Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Katar

bursaarena.com.tr - Katar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi Haber

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma teklifini reddetti. Trump, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip su yolu, yaklaşık 7 aydır devam eden ABD-İran çatışmasında kilit bir başlık olmayı sürdürüyor. Çatışma, taraflar arasında müzakerelerin çıkmaza girmesiyle yeni bir aşamaya taşınmış durumda. Ancak bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucuların yürüttüğü yeni girişimler, anlaşmaya varılması yönünde ilerleme kaydedilebileceğine ilişkin bazı olumlu beklentiler oluşturdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yaptığı açıklamada, “İran, Katar aracılığıyla ABD’ye 7 günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi. Arakçi, “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığına göre Arakçi’nin açıklamasından saatler sonra konuya vakıf ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini bildirdi. Gazetenin haberinde, 80 yaşındaki Trump’ın Tahran’ın taleplerini karşılayabileceğinden şüphe duyduğu ve kasım ayında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından bombardıman harekâtının yeniden başlamasını olası gördüğü belirtildi. Trump dün akşam Truth Social platformunda, Hürmüz Boğazı’nın daire içine alındığı bir haritanın fotoğrafını paylaşarak üzerine “Trump Boğazı” ifadesini yazdı. Medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlerde ise yeni planın, Lübnan da dahil olmak üzere Ortadoğu’daki bütün çatışmaların yedi gün süreyle durdurulmasını öngördüğü belirtilmişti.

ABD'den Türkiye Açıklaması!  " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.." Haber

ABD'den Türkiye Açıklaması! " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.."

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bazı ülkelerin ticari gemilere yönelik saldırıları sebebiyle İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiğini öne sürdü. VANCE BEYAZ SARAY'DA İRAN POLİTİKASINI DEĞERLENDİRDİ ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik baskı politikası, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve küresel enerji fiyatları hakkında açıklamalar yaptı. BBC’nin aktardığına göre Vance, İran’dan ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmasını istedi. Tahran yönetimine karşı ekonomik, askeri ve diplomatik baskının yanı sıra gizli operasyonların da seçenekler arasında bulunduğunu belirten Vance, "Gerçekleşebilecek her şey masada." dedi. TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİNİN İRAN'A KARŞI ADIM ATTIĞINI İDDİA ETTİ İran’ın ekonomik olarak yalnızlaştırılmasına yönelik girişimlere ilişkin soruyu yanıtlayan Vance; Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’ın adını verdi. Vance, söz konusu ülkelerin İran’ın ticari gemilere ateş açmasının bedelini ödemesini sağlama konusunda ABD’ye yardımcı olduğunu ileri sürerek, "Bazen bunu kamuoyu önünde söylemek istemiyorlar ancak özel olarak bize yardımcı olacak çok sayıda adım atıyorlar." ifadelerini kullandı. Vance, Türkiye ve diğer ülkelerin ne tür bir destek verdiği ya da bu desteğin kapsamı konusunda ayrıntı paylaşmadı. Açıklama, İran’ı küresel ticaret ve finans sisteminden uzaklaştırmayı amaçlayan ABD’nin Ekonomik Dışlama Operasyonu hakkındaki bir soruya yanıt olarak gerçekleşti. BASKI POLİTİKASI İLE İRAN'IN KAYNAKLARINI KESMEK HEDEFLENİYOR Vance, baskı politikasının amaçlarından birinin, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmek istemesi durumunda ihtiyaç duyacağı ekonomik kaynaklara erişimini engellemek olduğunu söyledi. İran’ın şu ana kadar nükleer tesislerini yeniden inşa etmeye çalıştığına ilişkin gelişme görmediklerini belirten Vance, Çin’in de Tahran yönetimine kıyasla daha sorumlu hareket ettiğini savundu. Trump yönetiminin gelecek aylarda İran’a karşı atabileceği adımları kamuoyu önünde açıklamayacağını ifade eden Vance, ekonomik, askeri, diplomatik ve gizli baskının başkanın kullanabileceği araçlar arasında yer aldığını dile getirdi. ABD Başkan Yardımcısı, İran ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü müddetçe Tahran yönetimiyle müzakere yürütmeyeceklerini açıkladı. DÜĞÜN TÖRENİNİN VURULDUĞU İDDİASI İNCELEME ALTINA ALINDI Vance’a, ABD’nin İran’da düzenlediği bir hava saldırısında düğün törenini vurduğu yönündeki iddia soruldu. İran devlet medyasının açıklamalarına şüpheyle yaklaştığını dile getiren Vance, olayın incelendiğini belirterek, "Eğer hata yaparsak ABD ordusu bundan ders çıkarır." dedi. İranlı yetkililer, saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 70 kişinin yaralandığını bildirdi. ABD ordusu ise haberlerden haberdar olduğunu ancak sivilleri hedef almadığını açıkladı.

