Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kumar

bursaarena.com.tr - Kumar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kumar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı Haber

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Haluk Levent 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti. Pazar günü Haluk Levent'i aldılar. Haluk Levent, İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı" açıklamasını yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Gürlek; Ahbap Derneği soruşturması, Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarında gelinen son durum, yasa dışı bahisle mücadele, FETÖ ile mücadele, Terörsüz Türkiye süreci ve uyuşturucu soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı.Belediyelere genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor. Tabii Şile Belediyesi'nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda da Haluk Levent'in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesi'nde. Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz daha sonradan Ahbap'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı. Tabii burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar. Hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. "Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar..." Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir Ahbap'la bir sıfatı yok. Yönetim kadrosunda da sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar, "Bu hesap hareketleri var, Ahbap'la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın." Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki, "Bu hesap bana ait değil, bu hesap Haluk Levent'in hesabı" diyor. Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce Ahbap'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın Ahbap Derneğinde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen Ahbap Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı. Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmanın bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor, genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor, bir şey var. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşları da takip ediyor, "Ne yapıyor, ne ediyor?" diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, üç kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söylüyor. Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü, yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı, yani telefon sinyali kesildi. Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var, Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor, aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor, asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor. Öncelikli olarak 6 Şubat depremleri biliyorsunuz çok büyük bir deprem, 11 ili de etkileyen deprem, burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah'tan rahmet diliyorum. Haluk Levent'in şahsıyla ilgili olanların dışında bizi ilgilendiren kısmı Ahbap isimli bir dernek var biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor ama tabii aktif olarak yoğun olarak bu dernek, Ahbap Derneği, depremden sonra yaşanan hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, işte birçok sanatçının, sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever Türk milleti... Ben o zaman Hatay'daydım, bakan yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda da görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi, yurt dışından, yurt içinden, burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz harçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine. "Ahbap Derneği deprem zamanı 245 milyon dolar para toplamış" Ahbap Derneği de özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarla gündeme geldi. Yani burada önemli olan buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması önemli değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. Ahbap da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi. Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar Ahbap Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki Türk lirası hesabına göre 4.3 milyar TL, şu an o zamanki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı, Ahbap Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bize suç olup olmadığı bu. Yani burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük MASAK raporlarında. Haluk Levent de zaten ikrar etti, yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti. Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz, yani legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış, yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış, Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını. Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım, şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var. Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren, Adalet Bakanlığı ya da başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bunun daha sonra işte kumar, bahis vesaire kullanılması. Suç olan kısım bu. Tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan, vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent'in bahis, kumar ya da işte özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım, dernek hesabından şahsi hesabına alarak kullanması var. Ben hatırlıyorum o dönem tabii Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli işte sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Ya şu anda tabii savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyorlar, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Yani önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Yani burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var, Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra biliyorsunuz Yeliz Kaya taşınmazlar var, Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var, taşınmaz devri yapılmış, borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum, bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. "Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim." dedi. Baktık gerçekten senetler var, taşınmaz devirleri var. Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya alıyor, Yeliz Kaya'nın bir resmi sıfatı yok, bunu tamamen mali işlerini takip eden. Yeliz Kaya'dan da birkaç gün sonra üçüncü bir şahsa geçiyor, Esin Çağlar isimli bir bayana geçiyor. Burada soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak Başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Yani savcılık da buna bakıyor. Yani savcılık bunun hesabını sormak zorunda, elbette sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte "Devlet kurumları çalışmıyor, işte Ahbap görevini yapıyor." bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarını alması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz, pişman olduklarını söylediler, Haluk Levent'in gerçek yüzünü gördüklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır. "Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde FETÖ izi var” 2009 yılında biliyorsunuz maalesef Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte altı kişinin vefat ettiği bir uçak, helikopter kırım kazası var. Bununla ilgili tabii daha önce dosya başka bir başsavcılıktaydı. Daha sonra Ankara Başsavcılığımız dosyayı aldı, uzman ekipler inceliyor. Burada biz şunu gördük, arkadaşlarımız Başsavcılığımız bunu gördü Ankara Başsavcılığı, burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz geçen bir operasyon yapıldı, 19 kişi tutuklandı, 21 kişi gözaltına alınmıştı. Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim de inceledim delilleri, çok ciddi emareler var. Nasıl emareler var? Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Tabii daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesinden dolayı mı helikopter düştü, ya da hava şartları, ya da helikopterin diğer eksikliklerinden dolayı mı diye. Burada F-4 uçağının geçmesinden dolayı helikopterin düştüğü konusunda Başsavcılığımızda bir kanaat oluştu. Tabii burada F4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantıları araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin özellikle Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun işte Hava Kuvvetleri imamıyla, mahrem imamıyla o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor. "Deliller ortaya çıktıkça Başsavcılık durumu değerlendirecektir" Ve en son biliyorsunuz Elazığ il imamı tutuklanmıştı, onun ByLock yazışmaları çıktı. Elazığ il imamının özellikle mülkiye yapılanmasından birisiyle ByLock yazışmasında "Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu sürecin, bu süreçten çok endişeliydi, bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun." şeklinde bir yazışması var. Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonunu yaptı, muhtemelen diğer devamı da gelecektir. Ama burada ilk deliller, yani ben kendim de inceledim dosyayı biliyorsunuz ben savcılık, başsavcılık da yaptım, gördüğüm kadarıyla bir FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayet eyleminin işlendiği konusuna bir şüphe var, ciddi şüphe var, kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan Başsavcılık durumu değerlendirecektir. Soruşturmayı Ankara Başsavcılığımız yürütüyor, orada bir uzman ekip var. Tabii aileyle de görüştüler, onlar da ilk özellikle 2009 yılındaki ilk gözlem anlarını anlattılar. Onu bilemiyoruz, şimdi Savcılık elbette soruşturma yapıyor. Yeni deliller kapsamında tekrardan operasyon yapabilir. Yani FETÖ'nün irtibatları araştırılıyor. Özellikle gözaltında, tutuklama kararı verilenlerin FETÖ'yle irtibatları, bunların tekrardan bir HTS analiz çalışmaları, en son kimlerle görüştüğü, yani bu organizasyonun mutlaka devamı gelecektir. Sonuçta bir FETÖ organizasyonuysa ama burada Başsavcılığımızın takdirinde soruşturmayı yürüten makam Başsavcılık makamı. Devamı gelir ya da ne zaman yapar onu bilemiyoruz. "Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Burada tabii başkanımız var, hakim-savcı kökenli, aynı şekilde de yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. Soruşturma yapma yetkisi ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına ait. Buradaki arkadaşlar tamamen yani farklı bir gözle, profesyonel bir ekip var, farklı bir gözle bakış açısı sağlıyorlar. Yani burada soruşturma yapmıyor arkadaşlar, öncelikli olarak bunun altını çizmek lazım. Başsavcımızla sürekli olarak istişare halindeler, delilleri beraber tartışıyorlar, delilleri beraber gözlemliyorlar. Tecrübeli arkadaşlar bunlar, alanında uzman arkadaşlar. Tabii burada özel ekipler de kurabiliyoruz. Biliyorsunuz en son Gülistan Doku'da Tunceli'de özel bir ekip görevlendirildi. Bunun görevlerinin içerisinde polis, jandarma personeli de var. İşte aynı şekilde Adli Tıp'tan özel bir ekip görevlendirildi. Bu şekilde tamamen faili meçhul kalmış, zamanında çözümlenmemiş cinayetlerin çözümlenmesine ilişkin soruşturma yapma yetkisi yok, arkadaşlar bir istişare ortamı yapıyorlar. Başsavcı beye yol gösteriyorlar, özellikle bu farklı bir bakış açısı. İşte yeni teknolojiler var biliyorsunuz, şu an DNA incelemesi yapılabiliyor, o konuda pratik çözümleri var ya da işte baz istasyonu çakışması yapılabiliyor. "28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı" Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Şu ana kadar ben göreve geldikten sonra bu büro kurulduktan sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli ve bunlar 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Bu çok önemli, yani devlet mutlaka hesabını sorar. O zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Bizim buradaki asıl mesajımız da, asıl yani bu büroyu kurma amacımız da suçlarla ve suçluyla mücadele konusunda kararlılığımızı ortaya koymak. Burada biz arkadaşlarımız faili meçhul dosyaları 680 civarında bir dosyayı büroya aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor, oradaki savcı arkadaşlarımızla da sürekli istişare halindeyiz. Yani vatandaş nezdinde çok olumlu bir hava oluştu. Özellikle 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin elbette ortaya çıkarılması, failin ortaya çıkarılması, adalet önünde hesap vermesi vatandaş için gerçekten çok önemli. Büro çalışıyor, yani burada önemli soruşturmaların dosyalarını da aldık. Tabii burada zaman aşımı olayı var, zaman aşımına uğramamış dosyaları alıyoruz, 680 civarında. Kısa sürede de az önce söyledim, 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Burada tabii büroda olan önemli dosyalar da var. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok gibi dosyalar da var. Bunlara da bakılıyor. İnşallah bunlar da çözümlenir. Tekrar vurgulamak istiyorum, bu büronun kuruluş amacı tamamen vatandaşlarımızın gönlünde, özellikle karanlık kalan bir cinayet varsa bunun aydınlatılması, vatandaşımızın adalete olan güven duygusunu en üst seviyede hissetmesi, bu amaçla kurmuştuk. Çok faydalı olduğunu da gördük. Sağ olsun Başsavcılığımız da, Başsavcı arkadaşlarımız da üzerine kararlılıkla gidiyor. Çünkü biz onlara da her zaman destek oluyoruz, bu soruşturmaların arkasında olduğumuzu söylüyoruz. Yani şu an olumlu gidiyor, toplumda güzel bir algı var.

