Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kentsel Dönüşüm

bursaarena.com.tr - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk doğal taş sektöründen Özbekistan'da güçlü temaslar Haber

Türk doğal taş sektöründen Özbekistan'da güçlü temaslar

Doğal taş ihracatında 1 milyar dolar hedefine ulaşmak için sektörel ticaret heyetleri, fuarlar ve alım heyetlerine yoğunlaşan Ege Maden İhracatçıları Birliği 15 firmayla Özbekistan’a çıkarma gerçekleştirdi. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu Özbekistan Taşkent’te mega kentsel dönüşüm projesi Yangi Tashkent (Yeni Taşkent)’in inşasında Türk doğal taşlarının maksimum kullanılması için Özbek mimarlar ve ithalatçılardan oluşan 43 firmayla 300 civarında ikili iş görüşmesi yaptıklarını, ticaret heyetinin meyvelerini kısa sürede almayı beklediklerini dile getirdi. Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti’nin 2026-2030 stratejik planlarının ilk ve en önemli halkasını oluşturduğunu paylaşan Alimoğlu; “Özbekistan Sektörel Ticaret Heyeti programımızı başarıyla tamamladık. Türk doğal taş ihracatçılarımız Taşkent’te hem dev projeleri yerinde inceledi hem de Özbek alıcılarla stratejik B2B görüşmelerine imza attık. Özbekistan’ın vizyoner modern kentsel dönüşüm yatırımı olan Yeni Taşkent Proje Alanı’nı ziyaret ettik. Yeni Taşkent Şehri İnşaat Direktörlüğü Kıdemli Uzmanı Khumoyiddin Abrakhmatov rehberliğinde gerçekleşen incelemede, projenin büyüklüğü ve Türk doğal taş sektörü için sunduğu yüksek tedarik potansiyeli değerlendirildi” diye konuştu. Özbekistan’da doğal taş satış ve sergileme noktalarını da ziyaret ettiklerinin altını çizen Başkan Alimoğlu şöyle devam etti: “Bölgedeki taş çeşitliliği, ürün tercihleri, pazar trendleri ve yerel müşteri talepleri hakkında bilgi aldık. Gerçekleştirilen saha temasları sayesinde Türk doğal taş firmaları, Özbekistan pazarındaki güncel ürün beklentilerini ve proje bazlı ihtiyaçları doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. Ege Maden İhracatçıları Birliğimizin 800 milyon dolar olan yıllık doğal taş ihracatını 1 milyar dolara taşırken Özbekistan pazarı itici güç olacak. EMİB olarak 2025 yılında Özbekistan’a 11 milyon dolarlık doğal taş ihraç etmişken, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde 15 milyon dolara ulaştık. 2026 yılındaki 8 aylık performansımız Özbekistan’a ihracatta ilerleyen süreçte daha da güç kazanacağımıza inancımızı artırdı.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Özbekistan Ticaret Heyeti’nde B2B programına katılarak destek veren Taşkent Ticaret Başmüşaviri Sayın Suavi Önal’a katkılarından dolayı teşekkür eden EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, 2026 yılının kalan diliminde Ekim ayında Fas’a, Kasım ayında İspanya’ya sektörel ticaret heyeti düzenleyerek 2026 yılını tamamlayacaklarını ve 2027 yılı pazarlama faaliyetlerine yoğunlaşacaklarını sözlerine ekledi.

İstanbul’a 15 bin kiralık konut... "Yarısı Bizden Kampanyası" yılsonuna kadar uzatıldı Haber

