Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kocaeli

bursaarena.com.tr - Kocaeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kocaeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti Haber

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti

Türkiye'nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. 1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti. Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi'nin genelinde hissedildi. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da can ve mal kaybına neden oldu. Deprem nasıl oldu? Türkiye'nin kuzey bölgelerden boydan boya geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı bölümünde meydana gelen deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01'de başladı ve 45 saniye sürdü. Depremin merkez üssü İzmit'in Gölcük ilçesi olarak açıklandı. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7,6; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7,8 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7,4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor. 17 Ağustos Depremi, büyüklüğü açısından Türkiye'de meydana gelen en büyük ikinci yer sarsıntısı olarak kayıtlara geçti. Derinliği 17 kilometre olan sarsıntıda yer kabuğunun sağa doğru hareket ettiği ve 120 kilometrelik bir hat boyunca kırıldığı tespit edildi. Jeoloji Mühendisleri Odası, depremden üç ay sonra yayımladığı raporda, fayın üzerinden geçen alanların ortalama 4 metre civarında sağa ve ileriye doğru kaydığını yazdı. Aynı raporda, Gölcük'teki ana merkez üssündeki kırılmanın ardından aynı fay kuşağı üzerinde daha doğuda yer alan Arifiye bölgesindeki bir başka deprem üssünün de devreye girmiş olabileceğinin düşünüldüğü belirtildi. 17 Ağustos depreminden yaklaşık üç ay sonra, bu kez 12 Kasım'da yine Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde merkez üssü Düzce olan bir başka deprem daha meydana geldi. 7,2 büyüklüğünde olan ve 30 saniye süren Düzce Depremi'nde 845 kişi hayatını kaybetti. Üç ay içerisinde meydana gelen büyüklüğü 7'nin üstündeki bu iki deprem, Türkiye'deki riskin ve özellikle de İstanbul'un güneyinden geçen fay hattında meydana gelmesi beklenen kırılmaya karşı alınacak önlemlerin daha fazla tartışılmasına neden oldu. Depremde kaç kişi hayatını kaybetti, ne kadar bina hasar gördü? 17 Ağustos Depremi, gerek nüfus yoğunluğu gerekse de ekonomik faaliyet açısından Türkiye'nin en önemli bölgesini etkiledi. Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Ancak bölge halkı, can kaybının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Resmi olmayan kaynaklar, can kaybının 50 bin civarında olduğunu iddia ediyor. İzmit Körfezi'nin güneyinde bulunan Gölcük, Değirmendere ve Karamürsel gibi bazı yerlerde sahile yakın kısımların depremle birlikte deniz sularının altında kalması can kaybı ve hasar tespitini zorlaştıran en önemli unsur olarak gösteriliyor. Başbakanlık Kriz Merkezi'nin depremden birkaç ay sonra yaptığı açıklamaya göre, en fazla can kaybı yaklaşık 4 bin 500 kişi ile Gölcük'te oldu. Kocaeli'nde kayıtlara geçen can kaybı 4 bin olurken, Yalova ve Sakarya'da ise yaklaşık 2 bin 500'er kişi hayatını kaybetti. Depremin etkilediği İstanbul'un Avcılar ilçesinde ise 976 kişi yaşamını yitirdi. Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun Temmuz 2010'da yayımladığı raporda, depremde 364 bin 905 konut ve işyerinin yıkıldığı ya da çeşitli düzeylerde hasar gördüğü belirtildi. Can kayıplarının önemli bir bölümü binaların yıkılması ya da ağır hasar almasının sonucuydu. Jeoloji Mühendisleri Odası, 1999 yılında yayımladığı raporda, can kaybını artıran en önemli üç unsuru şöyle sıraladı: -Aktif Fay Zonu: Aktif fay hattı önceden bilinmesine karşılık bu hat boyunca yoğun yapılaşma ve yüksek nüfus potansiyeli hasar ve can kaybını artırmıştır. Fay zonundan uzaklaştıkça özellikle yamaçlarda ve dağ eteklerinde hasarın olmadığı veya çok az olduğu görülmektedir. -Sulu Alüvyon Zemin: Bolu-Yalova arasında fay zonu ve yakın çevresi, son derece yumuşak ve gevşek tutturulmuş kil, kum ve çakıl depolarından ve alüvyon zeminden oluşmuştur. Bu tür zeminler mevcut deprem şiddetini birkaç misli artıracak olumsuz özelliklere sahiptir. -Yapım hataları: Bölge 1. derece deprem bölgesi sınırları dahilindedir. Hal böyleyken ve deprem yönetmeliklerine uyulması zorunlu iken, depremdeki ağır hasar ve yüksek oranlı can