Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Masak

bursaarena.com.tr - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10 milyar liralık Hazine taşınmazı vurgununda 10 tutuklama Haber

10 milyar liralık Hazine taşınmazı vurgununda 10 tutuklama

Antalya'da Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın usulsüz devrine ilişkin soruşturmada, aralarında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin yer aldığı çok sayıda şüpheliye yönelik operasyon yapılmıştı. Soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 10'u tutuklandı. Antalya'nın Kemer ilçesinde Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın belirli kişi ve çevrelere geçirildiği soruşturmada 21 şüpheliden 10'u tutuklandı.Soruşturma kapsamında 27 şüpheli gözaltına alındı; 10'u tutuklandı, 3'ü ev hapsine çarptırıldı.Yapılanmanın Kemer'de Milli Emlak Uzmanı Gökhan K.'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği belirlendi. Antalya'nın Kemer ilçesinde, Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiğine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 10'u tutuklandı. Kemer ilçesinde Hazine'ye ait taşınmazların, hak sahipliği, fiili kullanım ve satış şartları bulunmadığı veya satışa engel hukuki ve fiili durumlar mevcut olduğu halde belirli kişi ve aile çevrelerine geçirildiği, bu suretle kamunun zarara uğratıldığı ve özel kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığı yönündeki bulgular üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. İŞLEM TEMASI ÖRGÜTSEL YAPIYI GÖSTERİYOR MASAK ve banka verileri, HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi raporları, taşınmaz satış dosyaları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile telefon dinlemesi sonucu elde edilen kayıtların tüm soruşturma kapsamında titizlikle incelendi. Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların bütününün, olayların münferit idari hata veya birbirinden bağımsız usulsüzlüklerle açıklanmasının güç olduğunu, kamu görevlileri ile sivil yararlanıcılar arasında süreklilik gösteren işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkilerinin bulunduğunu ve eylemlerin örgütsel yapı içerisinde gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu belirtildi. YAPILANMANIN BAŞINDAKİ İSİM MİLLİ EMLAK UZMANI Mevcut delillere göre yapılanmanın, Kemer'de Milli Emlak Uzmanı Gökhan K.'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği, Milli Emlak personelinin taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması, satışa engel durumların değerlendirilmesi ve tescil süreçlerinde, sivil ayağın ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi, aile veya bağlantılı kişiler arasında devredilmesi ve elde edilen ekonomik menfaatin ilgili çevrede tutulması aşamalarında rol aldığının belirlendiği kaydedildi. TESPİT YAPMADAN BEYANA GÖRE SATIŞ Elde edilen tape kayıtlarında, soruşturmanın temel iddiasını doğrudan veya dolaylı biçimde destekleyen görüşmeler bulunduğu belirtilen soruşturma dosyasında yer alan şüpheli Gökhan K. ile M.K. arasında yapılan görüşmede, tarımsal indirimli satış işlemlerine ilişkin vatandaşın tespitini yapmadan beyana göre hareket edildiğine yönelik ifadelerin bulunduğu belirtildi. Bu görüşmenin, satış için belirleyici olan fiili kullanım ve hak sahipliği şartlarının gerektiği şekilde araştırılmadan işlem yapıldığının şüphelinin kendi anlatımıyla kabul edilmesi bakımından önem taşıdığı ifade edildi. TAPU MÜDÜRÜ, MUHTARLAR, SİVİLLER... Hazine'ye ait 80 taşınmazın incelemeye alındığı, bu taşınmazların ekonomik büyüklüğünün 10 milyar TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında; Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin yer aldığı 27 şüpheliye yönelik 24 Ağustos sabahı operasyon düzenlendi. Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 ayrı adreste eş zamanlı yapılan operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda çeşitli miktarda döviz ve Türk Lirası ele geçirildi. 3 ŞÜPHELİ HAKKINDA EV HAPSİ KARARI Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 27 şüpheliden 6'sı serbest bırakılırken, diğerleri dün sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2'si savcılıktan serbest kaldı. Çıkarıldıkları mahkemede 10 şüpheli tutuklanırken, 3'ü hakkında ev hapsi kararı verildi. Diğerleri adli kontrolle serbest bırakıldı. "DEVLETİN MALI MİLLETİMİZİN ORTAK HAKKIDIR" Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

