Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mi̇t

bursaarena.com.tr - Mi̇t haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mi̇t haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı Haber

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan 38 şüphelinin tamamı tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesi olayına ilişkin soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Başsavcılık koordinesinde, MİT ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli 16 ilde 45 adrese düzenlenen operasyonlarda 33 şüpheli 25 Eylül'de gözaltına alınırken, 5 şüpheli daha soruşturma kapsamında yakalandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 10 şüphelinin ise cezaevinde olduğu belirlendi. Toplam 38 şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 36'sı tutuklama, 2'si ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Hakimlik, 36 şüphelinin tamamının tutuklanmasına, diğer 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü duyurdu.

FETÖ'nün kamu gizli yapılanmasına 26 gözaltı Haber

FETÖ'nün kamu gizli yapılanmasına 26 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY’nin kamu mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 15 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 28 şüpheliden 26’sı yakalandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün Kamu Mahrem Yapılanması ve Kamu Mahrem İzdivaç Yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Başsavcılığın koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları sonucunda, örgütün kamu mahrem yapılanmasında faaliyet gösterdiği tespit edilen 1 şüpheli ile Kamu Mahrem İzdivaç Yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü ve örgütsel faaliyetlerine devam ettiği değerlendirilen 27 şüpheli belirlendi. 15 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Toplam 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından 15 Eylül 2026 tarihinde Ankara merkezli 15 farklı ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda hakkında gözaltı kararı bulunan 28 şüpheliden 26’sı yakalanarak gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiğini açıkladı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaristleri ifadeye çağrıldı Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaristleri ifadeye çağrıldı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi sıfatıyla" ifadeye çağırıldı. “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin bazı bölümlerini incelemeye alan Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, dizideki bazı sahnelerin zamanlaması ve içeriği ile Kozinoğlu’nun ölümü arasında benzerlikler bulduğu belirtildi. Kozinoğlu'nun, dizinin 136'ncı bölümündeki "Kazım Kaşifoğlu” isimli karakterin ölümle tehdit edildiği sahnelerin yayınlanmasından iki gün sonra hayatını kaybettiği kaydedildi. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden soruşturma başlatıldı, soruşturma kapsamında gazeteci Selahattin Günday ve bir acil tıp teknisyeni (ATT) hakkında tutuklama kararı verildi. Ayrıca Kozinoğlu'nun mezarının da açılarak kemik, toprak ve diğer örneklerin; cezaevi kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte incelenmesi kararlaştırıldı. Soruşturma kapsamında son gelişme Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinin "bilgi sahibi sıfatıyla" ifadeye çağırılması oldu. 15 yıl sonra açılan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarında yumuşak doku bulundu Dikkat çeken 136'ncı bölüm Savcılığın dikkatini çeken bölümlerden biri, “Kurtlar Vadisi Pusu”nun 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136’ncı bölümü oldu. Söz konusu bölümde “Kazım Kaşifoğlu” isimli karakterin bir hücrede tutulduğu ve daha sonra ölümle tehdit edildiği sahneler yer aldı. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümün yayımlanmasından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını kaybetti.

Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı. Gözaltındaki 3 kişi tutuklandı Haber

Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı. Gözaltındaki 3 kişi tutuklandı

