Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Misilleme

bursaarena.com.tr - Misilleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Misilleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören Haber

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören

ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarında öldürülen eski dini lider Ali Hamaney için başkent Tahran'da, İmam Humeyni Musalla Camisi'nde düzenlenen cenaze töreni bu sabah başladı. Geniş güvenlik önlemleri altında düzenlenen tören için sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce kişi Musalla Camisi'nin önünde toplandı. Törene katılanların üzerinde matemi simgeleyen siyah kıyafetler dikkati çekerken bazı katılımcılar ellerinde Ali Hamaney'in ve yeni dini lider Mücteba Hamaney'in posterlerini taşıdı. Bazı katılımcıların ise ellerinde Şii geleneğinde intikamın sembolü sayılan kırmızı bayrak görüldü. Musalla Camisi'ndeki kalabalıktan zaman zaman "Amerika'ya ölüm" ve "İntikam" sloganları duyuldu. Binlerce kişinin kilometrelerce yolu yürüyerek Cuma akşamından tören alanına geldiği belirtiliyor. Cenaze törenine katılan bazı kişiler ellerinde Hamaney'in fotoğrafını taşıdı... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERSGünler sürecek cenaze töreni planlandı Ali Hamaney için adeta ABD ve İsrail'e meydan okur nitelikte cenaze töreni organize edildi. Törenlerin yaklaşık altı gün sürmesi öngörülüyor. Hamaney'in naaşının, Tahran'daki törenlerin ardından Şii dünyasının önemli merkezleri olan Kum, Necef ve Kerbela'ya götürülmesi ve 9 Temmuz Perşembe günü Meşhed'de İmam Rıza Türbesi'nde toprağa verilmesi bekleniyor. Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı İran'da farklı kentlerde düzenlenecek törenlere yaklaşık 30 milyon İranlının katılmasının beklendiği belirtiliyor. Büyük çaplı cenaze töreni ile mesaj Hamaney'in naaşı ilk kez Perşembe gecesi kamuoyuna gösterilerek, yas töreni düzenlendi. İran medyasında paylaşılan görüntülerde, kalabalıkların ağladığı, Hamaney'in tabutuna çiçekler fırlattıkları görüldü. Hamaney'in naaşı dün selefi Ruhullah Humeyni'nin anısına inşa edilen bölümde halkın ziyaretine açıldı. Dün ayrıca Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde devlet töreni düzenlendi. Hamaney'in öldürüldüğü saldırıda aile fertleri de hayatlarını kaybetmişti. Törende Hamaney'in İran bayrağına sarılı tabutunun yanı sıra aile fertlerinin de tabutları yüksek bir platforma konuldu. Tahran'daki devlet törenine çok sayıda yabancı konuk da katıldı / Fotoğraf: Atta Kenare/AFP Törene Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis Başkanı ve ABD ile yürütülen müzakerelerdeki baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra çok sayıda üst düzey İranlı yetkili katıldı. Cevdet Yılmaz da yabancı konuklar arasında Cenaze törenine, aralarında Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de yer aldığı çok sayıda yabancı ülke temsilcileri de katılıyor. AKP'nin yanı sıra Yeniden Refah, Gelecek ve Saadet Partisi'nden temsilcilerinin de törene katıldığı bildiriliyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney katılacak mı? Babası Ali Hamaney'in öldüğü saldırıda yaralandığı belirtilen İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in törenlere katılıp katılmayacağı konusunda belirsizlik sürüyor. Babası, 1989 yılında Humeyni'nin cenaze törenine katılmıştı. Bu törende ağladığı görülen Ali Hamaney daha sonra onlarca yıl boyunca İran'ı demir yumrukla yöneterek, Batı'ya meydan okumuştu. Trump "en kötü insanlardan biri öldü" diye duyurmuştu İran'ı 37 yıl yöneten Ali Hamaney, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta konutuna düzenlenen hava saldırılarında öldürüldü. O an itibariyle başlayan ve dört ay süren savaş binlerce kişinin ölümüne yol açarken, aynı zamanda bölgeye yayılan bir savaşın fitilini ateşledi. Savaş sadece Ortadoğu'yu değil, İran rejiminin Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatması sonucunda sekteye uğrayan enerji tedariki nedeniyle tüm dünyayı, küresel ekonomiyi sarstı. Savaştan önce "yardım yolda" diyerek İran halkına rejimi devirmek için sokağa çıkma çağrıları yapan ABD Başkanı Donald Trump, Hamaney'i öldürdüklerini "Tarihteki en kötü insanlardan biri olan Hamaney öldü" sözleriyle duyurmuştu. Hatta Trump, "Bu, İran halkı için ülkelerini geri alabilmeleri için en büyük fırsattır. Duyduğumuza göre, Devrim Muhafızları, ordusu ve diğer güvenlik ve polis güçlerinin birçoğu artık savaşmak istemiyor ve bizden dokunulmazlık talep ediyor" demişti. Ancak Donald Trump'ın dediği gibi olmadı. İran rejimi savaştı ve sonunda Trump, 17 Haziran'da çetin pazarlıklarda verdiği tavizler sonucunda savaşı sona erdirmeyi amaçlayan İslamabad Mutabakat Zaptı'nı kabul etmek durumunda kaldı. Ali Hamaney İran'ı 37 yıl boyunca yönetmişti... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERS Mutabakatta, Trump’ın imzasının karşısında, ABD'nin devirmeyi hedeflediği rejimin Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın imzası yer aldı. Üstelik İran şimdi de eski dini lider Ali Hamaney'in savaş nedeniyle dört ay boyunca ertelenen ve milyonların katılması beklenen cenaze törenine sahne oluyor. İran Devrim Muhafızları uyardı İran'da cenaze törenlerini hedef alacak saldırılardan da endişe ediliyor. İran Devrim Muhafızları Perşembe günü uyarı yayımladı. Uyarıda, "Her yanlış hesaba, daha önce hiç görülmemiş kadar kararlı ve sert bir misilleme ile yanıt verilecektir. Bu yanıt, onların utanç tarihine sonsuza dek kazınacaktır" ifadeleri yer aldı. İran ordusu tarafından yapılan bir diğer açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "ABD'yi, İsrail rejimini ve bunların bölge içi ve bölge dışı suç ortaklarını, herhangi bir yanlış hesaplamadan kaçınmaları ve silahlı kuvvetler bünyesindeki İran evlatlarının, aziz vatanımıza yönelik her türlü tehdit veya saldırıya karşı vereceği sert ve pişmanlık uyandırıcı missilemeyi göz önünde bulundurmaları konusunda uyarıyoruz." On binlerce güvenlik görevlisinin cenaze töreninde görev aldığı, Pazartesi günü itibariyle İran'ın hava sahasını bir süreliğine kapatacağı bildirildi. Kaynaklar: DW Türkçe, Reuters, dpa, AFP/ DA, JD, ET

