Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kenya

bursaarena.com.tr - Kenya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kenya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı sıcaklarla mücadele: Kentler hangi önlemleri alıyor? Haber

Aşırı sıcaklarla mücadele: Kentler hangi önlemleri alıyor?

Dünyanın dört bir yanındaki kentler, küresel ısınmanın bir sonucu olan aşırı sıcakların etkisini azaltmak ve yaşamı iklim değişikliğine uygun hale getirmek için yeni çözümler geliştiriyor. Kentler aşırı sıcaklara karşı özellikle savunmasız. Kaldırımların soba gibi ısındığı ve geceleri uyumanın zorlaştığı günler giderek daha sık yaşanıyor. Yoğun yapılaşmış kent alanları, asfalt yolları, su geçirmeyen yüzeyleri ve sınırlı yeşil alanları nedeniyle çevredeki kırsal bölgelere göre 10 ila 15 derece daha sıcak olabilen ısı adalarına dönüşüyor. Bu ek sıcaklık kentlerin kritik altyapıları üzerinde baskı yaratırken halk sağlığını da olumsuz etkiliyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre her yıl yaklaşık yarım milyon kişi sıcağa bağlı nedenlerle yaşamını yitiriyor. Fosil yakıt kullanımından kaynaklanan iklim değişikliği, önümüzdeki yıllarda daha sık, daha şiddetli ve daha erken başlayan sıcaklık aşırılıklarına yol açacak. Ancak dünya nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapan kentler yaşanabilir kalabilmek için uyum ve dayanıklılık stratejileri geliştiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Henri P. Kluge, Bonn'da düzenlenen BM iklim görüşmelerine hazırlık toplantısında sıcaklığa karşı alınabilecek önlemleri tanıtırken, "Sıcak sessiz bir katildir ama kaçınılmaz değildir. Araçlarımız var, şimdi bunları kullanmalıyız" demişti. Düsseldorf'taki Kö-Bogen II binasının bitkilerle kaplı cephesi, kent iklimini iyileştirmeyi amaçlayan mimari yaklaşımlara örnek gösteriliyor. Avrupa kentlerinde aşırı sıcaklara karşı binaların ve kamusal alanların iklim değişikliğine uyarlanması önem kazanıyor. Fotoğraf: Hans-Juergen Bauer/epd/picture alliance Sıcaklığın niteliği değişti Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Teresina kentinde sürdürülebilirlik alanında çalışan Leonardo Madeira Martins, "Bugün sıcaklık artık yalnızca yerel bir iklim özelliği değil. Kent yaşamını, halk sağlığını, ekonomiyi ve sosyal çevreyi etkileyen bir sorun haline geldi" saptamasını yapıyor. Tropikal iklimi ve yeşil alanlarıyla tanınan şehirde sıcaklıkların artık sık sık 40 derecenin üzerine çıktığını belirten Martins, bunun ulaşımı, uyku düzenini, üretkenliği ve yaklaşık 870 bin kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini söylüyor. Antalya'nın değişen iklimle imtihanı Yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği yapacak Antalya'da da benzer bir değişim gözleniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi iklim uzmanlarından Melike Kireçcibaşı, "Antalya yazların her zaman sıcak geçtiği bir Akdeniz kentidir. Ancak sıcaklığın niteliği değişti" diyor. DW'ye konuşan Kireçcibaşı, sıcak hava dalgalarının daha erken başladığını, daha uzun sürdüğünü ve daha sık görüldüğünü belirtiyor. Bu eğilimin özellikle yoğun nüfuslu kent merkezlerinde yüzyılın ortalarına doğru daha da belirginleşebileceğini söylüyor ve ekliyor: "Bu durum nüfusu 2 milyon 600 bini aşan kentimiz üzerinde, sağlık hizmetlerimizde, enerji ve su sistemlerimizde ve her yaz ağırladığımız milyonlarca ziyaretçi üzerinde giderek daha büyük baskı oluşturuyor." Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Antalya, 9-20 Kasım 2026'da COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na ev sahipliği yapacak.. Fotoğraf: DHA/DW En büyük risk grubu: Çocuklar, yaşlılar ve hastalar Evler, iş yerleri ve diğer binalar aşırı sıcak dönemlerinde insanları koruyabiliyor. Ancak sıcaklıkların gece boyunca da yüksek seyretmesi durumunda aşırı ısınan binalarda yaşayanlar serinleyemiyor. Bu durum özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler açısından büyük risk oluşturuyor. Kireçcibaşı, Antalya'nın binaları hava koşullarına uygun hale getirmeyi ve insanların sıcakla birlikte yaşayabilmesini sağlamayı hedeflediğini belirtiyor. Bu yaklaşım klima sistemleri de kapsıyor. Ancak amaç yalnızca soğutma sistemleri kurmak değil, aynı zamanda binaların soğutma ihtiyacını azaltmak. Avrupa Birliği (AB) destekli bir sıcaklık risk analizi kapsamında uydu verileri ve iklim projeksiyonları kullanılarak sıcaklıktan en fazla etkilenecek bölgeler belirleniyor. Kentin stratejisi daha fazla gölge sağlayan, ısıyı yansıtan ya da yalıtım sağlayan yapı tasarımlarını içeriyor. Yeşil çatılar, kamusal su noktaları ve enerji verimliliği uygulamaları da çözüm önerileri arasında yer alıyor. Kireçcibaşı, bunun sonucunda soğutmanın daha ekonomik, daha erişilebilir ve daha düşük karbonlu hale gelebileceğini belirtiyor. Yaşlılar, çocuklar ve hastalar için aşırı sıcaklara karşı erişilebilir serinleme alanları ile yakın takip, sıcaklıkla mücadele planlarının önemli unsurları arasında yer alıyor.. Fotoğraf: Stephane Mahe/REUTERS Brezilya'da eşitsizlikler sorunu büyütüyor Brezilya'da yapısal sorunlar ve sosyal eşitsizlikler de sıcaklığın etkisini artırıyor. Martins, "Teresina gibi orta gelirli bir kentte her aile sürekli klimaya erişemiyor" bilgisini veriyor. Özellikle yetersiz havalandırmaya sahip evlerin bulunduğu ve ağaç örtüsünün sınırlı olduğu yoksul mahallelerde bunun önemli bir halk sağlığı sorununa neden olduğunu belirtiyor. BM destekli bir araştırma, aşırı sıcakların özellikle dezavantajlı bölgelerde yaşayan hamile kadınlar ve bebekler üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyuyor. Martins, bu veriler sayesinde hamilelik döneminde sıcakla başa çıkmaya yardımcı olacak bilgi ve kaynaklara erişimi içeren yeni bir strateji geliştirildiğini söylüyor. Kent aynı zamanda kent ormanlarını, sulak alanları ve yeşil koridorları korumaya ve genişletmeye çalışıyor. Gölgelikli topluluk bahçeleri ve ortak kamusal alanlar da bu planın bir parçasını oluşturuyor. Hava istasyonları ve gerçek zamanlı veriler Bir başka Brezilya kenti Fortaleza ise sıcaklığa karşı 10 hava istasyonundan oluşan bir ağ kurdu. Bu sistem, sıcaklık, nem ve morötesi ışın düzeylerine ilişkin verileri gerçek zamanlı olarak paylaşıyor. Fortaleza Belediye Başkanı Evandro Leitao, bu bilgilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasının aşırı sıcakların riskleri konusunda ortak bir bilinç oluşturmayı ve çözüm geliştirilmesini teşvik etmeyi amaçladığını vurguluyor: "Bu bilgileri şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşarak aşırı sıcakların riskleri konusunda ortak bir bilinç oluşturmayı ve çözüm geliştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyoruz." Brezilya'nın Fortaleza kentindeki Conjunto Palmeiras mahallesinde bir binaya kurulan güneş panelleri. Yenilenebilir enerji, aşırı sıcaklar ve yükselen enerji maliyetleri karşısında önem kazanıyor.. Fotoğraf: Joaquim Melo/Divulgação Sıcakla yaşamayı bilen bir kuşak yetiştirmek Fortaleza, aşırı sıcaklara karşı mücadelesinde devlet okullarına öncelik veriyor. Kent yönetimi 2028 yılına kadar tüm okullarda klima sistemi kurmayı hedefliyor. Bu sistemlerin bir kısmının güneş enerjisiyle çalışması öngörülüyor. Ayrıca betonlaşmış okul bahçelerinin yeniden yeşillendirilmesi planlanıyor. Leitao, yüksek sıcaklıkların öğrencilerin sağlığını, dikkatini ve öğrenme sürecini doğrudan