Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Livin

bursaarena.com.tr - Livin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Livin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ricky Martin 15 yıl sonra yeniden İstanbul'da Haber

Ricky Martin 15 yıl sonra yeniden İstanbul'da

1990'ların sonunda küresel müzik endüstrisinin yönünü değiştiren bir kültürel kırılmanın simgesi hâline gelen Ricky Martin, 11 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta Türkiye'deki dinleyicileriyle yeniden buluşacak. Latin müziğinin dünya çapındaki yükselişinden söz edilirken akla gelen ilk isimlerden biri kuşkusuz Ricky Martin. Hikâyesi yalnızca başarılı bir şarkıcının kariyerini anlatmıyor aynı zamanda İngilizce konuşulan müzik pazarının sınırlarının kırıldığı, İspanyolca şarkıların küresel listelerde kalıcı hâle geldiği ve Latin Amerika'nın popüler kültür üzerindeki etkisinin görünürlük kazandığı dönemin de öyküsünü oluşturuyor. Bugün dünya pop tarihine dönüp bakıldığında, Ricky Martin'in adı uluslararası müzik endüstrisinin yön değiştirdiği dönüm noktalarından biri olarak anılıyor. Aradan geçen 15 yılın ardından İstanbul'a dönecek olan sanatçı, 11 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta TemaCC organizasyonuyla sahne alacak. Türkiye'de son olarak 2011 yılında konser veren, sahne prodüksiyonları, dans odaklı gösterileri ve kariyerinin farklı dönemlerinden oluşan repertuvarıyla tanınan Martin, bu konserde de Latin pop tarihinin klasikleşmiş eserlerini yeni kuşak dinleyicilerle buluşturacak. ‘Latin Pop Patlaması" Ricky Martin'in dünya çapındaki yükselişini yalnızca bir sanatçının başarı hikâyesi olarak değerlendirmek, 1990'ların sonunda müzik endüstrisinde yaşanan büyük dönüşümü göz ardı etmek anlamına gelir. O dönem, Amerikan pop piyasasının uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak İngilizce şarkılar etrafında şekillenen yapısının değişmeye başladığı bir dönemdi. Latin Amerika'dan gelen ritimler, melodiler ve sahne anlayışı, artık yalnızca bölgesel bir müzik kültürünün parçası değil, küresel popun belirleyici unsurlarından biri hâline geliyordu. Bu dönüşümün merkezinde ise Ricky Martin vardı. 1999 yılında yayımlanan İngilizce albümü “Ricky Martin” ve albümün dünya çapında patlama yaratan çıkış şarkısı "Livin' la Vida Loca", Latin müziğinin Amerikan ana akımına girişinde sembolik bir dönüm noktası oluşturdu. O yıllarda müzik listelerinde rock, R&B ve elektronik pop ağırlığı hissedilirken Ricky Martin'in dans odaklı sahne dili, Latin perküsyonlarıyla desteklenen düzenlemeleri ve İspanyolca müzik kültüründen gelen enerjisi, pop müziğe farklı bir renk kattı. "Livin' la Vida Loca"nın başarısı, plak şirketlerinin Latin sanatçılara bakışını değiştirdi; İspanyolca şarkı söyleyen sanatçıların uluslararası pazarda daha büyük fırsatlar yakalamasının önünü açtı. 1999-2000 yılları arasında yaşanan bu dönem daha sonra müzik tarihçileri tarafından ‘Latin Pop Patlaması" olarak anıldı. Ancak bu dalga yalnızca ticari bir trend değildi. Latin Amerika'nın kültürel etkisinin dünya çapında daha görünür hâle gelmesinin de bir yansımasıydı. Ricky Martin'in farkı ise yalnızca şarkılarından kaynaklanmıyordu. Sanatçı, sahne performansını müziğin ayrılmaz bir parçası hâline getiren kuşağın temsilcilerinden biriydi. Dans, koreografi, görsel tasarım ve canlı vokali aynı sahnede birleştiren yaklaşımı, 2000'li yılların pop konserlerinin biçimlenmesinde de etkili oldu. Bu nedenle Ricky Martin'in kariyerindeki 1999 dönemi, yalnızca bir albümün ve birkaç hit parçanın ötesinde değerlendirilir. O dönem, Latin müziğinin küresel pop kültüründeki yerinin yeniden tanımlandığı; farklı