin işini kolaylaştırabilir” değerlendirmesinde bulunmuştu. Yapay zekâyı arkadaş veya sırdaş gibi görmenin duygusal bağımlılık riskini artırabileceğini söyleyen Tarhan, çocukların ve gençlerin yapay zekâ ile yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulamıştı. Uzmanlar, yapay zekânın intihara doğrudan neden olduğuna dair kesin bir sonuca ulaşılamadığını; ancak ruhsal kriz yaşayan gençlerin yapay zekâya tek başına emanet edilmesinin ciddi sakıncalar taşıdığını belirtiyor. Ailelere, öğretmenlere ve sağlık uzmanlarına yönelik ortak mesaj ise net: Yapay zekâ bir destek aracı olabilir, ancak insan ilişkilerinin ve profesyonel ruh sağlığı desteğinin yerini alamaz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Okul şiddeti sıfırlanamaz ama büyük ölçüde önlenebilir

Okul şiddetini önlemede öğrencinin kendini güvende, değerli ve bir topluluğa ait hissetmesinin önemine dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güvenlik önlemlerinin yanı sıra gençlerin psikolojik ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiğini söyledi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesinde güvenli ilişkilerin, erken müdahalenin ve aile-okul-uzman iş birliğinin kritik rol oynadığını söyledi. Tarhan, gençlerin davranışlarını anlamak için yalnızca dışarıdan görülen tutumlara değil, karşılanmayan psikolojik ihtiyaçlara da bakılması gerektiğini belirtti. “AİDİYET VE DEĞERLİLİK DUYGUSU GÜÇLENDİRİLMELİ” Gençler açısından aidiyet, değerlilik, anlam ve duyguları ifade edebilme ihtiyacının temel olduğunu vurgulayan Tarhan, bu alanlardaki eksikliklerin yalnızlık, öfke ve umutsuzluğa zemin hazırlayabileceğini ifade etti. “Bir genç ‘kimse beni anlamıyor’ diyorsa dikkat!” diyen Tarhan, öğrencilerin anlaşılma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. GÜVENİLİR YETİŞKİN İLİŞKİSİ KORUYUCU ETKEN Öğrencinin hayatında güvenebileceği bir yetişkin bulunmasının önemli bir koruyucu unsur olduğuna işaret eden Tarhan, öğretmen, okul psikolojik danışmanı ya da ebeveynle kurulan güvenli ilişkinin çocuğun hayata ve çevresine duyduğu güveni artırdığını belirtti. Tarhan’a göre, okul şiddetinin önlenmesinde yalnızca öğrencinin davranışına değil, kurduğu ilişkilerin niteliğine de odaklanılması gerekiyor. “KAMERA VE DİSİPLİN ÖNLEMLERİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Okul şiddetinin yalnızca olay anı üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyleyen Tarhan, şiddetin çoğu zaman öncesinde işaretler verdiğini ifade etti. Sosyal geri çekilme, tehdit dili, yoğun öfke ve planlama davranışlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, metal dedektörleri, kamera sistemleri ve disiplin cezalarının tek başına yeterli olmadığını kaydetti. Üç aşamalı önleme modeli Tarhan, okul şiddetini önlemede üç aşamalı bir yaklaşım önerdi. İlk aşamada tüm öğrencileri kapsayan bir okul iklimi dönüşümünün gerekli olduğunu belirten Tarhan, bu kapsamda sosyal-duygusal öğrenme, empati eğitimi, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme becerilerinin öne çıkması gerektiğini söyledi. İkinci aşamada, desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerin erken fark edilmesinin önemine değinen Tarhan, davranış değişikliklerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı. Üçüncü aşamada ise yüksek risk durumlarında kriz müdahalesi yapılması gerektiğini belirten Tarhan, aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının birlikte hareket etmesinin şart olduğunu ifade etti. Psikolojik sağlamlık ve dijital dünya vurgusu Psikolojik sağlamlık çalışmalarının okul yaşamının bir parçası olması gerektiğini söyleyen Tarhan, empati, minnettarlık, amaç duygusu ve dürtü kontrolü gibi alanların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları içeriklerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tarhan, yoğun ekran maruziyetinin sosyal izolasyonu artırabildiğini, bazı şiddet içerikli rol modellerin ise şiddeti estetikleştirebildiğini söyledi. Tarhan, önleme çalışmalarının yalnızca okul içinde değil, dijital yaşamı da kapsaması gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor! Haber

Beyin sisi ve dijital bağımlılık artıyor!