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama Haber

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama

İsrail’in İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarına Türkiye ve Arap ülkelerinden peş peşe kınama mesajları geldi. (SANA) – İsrail’in Suriye‘nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda yer alan Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı‘na düzenlediği hava saldırıları, Türkiye ve Arap ülkelerinin sert kınamalarıyla karşılandı. Olayın ardından uluslararası topluma ve BMGK’ye, sorumluluklarını yerine getirme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki ihlallerine son verme çağrısı yapıldı. Türkiye Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını kınayarak, uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’ye yönelik artan saldırılarını durdurmak için daha kararlı bir tutum almaya çağırdı. Anadolu Ajansının aktardığına göre bakanlık, yaptığı açıklamada, İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca devam ettiğini belirtti. Bakanlık, uluslararası hukukun kurallarını hiçe sayan bu saldırıların hesabının sorulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Katar Katar devleti, İdlib’teki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en şiddetli şekilde kınayarak; bunun, Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukukun hükümlerinin ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ise apaçık birer ihlali olduğunu teyit etti. Katar Dışişleri Bakanlığı, X platformundan yaptığı açıklamada, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini caydırılmaksızın ihlal etmeye devam etmesinin, güç yoluyla fiilî durum oluşturma yönündeki tehlikeli yaklaşımını ortaya koyduğunu kaydetti. Bakanlık, uluslararası toplumun İsrail’i caydırma ve ihlallerine son verme konusundaki sessizliği ile acziyeti gölgesinde, hesap verebilirliğin ve caydırıcılığın eksikliğinin İsrail’i ihlallerinde ileri gitmeye teşvik ettiği uyarısında bulundu. Katar Devleti, Suriye’nin yanında durma yönündeki kararlı tutumunu yineleyerek, hükümetiyle dayanışma içinde olduğunu ve egemenliği ile toprak bütünlüğünü korumaya yönelik her türlü çabayı desteklediğini vurguladı. Suudi Arabistan Suudi Arabistan saldırıları kınayarak, bunların uluslararası hukukun yanı sıra Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlalini teşkil ettiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, “X” platformu üzerinden yayımlanan açıklamasında, Krallık’ın bu saldırıyı reddettiğini belirterek uluslararası topluma İsrail’in uluslararası yasa ve normları ihlal etmesine bir son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Suriye Arap Cumhuriyeti ile dayanışma içinde olduğu, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün, birliğinin korunmasını ve Suriye halkının güvenliği ile istikrarını sağlayacak her türlü adımı desteklediği yinelendi. Kuveyt Kuveyt Devleti de İsrail’in hava saldırılarını en sert şekilde kınayarak, bu saldırıların Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali ile bölgenin güvenlik ve istikrarını tehlikeye atacak bir tırmanış olduğunu kaydetti. