Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzakereler

bursaarena.com.tr - Müzakereler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakereler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu başladı Haber

Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu başladı

Bursa'nın Mudanya ilçesinde Mudanya Mütarekesi'nin 104. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında tarihçi, akademisyen, diplomat, gazeteci ve siyasetçileri bir araya getiren 'Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu'nda barışın geçmişi, bugünü ve geleceği ele alınıyor. Mudanya Belediyesi’nin, Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu, Mudanya'nın Tirilye Mahallesi'ndeki Kültür Merkezi’nde başladı. İki gün sürecek sempozyumda tarihçiler, akademisyenler, diplomatlar, gazeteciler ve siyasetçiler bir araya gelerek barış, diplomasi ve kentlerin savaş sonrası dönüşümünü tartışacak. Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel ve diplomatik önemi ile günümüz dünyasında barışın nasıl mümkün olabileceği farklı başlıklarda ele alınacak programın oturumlarında ayrıca savaşlardan diplomasiye geçiş, savaşların kentler ve toplumlar üzerindeki etkileri ile barışın geleceği değerlendirilecek. DALGIÇ: “MUDANYA’NIN BARIŞ MİRASINI GELECEĞE TAŞIMAK İSTİYORUZ” Sempozyumun açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, etkinliğin Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödül Kurulu ile birlikte hazırlandığını belirterek, Mudanya’nın barış mirasını araştırmalar ve kalıcı iş birlikleriyle geleceğe taşımayı hedeflediklerini söyledi. Sempozyumla Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel deneyimini günümüzün barış arayışlarıyla buluşturmak istediklerini ifade eden Başkan Dalgıç, akademi, diplomasi, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında ortak projeler için zemin oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı. “MÜTAREKE MİRASI BARIŞA KATKI SAĞLAYACAK” Mudanya’nın, askeri başarının diplomatik yetkinlikle birleştiği ve savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı özel bir tarihsel deneyime sahip olduğunu söyleyen Dalgıç, “Mudanya, tarihte savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı en önemli kentlerden biridir. 104 yıl önce Mudanya’da yürütülen müzakereler, yalnızca dönemin savaş koşullarını değil, barışın nasıl kurulabileceğini de bizlere miras bıraktı” diye konuştu. Barışın yalnızca devletler ve diplomasi çevreleri arasında değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla konuşulması gerektiğini belirten Dalgıç, kadınların, gençlerin ve farklı toplumsal grupların deneyimlerinin de tartışmalara dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Dalgıç, “Barışı konuştuğumuz masalar büyümeli. Kadınların, gençlerin, farklı toplumsal grupların ve hayatı doğrudan etkilenen insanların deneyimleri, tartışmaların içeriğini değiştirebilmeli” dedi. İKİ GÜN BOYUNCA BARIŞ VE DİPLOMASİ TARTIŞILACAK Daha sonra Prof. Dr. Suha Atatüre’nin moderatörlüğündeki “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlıklı ilk oturumda, eski bakan Murat Karayalçın ile emekli büyükelçi Onur Öymen “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum; “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” ile “Mudanya’dan Yeni Dünya Düzenine: Savaştan Diplomasiye Geçiş” başlıklarıyla devam edecek. Programda 1918–1923 dönemi, günümüzün barış arayışları ve geleceğin barışı ele alınacak. Katılımcılar, tarihsel deneyimler ve güncel gelişmeler ışığında diplomasinin rolünü ve kalıcı barışın koşullarını tartışacak.