İstanbul’a 15 bin kiralık konut... "Yarısı Bizden Kampanyası" yılsonuna kadar uzatıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada ekonomiden dış politikaya, sosyal konut projelerinden kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, İstanbul’da 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konut yapılacağını ve başvuruların 14 Eylül’de başlayacağını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye ekonomisine ilişkin son verileri paylaşırken, konut projeleri ve İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin yeni hedefleri de duyurdu. İHRACATTA AĞUSTOS REKORU Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde ihracattaki artışa dikkat çeken Erdoğan, ağustos ayı mal ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Bunun ağustos ayları bazında ihracat rekoru olduğunu belirten Erdoğan, 2026'nın ilk 8 ayında ihracatın yüzde 4 artışla 185 milyar dolara ulaştığını söyledi. Yıllıklandırılmış ihracatın da yüzde 4,2 artarak 280,3 milyar dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, yıl sonu hedefi olan 282 milyar dolara ulaşmak için geriye yalnızca 1,7 milyar dolarlık fark kaldığını ifade etti. İSTANBUL’A 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUT Erdoğan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri sosyal konut projesi oldu. “Ev Sahibi Türkiye” projesi kapsamında 81 ilde 500 bin sosyal konut için kura sürecinin başlatıldığını hatırlatan Erdoğan, ilk anahtarların 2027 Mart ayında teslim edilmeye başlanacağını söyledi. İstanbul’da yapılacak 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konut inşa edileceğini açıklayan Erdoğan, kiralık konut başvurularının 14 Eylül’de başlayacağını, ilk 1000 konutun kurasının ise ekim ayında çekileceğini duyurdu. Konutların piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşların kullanımına sunulacağı belirtildi. “YARISI BİZDEN” 2027 SONUNA KADAR UZATILDI İstanbul’daki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Erdoğan, “Yarısı Bizden” kampanyası kapsamında bugüne kadar 108 bin 881 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını söyledi. Bu kapsamda yaklaşık 500 bin vatandaşın güvenli konutlara kavuşturulduğunu belirtti. 435 bin 683 bağımsız bölümün yapım sürecinin de başlatıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıl sonuna kadar bu sayının 500 binin üzerine çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca İstanbullulara yeni bir müjde vererek, bu yıl sonunda sona ermesi planlanan “Yarısı Bizden” kampanyasının süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldığını açıkladı. Böylece gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşların kampanyadan faydalanmasının önü açılmış oldu.

İnşaat sektöründe yavaşlama sinyali... Hazır Beton Endeksi geriledi Haber

İnşaat sektöründe yavaşlama sinyali... Hazır Beton Endeksi geriledi

Türkiye Hazır Beton Birliği’nin Temmuz 2026 raporuna göre, hazır beton sektöründe faaliyet, beklenti ve genel endeks gerilerken güven sınırlı ölçüde arttı. Tüm endekslerin yıllık bazda negatif bölgede kalması, sektörde daralma baskısının sürdüğüne işaret etti. ANKARA (İGFA) - Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB) aylık olarak açıkladığı Hazır Beton Endeksi’nin Temmuz 2026 raporu, inşaat sektöründe sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Haziran ayında özellikle faaliyet göstergesinde görülen toparlanma temmuzda zayıflarken, Güven Endeksi sınırlı bir artış gösterdi. Buna karşılık Faaliyet, Beklenti ve Hazır Beton Endeksleri geriledi. Haziran ayında 100,10 seviyesine yükselen Faaliyet Endeksi, temmuzda 0,57 puan düşerek 99,53 oldu. Endeksin yeniden 100 eşik değerinin altına gerilemesi, hazirandaki toparlanmanın sürdürülemediğini gösterdi. Bununla birlikte endeksin 100 seviyesine yakın seyretmesi, sektörde sert bir daralmadan ziyade sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Hazır Beton Endeksi de 99,3 seviyesinden 99,2’ye geriledi. Beklenti Endeksi 99,4’ten 99,1’e düşerken, Güven Endeksi ise 98,5’ten 98,9’a yükseldi. Ancak güven göstergesinin 100 eşik değerinin altında kalması, sektör temsilcilerinin temkinli yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koydu. YILLIK BAZDA TÜM GÖSTERGELER GERİLEDİ Temmuz ayı verilerinde tüm endeksler geçen yılın aynı dönemine göre negatif bölgede yer aldı. Yıllık bazda en belirgin düşüş yüzde 1,5 ile Faaliyet Endeksi’nde gerçekleşti. Bunu yüzde 1,2 ile Beklenti Endeksi ve yüzde 1,1 ile Hazır Beton Endeksi izledi. Güven Endeksi ise yüzde 0,5 geriledi. Veriler, üçüncü çeyreğin başlangıcında inşaat sektöründe geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralma baskısının devam ettiğini gösterdi. THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, temmuz ayında tüm endekslerin yıllık bazda gerilediğine dikkat çekerek, hazır beton sektöründeki daralma baskısının sürdüğünü belirtti. Işık, en belirgin düşüşün Faaliyet Endeksi’nde yaşandığını ve bunun sahadaki fiili iş hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yavaşladığına işaret ettiğini söyledi. İnşaat sektörünün mevcut durumunu da değerlendiren Işık, dezenflasyon sürecinin ve gerileyen yıllık enflasyonun olumlu beklentiler oluşturmasına karşın yüksek borçlanma maliyetleri ve sıkı parasal koşulların sektörde dengeleme sürecini sürdürdüğünü ifade etti. Krediye erişimdeki zorlukların ve yüksek finansman maliyetlerinin özellikle özel sektörün konut ve ticari gayrimenkul yatırımlarını sınırladığını belirten Işık, buna karşılık kentsel dönüşüm, deprem bölgesindeki konut ve altyapı çalışmaları ile kamu projelerinin sektörün temel taşıyıcıları olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Işık’a göre önümüzdeki dönemde sektörde kalıcı toparlanmanın sağlanması; dezenflasyon sürecinin devam etmesine, olası faiz indirimlerinin finansman koşullarında yaratacağı rahatlamaya ve gayrimenkul piyasasında ertelenmiş talebin gerçek talebe dönüşme hızına bağlı olacak.

