Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#KIRIKKALE

bursaarena.com.tr - KIRIKKALE haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, KIRIKKALE haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırıkkale’de üreticinin sökmek istediği lavanta bahçesine destek... 7 yıllık emek tarlada kalmadı Haber

Kırıkkale’de üreticinin sökmek istediği lavanta bahçesine destek... 7 yıllık emek tarlada kalmadı

Kırıkkale’nin Bahşılı ilçesinde 7 yıldır lavanta yetiştiriciliği yapan Mehmet ve Zübeyde Bozkurt çiftinin bahçesini sökme kararı, Auran Kozmetik’in devreye girmesiyle son buldu. Şirket, çiftin tüm lavantalarını satın aldı. Bahşılı ilçesine bağlı Karaahmetli köyünde lavanta yetiştiriciliği yapan Bozkurt çifti, bölgede bulunan distilasyon fabrikasının ekonomik nedenlerle kapanmasının ardından artan taşıma ve işleme maliyetleri nedeniyle üretimi sürdüremez hale geldi. 7 yıllık emeğin ardından bahçeyi sökme kararı alan çiftin yardım çağrısına Auran Kozmetik kayıtsız kalmadı. Şirket, lavantaların tamamını satın alırken marka çalışanları da hasat döneminde Karaahmetli köyüne giderek çiftle birlikte tarlada çalıştı. Toplanan lavantaların kurutularak şirketin ürün ve hediye gönderimlerinde dekoratif amaçla değerlendirileceği belirtildi. “ÜRÜNÜ DEĞİL, YEDİ YILLIK EMEĞİ SATIN ALDIK” Firma kurucusu Abdullah Karataş, çiftin üretimi artık ekonomik koşullar nedeniyle sürdüremediğini öğrendikten sonra harekete geçtiklerini söyledi. Karataş, bölgeye uygun ancak rekoltesi düşük bir lavanta çeşidinden söz ettiklerini belirterek, “Burada aslında ürünün yetişmemesi ya da yanlış bir ürün tercih edilmesi söz konusu değil. Ürünün yıllardır değerlendirildiği yakın distilasyon tesisinin kapanmasıyla birlikte taşıma ve işleme maliyetleri çiftimizin karşılayabileceği seviyenin üzerine çıkmış. Biz burada üründen önce, o ürünün arkasındaki yedi yıllık emeği gördük” dedi. HASATTA DA ÇİFTİN YANINDA OLDULAR Kurucu Karataş, desteğin yalnızca alımla sınırlı kalmadığını, şirket çalışanlarının da hasat için tarlaya indiğini belirtti. Bölgedeki üreticilerin alternatif ürün ve sürdürülebilir pazar imkanları konusunda desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Karataş, üretim kararı öncesinde çiftçilerin il ve ilçe tarım müdürlükleri, üniversiteler ve ziraat mühendislerinden destek almasının önemine dikkat çekerek, doğru tür seçimi ve pazar araştırmasının yıllarca verilen emeğin boşa gitmesini önleyebileceğini söyledi.

