Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konser

bursaarena.com.tr - Konser haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konser haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

64’üncü Uluslararası Bursa Festivali’nde Karadeniz esintisi Haber

64’üncü Uluslararası Bursa Festivali’nde Karadeniz esintisi

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kültür sanat alanında marka organizasyonlarından biri olan Uluslararası Bursa Festivali’nde Karadeniz müziğinin güçlü sesi Selçuk Balcı ve sevilen grubu Koliva aynı sahneyi paylaştı. BURSA (İGFA) - Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen 64’üncü Uluslararası Bursa Festivali’nin beşinci etkinliğinde Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda Karadeniz ezgileri yankılandı. Gecenin açılışını yapan Koliva grubu, Karadeniz’in kültürel zenginliğini yansıtan eserleriyle dinleyicilerden büyük ilgi gördü. Grubun solisti İlhan Gülten öncülüğünde seslendirilen ‘Narino’, ‘Koçari’, ‘Ya Ben Anlatamadım’, ‘Oy Oy Sevdiğim’ ve ‘Yüksek Dağlara Doğru’ adlı eserler, dinleyicilerin de eşliğiyle konser alanında yankılandı. Gecenin devamında sahneye çıkan Selçuk Balcı ise ‘Tulumcu Lidu Lidu’, ‘Deniz Üstünde Fener’ ve ‘Sevdalığın Yolunda’ adlı sevilen eserlerini seslendirdi. Karadeniz’in duygu yüklü ezgileri ve tulumun kendine has tınısı Bursa gecesine renk katarken, müzikseverler şarkılara hep birlikte eşlik etti. Konser sonunda Bursa seyircisine teşekkür eden Selçuk Balcı, “Bursa’yı çok güzel buldum. Zaten her geldiğimizde bizi alkışsız, eşliksiz bırakmıyorlar. Bu akşam da öyle geçti. Bütün Bursa halkına ve Bursa seyircisine teşekkür ederim. Bu organizasyonda ilk kez sahne aldım. Benim için de çok keyifliydi. Özellikle Karadeniz müziğini Bursa halkıyla buluşturmak çok kıymetliydi. Bursa’yı seviyoruz” dedi. Koliva’nın solisti İlhan Gülten ise, “Bugün gerçekten harika bir konser oldu. Biz de sahnede çok eğlendik, büyük keyif alarak şarkılar söyledik. Organizasyon mükemmeldi. Her şey son derece güzel hazırlanmıştı. Seyircinin enerjisi bize büyük bir gurur verdi” ifadelerini kullandı. Gecenin sonunda aynı sahneyi paylaşan Koliva ile Selçuk Balcı, birlikte seslendirdikleri eserlerle unutulmaz bir final yaptı. Programın ardından Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Başkanı Zekeriya Birkan Selçuk Balcı'ya, Başkan Vekili Nilüfer Çevikel ise Koliva grubuna çiçek takdim ederek sanatçılara teşekkür etti.

