Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müsavat Dervişoğlu

bursaarena.com.tr - Müsavat Dervişoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müsavat Dervişoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır Haber

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır

İyi Parti’nin Balıkesir’de düzenlediği “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitinginde konuşan İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır” dedi. Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM’de kabul edilmesinin ardından İyi Parti Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı'nda “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitingi düzenledi. Mitingden saatler önce alan dolmaya başlarken Dervişoğlu’nun sahneye çıkması öncesinde şehitlerin isimleri sayıldı ve "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atıldı. Mitingde ayrıca partinin Balıkesir milletvekilleri Burak Dalgın ve Turhan Çömez'in Çerçeve Yasa'ya ilişkin yaptığı vatandaş röportajlarının video gösterimi yapıldı. Dervişoğlu sahneye çıktığında ilk olarak Türk Bayrağını göndere çekti ve ardından İstiklal Marşı okundu. Mitinge katılan vatandaşlar ise İstiklal Marşı’ndan sonra “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganı attılar. Mitingde konuşan Dervişoğlu, iktidara seslenirken Çerçeve Yasa’ya karşı mücadelelerini büyütecekleri mesajını verdi. "Kayyım herkesin başındadır" Dervişoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Bütün bunlar eş zamanlıdır ve ortak amaçlıdır. Kısaca kayyım hepimizin başındadır. Bu sadece bir aritmetik hesabından ibaret değildir. Belediye başkanlarının ‘ya rozet ya Silivri’ kumpaslarıyla Erdoğan’ın elini öpüp hizmete devam diyebildiği yüzsüzlük de sadece korkudan değildir. Bu şahıs rejiminden, şahıs devletine geçişin girizgahıdır. Bu sorun, hepimizin ortak sorunudur. Ortada apaçık duran bir şey var: Tüm Türkiye’yi, tüm siyaseti tutsak almış, yedi kollu canavar gibi saran bir sistemden söz ediyorum. O sistemin merkezi Beştepe sarayıdır. Mesele ne İyi Parti ne de başka partiler meselesidir. Erdoğan ve avanesi; bu ülkeden, ulu bir orman değil, ot bitmeyen verimsiz bir “geren” çıkarmak istiyor. O yüzden her şeyi, her birimizi kırmayı, birbirinden koparmayı, olan her şeyi yıkmayı, parçalamayı, bölmeyi kendilerine bir görev addediyorlar. Siyasi partileri anlamsız, Meclis’i de gereksiz kılarak, milletin, kurallara ve kurumlara güvenini tamamen yok etmek istiyorlar. Türk milletini siyasetten uzaklaştırmak istiyorlar. Milleti siyasetten soğutmak, sandığa küstürmek istiyorlar. Takım elbiseli bir dikta rejimi, ABD Büyükelçisinin tavsiye ettiği şekliyle ‘Müşfik bir monarşi’ kurmaya çalışmanın aşamalarıdır bunlar. Bizi mecbur kılmak istedikleri şey budur. "Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir" Felaket senaryosu mudur bu? Gelmekte olan acı gerçektir! Bile bile felaketi beklemek, felaketi büyütmekten başka bir işe yaramaz. Kula minnet eylemeyenleri silip atmak istiyorlar bu vatandan. Onlar bitirmeye çalışmadan, biz onun bitmeyeceğini göstermeliyiz. Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir. İyi Parti, Türk’ün milli devlet düsturunun yıkılmaz son kalesidir. "Kimse mecbur kalmayacak" Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Onlar nasıl Türk milletini yıkamadıysa, sen de bu kaleyi yıkamazsın. Bu kalenin taşlarında kazılı sözler vardır, sen bu kaleyi yıkamazsın Recep Tayyip Erdoğan! Sana ‘Hayır’ dediğimiz için, ihanete baş eğmediğimiz için sen bizi cezalandırıyorsun ya, bizi azaltmaz! Senin hanedan planına itiraz ettiğimiz için, bize fatura kesiyorsun ya... Hepsi vız gelir, tırıs gider! Bu siyasi namus bataklığında, sen yaşayacaksın. Sen ne yaparsan yap, kimse sana mecbur olmayacak, Bu millet sana mecbur kalmayacak. Türk milleti ebediyen yaşayacak! "Türk milletinin infazıdır" Türk milleti, İmralı’nın dileklerine, iktidarın açık pazarlıklarına, Kandil’in gediklilerine ses etmeyecekmiş. Hapishanelerden, terör kamplarından, Avrupa’dan gelecek 9 bin teröristin, zehir tacirinin elini kolunu sallayarak dolaşmasını izleyecekmiş. Şehirlerimizde, sokaklarımızda, çarşılarımızda; mafyası, çetesi, karteli azmış gibi milletin başına yeni belalar musallat edecekler, 50 yıl silahla