Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kriz

bursaarena.com.tr - Kriz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kriz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor Haber

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor

Küresel otomotiv devi Volkswagen, dünya genelinde 50 bin ek personelin işine son verilmesini ve araç portföyünün yarı yarıya küçültülmesini içeren radikal revizyon planını resmen onayladı. Masadaki kriz derinleşirken işten çıkarmaların 100 bine ulaşabileceği iddia ediliyor. Küresel otomotiv sektörünün kalbinde taşlar yerinden oynuyor. Almanya merkezli üretici Volkswagen, artan küresel rekabet ve pazar kayıpları karşısında şirketin geleceğini baştan yazacak en sert kemer sıkma paketini devreye aldı. Şirketin Denetleme Kurulu, yönetim tarafından sunulan ve 50 bin ek istihdam azaltımını içeren "Gelecek Planı" paketine oy birliğiyle onay verdi. Karar, otomotiv tarihindeki en büyük kurumsal daralma operasyonlarından birinin resmi başlangıcı oldu. Araç portföyü yüzde 50 silinecek: 2035 hedefi Onaylanan radikal paket yalnızca iş gücünü değil, markanın vitrindeki modellerini de doğrudan hedef alıyor. Şirketin endüstriyel ayak izini küçültme kararı kapsamında, mevcut araç portföyünün 2035 yılına kadar yüzde 50 daraltılması planlanıyor. Birçok ikonik modelin üretimden kalkacağına işaret eden bu hamleyle ilgili konuşan Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, kararın gelecek için güçlü bir sinyal olduğunu belirterek; ikonik markaları güçlendirmek adına önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca avro yatırım yapılacağını savundu. 650 bin çalışanın yüzde 8'i: Fatura 100 bine mi çıkacak? Duyurulan 50 bin kişilik yeni tensikat dalgası, dev şirketin dünya genelindeki yaklaşık 650 bin çalışanının yüzde 8’ine denk geliyor. Ancak perde arkasındaki iddialar çok daha sarsıcı bir tablo çiziyor: Alman Basını İddiası: Kulislerde dolaşan bilgilere göre, daha önceki tedbirlerle birleştiğinde toplam istihdam kaybının 100 bin kişiyi bulabileceği öne sürülüyor. Şirket yönetimi bu iddialar karşısında henüz resmi bir yorum yapmadı. Asya Pazarında Sert Çöküş: Grubun bu kararı almasındaki en kritik etken, Çin pazarındaki ani kan kaybı oldu. Volkswagen, bölgedeki satış kayıpları nedeniyle yılın ilk yarısında vergi sonrası kârında yüzde 30'luk sert düşüş yaşamıştı. Masadaki gizli tehdit: Porsche ve Piech aileleri rest çekti Denetleme kurulundan çıkan oy birliği, dev şirketin eşiğine geldiği devasa bir iç krizi son anda dondurdu. Şirketin kontrolünü elinde tutan Porsche ve Piëch aileleri ile yönetim kurulunun, planın reddedilmesi durumunda olağanüstü genel kurul kartını masaya sürdüğü ortaya çıktı. Yönetim içindeki bu gizli restleşmenin ardından onaylanan stratejiyle birlikte, otomotiv devinde kartlar yeniden dağıtılıyor.

CAN PULAK: Mutlak Akıllan Türkiye'm.. Haber

CAN PULAK: Mutlak Akıllan Türkiye'm..