etkilediğini belirtiyor: "Yüksek sıcaklıkların öğrencilerin sağlığını, dikkatini ve öğrenme sürecini doğrudan etkilediğini biliyoruz." Okullar, Kenya'nın Mombasa kentinin kuzeydoğusundaki Kilifi bölgesinde de önemli rol oynuyor. Ormansızlaşmayı tersine çevirmeyi amaçlayan devlet destekli kulüpler, yatılı okullarda ve kolejlerde öğrencilere gölge sağlayacak ağaçların nasıl dikileceğini ve korunacağını öğretiyor. Kilifi bölgesinin enerji direktörü Wilfred Kenga Baya, öğrencilerin evlerine döndüklerinde kendi bahçelerine ağaç diktiklerini belirtiyor ve ekliyor: "Çevreyi korumayı ve sıcaklığın etkilerini azaltmayı bilen yeni bir kuşak yetiştiriyoruz." Kenya'nın Mombasa yakınlarındaki Kilifi bölgesinde öğrenciler, ormansızlaşmaya karşı ağaç dikmeyi ve bakımını öğreniyor.. Fotoğraf: Philippe Lissac/Godong/picture alliance Güneş enerjisiyle serinleme Baya, Kilifi'nin uzak bölgelerinde yaşayan insanların düzensiz elektrik hizmeti ve sınırlı kaynaklar nedeniyle sıcaklardan korunmakta zorlandığını söylüyor. Bu nedenle yerel yönetim, sağlık merkezleri, okullar ve evler gibi tesislerde merkezi olmayan güneş enerjisi sistemlerine öncelik veriyor. Baya, "Yenilenebilir enerjinin kullanımı son yıllarda gerçekten büyük ölçüde arttı" diyor. Yaklaşık 1,5 milyon kişinin yaşadığı bölgede birçok kişi artık fosil yakıt kullanan sistemler yerine güneş enerjisiyle çalışan vantilatörlere ve pişirme cihazlarına yöneliyor. Baya, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bu mikro şebekeler, uzun ve kırılgan enerji iletim hatlarına bağımlı olmadan temel hizmetlerin sürdürülmesini sağlıyor." Martin Kübler / DW

Afrika göç alarmı veriyor Haber

Afrika göç alarmı veriyor

Dünya Mülteciler Günü kapsamında açıklanan veriler, Afrika'da milyonlarca kişinin savaş, yoksulluk ve iklim değişikliği nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını ortaya koydu. Afrika kıtası, savaşlar, siyasi istikrarsızlık, etnik çatışmalar ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle dünyanın en büyük zorunlu göç ve yerinden edilme krizlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) verilerine göre, Afrika'da milyonlarca kişi, çatışmalar ve insani krizler nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalırken kıta, aynı zamanda dünyanın en fazla mülteciye ev sahipliği yapan bölgelerinden biri olmayı sürdürüyor. 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü kapsamında değerlendirildiğinde, Afrika'daki yerinden edilme hareketlerinin büyük kısmının kıta içinde gerçekleşmesi dikkati çekiyor. Afrikalı göçmenlerin ve mültecilerin önemli bölümü, komşu ülkelere sığınarak güvenlik ve geçim imkanı arıyor. UGANDA: AFRİKA'NIN EN BÜYÜK MÜLTECİ EV SAHİBİ Doğu Afrika'da yer alan Uganda, 2 milyona yakın sığınmacıya ev sahipliği yaparak Afrika'nın en fazla mülteci barındıran ülkesi konumunda bulunuyor. Ülkedeki mültecilerin büyük bölümünü Güney Sudan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Somali'den kaçan kişiler oluşturuyor. Ancak artan nüfus baskısı, finansman eksikliği ve insani yardım kaynaklarının azalması nedeniyle Uganda'daki mülteci kamplarında gıda güvenliği, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi zorluklar yaşanıyor. SUDAN KRİZİ, KITANIN EN BÜYÜK İNSANİ FELAKETLERİNDEN BİRİ HALİNE GELDİ Afrika'daki yerinden edilme krizlerinin merkezinde son yıllarda Sudan bulunuyor. Nisan 2023'te Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında başlayan çatışmalar, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Sudan'dan kaçan yüz binlerce kişi, Çad, Güney Sudan, Mısır, Etiyopya ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sığındı. Sudan'da yaşananların, dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen yerinden edilme krizlerinden biri olduğu belirtiliyor. ÇAD VE GÜNEY SUDAN AĞIR YÜK TAŞIYOR Sudan'dan kaçan mültecilerin önemli bir kısmı komşu Çad'a yerleşirken ekonomik imkanları son derece sınırlı olan ülke, artan insani ihtiyaçlarla mücadele ediyor. Benzer şekilde Güney Sudan da hem iç istikrarsızlıkla mücadele ederken hem de Sudan'dan gelen yüz binlerce mülteciyi ağırlamak zorunda kalıyor. Doğu Afrika'nın iki önemli ülkesi Etiyopya ve Kenya da uzun yıllardır Somali, Güney Sudan, Eritre ve Sudan kaynaklı mülteci akınlarının başlıca adresleri arasında yer alıyor. Kenya'daki Dadaab ve Kakuma kampları, dünyanın en büyük mülteci yerleşimleri arasında gösteriliyor, Etiyopya da bölgesel çatışmalardan kaçan yüz binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor. GÜNEY AFRİKA, EKONOMİK GÖÇÜN BAŞLICA MERKEZİ Afrika'daki göç hareketlerinin tamamı zorunlu nedenlere dayanmıyor. Kıtanın en gelişmiş ekonomilerinden Güney Afrika Cumhuriyeti, milyonlarca uluslararası göçmeni çekmeye devam ediyor. Özellikle Zimbabve, Mozambik, Malavi ve diğer Afrika ülkelerinden gelen göçmenler, iş ve yaşam imkanları nedeniyle ülkeye yöneliyor. Ancak Güney Afrika'da son yıllarda yüksek işsizlik oranları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle yabancı karşıtı söylemlerin ve şiddet olaylarının arttığı görülüyor. BATI AFRİKA'NIN ÇEKİM MERKEZİ: FİLDİŞİ SAHİLİ VE NİJERYA Batı Afrika'da Fildişi Sahili, özellikle Burkina Faso, Mali ve Gine başta olmak üzere komşu ülkelerden gelen göçmenler için önemli bir ekonomik merkez olarak öne çıkıyor. Kakao ve tarım sektörünün yanı sıra inşaat, ticaret ve hizmet alanlarında sunduğu istihdam olanakları dolayısıyla ülke, bölgenin en fazla göç alan ekonomilerinden biri konumunda bulunuyor. Nijerya ise hem Batı Afrika'nın en büyük ekonomisi hem de Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) çerçevesindeki serbest dolaşım uygulamalarının etkisiyle milyonlarca uluslararası göçmene ev sahipliği yapıyor. Bununla birlikte Nijerya, aynı zamanda Afrika'nın en büyük iç yerinden edilme krizlerinden birini yaşıyor. Ülkenin kuzeydoğusunda terör örgütleri Boko Haram ve DEAŞ'ın Batı Afrika kolu ISWAP'ın yıllardır süren saldırıları, milyonlarca kişinin evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden olurken silahlı çetelerin fidye amaçlı saldırıları, çiftçi-çoban çatışmaları ve etnik gerilimler de özellikle kuzeybatı ile orta kuşak bölgelerinde zorunlu göçü artırıyor. Ülkede güvenlik sorunları ile ekonomik kırılganlıkların bir araya gelmesi, Nijerya'yı hem göç veren hem de göç alan ülkelerden biri haline getiriyor. SAHRAALTI AFRİKA'DAN LİBYA ÜZERİNDEN AVRUPA'YA UZANAN GÖÇ ROTASI Afrika'daki göç hareketlerinin büyük bölümü kıta içinde gerçekleşse de her yıl on binlerce kişi, Sahra Çölü'nü aşarak Libya ve Tunus üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor. Özellikle Nijer, Nijerya, Mali, Burkina Faso, Gine, Sudan, Eritre ve Somali'den yola çıkan göçmenler, düzensiz göç rotalarını kullanarak önce Kuzey Afrika ülkelerine ulaşıyor. Libya, uzun süredir Orta Akdeniz güzergahının en önemli geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken göçmenler, insan kaçakçılarının faaliyetleri, kötü yaşam koşulları ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Libya kıyılarından hareket eden düzensiz göçmenler, Akdeniz üzerinden başta İtalya'nın Lampedusa Adası olmak üzere Avrupa'nın güney kıyılarına ulaşmaya çalışıyor ancak bu rota, aşırı yüklenmiş tekneler, olumsuz hava koşulları ve insan kaçakçılığı nedeniyle dünyanın en tehlikeli düzensiz göç güzergahlarından biri olarak kabul ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.