başaramadıklarını, siyasetle yapmalarına izin veren bu yasaya karşı, bizler dilimize dikkat edecekmişiz. Kürt kardeşimi, PKK ile eşitleme formülünü, demokrasi diye kutsayacakmışız, kardeşle kardeşin arasına duvarlar koyacakmışız, Öcalan’ın kayyım memurluğuna minnettar olacakmışız. Çıkartılan, af değilmiş, infazmış! Eğer infazsa, Türk milletinin infazıdır, Cumhuriyet’in infazıdır. Katlidir, yok edilmesidir! Çünkü hiçbir iktidarın milletin tamamına gözünü kırpmadan silah sıkmışlara, millet ve devlet düşmanlarına hak ve hukuk bahşetmeye hakkı yoktur. Kimsenin buna hakkı yoktur! "Bir kere mert olun" Bu kalkışma, ancak Yassıada kararları kadar meşrudur, 12 Eylül kadar yasaldır, 28 Şubat kadar demokrattır. Kurullar olacakmış, TBMM izleyecekmiş! Kaç kişi yararlanacak sen onu söyle! Şeytan alemine açtığınız bu kapıdan, kaç zebani geçecekmiş sen onu anlat, palavrayı bırak. Bir kere de bu millete doğru söyleyin, Bir kere de mert olun, Çıkın, ‘Ben bu memleketin evlatlarının insanca yaşamasına düşmanım’ deyin! Çünkü onlar, çoğunluk, biz azınlıkmışız. Onlar Meclis’te 467, bizse azmışız. Söyle Balıkesir, Beştepe’den duyulsun.” Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından mitinge katılan binlerce vatandaş, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları attılar. Vatandaşları mücadeleye davet eden Dervişoğlu, “Mesele; karamsarlığa asla kapılmamak, riyakarlığı bünyede barındırmamak, doğru bildiğinden asla şaşmamak, hakkından asla vazgeçmemek, kendi şerefini hiçbir şerefsize çiğnetmemektir. Milli şerefi asla ayaklar altına vermemektir. Biliyoruz ve eminiz ki; ellerinde ve yüreğinde Türk milletinin sancağını asırlardır taşıyan bir tekimiz de kalsak, bizi yenemezler. Biz başkaları gibi kazanmak için değil, başarmak için yola çıkanlarız. Biz teksek de bir kişi değiliz, Biz sadece biriz. Sayınız yetti, elleriniz ihanete kalktı, teklif kanunlaştı. Ama bilin ki hiçbir çoğunluk, yanlışı doğruya, haksızlığı hakka çeviremez. Tarihin hükmünü yazamaz ve silemez” dedi. "Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış" Geçtiğimiz günlerde 25. yılını kutlayan AKP’nin 25 yıl karnesini de çıkaran Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Hani yalan ağızlarına yuva yapmış derler ya, bunlarınkine yuva yapmamış. Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış. 25 yıldır sayılara takla attırmaktan, uydurma masallarla tarihimizi kirletmekten başka, her kavşakta ortak değiştirip her musibette, 40 tas su dökülmekten başka bir şey yapmadılar. Yapmadıklarına ‘Yaptık’ deyip sebep olduklarını inkâr etmekten başka bir şey yapmadılar. Şimdi iktidarlarının 25’inci yılını kutluyorlar. Salonları süslemiş, ışıkları yakmış, şakşakçılarını toplamışlar. Bir de milletin karşısına geçip, çeyrek asırlık hikâyelerini anlatıyorlar. "‘25 yıllık destan’ bu işte" 1 Mart tezkeresiyle çıktılar yola. Amerikan askerlerini Türkiye’ye sokmaya kalktılar, Kıbrıs’ı iktidarlarının diyeti olarak vermeye kalktılar. Büyük Ortadoğu Projesinde, eş başkanlıklarını meydanlarda haykırdılar. İktidara gelirken aldıkları millet mührünü, daha ilk günden bir balyozla değiş tokuş ettiler. 25 yıldır ellerinde aynı balyoz var. Cumhuriyetimize, milli devletimize vurdukça vuruyorlar. O balyozun etikertinde ‘İsrail’de tasarlanmıştır. Amerika’da üretilmiştir. İngiltere’den ithal edilmiştir’ yazıyor. 25 yıldır bu Cumhuriyet o balyozla sarsılıyor. Hürriyetlerimiz tırpan yiyor, hukukumuz hızara veriliyor, refahımıza kıran giriyor, mutluluğumuz kıyıma uğratılıyor, huzurumuz her gün biçiliyor. Alın terimiz yağmalanıyor, geleceğimize ipotek koyuluyor. ‘25 yıllık destan’ bu işte. Dünya 7 dolara et yerken Türk milletine 21 dolara et yedirmek mi başarı? Enerji fiyatı, Avrupa’da üç yılda yüzde 7 artarken, bu milletin faturasını yüzde 277 artırmak mı başarı? Milyonlarca insanı işsizliğe ve umutsuzluğa mahkûm etmek mi başarı? Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket! "ABD var, İŞİD yoksa PYD var, şimdi de PKK var" 25 yılda en çok büyüyen grafik, fabrikalar değil cezaevleri oldu. Suçlar büyüdükçe, cezalar küçüldü. Suçlulara cüret verildikçe, masumlar sindiler. Refahı değil sefaleti büyüttünüz. Millete taksitle yağ ve bulgur aldıran başarı. 44 milyonu krediyle yaşatan başarı. 