kayıplarının önemli bir bölümü de, yapım hataları, zemin şartlarına uymayan yanlış temel tasarımları, kötü işçilik ve inşaatlarda kullanılan yapı malzemesi hataları ve çürüklüğünden kaynaklanmaktadır. Depremin ekonomik etkileri neler oldu? 17 Ağustos Depremi, ekonomi üzerinde de çok ciddi olumsuz etkiler yarattı. Farklı kurumların yaptığı hesaplamalara göre, depremin ekonomik maliyeti 12 ile 20 milyar dolar arasında değişiyor. Bu maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı 15-19 milyar dolar, Dünya Bankası da 12-17 milyar dolar, Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ise 17 milyar dolar olarak hesaplıyor. Depremin ardından özellikle yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle dış kaynak ihtiyacı artarken, sanayi bölgesinde bir süre üretim faaliyetlerine ara verilmesi de ekonominin küçülmesine neden oldu. Türkiye'nin en büyük petrol rafinerisi TÜPRAŞ'ta çıkan yangın günlerce sürdü. Bazı araştırmalar, 1999 depreminin yarattığı etkinin 2001'de ekonomik krizinin çıkmasında etkili olan nedenler arasında yer aldığını gösteriyor. Depremden sonra neler yaşandı? Depremin yarattığı ilk şokun atlatılmasının ardından ilk etapta arama-kurtarma faaliyetlerine, bir süre sonra da enkaz kaldırma çalışmalarına odaklanıldı. Kızılay ve Sivil Savunma Birlikleri gibi kamu oluşumlarının yanı sıra Arama Kurtarma Timi (AKUT) gibi özel ve gönüllü gruplar da yardım çalışmalarında faal rol oynadı. Ayrıca, İngiltere, Yunanistan, ABD ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden yardım görevlisi geldi. O dönemde Demokratik Sol Parti (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) oluşturduğu koalisyon hükümetine depremin vurduğu yerlere yardım ekipleri ve malzemesi göndermekte geç kaldığı yönünde ağır eleştiriler yöneltildi. Bazı yerlere kurtarma ekiplerinin ulaşması günler sürdü. Bazı noktalarda enkaz kaldırma çalışmaları aylarca devam etti. 17 Ağustos'un ardından deprem konusu Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline geldi. Bülent Ecevit başbakanlığındaki hükümet, gerek deprem sonrası yardım ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak gerekse de depremin yarattığı ekonomik zararın etkilerini gidermek için bir dizi yasal düzenleme yürürlüğe koydu. Yapılan düzenlemeler arasında şunlar yer aldı: -Başta Özel İletişim Vergisi olmak üzere bir dizi yeni vergi getirildi ve bu vergilerin çok büyük bir kısmı halen yürürlükte bulunuyor -20 bilim insanı ve araştırmacıdan oluşan Ulusal Deprem Konseyi kuruldu ancak bu Konsey 2007 yılında lağvedildi -İstanbul'un birçok noktasına deprem konteynırları yerleştirildi ve toplanma alanları belirlendi. Belirlenen toplanma alanlarının büyük bir bölümü daha sonra imara açıldı -Deprem sigortası zorunlu hale getirildi -Türkiye genelinde arama-kurtarma ekiplerinin sayısı artırıldı -İmar yasalarında bir dizi değişiklikler yapıldı. Depremin ardından yapıların depreme dayanıklılık esasları ve denetim kuralları değiştirildi. 2007, 2012 ve son olarak 2019 yılında yönetmeliklerde ciddi değişikliklere gidildi Açılan davalar nasıl sonuçlandı? Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerin bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da zaman aşımı nedeniyle düştü. Ayrıca yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitleriyle ilgili 2 bin 100 dava açıldı. Ancak bu davalarda verilen hükümler ertelendi veya zaman aşımı nedeniyle düştü. Yalova'da inşa ettiği binaların önemli bir kısmı çöken ve 200'ye yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan müteahhit Veli Göçer'le ilgili yargı süreci sembol davaya dönüştü. Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yattıktan sonra 2011'de tahliye oldu ve iki yıl önce yıl kurduğu şirketle yeniden inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. İstanbul'un Avcılar ilçesinde enkaz altından canlı çıkarılan ve boynunun üzerine düşen kolonla çekilen fotoğrafı nedeniyle depremin sembol isimlerinden birine dönüşen Ömür Kınay'ın 20 yıl süren hukuk mücadelesi de Nisan 2019'da sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında bireysel başvuru yapan Kınay'ın depremde enkaz altında kaldığı binanın ruhsatsız ve kaçak yapı olduğunun tespit edilmesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve kendisine 27 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Körfez’in iki yakası uluslararası boyuta taşınıyor Haber

