Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Knesset

bursaarena.com.tr - Knesset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Knesset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyor Haber

İsrail seçim sonuçları: Netanyahu'nun bloğu önde ancak meclis çoğunluğunu sağlayamıyor

İsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan parlamento seçimlerinde Türkiye saatiyle 15.30 itibarıyla oyların %85,6'sı sayıldı. Kısmi sonuçlara göre Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Likud Partisi ile aşırı sağcı ve ultra Ortodoks Yahudi müttefiklerinin 120 sandalyeli Knesset'te (İsrail Parlamentosu) 53 sandalye kazanma yolunda olduğu görülüyor. Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ve onun bloğundaki diğer üç Yahudi muhalefet partisinin ise 48 sandalye elde etmesi bekleniyor. Her iki blok da 120 sandalyeli mecliste çoğunluğu sağlamak için gereken 61 sandalyeye ulaşamıyor. Her iki lider de bir hükümet koalisyonu kurmaya çalışacaklarını söyledi. 19 sandalye kazanma yolunda görünen Arap partileri, benzeri görülmemiş şekilde kilit konuma gelebilir. Ancak Yahudi partilerden yalnızca biri Araplarla çalışabileceğini söyledi. İsrail seçimlerinde hiçbir parti çoğunluk sağlayamazsa ne olacak? Askerler ve diplomatlar tarafından kullanılan 430 bin ila 480 bin kadar oy henüz sayılmadı. Bu nedenle, nihai seçim sonuçlarının ortaya çıkması iki gün daha sürebilir. İsrail'de Arap partileri hükümetin kurulmasında kilit rol oynayabilirİsrail seçimlerinde hiçbir parti mecliste çoğunluk sağlayamazsa ne olacak? Sonuçlar kesinleştikten sonra Cumhurbaşkanı Isaac Herzog tüm siyasi gruplarla istişarelerde bulunacak ve hükümet kurma konusunda en yüksek başarı şansına sahip olduğuna inandığı lideri görevlendirecek. Bu süreç haftalar sürebilir. Bu girişim başarısız olursa, nihayetinde yeni bir seçime gidilmesi gerekecek. Seçim ön sonuçlarını değerlendiren Netanyahu "güçlü, sağ kanat bir hükümet kuracağını belirtti ve "gerçek sonuçları beklediğini" bildirdi. Eisenkot ise partisinin genel merkezinde sonuçları kutladı ve destekçilerine "tarih yazdıklarını" söyledi. "Netanyahu'ya ve hükümetine yönelik tam bir güvensizlik oyu verildiğini gösterdiğini" belirtti. Hiçbir liderin farkla zafer elde edememesi Netanyahu'nun iktidarda kalmasına olanak sağlayabilir çünkü yeni bir hükümet kurulana kadar mevcut başbakan, geçici hükümetin başında görevini sürdürebilecek. Kaynak, Amir Levi- Getty İmages /// Eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot Netanyahu ile İsrail ordusunun eski genelkurmay başkanlarından Gadi Eisenkot arasında başbakanlık için başa baş bir yarış öngörülüyordu. Seçim öncesindeki anketler, Netanyahu'nun partisi Likud ile aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partileri biraraya getiren bloğun, çoğunluğu sağlamakta zorlanabileceğini gösteriyordu. 'Halk değişimden yana karar verdi' Gadi Eisenkot, Tel Aviv'deki parti genel merkezine gece saatlerinde ulaştı. Yashar Partisi'nin adayları tarafından çevrelenmiş halde, kalabalığın arasından uzun bir yürüyüş yaparak sahneye çıktı. Eisenkot, "Tarih yazdık. Bu sabah İsrail halkı, önümüzdeki yılların liderliği konusunda bir referanduma gitti. Halk değişimden yana karar verdi" dedi. İsrail halkının Netanyahu'nun görev süresinin bitmesini istediğini ifade eden Yashar Partisi lideri, "Bu kadar yüksek katılımlı bir seçimde yeniden seçime gitmek hata olur. Halkın iradesine saygı göstermek için elimizden gelen her şeyi yapmak görevimiz ve benim kişisel sorumluluğumdur" diye ekledi. Arap partilerinden sürpriz çıkış Kesinleşmemiş sonuçlar Arap çoğunluklu iki partinin (Birleşik Arap Listesi Ra'am ve üç küçük partinin ittifakı olan Ortak Liste) en az 19 sandalye kazandığını gösteriyor. Bu bir rekor. İsrail'deki ana siyasi partiler, geleneksel