LÖSEV'in gururu taçlandı... LÖSEV’e Vakıflar'dan 'risksiz' değerlendirmesi Haber

LÖSEV'in gururu taçlandı... LÖSEV’e Vakıflar'dan 'risksiz' değerlendirmesi

LÖSEV, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişlerince gerçekleştirilen denetimin sonuç raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda vakfın faaliyetlerinin amaçlarıyla uyumlu yürütüldüğü, kaynakların ağırlıklı olarak hasta ve hasta yakınlarına yönelik çalışmalarda kullanıldığı ve MASAK rehberine göre yapılan değerlendirmede LÖSEV’in “risksiz” olarak değerlendirildiği bildirildi. ANKARA (İGFA) - Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişlerince gerçekleştirilen kapsamlı denetimin sonuçlarını açıkladı. Vakfın açıklamasına göre, 2024 yılı faaliyetlerine ilişkin sonuç raporunda, LÖSEV’in çalışmalarının vakıf senedinde belirlenen amaç ve hedeflerle uyumlu şekilde yürütüldüğü tespit edildi. Raporda, elde edilen gelirlerin başta lösemili çocuklar ve kanser hastaları olmak üzere hasta ve hasta yakınlarının sağlık, eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanıldığı belirtildi. “KAYNAKLAR AĞIRLIKLI OLARAK AMACA YÖNELİK KULLANILDI” Denetim raporunda, LÖSEV’in yönetim ve idame giderlerinin toplam giderler içerisinde düşük bir orana sahip olmasının, vakıf kaynaklarının ağırlıklı olarak amaca yönelik faaliyetlere tahsis edildiğini gösterdiği ifade edildi. Raporda ayrıca vakfın şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğü, sağlık, eğitim ve sosyal destek alanlarında ulusal ve uluslararası iş birlikleri geliştirerek toplumsal faydayı artırdığı değerlendirmesine yer verildi. MASAK DEĞERLENDİRMESİNDE “RİSKSİZ” LÖSEV açıklamasında, denetim kapsamında MASAK tarafından hazırlanan rehber doğrultusunda da değerlendirme yapıldığı bildirildi. Buna göre vakfın hastalara ve ailelerine yönelik ayni ve nakdi yardımları, tedavi destekleri, taze et temini, rehabilitasyon ve moral etkinlikleri açısından “RİSKSİZ” olarak değerlendirildiği, rehbere aykırı herhangi bir unsura rastlanmadığı aktarıldı. “BAĞIŞLANAN HER KURUŞU EMANETİMİZ SAYIYORUZ” LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Pediatrik Hematolog-Onkolog Dr. Üstün Ezer, açıklamasında vakfa yapılan bağışların lösemi ve kanser hastalarına ulaştırıldığını belirterek, vakfın tedavi başarısını artırma hedefinin sürdüğünü ifade etti. Dr. Ezer, LÖSEV olarak lösemili çocukların tedavi başarısını yüzde 20’lerden yüzde 94 seviyesine çıkardıklarını, hedeflerinin ise yüzde 100 olduğunu belirtti. Elde edilen denetim sonuçlarının vakfın çalışmalarına yönelik güveni daha da güçlendirdiğini vurgulayan Dr. Ezer, yeni projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini kaydetti. Dr. Üstün Ezer, “Kendimize güveniyoruz, hesap veriyoruz” mesajı verirken, LÖSEV’in ilk günkü heyecanla yeni ve çağdaş projeler üretmeye devam edeceğini, vakfın uzun vadeli geleceğini planladığını ifade etti. Öte yandan LÖSEV, açıklamasında yalnızca tıbbi tedavi değil, hastaların eğitim, barınma, beslenme ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını da sıraladı. Lösante Yetişkin ve Çocuk Hastanesi’nde lösemili ve kanserli çocuklara tedavi sürecinde çeşitli sağlık hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu belirtilirken, Ankara LÖSEV Doğal Yaşam Köyü’nde hastaların tedavi aralarında ücretsiz konaklama imkanından yararlandığı ifade edildi. LÖSEV’in eğitim faaliyetleri kapsamında ise anaokulundan liseye kadar eğitim veren LSV Eğitim Kurumları, tedavi gören çocukların eğitim hayatlarının kesintiye uğramaması amacıyla faaliyet gösteren Canım Kardeşim Ders Evleri ve Bursa Köy Enstitüsü öne çıkarıldı. Vakfın sosyal destek programlarında ise ihtiyaç sahibi hastalara gıda, et, giysi, beyaz eşya, oyuncak ve kırtasiye gibi yardımlar ulaştırıldığı kaydedildi. LÖSEV ayrıca anne uğraş, tedavi ve moral atölyeleri ile Bodrum Tatil Köyü gibi çalışmalarla hastalar ve ailelerine yönelik sosyal destek faaliyetleri yürüttüğünü bildirdi.