Ergenekon soruşturmasında tutukluyken cezaevinde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Öte yandan Kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi yapıldı. 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Dosyada dün yeni gelişmeler yaşandı. Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir işlemi yapıldı. Öte yandan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı. İKİ OPERASYON YAPILDI Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü yapılmıştı ve cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, birinin yurt dışında firari olduğu bildirilmişti. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden o dönemde jandarma er olarak görev yapan şüpheli tutuklandı. 7 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. İKİNCİ DALGA OPERASYONDA 3 KİŞİ TUTUKLANDI İkinci dalga operasyon ise 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi. Operasyonda biri kameraman, biri muhabir ve sağlık çalışanlarının da aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler, 12 Eylül'de Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. 3 şüpheli tutuklama talebiyle, 6 şüpheli adli kontrol talebiyle Sulh Ceza hakimliğine sevk edildi. Gece yarısı aralarında bir muhabirin de olduğu 3 şüpheli tutuklandı. FARKLI BİR İLAÇ VERİLDİ Mİ? Kozinoğlu'nun mezarında dün feth-i kabir işlemi yapıldı. Kozinoğlu'nun mezarı üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde açıldı. Eski MİT görevlisinin kabrinden kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alındı. Uzmanlar, cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediğini araştıracak. NTV Muhabiri Osman Terkan, canlı yayında şu bilgileri verdi: "- Takipsizlik kararı 15 yıl sonra kaldırıldı. O gün cezaevinde neler oldu? Bununla ilgili şimdiye dek iki dalga halinde operasyon düzenlendi. İlk dalga operasyonda Kozinoğlu'nun kaldığı cezaevindeki gardiyanlar hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kişilerden biri firari, o kişinin Kozinoğlu koğuşta acil butonuna bastığında radyonun sesini sonuna kadar açtığı ve duyulmasını engellediği yönünde iddialar vardı. - Hastaneye gidiş süreciyle ilgili iddialar vardı... İkinci dalga operasyonda da ambulans, cezaevinde görevli sağlık çalışanları, bir gazeteci ve kameraman 9 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Tüm bu belirsizlikler 15 yıl sonra raftan indirilen bu dosya dahilinde ortaya çıkarılmaya çalışılacak. - Feth-i kabir işleminde alınan doku örnekleri üzerinde toksikolojik araştırma yapılacak."

