Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nem Oranı

bursaarena.com.tr - Nem Oranı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nem Oranı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sonbaharda Göz Sağlığına Dikkat: Mevsim Değişikliği Gözleri Nasıl Etkiliyor? Haber

Sonbaharda Göz Sağlığına Dikkat: Mevsim Değişikliği Gözleri Nasıl Etkiliyor?

Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, mevsim geçişlerinde göz sağlığının korunması konusunda uyarıyor. Rüzgâr, değişen nem oranı, alerjenler ve uzun süreli ekran kullanımı göz kuruluğu ve alerjik göz hastalıkları şikâyetlerini artırabiliyor. Mevsim geçişleri, vücudun yanı sıra göz sağlığını da etkileyebiliyor. Sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, rüzgâr, değişen nem oranı ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması; gözlerde kuruluk, yanma, batma, kızarıklık ve sulanma gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Göz Vakfı hekimlerinden Op. Dr. Nihat Tamer, sonbahar döneminde göz sağlığının korunması için çevresel faktörlere dikkat edilmesi ve devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Göz kuruluğu sonbaharda daha sık hissedilebiliyor Göz yüzeyinin sağlıklı kalmasında gözyaşı tabakasının önemli bir rol oynadığını belirten Op. Dr. Nihat Tamer, rüzgâr, kuru hava ve uzun süre dijital ekranlara bakmanın göz kuruluğu şikâyetlerini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bilgisayar, tablet ve telefon kullanımı sırasında göz kırpma sıklığının azalması, gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Bu durum gözlerde yanma, batma, yabancı cisim hissi ve zaman zaman bulanık görme şeklinde kendini gösterebiliyor. Göz konforunu korumak için ekran karşısında düzenli aralar verilmesi, bilinçli göz kırpmaya dikkat edilmesi ve kapalı ortamların nem dengesinin korunması önem taşıyor. Şikâyetlerin uzun sürmesi veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. Alerjik göz şikâyetleri ihmal edilmemeli Sonbaharda havadaki polenler, küf sporları ve ev içi toz gibi alerjenler, özellikle alerjiye yatkın kişilerde göz şikâyetlerini tetikleyebiliyor. Gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve göz kapaklarında şişlik, alerjik konjonktivitin belirtileri arasında yer alıyor. Op. Dr. Nihat Tamer, bu tür şikâyetlerde gözleri ovuşturmaktan kaçınılmasının ve alerjenlerle temasın mümkün olduğunca azaltılmasının önemine dikkat çekiyor. Bununla birlikte, gözlerdeki kızarıklık ve kaşıntının her zaman alerjiden kaynaklanmayabileceğini hatırlatarak doğru tanı ve tedavi için uzman değerlendirmesinin önemini vurguluyor. Uzun süre ekran kullanımı göz yorgunluğunu artırabiliyor Sonbaharda günlerin kısalmasıyla kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, dijital ekran kullanımını da etkileyebiliyor. Uzun süre yakına odaklanmak ve ekran karşısında daha az göz kırpmak, göz yorgunluğu ve kuruluk şikâyetlerini beraberinde getirebiliyor. Göz sağlığını desteklemek için 20-20-20 kuralının uygulanması öneriliyor. Bu kurala göre her 20 dakikada bir, yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya 20 saniye boyunca bakmak gözlerin dinlenmesine yardımcı olabiliyor. Ayrıca ekranın uygun mesafede konumlandırılması ve ortam aydınlatmasının doğru ayarlanması da göz konforu açısından önem taşıyor. Ani görme değişikliklerinde vakit kaybedilmemeli Göz sağlığının korunmasında belirtilerin erken fark edilmesi ve düzenli göz muayeneleri büyük önem taşıyor. Geçmeyen kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi şikâyetlerde uzman değerlendirmesi alınması gerekiyor. Ani görme kaybı veya aniden başlayan belirgin görme değişikliklerinde ise acil tıbbi yardım alınması önem taşıyor. Op. Dr. Nihat Tamer, sonbahar aylarında göz sağlığına yönelik basit önlemlerin günlük yaşam konforunu destekleyebileceğini, ancak devam eden şikâyetlerin yalnızca mevsim değişikliğine bağlanmaması gerektiğini hatırlatıyor. Göz sağlığının korunması için kişiye özel değerlendirme ve düzenli kontroller önemini koruyor.

Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat! Haber

Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyardı. Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceği belirtildi. İSTANBUL (İGFA) - Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve çevresel faktörler astımlı çocukların solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, ailelerin bu dönemde astımı tetikleyebilecek etkenlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi. Astımın kontrol altında tutulabilmesi için düzenli doktor takibinin ve tedaviye devam edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bari, doktor önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Astımlı çocukların yaz aylarında da rahatlatıcı ilaçlarını ve inhalerlerini yanlarında bulundurmaları gerektiğini ifade etti. POLENLER ASTIMI TETİKLEYEBİLİYOR Yaz aylarında en önemli tetikleyicilerden birinin polenler olduğunu belirten Dr. Bari, özellikle alerjik astımı bulunan çocuklarda polenlerin solunum yollarında daralmaya, mukus artışına ve astım belirtilerine yol açabileceğini söyledi. Polen yoğunluğunun fazla olduğu sabah erken saatlerde pencerelerin kapalı tutulması, dışarı çıkılması gerekiyorsa maske kullanılması ve araçlarda polen filtresi tercih edilmesi önerildi. Yaz sonunda çim biçme gibi faaliyetlerden de kaçınılması gerektiği belirtildi. YANLIŞ KLİMA KULLANIMI RİSKE YOL AÇABİLİR Klima kullanımının sıcak havalarda konfor sağladığını ancak yanlış kullanımın astımı tetikleyebileceğini ifade eden Dr. Bari, düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz ve küflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyledi. Klimanın ortamı aşırı soğutmaması gerektiğini belirten Bari, ideal sıcaklığın yaklaşık 22-24 derece arasında tutulmasını ve filtrelerin düzenli temizlenmesini önerdi. MANGAL DUMANI, KÜF VE NEMDEN UZAK DURUN Yaz aylarında tercih edilen piknik alanlarında bulunan mangal dumanı, egzoz gazları, nemli bölgelerdeki küf ve mantarların da astımı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı. Uzmanlar, astımlı çocukların sigara, mangal ve egzoz dumanından uzak tutulmasını, rutubetli ve güneş almayan alanlar yerine kuru ve hava akımı olan bölgelerin tercih edilmesini önerdi. Sporun astımlı çocuklar için faydalı olduğunu ancak aşırı yoğun aktivitelerin risk oluşturabileceğini belirten Dr. İmran Bari, yoğun egzersiz sırasında ağızdan solunum yapılmasının bronşlarda kuruluk ve daralmaya neden olabileceğini ifade etti. Sporun sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz öncesinde ısınmaya zaman ayrılması ve gerekli ilaçların ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi. VİRÜS VE BAKTERİLERE KARŞI HİJYEN ÖNEMLİ Yaz aylarında seyahatler ve kalabalık ortamların enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Bari, virüs ve bakterilerin astımlı çocuklarda hava yolu hassasiyetini artırarak nefes darlığına yol açabileceğini söyledi. Ailelere el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişilerle yakın teması azaltmaları, gerekli durumlarda maske kullanmaları ve çocukların aşılarını düzenli yaptırmaları önerildi. NEM ORANI VE KAPALI HAVUZLARA DİKKAT Yüksek nem oranının astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, evlerde ideal nem oranının yüzde 40-50 arasında tutulmasını önerdi. Kapalı havuzlarda kullanılan klorun bazı çocuklarda astım atağını tetikleyebileceği belirtilirken, yoğun klor kokusu bulunan, yeterince havalandırılmayan ve kalabalık havuzlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi. Dr. İmran Bari, çevresel faktörlere karşı önlem alındığında ve tedavi düzenli sürdürüldüğünde astımlı çocukların da sağlıklı ve keyifli bir yaz mevsimi geçirebileceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.