Körfez’in iki yakası uluslararası boyuta taşınıyor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Ulusal Açık Su Yüzme Yarışları”, 14 ilden 471 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. KOCAELİ (İGFA) - Gölcük Değirmendere sahilinden start alan sporcular, Körfez’in iki yakasını kulaçlarıyla birleştirerek 2 bin 622 metrelik zorlu parkurda kıyasıya mücadele etti. Yarışmanın startını veren Başkan Tahir Büyükakın, organizasyonun kentin spor turizmi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, Körfez’in iki yakasını buluşturacak uluslararası bir açık su yüzme şampiyonasının Kocaeli’ye yakışacağını ifade etti. 471 SPORCU KULAÇLADI, KÖRFEZ’İN İKİ YAKASI BİRLEŞTİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “Körfez’in İki Yakası Bir Araya Geliyor” sloganıyla düzenlediği Ulusal Açık Su Yüzme Yarışları, Gölcük Değirmendere Sahili’nden start aldı. Sporcuların Körfez’i kulaçlayarak gerçekleştirdiği yarış, Derince sahilinde sona erdi. Türkiye’nin farklı illerinden gelen yüzlerce sporcu, Körfez’in iki yakasını kulaçlarıyla birleştirdi. Gölcük Değirmendere sahilinde gerçekleştirilen yarışın startını veren Başkan Tahir Büyükakın, yarışların Uluslararası Yüzme Federasyonu’nun resmi takviminde yer alması gerektiğine dikkat çekti. Törene Başkan Büyükakın’ın yanı sıra Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe, vatandaşlar ve sporcular katıldı. Büyük heyecana sahne olan organizasyonda, 14 ilden 91 farklı kulüp ve bağımsız sporcuların da aralarında bulunduğu toplam 471 yüzücü, 2 bin 622 metrelik parkurda kıyasıya mücadele etti. “BU ORGANİZASYONU ULUSLARARASI BOYUTA TAŞIYACAĞIZ” Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, gerçekleştirdiği konuşmasında uluslararası yarışma müjdesi verdi. Ulusal Açık Su Yüzme Yarışları’nın uluslararası boyuta taşınması için gerekli adımların atılacağını belirten Başkan Büyükakın, “Federasyonumuz ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz ile temasa geçelim. Bizim ekiplerimiz ile birlikte çalışsınlar. Bu yarışların burada uluslararası düzenlenebilmesi için Uluslararası Yüzme Federasyonu’nun takvimine girmesi lazım. O çalışmaları tamamlayalım. İnşallah Derince ile Gölcük arasında, Körfez’in iki yakasını buluşturacak uluslararası bir açık su yüzme şampiyonası düzenleriz. Böyle bir organizasyon şehrimize çok yakışır” dedi Başkan Büyükakın, konuşmasının devamında ise bugün burada yalnızca yarış yapılmadığını belirterek, yapılan organizasyonun bu şehrin deniz ile barışmasının da sembolü olduğunu ifade etti. Bu yarışmaya yıllardır emek verildiğine vurgu yapan Başkan Büyükakın, “Bu sahilin bütün evlatları bilir, bizim çocukluğumuzda şehir deniz ile barışıktı. Bu şehir deniz ile buluşan ve denizde yaşamını inşa eden bir şehirdi. Ama uzun yıllar sanayi tesisleri ile birlikte denize ulaşım sınırlanmıştı” dedi. “SU SPORUNUN HER TÜRÜ İZMİT KÖRFEZİ’NDE YAPILACAK” “Bugün denizin kıyısındaki rekreasyon alanlarında insanlar hem sahille buluştu hem de deniz girilebilir bir hale geldi” diyen Başkan Büyükakın, Körfez’de yürütülen çalışmalarla kentin denizle yeniden buluştuğunu vurguladı. Dip Çamuru Temizliği’nin, şehrin sanayi ve kirlilikle anılan geçmişine yönelik algıyı değiştirecek önemli bir çalışma olduğunu belirten Başkan Büyükakın, projenin Kocaeli’nin çevresel dönüşümünde önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Başkan Büyükakın, “Şehrin sanayisini şehrin çevresi ile yeniden buluşturacağız ve bunun gibi sayısız spor organizasyonları yapılacak. Su sporlarının her türü bu denizde yeniden yapılmaya başlanacak” ifadelerinde bulundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başkan Tahir Büyükakın öncülüğünde birçok uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. Başkan Büyükakın, yeni bir uluslararası organizasyonun daha ilimizde yapılması için gerekli çalışmaların başlatılması talimatını verdi. Böylece; Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası, Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası, Cumhuriyet Koşusu, Uluslararası Judo Şampiyonları, Uluslararası Kocaeli Surfcasting Balık Tutma Yarışması’nın yanı sıra uluslararası futbol ve basketbol milli müsabakalarının dışında yeni bir organizasyonun uluslararası boyut kazanması için gerekli çalışmalar başlatıldı.

