Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milli Mücadele

bursaarena.com.tr - Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de Bursa’nın Kurtuluşuna Tarihsel Bakış Haber

Osmangazi’de Bursa’nın Kurtuluşuna Tarihsel Bakış

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa’nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihsel belgeler ışığında anlatıldı. Osmangazi Belediyesi’nin kentin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmak, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları, Bursa’nın kurtuluşunun 104. yılına özel gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti. Hisar Arkeoparkı içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Bursa’nın işgal yılları, milli mücadele süreci ve kentin kurtuluşuna uzanan tarihi mücadele ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal sürecinde yaşananları ve kentin kurtuluşuna giden yolda verilen mücadeleyi anlattı. Büyük Taarruz ile Bursa Özgürlüğüne Kavuştu Bursa’nın işgalinin kentte derin yaralar bıraktığını ifade eden Doç. Dr. Karabağ Arslan, döneme ilişkin uluslararası arşivlerde yer alan belgelerin yanı sıra işgal dönemine ilişkin raporların da yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. Bursa’nın işgaliyle birlikte kentte büyük acılar yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, işgalin ardından Anadolu’da ve Bursa’da milli mücadele ruhunun güçlendiğine dikkat çekti. Karabağ Arslan, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa’nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Karabağ Arslan, konuşmasında tarih bilincinin önemine de vurgu yaptı. Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?” sözünü hatırlatan Doç. Dr. Karabağ Arslan, tarihin tekerrür etmesinin aslında insanların geçmişteki hatalardan ders çıkarmaması ve tarih bilincinin yeterince gelişmemesiyle ilgili olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumdaki tarih bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirterek, programı düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. “Kurtuluş Savaşı’nın En Önemli Zincirlerinden Bir Tanesini Oluşturuyor” Söyleşide söz alan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kurtuluşunun Bursalılar açısından olduğu kadar Türk tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren düşman işgalinin ardından 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Karaaslan, “Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa’nın kurtuluşu” sözleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekti. Karaaslan, böyle anlamlı bir günde tarihseverlerle bir araya gelmelerine vesile olan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, söyleşiye katkılarından dolayı Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’a, günün anısına plaket takdim etti.

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun! Haber

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!