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, “X” platformundan yayımladığı açıklamada uluslararası toplumu ve BMGK’yi sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik sürekli saldırılarını durdurmaya ve uluslararası hukuk ile BM Şartı kaidelerine saygı duyulmasını sağlamaya çağırdı. Açıklamada ayrıca Kuveyt’in Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve istikrarını destekleyen kararlı tutumu yinelendi. Mısır Bu bağlamda Mısır Dışişleri Bakanlığı da İsrail saldırılarını kınayarak, bunların Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali ile uluslararası hukuk ve BM Şartı hükümlerinin bariz bir ihlali olduğunu belirtti. Bakanlık, “X” platformunda yayımlanan açıklamasında Mısır’ın İsrail’in Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etmesini tamamen reddettiğini vurguladı ve bu saldırıların Suriye’de ile bölgede istikrarı destekleme çabalarını baltalayacak ve bölgesel güvenlik ile barışı tehdit edecek tehlikeli bir tırmanış olduğu konusunda uyardı. Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail’in tekrarlanan ihlallerine son verme ve güç kullanarak emrivaki yaratma politikasını durdurma konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, bunun da bölgedeki gerilim dairelerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Körfez İşbirliği Konseyi Körfez İşbirliği Konseyi (KİKC) Genel Sekreteri Casim Muhammed El-Budeyvi de İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarını kınadı. İsrail’in Suriye topraklarına yönelik gaddar saldırısının ülkenin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına yönelik kabul edilemez bir tecavüz olduğunu belirten El-Budeyvi, bunun devletlerin egemenliğine zarar verilmesini yasaklayan kural ve normlarla çeliştiğini kaydetti. El-Budeyvi, bu saldırıların devam etmesinin gerginliği ve tırmanışı artıracağını, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama yönündeki bölgesel ve uluslararası çabaları zayıflatacağını belirterek uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme, bu ihlallere karşı kararlı bir tutum sergileme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki saldırılarını durdurmak için harekete geçme çağrısında bulundu. El-Budeyvi, KİKC ülkelerinin Suriye Arap Cumhuriyeti, onun egemenliği ve toprak bütünlüğü ile dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etti. Yemen Yemen Cumhuriyeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı da havaalanına düzenlenen İsrail saldırılarını en sert şekilde kınayarak bunların Suriye’nin egemenliğinin ihlali, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın açık bir çiğneme olduğunu vurguladı. Bakanlık, “X” platformunda yayımladığı açıklamada bu saldırıların devam etmesinin tehlikeli olduğuna ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğine dikkat çekerek uluslararası toplumu sorumluluklarını yerine getirmeye, bu ihlallere son vermeye ve faillerini sorumlu tutmaya çağırdı. Açıklamada Yemen’in Suriye ile dayanışma içinde olduğu ve Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve istikrarının korunmasını sağlayacak her türlü çabayı desteklediği ifade edildi. İslam Dünyası Birliği Öte yandan İslam Dünyası Birliği, İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırılarını şiddetle kınayarak bunların tüm uluslararası yasa ve normların bir ihlali olduğunu belirtti. Genel Sekreterliğin “X” platformundaki benzer bir açıklamasında, Rabıta Genel Sekreteri ve Müslüman Alimler Heyeti Başkanı Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suriye’nin egemenliğine ve imkanlarına yönelik bu saldırıyı kınadı ve Suriye’nin güvenliğini, egemenliğini ve halkının selametini tehdit eden her türlü duruma karşı tam dayanışma içinde olduklarını yineledi. Öte yandan Suriye, günün erken saatlerinde Ebu El-Zuhur Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en sert ifadelerle kınamış; bunu haksız bir saldırı, egemenliğinin açık bir ihlali ve bölgenin güvenliğini tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olarak değerlendirmişti.

