Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

bursaarena.com.tr - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı Haber

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı

Sivas Katliamı’nın 33. yılında yüzlerce yurttaş Madımak Oteli'ne yürüdü. Utanç müzesi afişlerinin otele asıldığı anmada Özgür Özel, katliamın insanlık suçu sayılması ve otelin utanç müzesi olması gerektiğini vurguladı. Madımak Oteli'nde 33 aydının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında Sivas'ta anma programı düzenlendi. Anma etkinlikleri kapsamında binlerce yurttaş, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde bir araya gelerek Madımak Oteli'ne yürüdü. Yürüyüşe mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel de katıldı. Yürüyüş sırasında açıklamalarda bulunan Özel, "33'üncü yas yılındayız. Sivas'ta yanan ateş sönmedi, adalet sağlanmadı. İnsanlığa karşı işlenen bu büyük suç maalesef zamanaşımına uğratıldı. Firardakiler yakalanmadı, cezaevindekiler affa uğradı. O günkü ateş hala Sivas'ta yanıyor" dedi. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sivas, CHP'nin Genel Başkanı'nın burada olmasını çok önemsiyor. Yıllardır milletvekili olarak geldiğim süreçte söz vermiştik, o sözü ilk yıldan beri tutuyoruz ve tutmaya devam edeceğiz. Madımak'ın mutlaka utanç müzesi olması gerekiyor. İnsanlığa karşı suçların zamanaşımına uğramaması gerekiyor ve Sivas Katliamı'nın da bir insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi, her türlü zamanaşımından muaf olması gerekiyor. Zaten imzaladığımız uluslararası anlaşmalar da bunu gerektiriyor. Hükümet bunun gereğini yapmıyor şu anda." Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, 33 yıldır adalet arayışının sürdüğünü belirterek, "33 yıldır burada bir kor ateş yanıyor. Bu ateşin sönümlenmesi, adalete kavuşulmasıyla mümkün. Ancak 33 yıldır ailelerin adalet arayışı devam ediyor" ifadelerini kullandı. Özel, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok farklı farklı adaletsizlikler var. Hala firarda olanlar var. Yakalanmış Almanya’da ama halen Türkiye’ye iade edilmemiş, altı yıl daha iade edilmezlerse zaman aşımından yararlanacaklar var. Ağırlaştırılmış müebbet hapis aldıkları halde Anayasa Mahkemesi’nin geçmişteki haksız ve yersiz bir yorumlamasıyla serbest kalmış olanlar var. Terör suçları koşullu salıverme şartlarından yararlanmazken, Madımak katillerinin yararlandırıldığı ve Madımak’ın bir terör olayı sayılmadığı bir süreçle karşı karşıyayız." Özel, katliamın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Diğer bir taraftan insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ancak ve ancak Madımak’ın insanlığa karşı bir suç olarak işlendiğini kabul etmeyenler ve bunu zaman aşımına tabi tutan bir takım yaklaşımlar var. Bu yüzden bu çoklu adaletsizlik ortamında hep birlikte ailelerin yanındayız, kurumların yanındayız, ilk günden beri adalet arayan hukukçuların ve avukatların yanındayız. Bütün canların yanındayız." "2 TEMMUZ UTANÇ GÜNÜ OLARAK ANILACAK" Madımak Oteli'ne "Madımak Utanç Müzesi" yazılı tabela asıldığını hatırlatan Özel, mücadelenin süreceğini belirtti. "Bugün 'Madımak Utanç Müzesi' diye bir tabelayı oraya yapıştırdılar" diyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bunun, devlet tarafından resmen buranın bir utanç müzesi olarak kabul edildiği ve 2 Temmuz’un bir utanç günü olarak kanunlaştığı güne kadar mücadelemizi bu konuda sürdüreceğiz. Daha önce bu konuda Meclis’te çeşitli çalışmalarımız, girişimlerimiz, kanun tekliflerimiz oldu. Ümit ediyoruz ki bu Madımak’ta yaşananları bir insanlık suçu olarak görmeyen, zaman aşımından yararlandıran, firarileri bulmayan, yıllarca kırmızı bültenle arananların evinde vefat ettikten sonra buralarda olduğunun farkına varan ve davanın düştüğü söylendiğinde, tahliyeler söylendiğinde bunu olumlu bir gelişme olarak ifade edip, ‘Vatana ve millete hayırlısı olsun’ diyenlerin iktidarı son bulduğunda, halkın iktidarı kurulduğunda buraya bu tabela ve altında devletin resmi mührünün de bulunduğu şekilde kalıcı olarak asılacak. 