6,5 milyon ev genci yaratan başarı! Emeklinin ömrünü yediniz, hala başarıdan bahsediyorsunuz. Gencin hayallerini yıktınız, hala başarıdan bahsediyorsunuz. İşçinin emeğine kibrit suyu döktünüz. Utanmıyor musunuz! Çalışanın yarısını asgari ücrete sıkıştırıp, o ücreti de açlık sınırının altına gömdünüz. Budur 25 yıllık destan. O çaldırdığınız Mehteran marşı var ya o marşla sizi uğurlayacağız. Çeyrek asır önce icazet aldığınız, Türkiye’nin iradesini dışarıdaki projelere bağlayan siyasetiniz neyse, bugün Türk milletinin iradesini İmralı’daki terör hükümlüsünün hesabına bağlayan siyasetiniz neyse, Netanyahu ile “düşmancılık” oynayan riyakarlığınız odur. Bu milleti boş yere kandırmayın. İngiltere ile borsa oynayan faizciliğiniz odur. Trump ile ‘emret komutanım’ oynayan gurursuzluğunuz odur. Bütün bunların hesabını sormaya geleceğiz. Sıkı durun, hesap soracağız. Alışmışsınız... Sizin geminizi yürütmek için AB yoksa İngiltere var, İsrail yoksa ABD var, İŞİD yoksa PYD var. Şimdi de PKK var. Yarın ne olur Allah bilir! Her kim ki bu münafıklığa el pençedir; makbuldür, ortaktır, yandaştır. Her kim ki buna itiraz eder, direnir; işte o zaman teröristlikten teröristtir. Ortaklık defterinizde, bir tek Türk milletinin adı yoktur! İşbirlikçilikle başlayan 25 yılın sonunda daireyi tamamladınız. "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur" İktidar ve ortaklarına soruyorum: Sahada güvenlik güçlerimiz tarafından defalarca mağlup edilen PKK’ya, masada bugün verilmeye çalışılan imtiyazın sebebi nedir? Uluslararası terör ve suç örgütü PKK, 50 yıl emperyalizme hizmet ettikten sonra şimdi bundan vaz geçecekmiş, Ve bundan sonra da Türkiye ile birlikte hareket edecekmiş. Emperyalizmin karşısında duracakmış öyle mi? Sizi böyle mi kandırıyorlar? Bu trajikomik hayale gerçekten inanmamızı mı bekliyorsunuz? Huzura inanmak, demokrasi istemek, silahlar sussun demek başka bir şeydir. Ahmaklıksa başka bir şey! Sizin karşınızda ahmak yok! ‘Çerçeve çerçeve’ diye konuştukları rezaletin yaldızlı varaklarını değil, içindekini söylüyoruz. Şimdi de ressamlarını söyleyeyim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur. İlham kaynaklarını ve hocalarını da pekâlâ hepimiz tanıyoruz. Herkes barış ve kardeşlik diliyle konuşmak zorundaymış, bizler, “barış” ortamını bozuyormuşuz. Kim kiminle barışıyor Numan Efendi? Kim kimle savaştı da sen barıştın ve biz geri kaldık? Ağızlarından çıkanların değdiği yerlere bak! Atılacak adımlarda acele edilmeliymiş, yoksa süreç enfekte edilirmiş. Böyle sesleniyor sahibinin sesi ulak partisi. Sizin Cumhuriyet düşmanlığınızdan ala enfeksiyon mu var? Öcalan sevdanızdan ala hastalık mı var? Türkiye’nin Lübnanlaşmasından, Iraklaşmasından, Suriyelileşmesinden ala felaket mi var? Adamlar evimizi başımıza yıkıyor, Bir de eleştirimizden şikâyet ediyorlar. Bizim canımız burnumuzda. Biz size yanlış yapıyorsunuz edebinizle gidin diyoruz!” Dervişoğlu’ndan anayasa uyarısı Sürecin başında söylediklerini de hatırlatan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bu yasa Meclis’ten geçer geçmez bizim 1 yıl 10 aydır söylediğimiz gibi, ‘Terörsüz Türkiye’ diye çıkılan yolun istikametini bir bir söylemeye başladılar: Silahlar bırakılmasın mı? Barış gelmesin mi? Analar ağlasın mı? Darbe anayasasından kurtulmayalım mı? Şu maddeyi değiştirsek iyi olmaz mı? Hangi maddeyi? 3’ü mesela? Allah kelamı mıdır Anayasa? Sanmayın ki dertleri sadece o metni değiştirmektir. ‘Öcalan gelsin konuşsun’ dediler. Bu, işin çok sonraki safhasıydı. Aslolan onu sisteme almaktı. Şimdi İmralı canisi cezaevinden çıkmadı, yasa onu kapsamıyor diye bizden dua etmemizi bekliyorlar. “Dediğim dedik, çaldığım düdük anayasasıdır” Anayasa tartışmalarında da aynen böyle olacak. ‘İlk 4 maddeyle işimiz yok’ diyecekler. Ortaya bubi tuzakları salacaklar İşin sonunda Cumhurbaşkanı’na dönem sınırı kalkacak ve kıyıda köşede kalan 3-5 yetki daha verecekler. Gerisi de vatan da millet de cumhuriyet de umurlarında değildir! En başından beri uyarıyoruz, Türkiye’nin tartışılmazlarını tartışmaya açacaklar diye anlatıyoruz. Terör örgütünün uzantısı partinin eşbaşkanı, ‘Yasanın yalnızca silah ve şiddet zeminini ortadan kaldırdığını; asıl siyasi-hukukî tartışmanın bundan sonra başlayacağını’ açıkça ilan etti. Dediğimize