Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kurtuluş Savaşı

bursaarena.com.tr - Kurtuluş Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurtuluş Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Ulus Devleti Savunuyoruz Platformu'ndan Çerçeve Yasa'nın iptali yönünde uyarı açıklaması Haber

'Ulus Devleti Savunuyoruz Platformu'ndan Çerçeve Yasa'nın iptali yönünde uyarı açıklaması

Bir grup aydın insanın oluşturduğu 'Ulus Devleti Savunuyoruz Platformu', 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa' nın iptali için Anayasa Mahkemesinde dava açılması konusunda özellikle Yeni Parti olmak üzere TBMM üyelerine bir çağrıda bulundu. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa hakkında Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma süresinin, 19 Ekim 2026 Pazartesi günü sona erdiği uyarısıyla başlayan açıklama şöyle devam ediyor; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı nedeniyle emperyalistler bu coğrafyada emellerine ulaşamamıştır. Kabul edilen bu çerçeve yasa nedeniyle bekledikleri fırsat bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu yasa Cumhuriyetin ulus ve üniter devlet niteliğini aşama aşama ortadan kaldıracak bir yasadır. Kabul edilen yasa ile halkın hiçbir sorunu çözülmemekte, bu yasa halkın beklentileri ile örtüşmemektedir. Türkiye’de halen yaşanmakta olan sorunlar, insan hakları alanında yaşanan sorunlardır. Çerçeve yasa bu sorunları çözen değil, aksine Cumhuriyetin niteliklerine, ulus ve üniter devlete yönelik saldırılara, dolayısıyla bu sorunların daha da artmasına yol açacak bir yasadır. 12 maddeden oluşan çerçeve yasanın her bir maddesinin, anayasaya birden fazla aykırılık taşıması bir yana, anılan yasa anayasanın değiştirilemez hükümlerine de aykırılık oluşturmaktadır. Bu kapsamda olup, anayasaya bu kadar fazla sayıda ve oldukça fazla ağırlıkta aykırılık taşıyan bir başka yasa söz konusu olmamıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, emperyalistlere karşı kazanılan Ulusal Kurtuluş Savaşı sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti ulus ve üniter bir devlet olarak kurulmuştur. Bu kural hiçbir gerekçe ile göz ardı edilemeyeceği gibi, aksi durumlarla karşılaşıldığında da, bunun gereği hukuksal adımların atılması kaçınılmazdır. Çerçeve yasanın yürürlük ve uygulanması, kaçınılmaz olarak giderilmesi olanaksız sorunlara yol açacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları, siyasal partileri kayıtsız ve sessiz kalmamalı, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmalıdır. Çerçeve yasa konusunda Anayasa Mahkemesine iptal davası açma hakkı, Cumhurbaşkanı, TBMM’de en çok üyeye sahip iki siyasi parti ve en az 120 TBMM üyesine aittir. Bu durum karşısında, Cumhurbaşkanı ve AKP’nin iptal davası açmayacağı açıktır. Yeni Parti’nin TBMM grubu 91 milletvekilinden oluşmaktadır. Yeni Parti’nin Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açabilmesi için TBMM grubunda salt çoğunlukla yani en az 46 milletvekilinin oyuyla bu doğrultuda karar alması gerekmektedir. TBMM Genel Kurulu’nda yasanın kabulü konusunda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel evet oyu kullanmış ise de, Yeni Parti milletvekillerinden 54 kişi yasanın reddi konusunda oy kullanmıştır. Yeni Parti milletvekillerinin, hem tarihi sorumlulukları, hem Anayasaya bağlılığın gereği, hem de verdikleri oylarına sahip çıkarak, bu yasa hükümlerinin tamamının iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açmaları gerekmektedir. Kaldı ki, Yeni Parti halk tarafından kurulduklarını ifade etmekte olup, halkın iradesi açıkça bu yasanın kabul edilmemesi, aksi durumda iptali yolundadır. Milletvekilleri, seçildikleri bölgeyi de değil, Ulusu temsil etmektedir. Yeni Parti Genel Başkanı da, Parti de ortaya çıkan çoğunluk görüşünün gereğine göre hareket etmek durumunda olup, üstelik bunu yerine getirmemesi, savunulan tek adamlı sisteme karşı olunduğu düşüncesinin parti içinde geçerliliğini kaybettiği anlamına bile gelecektir. TBMM’de en az 120 milletvekili de ayrıca yasanın tamamen iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesinde dava açabilecek olup, bu konuda yasanın görüşmeleri sırasında red yolunda 118 milletvekili oy kullanmıştır. Bu milletvekillerinin de verdikleri red oylarına sahip çıkmaları, yasanın kabulü sırasındaki red oyu verenlerin sayıları ne olursa olsun, tarihi sorumlulukları gereği, hazırlayacakları dava dilekçelerini tüm milletvekillerinin imzasına açmaları, en az 120 milletvekili imza sayısını tamamlama ve dava açma iradelerini ortaya koymaları gerekmektedir. Muhalefet bu şekilde sözde değil eylemsel olarak da ulus ve üniter devlet ortak paydasında buluşmuş olacaktır. Çerçeve yasanın, giderilmesi olanaksız durumlar yaratacak olması karşısında, taşıdığımız tarihi sorumluluk uyarınca, bir hatırlatma ve de bir görev olarak bu açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur. Saygılarımızla, 09 Ekim 2026 ULUS DEVLETİ SAVUNUYORUZ PLATFORMU ADINA (Soyadı alfabetik) Çiğdem Bayraktar Ör Arslan Bulut İsmail Sami Çakmak Gökhan Çapoğlu Serap Çatalpınar Seyfeddin Çelik İsmail Çevik Mehmet Ektaş Ömer Faruk Eminağaoğlu Hasan Erel Türker Ertürk Utkan Güneş Filiz Karaman Suay Karaman Necla Kendigelen Nasuh Mahruki Hikmet Molu Buket Müftüoğlu Bartu Soral Örsan Kunter Öymen Hüseyin Özbek Merih Şan Ertan Tümay Hatice Zeybek Uslu Ümit Ülgen Ahmet Yavuz Mustafa Zengin