Manisa, 19. Türkiye Tiyatro Buluşması’na ev sahipliği yapıyor Haber

Manisa, 19. Türkiye Tiyatro Buluşması’na ev sahipliği yapıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 19. Türkiye Tiyatro Buluşması, ödül töreni ve konser programıyla başladı. Açılış gecesinde Manisa Büyükşehir Belediyesi, kültür ve sanata verdiği destek ile tiyatroya sunduğu katkılar nedeniyle “Sencar Sağdıç Umut Ödülü”ne layık görüldü. MANİSA (İGFA) - Türkiye’nin farklı kentlerinden tiyatro sanatçılarını, yönetmenleri, oyuncuları ve sanatseverleri Manisa’da buluşturan 19. Türkiye Tiyatro Buluşması’nın açılışı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Programa, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Okyay, Türkiye Tiyatrolar Birliği ve Kültürlerarası Tiyatro Platformu Genel Başkanı Orçun Masatçı, tiyatro camiasının temsilcileri, davetliler ve çok sayıda sanatsever katıldı. Açılış kapsamında düzenlenen ödül töreninde, Türk tiyatrosuna uzun yıllar emek veren sanatçılar, tiyatro toplulukları ve kültür sanat alanına katkı sunan isimler ödüllendirildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi de tiyatro sanatına ve kültürel yaşama sağladığı katkılar dolayısıyla Sencar Sağdıç Umut Ödülüne layık görüldü. “MANİSA ARTIK TİYATRO İZLEYEN DEĞİL, TİYATRO ÜRETEN BİR KENT” Açılışta konuşan Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, göreve geldikleri günden bu yana tiyatroyu kent yaşamının önemli bir parçası haline getirmek için çalıştıklarını belirtti. Yaklaşık 100 bin seyirciye ulaştıklarını ifade eden Penbeklioğlu, sahneledikleri oyunlarla Manisa’nın hikâyelerini anlattıklarını, ulusal ve uluslararası turneler gerçekleştirdiklerini, ödüller kazandıklarını ve Mesir Tiyatro Festivali’ni uluslararası bir kimliğe kavuşturduklarını söyledi. Penbeklioğlu, “Amacımız Manisa’yı tiyatro izleyen bir şehir değil, tiyatro üreten bir şehir haline getirmek. Gerçek başarı, perde sayısıyla değil, şehirde bıraktığınız kültürel izlerle ölçülür. Çocuklar tiyatroya geliyorsa, gençler sahnede olmayı hayal ediyorsa ve salonlarımız doluyorsa bunun en büyük karşılığını alıyoruz. Tiyatro bir şehrin vicdanıdır, hafızasıdır” dedi. “BU ÖDÜL, SANATA EMEK VEREN HERKESİN” Sencar Sağdıç Umut Ödülü’nü, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu adına Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener aldı. Sevener, tiyatronun toplumla doğrudan bağ kuran en güçlü sanat dallarından biri olduğunu belirterek, Manisa’da kültür ve sanat anlayışını geliştirmek için yoğun emek verdiklerini söyledi. Manisa’da tiyatro kültürünün güçlenmesi adına önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Sevener, bugün uluslararası ölçekte tiyatro festivalleri düzenlediklerini, yalnızca oyun sahneleyen değil aynı zamanda oyun üreten ve oyuncu yetiştiren bir yapıya ulaştıklarını dile getirdi. Konuşmasında, Manisa’da tiyatronun yeniden canlanmasına öncülük eden merhum Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i de anan Sevener, ödülü Başkan Besim Dutlulu ve Ferdi Zeyrek adına kabul ettiğini belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Açılış programı, Duo Cuba & Margarita konseriyle devam etti. Tiyatro ve müziğin bir araya geldiği gecede sanatseverler keyifli anlar yaşadı.

LÖSEV Korosu İstanbul’da sahne aldı Haber

LÖSEV Korosu İstanbul’da sahne aldı

LÖSEV, lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklara yalnızca sağlık alanında değil; eğitim, sosyal yaşam, kültür ve sanat faaliyetleriyle de destek olmaya devam ediyor. BURSA (İGFA) - Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü sahneye taşıyan konser, gönüllü koro şefi Ece Bayseler yönetiminde gerçekleşti. Saksafon eşliğinde seslendirilen LÖSEV Marşı ve LÖSEV şarkısı dinleyicilerin büyük beğenisini toplarken, repertuvarda yer alan Zülfü Livaneli’nin ‘’Özgürlük’’ ve Barış Manço’nun ‘’Gülpembe’’ eserleri dinleyiciler tarafından hep bir ağızdan seslendirildi. MÜZİĞİN GÜCÜYLE UMUT VE DAYANIŞMA MESAJI Müze Gazhane’nin büyüleyici atmosferinde gerçekleşen konserde, LÖSEV Gönülden Sesler korosu toplumsal farkındalık oluşturdu. Gönüllüler ve ailelerin birlikte oluşturduğu koronun gösterdiği performans büyük alkış alırken, Barış Manço’nun ‘’Gülpembe’’ eserinin seslendirildiği bölümde tüm katılımcılara LÖSEV’in umudunu ve sevgisini simgeleyen turuncu kalp şeklindeki anahtarlıklar hediye edildi. LÖSEV’DE HERKESİN YAPABİLECEĞİ BİR ŞEYLER MUTLAKA VAR! Türkiye genelinde 8 milyondan fazla gönüllüsüyle en çok gönüllü üyeye sahip STK olan LÖSEV herkesi gönüllü olmaya davet ediyor. İlkokuldan üniversiteye kurumlardan emeklilere kadar LÖSEV’de herkesin lösemi ve kanser ile mücadele eden çocukları yaşama bağlamak için yapabileceği bir şeyler var.