12 Eylül'de işkencelere maruz kalan vatandaşlar o karanlık günleri anlattı Haber

12 Eylül'de işkencelere maruz kalan vatandaşlar o karanlık günleri anlattı

12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçerken, millet iradesinin askıya alındığı o dönemin izleri hafızalardaki yerini koruyor. Kırıkkale'de yaşayan 3 darbe dönemi tanığı ise Filistin askısından elektrik işkencesine kadar maruz kaldıkları insanlık dışı uygulamaları unutamadıklarını söyledi. Türkiye'nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Kırıkkale'de yaşayan İzzet Yıldız, Mustafa Hulusi Ulusan ve İrfan Toptaş, 12 Eylül döneminde yaşadıkları işkence, baskı ve ağır cezaevi şartlarını anlattı. "İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık" 2 çocuk babası İzzet Yıldız (68), 13 Ekim'de gözaltına alındığını, önce askeri alaya, ardından emniyete götürüldüğünü ifade etti. Emniyette sorgulandığını ve işkence gördüklerini belirten Yıldız, daha sonra Ankara'daki C5'e götürüldüklerini anlatarak, "İnsanın aklının, hayalinin almayacağı işkenceler yaşadık. 16 metrekarelik bir odada 30 kişi betonun üzerinde yatıp kalkıyorduk. Yaklaşık 10 gün C5'te işkence gördük" dedi. C5'teki sorgunun ardından tutuklandığını belirten Yıldız, ifade verme sırasının kendisine 24 ay sonra geldiğini söyledi. İfadesini verdiği gün tahliye edildiğini, daha sonra ise beraat ettiğini ifade eden Yıldız, "İfade verme sırası bana 24 gün sonra gelseydi belki 24 gün yatacaktım ama 24 ay sonra geldiği için 24 ay cezaevinde kaldım" dedi. "Cezaevine gidince de başka bir eziyet başlıyordu" Gözaltı sürecinde maruz kaldıkları işkence yöntemlerini anlatan Yıldız, "İşkencelerden biri 'Filistin askısı'ydı. Omuzlarından bağlayıp askıya alıyorlardı. Belden aşağısı çıplak halde elektrik veriyorlardı. Gözlerimiz sürekli bağlıydı. İnsanlara ilgisi olmayan suçlamalar yöneltiliyordu. İşkenceye dayanamayan insan, önüne konulan her şeyi kabul edebilecek hale geliyordu. Cezaevine gidince de başka bir eziyet başlıyordu. Sabah saat 06.00'da kalkıyor, gün boyunca eğitim adı altında çeşitli uygulamalara maruz kalıyorduk" diye konuştu. "Bazı şeyler vardır; yaşanır ama anlatılamaz. Mamak da bizim için öyleydi" 2 çocuk babası emekli öğretmen Mustafa Hulusi Ulusan (70) da 12 Eylül döneminde cezaevinde kaldığını belirterek, o günleri aradan geçen yıllara rağmen unutamadığını söyledi. Mamak Askeri Cezaevi'ni kendi aralarında "taş medreseler" olarak adlandırdıklarını anlatan Ulusan, yaşadıklarının tarif edilmesinin güç olduğunu ifade etti. Ulusan, "O günlerin hiçbirini unutamadım. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen unutmak mümkün değil. Mamak çok farklı bir yerdi. Bazı şeyler vardır; yaşanır ama anlatılamaz. Mamak da bizim için öyleydi" şeklinde konuştu. "Onların çığlıklarını duymak da başlı başına bir işkenceydi" 13 Ekim'de gözaltına alındığını ve daha sonra C5 olarak adlandırılan yere götürüldüğünü anlatan Ulusan, burada arkadaşlarının işkenceye maruz kaldığını söyledi. Kendisine doğrudan elektrik verilmediğini belirten Ulusan, işkence gören arkadaşlarının çığlıklarını dinlemek zorunda kalmanın da başlı başına bir işkence olduğunu ifade etti. Ulusan, "13 Ekim'de gözaltına alındım. Daha sonra C5 denilen yere götürüldük. Orada arkadaşlarımız işkenceye tabi tutuluyordu. Bana doğrudan