2 Temmuz da bir utanç günü olarak alınacak. Ben bir kez daha acıyı paylaşıyorum ve Sayın Genel Başkanların şahsında tüm canları saygıyla selamlıyorum." (Video: Pir Haber Ajansı) HORASAN ERENLERİ DERNEKLER FEDERASYONU SİVAS'TA 2 Temmuz için Sivas'ta bulunan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, anı köşesine karanfiller bırakıp, basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı; "Bugün burada yalnızca bir anma yapmak için toplanmadık. Bugün burada acımızı paylaşmak, birlik ve kardeşliğimizi haykırmak için toplandık. Bundan tam otuz üç yıl önce Madımak'ta 33 aydınımızı katlettiler. Aradan geçen bunca yıla rağmen içimizdeki ateş sönmedi. Çünkü Madımak yalnızca bir bina değildi. Madımak, bu milletin vicdanına vurulmuş ağır bir darbeydi. Biz biliyoruz ki 2 Temmuz Madımak katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar katliamı aynı karanlık planın parçalarıdır. Madımak'ta canlarımızı yakarak bizi birbirimize düşürmek istediler. Başbağlar'da köylülerimizi kurşuna dizerek aynı oyunu sürdürmek istediler. Ama başaramadılar. Bu milleti bölemediler. Alevi ile Sünniyi düşman edemediler. Çünkü biz bin yıllık kardeşliğin evlatlarıyız. Biz inanıyoruz ki Madımak katliamının gerçek failleri ortaya çıkarılmadan bu acı dinmeyecektir. Biz bu karanlık planların arkasında ABD ve NATO'nun Gladyo örgütünün bulunduğunu biliyoruz. Bu milleti birbirine kırdıran bütün karanlık ilişkiler açığa çıkarılmalıdır. Birkaç gün sonra Ankara'da NATO toplantısı yapılacak. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Anadolu, emperyalist hesapların oyun sahası olmayacaktır. Bu millet artık kardeş kanı üzerinden kurulan senaryolara teslim olmayacaktır. Biz Horasan'dan çıktık. Ehlibeyt sevgisiyle yoğrulduk. Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu'ya geldik. Pirlerle, dedelerle, erenlerle bu topraklarda bir olduk, diri olduk, kardeş olduk. Yüzyıllardır üzerimize Hızır Paşalar gönderdiler. Her defasında Pir Sultan olduk. Her defasında zalimin karşısında dimdik durduk. Her defasında "Gelin canlar bir olalım" dedik. Çünkü bizim yolumuz sevginin yoludur. Biz can veririz. Can almayız. Çünkü biz canız. Biz ulu bir yolun talipleriyiz. Bugün buradan bütün Türkiye'ye sesleniyoruz. Madımak'ın acısı hepimizin acısıdır. Başbağlar'ın acısı hepimizin acısıdır. Bu ülkenin neresinde bir can yanmışsa o acı hepimizin acısıdır. Sivas artık acının şehri olarak anılmamalıdır. Sivas kardeşliğin, sevginin ve birliğin şehri olmalıdır. Erenlerimiz, pirlerimiz ve dedelerimiz bize bunu öğütlemiştir. Bugün Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızın huzurunda söz veriyoruz. Sizi unutmayacağız. Sizin adınızı yaşatacağız. Bu milleti birbirine düşürmek isteyen odaklarla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Çünkü bu vatan hepimizindir. Bu bayrak hepimizindir. Bu devlet hepimizindir. Kazanan kardeşlik olacaktır. Kazanan Türk Milleti olacaktır. Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızı saygı ve özlemle anıyor ve onlara söz veriyorum. Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak anınızı yaşatacak ve bu katliamın asıl faillerinin ortaya çıkarılması için kararlılıkla çalışacağız." KİM NE DEDİ Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli'nin yakılması sonucu 33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel çalışanının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında siyasetçiler ve kurumlar anma mesajları yayımladı. Bakın hangi siyasetçi ne dedi... Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: "2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta yaşanan katliamda hayatını kaybeden bütün canları rahmetle anıyorum. Bu ülkenin yaşadığı derin acılar bize bir yol gösteriyor; asla ve asla kör karanlık akılların ürettiği nefretin ülkemizi sarmasına izin vermeyeceğiz. Birliğimizden, beraberliğimizden vazgeçmeyeceğiz" Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: "2 Temmuz 1993… Tarihimize kara bir leke, ortak vicdanımıza hiç dinmeyecek bir acı olarak kazınan Madımak Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyorum." Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan: "Eşit yurttaşlığın teminatı olacak bir Ayrımcılıkla Mücadele Yasası gecikmeden TBMM gündemine alınmalıdır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Müslüman’ın, Gayrimüslim’in; bu ülkenin her yurttaşının hukuk önünde eşitliğini güvence altına alan böyle bir düzenleme, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Barışı, milli birlik ve bütünlüğü, ülkede güvenin yeniden tesis edilmesini konuştuğumuz bugünlerde, böylesi bir adım en güçlü samimiyet göstergesi olacaktır. Barış, ancak hukuki güvenceyle ve ortak toplumsal hafızayla inşa edilir. Acıları tanıdığımızda, eşit yurttaşlığı güvence altına aldığımızda ve vicdanı kamusal hayatın temeline yerleştirdiğimizde kalıcılaşır." DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: "2 Temmuz 1993’te Madımak’ta katledilen 35 canımızı saygı ve rahmetle anıyorum. Hiçbir vatandaşımızın düşüncesi, kimliği ya da inancı nedeniyle hedef alınmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz" Odatv