olarak Arap partilerini koalisyonlarına dahil etmeye son derece isteksiz. Ancak iki ana siyasi blok arasındaki farkın dar olması beklendiğinden, Arap çoğunluklu partileri Eisenkot ve Netanyahu'nun göz ardı etmesi zor olacak. Geçmiş İsrail seçimlerinde Arap seçmenlerin katılımı genellikle Yahudi seçmenlerin katılımından daha düşük olmuştu. Ancak bu kez, Netanyahu'nun iktidardan gitmesi yönündeki motivasyonun çok sayıda Arap seçmeni sandığa yönlendirmiş göründüğü belirtiliyor. Kaynak, Yonatan Sindel / POOL / AFP via Getty Images /// Başbakan Binyamin Netanyahu 27 Ekim'de oy kullanırken Seçime rekor katılım Birçok kişinin ülke tarihindeki en önemli oylama olarak gördüğü seçime tarihi bir katılım oldu. Bu, aynı zamanda 7 Ekim 2023'te Hamas liderliğinde İsrail'e düzenlenen saldırılarla başlayan Gazze ve ardından gelen Lübnan ve İran savaşları sonrası yapılan ilk seçim oldu. İsrail Merkez Seçim Komitesi, bu yılki genel seçimlerde katılım oranının yüzde 77,7 olduğunu açıkladı. Komiteye göre bu, 1999'dan bu yana kaydedilen en yüksek katılım oranını temsil ediyor. Ülkede toplam 7,3 milyon seçmen bulunuyor. Eisenkot kimdir? Eski ordu komutanı Eisenkot son otuz yılın büyük bölümünde İsrail'i yöneten Netanyahu için beklenmedik bir meydan okumaydı. Eisenkot, siyaset sahnesinde nispeten yeni bir isim. 2022'de Ulusal Birlik Partisi'nden Knesset'e (İsrail parlamentosu) girdi. Daha sonra, kendi ifadesiyle ideolojik farklılıklar nedeniyle partiden ayrıldı. Geçen yıl muhalefetin önde gelen isimlerinden ayrılarak kendi merkezci partisi Yashar'ı (anlamı "doğru" veya "dürüst") kurduğundan beri Eisenkot, seçim yarışında Netanyahu'nun en büyük rakibi haline geldi. Binyamin Netanyahu, son yıllarda yolsuzluk iddiaları (kendisi bu suçlamaları reddediyor) ve 7 Ekim 2023 saldırılarının yönetiliş biçimine yönelik eleştirilerle karşı karşıya.

İsrail seçimleri: Sandık çıkış anketlerine göre, hiçbir blok çoğunluğu sağlayamadı Haber

İsrail seçimleri: Sandık çıkış anketlerine göre, hiçbir blok çoğunluğu sağlayamadı

İsrail'de genel seçimlerde oy kullanma oranı, yüzde 77.7 ile 1999'dan bu yana en yüksek bir katılım oranına ulaştı. Farklı kaynaklar son durumda hükümeti kimin kuracağı hakkında farklı sonuçlar bildirirken Eisenkot ve Yair Lapid Netanyahu'nun yenilgisinden bahsediyor. İsrail Merkezi Seçim Komitesi tarafından açıklanan resmi katılım oranı yüzde 77.7 olarak güncellendi ve 1999 seçimlerinden bu yana en yüksek rakam oldu. Bu, 2022 seçimlerine kıyasla 7.1 puanlık bir artış anlamına geliyor. Son saatlerde sandıklara giden seçmen sayısında büyük bir artış yaşandığı belirtildi. Netanyahu'nun partisi Likud ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in partisi Yahudi Gücü, oy verme süresinin uzatılmasını talep etmişti. İsrail Merkez Seçim Komitesi ise sürenin uzatılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığını belirterek talebi reddetmişti. Katılımın yüksek seyretmesi üzerine seçim yetkilileri, saat 22.00'de kapanması planlanan sandıklarda sıra bekleyen seçmenlerin bulunması halinde oy verme işleminin bu saatten sonra da devam edeceğini bildirilmişti. Ülke genelinde yaklaşık 7.3 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor. İsrail vatandaşlığına sahip yaklaşık 1.2 milyon Filistinli de seçimlerde oy kullanma hakkına sahip. Netanyahu: Bu bir acil durum çağrısı İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, seçimlerde sağ seçmeni sandığa yönlendirmek amacıyla yaptığı son dakika açıklamalarında Arap seçmenlerin katılımını hedef alan söylemlerini sürdürdü. Netanyahu, X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Arap seçmenlerin sandıklara yoğun şekilde yöneldiğini öne sürerek destekçilerine Likud'a oy verme çağrısında bulundu. Netanyahu, "Müslüman Kardeşler destekçileri sandıklara akın ediyor ve seçimleri