elektrik verilmedi ama işkence gören arkadaşlarımızın seslerini dışarıdan dinliyorduk. Onların çığlıklarını duymak da başlı başına bir işkenceydi" ifadelerini kullandı. "Biz avluda yüzüstü yatarken içeriden gelen sesleri dinliyorduk" Havanın soğuk olduğu dönemde dışarıda tutulduklarını anlatan Ulusan, işkence yapılacak kişinin içeri alındığını, kendilerinin ise avluda yüzüstü yatırılarak içeriden gelen sesleri dinlemek zorunda bırakıldığını söyledi. Alınan ifadelerin beğenilmemesi halinde yeniden yazdırıldığını anlatan Ulusan, daha sonra "kafes" olarak adlandırdıkları bölüme götürüldüklerini ve buradan mahkemeye çıkarıldıklarını söyledi. Ulusan, "Hava soğuktu, dışarıda yatıyorduk. İşkence yapılacak kişiyi içeri alıyorlardı. Biz avluda yüzüstü yatarken içeriden gelen sesleri dinliyorduk. İfadeler alındıktan sonra beğenilmeyen ifadeler geri gönderiliyordu. 'Yeniden yaz' deniliyor, ifadelerin istenilen şekilde düzenlenmesi isteniyordu. Daha sonra 'kafes' denilen yere götürüldük. Aslan kafesi gibi bir yer. Her tarafı demir parmaklıklarla çevriliydi. Ardından mahkemeye çıkarıldık" dedi. "Düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor" 18 ay cezaevinde kaldığını belirten Ulusan, koğuşlarda zaman zaman yaklaşık 85 kişinin kaldığını ve bir yatakta 3 kişinin yattığı dönemlerin olduğunu aktardı. Kış aylarında ısınmanın büyük problem olduğunu ifade eden Ulusan, verilen kömürün yetersiz kalması nedeniyle eski elbiseleri, postalları, ayakkabıları ve bulabildikleri diğer eşyaları yakarak ısınmaya çalıştıklarını dile getirdi. Ulusan, "24 yaşındaydım. Çok zor günlerdi. Unutmak mümkün değil. Aradan yıllar geçti ama bugün bile düşündüğümde tüylerim diken diken oluyor. Çok şey yaşadık ve hala o günlerin etkisini taşıyoruz" diye konuştu. "İşkenceye maruz kaldık" 2 çocuk babası İrfan Toptaş (68) da 12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi'nde 6 yıl kaldığını söyledi. MHP davasında yargılandıklarını belirten Toptaş, 22 Eylül 1980'de gözaltına alındığını ve gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi'ne götürüldüklerini dile getirerek, "12 Eylül döneminde Mamak Askeri Cezaevi'nde 6 yıl kaldım. MHP davasında yargılandık. 22 Eylül 1980'de gözaltına alındım. Gözaltı sürecinin ardından Ankara Mamak Cezaevi'ne götürüldük. C5'te yaklaşık bir hafta kaldık. Hem Kırıkkale'de hem de orada işkenceye maruz kaldık" dedi. Gözaltı sürecinin Kurban Bayramı'na denk geldiğini ifade eden Toptaş, bazı zamanlarda köpeklerin üzerlerine salındığını söyledi. Toplu namaz kılmanın yasak olduğunu belirten Toptaş, oruç tuttukları dönemlerde ise sabah verilen yiyecekleri iftar için akşam verilenleri de sahur için sakladıklarını anlattı. İddianamenin açıklanmasıyla idamla yargılandıklarını öğrendiklerini belirten Toptaş, daha sonra A1'e götürüldüklerini ve cezaevinde farklı koğuşlarda kaldıklarını söyledi. Son 3 yılın önemli bölümünü tecritte geçirdiklerini anlatan Toptaş, cezaevindeki baskının sürekli olduğunu ve 6 yılın sonunda tahliye edildiklerini ifade etti. Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Kırıkkale haberleri, bu bölümde hiçbir editoryal müdahale olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Kırıkkale Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Kırıkkale AK Parti İl Başkanı Akçay gençlerle buluştu Haber

