Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kalp Krizi

bursaarena.com.tr - Kalp Krizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Krizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp dostu zeytinyağı... Günde ne kadar tüketilmeli? Haber

Kalp dostu zeytinyağı... Günde ne kadar tüketilmeli?

Araştırmalar, günde 7 gr zeytinyağı tüketiminin kalp, kanser ve akciğer hastalığı riskini azalttığını gösteriyor. Prof. Dr. Nevrez Koylan, polifenol zengini sızma zeytinyağının daha etkili olduğunu belirterek günlük 2 yemek kaşığı sınırını öneriyor. Amerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi’nde yayımlanan ve yaklaşık 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği bir çalışma, günde yaklaşık 7 gram (yarım çorba kaşığı) zeytinyağı tüketenlerde, neredeyse hiç tüketmeyenlere kıyasla kalp ve damar hastalığı riskinin yüzde 19, kanser riskinin yüzde 17, nörodejeneratif hastalık riskinin yüzde 29 ve akciğer hastalığı riskinin yüzde 18 daha düşük olduğunu ortaya koydu. Zeytinyağına düzenli beslenmede yer vermenin önemine dikkat çeken Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Farklı ve geniş katılımcı gruplarında benzer sonuçlar elde edilmesi, zeytinyağının kalp ve damar sağlığı açısından önemini destekliyor. Ancak tüketilen miktar kadar tercih edilen zeytinyağının türü de önemli” dedi. SIZMA ZEYTİNYAĞI, RAFİNE ZEYTİNYAĞINA GÖRE ÖNE ÇIKIYOR Amerikan Kalp Derneği’nin 2026’da yayımladığı beslenme rehberinin, tek tek besin ögelerinden çok uzun vadeli beslenme alışkanlıklarına odaklandığını dile getiren Koylan, “Rehberde zeytinyağı, soya ve kanola yağı gibi doymamış yağ kaynaklarıyla birlikte, doymuş yağların yerine tercih edilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Kısa süreli diyet değişikliklerinden çok, kalıcı beslenme alışkanlıkları önem taşıyor. PREDIMED çalışmasının 2026 başında yayımlanan analizi de zeytinyağının türüne dikkat çekiyor. Kalp ve damar hastalığı riski yüksek 7 binden fazla kişinin yıllık beslenme kayıtları incelendiğinde, polifenol bakımından zengin sızma zeytinyağının rafine zeytinyağına kıyasla kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve atriyal fibrilasyon gibi daha geniş bir hastalık grubuna karşı daha güçlü koruma sağladığı görülüyor” dedi. ZEYTİNYAĞI KALBİ BİRDEN FAZLA YOLDAN DESTEKLİYOR Zeytinyağının kalp ve damar sağlığını farklı yollarla desteklediğini anlatan Koylan, “Kalp sağlığı söz konusu olduğunda yalnızca kolesterolü düşünmemek gerekiyor. Zeytinyağı, oksijenle temas ettiğinde yapısı kolay bozulmayan bir yağ. İltihaplanmayı ve damar sertliği oluşumunu azaltmaya yardımcı oluyor, bağırsaklardaki mikroorganizmaların sağlıklı dengesini ve damarların iç yüzeyinin işlevini destekliyor. Kolesterol ve trigliserit düzeylerini olumlu yönde etkilerken vücudun insülini daha iyi kullanmasına yardımcı olarak kan şekeri kontrolünü kolaylaştırıyor. Tansiyonu düşürücü etkisi de bulunuyor” dedi. GÜNDE NE KADAR TÜKETİLMELİ? Zeytinyağının faydası çok olsa da ölçülü tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Koylan, “Zeytinyağı sağlıklı bir tercih olsa da her gramı 9 kalori içeriyor. Aşırı tüketimi kilo artışına ve trigliserit düzeylerinin yükselmesine yol açabilir. Günlük zeytinyağı tüketimi için önerilen üst sınır 2 çorba kaşığı, yani yaklaşık 25–30 gram. Günlük 2.500 kalorilik bir beslenme düzeninde ise tüm yağlardan alınan enerjinin yaklaşık 350–400 kaloriyi, toplam yağ tüketiminin de 40–50 gramı aşmaması gerekiyor” dedi.