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz' Haber

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz'

Trump, Türkiye'nin F-35 savaş uçakları tedariki ve kendi milli muharip uçak projesi için kritik öneme sahip jet motorlarına olan ilgisi konusunda, Ankara'yı memnun edecek bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Trump, Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. Bu olası karar, Ankara'nın milli uçak geliştirme hedefleri açısından kritik önem taşıyan F-35 savaş uçaklarını tedarik etme talebini kapsıyor. Muhabirlerden biri, "Türkiye F-35 savaş uçaklarını istiyor. Türkiye'ye elinizde büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?" diye sordu. Trump soruya şu yanıtı verdi: Evet, öyle düşünüyorum. Türkiye bir NATO üyesi. Muhtemelen Türkiye'yi çok mutlu edecek bir şey yapacağım." "Eğer (NATO Zirvesi) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenleniyor olmasaydı, gideceğimi pek sanmıyordum," diye ekledi. Bu hamle, iki ülke arasındaki ikili askeri ve savunma iş birliklerine yönelik değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin askeri atılımlarına yönelik ilgiyi artırırken, iki ülke arasındaki savunma anlaşmalarını çevreleyen jeopolitik nüfuzu ve stratejik dinamikleri de gözler önüne seriyor. KAAN uçaklarının motorlarına da onay çıkabilir Reuters haber ajansı, aynı gün yayınladığı bir haberde ABD hükümetinin KAAN uçakları için Türkiye'ye motor satışına izin vereceğini bildirdi. İzin kararının NATO zirvesi öncesi alınacağını bildiren Reuters'a göre, Kongre bu izne karşı çıkıyor. Türk savunma sanayinin tasarladığı KAAN'ın prototipi ve test uçuşlarında Amerikan yapımı F110 motoru kullanılmıştı ve seri üretime de bu motorlarla başlanması planlanıyordu. Bu motorların satışına ABD'den onay çıkmamıştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçtiğimiz eylül ayı sonunda yaptığı bir açıklamada motorların alınması için ABD'den onay beklediklerini açıklamasının ardından, KAAN uçakları ülke gündeminin en üst sıralarına yerleşmişti. New York'taki Türkevi'nde yerel saatle 27 Eylül akşamı basına konuşan Fidan, "KAAN'ın motorları ABD Kongresi'nde bekliyor, onların lisansı durmuş durumda" diyerek ve bunun "müttefiklik ruhuna, stratejik ortaklık ruhuna yakışmadığını" söylemişti. ABD'den Türkiye'ye F-35 satışı ABD Dışişleri Bakanlığı, aralık ayında Türkiye'ye olası F-35 ve F-16 savaş uçağı satışına ilişkin Kongre üyelerinin itiraz ve endişelerinin yer aldığı mektuba yanıt olarak, Ankara Rus S-400 hava savunma sistemine sahip olduğu sürece tutumunun değişmediğini belirtti. ABD savaş uçaklarının herhangi bir satışının yasalara ve özellikle de "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"na (CAATSA) tam olarak uyması gerektiğine dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde, Türkiye’nin Rusya’dan bir hava savunma sistemi satın almasının ardından, NATO müttefiki Türkiye ABD’nin amiral gemisi F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı. ABD’li yetkililer, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini kullanmasının F-35’in kabiliyetleri hakkında veri toplanmasına yol açabileceğinden ve bu bilgilerin Rusya’nın eline geçebileceğinden endişe ediyordu. Trump-Erdoğan görüşmesi ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 25 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen görüşmede, F-35 satış yasağının çözülebileceğine dair umutlar artmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35’lere uygulanan kısıtlamanın kaldırılmasını görmek istediğini net bir şekilde dile getirerek, Trump’a konuyu “ayrıntılı bir şekilde görüşmeye hazır” olarak geldiğini belirtmişti. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da iki liderin Rusya ve F-35 programı da dâhil olmak üzere ABD-Türkiye ilişkilerindeki tüm önemli konuları “çözüm yollarıyla” ele aldığını belirtti. Ancak Tom Barrack, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına geri dönebilmesi için Rus S-400 hava savunma sistemini kullanmaması ve sahip olmaması gerektiğini dile getirmişti. Türkiye'den son olarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili yeni bir gelişme bulunmadığı, F-35 tedarikine ilişkin ise "ABD'li muhataplarımızla yürütülen diplomatik temas ve görüşmeler sürmekte, F-35 tedariki konusundaki yaptırım ve engellerin kaldırılması ve ülkemizin programa yeniden dâhil edilmesi için istişareler devam etmektedir," denildi. Eurunews

