Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzakere

bursaarena.com.tr - Müzakere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran ABD'yi sıkıştırıyor: İran’ın yedi şartı gerçekleşmezse Hürmüz Boğazı açılmayacak Haber

İran ABD'yi sıkıştırıyor: İran’ın yedi şartı gerçekleşmezse Hürmüz Boğazı açılmayacak

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İslamabad Mutabakatı kapsamında İran’ın yedi şartı yerine getirilmediği sürece Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını belirterek, İran’ın ulusal güvenliğini ABD’li yetkililerin tweetlerine göre şekillendirmediğini söyledi. İran İslami Şura Meclisi’nin bugünkü oturumunda gündem öncesi konuşma yapan Kalibaf, “7 Ekim tarihindeki tarihi destanın yıl dönümünün arifesindeyiz; bölge tarihini kendisinden önceki ve sonraki dönem olarak ikiye ayıran temel bir dönüm noktasındayız. 7 Ekim’de Filistinli onurlu mücahitler, şeref ve izzetle ayakta durmaya ve Siyonistlerin içi boş güvenlik yanılsamasını onlar için kalıcı bir korkuya dönüştürmeye karar verdiler.” dedi. Kalibaf konuşmasının devamında “Şehit İmam, daha ilk günlerde Siyonist rejimin 7 Ekim’deki yenilgisinin telafi edilemez bir yenilgi olduğunu söyledi. Bugün zamanın geçmesiyle birlikte bu doğru stratejik değerlendirmenin boyutları, akıllı analistler açısından netleşmiştir. Telafi edilemez yenilgi şu anlama geliyor: Onlarca yıl kendisini mazlum taraf olarak gösteren Siyonist rejim, bugün dünya kamuoyu nezdinde rezil olmuş, emperyalist hükümetlerin bu rejime yönelik devasa maddi ve manevi desteklerini sürdürmesini zorlaştırmış ve bu rejimin gelecekteki istikrarını perspektifsiz hale getirmiştir. Ayrıca bu rejimin ulusal güvenlik doktrininin temel unsurları çökmüş ve herhangi bir operasyon veya bütçeyle yeniden inşa edilemez hale gelmiştir.” ifadelerini kaydetti. İran Meclis Başkanı “Yıllarca mutlak caydırıcılık ve nüfuz edilemez istihbarat gücü iddiasında bulunan bir rejim bugün yıpratıcı bir bataklıkta çırpınıyor; bu rejimin kimlik ve güvenlik yapısı çökmüştür. Bombardıman ve suç işlemek, yıkılmış temelleri onaramaz. Bu rejim, ABD’nin eşi benzeri görülmemiş desteğine rağmen o yenilgiyi telafi edememiş ve tamamen yok oluşa doğru ilerlemektedir.” şeklinde konuştu Kalibaf devamında “Elbette çaresizlik ve çıkmaz içinde kalanlar yalnızca Siyonistler değil; Amerikalılar da İran halkının direnişi ve karşı koyuşu karşısında çaresiz kalmıştır. Medyada başka şeyler söyleyen Amerikalılar, son dönemde bir arabulucu aracılığıyla bazı önerilerde bulundular. Ancak şunu anlamaları gerekiyor ki zamanı yıpratma ve tek taraflı talepleri dayatma dönemi geride kaldı. İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumu tamamen açık ve kesindir ve İslamabad Mutabakatı temelinde yedi şartımız yerine getirilmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacaktır.” diye ekledi. “Onlar bizim bu açıklığımızı ve kararlılığımızı çok iyi biliyor ve bunu etleriyle, derileriyle ve kemikleriyle anlamış durumdalar. Ancak kendi iç kamuoylarını ve dünya halklarını kandırmak için ekonomik baskı ile askeri ve güvenlik eylemlerinin yanı sıra sözlü saldırılarını ve askeri tehditlerini artırdılar. Öyle ki bazen bir gün içinde birbiriyle çelişen birkaç açıklama yapıyorlar. Bu, bilişsel savaş alanının özelliğidir. Bu alanda düşman bir gün müzakere ve anlaşma pozu takınırken, ertesi gün çatışma ve yıkımla tehdit ediyor, sonraki gün ise arabuluculuk ve uzlaşma iddiasında bulunuyor.” diyen Meclis Başkanı “Bu tasarlanmış çelişkilerin amacı da İran toplumunda zihinsel bir kafa karışıklığı oluşturmak, yetkililerin karar alma istikrarını bozmak ve stratejik hesaplamalarımızı manipüle etmektir. Ancak boşuna hayal kuruyorlar! İran İslam Cumhuriyeti, genel politikasını ve ulusal güvenliğini Amerikalı yetkililerin tweetlerine veya günlük röportajlarına göre şekillendiren bir ülke değildir; biz eylemlerimizin temelini düşmanın gerçek davranış ve fiillerine dayandırıyoruz, medyadaki laf kalabalığına ve sahte ikiliklere değil.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir'den 45 bin çalışanı kapsayan 'toplu' sevinç Haber