Osmangazi’de Bursa’nın Kurtuluşuna Tarihsel Bakış Haber

Osmangazi’de Bursa’nın Kurtuluşuna Tarihsel Bakış

Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılı, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir söyleşiyle ele alındı. Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları kapsamında düzenlenen programda, Bursa’nın işgal sürecinden kurtuluşuna uzanan mücadele, tarihsel belgeler ışığında anlatıldı. Osmangazi Belediyesi’nin kentin tarihi ve kültürel mirasını yaşatmak, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla düzenlediği Hisar Arkeoparkı Kültür Buluşmaları, Bursa’nın kurtuluşunun 104. yılına özel gerçekleştirilen söyleşiyle devam etti. Hisar Arkeoparkı içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Bursa’nın işgal yılları, milli mücadele süreci ve kentin kurtuluşuna uzanan tarihi mücadele ele alındı. Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, Bursa’nın işgal sürecinde yaşananları ve kentin kurtuluşuna giden yolda verilen mücadeleyi anlattı. Büyük Taarruz ile Bursa Özgürlüğüne Kavuştu Bursa’nın işgalinin kentte derin yaralar bıraktığını ifade eden Doç. Dr. Karabağ Arslan, döneme ilişkin uluslararası arşivlerde yer alan belgelerin yanı sıra işgal dönemine ilişkin raporların da yaşananların boyutunu ortaya koyduğunu belirtti. Bursa’nın işgaliyle birlikte kentte büyük acılar yaşandığını söyleyen Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, işgalin ardından Anadolu’da ve Bursa’da milli mücadele ruhunun güçlendiğine dikkat çekti. Karabağ Arslan, 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz’un ardından Türk ordusunun ilerleyişiyle Bursa’nın yeniden özgürlüğüne kavuştuğunu ifade etti. Karabağ Arslan, konuşmasında tarih bilincinin önemine de vurgu yaptı. Mehmet Akif Ersoy’un “Hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi?” sözünü hatırlatan Doç. Dr. Karabağ Arslan, tarihin tekerrür etmesinin aslında insanların geçmişteki hatalardan ders çıkarmaması ve tarih bilincinin yeterince gelişmemesiyle ilgili olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, bu tür kültür ve tarih buluşmalarının toplumdaki tarih bilincinin güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirterek, programı düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. “Kurtuluş Savaşı’nın En Önemli Zincirlerinden Bir Tanesini Oluşturuyor” Söyleşide söz alan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan ise Bursa’nın kurtuluşunun Bursalılar açısından olduğu kadar Türk tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de başlayan ve 2 yıl, 2 ay, 2 gün süren düşman işgalinin ardından 11 Eylül 1922’de özgürlüğüne kavuştuğunu belirten Karaaslan, “Yakın tarihimizin en elim hadiselerinden bir tanesi ve özellikle Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli zincirlerinden bir tanesini oluşturuyor Bursa’nın kurtuluşu” sözleriyle günün anlam ve önemine dikkat çekti. Karaaslan, böyle anlamlı bir günde tarihseverlerle bir araya gelmelerine vesile olan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, söyleşiye katkılarından dolayı Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan’a, günün anısına plaket takdim etti.

