Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mesleki Eğitim

bursaarena.com.tr - Mesleki Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesleki Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir’de 39. Ahilik Haftası coşkuyla kutlandı Haber

İzmir’de 39. Ahilik Haftası coşkuyla kutlandı

İzmir'de Konak Atatürk Meydanı’ndaki etkinliklerde ahilik geleneği, zeybek gösterileri ve aşık atışmasıyla yaşatıldı. Anadolu’nun dürüstlük, yardımlaşma ve meslek ahlakı gibi değerlerini nesilden nesile aktaran ahilik geleneğinin yaşatıldığı 39’uncu Ahilik Haftası, İzmir’de coşkuyla kutlandı. Konak Atatürk Meydanı’nda düzenlenen kutlamalara İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, Konak Kaymakamı Ediz Sürücü, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Menemen Belediye Başkanı Ahmet Pehlivan, İESOB Başkanı Yalçın Ata, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, milletvekilleri, kamu yöneticileri, esnaf ve çok sayıda yurttaş katıldı. Meydanda kurulan stantlarda İzmirlilere ikramlarda bulunulurken, geleneksel el zanaatları ve esnaf-sanatkâr meslekleri de tanıtıldı. ZEYBEK VE AŞIK ATIŞMASI İLGİ GÖRDÜ Kutlamalar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun sunduğu zeybek ve halk oyunları gösterileriyle başladı. Ahilik geleneğini temsilen kunduracılık, demircilik ve terzilik gibi meslekler sahnede canlandırıldı. Programda ayrıca aşıklar Ali Rıza Ezgi ve Mehmet Divanoğlu tarafından gerçekleştirilen geleneksel aşık atışması da izleyicilerden alkış aldı. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, teknolojik dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ancak bu süreçte ahlaki ve kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurguladı. Başkan Tugay, Ahi Evran-ı Veli’nin yalnızca meslek öğretisi değil, aynı zamanda dürüstlük, cömertlik, paylaşma ve dayanışma kültürü bıraktığını belirterek, “Teknoloji iyidir, medeniyet iyidir, yapay zekâ iyidir. Ama eğer ahlakınız, erdemleriniz, iyiliğiniz, insanlığınız yoksa bunların herhangi bir ülkeye iyilik getirmesi mümkün değildir” dedi. VALİ ELBAN: “AHİLİK KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIKARSAK ESNAFLIK TEŞKİLATI DAĞILMAZ” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ise ahilik kültürünün hem geçmişte hem de bugün ekonomik ve toplumsal yaşamın merkezinde yer aldığını söyledi. Elban, ahiliğe sıkı sıkıya sahip çıkıldığında esnaf teşkilatının dağılmayacağını ve teknolojik dönüşüme rağmen iyi ustaya her zaman ihtiyaç duyulacağını ifade etti. Kutlamalar kapsamında düzenlenen Şed Kuşatma Töreninde, Bornova Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi Sümeyye Arslan “İlin Çırağı”, körüklü çizme ustası Hasan Hüseyin Öter “İlin Ahisi”, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi Kerem Harputlu ise “İlin Kalfası” seçildi.

Engelli ve eski hükümlü işsizler için hibe desteği başvuruları başladı Haber

Engelli ve eski hükümlü işsizler için hibe desteği başvuruları başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, engelli ve eski hükümlü vatandaşlara yönelik 2026 yılı 5. dönem hibe desteği başvurularının başladığını duyurdu. Hibe desteği için son başvuru tarihi 16 Eylül 2026. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşlar, eski hükümlüler ve korumalı işyeri projeleri için sağlanacak desteklerin artırıldığını belirtti. Buna göre, engelli vatandaşların kendi işini kurma projelerine 735 bin liraya, eski hükümlülerin projelerine ise 550 bin liraya kadar hibe desteği verilecek. KORUMALI İŞYERLERİNE 905 BİN LİRAYA KADAR DESTEK Bakan Işıkhan, korumalı işyeri projelerinde kuruluş sermayesi desteğinin üst limitinin 905 bin lira olarak uygulanacağını açıkladı. Mesleki eğitim, rehabilitasyon, destek teknolojileri, işe uyum, destekli istihdam ve korumalı işyeri projeleriyle dezavantajlı grupların çalışma hayatına katılımının desteklendiğini ifade eden Işıkhan, bu dönem itibarıyla eski hükümlü hibe desteği başvurularının da dijital ortama taşındığını duyurdu. BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK Vatandaşların işlem süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla başvuruların artık e-Devlet üzerinden çevrim içi yapılacağı belirtildi. Hibe desteği için son başvuru tarihinin ise 16 Eylül 2026 olduğu kaydedildi. Başvurularla ilgili detaylı bilgilere iskur.gov.tr ve engelsiz.iskur.gov.tr adreslerinden ulaşılabileceği bildirildi.