Uluslararası Güreş Turnuvası’na Türk sporcular damga vurdu Haber

Uluslararası Güreş Turnuvası’na Türk sporcular damga vurdu

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Güreş Federasyonu birlikteliğinde ilimizde düzenlenen Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’nda 24 ülkeden 433 seçkin sporcu adeta minderin tozunu attı. Türk güreşçiler turnuvaya adeta ambargo koyarken kazandıkları 27 madalya ile organizasyonda ipi göğüsledi. KOCAELİ (İGFA) - Sporun her dalına sunduğu katkılarla büyük bir vizyon ortaya koyan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi dünya çapında önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Güreş Federasyonu iş birliğinde Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda düzenlenen Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası, 24 ülkeden 433 sporcuyu ata sporumuzun ortak değerinde, Kocaeli’de buluşturdu. 3 gün boyunca kıyasıya mücadelelere sahne olan organizasyonda serbest ve grekoromen stilin seçkin sporcuları, minderde dereceye ulaşmak için tüm güçlerini ortaya koydu. 20 KATEGORİDE MÜSABAKALAR GERÇEKLEŞTİ ‘Sporun Başkenti Kocaeli’ vizyonu doğrultusunda düzenlediği Uluslararası Güreş Turnuvası ile farklı bayrakları aynı minderde buluşturan Büyükşehir Belediyesi bir kez daha uluslararası spor organizasyonlarının güçlü adreslerinden biri olduğunu gösterdi. Türk güreşinin iki büyük efsanesinin mirasını yaşatmak için gerçekleştirilen organizasyonda 57-61-65-70-74-79-86-92-97-125 kilo serbest ve 55-60-63-67-72-77-82-87-97-130 grekoromen stilde olmak üzere toplam 20 kategoride müsabakalar gerçekleştirildi. Sporcuların kıyasıya rekabete tutuştuğu dev organizasyonda Türk güreşçiler önemli başarılar elde ederek göğsümüzü kabarttı. TÜRK GÜREŞÇİLER TURNUVAYA DAMGA VURDU Minderde kıyasıya geçen karşılaşmalar, güreşseverlere heyecan dolu anlar yaşatırken, sporcular da teknik becerileri ve mücadeleci performanslarıyla turnuvaya adeta damga vurmayı başardı. Türk güreşçiler turnuvaya adeta ambargo koyarken kazandıkları 27 madalya ile organizasyonda ipi göğüsledi. İranlı güreşçiler aldıkları 12 madalya ile turnuvada en çok madalya kazanan ikinci ülke oldu. Azerbaycan ile Rusyalı sporcular 9’ar madalya ile turnuvayı bitirirken, Özbek güreşçiler 5 madalya kazanma başarısı gösterdi. KOCAELİ’YE “GÜÇLÜ BİR SPOR ŞEHRİ” ÖVGÜSÜ Uluslararası düzeyde önemli bir prestije sahip olan turnuvada; kategorilerinde dereceye giren güreşçilere madalya ve ödülleri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Ali Yeşildal, Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer ve Güreş Federasyonu yetkilileri tarafından takdim edildi. Uluslararası Güreş Turnuvası’na kusursuz bir ev sahipliği yapan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi; güçlü organizasyonu, yüksek rekabet seviyesi ve misafirperverliğiyle uluslararası spor camiasından tam not aldı. Turnuvanın sonunda memnuniyetlerini ve görüşlerini net bir şekilde belirten sporcular ve güreşseverler; Kocaeli’nin dünya standartlarında organizasyonlara ev sahipliği yapan güçlü bir spor şehri olduğunu vurguladı.

