Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lübnan

bursaarena.com.tr - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi Haber

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma teklifini reddetti. Trump, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip su yolu, yaklaşık 7 aydır devam eden ABD-İran çatışmasında kilit bir başlık olmayı sürdürüyor. Çatışma, taraflar arasında müzakerelerin çıkmaza girmesiyle yeni bir aşamaya taşınmış durumda. Ancak bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucuların yürüttüğü yeni girişimler, anlaşmaya varılması yönünde ilerleme kaydedilebileceğine ilişkin bazı olumlu beklentiler oluşturdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yaptığı açıklamada, “İran, Katar aracılığıyla ABD’ye 7 günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi. Arakçi, “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığına göre Arakçi’nin açıklamasından saatler sonra konuya vakıf ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini bildirdi. Gazetenin haberinde, 80 yaşındaki Trump’ın Tahran’ın taleplerini karşılayabileceğinden şüphe duyduğu ve kasım ayında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından bombardıman harekâtının yeniden başlamasını olası gördüğü belirtildi. Trump dün akşam Truth Social platformunda, Hürmüz Boğazı’nın daire içine alındığı bir haritanın fotoğrafını paylaşarak üzerine “Trump Boğazı” ifadesini yazdı. Medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlerde ise yeni planın, Lübnan da dahil olmak üzere Ortadoğu’daki bütün çatışmaların yedi gün süreyle durdurulmasını öngördüğü belirtilmişti.

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız Haber

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında, gücü gücü yetene düzeninin ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurduğuna dikkat çekerek, BM 81. Genel Kurulu’nda Birleşmiş Milletler 81 Genel Kurulu’na hitabında bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin'den, Yemen’e, Sudan'dan Somali’ye, Arakan'dan İran’a içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiğini kaydetti. “Gazze’de Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, masum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim şimdi bir kez daha söylüyorum; kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız."

MSB: 'Terörsüz Türkiye' sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemeli Haber

MSB: 'Terörsüz Türkiye' sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemeli

Millî Savunma Bakanlığı, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Afyonkarahisar’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, “Terörsüz Türkiye” süreci, Suriye’deki gelişmeler ve Doğu Akdeniz-Ege hattındaki son duruma ilişkin önemli mesajlar verdi. ANKARA (İGFA) - Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından Zabit Yurdu’nda gerçekleştirilen toplantının ardından basın mensuplarının soruları da yanıtlandı. MSB kaynakları, Sayın Bakanın da görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında ilk toplantısını yaptığını, çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığını ve dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığını bildirdi. Açıklamada, alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüğü belirtilerek, “Terörsüz Türkiye” sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesinin önemli olduğu vurgulandı. Bakanlık, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlığının sona erdiğinin ve silah-mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespitine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceğini ifade etti. SURİYE VE SDG VURGUSU Açıklamada, SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile “Tek Devlet, Tek Ordu” anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olduğu kaydedildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Suriye’de oluşan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hâle getirilmesi ve Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine desteğini, mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdüreceği belirtildi. Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; İsrail’in; Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırgan tutumu ve yayılmacı politikası, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/0jUb5JcPM3 — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 27, 2026 İSRAİL’İN SURİYE SALDIRILARI TAKİP EDİLİYOR MSB, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını yakından takip ettiklerini ve bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini bir kez daha yineledi. ABD makamlarının Suriye’yi de kapsayacak bir çatışmasızlık mekanizması tesisine ilişkin girişimlerine dair açıklama ve haberlerin de izlendiği belirtilerek, Bakanlığa iletilmiş resmî bir talep bulunmadığı, böyle bir talep olması hâlinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği aktarıldı. RODOS İÇİN İHA ÜSSÜ İDDİASINA TEPKİ Açıklamada ayrıca, Rodos Adası’nın gayriaskerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı biçimde düzenlendiği hatırlatıldı. Bu statüyü ihlal edecek herhangi bir girişimin, Yunanistan’ın uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı vurgulandı. Bu kapsamda, Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın adanın gayriaskeri statüsünü ihlal edeceği, aynı zamanda Ege’de barış ve istikrara ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği ifade edildi. Türkiye’nin, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceği de vurgulandı.