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler Haber

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli ölümü yeniden araştırılacak. Gardiyanlar ve sağlık ekibi yeniden sorgulanacak. Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) 24 yıl görev alan ve tutuklanana kadar görüntülenmediği için “Hayalet” adıyla anılan eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun dosyası raftan indi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul ve şüpheli ölümlere ilişkin kurduğu ekip çalışmalarını sürdürüyor. Sonra olarak, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanıp 8 ay sonra 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü mercek altına alınacak. Yeniçağ ekibi Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünde bilinmeyenleri araştırdı. Kaşif Kozinoğlu 1955 yılında Trabzon’da doğdu. 1976'da Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1980 yılında başladığı Özel Kuvvetler görevindeyken çeşitli kurslar gördü, sonra Özel Kuvvetler’de eğitimler verdi. 1995 yılında MİT'ten gelen talep üzerine, kendi isteğiyle piyade binbaşı rütbesindeyken istifa ederek emekli oldu ve MİT'e geçti. Suriye, Bosna Hersek, Azerbaycan, Afganistan başta olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde çeşitli görevlerin yanında Bosna'da yaptığı hizmetlerinden sonra bir kışlaya Kaşif Kozinoğlu adı verildi. Son görevi ise MİT Orta Asya baş müşavirliğiydi. KAYITLARA KALP KRİZİ OLARAK GEÇTİ Kozinoğlu, 10 Mart 2011’de dönemin Beşiktaş Adliyesi’ne girişi sırasında ilk kez kameralar tarafından görüntülendi. Firari FETÖ’cü Zekeriya Öz’e ifade verdikten sonra “Terör örgütü üyeliği ve gizli belgeleri temin etme” suçlarından tutuklanma istemiyle sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Kozinoğlu’nun iddianamesinde, 11 yıldan 26 yıla kadar hapsi isteniyordu. Silivri Cezaevi’nde bulunduğu 8 aylık süreçte kapsamlı bir savunma hazırladığı biliniyordu. 22 Kasım'da ilk kez hakim karşısına çıkacaktı. Duruşmaya çıkmasına 9 gün kala, 12 Kasım 2011’de Kozinoğlu koğuşunda rahatsızlandı. Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü ve hayatını kaybetti. Kayıtlara kalp krizi olarak geçti. Ölümü şüpheli bulundu ve soruşturma başlatıldı. O GECE SİLİVRİ’DE NELER OLDU? Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda Ergenekon tutukluları Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile kalıyordu. Koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un hastalığı nedeniyle 11 Kasım 2011 akşamı hiç uyumadan Uğur’un başında nöbet tutmuştu. “Kalp krizinden kaybedebiliriz” diye endişelenmişti. Nöbetten sonra o gün 15.45'te uyandı. Avluda Hasan Ataman Yıldırım ile birlikte 16.15'ten itibaren 60 dakika yürüyüş yaptı. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Spordan sonra duş aldı. Kozinoğlu 18.15'te Hasan Atilla Uğur’un yanına gelerek yardım istedi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı ve tansiyonu 12.7/20.5 olduğu ölçüldü. Saat 18.17'de acil butonuna basıldı. Dilaltı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye yatmak istemedi ve 19 basamaklı merdiveni kendisi indi. Bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı. Kozinoğlu ambulansa bindirildi ve Silivri Devlet Hastanesi’ne götürülmek üzere yola çıkıldı. Yolda ambulans değişikliği yapıldı. HASTANEYE GİDERKEN AMBULANS DEĞİŞTİRİLDİ! İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de ambulans değişikliği doğrulamıştı. Sağlık Müdürlüğü’nün açıklaması şöyleydi: “Kaşif Kozinoğlu’nun vefatından önce 112 Komuta Kontrol Merkezimize saat 18:30’da çağrı gelmiş ve ambulansımız 18:42’de vakaya ulaşmıştır. Vakaya ilk müdahale ambulansımızda görevli acil tıp teknisyeni (ATT) tarafından yapılmıştır. Saat 18:54’te vaka, Silivri Devlet Hastanesine nakledilmek üzere ambulansla yola çıkmış, 2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır. Saat 19:10’da da hastaneye ulaşılmıştır.” Sağlık Müdürlüğü açıklamasında “34 UF 9249” plakalı ambulansın tıbbi donanımını gösteren fotoğrafları da yayımladı. Sağlık Müdürlüğü ambulansın plakasını da vererek Kozinoğlu'nu hastaneye götüren 112'nin aracını yayınladı. Ancak, açıklamanın kritik noktası “2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır” ifadesiydi. Sağlık Müdürlüğü de Kozinoğlu hastaneye götürülürken ambulans değişikliğini kayda geçirmişti. KOZİNOĞLU’NUN SAÇ TELİ! Kozinoğlu’nun iki ambulansla taşınması nedeniyle soru işaretleri arttı ve ölümü şüpheli bulundu. Kozinoğlu'nu hastaneye götüren ambulans, 'tam tıbbi donanıma sahip' ise neden ikinci ambulansa aktarıldı? Uzmanlar, Kozinoğlu’nun saç telinden zehirleyici bir madde verilip verilmediğinin ortaya çıkacağını düşünüyor. Kozinoğlu’nun ölümünden önce yazdığı belirtilen mektuplarda “Beni öldürecekler” diye yazdığı iddiası, şüpheli ölüme delil olarak gösterilmişti.