Son 5 günde son 18 ilde siber suça 77 gözaltı Haber

Son 5 günde son 18 ilde siber suça 77 gözaltı

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde düzenlenen operasyonlarda 77 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 37'si tutuklandı, 17'si hakkında adli kontrol kararı uygulandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde 18 ilde operasyonlar düzenlendiğini duyurdu. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 77 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 37'si tutuklanırken, 17'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi. YASA DIŞI BAHİS VE DOLANDIRICILIK AĞINA OPERASYON Operasyonların; yasa dışı bahis ve kumar, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi, bilişim suçları, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve dolandırıcılık suçlarına yönelik gerçekleştirildiği belirtildi. Şüphelilerin; yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, çocuklara ait müstehcen görüntüler bulundurdukları, sosyal medya üzerinden “kapora bedeli” gibi yöntemlerle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin siber suçlarla mücadelesinin ülke genelinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek operasyonlarda görev alan polis ekipleri, MASAK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve diğer kurumlara teşekkür etti.

Üsküdar Belediyesi soruşturmasında müteahhit iddiası: Yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettim Haber

Üsküdar Belediyesi soruşturmasında müteahhit iddiası: Yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettim

Üsküdar Belediyesi'ne "Rüşvet ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme" suçlamalarıyla düzenlenen operasyonun soruşturmasında, 'etkin pişmanlık' kapsamında ifade veren bir müteahhitin iddiaları da yer aldı. Müteahhit, yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettiğini öne sürdü. Müteahhit, "usulsüz iskan ruhsatı karşılığında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Danışmanı U.M.'ye belediyedeki makam odasında 860 bin dolar rüşvet teslim ettiğini" iddia etti. Üsküdar Belediyesi'ne "rüşvet" ve "suç örgütü kurma, yönetme" operasyonu: Başkan Sinem Dedetaş dahil 6 kişi gözaltında Üsküdar Belediyesi'ne "Rüşvet ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme" suçlamalarıyla operasyon düzenlendi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü, Belediye Başkanı Özel Kalemi Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik, İş Takipçisi Adem Altıntaş, müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan gözaltına alındı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada; soruşturmanın yapı ruhsatı ile iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptığı yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlıktan yararlananların ifadeleri üzerine başlatıldığı bildirildi. Başsavcılığın açıklamasında, "yapı ruhsatı verilmesinde yetkisi bulunmayan Kent A.Ş. görevlilerinin, kriptolu haberleşme uygulaması üzerinden oluşturulan iletişim ağıyla ada-parsel bazlı renklendirmeler içeren tablolar hazırlayarak belediye personelini yönlendirdiği ve ruhsat sürecini koordine ettiği" öne sürüldü. Açıklamada, Kent A.Ş. ile müteahhitler arasında toplam bedeli 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan çok sayıda 'danışmanlık hizmeti' sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda bugüne kadar 361 milyon 392 bin 264 TL tahsil edildiğinin MASAK verileri ve diğer delillerle tespit edildiği belirtildi. Başsavcılık açıklamasında, Üsküdar "Belediyesi iştiraklerinden Kent A.Ş. görevlilerinin, herhangi bir resmi yetkileri bulunmamasına rağmen kriptolu ve kapalı devre elektronik posta sistemi üzerinden oluşturulan iletişim ağıyla ada ve parsel bazında hazırlanan tablolar aracılığıyla belediye personeline talimat verdiğinin ve yapı ruhsatı süreçlerini fiilen koordine ettiğinin tespit edildiği" öne sürüldü. Açıklamada, MASAK verilerine göre Kent A.Ş. ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 lira bedelli çok sayıda "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı ifade edildi. Bu sözleşmeler kapsamında şimdiye kadar 361 milyon 392 bin 264 liranın, yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden baskı yoluyla temin edildiğinin mağdur beyanları ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporlarıyla tespit edildiği öne sürüldü. Mülkiye Müfettişliği raporundaki detaylar Başsavcılık açıklamasında, "İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan tevdi raporunda da Üsküdar Belediyesi ile Kent A.Ş. arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurulduğu, müteahhitlerin ruhsat alabilmek için Kent A.Ş. ile sözleşme imzalamaya zorlandıkları ve bu yöntemle gayriresmi gelir elde edildiği yönünde tespitlere yer verildiği" aktarıldı. Raporda, "Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın işlemlerin gecikmesinde etkili olduğu, müteahhitler üzerinde baskı algısı oluşturulmasına katkı sunduğu ve eylemlerinin irtikap suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu" belirtildi. Müteahhitten "iskan ruhsatı karşılığı rüşvet" iddiası Başsavcılık açıklamasında ayrıca, iskan ruhsatı verilmesinden sorumlu birimin Yapı Kontrol Müdürlüğü olmasına rağmen Kent A.Ş. Genel Müdürü N.A. başkanlığında toplantılar yapıldığı, her bir inşaat için mevzuata aykırılık durumuna göre müteahhitlerden talep edilecek menfaat miktarının belirlendiği iddia edildi. Açıklamaya göre, elde edilen paraların bir bölümünün belediye içerisindeki görevlilere dağıtıldığı; bir kısmının ise Belediye Başkanı'nın özel kaleminin ihtiyaçları doğrultusunda Kent A.Ş. Genel Müdürü'ne teslim edildiği öne sürüldü. "Toplam inşaat hacmi yüksek projelerde ise Belediye Başkanı'nın danışmanı U.M. ile Kent A.Ş. Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden döviz cinsinden rüşvet alındığı, buna karşılık mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği yönündeki iddiaların HTS kayıtları, baz verileri ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüphelilerin beyanlarıyla desteklendiği" ifadeleri yer aldı. Soruşturma çerçevesinde 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanan bir müteahhitin verdiği ifadede; "usulsüz iskan ruhsatı karşılığında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Danışmanı U.M.'ye belediyedeki makam odasında 860 bin dolar rüşvet teslim edildiğini söylediği ve eylemin baz kayıtları ile de teyit edildiği" öne sürüldü. "Makam odasında 600-700 bin dolar verdim" Soruşturma kapsamında verilen ifadede şunlar aktarıldı: "N.A.'nın belediyedeki odasında inşaatın iskan ruhsatı almak istediğine dair görüşmeyi yüz yüze gerçekleştirdim. N. A. bir kağıda sadece iskan ruhsatı için talep edilecek rakamı yazdı ve bana 'Seni arayacaklar' diye söyledi. Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 milyon ya da 30 milyon TL miktar yazmaktaydı. Ben N.A.'nın yanından ayrıldıktan sonra beni o firmanın proje mimarı olan kişi aradı. Kendileriyle iskan ruhsatı meselesi için Nakkaştepe'de bulunan Nakkaş Kebap'ta buluşmak üzere randevulaştık. Nakkaş Kebap'ta ben kağıtta yazan miktarı inşaatlarının iskan ruhsatı için talep edilen miktar olduğunu söyledim. O yapının yapmış olduğu inşaatın ada ve parsel bilgilerini bilmiyorum ancak söz konusu inşaatın Üsküdar İlçesi Kirazlıtepe mevkiinde olduğunu biliyorum. Ben kağıttaki rakamı kendilerine ilettim. Kendileri de teklifimi kabul ettiler. Sonrasında o zamanın talep edilen 25-30 milyon TL'nin karşılığı olacak şekilde 700-800 bin Amerikan dolarını bana iki parça halinde elden teslim ettiler. Bana parayı Nakkaş Kebap'ta buluştuğumuzdaki sakallı, ismini bilmediğim ancak görsem tanıyabileceğim şahıs teslim etti. Yaklaşık 300 küsur bin doları tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Üsküdar Belediyesi'nin otoparkında çikolata kutusuna benzer, karton kutunun içerisinde teslim etti. Kalan tutarı yine tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Kısıklı mevkiinden Ümraniye istikametine giderken sol tarafta kalan Çamlıca Şehit Onur Ensar Ayanoğlu İlkokulu yanındaki otoparkta spor çanta ile teslim etti. Ben teslim edilen 700-800 bin dolardan U.M.'nin 'İhtiyacın kadar al' demesi üzerine yaklaşık 50-100 bin doları kendime aldım. Kalan 600-700 bin doları parça parça halinde Üsküdar Belediyesi'ndeki makam odasında U.M.'ye elden teslim ettim."