İstanbul Büyükşehir'den 45 bin çalışanı kapsayan 'toplu' sevinç

İBB ile HAK-İŞ Sendikaları arasında 45 binden fazla emekçiyi kapsayan Toplu İş Sözleşmesi imzalandı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve sendika temsilcilerinin katıldığı törenle, çalışanların ekonomik ve sosyal hakları koruma altına alındı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile HAK – İŞ Sendikaları arasında Toplu İş Sözleşmesi anlaşmayla sonuçlandı. İstanbul Ağaç ve Peyzaj Aş, İstanbul Halk Ekmek, Güven Su, Hamidiye Su, İETT, İSFALT, İSPARK, İSPER, İSTAÇ, İSTGÜVEN AŞ'de çalışan 45 Binden fazla emekçiyi kapsayan İmza törenine; İBB Başkanvekili Nuri Aslan başta olmak üzere Öz Gıda - İş Genel Başkanı Ramazan Gülpolat, Hizmet -İş Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy, Özgüven- Sen Genel Başkanı Murat Ünal, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Oğuzhan Bahadır ve iştirak şirketlerinin genel müdürleri ve üst yönetimi ile çok sayıda emekçi katıldı. Programda sırasıyla Hizmet -İş Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan konuşma yaptı. “Burada elbette hukuken işveren tarafını temsil ediyorum ama, ben de sizler gibi bir emekçiyim" diyen Aslan, "Kamu kurumu olarak bizim patronumuz milletimizdir. Bugüne kadar olduğu gibi, hep birlikte milletimiz için en iyi şekilde çalışacağımıza inanıyorum. Bugün burada çalışma barışımızı güçlendirecek toplu iş sözleşmelerimize imza atmak için bir aradayız. Atacağımız imzaların tüm çalışma arkadaşlarımıza ve ailelerine şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. “Bugün attığımız imzalarla çalışma arkadaşlarımızın ekonomik, sosyal ve kültürel kazanımlarını koruyor, daha da ileriye taşıyoruz" diyen Başkan Vekili Nuri Aslan, "Biz sorunların masada konuşulduğu, sendikaların özgürce örgütlendiği, emeğin karşılığının korunduğu bir çalışma düzenini savunuyoruz. Bu anlayışla bugün sözleşmelerimizin altına hep birlikte imzamızı atıyoruz. Bu vesileyle HAK-İŞ Konfederasyonumuzun değerli yöneticilerine; Hizmet-İş, Özgüven-Sen ve Öz Gıda-İş sendikalarımızın kıymetli yöneticilerine ve temsilcilerine; müzakere sürecinde emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmalar sonrasında taraflar arasında toplu iş sözleşmesini imzalandı.