Van Kültür Yolu'na muhteşem final Haber

Van Kültür Yolu'na muhteşem final

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Van Kültür Yolu Festivali, 9 günlük maratonunu sonlandırdı VAN (İGFA) - Van'da her akşam Atatürk Kültür Parkı Nevruz Alanı’nda gerçekleşen konserlerde ağırlanan kalabalıklar, son konser gününde de coşkulu bir ambiyans oluşturdu. Kendine özgü yorumu ve sevilen şarkılarıyla dinleyicilerin karşısına çıkan Bayhan, festivalin kapanışına damga vurdu. Bayhan, Van Kültür Yolu Festivali kapsamında Atatürk Kültür Parkı Nevruz Alanı'nda konser verdi. Sanatçı; "Yakamoz” başta olmak üzere sevilen şarkılarını seslendirdi. Farklı dönemlerden eserleri kendine has yorumuyla repertuvarında bir araya getiren Bayhan, konser boyunca dinleyicilerden yoğun ilgi gördü. Kendine özgü sahne duruşuyla dikkat çeken sanatçı, repertuvarında yer verdiği birbirinden özel şarkıları peş peşe seslendirdi. Müzikseverler de konser boyunca sanatçının performansını ilgiyle takip ederek sevilen eserlere eşlik etti. 9 gün boyunca Van’ın kültür, sanat ve gastronomi hayatına renk katan festival; konserlerden sergilere, çocuk etkinliklerinden söyleşilere uzanan zengin programıyla her yaştan ziyaretçiyi sanatla buluşturdu. Bayhan konseriyle görkemli bir final yapan Van Kültür Yolu Festivali’nin ardından, Türkiye Kültür Yolu Festivali kültür ve sanat yolculuğunu 18 Temmuz–26 Temmuz tarihleri arasında devam eden Konya Kültür Yolu Festivali’nde sürdürüyor.

Trabzon’da Uluslararası Horon Festivali'ne yoğun ilgi Haber

Trabzon’da Uluslararası Horon Festivali'ne yoğun ilgi

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4. Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali, farklı ülkelerden gelen halk oyunları ekipleri ve konserlerle büyük ilgi görüyor. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali, yoğun ilgiyle devam ediyor. Meydan Parkı'nda gerçekleştirilen gündüz etkinliklerinde vatandaşlar, farklı ülkelerin kültürlerini yakından takip ederken festival coşkusu, bu akşam Yeni Mahalle Fuar Alanı'nda gerçekleştirilecek halk oyunları gösterileri ve konserlerle sürecek. Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali tüm coşkusuyla devam ediyor. Farklı ülkelerden ve Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen halk oyunları ekiplerini aynı sahnede buluşturan festivalin ilk akşamında sahne alan Kıbrıs, Kolombiya, Osetya ve Kabardinya-Balkarya ekipleri kültürlerine özgü halk oyunlarını sergiledi. Akçaabat ve Tonya belediyelerinin halk oyunları ekipleri de yöresel gösterileriyle izleyicilerden tam not aldı. Gecede sanatçılar Mesut Uçar ve Zeynep Başkan da sahne alarak festivale müzik dolu anlar yaşattı. YOĞUN İLGİ GÖRDÜ Festival heyecanı bugün de devam ediyor. Meydan Parkı'nda düzenlenen gündüz programında Vladikavkaz, Kahramanmaraş, Kabardinya-Balkarya, Ankara Yenimahalle, Kıbrıs, Kuzey Osetya ve Ankara Kuzeyin Uşakları ekipleri sahne aldı. Geleneksel kıyafetleri ve özgün koreografileriyle izleyici karşısına çıkan ekipler, farklı kültürlerin danslarını Trabzonlularla buluşturdu. Meydanı dolduran vatandaşlar gösterileri ilgiyle takip ederken, performanslar alkışlandı. FUAR ALANINDA SÜRECEK Festival coşkusu bu akşam saat 19.30’da Yeni Mahalle Fuar Alanı'nda devam edecek. Programda Azerbaycan, Rusya, İtalya, Çeçenistan, Kuzey Osetya, AHOM Akçaabat Halk Oyunları Müzik Spor Kulübü ve Kolombiya ekipleri sahne alacak. Halk oyunları gösterilerinin ardından sevilen sanatçılar Sinan Sami ve Ekin Uzunlar, seslendirecekleri eserlerle festivale katılanlara unutulmaz bir gece yaşatacak. VATANDAŞLAR DAVET EDİLDİ Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, “Trabzon'da kültürlerin buluşmasına ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yerli ve yabancı halk oyunları ekiplerinin sahne aldığı, birbirinden değerli sanatçılarımızın konser verdiği festivalimize tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bekliyoruz. Meydan Parkı'nda gündüz, Yeni Mahalle Fuar Alanı'nda ise akşam gerçekleştirilecek gösteriler ve konserlerle festival coşkusunu hep birlikte yaşayalım. Kültürümüzü, dostluğumuzu ve kardeşliğimizi horonun evrensel diliyle buluşturduğumuz bu büyük organizasyona tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz" denildi.