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak? Haber

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifine son şekli verildi. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığıyla TBMM Başkanlığı'na sunulacak teklif, yürürlük maddeleri dahil 12 maddeden oluşuyor. Teklifin 5 Ağustos Çarşamba günü TBMM Başkanlığı'na sunulması, hafta sonuna kadar, en geç 11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), art arda yaptığı toplantıların ardından çerçeve yasa teklifine son biçimini verdi; teklif milletvekillerinin imzasına açıldı. İktidar partisi ayrıca sürece karşı çıkan İYİ Parti dışındaki muhalefet partilerine de teklif hakkında bilgi verdi. Ancak muhalefete yasa teklifi metni sunulmadı, sadece içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı. AKP grubunda bilgilendirme yapılacak AKP TBMM Grubu'nda da 5 Ağustos Çarşamba günü kapalı toplantıda teklif hakkında milletvekillerine bilgilendirme yapılacak. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile Genel Başkanvekili Efkan Ala teklifle ilgili sunum yapacak. Bilgilendirmenin ardından teklifin Meclis Başkanlığı'na sunulacağı belirtiliyor. AKP yönetimi, teklifi "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılmış tarihi adım" olarak nitelerken önceliğin "terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek şekilde bırakılması" olduğunu vurguluyor. 6 ay içinde başvuru Geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek. Bu sürenin sonunda başvuru hakkı sona erecek. Sürenin uzatılması ise ancak yeni bir kanunla mümkün olabilecek. Başvurular bireysel olacak ve her kişi için ayrı değerlendirme yapılacak. Düzenleme; Avrupa'daki örgüt mensupları, dağ kadrosu ya da cezaevindekiler şeklinde değil; hakkında soruşturma bulunanlar, kovuşturması devam edenler, hükümlü olanlar ve devlete kendiliğinden başvuranlar şeklinde sınıflandırılıyor. PKK ismen yazıldı Teklifte dikkat çeken en önemli düzenlemelerden biri de kapsam maddesi oldu. Kapsama başka örgütlerin girmemesi için "silah bırakan, kendini fesheden örgüt" gibi genel ifadeler yerine "PKK, KCK ve bağlı yapılanmalar ile ilişkili örgütler" ifadesi yasanın kapsamında net olarak tanımlanacak. Teyit-tespit mekanizması için 8 üyeli özel kurul Edinilen bilgiye göre yasanın uygulanması ve denetiminden sorumlu bir kurul oluşturulacak. Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili oluşturulacak "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" sekiz üyeden oluşacak. Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Savunma ve Çalışma Bakanları yer alacak. Meclis'te İzleme Kurulu oluşturulacak Yasa ile TBMM bünyesinde ayrıca İzleme Kurulu oluşturulacak. Kurulun kimlerden oluşacağına TBMM Başkanı karar verecek. Kanunla kurulacak komisyon, Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacak. Siyasete dönüş otomatik olmayacak Örgüt üyelerinden üç yıl süreyle herhangi bir suça karışmayanlar için siyaset yapma yolu açık tutuluyor. Ancak yasadan yararlananların siyasete dönüşü otomatik değil, "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu"nun uygun görüşüne bağlı olacak. Gerekli koşulları sağlayanlarla ilgili kurulun uygun görüş bildirmesi halinde dosya ilgili mahkemeye gönderilecek ve "memnu hakların iadesi"ne benzer bir yöntemle siyasi yasağın kaldırılması söz konusu olabilecek. Yeni soruşturma için de kurul izni Yasadan yararlananlar hakkında yeni bir terör soruşturması açılabilmesi de kurul kararına bırakılıyor. Buna göre yasanın yürürlüğe girmesinden sonra örgüt üyeleri hakkında aynı kapsamda soruşturma açılabilmesi de kurul kararına bağlanacak. Bazı suçlar ve Öcalan kapsam dışında Teklif örgüt mensuplarına af öngörmüyor, ancak ceza erteleme ve örgüt suçlarının düşmesi yolunu açıyor. Ancak adam öldürme, cinsel saldırı gibi ağır suç işleyenler yasa kapsamı dışında tutulacak. 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutulacak. Böylece PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Örgüt suçları kapsamında 15 yılın altındaki suçlarda beş yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde cezanın düşmesi öngörülüyor.

Firari FETÖ'cü terörist Burkay Karatepe operasyonunun detayları ortaya çıktı Haber