Alper Çelik: Haluk Levent bahislerini benim hesaplarım üzerinden oynuyordu Haber

Alper Çelik: Haluk Levent bahislerini benim hesaplarım üzerinden oynuyordu

Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada tutuklanan Alper Çelik, etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi. Çelik, ifadesinde Haluk Levent'in banka hesapları blokeli olduğu için kendi hesaplarını kullandığını ve bahis işlemlerinin de bu hesaplar üzerinden yapıldığını söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında noterde işlem yaparken gözaltına alınan ve çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanan derneğin kurucularından Alper Çelik'in emniyetteki ifadesine ulaşıldı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifade veren Çelik, müzisyen olduğunu ve reklam işleri yaptığını, aylık gelirinin 30 bin lira olduğunu beyan etti. Sigortasının Artar Prodüksiyon tarafından yatırıldığını, 20 yıla yakındır Haluk Levent'in yanında işlerine yardımcı olduğunu, bu nedenle Levent'ten sabit bir maaş almasa da konser dönemlerinde harçlık aldığını kaydeden Çelik, 4 bankada hesabı ve kredi kartı olduğunu söyledi. Çelik, Levent'in banka hesapları blokeli olduğu için kendisine ait banka hesaplarını kullanımına verdiğini ifade etti. Önceden bahis oynadığını, bahis sitelerindeki farklı kullanıcı adlarıyla bulunan hesaplarıyla Levent'in de bahis oynadığını aktaran Çelik, "Haluk Levent bana, ben de bahis sitesinin hesabına parayı gönderirdim, kendisi oynardı. Sıklıkla bana da söyler, ben parayı yatırır, Levent'in söylediği maçlara bahis oynardım" dedi. Çelik, derneğin kurucusunun Haluk Levent olduğunu, kendisini araması üzerine derneğin kuruluş sürecinde yer aldığını ve 2021 yılında dernekten ayrıldığını iddia etti. "Bahis sitelerinde benim hesaplarım üzerinden oynamaktadır" Levent ile aralarında ağabey kardeş ilişkisi olduğunu dile getiren Çelik, "Kendisinin işi olduğu zamanlarda yaparım. Benim hesaplarımı kullanmaktadır. Ödemelerini benim hesaplarımla yapmaktadır. Çoğu bahis sitelerinde de benim hesaplarım üzerinden oynamaktadır" ifadelerini kullandı. Çelik, tutuklu şüpheli Zafer Yay tarafından kendi hesabına 1359 işlemde toplam 138 milyon 593 bin 208 lira para girişi, kendisinin hesabından Yay'a 213 işlemde 24 milyon 352 bin 763 lira para çıkışı yapılmasının sorulması üzerine, "Bu transferler Levent'in talimatıyla yapılmıştır. Bu paralar genelde bahis, borsa veya borç ödemelerine gidiyordu" beyanında bulundu. Levent'in asistanı tutuklu şüpheli Yeliz Kaya ve diğer bazı kişilerle aralarındaki yüklü miktarda para trafiğini de benzer sözlerle açıklayan Çelik, hesaplarında kendi mali profilinin çok üzerindeki işlemleri açıklamasının istenmesi üzerine, "Bu paralar Haluk Levent talimatıyla gelmiştir ve gitmiştir. Özellikle Ahbap borç vesaire yazılanlar gibi bunlar benim de dikkatimi çekmiştir. Kendisine bunu sorduğumda 'Bunlar benim tanıdığım, arkadaşlarımdan aldığım borç paralardır, geri iadesi yapılmıştır.' demiştir. Bu paralarla ödemeler, bahis, borsa ve kumar oynamıştır" şeklinde savunma yaptı. Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık AŞ isimli firmadan hesabına 1894 işlemde 89 milyon 90 bin 663 lira ödeme yapıldığı, kendisinin hesabından ise 6 bin 126 işlemde toplam 279 milyon 367 bin 817 lira gönderildiği, 190 milyon 270 bin liralık kupon yapıp kaybettiğinin tespit edildiği aktarılarak, bu bahislerdeki paranın kaynağını açıklaması istenen Çelik, "Bu paraları Levent borç alarak oynadığını söylemiştir. Parayı yatırmayı Levent'in talimatıyla yaptım, oynanan bahislerin hepsi Levent'e aittir" dedi. Hesaplarından, Merit Kıbrıs Turizm Limited firma hesaplarına 9 işlemde 3 milyon 47 bin 567 lira para çıkışı yapılmasına ilişkin ise Çelik "Levent, Kıbrıs'a gittiği zaman benden bu hesaba para yatırmamı isterdi, yatırırdım. Niçin yatırdığım konusunda bilgim yoktur" savunmasını yaptı. "Beni maddi manevi olarak mağdur etmiştir" Çelik, ifadesinde şunları kaydetti: "Bu konuda çok mağdur oldum. 20 yıldır Levent'in yanındayım ve tanırım. Anksiyete ve depresyon ilaçları kullanmamın sebebi olanlardan biridir. Çünkü alacaklıları ona ulaşamadıkları zaman beni ararlardı, onların baskı ve zorlamalarına maruz kalırdım. Hatta bir gün borç alışverişi üzerinden başkaları tarafından darbedilmiştim. Bu kadar şey insanın canını acıtıyor. Her seferinde 'Size yardımcı olacağım, hayatınızı kuracağım.' denilerek bekletildim. Levent'in borçlarının kumar yüzünden olduğunu düşünüyorum. Beni 1-2 kez Kapalıçarşı'ya gönderdi, bir dükkandan isimlerini hatırlamadığım kişilerin adını verdim, onlar da konuya hakim oldukları için döviz veya nakit veriyorlardı. Ben de bu parayı hesaba atıyordum, paranın bir kısmını borsaya, bir kısmını bahse yatırıyordum. Kalan paraları da ödemeleri için kullanıyordum. Telefonumun şifresini emniyete verdim. 1 ay içinde Levent beni arayarak telefonumu ve numaramı değiştirmemi istemişti. İlk başta korktum ne yapacağımı bilemedim, çevrem beni uyarıp 'Sen doğrusunu yap.' dediler. Beni maddi manevi olarak mağdur etmiştir, suçsuzum." Çelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde ise banka işlemleri için sürekli Levent'ten talimat aldığını ileri sürerek, "Bana genellikle 'Şu maçlara kupon yap.' diye yazıyordu. Ben de dediği şekilde oynuyordum. Bazen kendisi Nesine hesabıma girip oynardı ama uğraşmak istemediği için hep bana söylerdi. Gerçekten de söylendiği miktarlar kadar para kaybettik" diye konuştu. Ahbap Derneğinin işleyişi bilmediğini savunan Çelik, "Oradaki para çıkışlarını, bunun şartlarını bilmem mümkün değildir. Haluk Levent'in, derneğin hesaplarını kendisinin kullanıp kullanmadığını da bilmiyorum. Sadece bu borsa ve bahis oyunları konusunda kendisine paraların dernek parası olup olmadığını sormuştum. Bana asla böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, arkadaşlarından aldığı borçlarla borsa ve bahis oynadığını, ayrıca hesaplardaki işlemlerin kendi hesabına yapıldığını bankalara bildirdiğini ve hiçbir sorun olmayacağını söyledi. Bu şekilde 2-3 ay öncesine kadar benim hesaplarımı kullanmaya devam etti. Ben bile kendisine borç vermiştim, kendisinden alacaklıyım. Dernekle alakalı ne bir bilgim ne de bir dahilim yoktur. Kolluk aşamasında da ifade ettim, etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum" diye savunma yaptı. Çelik, derneğin depolarında çürüyen bazı mallar olduğunu ve gerekli yerlere ulaştırılmadığını da ifade etti.