40 ülkeden 600 sporcu Kocaeli’de mindere çıkacak Haber

40 ülkeden 600 sporcu Kocaeli’de mindere çıkacak

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde uluslararası spor organizasyonların adresi olan Kocaeli, önemli bir turnuvaya daha ev sahipliği yapıyor. Türk güreşinin efsane isimleri Hasan Gemici ve Gazanfer Bilge anısına düzenlenen Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası, 40 ülkeden yaklaşık 600 sporcuyu Kocaeli’de buluşturacak. Turnuvanın tanıtım toplantısında konuşan Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı, “Bu organizasyon vefa buluşmasıdır” dedi. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Güreş Federasyonu ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenecek “Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası” öncesinde tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. 31 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda düzenlenecek organizasyon öncesi Maide Restoran’da gerçekleştirilen basın toplantısında, turnuvanın vizyonu, hedefleri ve hazırlık süreci kamuoyuyla paylaşıldı. “SPORUN BAŞKENTİ KOCAELİ” VİZYONU YÜKSELİYOR “Sporun Başkenti Kocaeli” vizyonu doğrultusunda spora ve sporcuya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştiren, bu kapsamda çok sayıda uluslararası organizasyonun kente kazandırılmasını sağlayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, şimdi de Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Gebze Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu’nda düzenlenen Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası’nda kusursuz bir organizasyona imza atan Büyükşehir, Türk güreşinin efsane isimlerinin anısına düzenlenecek turnuvada ise 40 ülkeden 600 sporcuyu Kocaeli’de ağırlayacak. LASMAN TOPLANTISINA ÖNEMLİ İSİMLER KATILDI Maide Restoran’da gerçekleştirilen basın toplantısında Türk güreşinin önemli isimleri yer aldı. Toplantıya Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’nın yanı sıra; Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer, 9 kez Kırkpınar Başpehlivanı Ahmet Taşçı, Avrupa şampiyonu ve 4 kez Kırkpınar Başpehlivanı olan Recep Kara, 13 Avrupa şampiyonluğu bulunan milli güreşçi Rıza Kayaalp ile çok sayıda eski başpehlivan ve milli sporcu katıldı. Ayrıca Hasan Gemici’nin oğlu Bülent Gemici ve torunu Sinem Gemici de lansmanı takip etti. “BU ORGANİZASYON VEFA BULUŞMASIDIR” Lansmanda turnuvanın tanıtımını yapan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, Dünya Güreş Birliği’nin (UWW) 2026 faaliyet programında yer alan organizasyonun uluslararası takvim açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bugün burada sadece bir turnuvanın tanıtımını yapmıyoruz. Aynı zamanda medeniyet tarihimizin köklü mirasına ve Kocaeli’mizin dünya çapındaki iki büyük spor değerine duyduğumuz vefayı ortaya koyuyoruz” dedi. “GÜREŞ MİLLİ KİMLİĞİMİZİN BİR PARÇASI” Güreşin yalnızca fiziksel güçten ibaret olmadığını vurgulayan Baraçlı, “Güreş, kendini bilmeyi, “el elden üstündür” anlayışıyla rakibe saygıyı, mertliği ve yalnız kaldığında inancıyla zafere yürümeyi öğretir. Tarih boyunca farklı medeniyetlerde kahramanlık ve yiğitliğin sembolü kabul edilen bu spor, Türk milleti