Firari FETÖ'cü terörist Burkay Karatepe operasyonunun detayları ortaya çıktı

İçişleri Bakanlığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan timdeki Burkay Karatepe'nin yakalanmasına ilişkin detayları paylaştı. Darbe girişimi sonrası Özel Kuvvetler Komutanlığından ihraç edilen eski yüzbaşı terörist Karatepe, İçişleri Bakanlığı Terör Arananlar Listesi'nde Kırmızı kategoride bulunuyordu. Olay günü güvenlik güçleriyle çatışmaya girdikten sonra kaçan terörist Karatepe için Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde özel bir çalışma grubu kurulmuştu. Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat Şube Müdürlüklerinin analizleri sonucunda teröristin izi bulundu. 10 yıldır aranan FETÖ firarisi MİT'in yüz tanıma sistemiyle tespit edildi FETÖ'cü teröristin sahte kimlik ve kılık değiştirme ihtimalleri incelendi ve Afyonkarahisar'da yerel bir firmada çalışabileceği değerlendirilerek açık kaynak çalışmaları derinleştirildi. Geçtiğimiz nisan ayında Afyonkarahisar'daki bir otel toplantısında şüpheli bir şahıs tespiti yapıldı. Bere ile yüzünü gizleyen bu şahsın sahte isimle kayıt yaptırdığı belirlendi. Şahsın sahte kimlikler ve başkasına ait GSM hatlarını kullandığı da saptandı. Afyonkarahisar il merkezinde aynı sokaktaki iki ayrı hücre evi takibe alındı. Hücre evini değiştirdi Şahsın üçüncü bir adrese geçmesi üzerine operasyon kararı alındı. Afyonkarahisar ve Eskişehir İstihbarat ile Afyonkarahisar Terörle Mücadele Ekipleri, 1 Ağustos gecesi yaptıkları ortak operasyon ile firari Burkay Karatepe'yi hücre evinde gözaltına aldı. Elektrik ve suyu bulunmayan atıl durumdaki hücre evinde yapılan aramalarda toplam değeri 6 milyon 445 bin lira olan 98 Ata lira, 4 yarım altın, 23 çeyrek altın, 50 gram külçe altın, 33 bin 700 dolar, 2620 euro ve 13 bin 535 Türk lirası ele geçirildi. Bakan Çiftçi: Yıllar geçse de hainleri de ihanetlerini de unutmayacağız Ayrıca operasyonda, dizüstü bilgisayar, hard disk, 8 USB bellek, 3 cep telefonu, 4 sim kart ve örgütsel dokümanlar ile başkası adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı, askeri parka, 2 bıçak ve 1,26 gram esrara el konuldu. Şahsın alınan sağlık raporunda 0,34 promil alkollü olduğu anlaşıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Hiçbir hain saklanamaz, hiçbir firar sonsuz değildir. Devletimizin çelikten iradesi son teröristi de karanlığından çekip alacak ve adalete teslim edecektir" ifadelerine yer verildi.

Suriye ordusunda büyük skandal: 104 Askerimizi haince şehit eden PKK'lı katil komutan oldu Haber

Suriye ordusunda büyük skandal: 104 Askerimizi haince şehit eden PKK'lı katil komutan oldu