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez Haber

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Terörsüz Türkiye” hedefinden bölgesel barışa, dış politikadan medya kuruluşlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler” dedi. BİTLİS (İGFA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekerek, siyasi tartışmaların Türkiye’yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun çözümüne yönelik çabalara gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, söz konusu sürecin yalnızca iktidar ve ittifakın meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele, bir devlet meselesidir; 86 milyonun ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. Medya kuruluşları ve gazetecilere de çağrıda bulunan Erdoğan, daha fazla reyting ve etkileşim amacıyla hayati bir konunun tartışmalı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda (#MalazgirtZaferi) bulundu: "Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.… pic.twitter.com/dzYU9pIAE7 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 25, 2026 “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI SADECE TÜRK MİLLETİ BELİRLER” “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonunun yanı sıra Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı önceleyen dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki tüm toplumlar için barış ve kalkınma istediğini belirtti. Son dönemde kendisine ve Türkiye’ye yönelik kampanyaları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları bölgedeki bazı planların bozulmasının oluşturduğu tepkinin yansıması olarak nitelendirdi. “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Bölgesel barış için mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler; milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” dedi. “BÖLGEMİZİN TAMAMINDA BARIŞ İSTİYORUZ” Türkiye’nin bölge politikasının temelinde barış, adalet, istikrar ve huzurun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gizli bir ajanda veya niyetlerinin olmadığını söyledi. Türkiye’nin hedefinin çevresinde bir “sulh iklimi” oluşturmak ve bölgenin her karışında adalet, güvenlik ve refahı tesis etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin’in yanı sıra Körfez, Afrika, Balkanlar ve Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyaya dikkat çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerde tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştığını söyledi. Erdoğan, açıklamasını Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirterek tamamladı.

TBMM Genel Kurulu tatile girdi Haber

TBMM Genel Kurulu tatile girdi

TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi. Bu Yasama Yılı'nda 21 kanun, 15 uluslararası anlaşma, 5 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile 2 Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi. TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu. İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü. Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi. Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı. Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi. Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı. TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.

ETABEY KARATOPRAK yazdı: "ABD ile İRAN Nasıl Anlaşabilir?.."          Haber

ETABEY KARATOPRAK yazdı: "ABD ile İRAN Nasıl Anlaşabilir?.."         

İran ile ABD arasında imzalalan mutabakat metnine dayalı bir anlaşmanın düzenlenmesini engelleyen; matematikçilerin söylemiyle sınırlayıcı şartlar (boundary conditions), siyaset bilimcileri ve işletmecilerin deyimiyle ise kısıtlayıcılar (engeller) var. Bunları sıralaması : 1) Yemen sorununun çözüme kavuşturulmasını şart koşan Suudi beklentisi. 2) Devlet olarak yaşamak isteyen Lübnan’ın huzura, İsrail’in güvenliğe kavuşması için Hizbullah’ın silahsızlandırılarak sisteme uyum sağlamasını bekleyen Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri. 3) İran’a uydu ve silah desteği veren Çin, Rusya ve Kore’nin Avrupa ile asya arasında duvar oluşturan İran’ın bölünmesini engelleme çabaları. Bazen kürt kartının öne çıkarılma nedeni bu üç ülkeye verilen gözdağıdır. İleri giderseniz İran’ı parçalar Orta Asya’yı Türklere açarım diyor. Trump’ın bize dostluk gösterip “her türlü desteği vereceğim” demesi adı geçen üç ülkenin İran’a desteği kesmeleri talebidir. 4) İran’da, resmen açıklanmasa da molla ve Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmıştır. Mojtaba Hamaney adına yapılan açıklamaların devrim muhafızları tarafından yapıldığı kanaatindeyim. O bombalamadan, bahçeye çıkarak sağ kalma ihtimali yok. Bahçe kalmamış. Yaşama ihtimali çok düşük. Şu anda devrim muhafızları arasında batı ve doğu tarafından kabul edilebilecek demir yumruğun kim olacağı tartışmaları ve mücadelesi vardır. Mollalar halkı yönledirecek yerel faaliyetleri yürütmekle görevli olacaklar. Devrim muhafızları partileşerek devlet başkanlığı yönetimi kurulacak. Bu sağlandığı gün İran, ABD ile barış anlaşması imzalamaya hazır hale gelecek. 5) ABD de petrolün üretim ve dağıtım maliyeti 100 dolar civarında. Bir varil benzinin pompa satış fiyatı ABD ortalama benzin fiyatı (20 Temmuz 2026): 4,02 $/galon 1 varil (160 litre) = 42 galon,. 4,02 × 42 = 168,84 $/varil . Yani ABD’de bir varil benzin pompada yaklaşık 169 dolar seviyesindedir. Bu nedenle İran ve diğer ülkelerin petrol satış fiyatlarını kontrol altına alma ihtiyacı duymaktadır. Dünya ekonomisinde yeni denge petrolün varil fiyatının 80-90 $ da sabitlenmesiyle sağlanacağı kanaatindeyim. Bu nedenle Çin’in ucuz petrol temin ettiği İran ve Venezuella gibi ülkelere serbest davranış hakkı verilmeyecektir. Çin de sahip olduğu haksız rekabet şartlarını kaybedecektir. Matematikte bu şartların her biri, denklem haline getirelerek oluşturulan, denklem takımında bilinen metodlarla ortak çözüm aranır. Sosyal bilimler ve işletmede ise bunlar çerçevenin sınırları olarak kabul edilir ve dışına çıkılmadan sırasıyla ele alınarak çözüm aranır. Her koşulun tarafları biraraya gelerek sorun çözüme ulaştırılır. Nihai genel çözüm oluşturulur. Bu süreç ne kadar uzarsa çatışmalar da devam eder. Arada bir ateşkesler ile mola verilir. Eğer İran uzlaşmaz ise bölge haritası yeniden çizilerek nihai çözüme ulaşılır. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nden Hakan Fidan'ın açıklamalarına tepki Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nden Hakan Fidan'ın açıklamalarına tepki