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı? Haber

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı?

İlk bakışta, İran'ın Lübnan'daki İsrail saldırılarına verdiği yanıt, yıkıcı bir bölgesel savaşı yeniden alevlendirme tehdidi taşıyan pervasız bir eylem gibi görünebilir. Ancak yeni yöneticilerinin stratejik değişimini yansıtan daha agresif bir yaklaşımın parçası olarak, İran açısından bu saldırılar gerekliydi. Onlar için savaştan çıkarılan ders, güçlü bir yanıtın hayatta kalmalarını ve hatta daha güçlü rakiplerine karşı kozlar elde etmelerini sağladığıydı. Washington'daki Dawn Stratejik Çalışmalar Merkezi'nde İran uzmanı olan Omid Memarian, “İran güç göstermek ve gerilimi artırma kabiliyetine sahip olduğunu kanıtlamak istiyor” diyerek, “Gerekirse savaşı yeniden başlatmaya hazır oldukları mesajını veriyorlar” değerlendimesinde bulundu. Son on yıldır İran'ın eski Dini Lideri Ali Hamaney döneminde, ülke İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ni hedef almakta çok daha temkinli davrandı. İran, 2020'de ABD'nin en üst düzey askeri komutanlarından Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından Washington'a sınırlı yanıtlar vermekle yetinmişti. Yine geçen yıl Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında verdiği yanıtı, tamamen Katar'daki tek bir ABD üssünü hedef alan saldırılarla sınırlandırmıştı. Son haftalarda İranlı yetkililer, ana müttefikleri olan Lübnanlı silahlı Hizbullah örgütüne yönelik İsrail saldırılarına büyük ölçüde tahammül ettiler. Tahran, saldırıları eleştirmekle yetindi ve Hizbullah'ın nisan ayında Washington ile vardığı bölgesel ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiği konusunda uyardı. Ancak İsrail saldırıları Güney Lübnan ile sınırlı kaldığı sürece İran misilleme yapmadı. 7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan fotoğraf karesinde, İran'ın İsrail'e doğru füzeler fırlattığı görülüyor (Reuters) İran, İsrail'in saldırılarını Hizbullah'ın kalesi olan Beyrut'un güney banliyösüne doğru genişletmesi durumunda bu hesapların değişeceği konusunda da uyarıda bulundu. İsrail de pazar günü tam olarak bunu yaptı. İran Dini Liderine danışmanlık yapan etkili bir organ olan Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Sadık Laricani, “İran'ın Lübnan'ı savunmak için yaptığı saldırı sadece askeri bir yanıt değil, stratejik bir doktrinin resmi duyurusuydu” ifadesini kullandı. Laricani, “Direniş ekseninin herhangi bir bileşeni saldırıya uğrarsa, yanıt coğrafi sınırları aşacak ve bölgesel güç dengesini değiştirecektir” diyerek, Hizbullah da dahil olmak üzere müttefik silahlı örgütlerden oluşan bölgesel ağı tanımlamak için İran terimini kullandı. İran, bu hamlelerle bölgesel müttefiklerini savunma konusundaki kararlılığını göstermeyi amaçlıyor. Şarku’l Avsat için bu analizi kaleme alan Erika Solomon’a göre bu imaj, Tahran'ın 2024'te İsrail'in Hizbullah'ı ciddi şekilde zayıflatan ve Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın ölümüne yol açan saldırılarına yanıt vermekten kaçınmasıyla bir önceki liderlik döneminde zarar görmüştü. Şubat ayında başlatılan ve aralarında Hamaney'in de bulunduğu eski İran liderliğinin önemli bir bölümünün öldürülmesiyle sonuçlanan İran'a karşı ABD-İsrail savaşından bu yana, Tahran'daki yeni yöneticiler daha agresif davranmaya hazır olmalarını büyük bir başarı sayıyorlar. Analistler, bu daha agresif yaklaşımın