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun! Haber

9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!

İzmir’in, 15 Mayıs 1919 yılında Yunan güçleri tarafından işgal edilmesi, Anadolu’da Milli Mücadele’nin başlamasında önemli bir aşama olarak kabul edilir. O tarihe kadar Anadolu'da işgallere karşı dağınık olan düşünce ve örgütlenme biçimleri mevcuttu. İzmir'in işgali Anadolu insanın direniş ve karşı koyuş düşüncesini körüklemiş, İstanbul’da başlayan işgali protesto mitingleri Damat Ferit hükümetinin düşmesine sebep olmuş; örgütlenme ve protesto mitingleri Anadolu’nun en ücra köşelerine kadar yayılmıştı. Artık İzmir Anadolu harekâtı için temel sembollerden biri haline getirilmişti ve İzmir’in işgaline karşı protesto mitingleri, her yıl işgalin yıl dönümlerinde, Anadolu’nun çeşitli kent ve kasaba merkezlerinde tekrarlanmakta; konu sürekli gündemde tutulmaktaydı. Birinci İnönü, İkinci İnönü, Aslıhanlar -Dumlupınar ve Sakarya Meydan Muharebeleri milli mücadelenin kazanılmasında önemli adımlar atılmıştı. BÜYÜK TAARUZ, BÜYÜK ZAFER Türk ordusu tarafından 26 Ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın son safhası idi. Kesin sonuç beş gün içinde elde edildi; 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ordulara bir bildiri yayımlayarak “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” tarihi emrini verdi ve 2 Eylül’de Uşak’a girildi. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde kendisinin de haberdar olmadan Yunanistan Küçük Asya Ordusu’nun başkomutanlığına getirilmiş General Nikolaos Trikupis tutsak edildi. Türk birlikleri, İzmir’e doğru hızla ilerledi. Yunan birlikleri ve Rum siviller Anadolu’dan çekildiler. 9 Eylül 1922 sabahı Ahmet Zeki Bey komutasındaki 2. Süvari Fırkası, ardından Mürsel Paşa komutasındaki 1. Süvari Fırkası birlikleri İzmir şehrine girdi. Ardından 5. Süvari Kolordusu Komutanı Mirliva Fahrettin Paşa, komutasındaki birliklerle saat 10.00’da İzmir’e girdi. İkinci Tümen’in öncülüğünü yapmakla görevlendirilen Dördüncü Alay Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafeddin Bey’in komutasında yaya olarak en önde giden sekiz er, Bornova’dan Halkapınar’a ilerleyişi sırasında Punta’daki Tuzakoğlu fabrikasına yaklaştıkları sırada fabrika pencerelerinden ani bir ateşe uğramıştır. Bu olayda 4 asker hayatını kaybetti ve hemen orada defnedildiler. İzmir’in kurtuluşu sırasında can veren askerlerin isimleri şöyledir: Akşehirli Bekiroğlu Mehmet, Antalyalı Ömer oğlu Hakkı (Sarıarslan), Nevşehirli Ahmet oğlu Seyit Mehmet ve Nevşehirli Ahmet oğlu Ahmet. Konak’a ulaşmayı başaran Şerafettin Bey, Hükümet Konağı önünde göğsüne isabet eden mermilerle yaralanmıştı ancak Konağa girip balkona Türk bayrağını dikebildi. Hükümet Konağı’na bayrağın dikilmesinin hemen ardından Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği Hükümet Konağı’nın hemen sağında yere alan ve günümüze ulaşmayan Sarıkışla’ya, Üsteğmen Arif ve takım komutanı Celal Bey ile Yedeksubay Besim Efendi’nin de Kadifekale’ye bayrağı çekmesi ile İzmir’in işgalden kurtuluşu ilan edilmiş oldu. Birinci Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir'e girildiğini Ankara'ya bildirdi. Belkahve’den tarihi günü izleyen başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi ve İsmet paşalar olduğu halde, 10 Eylül sabahı İzmir’e girdi ve Fahrettin Paşa ile buluşarak doğruca Hükümet Konağı’na gitti. Konağın balkonundan, başarıyı millete mal eden kısa bir konuşma yaptı. Mustafa Kemal Paşa’nın ordulara 1 Eylül’de verdiği tarihi emirle başlayan ve 18 Eylül 1922 tarihine kadar yapılan Takip Harekâtı ile bütün Batı Anadolu’daki Yunan askerleri Türk sınırları dışına çıkarılmıştır. Takip harekatının başarı ile sonuçlanması sayesinde İzmit bölgesinden İstanbul Boğazı’na, Balıkesir bölgesinden Çanakkale Boğazı’na kadar Türk ordusu için hayati önem taşıyan diğer stratejik hedefler de İtilaf Devletlerinin işgalinden, olaysız olarak ve barış yoluyla kurtarılmıştır. Türk Ordusunun kazandığı bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlatmış; Türkiye, Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndan sonra 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması’nı imzalayarak bağımsızlığını kazanmıştır. 9 EYLÜL İzmir'in Kurtuluşunun 104. Yıldönümü Kutlu Olsun!.. BURSA ARENA E'GAZETE