Ankara merkezli yasadışı bahis operasyonu... 231 milyon TL'lik para hareketi tespit edildi Haber

Ankara merkezli yasadışı bahis operasyonu... 231 milyon TL'lik para hareketi tespit edildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yasadışı bahis sitesine ödeme aracılığı yaptığı belirlenen 31 şüpheliye yönelik 22 ilde operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 kişi gözaltına alındı. ANKARA (İGFA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yasadışı bahis soruşturması kapsamında gerçekleştirilen operasyonla ilgili açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bir yasadışı bahis sitesinde ödemelere aracılık ettiği belirlenen 31 şüpheliye ait finansal işlemler üzerinden soruşturma başlatıldı. Şüphelilerin, Papara Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. nezdindeki hesaplarının "PEKİNBET" uzantılı yasadışı bahis sitesinde ödeme işlemlerinde kullanıldığı tespit edildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ile yürütülen koordinasyon kapsamında yapılan incelemelerde, şüphelilerin banka, kripto para ve elektronik para hesaplarında toplam 231,3 milyon TL tutarında para hareketi bulunduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Ankara merkezli 22 ilde 27 Temmuz 2026 tarihinde operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 9 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma işlemlerinin titizlikle devam ettiğini açıkladı.

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı Haber

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Haluk Levent 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti. Pazar günü Haluk Levent'i aldılar. Haluk Levent, İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı" açıklamasını yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Gürlek; Ahbap Derneği soruşturması, Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarında gelinen son durum, yasa dışı bahisle mücadele, FETÖ ile mücadele, Terörsüz Türkiye süreci ve uyuşturucu soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı.Belediyelere genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor. Tabii Şile Belediyesi'nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda da Haluk Levent'in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesi'nde. Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz daha sonradan Ahbap'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı. Tabii burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar. Hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. "Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar..." Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir Ahbap'la bir sıfatı yok. Yönetim kadrosunda da sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar, "Bu hesap hareketleri var, Ahbap'la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın." Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki, "Bu hesap bana ait değil, bu hesap Haluk Levent'in hesabı" diyor. Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce Ahbap'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın Ahbap Derneğinde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen Ahbap Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı. Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmanın bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor, genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor, bir şey var. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşları da takip ediyor, "Ne yapıyor, ne ediyor?" diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, üç kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söylüyor. Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü, yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı, yani telefon sinyali kesildi. Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var, Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor, aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor, asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor. Öncelikli olarak 6 Şubat depremleri biliyorsunuz çok büyük bir deprem, 11 ili de etkileyen deprem, burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah'tan rahmet diliyorum. Haluk Levent'in şahsıyla ilgili olanların dışında bizi ilgilendiren kısmı Ahbap isimli bir dernek var biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor ama tabii aktif olarak yoğun olarak bu dernek, Ahbap Derneği, depremden sonra yaşanan hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, işte birçok sanatçının, sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever Türk milleti... Ben o zaman Hatay'daydım, bakan yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda da görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi, yurt dışından, yurt içinden, burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz harçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine. "Ahbap Derneği deprem zamanı 245 milyon dolar para toplamış" Ahbap Derneği de özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarla gündeme geldi. Yani burada önemli olan buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması önemli değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. Ahbap da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi. Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar Ahbap Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki Türk lirası hesabına göre 4.3 milyar TL, şu an o zamanki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı, Ahbap Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bize suç olup olmadığı bu. Yani burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük MASAK raporlarında. Haluk Levent de zaten ikrar etti, yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti. Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz, yani legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış, yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış, Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını. Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım, şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var. Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren, Adalet Bakanlığı ya da başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bunun daha sonra işte kumar, bahis vesaire kullanılması. Suç olan kısım bu. Tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan, vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent'in bahis, kumar ya da işte özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım, dernek hesabından şahsi hesabına alarak kullanması var. Ben hatırlıyorum o dönem tabii Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli işte sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Ya şu anda tabii savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyorlar, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Yani önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Yani burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var, Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra biliyorsunuz Yeliz Kaya taşınmazlar var, Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var, taşınmaz devri yapılmış, borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum, bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. "Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim." dedi. Baktık gerçekten senetler var, taşınmaz devirleri var. Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya alıyor, Yeliz Kaya'nın bir resmi sıfatı yok, bunu tamamen mali işlerini takip eden. Yeliz Kaya'dan da birkaç gün sonra üçüncü bir şahsa geçiyor, Esin Çağlar isimli bir bayana geçiyor. Burada soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak Başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Yani savcılık da buna bakıyor. Yani savcılık bunun hesabını sormak zorunda, elbette sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte "Devlet kurumları çalışmıyor, işte Ahbap görevini yapıyor." bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarını alması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz, pişman olduklarını söylediler, Haluk Levent'in gerçek yüzünü gördüklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır. "Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde FETÖ izi var” 2009 yılında biliyorsunuz maalesef Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte altı kişinin vefat ettiği bir uçak, helikopter kırım kazası var. Bununla ilgili tabii daha önce dosya başka bir başsavcılıktaydı. Daha sonra Ankara Başsavcılığımız dosyayı aldı, uzman ekipler inceliyor. Burada biz şunu gördük, arkadaşlarımız Başsavcılığımız bunu gördü Ankara Başsavcılığı, burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz geçen bir operasyon yapıldı, 19 kişi tutuklandı, 21 kişi gözaltına alınmıştı. Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim de inceledim delilleri, çok ciddi emareler var. Nasıl emareler var? Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Tabii daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesinden dolayı mı helikopter düştü, ya da hava şartları, ya da helikopterin diğer eksikliklerinden dolayı mı diye. Burada F-4 uçağının geçmesinden dolayı helikopterin düştüğü konusunda Başsavcılığımızda bir kanaat oluştu. Tabii burada F4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantıları araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin özellikle Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun işte Hava Kuvvetleri imamıyla, mahrem imamıyla o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor. "Deliller ortaya çıktıkça Başsavcılık durumu değerlendirecektir" Ve en son biliyorsunuz Elazığ il imamı tutuklanmıştı, onun ByLock yazışmaları çıktı. Elazığ il imamının özellikle mülkiye yapılanmasından birisiyle ByLock yazışmasında "Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu sürecin, bu süreçten çok endişeliydi, bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun." şeklinde bir yazışması var. Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonunu yaptı, muhtemelen diğer devamı da gelecektir. Ama burada ilk deliller, yani ben kendim de inceledim dosyayı biliyorsunuz ben savcılık, başsavcılık da yaptım, gördüğüm kadarıyla bir FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayet eyleminin işlendiği konusuna bir şüphe var, ciddi şüphe var, kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan Başsavcılık durumu değerlendirecektir. Soruşturmayı Ankara Başsavcılığımız yürütüyor, orada bir uzman ekip var. Tabii aileyle de görüştüler, onlar da ilk özellikle 2009 yılındaki ilk gözlem anlarını anlattılar. Onu bilemiyoruz, şimdi Savcılık elbette soruşturma yapıyor. Yeni deliller kapsamında tekrardan operasyon yapabilir. Yani FETÖ'nün irtibatları araştırılıyor. Özellikle gözaltında, tutuklama kararı verilenlerin FETÖ'yle irtibatları, bunların tekrardan bir HTS analiz çalışmaları, en son kimlerle görüştüğü, yani bu organizasyonun mutlaka devamı gelecektir. Sonuçta bir FETÖ organizasyonuysa ama burada Başsavcılığımızın takdirinde soruşturmayı yürüten makam Başsavcılık makamı. Devamı gelir ya da ne zaman yapar onu bilemiyoruz. "Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Burada tabii başkanımız var, hakim-savcı kökenli, aynı şekilde de yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. Soruşturma yapma yetkisi ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına ait. Buradaki arkadaşlar tamamen yani farklı bir gözle, profesyonel bir ekip var, farklı bir gözle bakış açısı sağlıyorlar. Yani burada soruşturma yapmıyor arkadaşlar, öncelikli olarak bunun altını çizmek lazım. Başsavcımızla sürekli olarak istişare halindeler, delilleri beraber tartışıyorlar, delilleri beraber gözlemliyorlar. Tecrübeli arkadaşlar bunlar, alanında uzman arkadaşlar. Tabii burada özel ekipler de kurabiliyoruz. Biliyorsunuz en son Gülistan Doku'da Tunceli'de özel bir ekip görevlendirildi. Bunun görevlerinin içerisinde polis, jandarma personeli de var. İşte aynı şekilde Adli Tıp'tan özel bir ekip görevlendirildi. Bu şekilde tamamen faili meçhul kalmış, zamanında çözümlenmemiş cinayetlerin çözümlenmesine ilişkin soruşturma yapma yetkisi yok, arkadaşlar bir istişare ortamı yapıyorlar. Başsavcı beye yol gösteriyorlar, özellikle bu farklı bir bakış açısı. İşte yeni teknolojiler var biliyorsunuz, şu an DNA incelemesi yapılabiliyor, o konuda pratik çözümleri var ya da işte baz istasyonu çakışması yapılabiliyor. "28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı" Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Şu ana kadar ben göreve geldikten sonra bu büro kurulduktan sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli ve bunlar 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Bu çok önemli, yani devlet mutlaka hesabını sorar. O zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Bizim buradaki asıl mesajımız da, asıl yani bu büroyu kurma amacımız da suçlarla ve suçluyla mücadele konusunda kararlılığımızı ortaya koymak. Burada biz arkadaşlarımız faili meçhul dosyaları 680 civarında bir dosyayı büroya aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor, oradaki savcı arkadaşlarımızla da sürekli istişare halindeyiz. Yani vatandaş nezdinde çok olumlu bir hava oluştu. Özellikle 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin elbette ortaya çıkarılması, failin ortaya çıkarılması, adalet önünde hesap vermesi vatandaş için gerçekten çok önemli. Büro çalışıyor, yani burada önemli soruşturmaların dosyalarını da aldık. Tabii burada zaman aşımı olayı var, zaman aşımına uğramamış dosyaları alıyoruz, 680 civarında. Kısa sürede de az önce söyledim, 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Burada tabii büroda olan önemli dosyalar da var. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok gibi dosyalar da var. Bunlara da bakılıyor. İnşallah bunlar da çözümlenir. Tekrar vurgulamak istiyorum, bu büronun kuruluş amacı tamamen vatandaşlarımızın gönlünde, özellikle karanlık kalan bir cinayet varsa bunun aydınlatılması, vatandaşımızın adalete olan güven duygusunu en üst seviyede hissetmesi, bu amaçla kurmuştuk. Çok faydalı olduğunu da gördük. Sağ olsun Başsavcılığımız da, Başsavcı arkadaşlarımız da üzerine kararlılıkla gidiyor. Çünkü biz onlara da her zaman destek oluyoruz, bu soruşturmaların arkasında olduğumuzu söylüyoruz. Yani şu an olumlu gidiyor, toplumda güzel bir algı var.