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı Haber

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladıTürkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatı olan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri Projesi'nde, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa edilen ikinci gemi N.R.P. D. DINIS'in sac kesim töreni İstanbul'da yapıldı. STM'den yapılan açıklamaya göre, şirket, askeri denizcilik alanındaki stratejik ihracat projelerinde yeni bir aşamaya ulaştı. Portekiz Deniz Kuvvetlerinin lojistik destek gemisi ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakan şirketin, 17 Aralık 2024'te başkent Lizbon'da sözleşmesini imzaladığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi kapsamında üretim faaliyetleri devam ediyor. Tasarım faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından projede ilk geminin inşa süreci Kasım 2025'te yapılan sac kesim töreniyle başlamış, gemi Ocak 2026'da İstanbul'da kızağa konulmuştu. İlk gemideki inşa faaliyetleri sürerken, projenin ikinci gemisi olan N.R.P. D. DINIS (A5212) için sac kesim töreni İstanbul'da gerçekleştirildi. Portekiz Deniz Kuvvetleri temsilcileri, STM ve ADA Tersanesi yöneticileri ile proje ekiplerinin katılımıyla düzenlenen törenle, Portekiz için inşa edilecek ikinci lojistik destek gemisinin üretim süreci resmen başlamış oldu. Proje kapsamında inşa edilen gemilere Portekiz'in tarihi ve kültürel mirasını yansıtan isimler veriliyor. İlk gemi Portekiz'in milli şairi Luís de Camões'in adını taşırken, ikinci gemiye Portekiz'in denizcileşmesinde önemli rol oynayan Kral Dom Dinis'in ismi verildi. "Gemileri 2028 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, şirketin askeri denizcilik alanında dost ve müttefik ülkelerin güvenilir çözüm ortağı olduğunu vurguladı. Soydal, 11 farklı tersanede yürüttükleri 44 denizcilik projesinden edindikleri NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübesini Portekiz'e aktarmaktan gurur duyduklarını belirterek, "İlk gemimizde inşa faaliyetleri devam ederken donatım çalışmalarına da başladık. Bugün ise ikinci gemimizin sac kesimiyle birlikte inşa sürecini resmen başlatıyoruz. Her iki geminin 2027 yılında denize indirilmesini, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesini hedefliyoruz. Böylece yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede iki gemiyi teslim etmiş olacağız." ifadelerini kullandı. Çok yönlü görev kapasitesi İstanbul'daki ADA Tersanesi'nde inşa edilen ve Türkiye'nin askeri deniz sistemleri mühendisliğindeki yetkinliğini yansıtan gemiler, modüler bir tasarımla hayata geçiriliyor. Lojistik destek sağlama, denizde akaryakıt ve kargo transferi yapma özelliklerinin yanı sıra gemiler, zırhlı araç taşıma kapasitesi ile müşterek güç aktarımı ve amfibi harekat maksatlı da görev alabilecek. 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek kapasitedeki platformlar, kriz zamanlarında insani yardım, arama kurtarma ve tıbbi destek görevlerini icra edebilecek. Entegre muhabere sistemiyle donatılan gemiler, komuta ve kontrol kabiliyetleriyle de dikkati çekecek. Gelişmiş sensörler ve hava savunma donanımı Platformlar, 137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana ve 18 knot üzeri azami sürate sahip olacak ve 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilecek. Toplam 100 görev personeline ilave olarak 100 harici personel barındırma kapasitesindeki gemiler, ağırlıklı olarak hava savunma harbine yönelik sensör ve silah sistemlerini bünyesinde taşıyacak. Gemiler, yakın hava savunma, 12,7 milimetre uzaktan komutalı silah ve dekoy sistemleriyle donatılacak. Ayrıca platformlarda helikopter ve insansız hava araçları (İHA) için uçuş güvertesi ile hangar yer alacak. TRT, AA

Polonya Cumhurbaşkanı Türkiye'de... İki ülke hedefi 15 milyar dolarlık ticaret Haber

