Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Muğla

bursaarena.com.tr - Muğla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muğla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD'de yaşayan Türk gencinden 2 aydır haber alınamıyor Haber

ABD'de yaşayan Türk gencinden 2 aydır haber alınamıyor

Eğitim amacıyla yaklaşık üç yıl önce ABD'ye gelen Burak Ünal'dan iki aydır haber alınamıyor. Oğlundan gelecek bir telefonu umutla bekleyen anne Gülhane Ünal, yaşadığı çaresizliği ABDPOST New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli'ye anlatarak Amerika'daki Türk toplumundan yardım istedi. ABDPOST.COM ABD (İGFA) - Yaklaşık üç yıl önce eğitim amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen Burak Ünal'dan iki aydır haber alınamıyor. Washington eyaletinin Seattle kentinde yaşayan gençten uzun süredir haber alamayan ailesinin endişesi her geçen gün büyüyor. Muğla'nın Datça ilçesinde yaşayan anne Gülhane Ünal, yaşadığı çaresizliği ABDPOST New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli'ye anlatarak Amerika'daki Türk toplumundan yardım istedi. Eğitim İçin Gitti, Okulu Bırakıp Çalışmaya Başladı ABDPOST'un edindiği bilgilere göre Burak Ünal, yaklaşık üç yıl önce eğitim amacıyla Seattle'a gitti. İlk iki yıl eğitimine devam eden genç, yaklaşık bir yıl önce okulunu bırakarak geçimini sağlayabilmek için bir markette çalışmaya başladı. Ancak bir süre sonra işini kaybetti. Ailesinin aktardığına göre işini kaybetmesinin ardından psikolojik olarak zor bir süreç yaşamaya başladı ve çevresiyle iletişimini giderek azalttı. "Bana Ulaşamazsan Ev Sahibimi Ara" Demişti Anne Gülhane Ünal, oğlunun bir süre önce kendisine, uzun süre ulaşamaması halinde Texas'ta yaşayan ev sahibinin telefon numarasını verdiğini anlattı. O dönemde yaklaşık 15 gün boyunca Burak Ünal'dan haber alamayan anne, son çare olarak ev sahibine ulaştı. Ev sahibinin girişimiyle Burak Ünal'ın aileyle yeniden iletişim kurduğu öğrenildi. Ancak aynı yöntem bu kez sonuç vermedi. Anne Ünal, yaklaşık iki aydır oğluna ulaşamadığını, ev sahibinin de artık Burak Ünal'dan haber alamadığını söyledi. Anne Ünal, oğlunun psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiği, kimseyle görüşmek istemediği ve giderek içine kapandığı yönündeki bilgileri de Texas'taki ev sahibinden öğrendiğini belirtti. Ev sahibinin aileye aktardığına göre Burak Ünal son dönemde telefonlara cevap vermiyor, kimseyle iletişim kurmak istemiyor ve kendisini eve kapatıyordu. Telefonu Tamamen Kapandı Anne Gülhane Ünal, oğlunun daha önce aramalarına zaman zaman cevap verdiğini, en azından telefonunun çaldığını ancak son iki aydır telefonunun tamamen kapalı olduğunu söyledi. "Eskiden ulaşamasam bile telefonu çalardı. Şimdi ise telefon tamamen kapalı. İki aydır hiçbir şekilde sesini duyamıyorum." diyen anne, oğlunun bulunduğu yer ve sağlık durumuyla ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını ifade etti. "Umarım Hâlâ Auburn'dadır" Anne Ünal, oğlunun öğrencilik döneminde Washington eyaletinin Auburn kentinde kaldığını belirterek, hâlâ aynı şehirde olmasını umut ettiğini söyledi. "Keşke hâlâ orada olsa..." diyen anne, oğlunun Auburn'da olabileceği ihtimalini koruduklarını ancak şu an tam olarak nerede bulunduğunu bilmediklerini ifade etti. Amerika'da Hiçbir Yakını Yok Ailenin verdiği bilgiye göre Burak Ünal'ın Amerika'da herhangi bir akrabası ya da yakını bulunmuyor. Seattle'da yaşamını tek başına sürdüren genç, okulunu bıraktıktan sonra bir süre çalıştı ancak daha sonra işsiz kaldı. Ailesi, yaşadığı ekonomik ve psikolojik sıkıntıların ardından oğullarının tamamen içine kapandığını düşünüyor. Anne Gülhane Ünal'dan Çağrı İki aydır oğlundan haber alamayan Gülhane Ünal, Amerika'da yaşayan Türk toplumuna seslenerek yardım istedi. "Tek isteğim oğlumun iyi olduğunu öğrenebilmek. Sesini duymak istiyorum. Onu gören, kendisiyle konuşan ya da nerede olduğunu bilen biri varsa lütfen bizimle iletişime geçsin." ABDPOST'tan Çağrı ABDPOST ailesi, başta Washington eyaleti olmak üzere Seattle, Auburn ve çevresinde yaşayan vatandaşlardan, Burak Ünal'ı gören, kendisinden haber alan ya da bulunduğu yere ilişkin en küçük bir bilgiye sahip olanların kendileriyle iletişime geçmelerini rica etti. Paylaşılacak en küçük bilgi veya ipucu bile genç bir vatandaşımızın bulunmasına ve iki aydır evladından haber bekleyen bir annenin yaşadığı belirsizliğin sona ermesine katkı sağlayabilir.