Yasa dışı bahis operasyonu! Profesyonel futbolda 19 eş zamanlı baskın Haber

Yasa dışı bahis operasyonu! Profesyonel futbolda 19 eş zamanlı baskın

Adalet Bakanı Akın Gürlek, profesyonel futbolu hedef alan yasa dışı bahis ve bahis şikesi soruşturmasında önemli aşamaya gelindiğini açıkladı. İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde yasa dışı bahis, bahis şikesi ve suç gelirleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Bakan Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerine ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığını bildirdi. Bu kapsamda 19 şüpheli hakkında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda görev alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve tüm kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi ve sporun güvenilirliğinin korunması için adli sürecin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Bakan Gürlek, futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı ve yasa dışı oluşumla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.

9 ilde 73 'siber' gözaltı! 2,3 milyar liralık hesap hareketi tespit edildi Haber

9 ilde 73 'siber' gözaltı! 2,3 milyar liralık hesap hareketi tespit edildi

İçişleri Bakanlığı, 9 il merkezli düzenlenen "nitelikli dolandırıcılık" ve "yasa dışı bahis" operasyonlarında 73 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerin hesaplarında 2 milyar 300 milyon liralık para hareketliliği tespit edilirken, 36 kişi tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince 9 il merkezli gerçekleştirilen "nitelikli dolandırıcılık" ve "yasa dışı bahis" operasyonlarında 73 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve İl Jandarma Komutanlıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonlarda şüphelilerin banka hesaplarında 2 milyar 300 milyon liralık para hareketi tespit edildi. Operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 36'sı tutuklanırken, 35 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin sürdüğü bildirildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, sosyal medya üzerinden verdikleri sahte ilanlarla vatandaşları dolandırdığı, yasa dışı bahis oynattığı ve suçtan elde edilen paranın transferine aracılık ettiği belirlendi. Bakanlık açıklamasında vatandaşların huzurunu, güvenliğini ve emeğini hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı. 9 il merkezli “Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda; hesaplarında 2 Milyar 300 Milyon TL para hareketliliği olduğu tespit edilen 73 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; 36’sı tutuklandı. 35 şüpheli hakkında… pic.twitter.com/BwGlRqjvkX — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) July 2, 2026

Jandarma'dan 34 ilde dev operasyon:  159 tutuklama! Haber

Jandarma'dan 34 ilde dev operasyon: 159 tutuklama!

Jandarma ekiplerinin 34 il merkezli düzenlediği "nitelikli dolandırıcılık" ve "yasa dışı bahis" operasyonlarında 293 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin hesaplarında 4,8 milyar liralık işlem hacmi tespit edilirken, 159 kişi tutuklandı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik 34 il merkezli geniş çaplı operasyon düzenlendiğini açıkladı. Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda 293 şüpheli gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin hesaplarında toplam 4,8 milyar liralık para hareketliliği tespit edildi. Yakalanan şüphelilerden 159'u tutuklanırken, 94 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi. 34 il merkezli “Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 4,8 Milyar TL hesap hareketliliği olduğu tespit edilen 293 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; -159’u tutuklandı. 94'ü hakkında adli kontrol hükümleri… pic.twitter.com/qrZSLQo0Y9 — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 15, 2026 Soruşturma kapsamında şüphelilerin yasa dışı bahis oynattıkları, suçtan elde edilen gelirlerin transferine aracılık ettikleri ve sosyal medya platformları üzerinden verdikleri sahte ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları belirlendi. İçişleri Bakanlığı açıklamasında, vatandaşların huzurunu, güvenliğini ve emeğini hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanarak, güvenlik güçlerinin suç ve suçlularla mücadelede taviz vermeden çalışmalarına devam edeceği ifade edildi. Bakanlık ayrıca operasyonlarda görev alan Jandarma Genel Komutanlığı personelini, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığını, MASAK’ı, Cumhuriyet Başsavcılıklarını ve emeği geçen tüm personeli tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.