İzmir’in, 15 Mayıs 1919 yılında Yunan güçleri tarafından işgal edilmesi, Anadolu’da Milli Mücadele’nin başlamasında önemli bir aşama olarak kabul edilir. O tarihe kadar Anadolu'da işgallere karşı dağınık olan düşünce ve örgütlenme biçimleri mevcuttu. İzmir'in işgali Anadolu insanın direniş ve karşı koyuş düşüncesini körüklemiş, İstanbul’da başlayan işgali protesto mitingleri Damat Ferit hükümetinin düşmesine sebep olmuş; örgütlenme ve protesto mitingleri Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılmıştı. Artık İzmir Anadolu harekâtı için temel sembollerden biri haline getirilmişti ve İzmir’in işgaline karşı protesto mitingleri, her yıl işgalin yıl dönümlerinde, Anadolu’nun çeşitli kent ve kasaba merkezlerinde tekrarlanmakta; konu sürekli gündemde tutulmaktaydı. Birinci İnönü, İkinci İnönü, Aslıhanlar -Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebeleri milli mücadelenin kazanılmasında önemli adımlar atılmıştı. BÜYÜK TAARUZ, BÜYÜK ZAFER Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın son safhası idi. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi; 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara bir bildiri yayımlayarak “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” tarihi emrini verdi ve 2 Eylül’de Uşak’a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir’e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu’dan çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00’da İzmir’e girdi. İkinci Tümen’in öncülüğünü yapmakla görevlendirilen Dördüncü Alay Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafeddin Bey’in komutasında yaya olarak en önde giden sekiz er, Bornova’dan Halkapınar’a ilerleyişi sırasında Punta’daki Tuzakoğlu fabrikasına yaklaştıkları sırada fabrika pencerelerinden ani bir ateşe uğramıştır. Bu olayda 4 asker hayatını kaybetti ve hemen orada defnedildiler. İzmir’in kurtuluşu sırasında can veren askerlerin isimleri şöyledir: Akşehirli Bekiroğlu Mehmet, Antalyalı Ömer oğlu Hakkı (Sarıarslan), Nevşehirli Ahmet oğlu Seyit Mehmet ve Nevşehirli Ahmet oğlu Ahmet. Konak’a ulaşmayı başaran Şerafettin Bey, Hükümet Konağı önünde göğsüne isabet eden mermilerle yaralanmıştı ancak Konağa girip balkona Türk bayrağını dikebildi. Hükümet Konağı’na bayrağın dikilmesinin hemen ardından Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği Hükümet Konağı’nın hemen sağında yere alan ve günümüze ulaşmayan Sarıkışla’ya, Üsteğmen Arif ve takım komutanı Celal Bey ile Yedeksubay Besim Efendi’nin de Kadifekale’ye bayrağı çekmesi ile İzmir’in işgalden kurtuluşu ilan edilmiş oldu. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir'e girildiğini Ankara'ya bildirdi. Belkahve’den tarihi günü izleyen başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi ve İsmet paşalar olduğu halde, 10 Eylül sabahı İzmir’e girdi ve Fahrettin Paşa ile buluşarak doğruca Hükümet Konağı’na gitti. Konağın balkonundan, başarıyı millete mal eden kısa bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal Paşa’nın ordulara 1 Eylül’de verdiği tarihi emirle başlayan ve 18 Eylül 1922 tarihine kadar yapılan Takip Harekâtı ile bütün Batı Anadolu’daki Yunan askerleri Türk sınırları dışına çıkarılmıştır. Takip harekatının başarı ile sonuçlanması sayesinde İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı’na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı’na kadar Türk ordusu için hayati önem taşıyan diğer stratejik hedefler de İtilaf Devletlerinin işgalinden, olaysız olarak ve barış yoluyla kurtarılmıştır. Türk Ordusunun kazandığı bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlatmış; Türkiye, Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayarak bağımsızlığını kazanmıştır. 9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!.. BURSA ARENA E'GAZETE

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı Haber