çalıyor. Çıkın ve Likud'a oy verin" ifadelerini kullandı. Bu bir acil durum çağrısı! Bizim Yahudi devletimizin geleceği tehlikede. Hemen oy vermeye çıkın! Arap sektöründe olağandışı yüksek katılım oranları, sağ oy verenlerin düşük katılım oranına kıyasla. Uyanmalıyız, evde kalmak yasak. Hemen oy vermeye çıkıyoruz ve mümkün olduğunca çok insanı dışarı çıkarıyoruz! İsrail basınında yer alan haberlerde de Netanyahu'nun, özellikle Filistinli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki katılım oranlarına dikkat çekerek seçmeni harekete geçirmeye çalıştığı belirtildi. Netanyahu ayrıca, Ra'am partisiyle bağlantılı aktivistleri de hedef alarak bu kişilerin "seçimi ellerinden almaya çalıştığını" iddia etti. Sandık çıkış anketleri karmaşık İsrail merkezli Kanal 12'nin yaptığı sandık çıkış anketine göre, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun iktidardaki Likud partisi Knesset'te 24 sandalye ile önde giderken, Korgeneral Gadi Eisenkot liderliğindeki 22 sandalye ile ikinci sırada yer alıyor. Seçim sonrası anketlere göre, muhalefet bloğu 52, iktidar koalisyonu ise 50 sandalyeye sahip. Arap partilerinin ise 18 sandalyesi bulunuyor. Dolayısıyla, 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 oy çoğunluğuna hiçbir blok sahip değil. İsrail merkezli Kan televizyonunun yaptığı bir sandık çıkış anketine göre, ne Netanyahu'nun koalisyonu ne de Eisenkot'un bloğu parlamentoda çoğunluğu sağlayamadı. Farklı kaynaklardan gelen bilgilere göre sandık çıkış anketlerine göre İsrail seçimlerinde net bir kazanan yok. Bu durum, hükümet kurmak için haftalar sürecek siyasi çekişmeler yaşanacağı anlamına gelebilir Eisenkot: Bu İsrail'deki devletçi-Siyonist çoğunluğun zaferidir Resmi sonuçlar gelmeden Gadi Eisenkot sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: İlk anket sonuçları, Netanyahu'ya, 7 Ekim hükümetine, Siyonist çoğunluğa ve İsrail vatandaşlarının çoğunluğuna tam bir güvensizlik işaret ediyor. Eğer bunlar nihai sonuçlarsa, bu İsrail'deki devletçi-Siyonist çoğunluğun zaferidir. Halkın kararını derhal hayata geçirmek, Netanyahu hükümetini değiştirmek ve mümkün olan en kısa sürede Siyonist seferberlik hükümeti kurmak için hemen harekete geçeceğim. İsrail Ana Muhalefet Lideri Yair Lapid ise "Netanyahu'nun bloğu sert bir yenilgiye uğradı ve tam bir çöküş yaşadı, halk ona eve git dedi" ifadelerini kullandı. 'Likud partililerin medyaya açıklama yapması engelleniyor' İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Solun kutlamaları erken. Önyargılı yorumcuların aceleciliği gülünç. Bir şey oldukça net görünüyor: Likud, İsrail'in en büyük partisi." ifadelerini kullandı. Ardından İsrail gazetesi Yediot Ahronot, Likud Partisi'nin üyelerinin medyaya açıklama yapmasını engellediğini iddia etti. Birleşik Arap Listesi: Şu anki sayılarla hükümet kurulamaz Birleşik Arap Listesi (Ra’am) Genel Başkanı Mansur Abbas’ın Kanal 12'ye yaptığı açıklamada"Arap toplumu bu hükümetin politikasına tepki gösterdi ve evet, onu neredeyse her şekilde değiştirmek istiyoruz" dedi. Abbas, gerçek sonuçların Değişim Bloğu (muhalefet) ve Ra'am'ın birlikte 61 sandalyeye ulaşmasını sağlayacağını umduğunu ifade ederek, "Şu anki sayılarla hükümet kurulamaz" eklemesini yaptı. Gadi Eisenkot © REUTERS Shir Torem Muhalefet: Arap halkı seni nasıl evine göndereceğini biliyor Netanyahu'nun açıklamalarına karşılık, muhalefetteki Yashar partisinden Başbakan'ın seçim sonuçlarına yönelik temelsiz hile iddialarıyla şimdiden itiraz zemini hazırladığı suçlaması geldi. Ortak Liste (Joint List) de Netanyahu'nun açıklamalarına tepki göstererek, "Arap halkı seni nasıl evine göndereceğini biliyor" ifadelerini kullandı.

İsrail seçimleri: Netanyahu'nun baş rakibi Gadi Eisenkot kimdir? Haber

İsrail seçimleri: Netanyahu'nun baş rakibi Gadi Eisenkot kimdir?