Gazeteci Reha Muhtar hayatını kaybetti Haber

Gazeteci Reha Muhtar hayatını kaybetti

Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören gazeteci ve televizyoncu Reha Muhtar, 3 Haziran 2026 tarihinde yaşamını yitirdi. Tedavi gördüğü hastaneden yapılan açıklamada Muhtar’ın çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. MUĞLA (İGFA) - Türk basınının tanınmış isimlerinden Reha Muhtar, tedavi gördüğü hastanede 67 yaşında hayatını kaybetti. Acıbadem Bodrum Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, Muhtar’ın 28 Mayıs 2026 tarihinde hastaneye kaldırıldığı ve yapılan değerlendirmelerde ileri derecede kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, enfeksiyon ile kontrolsüz diyabete bağlı metabolik bozukluk tespit edildiği bildirildi. Hastane Başhekimi Nevra Gülhan Görgülü, Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alınan Reha Muhtar’da süreç içerisinde çoklu organ yetmezliği geliştiğini belirtti. Açıklamada, “Yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hastamız 3 Haziran 2026 tarihinde saat 02.15’te vefat etmiştir” denildi. Uzun yıllar televizyon haberciliği ve gazetecilik alanında görev yapan Reha Muhtar’ın vefatı, medya camiasında ve sevenleri arasında üzüntü yarattı. REHA MUHTAR KİMDİR? Türk televizyon programcısı, yorumcusu ve haber sunucusu olan Reha Muhtar, aslen Kerküklü ve Irak Türkmeni olan babasının Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretim elemanı olarak çalışmasından dolayı, kışları Ankara'da yazları ise İstanbul'da yaşadı. İlk orta ve liseyi TED Ankara Koleji'nde bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda tamamladı. 1980 yılında gazeteciliğe başladı. 1981 yılında girdiği Milliyet gazetesinin Ankara bürosunda, dış politika ve siyaset alanlarında muhabirlik yaptı. TRT'ye geçen Muhtar, Atina, Yunanistan'da TRT muhabiri olarak tanındı. Atina yıllarında Yunanistan briç şampiyonu oldu. 1991 yılında CNN International 'ın programı olan Crossfire 'ın benzeri "Ateş Hattı" programını hazırlamaya başladı. 1993 yılında TRT'den ayrılıp Kanal D'ye geçti. 1994 yılında Kanal D'nin satılması üzerine Kanal D'den ayrıldı ve TRT'ye döndü. 1995 yılında TRT'den ayrılıp Star TV'ye geçse de kısa bir süre sonra bu kanaldan da ayrılıp Kanal D'ye döndü. 1996 yılında Kanal D'den tekrar ayrılıp Show TV'ye geçerek ana haber sunucusu ve haber genel yayın yönetmeni oldu. 2000 yılında Akşam gazetesinde yazmaya başladı. 2002 yılında Show TV ve Akşam gazetesinden ayrılan Muhtar, Star TV'ye geri döndü. 2003 yılında Star TV'yi bırakan Muhtar, Star gazetesinde bir süre yazarlığa devam etse de aynı yıl içerisinde Star Medya Grubu'ndan ayrıldı. 2004 yılında atv'ye geçerek Akademi Türkiye jürisi oldu ve Sabah gazetesinde yazmaya başladı. 2006 yılında Ciner Medya Grubu'ndan ayrılan Reha Muhtar, Show TV'de Metin Uca ile beraber PişşTi adlı programını sundu. Ancak aynı yıl içerisinde programın bitmesiyle Show TV'den ayrılarak Vatan gazetesinde yazmaya başladı. 2007 yılında FOX'a geçerek Çapraz Ateş programını sunan Muhtar, aynı yıl programın bitmesiyle bu kanaldan ayrıldı. 3 kere Show TV'ye dönerek yarışma sunucusu oldu ve tekrar bu kanaldan ayrıldı. 2009 yılında CNN Türk'te "Çok Farklı" programını yaptıktan sonra Kanaltürk'te Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar ile "Son Kale" adlı programları yayınlandı. 2011 yılında Çok Farkı Kanaltürk'te program yapan Muhtar, bu kanaldan ayrıldı. Muhtar son olarak, 2016 yılı Kasım ayında da Vatan gazetesinden ayrıldı.