Zelenskıy: Putin, Ukrayna'yı ele geçirme girişiminden hiçbir zaman vazgeçmeyecek Haber

Zelenskıy: Putin, Ukrayna'yı ele geçirme girişiminden hiçbir zaman vazgeçmeyecek

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Rusya Devlet Başkanı Putin'in Ukrayna'nın tamamını işgal etme hedefinden vazgeçmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'nın tamamını işgal etme hedefinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini belirterek, ülkesinin güvenliği için güçlü güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğunu söyledi. Zelenskıy, Kanada kamu yayın kuruluşu CBC'ye verdiği röportajda Rusya'nın hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Putin'in Ukrayna'nın tamamını ele geçirmek istediğini vurgulayan Zelenskıy, uluslararası toplumun Rusya karşısında zayıf kalması ve Ukrayna'nın yeterli güvenlik garantilerine sahip olmaması halinde Moskova'nın hedeflerine ulaşabileceğini ifade etti. Zelenskıy, "Putin tüm Ukrayna'yı ele geçirmek istiyor. Eğer güçlü olmazsak, dünya kenarda durursa ve güvenlik garantilerimiz olmazsa bunu yapacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı'nın hedeflerini değiştireceğine inanmadığını belirterek, güvenlik garantilerinin temel amacının Rusya'nın gelecekte yeniden saldırmayacağından emin olmak olduğunu söyledi. PUTİN'LE DOĞRUDAN GÖRÜŞMEYE HAZIR Zelenskıy, savaşı sona erdirecek bir sonuç elde edilmesi hâlinde Putin'le doğrudan müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu da dile getirdi. Putin'le görüşmeyi kişisel olarak istemediğini belirten Zelenskıy, Putin’i "düşman" olarak gördüğünü ancak barışa ulaşılmasına katkı sağlayacaksa doğrudan görüşmelerin gerekli olabileceğini söyledi. Ukrayna Cumhurbaşkanı, "Onunla aynı masaya oturmam konusunda bir sorun yok. Bunu istediğim için değil; ailemle oturmayı tercih ederim. O bir düşman. Ancak sonuç bizi barışa yaklaştırabilecekse düşmanla neden konuşmayalım?" ifadelerini kullandı. "RUSYA'YI SAVAŞ ALANINDA YENMEK ZOR" Zelenskıy ayrıca Rusya'nın savaş alanında tamamen yenilgiye uğratılmasının kolay olmadığını söyledi. Bunun temel nedenlerinden birinin, saldırı operasyonlarının çok yüksek insan kayıplarına yol açması olduğunu belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya'yı yenmenin zor olduğunu ifade ederek, savaşta ilerleme sağlamak için insanların hayatını kaybetmesinin kaçınılmaz hâle geldiğini ve bunun 21. yüzyılda kabul edilmesi son derece ağır bir bedel olduğunu vurguladı. Zelenskıy, savaşın sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğine işaret ederken, Ukrayna'nın gelecekte yeni bir Rus saldırısına karşı korunmasını sağlayacak güvenlik garantilerinin barış sürecinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı Haber

Washington ve Tahran arasındaki çatışmalar yeniden şiddetlendi: Hürmüz kriziyle petrol fiyatları fırladı

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin anlaşmazlığın derinleşmesiyle gerilim artıyor. Tarafları yeniden müzakere masasına oturtabilecek yeni bir çerçeve oluşturulması amacıyla müzakere kanallarını açık tutmaya yönelik arabuluculuk girişimleri ise sürüyor. Şarku'l Avsat'ın Financial Times’ten aktardığına göre Washington; Başkan Donald Trump yönetiminin haziran ayında varılan mutabakat zaptına dönmekten vazgeçmesinin ardından, Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasını İran’ın nükleer dosyasına bağlayan daha kapsamlı yeni bir anlaşma arayışında. Tahran ise bu kritik deniz yolunu yeniden açmak için ABD ablukasının kaldırılması, petrol muafiyetlerinin geri getirilmesi ve dondurulan varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasını şart koşuyor. Pakistan iki taraf arasındaki arabuluculuk çabalarını sürdürürken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Washington’un mevcut çatışmayı bir "savaş" olarak nitelendirmediğini belirtti ve krizin ne zaman sona ereceğine dair bir takvim vermekten kaçındı. Bu durum, ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken çatışmanın iç siyasetteki yansımalarını da artırıyor. Ağır askeri çatışmaların son dalgasında ABD ordusu, saldırılarını yaklaşık 100 İran hedefine ve devlete ait 2 tanker gemisine doğru genişletti. İran ise bölgedeki "ABD üslerine" füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenleyerek cevap verdi. Ekonomik cephede ise petrol fiyatları bugün temmuz ortasından bu yana en yüksek haftalık kazancına yöneldi. ABD-İran çatışmasının tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin son derece düşük seviyelere gerilemesi, Ortadoğu’daki arz risklerini küresel enerji piyasalarının gündeminin ilk sırasına taşıdı.