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü Haber

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü

ABD ile İran arasında günlerdir süren gerilim, karşılıklı ağır bombardımanlarla tam anlamıyla bir bölgesel savaşa dönüştü. CENTCOM'un üst üste altıncı gece saldırısını düzenlemesinin ardından misilleme kararı alan İran Devrim Muhafızları; Katar, Kuveyt, Ürdün, Umman ve Suriye'deki ABD üsleri ile askeri varlıklarını balistik füze ve kamikaze İHA'larla hedef aldığını duyurdu. Saldırılar nedeniyle Körfez ülkelerinde alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı. Bölgeyi yangın yerine çeviren askeri hareketlilik, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran sivil altyapısını hedef alan tehditlerinin ardından tırmandı. ABD güçlerinin İran'daki köprüleri, yerleşim yerlerini, demir yolu hatlarını ve su aktarım merkezlerini vurması üzerine, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Körfez genelindeki tüm ABD üslerine yönelik geniş çaplı bir intikam operasyonu başlattı. KATAR, ÜRDÜN VE KUVEYT ÜSLERİNE BALİSTİK FÜZE YAĞMURU İran'ın "15. dalga operasyonu" kapsamında, bölgedeki en kritik Amerikan noktalarından biri olan Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü doğrudan hedef alındı. Ağır bombardımanda ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sistemi ile stratejik yakıt ikmal uçaklarının imha edildiği öne sürüldü. Katar İçişleri Bakanlığı patlama seslerinin ardından halka "evlerinizde kalın" uyarısı yaparken, düşen şarapnel parçaları nedeniyle bir çocuğun yaralandığı bildirildi. Öte yandan Ürdün'de konuşlu bulunan ABD savaş ve yakıt ikmal uçakları ile Kuveyt'teki Amerikan askeri üssü de füzelerin hedefi oldu. Kuveyt'teki saldırıda füze savunma radarları, silah depoları ve iki adet HIMARS fırlatma rampası vurulurken; petrol ve doğal gaz tesislerinin de isabet alması sonucu Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı halktan acil tasarruf talep etti. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KONTROL İRAN'DA: SEVKİYATLAR DURDU Devrim Muhafızları, Umman'ın Ganem bölgesindeki hava kontrol radarı ile Hürmüz Boğazı'ndaki Selame Kayalıkları'nda bulunan deniz radar merkezlerini de imha ettiğini açıkladı. Suriye'deki El-Tanf üssünde yer alan ABD özel operasyonlar komuta merkezinin de vurulduğunu belirten Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın tam kontrolünün ellerinde olduğunu ve ABD saldırıları durmadığı müddetçe boğaz üzerinden petrol ve doğal gaz ihracatına kesinlikle izin verilmeyeceğini ilan etti. CENTCOM: 50 BİN AMERİKAN ASKERİ TEYAKKUZDA ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), savaş uçakları, İHA'lar ve savaş gemileriyle İran'ın kıyı gözetleme, hava savunma ve lojistik altyapı tesislerine yönelik altıncı gece saldırısını gerçekleştirdiklerini teyit etti. Bölge genelinde konuşlu 50 bin ABD askerinin teyakkuz halinde olduğunu belirten CENTCOM, operasyonların süreceği mesajını verdi. İran Sağlık Bakanlığı ise ABD'nin temmuz ayı içerisindeki bombardımanlarında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 38 sivilin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 400'ü geçtiğini duyurdu. TRUMP İLE NETANYAHU ARASINDA F-35 ÇATLAĞI Bölge kan gölüne dönmüşken, Washington-Tel Aviv hattında da kriz patlak verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan haftalardır Oval Ofis randevusu talep ettiği ancak reddedildiği öne sürüldü. Beyaz Saray kaynaklarına göre bu gerilimin arkasında, Netanyahu'nun Fox News'e verdiği demeçte ABD'nin Türkiye'ye F-35 savaş uçakları satma planını sert bir dille eleştirmesi yatıyor. Trump'ın, Netanyahu'nun Ankara ile Washington arasındaki bu askeri diplomasiye müdahale etme girişimine "çok sinirlendiği" ve "Netanyahu'nun bu konuda görüş bildirmeye hakkı olmadığını" belirttiği ifade edildi. "SALDIRILAR DEVAM EDECEK" Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, konu hakkında bir açıklama yaptı. Saldırıların devam edeceğinin sinyalini veren Musevi, "Tahran'dan en güneye kadar tüm bölge İran için tek parçadır. Etkili ve hedefli atışlarımız, güney kıyıları ile Hürmüz Boğazı'na huzur geri dönene kadar, İran'ın tamamından düşmana yönelik olarak devam edecek." ifadelerini kullandı. İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA BİR GEMİYİ HEDEF ALDI İran, Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçmeye çalışan Tayland bayraklı bir gemiyi hedef aldı. İran'ın Tasnim Haber Ajansı, Tayland bayraklı bir geminin, Hürmüz Boğazı'ndan İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almadan geçmeye çalıştığı gerekçesiyle hedef alındığını duyurdu. Tasnim'in bir kaynağa dayandırdığı haberde, geminin yapılan uyarılara rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçiş girişiminde bulunduğu ve İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almaması nedeniyle hedef alındığı belirtildi. Kaynak, geminin hedef alınmadan önce boğazdan geçişinin engellendiğini ifade etti. Geminin durumu, olası can kaybı veya hasara ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Tayland makamlarından da konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı Haber