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi Haber

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi

Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarını protesto sırasında tutuklanan Esra Işık 11 Mayıs'ta tahliye edildi. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 41 günlük tutukluluğun ardından Işık'ı yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etti. Serbest bırakıldıktan sonra bir açıklama yapan Işık "memleketimi savunduğum için tutukluydum, sürgün edildim" dedi ve ekledi: "Benim anneanemin, babaannemin, dedemin köyleri yok edildi. Bizi daha ne kadar yok edeceksiniz, mülksüzleştireceksiniz? "Beni gözdağı olsun diye tutuklandınız. Bugün özgürlüğüme kavuşmuş olabilirim ama benim için özgürlük topraklarımızın özgürlüğe kavuşacağı gündür." İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla 31 Mart'ta tutuklanmıştı. Danıştay acele kamulaştırmayı durdurmuştu Danıştay 6. Ceza Dairesi de bu karardan kısa süre önce acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurmuştu. 5 Mayıs'ta taraflara tebliğ edilen kararda, bölgede "acelelik hali" bulunmadığı ve acele kamulaştırmanın uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğacağı ifade edildi. 10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Akbelen ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi acele kamulaştırılmıştı. Araziler madene ruhsatlı ve bölgenin yakınındaki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak amacıyla kömür madenine çevrilmek isteniyordu. Termik santrallerinin sahibi Yeniköy-Kemerköy Enerji'nin 7 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Danıştay kararının davalara konu olan 676 parselin yaklaşık 194'ünü kapsadığı belirtildi. Şirketin yarısı İçtaş Holding'e, diğer yarısı ise Limak Holding'e ait. Akbelenli köylüler ise Danıştay kararını sevinçle karşıladı. Köylüler yaptıkları basın açıklamasında benzer bir kararın Anayasa Mahkemesi tarafından atılmasını beklediklerini söylediler. Açıklamada, "Bu karar tamamen iptal edilinceye, bu şirketler köyümüzden defolup gidinceye kadar kazandık demeyeceğiz" denildi. Madencilik yasasının iptali için muhalif 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne 17 Eylül 2025'te iptal davası açılmıştı. Bu dava henüz sonuçlanmadı. Akbelen Ormanı'nda dört yıldır direnenler anlatıyor: 'Bir tek ağacı bile kaybetmemeliyiz''Karar sadece 194 parselle sınırlı' Kaynak, X@ikizkoydireniyo / Akbelen'de direnişin sembollerinden biri olan "Zehra Nene" 14 Eylül'de hayatını kaybetti. Akbelenli köylülerin avukatlığını üstlenen Cangı Avukatlık Bürosu'ndan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca'ya göre Danıştay kararı, acele kamulaştırmaların şirketlerin çıkarına yapıldığını tartışmasız hale getirdi. Cangı ve Sarıca kararla birlikte acele kamulaştırmaya dayalı tüm idari işlemlerin geçersiz sayıldığını ve el koyma girişimleri, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti süreçlerinin artık hukuken uygulanamayacağını belirtti. Avukatlar Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 649 el koyma davasının da "dayanaksız kaldığını" ifade etti. Açıklamalarında, "bu davaların başka bir işleme gerek kalmadan reddedilmesi gerektiği" belirtildi. Danıştay kararının herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak, Milas'taki 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından yapılan yazılı açıklamada ise söz konusu kararın, 10 Ocak 2026 tarihli acele kamulaştırma kararına konu parsellerin tamamına ilişkin değil, yalnızca davaya konu edilen belirli parseller yönünden verilmiş bir tedbir kararı olduğu söylendi. Şirket, kararın 676 parselin tamamını değil, yaklaşık 194 parsel ile sınırlı bölümü kapsadığını savundu. 'Bu kararla İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz' Öte yandan, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde açılan davanın kritik olduğu vurgulandı. BBC Türkçe'ye konuşan Cangı, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeden uygulanması gerektiğini söyledi. Zeytinlikler, 'Zeytincilik Kanunu'na rağmen madencilik faaliyetlerine açılabilir mi? Cangı, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Danıştay'ın kararını Cumhurbaşkanlığı'na göndermeli ve iptalini istemeli. Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırmayı durdurma kararı vermeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı'nın da bu karardan dönmesi gerektiğini kaydeden Cangı, "Bu kararı eline alan İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz" diye konuştu. BBC Türkçe