Manisa'da 27. Adala Hermos Festivali’nde Onur Akın rüzgârı Haber

Manisa'da 27. Adala Hermos Festivali’nde Onur Akın rüzgârı

Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Salihli Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Adala Hermos Kültür ve Sanat Festivali, kortej yürüyüşü ve Onur Akın konseriyle büyük ilgi gördü. Vatandaşlar unutulmaz bir akşam yaşadı. MANİSA (İGFA) - Manisa Salihli'deki 27. Adala Hermos Kültür ve Sanat Festival programı, Adala Cumhuriyet Meydanı’ndan Mehmet Malçuk Stadyumu’na kadar gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Ata Temiz, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener, Salihli Belediyesi Başkan Yardımcıları İsmail Aslan ile Selim Akbıyıkoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bu kapsamda Kazakistan, Kosova ve Kuzey Makedonya’dan gelen halk dansları ile Manisa Büyükşehir Belediyesi Bando ekipleri de korteje renk kattı. Stadyumda sergilenen gösteriler izleyicilerden büyük beğeni topladı. Gecenin finalinde sahne alan sanatçı Onur Akın, sevilen eserlerini binlerce vatandaşla birlikte seslendirdi. Konser alanını dolduran vatandaşlar, şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu doyasıya yaşadı. Konser öncesinde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Adala’nın doğal ve kültürel değerleriyle Manisa’nın en özel noktalarından biri olduğunu belirterek, festivalin her yıl daha da büyüyerek yoluna devam edeceğini söyledi. Adala’ya uzun yıllardır geldiğini ve bölgeyle güçlü bir bağının bulunduğunu ifade eden Başkan Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Salihli Belediyesi iş birliğinde düzenlenen festivalin ilçeye yakışır bir organizasyon olduğunu vurguladı. Sanatçı Onur Akın’ın festivale ayrı bir değer kattığını dile getiren Başkan Dutlulu, “Bu yıl belediyelerimizin katkılarıyla çok güzel bir festival gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü organizasyonlarla Salihli’yi ve Adala’yı Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz” dedi. Konuşmalar sonrasında Başkan Dutlulu ve protokol üyeleri tarafından sanatçı Onur Akın’a çiçek takdim edildi.