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı

Osmangazi Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü, usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’ın güçlü sesleriyle sahnelenen “Bir Memleket Hikayesi” gösterisiyle coşkuyla kutladı. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanmasıyla büyük bir başarıya ulaştı. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi tarafından Ördekli Kültür Merkezi’nde “Bir Memleket Hikayesi” programı düzenlendi. Programda usta oyuncu Altan Erkekli, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve Kurtuluş Savaşı’nın destansı hikayesini etkileyici anlatımıyla izleyicilere aktardı. Erkekli’nin anlatımına, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş, Anadolu’nun eşsiz türküleriyle eşlik etti. DUYGU DOLU ANLAR Milli Mücadele ruhunun, bağımsızlık tutkusunun ve vatan sevgisinin güçlü bir anlatımla sahneye taşındığı gösteri, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gösteriyi büyük bir ilgiyle takip eden katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla türkülere eşlik ederken, sanatçıları alkışlarıyla destekledi. “Bir Memleket Hikayesi”, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve milli mücadele ruhunu izleyicilere bir kez daha yaşattı. “MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK GEREKİYOR” Manevi atmosferi bir kez daha yaşadıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün bu programları gerçekleştirebiliyorsak, özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarına ve aziz şehitlerimize borçluyuz. Onları bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Onlar, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek bu toprakların yeniden bizim yurdumuz olarak kalmasını sağladılar. Bu bayramları kutlarken milli ve manevi değerlerimizi unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Bu akşam Sayın Altan Erkekli ve değerli sanatçılarımızla birlikte bu manevi atmosferi hep birlikte yaşadık. Bağımsızlığımızın sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun” şeklinde konuştu. “KURTULUŞ SAVAŞI’NI DEFALARCA HİSSEDEREK VE YAŞAYARAK ANLATACAĞIZ” Bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacaklarını belirten usta oyuncu Altan Erkekli ise, “104 yıl önceki kahramanların bize bu Cumhuriyet’i nasıl emanet ettiklerini bir kez daha hatırlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu ülke için canını feda edenlerin ruhlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz. Bizden sonraki kuşaklara, tarihimizin unutulmayacak, bütün dünyaya örnek olmuş bu Kurtuluş Savaşı’nı defalarca hissederek ve yaşayarak anlatacağız. Biz, bu Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması adına, yavrularımıza bize emanet edilen ülkeyi barış içinde bırakmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ duygusuyla hareket edip, bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacağız. Onun için bu anmalar çok anlamlı oluyor. Osmangazi Belediyesi’nin bu anlamlı organizasyonunda bulunduğum için tüm emeği geçenlere, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere, sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. “KAHRAMANLARIMIZI TÜRKÜLERLE YAD ETTİK” 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyleyen solist Tuncay Kemertaş da, “Osmangazi Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği programda, türküler ve 30 Ağustos’un ruhuna uygun anlatımlarla başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm kahramanlarımızı yad ettik. Usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, Adile Kurt Karatepe ile söylediğimiz türkülerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladık” diye konuştu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına usta oyuncu Altan Erkekli ile solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’a çiçek ve plaket takdim etti.