gelecekler. Heniz başlangıç. Yasanın Kürt meselesinin demokratik çözümü olmadığını, sadece meselenin hukukî ve siyasî zeminde tartışılmasının önünü açtığını söyledi. Önümüzdeki dönem büyük tartışmalar yaşanacak. İyi Parti’nin olduğu Meclis’te Türk devletinin aleyhine bir kanun çıkarmak zannettikleri kadar kolay olmayacaktır. Bundan sonra mücadelemiz sadece TBMM’de değildir; mücadelemiz meydanlardadır, vatandaşın ağzındadır. Mücadelemiz Türk’ün hakkını korunması olarak tarihe geçecektir. İşi bunlara bırakırsak unutmayın ki bunların anayasası tektir: Dediğim dedik, çaldığım düdük yasasıdır. “Hedefleri hükümsüz cumhuriyet” Bizler, haklı çıktığı için üzülenlerdeniz. Yüzlerce, binlerce terörist, ‘entegrasyon’ adı altında ortaya salındığında, olacakları bildiğim için şimdiden kahroluyorum. Adam gümbür gümbür ömür boyu başkanlığa gidiyor, ‘Terörsüz Türkiye’ diye attıkları astarın altında, savunmasız Türkiye, hükümsüz bir cumhuriyet hedefi vardır. Bu sözde süreci pişirenlerin, paçavra yasayı hazırlayanların bir yarısı, bu ülkenin 103 yıllık cumhuriyet tarihini reklam arası olarak görürken, bir yarısı da zulüm tarihi olarak görüyor. Bu zihinler bir araya gelip, sözde süreç başlatıyor. Bu ihanete karşı çıkanlar da buradadır. İşte seçilecek taraf budur! 2007, 2009, 2010, 2017 ve nihayet 2025… Hepsi özenle seçilmiş sözcüklerle, ‘Yetmez ama evetlerle’ geldi. Hepsiyle bu ülkenin kurucu ilkelerini sakatladılar. Şimdi yine aynı türküyü söylüyor, herkesin de eşlik etmesini istiyorlar. Biz ise bunu ne olursa olsun reddediyoruz. İktidarın bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra olacakların açık seçik teminatıdır. Bizim tüm itirazımız bunadır. Kürt kardeşim... Seni Cumhuriyet’ten hesap sormaya itenler var. Hepsi bir ağız etmiş, sana bunu söylüyorlar. Sen onlara, hepimize çocuk gelinleri, kadın cinayetlerini, sana yaşatılan zorbalıkları sor. 25 yıldır bitiremedikleri GAP’ı, yapılmamış tren yollarını, söz verilip açılmayan fabrikaların hesabını sor. Eğer sen soramıyorsan ben buradayım. Gel beraber soralım. 25 yılın hesabını cumhuriyete kesenlerin hesabını, biz birlikte keselim. 20 yaşında teğmeninin ettiği yeminden, komedyenin mizahından, karikatüristin çizgisinden korkuyorlar. Şantajla ülke yönetiyor, her türlü çürümüşlük hüküm sürerken, ahlaksızlığı şarkılarda arıyorlar. Bunlar, bakanlarını arabulucu diye göndertip o makamları teminat gösterip, kıytırık bir şirkete bile söz geçiremeyip 100 maden işçisinin sorununu çözemiyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? Bunlar, terör gazisinin bile hakkına giriyor, Bacağını vatana feda etmiş kahramanları tehlikeli görüp Meclise sokmuyorlar. Önlerine polis ekipleri yığıyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? "Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz" Ne yapacağınızı, kime sahip çıkacağınızı biliyorsunuz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz ve nihayetinde de başaracağız. Biz, bu kalkışmayı, ceketimizi ilikleyip normalleştirmeyeceğiz. Bugünün bir yarını olduğunu biliyoruz. Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır. Bize bunların bedelini ödeteceklermiş, partimize saldırıları arttıracaklarmış! Umurumda bile değil. Gözümüzü hiçbir şeyden sakınmayız. Vekillik maaşı peşinde koşuyorsa rozet değil, isterse boynuna tasma taksın, umurumda bile değil. Sokakta milletin, aynada kendinin, evde çocuğunun yüzüne bakamıyorsa, Allah onun cezasını zaten vermiştir, bedduaya bile gerek yoktur. 1921’de Polatlı’dan gelen düşman top sesleri neyse, ihanet süreci de odur. Bunu düğün davulu zanneden varsa, zil takıp oynayabilir. Ama biz, 41 Bayrak Adam’ın yolundan yürüyoruz. Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz, cumhuriyet menzilinden sapmayacağız bir vatan daha kaybetmeyecek, bir millet daha yitirmeyeceğiz! "Çaresiz ve umutsuz değiliz" Adaletsizliğe, riyakarlığa açtık bayrağımızı. Gazinin bıraktığı can parçasına, şehidin akıttığı kan hatırına açtık bayrağımızı. Karar senin, karar bizim, karar hepimizin. Her gecenin bir gündüzü var, bakmak istersek, Her yanımızda umut var, tutmak istersek. O halde tutun elimden, düşün peşime. Çaresiz ve umutsuz değiliz.” Mitingin ardından Müsavat Dervişoğlu ve İyi Parti teşkilatı, miting alanından Alaca Mescit'e yürüdü.