Ricky Martin 15 yıl sonra yeniden İstanbul'da Haber

Ricky Martin 15 yıl sonra yeniden İstanbul'da

1990'ların sonunda küresel müzik endüstrisinin yönünü değiştiren bir kültürel kırılmanın simgesi hâline gelen Ricky Martin, 11 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta Türkiye'deki dinleyicileriyle yeniden buluşacak. Latin müziğinin dünya çapındaki yükselişinden söz edilirken akla gelen ilk isimlerden biri kuşkusuz Ricky Martin. Hikâyesi yalnızca başarılı bir şarkıcının kariyerini anlatmıyor aynı zamanda İngilizce konuşulan müzik pazarının sınırlarının kırıldığı, İspanyolca şarkıların küresel listelerde kalıcı hâle geldiği ve Latin Amerika'nın popüler kültür üzerindeki etkisinin görünürlük kazandığı dönemin de öyküsünü oluşturuyor. Bugün dünya pop tarihine dönüp bakıldığında, Ricky Martin'in adı uluslararası müzik endüstrisinin yön değiştirdiği dönüm noktalarından biri olarak anılıyor. Aradan geçen 15 yılın ardından İstanbul'a dönecek olan sanatçı, 11 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta TemaCC organizasyonuyla sahne alacak. Türkiye'de son olarak 2011 yılında konser veren, sahne prodüksiyonları, dans odaklı gösterileri ve kariyerinin farklı dönemlerinden oluşan repertuvarıyla tanınan Martin, bu konserde de Latin pop tarihinin klasikleşmiş eserlerini yeni kuşak dinleyicilerle buluşturacak. ‘Latin Pop Patlaması" Ricky Martin'in dünya çapındaki yükselişini yalnızca bir sanatçının başarı hikâyesi olarak değerlendirmek, 1990'ların sonunda müzik endüstrisinde yaşanan büyük dönüşümü göz ardı etmek anlamına gelir. O dönem, Amerikan pop piyasasının uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak İngilizce şarkılar etrafında şekillenen yapısının değişmeye başladığı bir dönemdi. Latin Amerika'dan gelen ritimler, melodiler ve sahne anlayışı, artık yalnızca bölgesel bir müzik kültürünün parçası değil, küresel popun belirleyici unsurlarından biri hâline geliyordu. Bu dönüşümün merkezinde ise Ricky Martin vardı. 1999 yılında yayımlanan İngilizce albümü “Ricky Martin” ve albümün dünya çapında patlama yaratan çıkış şarkısı "Livin' la Vida Loca", Latin müziğinin Amerikan ana akımına girişinde sembolik bir dönüm noktası oluşturdu. O yıllarda müzik listelerinde rock, R&B ve elektronik pop ağırlığı hissedilirken Ricky Martin'in dans odaklı sahne dili, Latin perküsyonlarıyla desteklenen düzenlemeleri ve İspanyolca müzik kültüründen gelen enerjisi, pop müziğe farklı bir renk kattı. "Livin' la Vida Loca"nın başarısı, plak şirketlerinin Latin sanatçılara bakışını değiştirdi; İspanyolca şarkı söyleyen sanatçıların uluslararası pazarda daha büyük fırsatlar yakalamasının önünü açtı. 1999-2000 yılları arasında yaşanan bu dönem daha sonra müzik tarihçileri tarafından ‘Latin Pop Patlaması" olarak anıldı. Ancak bu dalga yalnızca ticari bir trend değildi. Latin Amerika'nın kültürel etkisinin dünya çapında daha görünür hâle gelmesinin de bir yansımasıydı. Ricky Martin'in farkı ise yalnızca şarkılarından kaynaklanmıyordu. Sanatçı, sahne performansını müziğin ayrılmaz bir parçası hâline getiren kuşağın temsilcilerinden biriydi. Dans, koreografi, görsel tasarım ve canlı vokali aynı sahnede birleştiren yaklaşımı, 2000'li yılların pop konserlerinin biçimlenmesinde de etkili oldu. Bu nedenle Ricky Martin'in kariyerindeki 1999 dönemi, yalnızca bir albümün ve birkaç hit parçanın ötesinde değerlendirilir. O dönem, Latin müziğinin küresel pop kültüründeki yerinin yeniden tanımlandığı; farklı dillerin, ritimlerin ve kültürlerin dünya listelerinde kalıcı biçimde yer bulmaya başladığı önemli