30 Ağustos’ta Balıkesir’de yürekler bir olacak Haber

30 Ağustos’ta Balıkesir’de yürekler bir olacak

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, tüm vatandaşları 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda düzenlenecek Bayrak Yürüyüşüne davet etti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramını coşkuyla kutlayacak. Tüm vatandaşların Zafer Bayramı’nı kutlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, bugünün bağımsızlık yolunda atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Akın, tüm hemşehrilerini 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda gerçekleşecek Bayrak Yürüyüşüne davet etti. 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin azim, inanç ve kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği bir dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Akın, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, milletimizin yokluklar ve imkânsızlıklar içinde başlattığı Kurtuluş Savaşı, 104 yıl önce bugün, 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer ile taçlanmıştır. Bu zafer; askeri bir başarı olmasının yanında bağımsızlık ve özgürlük sevdasının, milletimizin birlik ve beraberliğinin en büyük kanıtıdır. Türk milletinin, esaret ve boyunduruk kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden bu zafer, bizlere özgür ve bağımsız bir vatan armağan etmiştir.Balıkesir’imiz, Millî Mücadele yıllarında tüm Anadolu’ya umut ışığı olmuş bir direniş merkeziydi. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edildiğinde, Balıkesir halkı ayağa kalktı, haksızlığa boyun eğmedi. Çünkü bu toprakların mayası, Kuvayımilliye ruhuyla olgunlaşmıştı.” ifadelerini kullandı. “KUVAYIMİLLİYE’NİN BAŞŞEHRİ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNİN DE ÖNCÜSÜ OLMUŞTUR” “Balıkesir’imiz, daima Kuvayımilliye’nin başşehri ve bağımsızlık mücadelesinin öncüsü olmuştur.” diyen Akın mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bizler bugün özgür bir vatanda yaşıyorsak o gün bu topraklarda canını feda eden yiğitlerimizin sayesinde yaşıyoruz. Milletimizin ortak iradesi ve kardeşliği, ülkemizin en büyük gücüdür. İstiklal Madalyalı bir dedenin torunu olarak Kuvayımilliye ruhunu geleceğe taşımak için var gücümle çabalıyorum. Balıkesir’imiz, dün olduğu gibi bugün de birlik ve beraberliğin, cesaretin ve vatan sevgisinin adı olmaya devam edecektir. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Büyük Zafer’in mimarı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!” AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE YÜREKLER BİR OLACAK Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, tüm vatandaşları 30 Ağustos akşamı Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak olan 30 Ağustos Zafer Bayramı Bayrak Yürüyüşüne davet etti. 19.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda toplanacak olan vatandaşlar, 19.23’te al bayrağın gölgesinde buluşacak. Sırasıyla Milli Kuvvetler Caddesi, Anafartalar Caddesi, Kızılay Caddesi sonrasında da Atatürk Anıtı’nda sona erecek olan bayrak yürüyüşünün ardından Avlu Havuz başında Bodoslama konseri gerçekleşecek.