Polonya Cumhurbaşkanı Türkiye'de... İki ülke hedefi 15 milyar dolarlık ticaret

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle ağırladı. İki lider, görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ticaret, savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliği mesajı verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilerin 6 asrı aşan ortak tarihten güç aldığını belirtti. İki ülkenin müttefik ve stratejik ortak olarak her alanda iş birliğini geliştirme iradesini teyit ettiğini ifade eden Erdoğan, görüşmelerde ticaretten yatırımlara, savunma sanayiinden enerjiye ve beşeri ilişkilere kadar birçok başlığın ele alındığını söyledi. “10 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞTIK, YENİ HEDEFİMİZ 15 MİLYAR DOLAR” Türkiye ile Polonya arasındaki ekonomik ilişkilere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminde yeni hedefin 15 milyar dolar olduğunu açıkladı. 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine erişmeleri sonrasında 15 milyar dolarlık yeni hedef belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. Türk müteahhitlik firmalarının Polonya’da yaklaşık 9 milyar dolar değerinde projeye imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki iş birliklerinin daha da artırılmasını temenni ettiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Polonya'yla 6 asrı aşan köklü tarihimizden aldığımız güçle iki müttefik ve stratejik ortak olarak her alanda iş birliğini geliştiriyoruz. Bugünkü… pic.twitter.com/3uqGsG55vT — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 23, 2026 SAVUNMA SANAYİİ VE NATO VURGUSU Savunma sanayiinin görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye ve Polonya’nın NATO müttefiki olarak Avrupa’nın güvenlik ve savunma mimarisinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Geçmiş dönemde insansız hava araçları başta olmak üzere çeşitli savunma projelerinde önemli ortaklıklara imza atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin bu alandaki iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğini ifade etti. Ulaştırma alanında da önemli potansiyel bulunduğunu kaydeden Erdoğan, Polonya’nın desteğiyle stratejik ortak olunan Üç Deniz Girişiminin bu alanda önemli bir platform sunduğunu belirtti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik ve savunma alanlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, eğitim, kültür, bilim ve turizm alanlarındaki bağların güçlendirilmesinin iki ülke dostluğunun geleceğine yönelik önemli bir yatırım olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Görüşmelerimizde Türkiye - Avrupa Birliği ilişkileriyle güncel bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldık. Her vesileyle vurguladığımız üzere Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme… pic.twitter.com/cJ8pxc3OSb — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 23, 2026 Türkiye - Avrupa Birliği ilişkileriyle güncel bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her vesileyle vurguladığımız üzere Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme iradesine sahibiz. Bu vesileyle Polonya'nın Avrupa Birliği üyelik sürecimize verdiği destek için teşekkür ediyor, bu desteğin artarak sürmesini diliyorum. NATO bağlamındaki gelişmeleri de Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte değerlendirdik. 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenleyeceğimiz NATO Zirvesi kapsamında ittifakın Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve caydırıcılığının tahkim edilmesi ortak önceliğimizi oluşturuyor. Bu noktada Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi transatlantik bağın pekiştirilmesini önemli görüyoruz" diye konuştu. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın farklı alanlarda daha da geliştirilmesi yönündeki kararlılık vurgulandı.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'ne bizzat katılacak" Haber

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'ne bizzat katılacak"

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi'ne "bizzat katılacağını" belirtti ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde soruları cevapladı. NATO Zirvesi ile ilgili Temsilciler Meclisi üyelerine bilgi veren Rubio, "Başkan, bir sonraki NATO Devlet Başkanları Toplantısı'na bizzat katılacak" dedi. "NATO tarihinin en önemli toplantısı olacağını düşünüyorum" Rubio, Ankara'da düzenlenecek zirve için "NATO'nun temmuz ayında Türkiye'de gerçekleştireceği bir sonraki toplantının, muhtemelen NATO tarihinin en önemli toplantısı olacağını düşünüyorum" ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı, Ankara'daki zirvede "açıklığa kavuşturulması ve düzeltilmesi gereken bazı şeyler olduğunu" söyledi. Ülkesinin hala İttifakın bir üyesi olduğunu hatırlatan Rubio, NATO'nun "önemli değişikliklere" ihtiyacı olduğunu ve bu değişikliklerin 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin başkentinde yapılacak zirvede konuşulacağını belirtti. Güvenlik önlemleri üst düzeyde olacak Uluslararası diplomasi trafiğinin en yoğun yaşanacağı toplantılardan olan NATO Zirvesi' 7-8 Temmuz'da Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenecek. Toplantının olduğu günlerde, güvenlik gerekçesiyle belirlenen yollar trafiğe kapatılacak. Zirvenin yapılacağı tarihte; toplumsal etkinlik, eylem, protesto, gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Güvenlik önlemleri kapsamında zirveye katılacak liderlerin kullanacağı güzergâhlar, kalacakları otellerin bulunduğu bölgelerdeki işyerleri, dernekler, yurtlar, konaklama yerleri mercek altında olacak. MEB'in bazı sınavları NATO Zirvesi nedeniyle ertelendi: Yeni tarih ALES ile aynı güne denk geldi! NATO Zirvesi'nin adresi Türkiye: Hangi hazırlıklar yapıldı, alınan güvenlik önlemleri neler? AA