Terör örgütü PKK’nın üst düzey isimlerinden olan Dağılıca-Aktütün karakol saldırıları başta olmak üzere ve Hakkari-Şırnak ve Irak’ın kuzeyinde çok sayıda silahlı saldırıda 104 askerimizi şehit etmekten aranan Çiya Kobani kod adlı Haci Mouhammed Nebo Suriye ordusu bünyesindeki 60. Tümen Komutan Yardımcılığı görevine getirildi. Azılı terörist resmen göreve başladı. Hakkari kırsalını içine alan Zagros bölgesinde uzun yıllar terör örgütü PKK’nın üst düzey yöneticilini yapan ve Yüksekova’daki Dağlıca ve Aktütün karakollarına saldırı öncesi elindeki çubukla yerdeki krokide saldırı planını etrafındaki teröristlere anlatan Çiya Kobani kod adlı terörist SDG ile Şam yönetimi arasında varılan mutabakatla Suriye Ordusunda 60. Tümen Komutan Yardımcılığı görevine getirildi. Suriye’de iç savaşla birlikte Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından Suriye’deki SDG-YPG’nin üst düzey yöneticilerinden olan ve aynı zamanda Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in de yardımcılığını yapan terörist Türkiye’de 104 güvenlik görevlimizi şehit etmekten aranıyor. 34 YILDAN BERİ TERÖR ÖRGÜTÜNDE İstihbarat raporları ile yakalanan ve teslim olan teröristlerin ifadeleri ve teşhis tutanaklarına göre, 1992’de PKK’ya katılan terörist, 2002’de Kandil’de sözde Bölük sorumlusu oldu. Şırnak, Hakkâri kırsalında çok sayıda silahlı ve bombalı saldırılarda yer aldı. Türkiye-İran-Irak sınırındaki sözde Zagros sahası olarak bilinen bölgede uzun yıllar üst düzey sorumluluk yapan terörist, 2010 yılında terör örgütünün Hakkâri kırsalını da içine alan sözde Cilo eyaleti sorumlusu oldu. Ardından Şırnak’ın Uludere İlçesi karşısındaki Irak toprakları içinde yer alan Haftanin bölgesinde sorumluluk üstlendi. ELİNDEKİ SOPAYLA SALDIRI PLANINI ANLATIYORDU Terörist Çiya Kobani, 21 Ekim 2007 gecesi Hakkâri’nin Yüksekova İlçesindeki Dağlıca Hudut Taburuna düzenlenen 12 askerimizin şehit olduğu, 8 askerimizin kaçırıldığı, 16 askerin de yaralandığı hain saldırıyı aylar öncesinden planladı. Hain saldırı öncesi ve sonrasını propaganda amaçlı görüntüye alan teröristler bunu terör örgütünün yayın organlarında belgesel olarak yayımladı. Bu belgeselde teröristin elindeki bir sopa ile etrafında toplanan teröristlere karakolun basit krokisi üzerinden saldırının nasıl ve ne şekilde yapılacağını anlatıyor. Devamında ise saldırıyla ilgili kendisiyle yapılan röportaja yer veriliyor. Bu görüntülerde terörist Çiya Kobani’den PKK’nın silahlı kolu “HPG Komutanı” diye söz ediliyor. BİRÇOK SALDIRININ DA FAİLİ Teröristin 3 Ekim 2008 gecesi Irak sınırına 4 kilometre uzaklıktaki Hakkâri Şemdinli’ye bağlı Aktütün 13. Jandarma Sınır Bölük Komutanlığına saldırının da bizzat planlamasını yaparak emrini verdiği ortaya çıktı. Bu hain saldırıda 17 askerimiz şehit olmuş, 20 askerimiz de yaralanmıştı. 9,5 saat süren çatışmada Çiya Kobani’nin başındaki 300 PKK’lı, ağır silah ve füzelerle saldırmıştı. GEDİKTEPE VE BEYYURDU SALDIRISININ DA FAİLİ Terörist Kobani’nin 19 Haziran 2010 gecesi Hakkari’nin Şemdinli İlçesindeki Gediktepe sınır bölük komutanlığına saldırıda 11 askerimizin şehit olduğu, 14 askerimizin yaralandığı saldırının da faili olduğu belirlendi. 6 Temmuz 2010 gecesi Şemdinli Beyyurdu karakoluna saldırıda ise Erkan Akdeniz, Volkan Yulalı, Mahmut Yalçındağ adlı askerler şehit oldu. Bu hain saldırının başında da aynı terörist vardı. 9 ASKERE MAYINLI TUZAK KURDU Teröristin 18 Ağustos 2011’de Hakkâri’nin Çukurca İlçesine 15 kilometre uzaklıktaki Vali Erdoğan Gürbüz Çeşmesi yakınlarında uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu zırhlı araçta bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı Binbaşı Yavuz Başayar, Uzman Çavuşlar Turan Kurt, Nazır Elitok, Samet Kılıç, Erhan Ar, Hakan Çil, erler Vedat Gülder, Serkan Altay, korucu Cabbar Gültekin’in şehit edildiği saldırının da talimatını vermekten hakkında Hakkâri ve Van Başsavcılıklarınca daimi arama kararı olduğu öğrenildi. Teröristin 19 Ekim 2011 gecesi 24 askerimizin şehit edildiği, 18 askerimizin yaralandığı Hakkari Çukurca’daki Keklikkaya, Bayraktepe, Gazitepe, Sivritepe, İlçe Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığına eş zamanlı saldırıyı da bizzat koordine edip teröristleri telsizle sevk ve idare ettiği belirlendi. 104 ŞEHİDİN KATİLİ 2013’TE SURİYEYE GEÇİŞ YAPTI Nefes'ten Özgür Cebe'nin haberine göre, Hakkâri kırsalındaki saldırılarda 104 askerimizi şehit eden terörist Çiya Kobani 2013’te Suriye’nin kuzeyine geçerek YPG saflarına katıldı. Şırnak Cizre’nin karşısındaki Derik (El Malikiye) saha sorumlusu oldu. Ardından Münbiç ve Deyr Ez Zor bölgelerinde sözde saha komutanlığı yaptı. PKK ve YPG’li teröristlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçlerinin 2015 yılında kurulmasıyla bu yapının genel sorumlusu olan Mazlum Abdi kod adlı Ferhad Abdi Şahin’in yardımcısı oldu. ABD’Lİ GENERALLERLE KOL KOLA AYNI HELİKOPTERDE SDG sözde genel komutan yardımcısı olan terörist, bölgeyi ziyarete giden ABD’li generaller başta olmak üzere yabancı istihbarat örgütleri ve gizli servislerle sık sık görüşen isim oldu. ABD’nin etkili senatörlerinden ve Donald Trump’un akıl hocası olarak bilinen Lindsey Graham ile Suriye’nin Haseki vilayetinde toplantı yaptı. Graham’a örgütün eğitim kamplarını açıp birlikte ziyarette bulundu. ABD askerleriyle birlikte ortak devriyeye çıktı. Terörist Çiya Kobani, askeri kıyafetle ABD eski Başkanı Joe Biden’in ulusal güvenlik ekibinde Ortadoğu koordinatörü olarak görev yapan Brett McGurk ile görüntülendi. MİT’in etkisiz hale getirilmesi öncelikli teröristler listesinde yer alan terörist, ABD Özel Kuvvetlerine ait askeri helikopterle Suriye’nin kuzeyindeki örgüt faaliyetlerini organize etti. Brett McGurk’a bağlı ABD’nin Özel Operasyonlar Komutanlığına bağlı iki Tümgeneral askeri helikopterle Deyr Ez Zor’dan havalanarak Haseki’ye bağlı Kamışlı havaalanına indi ve Azad Simi de ABD heyetine eşlik etti. Terörist, Mazlum Abdi ile birlikte ABD’li generallerle gizli toplantılara katıldı.