Anketler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud ile aşırı sağ ve ultra-Ortodoks partileri biraraya getiren bloğun, 27 Ekim'deki genel seçimlerden sonra çoğunluğu sağlamakta zorlanabileceğini gösteriyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri de Gadi Eisenkot. Eski ordu komutanı Eisenkot son otuz yılın büyük bölümünde İsrail'i yöneten Netanyahu için beklenmedik bir meydan okuma. Eisenkot, siyaset sahnesinde nispeten yeni bir isim. 2022'de Ulusal Birlik Partisi'nden Knesset'e (İsrail parlamentosu) girdi. Daha sonra, kendi ifadesiyle ideolojik farklılıklar nedeniyle partiden ayrıldı. Geçen yıl muhalefetin önde gelen isimlerinden ayrılarak kendi merkezci partisi Yashar'ı (anlamı "doğru" veya "dürüst") kurduğundan beri Eisenkot, seçim yarışında Netanyahu'nun en büyük rakibi haline geldi. Binyamin Netanyahu, son yıllarda yolsuzluk iddiaları (kendisi bu suçlamaları reddediyor) ve 7 Ekim 2023 saldırılarının yönetiliş biçimine yönelik eleştirilerle karşı karşıya. Ayrıca yargı sistemini yeniden yapılandırmaya yönelik tartışmalı reform girişimleri de son dönemin en büyük protesto hareketine yol açtı. Ancak Eisenkot'un ona karşı seçimlere katılma kararlılığının ardında kişisel bir trajedi de yatıyor. Beş çocuğunun en küçüğü olan oğlu Başçavuş Gal Eisenkot, 7 Ekim'de Hamas tarafından rehin alınan iki İsrailli rehinenin cesetlerini kurtarma görevi sırasında Aralık 2023'te Gazze'nin kuzeyinde meydana gelen bir patlamada hayatını kaybetti. Kaynak, Reuters /// Eisenkot'un en küçük çocuğu Gal, 2023 yılında Gazze'de İsrail ordusunda görev yaparken çatışmada hayatını kaybetti Gadi Eisenkot, Tel Aviv'in kuzeyindeki varlıklı bir sahil kenti olan Herzliya'daki evinde sakladığı, kendisine birkaç kutuda verilen oğlunun eşyalarına henüz bakamadığını söylüyor. Nisan ayında İsrail kamu radyosu Kan Reshet Bet'e konuşan 66 yaşındaki Eisenkot, "Hâlâ açmadım. Sürekli erteliyorum" dedi. Gal'in ölümü, Gazze operasyonunda iki yeğenini kaybetmesi ve Netanyahu hükümetinin benzeri görülmemiş Hamas saldırılarını önleyemediği görüşü, Eisenkot'un siyasi motivasyonunu artırdı. Ekim ayı başlarında The Times of Israel gazetesine, "Zamanı geri çeviremem" demiş ve "Gal'in ödediği ağır bedele layık olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım" diye eklemişti. Netanyahu ve kabinesini hesap verebilir hale getirmek, yapılacaklar listesinde yer alıyor. 7 Ekim saldırılarının ardından Eisenkot, ulusal birlik gösterisi olarak diğer muhalefet liderleriyle birlikte Başbakan'ın savaş kabinesine katıldı. Haziran 2024'te istifa etti ve Netanyahu'yu, saldırı sırasında Hamas tarafından rehin alınanların serbest bırakılması için daha hızlı hareket etmemekle suçladı. "Onun döneminde kadınlar ve çocuklar kaçırıldı ve onları kurtarmak için gerekeni kasten yapmadı" dedi. Netanyahu bu iddiayı defalarca reddetti. Kaynak,Getty Images /// Eisenkot (sağda), Netanyahu hükümetinde 2015'ten 2019'a kadar ordu genelkurmay başkanı olarak görev yaptı Netanyahu, Eisenkot'un savaş kabinesinde yer aldığı dönemde Gazze'deki önemli askeri hamlelere karşı çıktığını söylüyor. Ona göre, Eisenkot'un yaklaşımı Hamas'ı zayıflatmazdı. Times of Israel'in haberine göre Netanyahu, Haziran ayında düzenlediği bir basın toplantısında, "Gadi Eisenkot'un ve diğerlerinin Gazze'deyken söylediklerini hatırlıyorum. Basitçe bir anlaşma yapmamız, rehineleri serbest bırakmamız ve Gazze'den, tüm Gazze'den ayrılmamız gerektiğini söylediler" demişti. Netanyahu, bu stratejinin izlenmesinin, savaş sırasında İsrail tarafından öldürülen "tüm Hamas üyelerinin" ve üst düzey yetkililerin "hala orada, hala hayatta ve hala kontrolü ellerinde tutacakları" anlamına geleceğini de sözlerine ekledi. Ynet News internet sitesine verdiği son röportajda Eisenkot, Netanyahu'nun iddiasını reddetti ve Başbakan'dan savaş