için adeta milli bir kimlik unsuru haline gelmiştir. Bu spor atalarımızın mukaddes mirası olarak kabul edilen Kırkpınar yağlı güreşlerinden Cumhuriyet dönemiyle birlikte minder güreşinde serbest ve grekoromen stillerde olimpiyat ve dünya şampiyonluklarıyla taçlanmıştır” dedi. KOCAELİ’NİN YETİŞTİRDİĞİ İKİ OLİMPİYAT ŞAMPİYONU Konuşmasında Kocaeli’nin yetiştirdiği iki büyük olimpiyat şampiyonuna da değinen Baraçlı, 1948 Londra Olimpiyatları altın madalyalı Karamürselli Gazanfer Bilge ile 1952 Helsinki Olimpiyatları altın madalyalı Hasan Gemici’nin Türk spor tarihine adını altın harflerle yazdırdığını söyledi. Genel Sekreter Baraçlı, “Hasan Gemici ve Gazanfer Bilge sadece kazandıkları olimpiyat şampiyonlukları ile değil, Türk güreşine kazandırdıkları değerler, spor ahlakları ve ülkelerine duydukları bağlılık ile de gelecek nesillere ilham veren iki büyük efsanedir” dedi. “GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINI YETİŞTİRİYORUZ” Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak sporu dünyaya yaymak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Baraçlı, ücretsiz spor okullarıyla binlerce çocuğun sporla tanıştığını söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak Kağıtspor bünyesinde yapılan çalışmalardan da bahseden Baraçlı, “Türkiye’nin en köklü ve başarılı kulüplerinden biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Kağıtspor Kulübümüz bünyesinde verilen nitelikli güreş eğitimleri ile geleceğin şampiyonlarını, yeni Hasan Gemici’lerini ve Gazanfer Bilge’lerini yetiştirmek için aralıksız çalışıyoruz” dedi. TÜRK GÜREŞİNİN EFSANELERİ KOCAELİ’NDE BULUŞTU Genel Sekreter Baraçlı, Türk güreşine katkı sağlayan tüm sporculara teşekkür ederek, başarılarıyla millete yaşattıkları gururdan dolayı kendilerini kutladı. Milli sporcular, bu tür turnuvalarla kendilerine verilen değerden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkürlerini iletti. Toplantıda konuşan Kırkpınar Başpehlivanı Ahmet Taşçı, “Benim için çok değerli bir hediye oldu. Kocaeli’mizin bu turnuvaya ev sahipliği yapması beni çok mutlu etti. Başta Tahir Başkanımıza ve emeği geçenlere çok teşekkür ederim” dedi. Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürü Gökhan Yavaşer ise, “Spor şampiyonlarla yaşıyor. Onları yad etmek, isimlerini anmak ve gelecek nesillere aktarmak çok önemli. Kocaeli spor kenti. Özellikle güreşte geçmişi çok başarılarla dolu bir şehir. Bu organizasyonla da kent, spora başlayacak gençlere büyük bir rol model olacak” ifadelerini kullandı. Programın sonunda güreşçi, beden eğitimi öğretmeni, antrenör ve spor yöneticisi Ata Karataş tarafından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı'ya forma hediye edildi. 40 ÜLKEDEN YAKLAŞIK 600 SPORCU KATILACAK 31 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında Kocaeli’nin spor organizasyonları merkezi kimliğini güçlendirmek ve Türk güreşinin uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’na yaklaşık 40 ülkeden 600’e yakın sporcunun katılması bekleniyor. Organizasyon, dünya güreş takviminin önemli duraklarından biri olmasının yanı sıra Türkiye’nin uluslararası spor organizasyonlarındaki gücünü bir kez daha ortaya koyacak.

Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yıldönümünde Kocaeli'de anıldı Haber

Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yıldönümünde Kocaeli'de anıldı

Batı Trakya Türkleri’nin hafızasında derin izler bırakan hak mücadelesinin simge ismi Dr. Sadık Ahmet, vefatının 31. yılında İzmit Doğu Kışla Parkı’ndaki anıtı önünde düzenlenen törenle anıldı. Programda konuşan Başkan Büyükakın, “Batı Trakya meselesi hepimizin davasıdır. Bu, bizim kimlik davamız; ortak hafızamız ve ortak şuurumuzdur. Biz, ortak hafızamıza sahip çıkıyoruz” sözleriyle birlik ve hafıza vurgusu yaptı. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Batı Trakya Türkleri’nin hakları için verdiği mücadeleyle tanınan Tıp Doktoru ve siyasetçi Dr. Sadık Ahmet’i, vefatının 31. yıl dönümünde düzenlediği törenle andı. İzmit Doğu Kışla Parkı’nda bulunan anıt önünde gerçekleştirilen programa protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Anma törenine Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra; AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu, Vali Yardımcısı Şenol Kaya, merhum Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Ahmet, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Batuhan Kaşifoğlu, Derneğin İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ceyhun Yalçın, AK Parti Kocaeli İl Başkan Vekili Alper Doğan, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, AK Parti İzmit İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Akbal, MHP İzmit İlçe Başkanı Semih Türeyen, BBP Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü, DSP Kocaeli İl Başkanı Halim Dedeoğlu ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. “ONUNLA GURUR DUYUYORUZ” Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Batı Trakya Türkleri Derneği İzmit Şube Başkanı Yüksel Öztürk, Dr. Sadık Ahmet’in hayatı boyunca verdiği mücadeleye dikkat çekerek, “Bazı insanlar vardır ki aramızdaki farklılıkları anlamsız kılar, hepimize ışık olur. Dr. Sadık Ahmet de bu özel insanlardan biridir. Türk tarihine adını altın harflerle yazdıran büyük bir kahramandır” dedi. Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Genel Başkanı Batuhan Kaşifoğlu ise konuşmasında, Dr. Sadık Ahmet’in hayatını Batı Trakya Türklerinin kimliğine ve haklarına adadığını belirterek, “Hiçbir baskıya boyun eğmeden halkının sesi oldu. Ortaya koyduğu kararlılık bugün de mücadelemize ışık tutuyor” ifadelerini kullandı. Merhumun eşi Işık Ahmet, duygusal anlar yaşadığı konuşmasında, “Buraya her davet edildiğimde gelmek istiyorum. O artık tarihe mal olmuş bir insan. Onun soyadını taşımaktan gurur duyuyorum. Zor günler yaşadık ama onunla her zaman gurur duyduk” dedi. “BU HEPİMİZİN DAVASI” Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesinin ortak bir hafıza ve kimlik meselesi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Batı Trakya meselesi hepimizin davasıdır. Bu, bizim kimlik davamız; ortak hafızamız ve ortak şuurumuzdur. Biz, ortak hafızamıza sahip çıkıyoruz. Çünkü hafızasını kaybeden bir insan nasıl kendi başına yaşamını sürdüremezse, hafızasını kaybetmiş bir toplum da ayakta duramaz, vesayete muhtaç hale gelir. Hafızamızı ayakta tutan ise kimliğimizdir.” “BATI TRAKYA BİR HUKUK MÜCADELESİDİR” Büyükakın, konuşmasının devamında, “Ortak değerlerle var olduğumuz sürece isimlerin bir önemi yoktur; Sadık Ahmet olur, Işık Ahmet olur, Ahmet olur, Mehmet olur, Hasan olur, Hüseyin olur, Ayşe olur, Fatma olur… Hiç fark etmez. O değerleri taşıdığınız sürece, o insanlar sizinle birlikte mücadele etmeye devam eder. Batı Trakya meselesi, aynı zamanda bir hukuk meselesidir. Dr. Sadık Ahmet, oradaki Türklerin hukukunu koruma mücadelesini bayraklaştırmıştır. Bu mesele yalnızca Türklük meselesi değil; Müslüman Türk kimliği üzerinden yürütülen bir mücadeledir” dedi. “BİZ KÜLLERİNDEN DOĞAN BİR MİLLETİZ” Batı Trakya Türklerinin uğradığı zulmün unutulmaması adına bu töreni yaptıklarını da ifade eden Başkan Büyükakın, “Bu konu basit bir mesele değildir. ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenlerin kastettiği de aslında budur. Bu hafızayı kaybederseniz, bir gün kendinizi de kaybedersiniz. Biz, küllerinden yeniden doğan milletin evlatlarıyız. Dünyayı değiştirmek isteyenler yerinden kalkıp adım atmalıdır. Bunlar ilk adımlardır, buna yürekten inanıyorum. Çünkü geçmişi olmayanın geleceği de olmaz. Bu vesileyle, vefatının 31. yıl dönümünde Dr. Sadık Ahmet’i rahmet ve minnetle anıyorum” diye konuştu. Program, yapılan duaların ardından Dr. Sadık Ahmet’in ruhu için hazırlanan helvanın katılımcılara ikram edilmesiyle sona erdi.

Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası heyecanı Gebze’de Haber

Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası heyecanı Gebze’de

Gebze'nin ev sahipliğinde düzenlenen Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası heyecanı sürerken, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, şampiyonada ay-yıldızlı formayla mücadele edecek A Milli Takım sporcularını müsabakalar öncesinde ziyaret etti. KOCAELİ (İGFA) - Milli sporcular ve teknik heyetle bir araya gelen Başkan Büyükgöz, başarı dileklerini ileterek Türkiye'nin bu önemli organizasyonda en iyi şekilde temsil edileceğine olan inancını paylaştı. Dünyanın dört bir yanından sporcuları ağırlayan organizasyonun, Gebze'nin uluslararası spor organizasyonlarındaki konumunu güçlendirdiğini belirten Başkan Büyükgöz, Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapmanın büyük bir gurur olduğunu ifade etti. Gebze Belediyesi'nin hayata geçirdiği Sporcu Kent Gebze vizyonu kenti sporun uluslararası buluşma noktalarından biri haline getiriyor. "AY-YILDIZLI FORMAMIZA YÜREKTEN İNANIYORUZ" Milli takım ziyaretinin ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükgöz, "Şampiyonada mücadele edecek millî takımımızı müsabakalar öncesinde ziyaret ederek başarı dileklerimizi ilettik. Ay-yıldızlı formamızla mücadele edecek sporcularımızın azmi, disiplini ve mücadele ruhuyla ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceklerine yürekten inanıyoruz." dedi. Türk sporcuların şampiyonada önemli başarılara imza atacağına inandıklarını dile getiren Başkan Büyükgöz, "İnşallah şampiyonluk kupasını hep birlikte kaldırmanın gururunu yaşayacağız. Tüm kalbimizle millî takımımızın yanındayız." ifadelerini kullandı. Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası hem Türkiye'nin hem de Gebze'nin spor alanındaki marka değerine önemli katkı sunuyor.

Osmangazi Belediyespor’dan Milli Takıma büyük katkı Haber

Osmangazi Belediyespor’dan Milli Takıma büyük katkı

Osmangazi Belediyespor altyapısından yetişen milli judocular, Kocaeli’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Kupası’nda 1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanarak hem Türkiye’yi, hem de kulüplerini uluslararası arenada başarıyla temsil etti. BURSA (İGFA) - Türk sporuna kazandırdığı başarılı sporcularla uluslararası organizasyonlarda adından söz ettiren Osmangazi Belediyespor Kulübü, Avrupa Judo Birliği (EJU) 2026 yılı faaliyet programında yer alan Yıldızlar Avrupa Kupası’na damga vurdu. Kocaeli’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Kupası’nda ay-yıldızlı forma ile tatamiye çıkan kulübün altyapısından yetişen 6 judocu, elde ettiği başarılarla göz doldurdu. 15 ülkeden 495 sporcunun katıldığı prestijli turnuvada Türkiye’yi ve Osmangazi Belediyespor’u temsil eden sporcular, podyum sevinci yaşayarak gururlandırdı. Beren Çelik Altın Madalyanın Sahibi 36 kilogramda mücadele eden Beren Çelik, turnuva boyunca rakiplerine üstünlük kurarak altın madalyanın sahibi oldu. Teknik kapasitesi, çevikliği ve mücadeleci kimliğiyle dikkat çeken genç sporcu, çıktığı karşılaşmalarda sergilediği etkili performansla kürsünün en üst basamağına çıkarak, hem milli takıma hem de Osmangazi Belediyespor’a büyük gurur yaşattı. Milli Takıma Büyük Katkı Sağladılar 44 kilogram kategorisinde tatamiye çıkan Melek Saraç, başarılı maçlar sonunda finale yükseldi. Final müsabakasında da son ana kadar mücadelesini bırakmayan genç judocu, gümüş madalya kazanarak Avrupa Kupası'nı ikinci sırada tamamladı. 52 kilogramda mücadele eden Ecrin Naz Şentürk ile 57 kilogramda yarışan Duru Şimşek ise bronz madalyaya uzandı. Zorlu rakiplerle karşı karşıya gelen iki sporcu, gösterdikleri azim, disiplin ve kararlı mücadeleyle kürsüye çıkmayı başararak Türkiye’nin madalya hanesine önemli katkı sağladı. Osmangazi Belediyespor’un deneyimli antrenörlerinden Tuğba Zehir ise organizasyonda Kadınlar Judo Milli Takımı Antrenörü olarak görev yaptı. Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen güçlü rakipler karşısında önemli tecrübe kazanan genç judocular, gelecekte Avrupa ve dünya şampiyonalarında önemli başarılara imza atacaklarının sinyallerini verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.