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak Haber

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BURSA (İGFA) - BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi yeni liderler yetiştirecek Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi yeni liderler yetiştirecek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) vizyonuyla hayata geçirilen Türkiye’nin uzay temalı ilk interaktif eğitim merkezi Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), sahip olduğu güçlü teknoloji ve eğitim altyapısını mesleki eğitime taşıyor. BURSA (İGFA) - Milli Eğitim Bakanlığı ile BTSO iş birliğinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini kabul etmeye hazırlanıyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki nitelikli insan kaynağı hedeflerine güçlü katkı sağlayacağını belirterek, “GUHEM’in teknoloji altyapısını mesleki eğitimle buluşturarak yüksek başarıya sahip gençlerimizi geleceğin stratejik sektörlerine hazırlıyoruz.” dedi. BTSO’nun öncülüğünde, TÜBİTAK iş birliğinde kente kazandırılan GUHEM, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sağlayacak yeni bir eğitim modelini hayata geçiriyor. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösterecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencileri akademik eğitimin yanı sıra uygulamalı, proje temelli ve sektör odaklı bir programla geleceğin mesleklerine hazırlayacak. Eğitim programı kapsamında öğrenciler, GUHEM’in interaktif eğitim alanlarından, uygulama laboratuvarlarından, havacılık ve uzay simülasyonlarından, prototipleme ve üretim atölyelerinden yararlanacak. Havacılık ve Uzay Teknolojisi alanında eğitim görecek öğrenciler; Tasarım ve İmalat, İtki Sistemleri ve Elektronik Sistemler dallarında uzmanlaşacak. “TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE YAPILMIŞ STRATEJİK BİR YATIRIM” BTSO ve GUHEM Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM’in mesleki eğitimle bütünleşmesinin Türkiye’nin teknoloji odaklı kalkınma hedefleri açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Havacılık ve uzay teknolojilerinde sürdürülebilir başarının nitelikli insan kaynağıyla mümkün olacağını vurgulayan Burkay, “Gökmen Projesi’ni hayata geçirirken en önemli hedefimiz, gençlerimizin havacılık ve uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmak ve bu alanlarda yeni nesil yetkinliklere sahip insan kaynağı yetiştirmekti. Bugün GUHEM’in güçlü altyapısını mesleki eğitimle buluşturarak bu vizyonu ileri bir aşamaya taşıyoruz. Burada eğitim görecek gençlerimiz teorik bilginin yanında uygulama, tasarım, üretim ve proje geliştirme kültürüyle yetişecek. Havacılık ve uzay teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen ülkelerin en büyük gücü, iyi yetişmiş gençleridir. Bu okul, Türkiye’nin geleceğine ve teknoloji bağımsızlığına yapılmış stratejik bir yatırımdır. İlk öğrencilerimizin yeni eğitim döneminde GUHEM çatısı altında eğitime başlayacak olmasından büyük bir heyecan duyuyoruz.” Okulun sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bir eğitim modeli sunacağını belirten Başkan Burkay, öğrencilerin Bursa’nın üretim gücüyle doğrudan temas kuracağını ifade etti. “Öğrencilerimizi Erasmus+ ve uluslararası okul iş birlikleri sayesinde Avrupa’nın önde gelen havacılık ve uzay eğitim merkezleriyle buluşturmak, yaz okulları, teknik eğitim programları ve yurt dışı stajlarıyla küresel deneyim kazandırmak, güçlü İngilizce eğitimiyle onları dünyanın her yerinde çalışabilecek donanıma ulaştırmak en önemli hedefimiz.” diyen Burkay, gençlerin okul yıllarından itibaren iş dünyasının bilgi, deneyim ve teknoloji birikiminden yararlanacağını belirterek, “Bursa, otomotivden makineye, uzay havacılık savunma sanayiinden ileri malzeme teknolojilerine kadar güçlü bir üretim kabiliyetine sahip. GUHEM’i tercih eden öğrencilerimiz, BTSO’nun geniş proje, eğitim ve sektör ağına dâhil olacak. Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi BASDEC bünyesindeki firmalarımızda sektör içi eğitim, uygulama ve staj imkânlarından yararlanacaklar. Alanında uzman isimlerden mentorluk ve teknik destek alarak kariyerlerini daha okul yıllarında şekillendirecekler. Mezunlarımıza istihdamda önemli avantajlar sunmayı hedefliyoruz. Böylece eğitim ile sektör arasında güçlü, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir köprü kurmuş olacağız.” ifadelerini kullandı. “GENÇLERİMİZE KÜRESEL BİR VİZYON KAZANDIRACAĞIZ” Başkan Burkay, okulun başarılı öğrenciler için burs, şehir dışından gelen öğrenciler için ise konaklama desteği sunacağını söyledi. Öğrencilerin ulusal ve uluslararası organizasyonlara, teknoloji yarışmalarına ve proje geliştirme çalışmalarına katılacağını belirten Burkay, “Gençlerimizin yeteneklerini erken yaşta keşfetmelerini ve doğru alanlara yönelmelerini çok önemsiyoruz. Başarılı öğrencilerimize yüzde 100 burs imkânı sunarken, şehir dışından gelen öğrencilerimizin konaklama ihtiyaçlarına da destek sağlayacağız. Öğrencilerimiz ulusal ve uluslararası yarışmalarda, teknoloji geliştirme projelerinde ve bilimsel organizasyonlarda yer alacak. İngilizce eğitimiyle birlikte gençlerimize küresel ölçekte çalışma ve iletişim kurma yetkinliği kazandıracağız. Amacımız, kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve dünyayla rekabet eden bir gençlik yetiştirmektir. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa’dan Türkiye’nin havacılık ve uzay yolculuğuna güçlü bir insan kaynağı kazandıracak.” dedi. BU SENE İLK DERSLER BAŞLAYACAK Yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde iki sınıfta toplam 48 öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Başarılı öğrencileri geleceğin teknolojilerine hazırlayacak okul, güçlü akademik eğitimi uygulamalı ve sektör odaklı mesleki eğitimle buluşturacak. GUHEM’in teknoloji altyapısı, BTSO’nun sektör ağı ve Millî Eğitim Bakanlığının mesleki eğitim tecrübesiyle şekillenen model, gençlere daha okul yıllarında kariyerlerini planlama fırsatı sunacak. Proje ile Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayisindeki nitelikli teknik insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur, çocukluk bir haktır!.. Haber

Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur, çocukluk bir haktır!..

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Korkut, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Korkut, çocuk işçiliğinin sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda temel insan hakları ihlali olduğunu vurgulayarak; “Çocuk işçiliği küresel ve ahlaki bir sorundur. Çocukluk bir haktır. Çocuk işçiliği kader değildir. Çocuk işçiliği önlenebilir” dedi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşın altındaki herkesin çocuk sayıldığını hatırlatan Korkut, çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen işlerde çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Çocukların eğitim hakkının korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Korkut, son yıllarda çocukların eğitim süreçlerinden koparak çalışma yaşamına itilmesinin kaygı verici boyutlara ulaştığını söyledi. Özellikle mesleki eğitim adı altında uygulanan bazı modellerin, çocukları ucuz işgücü olarak kullanan bir sisteme dönüştüğünü belirtti. Korkut açıklamasına şöyle devam etti: Yakın zamanda Hatay’ın İskenderun ilçesinde 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalıştığı işyerinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi, karşı karşıya olduğumuz tablonun vahametini gözler önüne sermiştir. Bu bir "kaza" değil, açık bir iş cinayetidir. MESEM uygulaması, bugün eğitimsel hedeflerinden tamamen uzaklaşmış; çocukları nitelikli bir eğitimden mahrum bırakarak, onları ucuz işgücü olarak gören bir sisteme dönüşmüştür. Haftada sadece bir gün teorik eğitim alan, geri kalan günlerde ise çalışma hayatının tehlikelerine terk edilen çocuklarımız, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun koruyucu hükümlerinin ötesine itilmektedir. 2025 yılında en az 81 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bir ülkede, çocuk işçiliğinin "kurumsallaşmış" bir forma bürünmesine göz yummamız mümkün değildir. Eğitim Reformu Girişimi’nin 2025 Eğitim İzleme Raporu’na göre MESEM kayıtlı öğrenci sayısının 400 bini aşması, sistemin nasıl yaygınlaştığını ve çocuklarımızın yoksulluk üzerinden nasıl iş hayatına mecbur bırakıldığını göstermektedir. İşletmelerde çocuklara dayatılan uzun çalışma saatleri, mobbing ve ücret kesintileri, çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal gelişimlerini yok etmektedir. Ekonomik krizler ve yoksulluğun çocuk işçiliğini artıran temel nedenler arasında yer aldığını belirten Korkut, eğitim çağındaki çocukların okul yerine üretim süreçlerine dahil edilmesinin toplumun geleceğini de olumsuz etkilediğini söyleyerek; “Çocukların çalışmak zorunda bırakıldığı bir toplumda fırsat eşitliğinden, nitelikli eğitimden ve sağlıklı bir gelecekten söz etmek mümkün değildir” ifadelerini kullandı. 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü vesilesiyle çağrıda bulunan Korkut, şu talepleri sıraladı: Çocuk işçiliğine yol açan ekonomik ve sosyal nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Çocukların çalıştırıldığı işyerlerinde etkin ve düzenli denetimler yapılmalıdır. Çocukların yaşamını yitirdiği ve yaralandığı tüm olaylar şeffaf biçimde araştırılmalıdır. Çocuk hakları alanında çalışan kurumlar, sendikalar, meslek örgütleri ve uluslararası kuruluşlar arasında iş birliği güçlendirilmelidir. En az 12 yıllık kesintisiz, nitelikli ve erişilebilir eğitim tüm çocuklar için güvence altına alınmalıdır. Yoksul ailelerin çocuklarını eğitimden koparmayacak sosyal destek politikaları hayata geçirilmelidir. Çocukların yerinin fabrikalar, atölyeler, şantiyeler ve tehlikeli çalışma alanları değil; okullar, oyun alanları ve güvenli yaşam ortamları olduğunu vurgulayan Korkut, “Çocuk işçiliğinin olmadığı, tüm çocukların eşit ve sağlıklı koşullarda büyüyebildiği bir gelecek için mücadeleyi sürdürmek ortak sorumluluğumuzdur” dedi. Bursa Arena