İran'ın sadece Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı koymasını değil, aynı zamanda rakiplerine ekonomik zarar vermesini ve dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz taşıma yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı kontrol ederek stratejik bir baskı kartı elde etmesini sağladığına inanıyorlar. İran'ın yeni liderleri ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın bu daha saldırgan stratejiye daha çok karşılık verdiğini gördüler. Nitekim geçen hafta İsrail'i Beyrut'a saldırmamaya ikna etti. Ardından, pazartesi günü, İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne yönelik saldırıları ve İran'ın yanıtının ardından, yine her iki tarafa da saldırıları durdurma çağrısında bulundu. Trump'ın açıklamalarının ardından, Devrim Muhafızları hemen saldırılarını durdurduğunu açıkladı, ancak İsrail'in güney Lübnan'a yönelik hava saldırılarına devam etmesi halinde -ki bu da neredeyse kesin görünüyor- saldırılara yeniden başlayabileceğini bildirdi. Memarian bu tür saldırıların, İran'a Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkiyi test etme fırsatı da verdiğine inanıyor. “İsrail ve Amerikan hedefleri arasında bir uçurum olduğunun farkındalar” diyen Memarian, “Trump'ı İsrail'i dizginlemeye zorlamak istiyorlar” yorumunda bulundu. Ancak Hizbullah'ı savunmak sadece bir test veya güç gösterisi ile ilgili değil. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü'nde İranlı güvenlik uzmanı Hamid Rıza Azizi'ye göre, “Tahran, Hizbullah'ın son savaş sırasında kuzey İsrail'e saldırmaya devam etme kabiliyetini, İran'a, saldırılarını petrol zengini Körfez komşularına odaklama alanı sağlamak için gerekli görüyor.” Azizi, İsrail'in Hizbullah'ı daha da zayıflatmasına izin vermenin, Tahran'ın kaçınılmaz olarak gördüğü gelecekteki herhangi bir çatışmada İran için askerî açıdan maliyetli olacağını ifade etti. İran ayrıca, Washington ile çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaya çalışırken, İsrail’in saldırılarda bulunmasını, Tahran'ın son savaş sırasında elde ettiği stratejik kazanımları sessizce zayıflatmayı amaçlayan bir ABD-İsrail stratejisinin parçası olarak gördüğü için yanıt vermeyi gerekli gördü. Haftalardır ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere sessizce eşlik ediyor. Birçok analist bunu, ABD'nin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı hafifletme ve aynı zamanda İran'ın gemilerine uyguladığı ablukayı sıkılaştırarak İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma çabası olarak tanımlıyor. Tahran, İsrail'in Hizbullah'ı zayıflatma çabalarının da bu stratejinin bir parçası olduğundan endişe ediyor. Azizi, İranlıların, ABD ve İsrail'in “ateşkesi, İran'ın bu savaş sırasında kazandığı etkiyi zayıflatacak şekilde sahadaki gerçekleri yeniden şekillendirmek için kullandığına” inandığını söyledi. İran'ın güçlü bir şekilde karşılık vermeye hazır olması, aynı zamanda Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ve bu sonbahardaki ara seçimler öncesinde derinleşen küresel ekonomik krizle karşı karşıya olan Trump'ın başka bir büyük ölçekli savaşa girmeyeceğine ne kadar inandığını da gösteriyor. Cenevre'deki Lisansüstü Enstitüsü'nde İran uzmanı olan Farzan Sabit, “Trump'ın savaşa gireceğini düşünmüyorlar” dedi. “Ama girse bile, işleri kontrol altına alabileceklerinden oldukça eminler” diye de ekledi. Şarku'l Avsat / Erika Solomon- Washington