Dervişoğlu: İlk kez ihanete uğramıyoruz Haber

Dervişoğlu: İlk kez ihanete uğramıyoruz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda partisinin hedef alındığını savunarak sert mesajlar verdi. Dervişoğlu, “Her cepheden saldırdıklarına göre, bilin ki doğru yoldayız” ifadelerini kullandı. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, siyasi gündeme ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Partisine yönelik eleştiri ve saldırıların arttığını savunan Dervişoğlu, “Her cepheden saldırdıklarına göre, bilin ki doğru yoldayız” ifadelerini kullandı. “BU SİYASİ NAMUS BATAKLIĞINDA SİZ BOĞULACAKSINIZ” Dervişoğlu, paylaşımında İYİ Parti’nin daha önce de benzer süreçlerden geçtiğini belirterek, “İlk kez eksilmiyoruz... İlk kez bölünmüyoruz… İlk kez ihanete uğramıyoruz” sözleriyle partisinin yaşadığı siyasi süreçlere gönderme yaptı. Sert ifadelerini sürdüren Dervişoğlu, kendilerine yönelik girişimlerin partiyi zayıflatamayacağını savundu. Dervişoğlu, paylaşımının devamında, “Gönderdiğiniz akbabaların kopardığı et, bizi hem acıtmaz hem de tüketmez” ifadelerini kullanarak siyasi rakiplerine tepki gösterdiği açıklamasını “Bu siyasi namus bataklığında siz boğulacaksınız, biz değil!” sözleriyle tamamladı. Her cepheden saldırdıklarına göre, bilin ki doğru yoldayız. İlk kez eksilmiyoruz... İlk kez bölünmüyoruz… İlk kez ihanete uğramıyoruz… Gönderdiğiniz akbabaların kopardığı et, bizi hem acıtmaz hem de tüketmez. Bu siyasi namus bataklığında siz boğulacaksınız, biz değil!.. — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) August 14, 2026