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler Haber

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli ölümü yeniden araştırılacak. Gardiyanlar ve sağlık ekibi yeniden sorgulanacak. Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) 24 yıl görev alan ve tutuklanana kadar görüntülenmediği için “Hayalet” adıyla anılan eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun dosyası raftan indi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul ve şüpheli ölümlere ilişkin kurduğu ekip çalışmalarını sürdürüyor. Sonra olarak, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanıp 8 ay sonra 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü mercek altına alınacak. Yeniçağ ekibi Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünde bilinmeyenleri araştırdı. Kaşif Kozinoğlu 1955 yılında Trabzon’da doğdu. 1976'da Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1980 yılında başladığı Özel Kuvvetler görevindeyken çeşitli kurslar gördü, sonra Özel Kuvvetler’de eğitimler verdi. 1995 yılında MİT'ten gelen talep üzerine, kendi isteğiyle piyade binbaşı rütbesindeyken istifa ederek emekli oldu ve MİT'e geçti. Suriye, Bosna Hersek, Azerbaycan, Afganistan başta olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde çeşitli görevlerin yanında Bosna'da yaptığı hizmetlerinden sonra bir kışlaya Kaşif Kozinoğlu adı verildi. Son görevi ise MİT Orta Asya baş müşavirliğiydi. KAYITLARA KALP KRİZİ OLARAK GEÇTİ Kozinoğlu, 10 Mart 2011’de dönemin Beşiktaş Adliyesi’ne girişi sırasında ilk kez kameralar tarafından görüntülendi. Firari FETÖ’cü Zekeriya Öz’e ifade verdikten sonra “Terör örgütü üyeliği ve gizli belgeleri temin etme” suçlarından tutuklanma istemiyle sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Kozinoğlu’nun iddianamesinde, 11 yıldan 26 yıla kadar hapsi isteniyordu. Silivri Cezaevi’nde bulunduğu 8 aylık süreçte kapsamlı bir savunma hazırladığı biliniyordu. 22 Kasım'da ilk kez hakim karşısına çıkacaktı. Duruşmaya çıkmasına 9 gün kala, 12 Kasım 2011’de Kozinoğlu koğuşunda rahatsızlandı. Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü ve hayatını kaybetti. Kayıtlara kalp krizi olarak geçti. Ölümü şüpheli bulundu ve soruşturma başlatıldı. O GECE SİLİVRİ’DE NELER OLDU? Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda Ergenekon tutukluları Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile kalıyordu. Koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un hastalığı nedeniyle 11 Kasım 2011 akşamı hiç uyumadan Uğur’un başında nöbet tutmuştu. “Kalp krizinden kaybedebiliriz” diye endişelenmişti. Nöbetten sonra o gün 15.45'te uyandı. Avluda Hasan Ataman Yıldırım ile birlikte 16.15'ten itibaren 60 dakika yürüyüş yaptı. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Spordan sonra duş aldı. Kozinoğlu 18.15'te Hasan Atilla Uğur’un yanına gelerek yardım istedi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı ve tansiyonu 12.7/20.5 olduğu ölçüldü. Saat 18.17'de acil butonuna basıldı. Dilaltı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye yatmak istemedi ve 19 basamaklı merdiveni kendisi indi. Bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı. Kozinoğlu ambulansa bindirildi ve Silivri Devlet Hastanesi’ne götürülmek üzere yola çıkıldı. Yolda ambulans değişikliği yapıldı. HASTANEYE GİDERKEN AMBULANS DEĞİŞTİRİLDİ! İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de ambulans değişikliği doğrulamıştı. Sağlık Müdürlüğü’nün açıklaması şöyleydi: “Kaşif Kozinoğlu’nun vefatından önce 112 Komuta Kontrol Merkezimize saat 18:30’da çağrı gelmiş ve ambulansımız 18:42’de vakaya ulaşmıştır. Vakaya ilk müdahale ambulansımızda görevli acil tıp teknisyeni (ATT) tarafından yapılmıştır. Saat 18:54’te vaka, Silivri Devlet Hastanesine nakledilmek üzere ambulansla yola çıkmış, 2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır. Saat 19:10’da da hastaneye ulaşılmıştır.” Sağlık Müdürlüğü açıklamasında “34 UF 9249” plakalı ambulansın tıbbi donanımını gösteren fotoğrafları da yayımladı. Sağlık Müdürlüğü ambulansın plakasını da vererek Kozinoğlu'nu hastaneye götüren 112'nin aracını yayınladı. Ancak, açıklamanın kritik noktası “2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır” ifadesiydi. Sağlık Müdürlüğü de Kozinoğlu hastaneye götürülürken ambulans değişikliğini kayda geçirmişti. KOZİNOĞLU’NUN SAÇ TELİ! Kozinoğlu’nun iki ambulansla taşınması nedeniyle soru işaretleri arttı ve ölümü şüpheli bulundu. Kozinoğlu'nu hastaneye götüren ambulans, 'tam tıbbi donanıma sahip' ise neden ikinci ambulansa aktarıldı? Uzmanlar, Kozinoğlu’nun saç telinden zehirleyici bir madde verilip verilmediğinin ortaya çıkacağını düşünüyor. Kozinoğlu’nun ölümünden önce yazdığı belirtilen mektuplarda “Beni öldürecekler” diye yazdığı iddiası, şüpheli ölüme delil olarak gösterilmişti.