ABD'den Türkiye Açıklaması!  " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.." Haber

ABD'den Türkiye Açıklaması! " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.."

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bazı ülkelerin ticari gemilere yönelik saldırıları sebebiyle İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiğini öne sürdü. VANCE BEYAZ SARAY'DA İRAN POLİTİKASINI DEĞERLENDİRDİ ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik baskı politikası, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve küresel enerji fiyatları hakkında açıklamalar yaptı. BBC’nin aktardığına göre Vance, İran’dan ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmasını istedi. Tahran yönetimine karşı ekonomik, askeri ve diplomatik baskının yanı sıra gizli operasyonların da seçenekler arasında bulunduğunu belirten Vance, "Gerçekleşebilecek her şey masada." dedi. TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİNİN İRAN'A KARŞI ADIM ATTIĞINI İDDİA ETTİ İran’ın ekonomik olarak yalnızlaştırılmasına yönelik girişimlere ilişkin soruyu yanıtlayan Vance; Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’ın adını verdi. Vance, söz konusu ülkelerin İran’ın ticari gemilere ateş açmasının bedelini ödemesini sağlama konusunda ABD’ye yardımcı olduğunu ileri sürerek, "Bazen bunu kamuoyu önünde söylemek istemiyorlar ancak özel olarak bize yardımcı olacak çok sayıda adım atıyorlar." ifadelerini kullandı. Vance, Türkiye ve diğer ülkelerin ne tür bir destek verdiği ya da bu desteğin kapsamı konusunda ayrıntı paylaşmadı. Açıklama, İran’ı küresel ticaret ve finans sisteminden uzaklaştırmayı amaçlayan ABD’nin Ekonomik Dışlama Operasyonu hakkındaki bir soruya yanıt olarak gerçekleşti. BASKI POLİTİKASI İLE İRAN'IN KAYNAKLARINI KESMEK HEDEFLENİYOR Vance, baskı politikasının amaçlarından birinin, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmek istemesi durumunda ihtiyaç duyacağı ekonomik kaynaklara erişimini engellemek olduğunu söyledi. İran’ın şu ana kadar nükleer tesislerini yeniden inşa etmeye çalıştığına ilişkin gelişme görmediklerini belirten Vance, Çin’in de Tahran yönetimine kıyasla daha sorumlu hareket ettiğini savundu. Trump yönetiminin gelecek aylarda İran’a karşı atabileceği adımları kamuoyu önünde açıklamayacağını ifade eden Vance, ekonomik, askeri, diplomatik ve gizli baskının başkanın kullanabileceği araçlar arasında yer aldığını dile getirdi. ABD Başkan Yardımcısı, İran ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü müddetçe Tahran yönetimiyle müzakere yürütmeyeceklerini açıkladı. DÜĞÜN TÖRENİNİN VURULDUĞU İDDİASI İNCELEME ALTINA ALINDI Vance’a, ABD’nin İran’da düzenlediği bir hava saldırısında düğün törenini vurduğu yönündeki iddia soruldu. İran devlet medyasının açıklamalarına şüpheyle yaklaştığını dile getiren Vance, olayın incelendiğini belirterek, "Eğer hata yaparsak ABD ordusu bundan ders çıkarır." dedi. İranlı yetkililer, saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 70 kişinin yaralandığını bildirdi. ABD ordusu ise haberlerden haberdar olduğunu ancak sivilleri hedef almadığını açıkladı.