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi. Haber

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi.

Trump, İran'ın füze fırlatmasının ardından, "Bu kesinlikle müzakerelere yardımcı olmayacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, İran'ın Beyrut'un banliyölerine düzenlenen bir saldırıya misilleme olarak İsrail hedeflerine füze salvosu fırlatmasının ardından İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya misilleme yapmaması talimatını vereceğini söyledi . (Axios haber ajansı bildirdi.)İran uzun zamandır ABD ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının , İsrail'in Mart ayında İran destekli Hizbullah savaşçılarını takip etmek için işgal ettiği Lübnan'da da ateşkesin sağlanmasına bağlı olacağını söylüyor. Hizbullah savaşçıları da Tahran'la dayanışma içinde sınır ötesine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırmıştı. Ancak İsrail, ABD'nin geçen hafta Lübnan için ateşkes planını açıklamasından bu yana ilk kez Pazar günü Beyrut bölgesine hava saldırıları düzenledi.İran Devrim Muhafızları, Nasıra yakınlarındaki Ramat David hava üssünü hedef aldıklarını açıkladı. İsrail ordusu ise İran'dan fırlatılan füzeleri tespit ettiğini ve savunma sistemlerinin bunları engellediğini bildirdi.İsrailli bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, hafta sonunu New Jersey, Bedminster'deki golf kulübünde geçiren Trump ile Netanyahu yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptı; ancak daha fazla ayrıntı verilmedi. Beyaz Saray ve İsrail başbakanlık ofisi, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. aha önce Trump, Axios haber kuruluşuna verdiği demeçte Netanyahu'ya misilleme yapmaması için baskı yapacağını söylemişti.Trump, “İsrail kendi saldırısını yaptı, İran da kendi saldırısını yaptı. Bir başkasına ihtiyacımız yok,” dedi. “İran ile nihai bir anlaşmaya çok yakınız. İyi bir anlaşma olacak. Şu anda yaşananlar yüzünden bunun suya düşmesini istemiyorum.”İran saldırısının ardından Reuters'e isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir İsrail kaynağı, İsrail'in misilleme yapacağını söyledi.Yerel saatle gece yarısından kısa bir süre sonra, İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Eyyal Zamir'in şu ana kadar İran'a saldırma emri almadıklarını, ancak emir verildiği anda "kararlılıkla" bunu yapacaklarını söylediğini aktaran kısa bir açıklama yayınladı.ABD-İran görüşmelerinin savaşı durdurma amacıyla başlamasından bu yana İsrail, Lübnan'da Hizbullah ile olan çatışmada saldırılarına devam etti; İsrailli yetkililer bu çatışmanın İran ile yapılacak herhangi bir ateşkesle ayrı ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor. Tahran, ABD ile yapılacak bir barış anlaşmasının Lübnan'ı da içermesini talep ediyor ve İsrail'in oradaki saldırılarının görüşmeleri tehlikeye attığı konusunda uyarıda bulunuyor.Reklam · Devam etmek için aşağı kaydırınİran'ın baş barış müzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD üslerinin ve İsrail varlıklarının, "Lübnan'la ilgili anlaşmaların ihlali" de dahil olmak üzere düşmanca eylemler nedeniyle meşru hedefler olduğunu söyledi.Pazar gününden önce, İran, Nisan ayında başlayan geniş çaplı savaşta ateşkesin ardından İsrail'i hedef almamıştı, ancak Hizbullah bunu yapmıştı.10 maddeden 1.si: 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden çekilen bu fotoğrafta, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi görülüyor. REUTERS/Amir Cohen[1/10] 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden görüldüğü üzere, İran'dan İsrail'e yapılan füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi. REUTERS/Amir Cohen Lisans Haklarını Satın Al, yeni sekmede açılırTrump, Washington ve Tahran'ın savaşı sona erdirmek konusunda bir anlaşmaya yakın oldukları konusunda defalarca ısrar etti.Trump, çatışmanın 100. gününü anmak için Pazar günü yayınlanan önceden kaydedilmiş bir röportajda NBC News'in "Meet the Press" programına, "Anlaşmaya çok yakınız, yoksa onları yerle bir edeceğim" dedi. TRUMP LÜBNAN'A SALDIRI İSTEMİYOR Trump, İran'la barış anlaşmasına zemin hazırlamak için İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını durdurması yönünde baskı yaptı ve geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde Netanyahu'ya küfürler savurdu. Bu görüşmenin ardından Netanyahu, Beyrut'a yönelik saldırı planlarından vazgeçmiş gibi göründü.Ancak İsrail, binlerce insanın ölümüne ve yüz binlerce insanın evlerinden sürülmesine neden olan Lübnan harekatını hiçbir zaman tamamen durdurmadı. Ateşkes görüşmelerine katılmayan Hizbullah da saldırılarına devam etti ve İsrail saldırılarını durdurup Lübnan'dan çekilmedikçe silahlarını bırakmayacağını söyledi.Netanyahu, İsrail'in Pazar günü Beyrut'un güney eteklerinde, uzun süredir Hizbullah'ın kalesi olan Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıların, Hizbullah'ın İsrail'e ateş açmasına karşılık olarak emredildiğini söyledi.ABD ve İsrail'in Nisan ayı başlarında İran'a yönelik saldırılarını durdurmasından bu yana, daha geniş çaplı savaş çıkmaza girdi; Tahran ise Orta Doğu petrolünün ana geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen çoğu gemi trafiğini bloke etti. Washington da İran limanlarına kendi ablukasını uyguladı. Washington ve Tahran, boğazı yeniden açacak bir ön anlaşmaya yakın olduklarını söyleseler de, karşılıklı saldırılar düzenlemeye devam ettiler ve son günlerdeki tırmanışlar, ABD üslerine ev sahipliği yapan yakındaki Arap devletlerine yönelik saldırıları da içerdi.Trump, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemesi gerektiğini söyledi ve 2015'te dönemin Başkanı Barack Obama ile yapılan ve Trump'ın daha sonra reddettiği anlaşmadan daha sert şartlar sunması için baskı altında.Tahran'ın talepleri arasında ABD ve uluslararası yaptırımların kaldırılması, boğaz üzerindeki etkisinin tanınması ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılması yer alıyor.Reuters'e Cumartesi günü konuşan ve ABD planlarına aşina bir kaynak, Washington'un İran'ın verdiği zararı onarmak için İran'ın varlıklarını Körfez komşularının kullanımına sunabileceğini söyledi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi Pazar günü yaptığı açıklamada, İran varlıklarının bu şekilde başka amaçlara yönlendirilmesinin yasa dışı olacağını ve Tahran'ın buna karşılık önlemler alacağını söyledi.Netanyahu, geçen hafta bu yılki ulusal seçimler öncesinde Lübnan'da ilan edilen yeni ateşkes nedeniyle siyasi rakipleri tarafından eleştirildi . Reuters bürolarının haberleri; Peter Graff ve Kristina Cooke tarafından yazıldı; William Maclean, Mark Potter, Nick Zieminski ve Paul Simao tarafından düzenlendi. New Jersey, (Reuters)

