Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kamu Çalışanları

bursaarena.com.tr - Kamu Çalışanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Çalışanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emek Örgütlerinden Tek Ses: Çözümü “Ortak Akıl” İle Bulacağız!.. Haber

Emek Örgütlerinden Tek Ses: Çözümü “Ortak Akıl” İle Bulacağız!..

İyi Parti’nin düzenlediği “İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı”nda emeğin tüm sorunları masaya yatırıldı ve sendikalardan gelen öneriler değerlendirildi İYİ Parti tarafından Ankara’da düzenlenen “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, Türkiye’nin dört bir yanından sendika yöneticileri, akademisyenler, uzmanlar ve sivil toplum temsilcilerinin yoğun katılımıyla ilk gününü tamamladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda; sendikal mücadelenin geleceğinden sosyal güvenlik sistemine, adil ücret ve vergilendirmeden iş sağlığı ve güvenliğine, eğitim çalışanlarının sorunlarından gençlerin istihdamına kadar çalışma hayatının temel meseleleri kapsamlı biçimde ele alındı. Büyük ilgi gören oturumlarda sorunlar ayrıntılı olarak değerlendirilirken çözüm önerileri üzerine verimli görüş alışverişleri ve istişareler gerçekleştirildi. İki günlük çalıştay, 11 Ekim Pazar günü(yarın) açıklanacak sonuç bildirgesiyle tamamlanacak. TÜRKİYE’NİN EMEK GÜNDEMİ ÜLKEMİZDE İLK KEZ AYNI MASADA BULUŞTU İYİ Parti Genel Merkez Tüm Sendikalar ve Kamu Çalışanları Başkanlığı tarafından 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara Grand Mercure Hotel Söğütözü Ankara Balo Salonu’nda düzenlenen “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, ilk gününde yoğun katılıma ve kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu ve TÜRKİYE’de İLK KEZ böyle bir çalışma gerçekleştirilmiş oldu. Emeğin yeniden hak ettiği değeri bulması, alın terinin karşılığını alması ve çalışma hayatında yıllardır biriken sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla düzenlenen çalıştay, farklı kesimlerden emek temsilcilerini ortak bir zeminde buluşturdu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan programda, çalışma hayatının mevcut sorunları yalnızca tespit edilmekle kalmadı; bu sorunların nedenleri, çalışanlar üzerindeki etkileri ve çözüm yolları da ayrıntılı biçimde tartışıldı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılan sendika temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar, kendi alanlarındaki deneyim ve birikimlerini paylaşarak ortak çözüm arayışına katkı sundu. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda ortaya konulan görüşler, emeğin ve çalışan haklarının Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceği açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi. ANA OTURUMDA EMEĞİN TEMEL SORUNLARI ELE ALINDI Çalıştayın ana oturumu, “Türkiye’de Emeğin Sorunları ve Çözüm Yolları” başlığı altında gerçekleştirildi. AHBV Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Öğretim Üyesi Yavuz Kağan Yasım’ın moderatörlüğünde düzenlenen oturumda, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve Hürriyetçi Eğitim Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, çalışma hayatının temel sorunlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. Oturumda sendikal mücadelenin karşı karşıya bulunduğu güçlükler, çalışanların hak arama süreçleri, emeğin ekonomik ve toplumsal değerinin korunması ve sendikaların çözüm üretme kapasitesi gibi konular üzerinde duruldu. Farklı sendikal gelenekleri ve çalışma alanlarını temsil eden katılımcıların değerlendirmeleriyle, çalışanların ortak sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunlara yönelik çözüm yollarının geliştirilmesi açısından önemli bir istişare zemini oluşturuldu. SEKİZ AYRI OTURUMDA ÇALIŞMA HAYATININ BÜTÜN BOYUTLARI MASAYA YATIRILDI Ana oturumun ardından gerçekleştirilen sekiz ayrı oturumda, çalışma hayatının farklı alanlarında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Her biri farklı bir uzmanlık alanına odaklanan oturumlar, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 1. Oturum’da İşçi Sendikacılığının Sorunları ele alındı. Bu oturumun konuşmacıları TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve Hürriyetçi Eğitim Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu oldu. Genel Başkanlar; İşçi sendikacılığının mevcut durumu, örgütlenmenin önündeki engeller ve çalışanların sendikal haklarını kullanırken karşılaştıkları güçlükler üzerine görüşlerini dile getirdiler. Sendikalarının işçiler adına yürüttüğü mücadele, toplu pazarlık süreçleri ve işçi haklarının daha etkin korunmasına yönelik çözüm önerilerini açıkladılar. Bu öneriler sonuç bildirgesinde açıklanmak üzere kayıtlara geçirildi. 