Mutlak Butlanı konuşan Türkiye’nin mutlak akıllanması gerekiyor. Çünkü öyle garip, çapraşık, huzursuzluk yaratan şeyler oluyor ki ülkemizde, bunlardan ancak aklımızı kullanarak kurtulabiliriz. Siyasi çekişmeler, siyasi çıkar hesapları, siyasetçilerin kavgaları ve bunlardan kaynaklanan yönetim ve geçim sancıları milleti yordu, bıktı usandırdı. Millet huzur istiyor, hak-hukuk-adalet istiyor, insanca geçinmek ve gırtlağını sıkan borçlu yaşamdan kurtulmak istiyor. Çok şey mi istiyor yani.. Ülkeyi yönetenler bunun farkında değiller mi? Her gün bir olay, her gün bir siyasi manevra, her gün gözaltılar, her gün insanı çileden çıkaran yönetim kararları… Ne Anayasa tanınıyor, ne kanunlar uygulanıyor, oy çokluğuna güvenen iktidar aklına eseni rahatça yapıyor. Dindar ve kindar bir nesil yaratma söylemiyle yola çıkanlar, çeyrek asıra yaklaşan yönetimlerinde bunu başardılar işte. Sadece kendi taraftarlarını değil, karşılarındakileri de (yani milletin tamamını da) kindar hale getirdiler. Şimdi iktidarıyla muhalefetiyle, köylüsüyle kentlisiyle, çiftçisiyle işçisiyle, genciyle yaşlısıyla, beyaz yakalısıyla kindar bir toplum haline geldik. Birbirini sevmeyen, kardeşçe kucaklaşmayı unutan, kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılayan, iteleyen ve düşman gözüyle bakan bir toplum… Böyle bir toplumun güçlü millet, hatta güçlü devlet imajına, görüntüsüne ve uluslararası değerlendirmesine zarar vermediği düşünülebilir mi? Dünün güçlü Türkiye’sini ne hale getirdik? Evet, dünün Türkiye’sinde de ciddi ve ağır sorunlarımız, kavgacı siyasetçilerimiz, iç ve dış tehlikelerimiz vardı ama böylesini hiç yaşamamış, böylesine sürekli kriz ikliminde hiç boğulmamıştık. Dünün Türkiye’sinde bu kadar büyük dış borcumuz yoktu, merkez bankamızda ihtiyat akçemiz vardı.. Enflasyon ekonomimizi şimdi yaşadığımız ölçüde zorlamıyor, milleti geçim sıkıntısına, fakirlik ve yoksulluğa itmiyordu. Ürettiği yiyeceklerle kendine yeten 7 ülkeden biri değil miydik? Şimdi neredeyse tüm yiyeceğimizi dışardan ithal eder hale geldik. Modern ve yüksek binalarla, alt ve üst geçitlerle, tünellerle, birbirine yakın havaalanlarıyla, uçak filoları ve gösterişli makam arabası zincirleriyle, şık döşenmiş devlet daireleriyle güçlü ve itibarlı devlet olunmuyor. Güçlü ve itibarlı devlet olabilmek için, siyasi ve dini etkilerden arınmış, sadece devlete ve millete odaklanmış sağlıklı ve istikrarlı bir yönetime sahip olmak lazım. Anayasaya saygılı, yasaları herkese eşit şekilde uygulayan, hak-hukuk ve adaletten taviz vermeyen, devletin malını ve gelirini, tek kuruşunu bile heder etmeyen ve etmeyecek bir yönetim… Bugünün tüm yaşlı siyasi kadroları içinde bunu becerebilecek kimseyi görebiliyor musunuz? İçindeki kendi kurduyla boğuşmaktan, milletin sorunlarına çözüm getiremeyen bir muhalefete sahip olduğumuzu da unutmayalım. Enflasyonu nasıl dizginleyecek? Milli eğitimde, tarımda, milli savunmada, sağlıkta, gençlik sorunlarında, ülkemize yerleşmiş milyonlarca yabancı konusunda ne yapacak? Anayasa’yı değiştirecek mi, terörsüz Türkiye projesini sürdürecek mi? Bunları bilemiyoruz işte. Varsa yoksa iktidarın manevralarına karşı cevap ve mücadele.. Gerisini yapacak ve milletin merak ettiği sorulara cevap verecek zamanları yok ki.. Miting yorgunu haline geldiler. Özgür Özel gecesini gündüzüne katıyor, müthiş bir enerjiyle her şeye koşmaya çalışıyor ama nafile.. İktidarla mı mücadele etsin, içindeki zararlı kurtlarla mı? Şu Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığına bakın. Akrep yapmaz onun yaptığını. Şimdi iki genel başkana sahip CHP, aylar sürecek kurultay gayretleriyle zaman kaybedecek. Bu arada Ekrem İmamoğlu’nun da hapiste unutulduğunu ve el altından yeni bir Cumhurbaşkanı adayı kulislerinin de çaktırmadan başladığını göz ardı etmemeliyiz. Böyle bir ortamda muhalefet erken seçimde ısrar ediyor, “sandıkları getirin” diye meydan okuyor. Okuyor ama boş bir gayretten öteye gitmiyor söylemler ve çabalar. İktidar hiç kaybedeceğini bildiği bir seçime gider mi? Bu yüzden ne zaman gideceğini muhalefet değil, süratle gelişen şartlar belli edecek. Türkiye’nin giderek meçhule saplanan geleceği siyasi çekişmelerle, menfaat kavgalarıyla, rakibin altına siyasi mayınlar döşemekle düzelemez ve düzeltilemez. Kindar bulutları dağıtmadıkça, milleti kucaklaştırmadıkça, siyasi çıkarlar değil milli menfaatler öne alınmadıkça, sıkıntıları ve huzursuzlukları değil dağıtmak, aksine çoğaltırız. Mutlak butlanla uğraşacağımıza, mutlak ve ortak akılla yürümeli, geleceğimizi ortak duygularla, sevinç ve milli coşkularla planlamalıyız. Bayramlarımız bunun için çok müsait ortamlar yaratır. Bütün iş bu müsait ortamı değerlendirmesi gereken siyasetçilerdedir. Bari bunu deneseler diyeceğim ama olmayacak duaya da amin demekten sıkıldık artık. İnşallah bu kere böyle olmaz. Mutlak akıllan Türkiye’m diyerek, Kurban bayramınızı en içten duygularla kutluyor, hepinize sağlıklı ve mutlu bir gelecek diliyorum. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.