bir kırılma noktasıdır. Porto Riko'da başlayan yolculuk 24 Aralık 1971'de Porto Riko'nun başkenti San Juan'da Enrique Martín Morales adıyla dünyaya gelen Ricky Martin, müziğe profesyonel olarak adım attığında henüz çocuk yaşlardaydı. Reklam filmlerinde kamera karşısına geçtikten sonra 1984 yılında, Latin Amerika'nın en büyük müzik gruplarından biri olan “Menudo”nun seçmelerini kazandı. O yıllarda “Menudo” televizyon programları, konser turneleri, lisanslı ürünleri ve uluslararası hayran kitlesiyle adeta bir endüstriydi. Martin, grubun en yoğun dönemlerinden birinde beş yıl boyunca yüzlerce konser verdi, televizyon programlarına katıldı ve birçok stüdyo albümünün kayıtlarında yer aldı. Ergenlik çağındaki milyonlarca hayranın takip ettiği “Menudo”, Latin Amerika'nın yanı sıra Japonya'dan Brezilya'ya, Meksika'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar geniş bir coğrafyada konserler veriyor, grubun üyeleri adeta pop kültürünün çocuk yıldızları olarak yetişiyordu. Bu dönem Ricky Martin'e yalnızca sahne deneyimi kazandırmadı. Kamerayla ilişki kurmayı, canlı yayın temposunu, koreografiyi, turne disiplinini ve pop müziğin profesyonel üretim mekanizmasını da bu yıllarda öğrendi. Daha sonraki yıllarda verdiği röportajlarda, çocuk yaşta başlayan bu yoğun çalışma temposunun kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak olgunlaştırdığını sık sık dile getirdi. 1989'da “Menudo”dan ayrıldıktan sonra Porto Riko'ya dönen Martin, eğitimine devam ederken aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı. Kısa süre sonra Meksika'ya giderek televizyon yapımlarında rol almaya başladı. Latin Amerika'da büyük izleyici kitlesine ulaşan pembe diziler, kamera önündeki deneyimini artırırken müzik kariyerine hazırlanması için de önemli bir basamak oluşturdu. Solo kariyerin ilk yılları 1991 yılında yayınlanan kendi adını taşıyan ilk albümü Ricky Martin, Latin pop ile romantik baladları buluşturan bir çalışma olarak dikkat çekti. Albüm büyük uluslararası satış rakamlarına ulaşmasa da genç sanatçının ses rengi, sahne duruşu ve yorumculuğu müzik sektörünün ilgisini çekmeye başladı. İki yıl sonra yayınlanan “Me Amarás”, daha olgun düzenlemeler ve güçlü vokal performanslarıyla Ricky Martin'in müzikal kimliğini geliştirdiğini gösteriyordu. Latin pop, soft rock ve romantik balad arasında kurduğu denge, ilerleyen yıllarda alametifarikası hâline gelecekti. Ancak kariyerindeki gerçek kırılma 1995 tarihli “A Medio Vivir” albümüyle yaşandı. Albümün çıkış parçası "María", İspanyol gitarlarını dans ritimleriyle buluşturan yapısı sayesinde Avrupa'da büyük ilgi gördü. Fransa, İspanya, İtalya, Belçika ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede listelerin üst sıralarına yükselen şarkı, Ricky Martin'i ilk kez küresel ölçekte tanınan bir pop yıldızına dönüştürdü. Bugün hâlâ konserlerinin vazgeçilmez parçalarından biri olan "María", yalnızca ticari bir başarı değildi. Şarkı, Latin ritimlerinin İngilizce konuşulmayan pazarlardan çıkarak dünya pop repertuvarına yerleşebileceğini gösteren ilk örneklerden biri olarak kabul ediliyor. “A Medio Vivir” albümü bunun yanında "Te Extraño, Te Olvido, Te Amo", "Volverás" ve "Fuego de Noche, Nieve de Día" gibi parçalarla da Latin Amerika'da geniş dinleyici kitlesine ulaştı. Albümün toplam satış rakamı milyonları bulurken Ricky Martin artık yalnızca Latin dünyasının değil, uluslararası plak şirketlerinin de en önemli yatırım yaptığı isimlerden biri hâline gelmişti. Suzan Somalı Sönmez / Milliyet Sanat

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.