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor Haber

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor

Tarihî teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi. Meclis, üç günlük çalışma takvimi konulan teklif oylamasından sonra tatile girecek. İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifi olan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından bugün (10 Ağustos) TBMM Genel Kurulu'nda oylamaya sunuldu. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı. Komisyonun kurulmasından tam bir yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise AKP, MHP, DEM Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol grupları ile HÜDA Par, TİP ve EMEP'in "evet" oyu, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin ise "hayır" oyu kullanması bekleniyor. Yeni Partili 91 milletvekilinden en az 30 vekil ise teklife "hayır" oyu vereceklerini açıkladı. MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da görüşmeleri izledi. Saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmelerinden hemen önce, partisinin yasaya ilişkin oylama tutumun görüşüldüğü grup toplantısını gerçekleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmasında, "Barışın önünü açacağız, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacak, barışın önünde durmayacağız!" diyerek teklife "evet" oyu vereceklerini duyurdu. Yeni Partili vekillerin oylarına da dikkati çeken Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubunu kararında serbest bırakıyor değilim" diye konuştu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmasında, muhalefetin çerçeve yasanın milletvekillerinden gizlendiğine ilişkin “Kanunu 3 kişi biliyor, bu gizli kanun” iddialarına yanıt vererek, "Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri bu kanunu üç kişi biliyormuş iddiasıdır. Gizli kapaklı bir şey yok altıncı maddeyi okuyanlar ne olduğunu çok net göreceklerdir, bir zahmet okusalardı. Efendim, bir partinin kapalı grup toplantısına atıf var. 'Efendim öyle demiş, böyle demiş', uydurma! Adı üzerinde dedikodu, adı üzerinde birilerinin ifadesi. Hiç alakası yok" diye tepki gösterdi. Genel Kurul'a katılan İyi Parti milletvekilleri Türk bayraklı atkı takarak sıralarına Türk bayrakları koyarken, Genel Başkan Dervişoğlu da teklif üzerine aldığı sözde, çerçeve yasayı "kalkışma" olarak nitelendirdi. Teklifin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin de önünü açacağını öne süren Dervişoğlu, "Milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır! Bu neden bir kalkışmadır, söyleyeyim: Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bir kalkışmadır!" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise,"Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" diye konuştu. Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde görüşmeler, 11 Ağustos Salı ve 12 Ağustos Çarşamba günü sürdürülecek. 12 maddelik düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ancak maddeleri hemen uygulanmayacak. Önce Milli Güvenlik Kurulu, (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahları tamamen bıraktığını tespit ve teyit edecek. Yasanın 6 aylık uygulama süresi, teyit ve tespit sürecinin ardından MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla başlayacak.

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz Haber

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - Çerçeve yasa teklifi “ihanet belgesi” olarak nitelendiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, teklifin “Cumhuriyeti ‘100 yıllık reklam arası’ görenlerle ‘100 yıllık zulüm’ diye tarif edenlerin ortak metni” olduğunu savundu. TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği yer olduğunu belirten Dervişoğlu, düzenlemeye karşı mücadele edeceklerini söyledi. “Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir” diyen Dervişoğlu, teklifin devlet yapısı ve milli birlik açısından risk taşıdığını öne sürdü. TBMM’nin Kurtuluş Savaşı sürecindeki tarihi rolüne dikkat çeken Dervişoğlu, “Büyük Türk milletinin meclisini bir cani istiyor diye size çiğnettirmeyeceğiz” dedi. Hesap zamanı diyecek Türk Milleti! O hesap zamanı geldiğinde de herkesin kulağında benim sesim çınlayacak! İhanetin zaman aşımı yoktur! pic.twitter.com/cYq8QYDvC3 — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) August 5, 2026 “GAZİLERİN HAKLARI BAŞKA BİR DÜZENLEMENİN PARÇASI YAPILMAMALI” Şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin yapılacak düzenlemelere de değinen Dervişoğlu, bu konuların terör süreciyle aynı zeminde ele alınmasını eleştirdi. Dervişoğlu, “Gazilerimizin haklarını teslim edecekseniz hakkı haklıya layıkıyla teslim edin. Onların fedakarlığını İmralı için hazırladığınız ihanetin vicdan perdesi yapmayın” ifadelerini kullandı. Devletin silahla hak elde etmeye çalışanları ödüllendirmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, düzenlemenin hukuka bağlı kalanları cezalandıracağını, terörle mücadelede bedel ödeyenlerin ise göz ardı edileceğini iddia etti. “KANUNU GEÇİRMEK YAPILANI HAKLI KILMAZ” TBMM’deki sayısal çoğunluğun bir düzenlemeyi kabul ettirmeye yetebileceğini belirten Dervişoğlu, “Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz” diye konuştu. Teklifin kapsamı ve olası sonuçlarını kamuoyuna anlatacaklarını ifade eden Dervişoğlu, “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz” dedi. Dervişoğlu, partisinin Genel Kurul sürecinde ve meydanlarda düzenlemeye karşı duracağını belirterek, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” açıklamasını yineledi.