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekaî, Hakan Fidan'ın İran'ı Siyonist rejimle karşılaştırmasına ilişkin sözlerini isabetsiz olarak nitelendirerek "Sayın Hakan Fidan gibi bir kişinin böyle bir karşılaştırma yapması hayret vericidir. Kendisi de defalarca Siyonist rejimin tehdit ve gözdağına maruz kalmış bir ülkenin temsilcisidir ve Siyonist rejimin özünde yayılmacı olduğunu, Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine zarar vermeyi amaçladığını bilmektedir." dedi. Tahran, İRNA - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Son dönemde Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan bir röportajında İran'ın savunma amaçlı faaliyetlerini Siyonist rejimin bölgedeki suç niteliğindeki eylemleriyle karşılaştırdı. Dışişleri Bakanlığı'nın bu sözlere tepkisi nedir?" sorusuna cevaben "Sayın Hakan Fidan gibi bir kişinin böylesine isabetsiz bir karşılaştırma yapması hayret vericidir. Kendisi de defalarca Siyonist rejimin tehdit ve gözdağına maruz kalmış bir ülkenin temsilcisidir ve Siyonist rejimin özünde yayılmacı olduğunu, Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine zarar vermeyi amaçladığını bilmektedir. Bizim için soru işareti olan ve Türk dostlarımızın mutlaka açıklaması gereken husus, nasıl böyle tuhaf bir karşılaştırmaya vardıklarıdır." dedi. Bakanlık Sözcüsü ayrıca, "İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgede hiçbir vekili yoktur. Defalarca söyledik; bölgede mevcut olan tek vekil Siyonist rejimdir. Bu rejimin işgal altındaki Filistin'de gerçekleştirdiği soykırımdaki, Lübnan'a, Suriye'ye, İran'a ve diğer ülkelere yönelik saldırılarındaki performansı tamamen ortadadır. Türk dostlarımızdan analizlerini mevcut gerçeklerle uyumlu hale getirmelerini ve yalnızca Siyonist rejimin yayılmacı ve suç teşkil eden politikalarını gerekçelendirmek amacıyla istismar edilebilecek bazı konuları tekrarlamaktan kaçınmalarını istiyoruz." diye ekledi.

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar" Haber

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'nde kapalı oturum öncesi açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada Avrupalı NATO müttefiklerine seslenerek "Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi öncesi müttefik liderlere yaptığı konuşmada NATO 3.0 vizyonuna, Rusya-Ukrayna savaşına, İran savaşına ve Gazze konularına değindi. Erdoğan, Avrupalı müttefiklere NATO için daha fazla sorumluluk almaları çağrısı yaptı. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibariyle dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihinin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine, çelik kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa’daki en büyü kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz." NATO 3.0 hedefine en kısa sürede ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi savunma sanayii başta olmak üzer e savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayii forumunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun genel sekreterin işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum sayın Trump’ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesile ile Türkiye’yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için ABD ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya’ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Orta Doğu’da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum özellikle Gazze ve Lübnan’da sükûnetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içerisinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Terörle mücadele için tam bir mücadele içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyor; Ankara Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.