kabinesi görüşmelerinin ve oylamalarının tutanaklarını kamuoyuna açıklamasını istedi. Seçimden birkaç gün önce Eisenkot, seçilmesi halinde 18 ay içinde Hamas yönetimini sona erdireceğine söz vermişti. Eisenkot'un öncelikleri İsrail'in en önde gelen gazetecilerinden ve Eisenkot'un siyasi yolculuğunu yakından takip eden akademisyen Nadav Eyal, Eisenkot'un kişisel kaybının ona "bir amaç ve misyon duygusu" aşıladığını söylüyor. Eyal, bu misyonun sadece Yashar partisinin mevcut başbakanı devirmek için koalisyon kurmaya yetecek sayıda sandalye kazanmasını sağlamakla ilgili olmadığını da ekliyor. Netanyahu gibi Eisenkot da Gazze'ye yönelik gelecekteki planların Hamas'ı dışlaması gerektiğine inanıyor. Eyal BBC'ye verdiği demeçte, "Oğlunun Hamas tarafından, Hamas'ın başlattığı bir savaşta öldürüldüğünü anlamak çok önemli" diyor. Emekli general, iki devletli çözüm (İsrail devletinin yanında bir Filistin devletinin tanınması) konusunda da herhangi bir destek ifade etmedi. İsrail medyasının haberine göre, Ağustos ayı sonlarında bu olasılığa hala inanan herkesin "hayalperest" olduğunu söyledi. Ancak Filistin Yönetimi ile İsrail ilişkilerini "yeniden tanımlamayı" amaçladığını belirtti. Ekim ayında Times of Israel'e verdiği röportajda, "Filistin Yönetimi'nin [işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan] 2,8 milyon Filistinliyi yönetmesine izin verilmesi gerekiyor. Ben onları yönetmek istemiyorum" demişti. Kaynak, Anadolu via Getty Images /// Eisenkot, Batı Şeria'daki Filistinlilere karşı Yahudi yerleşimciler tarafından uygulanan şiddeti dizginleme sözü verdi Eisenkot, İsrail yasalarına ve ulusal çıkarlarına uygun olması koşuluyla büyük yerleşim bloklarının genişlemesini desteklerken, Batı Şeria'nın bazı bölgelerinde Yahudi yerleşimcilerin varlığını artırmaya yönelik tartışmalı planlara, özellikle de Kudüs'ün doğusunda E1 olarak bilinen bir bölgedeki yerleşimin genişletilmesi planına karşı çıktı. İsrail Batı Şeria'yı ikiye bölen yerleşim planını onayladı: 'Filistin devleti fikrini gömüyoruz' Çekinceleri uluslararası toplumdaki olumsuz tepkilerden kaynaklanıyor gibi görünse de son olarak "Yahudi teröristleri Yahudiye ve Samarya'dan (İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria için kullandığı isim) çıkaracağına" söz verdi. Kampanya vaatlerinden biri de, İsrail hükümetinin olası ihmallerini inceleyecek bir 7 Ekim saldırıları soruşturması başlatmak. Ülkedeki büyük medya kuruluşları, Netanyahu'nun BAE ve Mısır yetkilileri tarafından Gazze'den gelebilecek olası bir saldırı konusunda uyarıldığı iddialarını yayınladı. Başbakan iddiaları reddetti ve ilk iddiayı ortaya atan İsrail gazetesine dava açtı; ayrıca İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından yürütülecek bir devlet soruşturmasını da sürekli olarak reddetti ve yargının kendisine karşı önyargılı olacağını savundu. Eisenkot, "Bu seçim, sorumluluk almakla sorumluluktan kaçmak arasında bir seçimdir" diyor. Kaynak, Reuters /// Eisenkot, 7 Ekim 2023 saldırılarıyla ilgili kamuoyu soruşturması yapılmasını savunan birçok İsrailli siyasetçiden biri Eisenkot, 10 maddelik programında, ülkeyi terk eden yüksek vasıflı İsraillilerin sayısını azaltmak ve yeni göçmenlerin gelişini teşvik etmek için acil bir program başlatma sözü de verdi. Ayrıca, ultra-Ortodoks Yahudi toplulukları ve Arap İsrailliler için geçerli olan askerlik hizmetinden muafiyet kurallarını da sona erdirmek istiyor. The Times of Israel'e verdiği demeçte "Yapacağımız bir diğer şey ise tüm İsrail vatandaşları için evrensel bir hizmet yasası çıkarmak olacak: askerlik, ulusal veya sivil hizmet, Arap vatandaşları için ulusal hizmet de dahil" dedi. Daha önce Netanyahu yönetimi de dahil olmak üzere askerlik hizmetini genişletmeye yönelik girişimler, ultra-Ortodoks toplulukların protestolarıyla sonuçlanmıştı. Mütevazı kökenler Kaynak, Reuters /// Anketler, Gadi Eisenkot ve Binyamin Netanyahu arasında çok çekişmeli bir yarış olduğunu gösteriyor; ancak ikisinin de Knesset'te mutlak çoğunluğu kazanması beklenmiyor İsrail'in ana siyasi güç merkezleri olan Kudüs ve Tel Aviv'den oldukça uzak iki şehir olan Taberiye'de doğan ve Eilat'ta büyüyen Eisenkot, 1950'lerde İsrail'e yerleşen mütevazı imkanlara sahip Faslı göçmenlerin oğlu. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerindeki Yahudi toplulukları Mizrahi olarak biliniyor. Daha önce bu topluluğa mensup politikacılar denemiş olsa da, bugüne kadar hiçbir Mizrahi İsrail başbakanı olmadı. Kampanya sırasında Eisenkot ile vakit geçiren The New Yorker editörü David Remnick, Eisenkot'un Netanyahu'nun İsrail toplumundaki dışlanmış kesimlerin, örneğin Mizrahimlerin, savunucusu olma duruşuna meydan okuduğunu söylüyor. Bu durum, Netanyahu'nun Doğu Avrupa Yahudi göçmenlerinin soyundan gelmesi ve Kudüs'ün varlıklı bir mahallesinde büyümüş olması gerçeğiyle çelişiyor gibi görünüyor. İsrail medyasında yer alan haberlere göre, tarihsel olarak Likud'u destekleyen Mizrahim topluluğu, Eisenkot'u tanımlamak için sıklıkla Fas Arapçası "dialina" ("bizden biri") kelimesini kullanıyor. Eisenkot, bu yılın başlarında Kanal 13 televizyonuna verdiği röportajda, "Ailem Fas'tan göç etti ve onlarla ve kökenlerimle gurur duyuyorum, ancak her şeyden önce İsrailliliğimizle gurur duyabilmemizden mutluluk duyardım" demişti. Askeri yaşam Kaynak, Reuters /// Eisenkot, 7 Ekim saldırılarının ardından Gazze'nin işgalini destekledi ve Filistin devletine karşı Eisenkot, 18 yaşında İsrail ordusuna katıldı ve 40 yıl boyunca orduda görev yaparak, 2015'ten 2019'a kadar yürüttüğü Genelkurmay Başkanlığı görevine kadar yükseldi. 2000'li yıllarda, dört yıl süren ve yaklaşık 1000 İsrailli ile 3000'den fazla Filistinlinin öldürüldüğü ikinci intifada sırasında Batı Şeria'daki İsrail güçlerinin komutanıydı. Eisenkot daha sonra, İsrail'in saldırıya uğradığına inandığı bölgelerdeki sivil altyapıya karşı askeri gücün ezici bir şekilde kullanılmasını savunan "Dahieh Doktrini" ile ilişkilendirilecekti. Ayrıca, Eisenkot'un Netanyahu'ya yönelik tüm eleştirilerine rağmen, 7 Ekim saldırılarına İsrail'in askeri yanıtına karşı hiçbir zaman konuşmadığını da belirtmek gerek. Hamas önderliğindeki saldırıda yaklaşık 1200 kişi öldü ve 251 kişi rehin alındı. Buna karşılık İsrail, Gazze'de askeri bir operasyon başlattı ve Hamas'ın kontrolündeki sağlık bakanlığının verilerine göre 74.200'den fazla kişi öldü. Bu rakamlar BM tarafından da güvenilir kabul ediliyor. "Kendimizi savunmak zorundayız. Bunun nereden başladığına dürüstçe bakmalısınız" dedi Eisenkot The Times of Israel'e. Gazeteci ve yayıncı Mehdi Hasan, İngiltere merkezli Guardian gazetesindeki yazısında "Eisenkot, Netanyahu değil" ancak "hem Batı Şeria'da hem de Gazze'de aynı yayılma ve yıkım politikalarına" izin vereceğini kaydetti. İsrail'de The Economist dergisinin muhabiri ve Netanyahu'nun biyografisinin yazarı Anshel Pfeffer, Eisenkot'un "pasifist olmadığını" söylüyor. "Ama aynı zamanda ciddi bir adam imajına da sahip biri. Kampanyada şu ana kadar çılgın vaatlerde bulunmuyor. Ayrıca, elit bir geçmişe sahip değil, bu da karalanmasını çok zorlaştırıyor" diyor. Eisenkot'un Netanyahu'ya doğrudan rakip olarak ortaya çıkmasının beklenmedik bir durum olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Altı ay öncesine kadar en muhtemel rakip [eski Başbakan] Naftali Bennett'ti. Ancak Eisenkot, doğru zamanda seçmenlerin gönlünü kazanmış gibi görünüyor." Eisenkot genellikle Netanyahu'nun tam tersi olarak tanımlanıyor: Spot ışıkları altında başarısız ve iyi bir siyasi hatip olmayan biri. Eyal, Eisenkot'un siyaset yapmaktan bile zevk almadığına inanıyor. At pazarlığı oyunu Kaynak, Reuters /// Netanyahu, katıldığı 