JMO Güney Marmara Şubesi Başkanı Mehmet Yıldız: 27 yıl daha kaybedemeyiz Haber

JMO Güney Marmara Şubesi Başkanı Mehmet Yıldız: 27 yıl daha kaybedemeyiz

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem riskine karşı bilimsel ve kamusal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. “Deprem bir doğa olayıdır; afete dönüşmesi ise yanlış kararların sonucudur” diyen Yıldız, 'Yarısı Bizden' kampanyasının Güney Marmara'ya da uygulanmasını isteyerek "1 birim maliyetle önlemek mi, 6 birimle ödemek mi?" sorusunu yöneltti. BURSA (İGFA) - 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye ve afet risklerini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığını ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlatan Yıldız, depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. “DEPREM BİR DOĞA OLAYI, YIKIM KADER DEĞİL” Depremin tek başına afete neden olmadığını belirten Yıldız, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının riskleri büyüttüğünü ifade etti. Yıldız, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi veya dönüştürülmesi ise yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” dedi. Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında ne yapılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Yıldız, kentlerin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının ve yapı güvenliğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. “MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI HIZLA TAMAMLANMALI” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını vurgulayan Yıldız; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, yerleşime uygun alanların bilimsel verilerle belirlenmesi ve imar kararlarının bu veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulunan Yıldız, mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI” Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Yıldız, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme faaliyetine indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, riskli yapıların yenilenmesi kadar riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını kaydetti. “GÜNEY MARMARA NEDEN KAPSAM DIŞINDA?” Açıklamasında “Yarısı Bizden” kampanyasına da değinen Yıldız, İstanbul’da uygulanan finansman modelinin Güney Marmara illerinde de uygulanması gerektiğini savundu. Yıldız, İstanbul’da riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 17 olduğunu, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu öne sürerek, “Olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek’ mi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?” sorusunu yöneltti. '1' İLE ÖNLEMEK Mİ, '6' İLE ÖDEMEK Mİ? Mevcut riskli yapı stoğunu eritmek amacıyla devreye alınan en güçlü mekanizmanın 2026 yılında da ana strateji olan “Yarısı Bizden” kampanyası olduğunu ifade eden JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen bu modelde, her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu şekilde Bakanlığın her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin TL’lik finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Bu finansal modelin amacı, inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle kentsel dönüşüme giremeyen dar ve orta gelirli vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir. Ancak riskli yapı stoğu yaklaşık % 17 olan İstanbul ilimiz için bu sistem uygulanırken, riskli yapı stoğu % 65 olan Bursa – Yalova – Balıkesir ve Çanakkale için neden uygulanmıyor? Üstelik Güney Marmara’da bulunan bu illerin toplam nüfusu İstanbul’un 3’te 1’i ve riskli yapı stoğu yaklaşık 4 kat daha fazla iken. Yetkililere tekrar hatırlatmak istiyoruz, tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘’ÖNLEMEK’’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘’ÖDEMEK’’ mi, hangisi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?". “AFET VE ACİL DURUM BAKANLIĞI KURULMALI” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak tüm yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini ve yapı ile zemin denetiminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Yıldız, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu. Afet yönetimindeki kurumlar arasındaki koordinasyonun yeniden düzenlenmesi ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte etkin bir afet yönetim modeli oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bunun yanında afet risk yönetimini destekleyecek bir afet hukuk sistemi oluşturulması ve afet suçlarına yönelik caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu. “KAYBEDECEK 27 YILIMIZ DAHA YOK” Deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, bilimin ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasını, “27 yıl geçti ancak hâlâ doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı” sözleriyle tamamladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anarken, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması için bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.