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medya ve kısa videoların özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığı ile 'beyin sisi'ne yol açabildiğini belirtti. Dijital bağımlılığa karşı kaliteli zaman ve alternatif etkinlikler öneren Tarhan, beyin sağlığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sosyal medya ve kısa video akışlarının özellikle çocuklar ve gençlerde dikkat dağınıklığına ve “beyin sisi”ne yol açabildiğini söyledi. Tarhan, akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın günlük yaşamın ayrılmaz parçaları haline geldiğini, ancak bu yoğun dijital maruziyetin zihinsel performansı olumsuz etkileyebildiğini belirtti. “SÜREKLİ YENİ UYARANLAR BEYNİ YORUYOR” Tarhan, dijital ortamda uzun süre sosyal medya akışında gezinmenin ya da kısa videolar izlemenin beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu durumun zamanla dikkat dağınıklığına, odaklanma güçlüğüne ve zihinsel bulanıklığa neden olabildiğini söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tablonun daha sık görüldüğünü belirten Tarhan, bazı ülkelerin sosyal medya kullanımına yaş sınırlaması getirerek dijital maruziyeti azaltmaya çalıştığını hatırlattı. DİJİTAL BAĞIMLILIĞIN NEDENİ ÖDÜL SİSTEMİ Dijital bağımlılığın güçlü olmasının nedenlerinden birinin beynin ödül sistemi olduğunu vurgulayan Tarhan, oyunlar ve sosyal medyanın kısa aralıklarla ödül hissi oluşturduğunu, bunun da kişiyi ekrana bağladığını kaydetti. Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, çocuklara spor, sanat, oyun ve sosyal etkinlikler gibi alternatif alanlar sunulması gerektiğini ifade etti. ÇOCUKLARI KORUMANIN YOLU: KALİTELİ ZAMAN Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun onlarla birlikte kaliteli zaman geçirmek olduğunu belirterek, birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, yemek sırasında telefon kullanılmaması gibi basit kuralların da iletişimi artırdığını söyledi. Özellikle 6 yaş altı çocukların ekranla ebeveyn eşliğinde tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Toplumda sıkça dile getirilen “insan beyninin sadece yüzde 10’unu kullanıyor” görüşünün bilimsel olmadığını belirten Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının basit görevlerde bile birçok bölgenin aynı anda çalıştığını gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, beynin canlı tutulması için farklı deneyimlere açık olmanın, yeni hobiler edinmenin, farklı yollar kullanmanın ve merak duygusunu korumanın önemli olduğunu ifade etti. Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın aksine, duyguların merkezinin beyin olduğunu aktaran Tarhan, dış dünyadan gelen bilgilerin önce beyinde değerlendirildiğini, ardından duygusal deneyime dönüştüğünü anlattı. Mutluluk, haz, güven ve odaklanma gibi hislerin beynin ürettiği kimyasallarla ilişkili olduğunu söyleyen Tarhan, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu ifade etti. YAPAY ZEKÂ YARDIMCI OLMALI, KARAR VERİCİ DEĞİL Yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insanın yerini alamayacağını vurgulayan Tarhan, teknolojinin bilgiye hızlı erişim sağlasa da uzun vadede düşünme ve problem çözme becerilerini tembelleştirebileceğini dile getirdi. İnsan beyninin empati, sosyal ilişki ve bilinç gibi özelliklerle yapay zekâdan ayrıldığını belirten Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilimde fayda sağlayacağını ancak etik kurallar olmazsa yanlış yönlendirme ve manipülasyon riskleri doğurabileceğini söyledi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyin sağlığının çocukluktan itibaren korunması gerektiğini, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Omega-3 bakımından zengin balık ve ceviz gibi besinlerin beyin sağlığını desteklediğini belirten Tarhan, anlamlı sosyal ilişkilerin hem ruh sağlığını hem de bilişsel işlevleri koruduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.