İzmir'de Başkan Tugay, şehit aileleri ve gazilerle buluştu Haber

İzmir'de Başkan Tugay, şehit aileleri ve gazilerle buluştu

Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi’nin 111. kuruluş yıl dönümü ve Özel Şeref Günü etkinliğine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz baş tacımız. Her daim yanınızda olmayı, sizlere hürmet etmeyi ve omuz omuza durmayı en temel görevimiz kabul ediyoruz” dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi’nin 111. kuruluş yıl dönümü ve Özel Şeref Günü etkinliğine katıldı. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve Ege Ordusu Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu’nun da yer aldığı programda, şehitler ve ebediyete intikal eden gaziler için Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Katılımcılara pilav ve ayran ikram edildi. “BÜYÜK TAARRUZ, TARİHİ BİR DURUŞTUR” Programda konuşan Başkan Tugay, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un yalnızca askeri bir zafer olmadığını, milletin bağımsızlık iradesinin en güçlü göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Tugay, “26 Ağustos’ta şahlanan milli irade, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zaferle taçlandı ve 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla nihai hedefine ulaştı. Büyük Taarruz, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini ve bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya haykırdığı tarihi bir duruştur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” dedi. “BAĞIMSIZLIK MÜHÜRLERİSİNİZ” Şehit aileleri ve gazilerin toplum için taşıdığı öneme dikkat çeken Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu kesimlerin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Tugay, “Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, sınır boylarımızdan günümüze kadar bu vatanın birliği için canını siper eden aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz, bizim baş tacı değerlerimizdir. Sizler bu topraklara vurulmuş bağımsızlık mühürlerisiniz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak şehit ailelerimizin ve gazilerimizin her daim yanında olmayı, sizlere hürmet etmeyi ve omuz omuza durmayı en temel görevimiz kabul ediyoruz” diye konuştu. 26 Ağustos’un derneğin kuruluş yıl dönümü olması nedeniyle ayrı bir anlam taşıdığını belirten Tugay, “Derneğimizin 111’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor, vatanımız için can veren aziz şehitlerimizin kıymetli ailelerine ve kahraman gazilerimize yürekten saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Zaferimiz kutlu, birliğimiz daim olsun” ifadelerini kullandı. “ZAFERLERLE DOLU BİR AY” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, ağustos ayının Türk tarihindeki önemli zaferlerle anılan aylardan biri olduğunu belirterek, 26 Ağustos’un hem Malazgirt Zaferi’nin hem de Büyük Taarruz’un başlangıç tarihi olduğunu söyledi. Büyük Taarruz’un ardından kazanılan zaferin 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla sonuçlandığını belirten Elban, derneğin kuruluş yıl dönümünün de aynı güne denk gelmesinin anlamlı olduğunu ifade etti. Elban, “Büyük Taarruz’un ardından kazanılan zafer, 9 Eylül’de güzel İzmir’imizin kurtuluşuyla sonuçlandı. Bugün derneğimizin de kuruluş yıl dönümü. Şanlı ve kahramanlıklarla dolu bu günde derneğimizin kuruluş yıl dönümünü kutlamak ayrı bir güzellik. Bu güzel vatanın vatan edinilmesinde Sultan Alparslan ve askerleriyle başlayan, topraklarımız tehlikeye düştüğünde ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla yeniden bir Türk yurdu olarak tescil edilmesini sağlayan tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Hayatta olan gazilerimize uzun ömür ve sağlık diliyoruz. Bu güzel vatan artık şehit ve gazilerin kanıyla sulanmasın istiyoruz” dedi. “HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Doğru, Büyük Taarruz’un başlangıcı olan 26 Ağustos’u Özel Şeref Günü ve derneğin kuruluş yıl dönümü olarak her yıl kutladıklarını belirtti. Doğru, “Bu vatan için bedel ödemiş olmanın sorumluluğuyla farklılığımızın ve farkındalığımızın bilincindeyiz. Bu bilinci ve duyguyu tüm üyelerimize aktarmaya devam edeceğiz. Tüm kurumlarla iyi ilişkiler içinde camiamıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. MUHARİP GAZİLERLE BULUŞTU Başkan Tugay, programın ardından Türkiye Muharip Gaziler Derneği Karşıyaka Şubesi’ni ziyaret ederek Başkan Halil Taşçı ve dernek üyeleriyle bir araya geldi. Taşçı, Başkan Tugay ve belediye yönetimine teşekkür ederek, “Bir dediğimiz iki olmuyor. Başkanımıza ve belediye yönetimine çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