Tüm şehir kenetlendi! Final maçına tam 100 otobüs ile akın edecekler Haber

Tüm şehir kenetlendi! Final maçına tam 100 otobüs ile akın edecekler

Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, Elazığspor ile oynanacak play-off finali öncesi önemli açıklamalarda bulundu. ''BAŞARAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY YOK'' Muğla'nın tüm ilçeleriyle kenetlendiğini vurgulayan Kıyanç, final günü Bursa'ya adeta çıkarma yapacaklarını belirterek, "Muğlaspor, farklı siyasi görüşleri ve her kesimden insanı bir araya getirmeyi başardı. Köyceğiz'den Datça'ya, Marmaris'ten Yatağan'a kadar tüm ilçelerimizden gelen taraftarlarımız inanılmaz bir tablo oluşturdu. Üç yıldır ‘birlik olalım' diyoruz ve gördük ki birlik olduğumuzda başaramayacağımız hiçbir şey yok" dedi. ''HERKES RAKİBİ FAVORİ GÖREBİLİR AMA BAŞARI İNANMAKLA OLUR'' Rakiplerinin favori gösterilmesine de değinen Kıyanç, "10 Mayıs saat 19.00'da tarihimizin en önemli maçlarından birine çıkacağız. Herkes rakibi favori görebilir ama başarı inanmakla olur. Biz ekip olarak, şehir olarak buna inanıyoruz ve o kupayı Muğla'ya getireceğiz" ifadelerini kullandı. ''TOPLAM 100 OTOBÜS HAZIRLIYORUZ'' Taraftar organizasyonuna ilişkin bilgi veren Kıyanç, "Muğla merkez ve ilçelerden toplam 100 otobüs hazırlıyoruz. Maksimum sayıda taraftarla orada olacağız. Ayrıca meslek odalarına da çağrıda bulunuyorum; avukatlar, doktorlar, mühendisler ve gazeteciler kendi gruplarını oluştursun, biz de onlara özel otobüs tahsis edelim. O gün Bursa'da tek yürek olalım" ifadelerini kullandı. ''TRİBÜN DAĞILIMI NETLEŞECEK'' Bilet ve stat düzenlemeleri hakkında da konuşan Kıyanç, "40 bin kişilik stadın yüzde 50'si (yaklaşık 20 bin koltuk) Muğlaspor taraftarına ayrılacak. Federasyonun belirlediği rakamlar (Maraton 800 TL, Kale Arkası 400 TL) üzerinden indirim yapılması veya taraftarın ücretsiz taşınması için görüşmeler sürüyor. Elazığspor yönetimiyle yapılacak online toplantı sonrası tribün dağılımı netleşecek" dedi. ''BUGÜN PLAY-OFF'TAYSAK BUNUN BAŞ MİMARI BESİM HOCA'' Başkan Kıyanç, sezon boyunca emeği geçen eski teknik direktör Besim Durmuş'a da teşekkür ederek, "Bugün play-off'taysak, bunun baş mimarı Besim hocadır; kendisine minnettarız. Yeni gelen Mustafa Hocamız ve ekibi de kısa sürede burayı sahiplendi. Onların enerjisiyle şampiyonluğa yürüyeceğiz" cümlelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.