Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kırmızı Et

bursaarena.com.tr - Kırmızı Et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırmızı Et haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin Haber

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sağlıklı kemik yapısı için Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz gibi ürünlerin tüketilmesini önerdi. İSTANBUL (İGFA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, konu hakkında önemli bilgiler verdi. Güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmak için sağlıklı yaşam,düzenli uyku ve doğru besinleri tüketmek gerekir.D Vitamini dışında kemiklerimizi güçlendirmek için hangi besinleri tüketmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Vücudun temel yapısını meydana getiren kemik ve eklemler, yıllara yenik düşüyor. Yaşın ilerlemesi ile beraber Osteoporoz(kemik erimesi), eklem kireçlenmesi(osteoartrit) gibi problemler sık görülmektedir. Kemikleri sağlıklı tutmak için öncelikli olarak yapılması gereken şey doğru beslenmedir. Bu bakımdan kemiklerin sağlam bir yapıda olması için öncelikli olarak güneş ışığı alma ve içinde D vitamini, kalsiyum ve mineral bakımından zengin olan gıdalar ile beslenilmelidir. Sağlıklı kemik için hangi besinleri tüketmek gerekiyor ? Güneş ışığı almak güçlü kemik için olmazsa olmaz bir durumdur. D vitamini için güneş ışığı hayli önemlidir. Güçlü kemiklerin bir diğer olmazsa olmazı da kalsiyum, ikincil olarak ise fosfordur. Kalsiyum süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagillerde; Fosfor ise en çok su ürünleri, tavuk ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. D vitaminin en önemli görevlerinden biri kemik sağlığını korumaktır. D vitamini hem Kalsiyumun sindirim sisteminden emiliminde görevli hem de kemik yapımında görevli olan hücreleri uyarıcı etkiye sahiptir. D vitamini balık yumurta, soya sütü, patates, süt ve süt ürünleri, mantar gibi gıdalarda belirgin olarak bulunmaktadır. Kemiklerin yapı taşlarından olan kollajen üretimini arttıran C vitamini, yeterli ölçüde alınmadığı zaman kemikler dayanıksız hale geliyor. C vitamini turunçgiller, kivi, çilek, yeşil biber, domates, karnabahar, biber gibi gıdalarda yoğun olarak bulunmaktadır. K vitamini kemik mineralizasyonunda görev alan bileşiklerin aktivasyonunda görev alıyor. K vitaminini zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çayda bol bulunuyor. Kemik kalite ve gelişimi için hayli önemli bir konumda bulunan B12 vitamini eksikliğinde kemik erimesi gelişmektedir. B 12 vitamini kırmızı et, yumurta, süt ürünlerinde en fazla bulunuyor. Hem vücut hem de kemiklerin alkali dengesinin temininde önemli rol alan potasyum, kalsiyumun vücutta uzun dönem kalmasında rol alıyor. Deniz ürünleri, patates, muzda yoğun olarak bulunmaktadır. A vitamininin de kemik gelişiminde önemli ölçüde katkısı saptanmıştır. Omega-3 ve 6 balık, keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunmakta ve kalsiyum emilimine yardımcı olmaktadır. Kemik sağlığını korumak neden önemli ? İlerleyen yaş ile beraber gerekli takviyelerden mahrum bırakılan kemikler sağlamlığını yitirmekte ve kırılgan hale gelmektedir. Kemikleri güçlendiren besinler nelerdir ? Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz. Kemik sağlığı için hangi besinlerden uzak duralım ? Tuz ve aşırı protein kalsiyum kaybına neden olarak kemik erimesine yol açabilmektedir. Sigara, alkol, stresli veya sedanter yaşamdan uzak durulmalı, kafein, çay fazla tüketilmemelidir. Asitli ve GDO’lu ürünlerden de titizlikle uzak kalınmalıdır. Kemik erimesine karşı önerileriniz ? Mutlaka spor veya egzersiz yapılmalı, bol su tüketilmeli, bilinçli olarak ağır metal zehirlenmeleri ve toksisite ile de mücadele edilmelidir.