Kırıkkale AK Parti İl Başkanı Akçay gençlerle buluştu

AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Mürsel Akçay ve Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, AK Parti Gençlik Kolları İl Teşkilatı ile bir araya geldi. Gençlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili sorularının cevaplayan Mürsel Akçay ve Mehmet Saygılı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin gerekliliklerini anlattı. Büyük Gençlik Buluşmasında gençlerin sorularını da cevaplayan Başkan Saygılı ve Akçay, geçmiş dönemlerde yaşanan hükümet krizlerini ve nedenlerini anlattılar. Gençlere hükümetin büyük destek verdiğini ifade eden AK Parti Gençlik Kolları il Başkanı Müjdat Yurtseven Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde seçilme yaşının 18’e indirilmesini kapsayan yasa tasarısının AK Partinin gençlere verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti. Yurtseven, referandum sürecinde AK Parti Kırıkkale Gençlik Kolları İl Teşkilatı olarak kapı kapı dolaşarak Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini anlatacaklarını dile getirdi. "Gençliğe duyulan güven ortada" Gençlerin bu ülkenin istikbali olduğunu belirten AK Parti İl Başkanı Mürsel Akçay, gençlerin sürekli tenkit edildiğini ve memleket meselelerinden uzak olmakla suçlandığını dile getirdi. Eleştirilen gençliğin 15 Temmuz sürecinde memleketine ne kadar sahip çıktığını bütün dünyanın görüdüğünü ifade eden Akçay, “Gençlerimiz mutlu ve gelişmiş bir Türkiye’nin umududur. Şimdi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ülkemizin geleceğinin garantisi olan gençlerimize 18 yaşında seçme ve seçilme hakkı tanınıyor. Yarının Türkiye’sini yönetecek olan gençlerimize 18 yaşında siyaset yapma ve temsil etme hakkı tanınıyor. Bu yasa tasarısı başta Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın olmak üzere AK Parti kadrolarının gençliğe olan güvenini bir kere daha ortaya koyuyor. Gelecekte ülkemizi yönetecek olan gençlerimizi bugün ülkenin idaresine ortak etmek gelecek için son derece önemlidir” dedi. "Gençler Siyasetin İçersinde" Gençlere geleceği hazırlamanın Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin en önemli ve öncelikli görevlerinden birisi olduğunu belirten Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’da, “AK Parti hükümetlerinden önceki dönemde gençlere verilen önem ve onlara tanınan yaşam hakkı bugünle kıyaslandığında oldukça gerilerdeydi. Bugünün gençleri ülkede 15 yıllık AK Parti iktidarı olduğu için koalisyon ve enflasyon kelimelerinden çok bir şey anlayamayabiliyor. Oysa bu kelimelerin anlamlarını bilen insanlar getirilmek istenen sistemin gerekliliğini çok iyi anlıyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bugün için gerekli olmakla birlikte yarının Türkiyesi için büyük ehemmiyet arz etmektedir. Genç nesillerimiz yarının Türkiye’sini yönetecek insanlar olarak bugün siyasetin içerisinde var oluyorlar. Buda ülkemizin geleceğini garanti altına almak demektir” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, AK Parti İl Başkanı Mürsel Akçay ve Gençlik Kolları İl Başkanı Müjdat Yurtseven gençlerin sorularını cevaplandırdılar.

Kırıkkale’de Gerçeğini Aratmayan Tatbikat Haber

Kırıkkale’de Gerçeğini Aratmayan Tatbikat

Kırıkkale’de 28 Şubat Sivil Savunma günü nedeniyle Osmangazi Mahallesi Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesinde AFAD, İtfaiye, UMKE ve 112 Acil Servis personelleri tatbikat düzenlendi. Programa Vali Mehmet İlker Haktankaçmaz, İl Jandarma Komutanı Alb. İsa Çakmak, Belediye Başkanvekili Mutlu Erol Bakır, AFAD İl Müdürü Mahmut Coşkun, Protokol üyeleri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Gerçeğini aratmayan tatbikatta, yangın ve kurtarma sahneleri tam not alırken AFAD ekiplerinin deprem anında müdahalesini canlandırılarak okul içerisindeki öğrencileri kurtardılar. Belediye itfaiye ekipleri yangına müdahale, yangın esnasında tahliye gibi konularda öğrencilere teorik ve uygulamalı eğitim verdiler. Okulda mahsur kalan bazı öğrencileri ise itfaiye ekiplerinin yangın merdiveni ile kurtarıldı. 112 Hızır acil ekiplerinin yaralılara müdahalesi gibi devam eden tatbikatta Belediye Başkanvekili Mutlu Erol Bakır, tatbikatı gerçekleştiren personele teşekkür ederek, “Sivil savunma ülkenin vazgeçilmez öğelerinden biridir. Savaşta, afetlerde, yangınlarda ve diğer arama-kurtarma faaliyetlerinde halkın can ve mal kaybını en aza indirme amacını taşıyan sivil savunmanın ülkemizde de önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Biz eğitim ve tatbikatlar yaparak insanları bu gibi durumlara hazırlamak için gayret sarf ediyoruz.” dedi. Programın sonunda araç ve gereçlerin bulunduğu sergi gezilerek bilgi verildi. Vali Mehmet İlker Haktankaçmaz ve Belediye Başkanvekili Mutlu Erol Bakır öğrenci ve personellerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Kırıkkale’de İşadamları istihdam için buluştu Haber