Tarihi Çoban Mektebi 6. Ankara Konferansları’na ev sahipliği yaptı Haber

Tarihi Çoban Mektebi 6. Ankara Konferansları’na ev sahipliği yaptı

Geçmişte Ankara Ziraat Mektebi olarak hizmet veren, Keçiören’de bulunan ve günümüzde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi olarak kullanılan tarihî Çoban Mektebi binası, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Ankara Konferansları Serisi’ne ev sahipliği yaptı. ANKARA (İGFA) - Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, Keçiören Belediye Başkanı Başdanışmanı İlahiyatçı-Yazar Ayşe Sucu, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitü Müdürü Prof. Dr. Mesut Çapa, 1453 Gençlik Derneği Başkanı Serkan Ülker ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program öncesinde katılımcılar, rehber eşliğinde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’ni gezerek binanın tarihî geçmişi hakkında bilgi aldı. “Çoban Mektebi, tarihin bizzat yaşandığı bir hafıza mekânıdır.” Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, programın açılış konuşmasında, ilçenin en önemli tarihi yapılarından biri olan Çoban Mektebi’nde 6. Ankara Konferansı'na ev sahipliği yapmaktan büyük bir gurur duyduğunu belirterek şunları ifade etti: “Bulunduğumuz bu yapı yalnızca taş ve tuğladan ibaret bir tarihi eser değildir. Burası, Osmanlı Devleti'nin modern tarım ve hayvancılık anlayışını hayata geçirmek amacıyla 19. yüzyılın sonlarında kurulan Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi olarak eğitim hayatına başlamış, daha sonra Ziraat Mektebi kimliğiyle ülkemizin tarım eğitimine yön veren önemli kurumlarından biri haline gelmiştir. Bu yönüyle, bugün gerçekleştirdiğimiz konferansın konusu ile bulunduğumuz mekân arasında güçlü ve anlamlı bir bağ bulunmaktadır. Çünkü burası, Ziraat Mektebi'ni konuştuğumuz bir bina değil; tarihin bizzat yaşandığı, üretildiği ve şekillendiği bir hafıza mekânıdır. Bu kıymetli yapı yalnızca eğitim tarihimizin değil, Millî Mücadele tarihimizin de sessiz tanıklarından biridir. Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine yön veren fikirlerin filizlendiği bu mekân, Cumhuriyet'e giden yolda da önemli duraklardan biri olmuştur. Bu nedenle Çoban Mektebi; tarım tarihimizin, eğitim tarihimizin ve Millî Mücadelemizin ortak hafızasını taşıyan müstesna bir değerdir. Keçiören Belediyesi olarak, Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan'ın öncülüğünde bu tarihi mirasın korunmasını, yaşatılmasını ve yeniden bilim, kültür ve sanatla buluşturulmasını önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü tarihi yapılar, ancak yaşayan mekânlara dönüştüklerinde gelecek kuşaklara gerçek anlamda aktarılabilir. Bugün burada düzenlenen bu konferans da bunun en güzel örneklerinden biridir.” Tarihi belgeler ışığında Ziraat ve Çoban Mektepleri ele alındı Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, konuşmasında, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde tarım ve hayvancılık alanlarında nitelikli insan gücü yetiştirmek amacıyla kurulan Ankara Ziraat Mektebi ile Çoban Mektebi’nin kuruluş sürecini, eğitim faaliyetlerini ve Türk eğitim tarihindeki yerini ele aldı. Ankara’da hayvancılığı, özellikle Ankara keçisi yetiştiriciliğini geliştirmek amacıyla Çoban Mektebi ile Ziraat Mektebi'nin kurulmasının planlandığını belirterek şöyle konuştu: "Çoban Mektebi'nin temeli 6 Mayıs 1895'te atıldı, 1898'de 10 öğrenciyle eğitime başladı. Okul, çoban yetiştirmenin yanı sıra hayvancılık, tarım ve bahçe ziraatında modern yöntemleri yaygınlaştırmayı amaçladı. Aynı yıl temeli atılan Ziraat Mektebi ise savaşlar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle 1908'de açıldı. İlk etapta 50 öğrenciyle başlayan okulun mevcudu daha sonra 150'ye ulaştı. Tarım ve hayvancılığı geliştirmek için ziraat teknisyenleri yetiştiren okulda, I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla 16 yaş ve üzerindeki öğrenciler askere alındı veya gönüllü olarak cepheye katıldı." “Ankara Ziraat Mektebi, Milli Mücadele tarihimizde de önemli bir yer edinmiştir.” Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ise yaptığı konuşmada konferansa ev sahipliği yapan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ederek şunları dile getirdi: “Ankara Ziraat ve Çoban Mektepleri, Osmanlı Devleti'nin son döneminde tarım ve hayvancılığı bilimsel yöntemlerle geliştirme arayışının önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Bu kurumlar yalnızca mesleki eğitim vermek amacıyla kurulmamış, aynı zamanda ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak, nitelikli insan gücünü yetiştirmeyi de hedeflemiştir. Ankara Çoban Mektebi özellikle hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi ve eğitimli çobanların yetiştirilmesi amacıyla faaliyet göstermiştir. Ankara Ziraat Mektebi ise zaman içerisinde eğitim işlevinin ötesine geçerek Milli Mücadele tarihimizde de önemli bir yer edinmiştir. Bu konferansın Ankara Çoban Mektebi’nde düzenlenmesine imkân sağlayan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyoruz.” Programın sonunda Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Prof. Dr. Necdet Aysal ve Prof. Dr. Ahmet Kılınç'a hediye takdiminde bulundu.