Kurban Bayramında Doğru ve Dengeli Beslenmenin İpuçları Haber

Kurban Bayramında Doğru ve Dengeli Beslenmenin İpuçları

Özel Egepol Hastaneleri Uzman Diyetisyeni Cansu Kahraman, Kurban Bayramı'nda aşırı et ve tatlı tüketilmemesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban Bayramı’nda aşırı et ve tatlı tüketiminin ciddi kilo alımlarına ve önemli rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğini dile getiren Kahraman, bayramda doğru beslenme konusunda ipuçları verdi. Bayram sabahı güne hafif bir kahvaltı ile başlanması gerektiğini belirten Diyetisyen Cansu Kahraman, “Bayram haftası ve özellikle bayramın ilk günü hafif bir kahvaltıyla başlamak çok önemlidir. Çünkü hafif bir kahvaltı ile başlandığı zaman gün içerisinde yapılacak olan et tüketimlerinin sindirimi daha kolay olacaktır. Kesilen kurban etleri de mümkünse bir gün dinlendirildikten sonra tüketilmelidir. Bunun nedeni ise ilk kesildiği zaman etin sert olması ve sindirimini daha zor olmasıdır. Hemen tüketilmeyecek etler -18 derecede 3 ay saklanabilir” dedi. HAŞLAMA VEYA KAVURMA TERCİH EDİN Kurban etlerinin pişirilme şeklinin de önemli olduğunu vurgulayan Kahraman, “Kesilen etler öğle ya da akşam yemeğinde haşlama, ızgara ya da kavurma şeklinde kullanılabilir. Eğer etler kebap şeklinde tüketilecekse, etleri ateşe ve mangala çok yakın tutmamak gerekiyor. Kebap şeklinde tüketirken de etteki kuyruk yağlarını çok fazla kullanmamak gerekiyor. Çünkü bunlar kolesterol seviyelerini yükseltir. Haşlama yapılırken de yağlı et suyunu biraz dondurduktan sonra üzerinde biriken yağ tabakasını biraz alıp altta kalan et kısmını tüketmeyi tercih edin. Kavurma yaparken de etleri iç yağlarla kavurmamak gerekir. Eti kendi içerisindeki yağla kavurmak yeterlidir. Yani ekstra iç yağ ya da zeytinyağı ilave etmeye gerek yoktur” ifadelerini kullandı. ÖĞÜN BAŞINA 150 GRAM ET TÜKETİN Bayram süresince öğün başına en fazla 100-150 gr(yaklaşık 3-4 köfte büyüklüğünde) et tüketilmesini öneren Uzman Diyetisyen Cansu Kahraman ”Kurban bayramı boyunca kolesterol seviyeleri ciddi şekilde yükselebilir. Bu yüzden bu süre içinde 100-150 gramdan fazla et tüketilmesini tavsiye etmiyoruz. Yani örneğin öğle öğününde kırmızı et tüketildiyse eğer akşam öğününde sebze ve salata ağırlıklı beslenilmelisiniz. Et tüketirken yanında çok fazla ayran tüketilmemeli. Çünkü et ile yoğurt, ayran tüketimi aynı zamanda ödem oluşmasına sebep olabilir ve çok fazla ayran tüketimi demir emilimini engelleyebilir. Bunun yerine su tercih edilmeli. Etlerin yanında bol bol salata tüketilmeli, mevsimlik yeşilliklerinden tercih edilmeli. Bu da hem demir emilimini hem de C vitamini takviyesini olumlu etkiler” diye konuştu. Bayram süresince özelikle şerbetli tatlı tüketimlerinde aşırıya kaçılmamasının da önemli olduğunun altını çizen Kahraman, şöyle devam etti: “ Bayram ziyaretlerinizde şekerli yiyeceklerden uzak durmanız gerekir. Şerbetli tatlılardan ziyade daha çok sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Misafirliğe gidilirken ya da misafir ağırlanırken daha çok kuru meyvelerden hurma ve kuru yemişlerden ceviz/badem ve sağlıklı kan şekerini hızlı yükseltmeyecek tatlılar tercih edilmelidir”

Etin tüketilmeden önce buzdolabında dinlendirilmesi önemli Haber

Etin tüketilmeden önce buzdolabında dinlendirilmesi önemli

ANKARA (İGFA) - Türk Kanser Derneği gönüllü diyetisyeni Selin Zingin, Kurban Bayramı döneminde artan kırmızı et tüketimine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Zingin, kırmızı etin yüksek protein, demir, çinko ve B12 vitamini açısından değerli bir besin kaynağı olduğunu ancak tüketim kadar saklama, çözdürme ve pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı. Yeni kesilen etin ilk saatlerde sert bir yapıya sahip olduğunu belirten Zingin, bu durumun sindirimi zorlaştırabileceğini ve özellikle mide-bağırsak hassasiyeti olan kişilerde şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini ifade etti. Etin tüketilmeden önce buzdolabında dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Etin saklama ve çözdürme koşullarına da dikkat çeken Zingin, yanlış çözdürme yöntemlerinin bakteriyel üremeyi artırabileceğini belirterek, etin en güvenli şekilde buzdolabında yavaş çözdürülmesi gerektiğini kaydetti. Çözdürülen etin tekrar dondurulmaması gerektiğini vurgulayan Zingin, acil durumlarda sızdırmaz ambalaj içinde soğuk suyla çözdürme yönteminin tercih edilebileceğini aktardı. Pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından önemine değinen Zingin, etin yüksek ateşte veya doğrudan alevde pişirilmesinin risk oluşturabileceğini, yanmış ve kömürleşmiş bölümlerin ise kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Haşlama, fırında pişirme ve kısık–orta ateşte pişirme yöntemlerinin daha güvenli olduğunu ifade etti. Kanser tedavisi gören bireylerde beslenmenin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Zingin, bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların yalnızca tam pişmiş ve güvenli şekilde hazırlanmış etleri tüketmesi gerektiğini vurguladı. Çiğ ve pişmiş gıdaların temasının önlenmesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin enfeksiyon riskini azaltmada kritik rol oynadığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.