Rusya, Ukrayna’ya 600 İHA ve 90 füze ile saldırdı Haber

Rusya, Ukrayna’ya 600 İHA ve 90 füze ile saldırdı

Kiev’e düzenlenen saldırılarda dört kişi hayatını kaybetti. Ukraynalı yerel yetkililer, gece saatlerinde gerçekleşen Rus saldırısı sonucu başkent Kiev ve çevresinde 4 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın Kiev yakınlarındaki Bila Tserkva kentini Oreshnik tipi orta menzilli balistik füze ile vurduğunu söyledi. Söz konusu saldırının gece boyunca süren operasyonların bir parçası olduğu ifade edildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın saldırıda 600 insansız hava aracı (İHA) ve 90 füze kullandığını belirtti. Açıklamada, bunlardan birinin türü belirtilmeyen orta menzilli balistik füze olduğu kaydedildi. Rusya Savunma Bakanlığı ise daha sonra yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya yönelik gece saldırılarında nükleer kapasiteli Oreshnik orta menzilli füzelerinin kullanıldığını doğruladı ve saldırının yalnızca askeri hedefleri vurduğunu ileri sürdü. Bakanlık ayrıca, Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki sivil altyapılara yönelik ‘terör saldırılarına’ karşılık verildiğini belirterek, Oreshnik balistik füzeleri, İskender balistik füzeleri, hipersonik Kinjal füzeleri, Zirkon seyir füzeleri ve İHA’ların kullanıldığı geniş çaplı bir saldırı düzenlendiğini açıkladı. Kiev’de Rus saldırısının hedef aldığı bölgedeki yangını söndürmek için çalışan itfaiyeciler (AFP) Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, gece boyunca düzenlenen füze ve İHA saldırılarında en az 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 13 kişinin ise yaralandığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre yaralılardan 7’si hastaneye kaldırıldı. AFP’nin Kiev’de bulunan muhabirleri, başkentte binaları sarsan bir dizi patlama sesi duyulduğunu aktardı. Gökyüzünde parlak izler bırakan mühimmatların görüldüğü belirtildi. Muhabirler ayrıca, yoğun hava savunma ateşi açıldığını ve bu ateşin, başkent merkezinde uçan bir İHA’yı düşürmeye yönelik bir girişim gibi göründüğünü ifade etti. Söz konusu İHA’nın vızıltısının şehir merkezinde net şekilde duyulduğu kaydedildi. Gece saatlerinde Kiev’e düzenlenen Rus füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı sırasında ateşe verilen bir binadan yükselen duman sütununun yakınındaki caddede yürüyen insanlar (Reuters) Saldırının gerçekleşmesinden birkaç saat önce Zelenskiy, Rusya’nın yakın zamanda Oreshnik tipi füzeyi de kullanabileceği büyük çaplı bir saldırı düzenleyebileceği uyarısında bulunmuştu. ABD Büyükelçiliği de 24 saat içinde bir saldırı riski bulunduğunu belirterek benzer bir uyarı yayımlamıştı. Patlamaların duyulduğu sırada Ukrayna ordusu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Başkent şu anda düşman tarafından büyük bir füze saldırısının hedefi. Sığınaklarda kalın!” ifadelerine yer verdi. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı kapsamında Kiev’de gece saatlerinde düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı sonucu alev alan binaya bakan bir adam (Reuters) Kliçko, Şevçenkivski bölgesinde bir okulun saldırıda isabet aldığını, başka bir okulun yakınında gerçekleşen bombardımanın ise sığınak girişini kapatarak içeride barınan sivillerin çıkışını zorlaştırdığını belirtti. Ukrayna genelinde hava saldırısı sirenlerinin devreye alındığı bildirildi. Ukrayna ordusu, başkente yönelik saldırının ‘farklı türlerde füzeler ve İHA’lar’ içerdiğini açıkladı. Saldırı hazırlıklarının işaretleri Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, Rusya’nın yakın zamanda Oreshnik tipi füze de dahil olmak üzere büyük çaplı bir saldırı düzenleyebileceği uyarısında bulundu. Zelenskiy, “Kiev de dahil olmak üzere Ukrayna topraklarına yönelik farklı silah türlerinin kullanıldığı karma bir saldırıya hazırlık işaretleri görüyoruz” ifadesini kullanarak, bunlar arasında orta menzilli Oreshnik füzesinin de bulunduğunu söyledi. Halkı sorumlu davranmaya ve hava saldırısı sirenleri çaldığında sığınaklara gitmeye çağırdı. ABD’nin Kiev Büyükelçiliği de internet sitesinde yayımladığı açıklamada, ‘önümüzdeki 24 saat içinde herhangi bir zamanda gerçekleşebilecek büyük bir hava saldırısına’ ilişkin bilgi aldıklarını duyurdu. Öte yandan Rusya’nın Oreshnik füzelerini geçen yıl Belarus’ta konuşlandırdığı hatırlatıldı. Hipersonik kapasiteye sahip ve nükleer başlık taşıyabilen bu füzenin, Rusya’nın müttefiki olan ve NATO ile Avrupa Birliği (AB) üyesi üç ülke (Polonya, Litvanya ve Letonya) ile Ukrayna’ya komşu Belarus’ta bulunduğu belirtildi. Moskova’nın bu füzeyi, Ukrayna’ya yönelik Şubat 2022’de başlayan işgalden bu yana iki kez kullandığı bildirildi. İlk kullanımın Kasım 2024’te bir askeri fabrikaya yönelik saldırıda, ikinci kullanımın ise Ocak 2026’da Ukrayna’nın batısında, NATO sınırına yakın bir askeri havacılık tesisine karşı gerçekleştirildiği ifade edildi. Her iki saldırıda da füzelerin nükleer başlık taşımadığı kaydedildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, perşembeyi cumaya bağlayan gece Ukrayna’ya ait İHA’ların, Rusya’nın işgali altında bulunan doğudaki Luhansk bölgesinde bir meslek okulunu hedef alarak en az 18 kişinin ölümüne ve 40’tan fazla kişinin yaralanmasına yol açmasına karşılık askeri yanıt tehdidinde bulunduğu aktarıldı. Kiev ise sivil hedefleri vurduğu iddialarını reddederek, bölgede Rusya’ya ait İHA birimini hedef aldığını açıkladı. Zelenskiy, uluslararası topluma Rusya’yı bu tür saldırılardan caydırmak için ‘baskı’ yapılması çağrısında bulunurken, Ukrayna’nın her Rus saldırısına ‘tam ve eşdeğer şekilde karşılık vereceğini’ söyledi. Kaynaklar: Şarku'l Avsat-Kiev, Reuters, AFP