Türk göz hekimleri 4 günde 70 canlı göz ameliyatı yapacak Haber

Türk göz hekimleri 4 günde 70 canlı göz ameliyatı yapacak

Türk Oftalmoloji Derneği’nin dünya çapındaki Canlı Cerrahi Sempozyumu’nda 4 günde 70 göz ameliyatı yapılacak ANKARA (İGFA) - Türkiye’deki göz hekimlerini temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği (TOD), mesleki eğitim ve bilimsel paylaşım faaliyetleri kapsamında düzenlediği Canlı Cerrahi Sempozyumu’nun 10'uncusunu 11-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirecek. TOD Genel Başkanı Kıvanç Güngör, etkinliğin göz hastalıkları alanında dünya çapında benzeri olmayan bir organizasyon olduğunu belirterek, dört gün boyunca farklı branşlarda canlı cerrahi uygulamalarının gerçekleştirileceğini söyledi. 70 AMELİYAT CANLI YAYINLANACAK Sempozyum kapsamında glokom, katarakt ve refraktif cerrahi, kornea ve oküler yüzey, okülofasyal cerrahi, pediyatrik oftalmoloji, şaşılık ve vitreoretinal cerrahi alanlarında yaklaşık 70 ameliyat yapılacak. Ameliyatlar, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ameliyathanelerinden canlı olarak yayınlanacak ve görüntüler eş zamanlı şekilde JW Marriott Hotel Ankara Kongre Merkezi'ndeki katılımcılara aktarılacak. Bu yıl ilk kez uygulanacak program kapsamında sempozyumun ilk gününde üç farklı cerrahi birim eş zamanlı operasyon gerçekleştirecek. Böylece katılımcılar farklı cerrahi teknikleri aynı anda izleme ve karşılaştırma imkânı bulacak. 2 BİNDEN FAZLA HEKİM TAKİP EDECEK Prof. Dr. Güngör, etkinliğin dört gün boyunca Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 2 binden fazla göz hekimi tarafından fiziksel ve çevrim içi olarak takip edilmesinin beklendiğini ifade etti. Canlı cerrahi yayınlarının yanı sıra düzenlenecek bilimsel oturumlarda vakaların uzman hekimler tarafından değerlendirileceğini belirten Güngör, katılımcıların soru ve görüşleriyle sürece aktif şekilde katkı sunabileceğini söyledi. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz yıl Ankara’da düzenlenen sempozyumun yoğun ilgi gördüğünü hatırlatan Güngör, etkinlikte 70 göz cerrahının canlı ameliyat gerçekleştirdiğini, organizasyonun 42 farklı ülkeden bini aşkın yabancı göz hekimi tarafından takip edildiğini belirterek bu yıl da yaklaşık 70 hastanın ameliyat edilmesinin planlandığını söyledi. Canlı yayın kalitesi, teknik altyapısı ve gerçekleştirilen ameliyatların çeşitliliğiyle sempozyumun uluslararası ölçekte dikkat çektiğini vurgulayan Güngör, organizasyonun her geçen yıl daha fazla yabancı katılımcı çektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.