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı Haber

Usta oyuncu Altan Erkekli Osmangazi’de “Bir Memleket Hikayesi” anlattı

Osmangazi Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü, usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’ın güçlü sesleriyle sahnelenen “Bir Memleket Hikayesi” gösterisiyle coşkuyla kutladı. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 26 Ağustos 1922’de başlattığı Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanmasıyla büyük bir başarıya ulaştı. Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Osmangazi Belediyesi tarafından Ördekli Kültür Merkezi’nde “Bir Memleket Hikayesi” programı düzenlendi. Programda usta oyuncu Altan Erkekli, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve Kurtuluş Savaşı’nın destansı hikayesini etkileyici anlatımıyla izleyicilere aktardı. Erkekli’nin anlatımına, solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş, Anadolu’nun eşsiz türküleriyle eşlik etti. DUYGU DOLU ANLAR Milli Mücadele ruhunun, bağımsızlık tutkusunun ve vatan sevgisinin güçlü bir anlatımla sahneye taşındığı gösteri, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gösteriyi büyük bir ilgiyle takip eden katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla türkülere eşlik ederken, sanatçıları alkışlarıyla destekledi. “Bir Memleket Hikayesi”, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu ve milli mücadele ruhunu izleyicilere bir kez daha yaşattı. “MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ UNUTMAMAK VE UNUTTURMAMAK GEREKİYOR” Manevi atmosferi bir kez daha yaşadıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Bugün bu programları gerçekleştirebiliyorsak, özgür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyorsak, bunu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarına ve aziz şehitlerimize borçluyuz. Onları bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Onlar, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyerek bu toprakların yeniden bizim yurdumuz olarak kalmasını sağladılar. Bu bayramları kutlarken milli ve manevi değerlerimizi unutmamak ve unutturmamak gerekiyor. Bu akşam Sayın Altan Erkekli ve değerli sanatçılarımızla birlikte bu manevi atmosferi hep birlikte yaşadık. Bağımsızlığımızın sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun” şeklinde konuştu. “KURTULUŞ SAVAŞI’NI DEFALARCA HİSSEDEREK VE YAŞAYARAK ANLATACAĞIZ” Bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacaklarını belirten usta oyuncu Altan Erkekli ise, “104 yıl önceki kahramanların bize bu Cumhuriyet’i nasıl emanet ettiklerini bir kez daha hatırlayarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu ülke için canını feda edenlerin ruhlarını bir kez daha saygıyla anıyoruz. Bizden sonraki kuşaklara, tarihimizin unutulmayacak, bütün dünyaya örnek olmuş bu Kurtuluş Savaşı’nı defalarca hissederek ve yaşayarak anlatacağız. Biz, bu Cumhuriyet’in ilelebet yaşaması adına, yavrularımıza bize emanet edilen ülkeyi barış içinde bırakmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ duygusuyla hareket edip, bu toprakların ilelebet Cumhuriyet ile payidar kalması için çalışacağız. Onun için bu anmalar çok anlamlı oluyor. Osmangazi Belediyesi’nin bu anlamlı organizasyonunda bulunduğum için tüm emeği geçenlere, başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın olmak üzere, sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. “KAHRAMANLARIMIZI TÜRKÜLERLE YAD ETTİK” 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyleyen solist Tuncay Kemertaş da, “Osmangazi Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği programda, türküler ve 30 Ağustos’un ruhuna uygun anlatımlarla başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm kahramanlarımızı yad ettik. Usta oyuncu Altan Erkekli’nin anlatımı, Adile Kurt Karatepe ile söylediğimiz türkülerle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yıl dönümünü kutladık” diye konuştu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, günün anısına usta oyuncu Altan Erkekli ile solistler Adile Kurt Karatepe ve Tuncay Kemertaş’a çiçek ve plaket takdim etti.