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor Haber

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor

Nabatiyeh’e sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, ABD ve İran’ın doğrudan karşılıklı ateş açtığı bir haftada tırmanan çatışmaların son halkası oldu. İsrail, İran'ın Hizbullah’ı da kapsayan ateşkes taleplerini reddetmeyi sürdürürken, Lübnan’ın güney sınırı saldırılarla büyük ölçüde boşaldı. İsrail savaş uçakları, cuma sabahı Lübnan’ın güneyindeki Nabatiye bölgesine hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından ufukta büyük bir duman bulutu yükselirken, bölgedeki çatışmaların tırmanmayı sürdürdüğü görüldü. Sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, yerel toplulukları ağır şekilde etkileyen ve nüfusun önemli bir bölümünü yerinden eden bölgesel şiddetin günlerdir yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Cuma sabahı düzenlenen saldırıdan önce, perşembe günü ABD ve İran ikinci gün üst üste karşılıklı ateş açmıştı. Karşılıklı saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Washington’ın tıkandığını söylediği müzakereler nedeniyle Tahran’ın ağır bir bedel ödeyeceği uyarısının ardından başlamıştı. Bu sırada İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları gece boyunca cuma sabahına kadar sürdü. Mercayun ve Kılayaa gibi kasabalarda yaşayanlar, devam eden askeri operasyonların etkilerini hissetmeye devam ediyor. Associated Press’in (AP) aktardığına göre, sokaklar neredeyse tamamen boşalmış durumda. Yalnızca birkaç araç geçiyor ve az sayıda kişi dışarıda yürürken görülüyor. Bazı dükkânlar açık kalmayı sürdürse de birkaç metrede bir yıkılmış bina ya da yanmış araç, bölgedeki yakın tehlikeyi hatırlatıyor. Sınır bölgesinde kalmayı tercih eden Hristiyan aileler ise sürekli korku içinde yaşadıklarını söylüyor. Birçok kişi, günlük işlerini yapmak için dışarı çıkmaktan dahi çekiniyor. Sayda ve Sur’da ağır kayıplar bildirildi Perşembe günü İsrail’in düzenlediği bir saldırıda, Lübnan’ın Sur kentindeki bir hastanede görev yapan 10 sağlık çalışanı yaralandı. İsrail’in hava saldırıları, Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgenin yanı sıra İsrail sınırından uzakta, ülkenin doğusundaki Baalbek bölgesinde yer alan bir köyü de hedef aldı. Hizbullah ile İsrail arasında mart ayı başında başlayan son savaşın ardından, benzer saldırılarda üç hastane de hasar gördü. Gerilim, İsrail ordusunun belirli sınır bölgelerindeki sivillere bölgeyi terk etme uyarısı yapmasından kısa süre sonra çarşamba günü başlayan ölümcül saldırı dalgasıyla daha da tırmandı. Çarşamba öğleden sonra, İsrail ordusunun Hizbullah altyapısı olarak tanımladığı hedeflere yönelik saldırıların ardından, Lübnan’ın güneyindeki Humin köyü üzerinde büyük bir duman bulutu yükseldiği görüldü. Saldırılar daha batıda can kayıplarına yol açtı. Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’na göre, Sur’un doğusundaki bir köye düzenlenen hava saldırısında en az altı kişi hayatını kaybetti. Çarşamba günü ayrıca, İsrail’e ait bir insansız hava aracının güneydeki Sayda kentinde bir aracı hedef alması sonucu iki kişinin daha öldüğü bildirildi. İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda en az 14 kişi hayatını kaybettiİsrail uyarıları Lübnan'ın tarihi Sur kentinden kitlesel göçe yol açtı İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), çarşamba günkü saldırıların tamamının Hizbullah altyapı noktalarını hedef aldığını ve Sur ile Lübnan’ın güneyindeki diğer bölgelerde militanların öldürüldüğünü ileri sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü yayımladığı video mesajında, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin yaklaşık 10 bin Hizbullah militanını etkisiz hale getirdiğini ve ordunun İran destekli güçleri "sistematik olarak temizlediğini" söyledi. Diplomaside tıkanma askeri tırmanışı hızlandırdı Askeri operasyonlardaki artış, diplomatik girişimlerin tıkandığı bir dönemde geldi. Tahran, İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşı sona erdirecek kapsamlı herhangi bir anlaşmanın, İsrail ile Lübnan’daki müttefiki Hizbullah arasındaki çatışmaların derhal durmasını da içermesi gerektiğinde ısrar ediyor. İsrail ise bağlantılı ateşkes taleplerini reddederek Hizbullah’a yönelik askeri harekatını yoğunlaştırdı. Mart ayında tırmanan çatışmalarda, mevcut verilere göre Lübnan’da 3 bin 500’den fazla kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık bir milyon kişi yerinden edildi. Euronews, Associated Press