2. Oturumda Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği masaya yatırıldı. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği, emeklilerin yaşam koşulları ve çalışanların sosyal güvenceye erişimi bu oturumda değerlendirildi. Emeklilik döneminde insanca yaşamın güvence altına alınması, sosyal güvenlik uygulamalarının çalışanların ihtiyaçlarına cevap vermesi ve sistemin geleceğe yönelik güçlendirilmesi konuları görüşüldü. 3. Oturumda Kalkınma Perspektifinde Endüstri 4.0 ve Çalışma Hayatının Geleceği tartışıldı. Teknolojik dönüşümün, otomasyonun ve dijitalleşmenin çalışma hayatına etkileri bu oturumun konusuydu. Üretim süreçlerindeki değişimin istihdam, meslekler ve çalışanların nitelikleri üzerindeki olası sonuçları değerlendirilirken, teknolojik gelişmenin çalışanların haklarını koruyan ve insan odaklı bir kalkınma anlayışıyla yürütülmesinin önemi vurgulandı. 4. Oturum’da Kamu Sendikacılığı ve Personel Rejimi Sorunları Bu oturumda, kamu çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları, ücret politikaları ve personel rejiminden kaynaklanan sorunlar ele alındı. Kamu çalışanlarının haklarının korunması, çalışma hayatında adaletin sağlanması ve kamu personel sisteminin daha öngörülebilir, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik görüşler paylaşıldı. 5. Oturumda Eğitim Çalışanlarının Sorunları Görüşüldü. Eğitim çalışanlarının ekonomik ve mesleki sorunları, çalışma koşulları ve eğitim sisteminin çalışanlar üzerindeki etkileri bu oturumda masaya yatırıldı. Eğitim emekçilerinin haklarının korunması, mesleki itibarlarının güçlendirilmesi ve eğitim hizmetlerinin sağlıklı koşullarda yürütülebilmesi için gerekli düzenlemeler üzerinde duruldu. 6. Oturum’da Adil Ücret, Adil Vergilendirme Konusu Ele Alındı Çalışanların gelirleri, ücretlerin alım gücü ve vergi yükünün adil dağılımı oturumun temel gündemi 6.Oturum’un konusu oldu. Emeğin karşılığının korunması, ücretlilerin üzerindeki ekonomik baskının azaltılması ve vergi sisteminde hakkaniyetin güçlendirilmesi konularında değerlendirmeler yapıldı. Çalışanların kazançlarının adil bir vergi politikasıyla korunmasının sosyal adalet açısından taşıdığı önem öne çıktı. 7. Oturum’da İş Sağlığı ve Güvenliği ile Çalışma Hayatının Denetimi Konuşuldu. Bu oturumun konusu, İş kazalarının önlenmesi, iş güvenliği tedbirlerinin etkin uygulanması ve çalışma ortamlarının insan sağlığına uygun hale getirilmesiydi. İşverenlerin sorumlulukları, denetim mekanizmalarının etkinliği ve çalışanların yaşam hakkını koruyacak önleyici uygulamaların güçlendirilmesi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. 8. Oturum’da İnsana Yakışır İşler ve Ev Gençleri Konusu İstişare Edildi. Gençlerin istihdama katılımı, iş bulma güçlükleri, güvenceli çalışma olanakları ve insana yakışır iş kavramı 8. Oturumun kapsamlı biçimde tartışma konusu oldu. Eğitimini tamamladığı halde çalışma hayatına katılamayan veya eğitim ve istihdam dışında kalan gençlerin sorunları gündeme gelirken, gençlerin üretime katılmasını sağlayacak ve gelecek beklentilerini güçlendirecek politikaların önemi üzerinde duruldu. OTURUMLARDA ORTAK AKIL İLE ÇÖZÜM ARAYIŞI ÖNE ÇIKTI Çalıştayın ilk gününde gerçekleştirilen oturumlar, farklı görüşlerin ve deneyimlerin aynı masa etrafında buluştuğu kapsamlı bir değerlendirme platformuna dönüştü. Sendikacılar, akademisyenler ve uzmanlar, çalışma hayatının sorunlarını kendi alanlarının perspektifinden ele alırken ortak sorunların birbirleriyle bağlantılarını da değerlendirme fırsatı buldu. Ücret adaletsizliği, sosyal güvenlik, sendikal haklar, kamuda çalışma