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor Haber

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor

Avrupa'dan askerlerini çekeceğini söyleyen Trump şimdi sürpriz bir hamle ile Polonya'ya ek 5 bin asker göndereceğini duyurdu. Bu gelişme başkentlerde kafa karışıklığına yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Polonya'ya 5 bin ek asker gönderileceğini açıklaması, Avrupa'daki Amerikan askeri varlığına ilişkin haftalardır Washington'dan gelen çelişkili mesajları daha da karmaşık hâle getirdi. Karar, NATO müttefikleri arasında şaşkınlık yaratırken, Avrupa başkentlerinde "ABD'nin stratejisi ne?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kararın gerekçesini Polonya'nın yeni Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile olan "yakın ilişkisi" olarak gösterdi. "Nawrocki'nin başarılı seçimi ve kendisiyle olan ilişkimiz temelinde ABD'nin Polonya'ya 5 bin ek asker göndereceğini duyurmaktan memnunum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump yönetiminin son haftalarda Avrupa'daki asker sayısını 5 bin azaltacağını duyurmasının hemen ardından geldi. Pentagon, Almanya'ya yapılacak uzun menzilli füze personeli konuşlandırmasının durdurulduğunu ve Polonya'ya gitmesi planlanan yaklaşık 4 bin askerin sevkiyatının da ertelendiğini doğrulamıştı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, yeni açıklamanın ardından bunun "ne anlama geldiğini bilmediklerini" belirterek kafa karışıklığını açıkça dile getirdi. İsmi gizli kalmak şartıyla basına demeç veren ABD'li bir yetkili, "İki haftadır ilk karara göre plan yapıyorduk. Şimdi bunun ne anlama geldiğini biz de bilmiyoruz" dedi. Avrupa'daki asker sayısı azalacak mı? NATO'nun Avrupa'daki en üst düzey komutanı General Alexus Grynkewich, hafta başında "Avrupa'dan 5 bin asker çekileceğini" söylemişti. Yeni kararın bu planı değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz net değil. Pentagon, askerlerin hangi ülkeden çekileceği veya Polonya'ya gönderilecek ek birliklerin mevcut rotasyonlara ilave mi olacağı konusunda açıklama yapmadı. Beyaz Saray da sorulara yanıt vermedi. Trump daha önce Almanya'daki asker varlığını azaltacaklarını söylemişti. ABD Başkanı bu kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran savaşı konusunda kendisine yönelik eleştirileri üzerine almıştı. Rubio'dan AB'ye sitem, İspanya'ya eleştiri Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO Dışişleri Bakanları toplantısı için İsveç'e giderken yaptığı açıklamada, bazı müttefiklerin İran savaşında ABD'ye yeterince destek vermediğini savundu ve özellikle İspanya'yı hedef aldı. Rubio, "ABD'ye üslerini açmayan ülkeler NATO'da neden var? Bu çok haklı bir soru" dedi. NATO yetkilileri ise ABD'nin İran savaşına katılım talebinde bulunmadığını, ancak birçok üyenin hava sahası ve üs kullanımına izin verdiğini hatırlattı. Avrupa ülkeleri, Helsingborg'daki toplantıda ABD'yi yatıştırmak amacıyla, şartlar oluştuğunda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğine katkı vermeye hazır olduklarını vurguladı. Reuters / TY,MUK