BİYOGRAFİ - GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Haber

BİYOGRAFİ - GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk Kurtuluş Savaşı'nın askeri ve siyasi lideri, ilk Cumhurbaşkanı, Türk Ordusu Mareşali... Gazi Mustafa Kemal Atatürk kimdir? İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kısa biyografisi... Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. İlk eğitimini ve askeri öğrenci olarak orta düzeydeki birikiminin bir kısmını Selanik'te yaptı. Manastır Askeri Lisesi'ni bitirdi. 1902'de Kara Harp Okulu'ndan, 1905'te Harp Akademisi'nden 'kurmay yüzbaşı' rütbesiyle mezun oldu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebeleri'nde Tümen Komutanı olarak görev yaptı. 1916 yılından itibaren Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş'u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi'nden sonra Sevr iznine dayanılarak ülkedeki yabancılar tarafından işgal üzerine Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin tarafından Anadolu'ya gönderildi. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a özgür Türk milli mücadelesini başlattı. Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. Askerî görevlerinden istifa ederek, 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni topladı. Meclis Başkanı seçildi. 5 Ağustos 1921'de Başkomutanlık görevini üstlenerek, Anadolu'nun Yunanistan'ın işgalinden kurtarılması için mücadele etti. Sakarya Meydan Savaşı'nı kazandı ve devamında Büyük Taarruzla Türk Milletini ve Milli Birliğini tüm dünyada ilan etti.. 19 Eylül 1921'de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve Gazi ünvanı verildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 Tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'ni ilan etti; toplumsal kalkınma ve düzenli aralıklarla devrimleri gerçekleştirdi.