dillerin, ritimlerin ve kültürlerin dünya listelerinde kalıcı biçimde yer bulmaya başladığı önemli bir kırılma noktasıdır. Porto Riko'da başlayan yolculuk 24 Aralık 1971'de Porto Riko'nun başkenti San Juan'da Enrique Martín Morales adıyla dünyaya gelen Ricky Martin, müziğe profesyonel olarak adım attığında henüz çocuk yaşlardaydı. Reklam filmlerinde kamera karşısına geçtikten sonra 1984 yılında, Latin Amerika'nın en büyük müzik gruplarından biri olan “Menudo”nun seçmelerini kazandı. O yıllarda “Menudo” televizyon programları, konser turneleri, lisanslı ürünleri ve uluslararası hayran kitlesiyle adeta bir endüstriydi. Martin, grubun en yoğun dönemlerinden birinde beş yıl boyunca yüzlerce konser verdi, televizyon programlarına katıldı ve birçok stüdyo albümünün kayıtlarında yer aldı. Ergenlik çağındaki milyonlarca hayranın takip ettiği “Menudo”, Latin Amerika'nın yanı sıra Japonya'dan Brezilya'ya, Meksika'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar geniş bir coğrafyada konserler veriyor, grubun üyeleri adeta pop kültürünün çocuk yıldızları olarak yetişiyordu. Bu dönem Ricky Martin'e yalnızca sahne deneyimi kazandırmadı. Kamerayla ilişki kurmayı, canlı yayın temposunu, koreografiyi, turne disiplinini ve pop müziğin profesyonel üretim mekanizmasını da bu yıllarda öğrendi. Daha sonraki yıllarda verdiği röportajlarda, çocuk yaşta başlayan bu yoğun çalışma temposunun kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak olgunlaştırdığını sık sık dile getirdi. 1989'da “Menudo”dan ayrıldıktan sonra Porto Riko'ya dönen Martin, eğitimine devam ederken aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı. Kısa süre sonra Meksika'ya giderek televizyon yapımlarında rol almaya başladı. Latin Amerika'da büyük izleyici kitlesine ulaşan pembe diziler, kamera önündeki deneyimini artırırken müzik kariyerine hazırlanması için de önemli bir basamak oluşturdu. Solo kariyerin ilk yılları 1991 yılında yayınlanan kendi adını taşıyan ilk albümü Ricky Martin, Latin pop ile romantik baladları buluşturan bir çalışma olarak dikkat çekti. Albüm büyük uluslararası satış rakamlarına ulaşmasa da genç sanatçının ses rengi, sahne duruşu ve yorumculuğu müzik sektörünün ilgisini çekmeye başladı. İki yıl sonra yayınlanan “Me Amarás”, daha olgun düzenlemeler ve güçlü vokal performanslarıyla Ricky Martin'in müzikal kimliğini geliştirdiğini gösteriyordu. Latin pop, soft rock ve romantik balad arasında kurduğu denge, ilerleyen yıllarda alametifarikası hâline gelecekti. Ancak kariyerindeki gerçek kırılma 1995 tarihli “A Medio Vivir” albümüyle yaşandı. Albümün çıkış parçası "María", İspanyol gitarlarını dans ritimleriyle buluşturan yapısı sayesinde Avrupa'da büyük ilgi gördü. Fransa, İspanya, İtalya, Belçika ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede listelerin üst sıralarına yükselen şarkı, Ricky Martin'i ilk kez küresel ölçekte tanınan bir pop yıldızına dönüştürdü. Bugün hâlâ konserlerinin vazgeçilmez parçalarından biri olan "María", yalnızca ticari bir başarı değildi. Şarkı, Latin ritimlerinin İngilizce konuşulmayan pazarlardan çıkarak dünya pop repertuvarına yerleşebileceğini gösteren ilk örneklerden biri olarak kabul ediliyor. “A Medio Vivir” albümü bunun yanında "Te Extraño, Te Olvido, Te Amo", "Volverás" ve "Fuego de Noche, Nieve de Día" gibi parçalarla da Latin Amerika'da geniş dinleyici kitlesine ulaştı. Albümün toplam satış rakamı milyonları bulurken Ricky Martin artık yalnızca Latin dünyasının değil, uluslararası plak şirketlerinin de en önemli yatırım yaptığı isimlerden biri hâline gelmişti. Suzan Somalı Sönmez / Milliyet Sanat

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.