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı

Washington ile Tahran arasında eşi benzeri görülmemiş askeri gerilim, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) bugün (Perşembe) sabah saatlerinde İran'ın iç kesimlerine yönelik yeni bir hava saldırısı dalgasını tamamladığını duyurmasının ardından bölgeyi kapsamlı bir çatışmanın eşiğine getirdi. İran devlet medyası ve Sağlık Bakanlığı'na göre ABD hava saldırılarında en az 14 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi yaralandı. Saldırıların ardından yetkililer, Tahran-Meşhed demir yolu hattındaki seferleri durdurdu. İran ise buna hızlı bir karşılık vererek Devrim Muhafızları aracılığıyla Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerini hedef aldığını açıkladı. Bahreyn ve Kuveyt yönetimleri ise hava sahalarına giren füzelerin ve diğer mühimmatın etkisiz hale getirildiğini bildirdi. CENTCOM, X platformundan yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İran'da yaklaşık 90 askeri hedefi vurduğunu duyurdu. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz kuvvetlerine ait askeri kapasite ile İran kıyıları boyunca bulunan askeri lojistik altyapı yer aldı. Washington, son saldırı dalgasının amacının "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve masum sivil denizcilere yönelik saldırı kapasitesini daha da zayıflatmak" olduğunu belirtti. Açıklamada, operasyonların önceki gece gerçekleştirilen başarılı hava saldırılarının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi. Sahadaki çatışmalar sürerken diplomatik cephede de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yönetimiyle temasa geçerek bir "anlaşma" yapma isteğini ilettiğini açıkladı. Trump'ın bu açıklamalarıyla eş zamanlı olarak İran Devrim Muhafızları, saldırıların tekrarlanması halinde bölgedeki diğer ABD üslerinin de hedef alınacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, askeri karşılığın genişletilebileceği belirtilirken, bölgenin karşılıklı caydırıcılık ile gerilimi arka kapı diplomasisi yoluyla kontrol altına alma çabaları arasında kritik bir dönemece girdiği vurgulandı. İsrail Güney Lübnan'da saldırılar düzenledi İsrail ordusu, bugün (Perşembe) sabahın erken saatlerinde ve dün gece Güney Lübnan'daki Hıyam beldesinde saldırılar gerçekleştirdi. Ordu ayrıca gece saatlerinde Tayyibe beldesini hedef alan bir başka saldırı düzenledi. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre İsrail ordusu gece ve sabah saatlerinde Hıyam beldesi içinde art arda saldırılar gerçekleştirdi. Patlamaların sesi Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde duyuldu. Ayrıca İsrail güçleri, Tayyibe beldesinde de saldırılar düzenlerken, eş zamanlı olarak Deyr Seryan beldesinin çevresi topçu ateşiyle hedef alındı. Fransa Dışişleri Bakanı: ABD saldırılarının nedeni İran'ın taahhütlerini ihlal etmesi Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarının, Tahran'ın taahhütlerini ihlal etmesinin sonucu olduğunu söyledi. Fransız TF1 kanalına konuşan Barrot, saldırıların meşruiyetine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, "İran, Umman açıklarında seyreden gemileri hedef alarak hem Washington ile son imzaladığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini hem de uluslararası hukuku ihlal etti" ifadelerini kullandı. Barrot, İran'ın geçen ay ABD ile varılan anlaşmayı ihlal ettiğini belirterek, "Bu tür girişimlerin derhal sona ermesi gerekiyor ki kritik müzakereler mümkün olan en iyi şartlarda yeniden başlayabilsin" dedi. Katar Dışişleri BakanlığıKatar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile telefonda görüştü.Görüşmede Washington ile Tahran arasında yaşanan son askeri gerilim ele alındı.Katar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırıları kınadı.Katar Başbakanı, tüm tarafların diplomatik diyaloga bağlı kalmasının önemini vurguladı.Katar Başbakanı, mutabakat zaptı kapsamında üzerinde uzlaşılan hususların uygulanması gerektiğini ifade etti.Katar'ın gerilimin kontrol altına alınması ve kapsamlı bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik girişimleri desteklemeyi sürdüreceğini yineledi. NNA, Şarku'l Avsat

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı Haber

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı

ABD ile İran arasında 18 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptının ardından gözler İsviçre'deki görüşmedeydi. Tahran, Hürmüz Boğazı’nda ⁠gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması ⁠konusunda ⁠anlaşmaya varıldı⁠ğını duyurdu. Pakistan ve Katar da görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğini açıkladı. TRT'nin aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsviçre'deki görüşmelere dair açıklamalarda bulundu, 18 saat süren görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Müzakere heyetinin çalışmaları tamamladığını, teknik ekiplerin ise çalışmaları sürdüreceğini belirten Sözcü, Hürmüz Boğazı’nda gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması konusunda anlaşma sağlandığını duyurdu. Nihai anlaşma için müzakereleri başlatmaya yönelik zemin hazırlıkları görüşüldüğü bildirilirken, Katar ve Pakistan da ortak açıklamayla yüksek düzey görüşmelerin ilk oturumunun sona erdiğini duyurdu. Açıklamada, görüşmelerin olumlu ve yapıcı atmosferde gerçekleştiği, ara buluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Açıklamaya göre baş müzakereciler söz konusu komiteye düzenli olarak rapor verecek. Komite 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılmasını öngören yol haritası üzerinde anlaştı. Lübnan'daki duruma da değinilen açıklamada, çatışma önleme birimi kurulacağı kaydedildi. İran ile ABD arasında varılan mutabakat İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti. Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.