Dervişoğlu: Devletin 6 ayda ödediği faiz 1,5 trilyon liraya dayandı Haber

Dervişoğlu: Devletin 6 ayda ödediği faiz 1,5 trilyon liraya dayandı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hükümetin ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirerek, yılın ilk altı ayında ödenen faiz tutarının 1,5 trilyon liraya ulaştığını, bütçe açığının ise 1 trilyon liraya dayandığını söyledi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomiden dış politikaya, Kıbrıs'tan şehit ve gazilerin haklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, hükümetin ekonomi yönetimini eleştirdi. "FAİZE GİDEN PARA 4,5 MİLYON ASGARİ ÜCRETLİYE DENK" Ekonomik veriler üzerinden iktidarı eleştiren Dervişoğlu, devletin 2026 yılının ilk altı ayında ödediği faizin 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirterek, "Bu para 4,5 milyon çalışanın bir yıllık asgari ücretine denk geliyor. Bütçe açığı ise 1 trilyon liraya dayandı." ifadelerini kullandı. Faiz ödemelerinin vatandaşın refahını olumsuz etkilediğini savunan Dervişoğlu, "Bu rakamlar çiftçinin mazotundan, emeklinin ekmeğinden, işçinin ücretinden ve esnafın kazancından kesilen paralardır." dedi. EMEKLİ MAAŞI DÜZENLEMESİNİ ELEŞTİRDİ TBMM gündemine gelen en düşük emekli aylığı düzenlemesine de değinen Dervişoğlu, bütçenin faiz ödemelerine ayrıldığını öne sürerek, emeklilere verilen artışın yetersiz olduğunu savundu. Konuşmasında dış politikaya da değinen Dervişoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik F-35 açıklamalarını değerlendirdi. S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Türkiye'nin F-35 programından çıkarıldığını hatırlatan Dervişoğlu, hükümetin şimdi S-400'leri devrederek yeniden programa dönmeye çalıştığı yönündeki iddiaları eleştirdi. "Madem S-400 vazgeçilmez bir milli güvenlik ihtiyacıydı, neden elden çıkarılmaya çalışılıyor? Eğer devredilebilecek bir sistemdi, Türkiye neden F-35 programından çıkarıldı?" diye konuştu. ŞEHİT VE GAZİLER İÇİN KANUN TEKLİFİ Şehit ve gazilerin yaşadığı hak kayıplarına da dikkat çeken Dervişoğlu, farklı statüler nedeniyle mağduriyetler oluştuğunu belirterek, bu konuda bir kanun teklifi hazırladıklarını açıkladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında siyasi partilere gerçekleştirdiği ziyaretlere de değinen Dervişoğlu, İYİ Parti'nin görüşme talebini kabul etmesinin yürütülen siyasete destek anlamına gelmediğini söyledi. Dervişoğlu, görüşmenin ardından kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendireceklerini belirterek, "Sayın Kurtulmuş bize ne anlattıysa, bizim hangi soruları yönelttiğimizi ve hangi cevapları aldığımızı milletimizle eksiksiz paylaşacağız." ifadelerini kullandı. İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı, Dervişoğlu'nun konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

Dervişoğlu: "Katil Bir Caniye Af Kapısı Aralayanların Karşısında Sarsılmaz Bir İrade Var" Haber