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı.. Haber

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı..

İran'ın Kuveyt'teki uluslararası havaalanına düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az bir kişi öldü, 60'tan fazla kişi ise yaralandı. Kuveyt Savunma Bakanlığı sözcüsü 3 Haziran'daki saldırıyla İran'ın suç işlediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı da diplomatik misyonlarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Devrim Muhafızları Kuveyt'teki saldırıların sorumluluğunu üstlendi. ABD'nin bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'na yönelik saldırılarına misilleme olduğu açıklandı. Tahran ayrıca Körfez'deki ABD üslerine de saldırı yapıldığını duyurdu. Kuveyt havaalanına düzenlenen İran saldırısında hayatını kaybeden kişinin Hindistan vatandaşı olduğu kaydedildi. Devrim Muhafızları, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan ABD ordusu için ağır bir bedeli olacağı" tehdidinde bulundu. İran, daha önce de ABD'nin saldırılarına karşılık olarak askeri üslerinin bulunduğu Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflere defalarca saldırdı. Tahran yönetiminin misillemesi, ABD ordusunun, İran'a "savunma amaçlı" saldırılar düzenlendiğini duyurması sonrası yapıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na yapılan saldırıların "İran'ın Ortadoğu genelindeki saldırı girişimlerine yanıt" olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Fotoğraf Kaynak, Reuters Fotoğraf altı yazısı,Kuveyt, uluslararası havalimanının İran İHA'larıyla vurulduğunu duyurdu CENTCOM, ABD'nin 13 Nisan'da başlayan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını ihlal eden ve İran'a doğru seyreden yüksüz bir petrol tankerini vurduğunu ve etkisiz hale getirdiğini açıklamıştı. Abluka yürürlüğe girdiğinden beri toplamda altı ticari geminin etkisiz hale getirildiğini ve 122 geminin de yönünün değiştirildiğini kaydetti. 'İran gerçekten bir anlaşma istiyor' ABD Başkanı Donald Trump bu hafta kendisini eleştirenlere "arkalarına yaslanıp rahatlasınlar" demiş ve İran'ın "gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını" söylemişti. Bu açıklamalar, ABD medyasının Trump'ın potansiyel bir barış anlaşmasının şartlarında değişiklikler talep ettiğini bildirmesinin ardından geldi. BBC'nin ABD'deki haber ortağı CBS News'in bildirdiğine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı ve İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasıyla ilgili. Pazartesi günü İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'un "sürekli görüşlerini değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili taleplerde bulunduğunu" söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran'da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli" bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı. Kaynak,Getty Images Fotoğraf altı yazısı,Bir aydan uzun süredir kesintili devam eden görüşmelere rağmen, savaşı kesin olarak sona erdirecek bir anlaşma şimdiye kadar sağlanamadı İran ve ABD, birbirini kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçlamaya devam ediyor. 27 Mayıs Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı. Haberde, Washington'ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin "İran'ın çevresinden" çekilmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman'ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı. Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi. BBC'nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti. 28 Mayıs'ta gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin "uranyum zenginleştirme meselesi" de dahil olmak üzere anlaşma metninde "birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini" söyledi. "Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi. 8 Nisan'da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi. ABD, uzun süredir İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor. İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor. BBC Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.