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı Haber

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı

NATO'nun 7-8 Temmuz'daki Ankara zirvesi öncesinde İttifak ülkelerinin dışişleri bakanları İsveç'te bir araya gelecek. Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde İsveç'in Helsingborg şehrinde gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak. Toplantı Ankara Zirvesi öncesindeki son Dışişleri Bakanları Toplantısı olması nedeniyle önem taşıyor. Türkiye daha önce NATO'nun 2004 İstanbul zirvesine ev sahipliği yapmıştı. NATO bakanlarının gündeminde neler var? Toplantıda Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin hazırlıkları başta olmak üzere İttifak'ın birliği, transatlantik iş birliği, savunma sanayiinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya yardımların sürdürülmesi ve artan savunma harcamalarının yeteneklere dönüştürülmesi gibi konu başlıkları ele alınacak. Dışişleri bakanları ayrıca İran bağlamındaki gelişmeler ile Hürmüz Boğazı'ndaki durumun Avrupa-Atlantik güvenliğine yansımaları, İttifak'ın Güney'e yönelik politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere son dönemde Avrupa-Atlantik güvenliğinde yaşanan diğer gelişmeleri de tartışacak. Bu arada Almanya Türkiye'ye geçici olarak Patriot Hava Savunma Ünitesi ile 150 asker konuşlandıracağını açıkladı. Alman askerleri, NATO'nun güneydoğu kanadının korunmasına katkı sağlayacak. Haziran ayı sonundan itibaren Türkiye'de konuşlandırılacak Patriot bataryası ile Alman askerlerinin zirvenin güvenliğine de katkı sağlayacağı belirtiliyor. İttifak'a 360 derece güvenlik yaklaşımı Ankara'nın toplantıda gündeme getireceği bir konu ise NATO'ya her yönden gelen farklı tehditlere karşılık verilebilmesi için 360 derece güvenlik yaklaşımının önemi olacak. Dışişleri Bakanı Fidan'ın bu çerçevede İttifak'ın güney komşuluk bölgesiyle angajmanının geliştirilmesinin ve terörle mücadelenin ilerletilmesinin elzem olduğunu aktarması bekleniyor. Türkiye, İttifak'ın Ankara zirvesinde kuzeydeki Rusya tehdidinin yanı sıra güneyden, özellikle Ortadoğu'dan kaynaklanan tehditleri de aynı öncelikle ele almasını talep ediyor. DW Türkçe Türkiye NATO'nun güney kanadının daha güçlendirilmesi gerektiğini her fırsatta vurgularken, İttifak'ın Avrupa üyeleri daha Avrupa odaklı bir çizgi takip ediyor. Ankara, Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinden dışlanmasının NATO'nun geleceği için risk oluşturacağını da düşünüyor. Bu arada zirve sırasında Ankara'da NATO Savunma Sanayii Forumu düzenlenecek. Bu forum İttifak tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak. Bu forumda Türkiye için önemli bazı ikili savunma anlaşmalarına imza atılması bekleniyor. Ankara zirvesine Zelenkisy davet edilecek Dışişleri bakanları toplantısı, 21 Mayıs'ta NATO-Ukrayna Konseyi (NUK) formatındaki gayri resmi çalışma akşam yemeğiyle başlayacak. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas'ın da katılacağı yemekte, Bakan Fidan'ın Türkiye'nin Ukrayna'nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yinelemesi ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi için Ankara'nın sürdürdüğü diplomatik çabalara değinmesi öngörülüyor. Bu arada edinilen bilgiye göre 2025 Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Ankara Zirvesi'ne davet edilecek. Toplantının 22 Mayıs'taki asıl oturumu ise yalnızca 32 NATO müttefiki ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleşecek. Trump'ın katılımı hâlâ belirsiz Fidan Ankara zirvesinin hazırlıkları hakkında bilgi aktararak, Türkiye'nin zirveye yönelik beklentilerini paylaşacak. Ankara zirvenin İttifak'ın birlik ve bütünlüğünün teyit edildiği üst düzeyli bir etkinlik olmasını istiyor. Bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı büyük önem kazanıyor. Transatlantik ilişkilerin çok da iyi seyretmediği ve ABD yönetiminin NATO'ya ilişkin eleştirilerinin sürdüğü ortamda Trump'ın Ankara'ya gelip gelmeyeceği henüz tam kesinlik kazanmış değil. Ancak Ankara hem diplomatik hem de lojistik açıdan hazırlıklarını Trump'ın gelişine göre yapıyor. Oturumda Fidan ayrıca müttefikler arasındaki külfet paylaşımı ve transatlantik bağın korunması hususlarındaki Türkiye'nin değerlendirmelerini aktaracak ve Türkiye'nin İttifak'a katkıları hakkında bilgi vererek savunma harcamalarının yeteneklere dönüşümü konusunda Türkiye'nin örnek uygulamalarını gündeme getirecek. Ankara, zirveye NATO'nun en yüksek savunma harcaması yapan ülkelerinden biri olarak ev sahipliği yapacak. Türkiye'nin bütçe planlamalarına göre çekirdek savunma harcamaları için GSYİH'nin yüzde 3,5'inin üzerinde, ek harcamalar için de yüzde 1,5'lik bir pay öngörülüyor. Bu oran her ne kadar son dönemde savunma harcamalarını artırsalar da pek çok Avrupa müttefikinin üzerinde. Edinilen bilgiye göre bu kapsamda Fidan transatlantik savunma sanayii iş birliğinin İttifak içinde herhangi bir kısıtlama olmadan geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.