30 Ağustos’ta Balıkesir’de yürekler bir olacak Haber

30 Ağustos’ta Balıkesir’de yürekler bir olacak

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, tüm vatandaşları 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda düzenlenecek Bayrak Yürüyüşüne davet etti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ağustos Zafer Bayramını coşkuyla kutlayacak. Tüm vatandaşların Zafer Bayramı’nı kutlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, bugünün bağımsızlık yolunda atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Akın, tüm hemşehrilerini 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda gerçekleşecek Bayrak Yürüyüşüne davet etti. 30 Ağustos Zaferi’nin Türk milletinin azim, inanç ve kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği bir dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Akın, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, milletimizin yokluklar ve imkânsızlıklar içinde başlattığı Kurtuluş Savaşı, 104 yıl önce bugün, 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer ile taçlanmıştır. Bu zafer; askeri bir başarı olmasının yanında bağımsızlık ve özgürlük sevdasının, milletimizin birlik ve beraberliğinin en büyük kanıtıdır. Türk milletinin, esaret ve boyunduruk kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan eden bu zafer, bizlere özgür ve bağımsız bir vatan armağan etmiştir.Balıkesir’imiz, Millî Mücadele yıllarında tüm Anadolu’ya umut ışığı olmuş bir direniş merkeziydi. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edildiğinde, Balıkesir halkı ayağa kalktı, haksızlığa boyun eğmedi. Çünkü bu toprakların mayası, Kuvayımilliye ruhuyla olgunlaşmıştı.” ifadelerini kullandı. “KUVAYIMİLLİYE’NİN BAŞŞEHRİ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNİN DE ÖNCÜSÜ OLMUŞTUR” “Balıkesir’imiz, daima Kuvayımilliye’nin başşehri ve bağımsızlık mücadelesinin öncüsü olmuştur.” diyen Akın mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bizler bugün özgür bir vatanda yaşıyorsak o gün bu topraklarda canını feda eden yiğitlerimizin sayesinde yaşıyoruz. Milletimizin ortak iradesi ve kardeşliği, ülkemizin en büyük gücüdür. İstiklal Madalyalı bir dedenin torunu olarak Kuvayımilliye ruhunu geleceğe taşımak için var gücümle çabalıyorum. Balıkesir’imiz, dün olduğu gibi bugün de birlik ve beraberliğin, cesaretin ve vatan sevgisinin adı olmaya devam edecektir. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Büyük Zafer’in mimarı Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!” AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE YÜREKLER BİR OLACAK Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, tüm vatandaşları 30 Ağustos akşamı Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak olan 30 Ağustos Zafer Bayramı Bayrak Yürüyüşüne davet etti. 19.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda toplanacak olan vatandaşlar, 19.23’te al bayrağın gölgesinde buluşacak. Sırasıyla Milli Kuvvetler Caddesi, Anafartalar Caddesi, Kızılay Caddesi sonrasında da Atatürk Anıtı’nda sona erecek olan bayrak yürüyüşünün ardından Avlu Havuz başında Bodoslama konseri gerçekleşecek.

İzmir'de Başkan Tugay, şehit aileleri ve gazilerle buluştu Haber

İzmir'de Başkan Tugay, şehit aileleri ve gazilerle buluştu

Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi’nin 111. kuruluş yıl dönümü ve Özel Şeref Günü etkinliğine katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz baş tacımız. Her daim yanınızda olmayı, sizlere hürmet etmeyi ve omuz omuza durmayı en temel görevimiz kabul ediyoruz” dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümünde Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi’nin 111. kuruluş yıl dönümü ve Özel Şeref Günü etkinliğine katıldı. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve Ege Ordusu Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu’nun da yer aldığı programda, şehitler ve ebediyete intikal eden gaziler için Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Katılımcılara pilav ve ayran ikram edildi. “BÜYÜK TAARRUZ, TARİHİ BİR DURUŞTUR” Programda konuşan Başkan Tugay, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un yalnızca askeri bir zafer olmadığını, milletin bağımsızlık iradesinin en güçlü göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Tugay, “26 Ağustos’ta şahlanan milli irade, 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zaferle taçlandı ve 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla nihai hedefine ulaştı. Büyük Taarruz, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini ve bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya haykırdığı tarihi bir duruştur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” dedi. “BAĞIMSIZLIK MÜHÜRLERİSİNİZ” Şehit aileleri ve gazilerin toplum için taşıdığı öneme dikkat çeken Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu kesimlerin her zaman yanında olduklarını vurguladı. Tugay, “Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, sınır boylarımızdan günümüze kadar bu vatanın birliği için canını siper eden aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz, bizim baş tacı değerlerimizdir. Sizler bu topraklara vurulmuş bağımsızlık mühürlerisiniz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak şehit ailelerimizin ve gazilerimizin her daim yanında olmayı, sizlere hürmet etmeyi ve omuz omuza durmayı en temel görevimiz kabul ediyoruz” diye konuştu. 26 Ağustos’un derneğin kuruluş yıl dönümü olması nedeniyle ayrı bir anlam taşıdığını belirten Tugay, “Derneğimizin 111’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor, vatanımız için can veren aziz şehitlerimizin kıymetli ailelerine ve kahraman gazilerimize yürekten saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Zaferimiz kutlu, birliğimiz daim olsun” ifadelerini kullandı. “ZAFERLERLE DOLU BİR AY” İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, ağustos ayının Türk tarihindeki önemli zaferlerle anılan aylardan biri olduğunu belirterek, 26 Ağustos’un hem Malazgirt Zaferi’nin hem de Büyük Taarruz’un başlangıç tarihi olduğunu söyledi. Büyük Taarruz’un ardından kazanılan zaferin 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla sonuçlandığını belirten Elban, derneğin kuruluş yıl dönümünün de aynı güne denk gelmesinin anlamlı olduğunu ifade etti. Elban, “Büyük Taarruz’un ardından kazanılan zafer, 9 Eylül’de güzel İzmir’imizin kurtuluşuyla sonuçlandı. Bugün derneğimizin de kuruluş yıl dönümü. Şanlı ve kahramanlıklarla dolu bu günde derneğimizin kuruluş yıl dönümünü kutlamak ayrı bir güzellik. Bu güzel vatanın vatan edinilmesinde Sultan Alparslan ve askerleriyle başlayan, topraklarımız tehlikeye düştüğünde ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıyla yeniden bir Türk yurdu olarak tescil edilmesini sağlayan tüm şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Hayatta olan gazilerimize uzun ömür ve sağlık diliyoruz. Bu güzel vatan artık şehit ve gazilerin kanıyla sulanmasın istiyoruz” dedi. “HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Doğru, Büyük Taarruz’un başlangıcı olan 26 Ağustos’u Özel Şeref Günü ve derneğin kuruluş yıl dönümü olarak her yıl kutladıklarını belirtti. Doğru, “Bu vatan için bedel ödemiş olmanın sorumluluğuyla farklılığımızın ve farkındalığımızın bilincindeyiz. Bu bilinci ve duyguyu tüm üyelerimize aktarmaya devam edeceğiz. Tüm kurumlarla iyi ilişkiler içinde camiamıza hizmet etmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. MUHARİP GAZİLERLE BULUŞTU Başkan Tugay, programın ardından Türkiye Muharip Gaziler Derneği Karşıyaka Şubesi’ni ziyaret ederek Başkan Halil Taşçı ve dernek üyeleriyle bir araya geldi. Taşçı, Başkan Tugay ve belediye yönetimine teşekkür ederek, “Bir dediğimiz iki olmuyor. Başkanımıza ve belediye yönetimine çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz Haber