Kırıkkale’de İşadamları istihdam için buluştu

Kırıkkale Valisi Mehmet İlker Haktankaçmaz, şehrin işadamları ile "Çalışma Hayatında Milli Seferberlik" programı kapsamında buluştu. Çalışma hayatının taraflarıyla bir araya gelerek, ülkenin 2023 hedefleri doğrultusunda çalışmalarını ve teşviklerini anlatacaklarını belirten Vali Haktankaçmaz, "Cumhurbaşkanlığımızın başkanlığında yapılan toplantıda istihdam ile ilgili milli seferberlik başlatıldı. Bu program işverene yük getirmenin ötesinde o konuda destekleyecek, teşvik edecek uygulamaları yürürlüğe koydu. Bizim buradaki amacımız Kırıkkale ekonomisine yön veren ve temsil ettiğiniz kurumlar itibariyle, yaptığınız iş itibariyle Kırıkkale’nin ekonomisinde söz sahibi olanlarla ne yapabiliriz diye bir yol haritasını oluşturmak” dedi. Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Varlı ise istihdam seferberliğindeki bu projeye bütün güçleriyle destek vereceklerini söyledi. Program kapsamında üzerilerine düşen bütün yükü çekmeye hazır olduklarına dikkat çeken Ahmet Varlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve duyarlı iş adamları sayesinde ülkenin kısa zamanda düze çıkacağını kaydetti. TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Varlı “Projeye bizde Ticaret ve Sanayi Odası olarak elimizden gelen desteği vermeye ve üzerimize düşeni yapmaya çalışacağız. İnşallah bizde bu istihdam seferberliğine gücümüzün yettiğince katılacağız. Kendi firmam adına 2 işçi talebinde bulunacağım. Şuanda SGK’lı 25 işçim var. İş Kur’dan 1 Mart itibariyle başlaması adına 2 tane işçi istiyorum. Tüm esnaf ve iş adamı arkadaşlarıma örnek olsun. İnşallah bu sayı daha da artacak” dedi. Programda konuşmaların ardından işadamlarına, yeni teşvik programları hakkında bilgilendirildi.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Mehmet Demir; 16 Nisan’da ülkenin önünü açacağız” Haber

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Mehmet Demir; 16 Nisan’da ülkenin önünü açacağız”

AK Parti Kırıkkale Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon üyesi Mehmet Demir, Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçmekte olduğunu belirterek, “Şimdi önümüzde ülkemizin önünü açacak, ülkemizin önünü aydınlatacak, çok güzel günler yakındır” dedi. Geçmişte ülkeyi yönetmiş, yönetmeye talip olmuş, liderlerin hedefi olan hayali ilk kez Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti kadroları bir araya gelerek anayasa değişiklik teklifi paketini halkın önüne getirdiklerini söyleyen Demir, “100 sene milletvekilliği yapsam belki bu kadar ülkemizin geleceğine hizmet etmiş olamazdım” şeklinde konuştu. Anayasa değişiklik teklifi paketinde yer alan 18 yaş konusunda da gençlere çağrıda bulunan Milletvekili Demir, “Özellikle gençlerin kafasını karıştırmak istiyorlar. 18 yaşındaki gence diyeceksin ki sen seç. Cumhurbaşkanını seç, Başbakanı seç, Milletvekilini seç, belediye meclis üyesini seç, il genel meclis üyesini seç, muhtarı seç. Seç ama seçilme. Yani 18-25 yaş arasında yaklaşık 9 milyon insan seçme hakkına haiz, seçilme hakkına haiz değil. Böyle bir şey olamaz” dedik. Gençlerimizin Meclise girmemeleri için, belediye başkanı olmamaları için sabahlara kadar mecliste direndiklerini ama başaramadılar söyleyen Demir, “Şimdi haklın önüne geldi. İnşallah halkta da başaramayacaklar” şeklinde konuştu. Ecdadımızın 21 yaşında İstanbul’u fetih ettiğinden dem vuracağız, hem 20 yaşındaki gencin eline silahı verip düşman ile PKK ile FETÖ ile savaştıracağız sonrada sen seçilme mantığının doğru olmadığını savunan Mehmet Demir, “Kırıkkale’de Türkiye ortalamasının çok üzerinde Evet Oy’u alacak. Bu sonucu almak için gece gündüz halk ile beraber mücadele ederek 16 Nisan’da ülkenin önünü açacağız” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.