koşulları, teknolojik dönüşüm, iş güvenliği ve gençlerin istihdamı gibi başlıkların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğine dikkat çekilen görüşmelerde, kalıcı çözümlerin ortak akıl ve katılımcı bir anlayışla geliştirilmesinin önemi öne çıktı. Yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirilen oturumlarda yapılan ayrıntılı görüşmelerin ve yararlı istişarelerin, çalıştayın sonuç bildirgesine önemli katkılar sunması bekleniyor. TÜRKOĞLU: “EMEĞİN YENİDEN HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULMASINI İSTİYORUZ” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun sorumluluğunda düzenlenen çalıştay, emek dünyasının farklı bileşenlerini ortak çözüm arayışında buluşturması bakımından önem taşıyor. Çalıştayın temel hedefi; emeğin yeniden hak ettiği değere kavuşması, alın terinin karşılığını bulması, çalışanların haklarının güçlendirilmesi ve çalışma hayatının temel sorunlarına uygulanabilir çözüm önerileri geliştirilmesi olarak öne çıkıyor. İlk gün boyunca gerçekleştirilen değerlendirmeler, çalışma hayatının sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve farklı kesimlerin deneyimlerinden yararlanılması açısından önemli bir ortak akıl çalışması niteliği taşıdı. ÇALIŞTAY, YARIN AÇIKLANACAK SONUÇ BİLDİRGESİYLE TAMAMLANACAK “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, 11 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek programla devam edecek. İki gün boyunca yapılan değerlendirmeler, görüş alışverişleri ve istişareler sonucunda oluşturulacak sonuç bildirgesi yarın kamuoyuyla paylaşılacak. Program kapsamında ayrıca çalıştayın gerçekleştirilmesine katkı sunan isimlere plaket takdim edilecek. Sonuç bildirgesinin, çalışma hayatının temel sorunlarına ilişkin değerlendirmeleri ve çözüm önerilerini ortak bir çerçevede ortaya koyması hedefleniyor. İYİ Parti’nin düzenlediği “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, emeğin, alın terinin, adil ücretin, sosyal güvencenin ve çalışan haklarının yeniden gündemin merkezine taşınması yönündeki ortak iradenin güçlü bir ifadesi olarak ilk gününü tamamladı. Çalıştay, yarın açıklanacak sonuç bildirgesiyle birlikte Türkiye’nin çalışma hayatına ilişkin sorunlarına yönelik çözüm arayışlarını ve ortak değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşarak sona erecek.

Eylül enflasyonu belli oldu! Memurun cebindeki kayıp sürüyor Haber

Eylül enflasyonu belli oldu! Memurun cebindeki kayıp sürüyor

Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla milyonlarca memurun maaşlarındaki reel kayıp yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı. TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşirken; başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere kamu görevlilerinin artan barınma, gıda ve ulaşım giderleri karşısındaki alım gücü kaybı dikkat çekti. Sağlık Hizmetleri Sendikası-SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, açıklanan rakamların yalnızca bir ekonomik gösterge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Enflasyon düşüyor denilirken çalışanların geçim yükü hafiflemiyor. Memurun cebindeki gerçek tabloya bakılmalı” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana fiyatlardaki artış yüzde 24,32’ye ulaşırken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 oldu. Açıklanan verileri değerlendiren Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, enflasyondaki gerilemenin çalışanların geçim koşullarında aynı ölçüde bir rahatlama anlamına gelmediğine dikkat çekti. “Memurun Alım Gücünü Koruyamadığımız Sürece Enflasyon Tartışması Eksik Kalır” Başta sağlık ve sosyal hizmetler olmak üzere kamu hizmetlerinin çok geniş bir çalışan kitlesinin emeğiyle sürdürüldüğünü belirten Akarken, kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının yalnızca açıklanan genel enflasyon oranı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Özlem Akarken, “Hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, sosyal hizmet kuruluşlarında ve kamu kurumlarında görev yapan milyonlarca çalışan aynı geçim sorunuyla karşı karşıya. Hekim, hemşire, ebe, tekniker, teknisyen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, memur