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu Haber

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Suriye'de gerçekleştirilen operasyonla, 'Kırmızı bültenle' aranan 10 DEAŞ'lı terörist Türkiye'ye getirildi. 10 şüpheliden 9'u tutuklanırken, terör örgütü mensuplarının kimlikleri de açıklandı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Suriye’de, Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu 'Kırmızı bülten' ile aranan 10 DEAŞ’lı terörist yakalanarak Türkiye’ye getirildi. 10 DEAŞ'LIDAN 9'U TUTUKLANDI MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda yurda getirilen 10 DEAŞ mensubunun 9’u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı. ANKARA GAR SALDIRISIYLA BAĞLANTILI MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şüpheliler tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şüphelilerin DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi. İHA'daki habere göre yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı. DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde; DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına, DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere, DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine ilişkin konuları aktardı. KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN TERÖRİSTLER DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı. 2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Habetürk'ün aktardığına göre, 2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı. Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti. Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü. Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı. Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü. Kadir Demir; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'te Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib ve mücaviri alanlarda selefi/tekfiri gruplar ile birlikte faaliyet gösterdi. 2017'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde idari sorumlu olarak faaliyet gösterdi. Faruk Ofisi tarafından gerçekleştirilen eylemler ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Çekdar Yılmaz; DEAŞ'a katılmak amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde aldığı askeri eğitimler akabinde silahlı unsur olarak İdlib bölgesinde faaliyet gösterdi. 2018'de DEAŞ Faruk Ketibesi'ne katılarak medya biriminde faaliyetlerine devam etti. Murat Özdemir; DEAŞ'a katılma amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib bölgesinde DEAŞ içerisinde silahlı eylemlere katıldı. Örgütün kontrol sahasını kaybetmesi akabinde Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Ayrıca Esad Rejimine karşı DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttü. İshak Günci; DEAŞ'a katılmak üzere 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı unsur olarak çatışmalara katıldı. Faruk Ofisi içerinde görev aldı. Esad Rejimine karşı havan atışlarına katıldı. DEAŞ içindeki faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.