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz' Haber

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz'

İran, Nisan ayında İsrail ve ABD ile yaptığı ateşkesten bu yana dün ilk kez İsrail'e yönelik başlattığı füze saldırılarını durdurduğunu açıkladı. İran'ın en üst düzey askeri komuta merkezi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı 8 Haziran'da yaptığı açıklamada "silahlı kuvvetlerin operasyonlarının durdurulduğunu" duyurdu. Ancak aynı açıklamada, İsrail saldırılarının "Güney Lübnan da dahil olmak üzere" devam etmesi halinde İran'ın "öncekinden daha sert ve güçlü" bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulunuldu. İran, İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği saldırıya yanıt olarak 7 Haziran'da operasyonlara başlamıştı. Tahran'ın saldırılarının ardından İsrail de İran'ın bazı bölgelerine hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın açıklamasından hemen önce her iki ülkeye "ateş etmeyi" durdurmalarını söylemişti. Trump daha sonraki bir paylaşımında da İsrail ve İran'ın "acil bir ateşkes sağlamaya çalıştığını" belirtti. İran'ın İsrail'in kuzeyine füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail de İran'ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7 Haziran Pazar gecesi düzenlenen saldırının "bir hafta sürecek aralıksız saldırıların başlangıcı" olduğunu duyurdu. İran, İsrail'in Pazar günü Lübnan'ın Beyrut kentine hava saldırıları düzenlemesinin ardından saldırılarını başlattı. İsrail, hava savunma sistemlerinin füzeleri ülkenin kuzeyinde engellediğini ve herhangi bir yaralanma bildirilmediğini açıkladı. Pazartesi sabaha karşı ise İsrail ordusu İran'ın batı ve orta kısımlarında "askeri hedefleri" vurduğunu duyurdu. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayacağını ve "saldırılara karşılık verilmemesini" isteyeceğini söylemişti. İran'ın saldırılarından önce Pazar günü erken saatlerde İsrail, Beyrut'un güneyinde Hizbullah hedeflerini vurduğunu söylemiş, bu saldırılar İran'dan karşılık tehditlerine yol açmıştı. İran Devrim Muhafızları'nın açıklamasında da İsrail'in "saldırgan eylemlerini" tekrarlaması halinde verilecek karşılıkların "daha geniş" olacağı ve bölgede "tüm" ABD ve İsrail hedeflerini kapsayacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar akşamki saldırıların başlamasından kısa süre sonra X platformunda İslam Cumhuriyeti ve Lübnan bayraklarının fotoğrafını paylaştı. İran Parlamentosu'nun üst düzey üyelerinden İbrahim Rızayi de Beyrut'taki saldırılara "acı verici ve kararlı bir karşılık" verileceğini söylemişti. İsrail ordusunun bir sözcüsü, İran'ın yeni saldırı dalgasının "ciddi bir hata" olduğunu söyledi. İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail ordusunun "tehditleri sürekli olarak tespit etmeye ve engellemeye devam ettiğini" ekledi. BBC News / Londra'nın haberine göre, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İran'ın son saldırılarının ardından "Bu gece Tahran yanmalı" mesajını paylaştı. Kaynak, Wisam Hashlamoun / AA / Getty Images Trump: Netanyahu'nun başka seçeneği yok Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları hakkında bilgilendirildiğini BBC'ye doğruladı. Trump, İran'ın İsrail'e füze fırlatmasının ardından Tahran'ı müzakere masasına geri dönmeye çağırdı. Bir Fox News muhabiri Trump'ın şu sözlerini aktardı: "Füzelerinizi attınız. Bu yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın." Trump, Axios'a yaptığı açıklamada ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran füzelerine "karşılık vermemesini" söyleyeceğini belirtti. Axios'un aktardığına göre Trump, "İran'la nihai bir anlaşmaya çok yakınız. Bu iyi bir anlaşma olacak. Şu anda olanlar yüzünden bunun bozulmasını istemiyorum" dedi. Financial Times'a yaptığı açıklamada ise Trump, Netanyahu'nun ABD'nin İran ile yapacağı herhangi bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını söyledi. Trump, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. O [Netanyahu] değil" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.