ve diğer kamu çalışanları için ortak sorun, maaşların temel yaşam giderleri karşısında satın alma gücünü koruyamamasıdır. Bugün çalışanların önemli bir bölümü gelirinin büyük kısmını barınma, gıda, ulaşım ve zorunlu ihtiyaçlarına ayırmak durumunda kalıyor” ifadelerini kullandı. “Enflasyon Farkı Zam Değil, Oluşmuş Kaybın Telafisidir” Kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen enflasyonun ardından telafi edilmesinin çalışanları sürekli fiyat artışlarının gerisinde bıraktığını ifade eden Akarken, enflasyon farkının gerçek bir ücret artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akarken, “Önce fiyatlar yükseliyor, memurun alım gücü düşüyor, aylar sonra oluşan enflasyon farkı maaşa yansıtılıyor. Bu sistem kamu çalışanına yeni bir refah alanı yaratmıyor; yalnızca daha önce meydana gelen kaybın bir bölümünü telafi etmeye çalışıyor. Enflasyon farkı zam değildir. Çalışanın kaybettiği satın alma gücünün gecikmiş telafisidir. Kamu çalışanlarının sürekli enflasyonun arkasından koştuğu bu ücret düzeni değişmelidir.” Dedi. Sağlık Ve Sosyal Hizmet Çalışanları İki Ayrı Yükü Birlikte Taşıyor Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki çalışanların ekonomik sorunların yanı sıra yoğun iş yükü, nöbetler, personel eksikliği ve ağır çalışma koşullarıyla mücadele ettiğine dikkat çeken Akarken, çalışanların ekonomik güvencesinin kamu hizmetlerinin niteliğinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade ederek, “Sağlık çalışanlarımız gece gündüz nöbet tutuyor, sosyal hizmet çalışanlarımız toplumun en kırılgan kesimleriyle çok ağır koşullarda çalışıyor. Bir taraftan mesleki sorumluluklarını yerine getirirken diğer taraftan kira, fatura, ulaşım ve mutfak giderlerini düşünüyorlar. Kamu hizmetini ayakta tutan çalışanların geçim kaygısının sürekli büyüdüğü bir sistem sürdürülebilir değildir.” Diye konuştu. Vergi Dilimi Maaşları Yıl İçinde Daha Da Eritiyor Kamu çalışanlarının yaşadığı gelir kaybının yalnızca enflasyondan kaynaklanmadığını belirten Akarken, yıl içerisinde yükselen gelir vergisi dilimlerinin de çalışanların net ücretlerini aşağı çektiğine dikkat çekti. Akarken, “Memur yılın başında aldığı maaşı yılın ilerleyen aylarında alamıyor. Vergi dilimi yükseldikçe çalışanın eline geçen ücret azalıyor. Bir yandan hayat pahalılaşırken diğer yandan maaşın vergi nedeniyle düşmesi çalışan açısından kabul edilebilir değildir. Kamu çalışanlarının gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi yönündeki talebimizi yineliyoruz” dedi. Sahim-Sen’den Kalıcı Ücret Politikası Çağrısı Kamu çalışanlarının ücretlerinin yalnızca altı aylık zamlar ve sonradan verilen enflasyon farkları üzerinden belirlenmesinin yeterli olmadığını ifade eden Akarken; refah payının ücretlere yansıtılması, gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi, taban aylıkların güçlendirilmesi ve sağlık ile sosyal hizmet çalışanlarının ek ödeme ve diğer mali haklarının emekliliğe yansıyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de kira fiyatları ne kadar? En ucuz ve en pahalı şehir belli oldu Haber

Türkiye’de kira fiyatları ne kadar? En ucuz ve en pahalı şehir belli oldu

Türkiye’de kiralık konut piyasası yaz aylarında yeniden hareketlenirken, öğrenciler, tayin dönemindeki çalışanlar ve taşınan ailelerin artan talebi fiyatları yukarı taşıdı. Büyükşehirler ile üniversite kentlerinde kiralık ev bulmak zorlaşırken, şehirler arasındaki kira farkı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yaz aylarında yeniden yükselişe geçti. Ortalama konut kirası mayıs-ağustos döneminde yaklaşık yüzde 11 artarken, öğrenciler ve şehir değiştiren çalışanların oluşturduğu yoğun talep piyasadaki hareketliliği artırdı. KİRALIK KONUT TALEBİ YAZ AYLARINDA ARTTI Üniversite tercih ve kayıt döneminin başlaması, kamu personelinin tayin ve atamaları ile yaz aylarında yoğunlaşan taşınmalar kiralık konut talebini yükseltti. Özellikle büyükşehirler ve üniversite kentlerinde kira fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Türkiye genelinde ortalama konut kirası mayıs ayında 25 bin 599 lira seviyesindeyken ağustos ayında 28 bin 402 liraya çıktı. Böylece