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - Çerçeve yasa teklifi “ihanet belgesi” olarak nitelendiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, teklifin “Cumhuriyeti ‘100 yıllık reklam arası’ görenlerle ‘100 yıllık zulüm’ diye tarif edenlerin ortak metni” olduğunu savundu. TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği yer olduğunu belirten Dervişoğlu, düzenlemeye karşı mücadele edeceklerini söyledi. “Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir” diyen Dervişoğlu, teklifin devlet yapısı ve milli birlik açısından risk taşıdığını öne sürdü. TBMM’nin Kurtuluş Savaşı sürecindeki tarihi rolüne dikkat çeken Dervişoğlu, “Büyük Türk milletinin meclisini bir cani istiyor diye size çiğnettirmeyeceğiz” dedi. Hesap zamanı diyecek Türk Milleti! O hesap zamanı geldiğinde de herkesin kulağında benim sesim çınlayacak! İhanetin zaman aşımı yoktur! pic.twitter.com/cYq8QYDvC3 — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) August 5, 2026 “GAZİLERİN HAKLARI BAŞKA BİR DÜZENLEMENİN PARÇASI YAPILMAMALI” Şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin yapılacak düzenlemelere de değinen Dervişoğlu, bu konuların terör süreciyle aynı zeminde ele alınmasını eleştirdi. Dervişoğlu, “Gazilerimizin haklarını teslim edecekseniz hakkı haklıya layıkıyla teslim edin. Onların fedakarlığını İmralı için hazırladığınız ihanetin vicdan perdesi yapmayın” ifadelerini kullandı. Devletin silahla hak elde etmeye çalışanları ödüllendirmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, düzenlemenin hukuka bağlı kalanları cezalandıracağını, terörle mücadelede bedel ödeyenlerin ise göz ardı edileceğini iddia etti. “KANUNU GEÇİRMEK YAPILANI HAKLI KILMAZ” TBMM’deki sayısal çoğunluğun bir düzenlemeyi kabul ettirmeye yetebileceğini belirten Dervişoğlu, “Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz” diye konuştu. Teklifin kapsamı ve olası sonuçlarını kamuoyuna anlatacaklarını ifade eden Dervişoğlu, “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz” dedi. Dervişoğlu, partisinin Genel Kurul sürecinde ve meydanlarda düzenlemeye karşı duracağını belirterek, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” açıklamasını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.