Bandırma Vapuru Müzesi yeni yerine taşındı Haber

Bandırma Vapuru Müzesi yeni yerine taşındı

Samsun'un simgelerinden, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 18 silah arkadaşını 19 Mayıs 1919'da Samsun'a getiren Bandırma Vapuru replikası Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi, karadan yürütülerek İstiklal Meydanı Kurtuluş Yolu'na getirildi. 240 tonluk Bandırma Gemi-Müzesi, 72 tekerlekli bağımsız aks sistemi ile yaklaşık 3,5 kilometre mesafe katederek yeni konumuna taşındı. Geminin taşınması saat 06.30'da başlayıp yaklaşık 4 saat sürdü. Müze geminin transfer sürecini vatandaşlar da ilgiyle takip etti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necdet Çamaş, gazetecilere, Bandırma Gemi Müzesi'nin 1999 yılında Samsun'da ziyarete açıldığını söyledi. 8 AYLIK TEKNİK ÇALIŞMA Müzeyi Canik ilçesinden Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere Samsun'a ayak bastığı konuma taşıdıklarını dile getiren Çamaş, "Taşıma süreci yaklaşık 8 aylık teknik çalışmanın akabinde oldu.Türkiye'de bu işi yapabilecek olan firmaları tek tek araştırdık. Onlarla görüşmeler yaptık. Daha sonra teknik ekipler Almanya'dan ve taşıyıcı firmanın mühendisleri buraya geldi, bütün simülasyonları yaptık ve çok sağlıklı şekilde ilerletiyoruz." dedi.Bandırma Gemi Müzesi'nin yeni yerinde daha fazla ziyaretçiye ulaşacağını anlatan Çamaş, şunları kaydetti: "İnanıyorum ki bugün yaklaşık 1 milyon ziyaretçisi olan kısıtlı alandaki Bandırma Vapuru önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye'nin en çok ziyaret edilen müzelerinden birisi olacak. Yapım sürecinden bugünkü taşıma sürecine kadar bütün süreçleri bilen birisi olarak, bugün Samsun tarihine not düşülüyor. Peyzaj çalışmalarından sonra insanlarımızın ziyaretine, belki içine girmeyecek ama etrafında dolaşabilecekleri hale getireceğiz. Milli Mücadele Açık Hava Müzesi ile birlikte 2027 yılının mayıs ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı bir programla açılışını yaparız diye ümit ediyorum."

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır Haber

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır

Sevgili Gençler, Kimler Nutuk okudu? Nutuk'un ilk cümlesi, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin fiilen başladığı, bağımsızlığın meşalesinin yakıldığı gündür. Onun için bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün, umudun ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesini hatırlıyoruz. Hatırlamanın da ötesinde geleceği kurmak için geçmişten güç almak için toplandık. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkenin durumunu özetlerken ordunun elinden silâh ve cephanenin alındığını, zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini, bütün orduların dağıtıldığını, memleketin her köşesinin işgal edildiğini belirtiyordu. Amasya Genelgesi’nde belirtildiği “vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir” diyen Türk milleti Atatürk önderliğindeki ayaklanmıştı. Sevgili Gençler, 19 Mayıs sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sadece savaşla, sınırlarını korumakla sağlayamayız. Bu, diğer sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde karşılaşacağımız durumdur. Düşünen, üreten, sorgulayan, Atatürk’ün ifadesiyle “bilimi, yol gösterici” alan ve vicdanlı, emeğe değer veren, paylaşmaktan, dayanışmada, hoşgörüde bulunan bireyler olmaktan mutlu olmalıyız. Ve şunu unutmayın: Atatürk “bütün ümidim gençliktedir” diyordu. Sizi seviyoruz ve size güveniyoruz. Bu sadece bizim bireysel insan sevgimizden gelmiyor. Mecburuz da. Bugünümüz, geleceğimiz birbirimize bağlı. Bu mecburiyetimizi yine Nutuk’a başvurarak göstereyim. Atatürk düşmanla mücadelede millet, meclis ve ordu olmak üzere üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler. Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1. İç cephe 2. Dış cephe. Devamını Nutuk’tan okuyalım: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Bu yüzden milli birliği güçlü tutmak, geleceği kurmak için önemli. - İki hususta dikkatinizi çekeyim: 1. Milli Birliğinizi perçinleyin: 2. Yılgınlığa, karamsarlığa düştüğünüzde Atatürk gibi düşünün. İşveç’te bir sözmüş. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa garında düşman gemilerine bakıp dediği gibi “Geldikleri gibi giderler” deyin.. Siz dünyanın ilk bağımsızlık savaşını veren, bu sebeple de işgal altındaki mazlum ülkelerce örnek alınan insanların torunlarısınız. Tarih size bu haklı gururu ve gücü veriyor. Bundan 107 yıl önce dedeleriniz, neneleriniz nasıl ki düştüğü yerden ayağa kalktıysa, sizler de onlardan cesaret alacaksınız. Cesaretinizi hiçbir şeyin kırmasına izin vermeyin. İşte bu yüzden her 19 Mayıs’ta kendinize şunu deyin: “19 Mayıs sadece bir tarih değil; cesaretin adıdır.” 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.