yalnızca üç aylık dönemde ortalama kira bedeli 2 bin 803 lira arttı. Konutgundemi.com'da yer alan verilere göre mayıs-ağustos dönemindeki kira artışı yaklaşık yüzde 11'e ulaştı. Kiralık ev piyasasındaki yükseliş şehirler arasındaki fiyat farklarını da daha görünür hale getirdi. ÖĞRENCİLERİN EV ARAYIŞI PİYASAYI HAREKETLENDİRDİ Yaz ayları Türkiye’de kiralık konut piyasasının en hareketli dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Okulların tatil olması, üniversite sonuçlarının açıklanması ve tayin dönemleri aynı anda çok sayıda kişinin yeni ev arayışına girmesine neden oluyor. Üniversite sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencilerin eğitim görecekleri şehirlerde ev aramaya başlaması kiralık konut talebini artırdı. Üniversitelere ve toplu taşıma noktalarına yakın küçük daireler özellikle yoğun ilgi görüyor. Öğrencilerin en fazla yöneldiği konut tiplerinden biri 1+1 daireler oldu. Kampüslere, şehir merkezlerine ve ulaşım hatlarına yakın konutlarda artan talep kira fiyatlarına da yansıdı. TAŞINAN ÇALIŞANLAR DA TALEBİ ARTIRDI Kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin tek nedeni öğrenciler değil. Görev yeri değişen kamu çalışanları, özel sektörde başka bir şehre taşınanlar ve yaz döneminde taşınmayı tercih eden aileler de konut talebinin yükselmesine neden oldu. Talebin kısa bir dönemde yoğunlaşması bazı bölgelerde kiralık konut bulmayı zorlaştırırken ilan fiyatlarını da yukarı taşıdı. Temmuz ve ağustos aylarında hızlanan ev arayışı, eğitim döneminin yaklaşmasıyla daha da arttı. Kiraların seviyesi yalnızca şehre göre değil; ilçe, mahalle, bina yaşı, konutun büyüklüğü, ulaşım olanakları ve evin özelliklerine göre de değişiyor. Bu nedenle aynı şehir içerisinde dahi oldukça farklı kira bedelleriyle karşılaşılabiliyor. EN UCUZ 1+1 DAİRELER ESKİŞEHİR'DE Temmuz 2026 verilerine göre incelenen şehirler arasında en düşük ortalama 1+1 daire kirası Eskişehir’de görüldü. Kentte ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 15 bin 276 lira olarak hesaplandı. Eskişehir’in ardından en düşük kiralardan biri Samsun’da görüldü. Samsun’da ortalama 1+1 daire kirası 15 bin 978 lira olurken, Sakarya’da bu rakam 16 bin 494 lira olarak kaydedildi. Konya’da ortalama 1+1 daire kirası 18 bin 335 lira olarak hesaplandı. Bursa’da ise ortalama 18 bin 382 liralık kira bedeli görüldü. İki şehir arasındaki fark yalnızca 47 lira oldu. Erzurum’da ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 19 bin 218 lira, Kayseri’de ise 19 bin 501 lira seviyesinde gerçekleşti. Böylece incelenen şehirlerden yedisinde ortalama 1+1 kira bedeli 20 bin liranın altında kaldı. ANTALYA VE KOCAELİ 22 BİN LİRAYI AŞTI Antalya’da 1+1 dairelerin ortalama kira bedeli 22 bin 400 lira olarak ölçüldü. Kocaeli’de ise ortalama fiyat 22 bin 785 liraya ulaştı. İzmir’de ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 23 bin 813 lira olarak kaydedildi. Kentteki kira seviyesi Eskişehir, Samsun, Sakarya, Konya, Bursa, Erzurum ve Kayseri’nin üzerinde gerçekleşti. ANKARA'DA 28 BİN, İSTANBUL'DA 35 BİN LİRAYI AŞTI Ankara’da ortalama 1+1 daire kirası 28 bin 390 liraya ulaştı. Başkent, incelenen şehirler arasında İstanbul’un ardından en yüksek ortalama kira bedeline sahip kent oldu. Listenin zirvesinde ise İstanbul yer aldı. Kentte ortalama 1+1 daire kirası 35 bin 912 liraya yükselerek diğer şehirlerin önemli bölümünün oldukça üzerine çıktı. İSTANBUL İLE ESKİŞEHİR ARASINDA 20 BİN LİRADAN FAZLA FARK İstanbul ile Eskişehir arasındaki ortalama 1+1 daire kira farkı 20 bin 636 lirayı buldu. Bir tarafta 15 bin lira seviyesindeki kiralar bulunurken diğer tarafta aynı konut tipi için 35 bin lirayı aşan ortalamalar ortaya çıktı. Mayıs-ağustos döneminde Türkiye genelindeki ortalama kiranın 25 bin 599 liradan 28 bin 402 liraya yükselmesi, kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin boyutunu ortaya koydu. Temmuz 2026 verilerine göre 1+1 dairelerde en düşük ortalama Eskişehir’de, en yüksek ortalama ise İstanbul’da görülürken gerçek kira bedelleri konutun konumu, özellikleri ve bölgedeki arz-talep koşullarına göre değişebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.