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi Haber

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi

Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik uluslararası operasyonla 90 suçlu Türkiye'ye iade edildi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle kurulan etkin iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 42 ve ulusal seviyede aranan 48 olmak üzere toplam 90 suçlu ülkemize geri getirildi. Bu kapsamda, Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G.., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L., N.İ. ile ulusal seviyede aranan G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Gürcistan (58), Almanya (12), Bulgaristan (3), Yunanistan (3), Hollanda (2), KKTC (2), Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland, Ukrayna ve Japonya’da yakalanan şahısların; dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu madde kullanma ve ticareti, kasten öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürme, çocuğun cinsel istismarı, yağma, silahla tehdit, kamu malına zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama, tasarlayarak öldürme, nitelikli cinsel saldırı, ruhsatsız silah bulundurma, hükümlü veya tutuklunun kaçması, kara para aklama, futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet, askeri ceza kanununa muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, göçmen kaçakçılığı yapma, kumar oynanmasına yer ve imkan sağlama, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından arandıkları belirlendi. Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz." denildi.

Son 5 günde 357 'siber' gözaltı! Haber

Son 5 günde 357 'siber' gözaltı!

İçişleri Bakanlığı, son 5 günde 18 il merkezli düzenlenen siber suç operasyonlarında 357 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Şüphelilerden 194'ü tutuklanırken, çok sayıda kişinin yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve çocuk istismarı suçlarına karıştığı belirlendi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gün içinde 18 il merkezli geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirildiğini duyurdu. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonlarda toplam 357 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonlar kapsamında yakalanan şüphelilerden 194'ü tutuklanırken, 36 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Yürütülen soruşturmalarda şüphelilerin POS tefeciliği yaptığı, sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden yatırım, hesap kiralama ve ürün satışı vaadiyle vatandaşları dolandırdığı tespit edildi. Ayrıca bazı şüphelilerin mobil bankacılık ve oyun hesaplarına izinsiz erişim sağladığı, müstehcen çocuk görüntüleri bulundurduğu, yasa dışı bahis ve kumar organizasyonları yürüttüğü belirlendi. Şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerine para transferine aracılık ettiği ve bu sitelerin reklam faaliyetlerinde bulunduğu da soruşturma kapsamında ortaya çıkarıldı. “Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 357 şüpheli yakalandı” 18 il merkezli "Yasa Dışı Bahis, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan… pic.twitter.com/7TvBUzUdy1 — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) June 8, 2026 Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların huzurunu ve güvenliğini hedef alan suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulanarak, "Suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz" denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.