10 Knesset seçiminden altısında hükümet kurmayı başardı Anketlerde iyi bir performans gösterse de, Eisenkot'un partisinin 120 sandalyeli Knesset'te mutlak çoğunluğu kazanması beklenmiyor; çoğunluk hükümeti kurmak için 61 sandalye gerekiyor ve bu durum tarihsel olarak partileri koalisyon hükümetleri kurmaya zorladı. Ancak Binyamin Netanyahu seçim sonrası oyununda usta biri: Likud lideri olarak 10 ulusal seçime katıldı ve altı kez koalisyon hükümeti kurmayı başardı. Buna, partisinin ana rakibinden daha az sandalye kazandığı 2009 seçimleri de dahil. Son birkaç haftadır Netanyahu'nun seçim kampanyası, Eisenkot'un hükümet kurabilmesi için Arap liderliğindeki partilerin desteğini alması gerekeceğini savunuyor. Arap partileri, İsrail'de yaşayan iki milyondan fazla Arap vatandaş ve yerleşik arasında (ülke nüfusunun yaklaşık %20'sini temsil ediyorlar) popüler ve anketler dört ana Arap partisinin (Hadash, Ta'al, Balad ve Ra'am) toplamda 12-15 Knesset sandalyesi kazanabileceğini öngörüyor. Başbakan, seçim kampanyası videosunda Eisenkot'a "Yahudi devleti mi istiyorsunuz, yoksa Filistin devleti mi?" diye sordu. Eisenkot, hükümetinde Arap partilerinin yer almasını açıkça reddetti, ancak olası bir azınlık hükümetinde Knesset'te Netanyahu karşıtı bir ittifaka kapıyı tamamen kapatmaktan kaçındı. Tel Aviv merkezli siyasi analist Dahlia Scheindlin, BBC'ye verdiği demeçte, "Netanyahu, destekçilerini kendisine oy vermenin ölüm kalım meselesi olduğuna ikna edebilme yeteneği sayesinde iktidarda kalmayı başardı" diyor. Ancak bu sefer Eisenkot'un geçmişi Başbakan için işleri zorlaştırabilir diyor. "İsrail halkının orduya duyduğu yüksek güven nedeniyle, askeri liderler İsrail devletinin kuruluşundan bu yana halkın desteğinden yararlanmıştır." Çitleri onarmak Eisenkot zaferi İsrail ile uluslararası toplum arasındaki ilişkileri düzeltmeye yardımcı olur mu? Chatham House'da uluslararası ilişkiler uzmanı İsrailli Profesör Yossi Mekelberg, BBC'ye bunun böyle bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Ancak "bir gecede değişim" umutlarına karşı uyarıda bulunuyor ve Netanyahu'nun yerine başka birinin gelmesinin İsrail'in iyi niyetinin garantisi olmadığını belirtiyor. "Eisenkot'un partisi de dahil olmak üzere muhalefet partilerinden hiçbirinin Netanyahu'ya net bir alternatif sunduğuna inanmıyorum." Profesör Mekelberg, "Eisenkot kazanırsa Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimleri konusunda kararlı önlemler alması ve Gazze'deki durumu iyileştirmesi gerekecek" diye ekliyor. Fernando Duarte // BBC Dünya Servisi (Orijinali İngilizce olan bu yazının çevirisinde yapay zekadan yararlandık).

İsrail için kaygı verici rapor Netanyahu'nun iddialarını çürütüyor: Genç nüfus ve beyinler ülkeyi terk ediyor Haber

İsrail için kaygı verici rapor Netanyahu'nun iddialarını çürütüyor: Genç nüfus ve beyinler ülkeyi terk ediyor

Göç edenlerin nüfus içindeki oranı genel ortalamanın üzerinde. İsrail tarafından hazırlanan resmi bir rapor, 2022 yılından bu yana ülkeyi terk eden İsrailli sayısının geri dönenleri geçtiğini ortaya koydu. Göç edenlerin yaklaşık yarısı, toplum içindeki oranları çok daha düşük olan 20-44 yaş grubundaki gençlerden oluşuyor. Bunlar arasında nitelikli isimler de büyük yer tutuyor. Şrku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre rapor, İsrail parlamentosu Knesset’in Göç, Entegrasyon ve Diaspora Komisyonu Başkanı Gilad Kariv'in talebiyle hazırlandı ve önümüzdeki hafta konuya ilişkin düzenlenecek oturumda komisyona sunulacak. Rapor, daha önce yapılan ve göç olgusunun boyutlarına ilişkin kaygı verici verilerin gün yüzüne çıktığı tartışmaların devamı niteliğini taşıyor. Kariv, Walla ve Yedioth Ahronoth gazetelerine yaptığı açıklamada, “Komisyon başkanlığını devraldığımda, devlet bakanlıkları içinde bu olguyla ilgilenen birimin