Dervişoğlu: "Katil Bir Caniye Af Kapısı Aralayanların Karşısında Sarsılmaz Bir İrade Var"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyasi ikballeri için devletin temeline dinamit koyanların ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade yer almaktadır. Gazi Meclis’in kutlu çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yürütenler, kapalı kapılar ardında kirli tezgahlar kuranlar, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücüler ve teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyetler bu asil duruşun hedefidir" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 10 Haziran’da partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında açıkladığı "Bayrak Mitingi"ni bugün Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirdi. Miting öncesinde ve Dervişoğlu’nun konuşması sırasında, "Ne mutlu Türk’üm diyene", "Bayrak inmez, vatan bölünmez" ve "Terörist Apo" sloganları atıldı. Mitinge CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver, Yeni Yol grubundan İdris Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile CHP il teşkilatı üyeleri de katıldı. Mitingde açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, Cumhuriyet’in sarsılmaz ruhunun ve millî direnişin Tandoğan Meydanı'nda yeniden cisimleştiğini belirterek, 48 yıl önce başlayan yürüyüşün bugün 85 milyonun iradesiyle devam ettiğini ifade etti. Dervişoğlu, terörü ve teröristleri kollayanlara, "Terörsüz Türkiye" söylemiyle ülkeyi bölmek isteyenlere karşı durduklarını belirterek, vatanın ekmeğini yiyip ihanet edenlerin, siyasi çıkarları uğruna devletin temeline zarar verenlerin ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade bulunduğunu söyledi. Dervişoğlu, şöyle konuştu: "Türk milleti adına açılan bu bayrak, boğazına çökülmek, nefesi kesilmek istenen bir milletin namusu, onuru ve nurudur. Bu duruş, terörü ve teröristi kollayanlara, 'Terörsüz Türkiye' yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere karşı net bir tavırdır. Vatanın ekmeğini yiyip ona ihanet edenlerin, siyasi ikballeri için devletin temeline dinamit koyanların ve on binlerce canımızın katili olan bir caniye af kapısı aralayanların karşısında sarsılmaz bir irade yer almaktadır. Gazi Meclis’in kutlu çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yürütenler, kapalı kapılar ardında kirli tezgahlar kuranlar, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücüler ve teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyetler bu asil duruşun hedefidir." "TÜRK MİLLETİNİN SAHİPSİZ OLMADIĞINI İLAN EDİYORUZ" Milli iradenin ve kutsal birliğin neferleri olarak Türk milletinin sahipsiz olmadığını ve kula kulluk edilmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, korku duvarlarını yıkmak, prangaları parçalamak ve adalet, hürriyet, eşitlik ile kardeşlik temelinde "kimsesizlerin kimsesi olan o yüce çınarı yeniden yeşertmek" için tüm vatandaşları bu yürüyüşe davet etti. Dervişoğlu, hainlerin bölücülük heveslerini boşa çıkarmak, üniter devleti ayakta tutmak, milletin birliğini ve bayrağın şerefini korumak, hakkını aradığı için susturulan ve baş eğmediği için sindirilmek istenen insanların onurunu geri vermek amacıyla "hep birlikte, inançla ileriye doğru yürüdüklerini" söyledi. Dervişoğlu, konuşmasının sonunda mitinge katılan bir vatandaşın taşıdığı ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu'nun resminin yer aldığı portreyi kaldırdı. Dervişoğlu, ardından kürsüden inerek mitinge katılan vatandaşlarla tokalaştı. KanalB

Dervişoğlu: Devlet egemenliği yeniden temel norm olmalı Haber

Dervişoğlu: Devlet egemenliği yeniden temel norm olmalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Orta Doğu'nun askeri müdahaleler, işgaller ve vekalet savaşlarıyla anılmaktan çıkması gerektiğini söyledi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem dış politika hem de iç gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata değinen Dervişoğlu, özellikle Hürmüz Boğazı'nda savaş öncesi statüye dönülmesini olumlu karşıladıklarını ifade etti. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın önemine dikkat çeken Dervişoğlu, "Devlet egemenliği yeniden temel norm haline gelmeli, bölgemiz askeri müdahalelerle, işgallerle ve vekalet savaşlarıyla anılmaktan çıkmalıdır" dedi. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin dış politikada soğukkanlı ve temkinli hareket etmesinin önemini ortaya koyduğunu belirten Dervişoğlu, Türk diplomasisinin geleneksel yaklaşımını sürdürmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi. Ey Recep Tayyip Erdoğan! Sen bu memlekete muhtaçsın ama bu memleket sana muhtaç değil! pic.twitter.com/qAXuT7WUxd — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) June 17, 2026 Konuşmasında tarım politikalarına da geniş yer veren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, son yıllarda tarım sektörünün gerilediğini savunarak, üreticilerin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını ifade etti. Çiftçilerin zararına üretim yapmak zorunda bırakıldığını öne süren Dervişoğlu, bunun Türkiye'nin gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi. Beyaz et sektöründeki bazı şirketlere yönelik kayyum kararlarını da eleştiren Dervişoğlu, hükümetin ekonomik sorunların sorumluluğunu farklı alanlara yönlendirmeye çalıştığını savundu. Terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik özgürlük taleplerine karşı çıktıklarını belirtti. Böyle bir adımın toplumsal mutabakat olmadan atılamayacağını ifade eden Dervişoğlu, bu yöndeki taleplerin referanduma götürülmesi gerektiğini savundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.