Trump'tan Türkiye'ye İbrahim Anlaşması çağrısı Haber

Trump'tan Türkiye'ye İbrahim Anlaşması çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma çabalarının bir parçası olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi ülkelerin toplu hâlde İbrahim Anlaşması'na katılmasını istedi. İran savaşını bitirmeye yönelik diplomatik girişimler sürerken ABD Başkanı Donald Trump'tan yeni bir çağrı geldi. Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağladı ve Türkiye dahil bölge ülkelerinden sürece katılmalarını istedi. "İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek" diyen Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'na dikkat çekti. İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahim Anlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın "kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi. İbrahim Anlaşması nedir? Trump'ın ilk döneminde, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikle Arap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu. Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi. Trump'ın saydığı Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin ise hâlihazırda zaten İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri bulunuyor. "Barış" ve "diplomatik tanıma" hedefleyen anlaşma ile ilişkilerde neyin değişeceği belirsiz. Trump: Zaman bizim lehimize ABD Başkanı Donald Trump gün içinde yaptığı bir başka açıklamada da İran'la ya anlamlı bir anlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını belirtti. Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasının süreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşma olacak" ifadesini kullandı, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda acele etmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söyledi. "Hızlı anlaşma" umutlarını azaltan açıklama Bu arada İran'la savaşı sonlandıracak bir anlaşmaya her an varılabileceğini duyuran ABD Dışişleri Bakanı'na Tahran'dan yanıt geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "Ele alınan konuların büyük bölümü üzerine bir sonuca vardığımızı söylemek doğru olur. Ancak anlaşmanın an meselesi olduğunu söylemek... Kimse böyle bir iddiada bulunamaz" dedi. Bekayi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini "hizmet" ücreti alarak yönetmeyi sürdüreceğini ve bunun "geçiş ücreti toplama çabası" olarak görülmemesi gerektiğini de söyledi. "Verilen hizmetler belli ücretlerin toplanmasını gerektiriyor" diyen İranlı sözcü, bunları "seyrüsefer hizmetlerinin yanı sıra Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Umman Denizi çevresinin korunması için gerekli önlemler" olarak tanımladı. Savaştan önce Hürmüz Boğazı üzerinden deniz ticareti serbest şekilde yapılabiliyordu. İran'ın bu boğazı kontrol etme girişimleri ve ücret talebi ABD ile müzakerelerde temel açmazlardan biri. Rubio'nun sözleri beklentiyi yükseltmişti ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Hindistan ziyareti sırasında yaptığı açıklama, Washington ile Tahran arasında varılacak olası bir anlaşmaya dair beklentileri artırmıştı. Rubio, "Dün gece, belki de bugün elimizde bazı haberler olabileceğini düşünmüştük" dedi. "Boğazları (Hürmüz) açma kabiliyetleri açısından, bence masada oldukça sağlam bir şeyimiz var" ifadesini kullanan ABD Dışişleri Bakanı, "Ya iyi bir anlaşmaya varacağız ya da bunu başka bir yolla halletmek zorunda kalacağız. Biz iyi bir anlaşmaya varmayı tercih ederiz" diye ekledi. Rubio'nun açıklamalarının küresel piyasalarda yarattığı iyimserlik üzerine petrol fiyatlarında düşüş kaydedildi. İran heyeti Katar'da ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan savaşta taraflar 8 Nisan'dan beri ateşkes hâlinde. Tahran savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerini büyük oranda kısıtlamayı, ABD de İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürürken, taraflar arasında çatışmayı kalıcı olarak sonlandırmaya yönelik diplomatik girişimler devam ediyor. İran devlet medyasına göre Tahran'dan bir heyet, savaşı bitirmeye yönelik girişimler kapsamında bugün Katar'ın başkenti Doha'da temaslarda bulunuyor. DW, Reuters, AFP / CÖ, MUK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.