hangisi olduğunu sormak istedim. Şaşkınlıkla gördüm ki, ülkeden göçü ele alan hiçbir yaklaşım yok ve bu eğilimi tersine çevirecek stratejik bir plan da mevcut değil” ifadelerini kullandı. Rapor, hükümetin göçe ilişkin pek çok iddiasını da çürütüyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz ocak ayındaki bir Knesset oturumunda göç edenlerin büyük bölümünün savaş sonrasında gelen Ukraynalı vatandaşlar olduğunu öne sürmüştü. Ancak bu yeni rapor Netanyahu’nun bu iddiasını doğrulamıyor. Ancak yeni rapora göre gerçekte 2022'de yaklaşık 20 bin 124 kişi, İsrail'e göç etmelerinin ardından iki yıl içinde ülkeyi terk etti. Buna karşın bu durumun dışında kalan 39 bin 241 kişi de ülkeden ayrıldı. 2023'te ise 27 bin 973 ‘yeni’ göçmen İsrail'i terk ederken, bu kategoriye girmeyen -yani İsrail'de doğmuş ya da en az beş yıl ikamet etmiş- 54 bin 791 kişi de ülkeden çıkış yaptı. Yedioth Ahronoth, 2023 rakamlarının İsrail'de doğmuş veya uzun süredir orada yaşayan göçmenlerde 2021'e kıyasla yüzde 53'lük bir artışa işaret ettiğini yazdı. Gazete aynı zamanda Başbakan'ın iddialarını çürüten başka bir istatistiği de kamuoyuyla paylaştı: 2024'te İsrail'i terk edenlerin yüzde 52'si İsrail doğumluyken, yüzde 48'i yurt dışında doğmuş kişilerden oluşuyordu. Kariv, açıklamasında şunları söyledi: “Netanyahu bu olguyu küçümsemeye çalıştı; ancak veriler bu asılsız iddiayı çürütüyor.” Yedioth Ahronoth'un aktardığı diğer çarpıcı istatistikler göçmenler arasındaki eğitim düzeyine ilişkin. Rakamlar açık bir beyin göçüne işaret ediyor. 2022'de ülkeyi terk edenlerin yüzde 33,2'si lisans mezunu iken bu oran toplumda yüzde 21,5 düzeyinde kalıyor. Yüksek lisans yapanların oranı göçmenler arasında yüzde 23,5 ile toplum genelindeki oranın (yüzde 11,9) iki katına ulaşıyor. Doktora sahiplerine ilişkin tablo ise daha da çarpıcı. Göçmenler arasındaki oran yüzde 3,7 iken toplum genelinde bu oran yalnızca yüzde 0,8. Veriler uzmanlık alanına göre incelendiğinde, İsrail'de matematik doktorası sahiplerinin yüzde 25'inin, bilgisayar bilimleri doktorası sahiplerinin yüzde 22'sinin, genetik bilimcilerin yüzde 19'unun ve üst düzey fizikçilerin yüzde 17'sinin en az üç yıldır yurt dışında ikamet ettiği görüldü. Kariv, şunları söyledi: “Bu, geleceğin bilim insanları ve girişimcilerinin nüfus içindeki oranlarının çok üzerinde bir hızla İsrail'i terk ettiği anlamına geliyor. İsrail'in beşerî sermayesi heba ediliyor. Bu durum, ülkenin geleceği için stratejik bir tehdit oluşturuyor. Ancak kimse durumun ciddiyetinin farkında değil." Bu rapor, daha önce yayımlanan kaygı verici verilerin üstüne geliyor. 2021 yılına kadar yıllık ortalama 40 bin 500 olan göç rakamı 2022'de 59 bin 400'e yükseldi, 2023'te ise 82 bin 800 ile sert bir sıçrama kaydetti. 2024'te 69 bin 500'e gerileyen rakam, Kovid-19 salgını öncesi yıllara kıyasla hâlâ belirgin biçimde yüksek seyrediyor. İsrail'e geri dönenler sayısında da düşüş göze çarpıyor. 2009-2024 yılları arasında yıllık ortalama 24 bin 450 olan geri dönen sayısı, 2024'te yalnızca 18 bin 800'e geriledi. Merkezi İstatistik Ofisi verilerine göre 2022-2024 döneminde İsrailli göç dengesi -yeni göçmenler ve vatandaşlığa kabul edilenler hariç, ayrılanlar ile geri dönenler arasındaki fark- eksi 140 bin olarak gerçekleşti. Yargı düzenlemesi planı, akademik çevrelere yönelik baskılar ve kişisel güvenliğin çöküşü ile yaşanan bozulma arasında doğrudan bir bağ olduğunu söyleyen Kariv, hükümetin bu olguyu sınırlandırmak için harekete geçmesini talep etti. Kariv, demokratik değerlerin aşınmaya devam etmesinin, toplumsal kutuplaşmanın ve hükümetin görevlerini yerine getirmedeki başarısızlığının pek çok İsrailliyi ülkedeki geleceğini sorgulamaya ittiğinin açıkça görüldüğünü vurguladı. Şarku'l Avsat // Ramallah: Kifah Zebun

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.