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor! Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı Haber

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor! Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı

Aşırı sıcak ve yüksek nem, sıvı-mineral kaybının yanı sıra damarlarda genişlemeye yol açarak kan basıncında ani düşüş ve dalgalanmalara neden olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, hipertansiyon hastalarını yaz aylarında oluşabilecek ciddi sağlık risklerine karşı uyardı. İSTANBUL (İGFA) - Aşırı sıcaklar ve yüksek nem, özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybının damarlarda genişlemeye neden olabileceğini, bunun da kan basıncında ani düşüşlere ve dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti. Türkiye’de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu ifade eden Gürbüz, henüz tanı almamış çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çekti. Gürbüz, aşırı sıcaklarda tansiyon kontrolünün ihmal edilmesinin bayılma, ritim bozukluğu, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. HİPERTANSİYON HASTALARINA 10 KRİTİK YAZ ÖNERİSİ 1. Su tüketimini artırın: Terlemeyle kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması için susamayı beklemeden yeterli sıvı alınması öneriliyor. Uzman, genel olarak günlük 2,5-3 litre sıvı tüketilmesini, ancak kalp veya böbrek hastalığı bulunanların miktarı hekimlerine danışarak belirlemesini tavsiye ediyor. 2. İdrar söktürücü ilaçlara dikkat: Diüretik ilaçlar yaz aylarında terlemeyle birlikte aşırı sıvı ve tuz kaybına neden olabilir. İlaç dozlarının doktor kontrolü olmadan değiştirilmemesi, gerekli durumlarda hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. 3. 11.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçının: Özellikle günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneşe maruz kalmanın tansiyon düşüklüğü ve sıcak çarpması riskini artırabileceği belirtiliyor. 4. Beslenmenizi hafifletin: Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler yerine sebze, meyve, zeytinyağlı yemekler ve hafif proteinlerden oluşan Akdeniz tipi beslenme öneriliyor. 5. Buz gibi duştan kaçının: Ani soğuk, damarlarda hızlı daralmaya ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Serinlemek için ılık duş tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 6. Klima sıcaklığını aşırı düşürmeyin: Kavurucu sıcaktan çok soğuk ortamlara ani geçişlerin damar sistemini etkileyebileceğine dikkat çekilirken, klimanın yaklaşık 22-24 derece civarında tutulması öneriliyor. 7. Egzersizi serin saatlere taşıyın: Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelerin sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz sırasında yeterli sıvı alınması gerekiyor. 8. Çay, kahve ve alkole dikkat: Fazla kafein ve alkol tüketiminin kalp hızını ve ritim bozukluğu riskini artırabileceği belirtiliyor. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda tüketimin sınırlandırılması öneriliyor. 9. Doğru kıyafet seçin: Vücudun ısı kaybını kolaylaştırmak için açık renkli, bol ve hava geçirgenliği yüksek pamuklu veya keten kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 10. Tansiyonunuzu düzenli ölçün: Yaz aylarında “kendimi iyi hissediyorum” diyerek ölçümlerin ve doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Gürbüz, tansiyonda inatçı düşüklük veya yüksekliğin görülmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.

'En zengin 100 Türk' listesindeydi: Kahve Dünyası ve Altınmarka'nın kurucusu Birol Altınkılıç hayatını kaybetti! Haber

'En zengin 100 Türk' listesindeydi: Kahve Dünyası ve Altınmarka'nın kurucusu Birol Altınkılıç hayatını kaybetti!

Kahve Dünyası ile Türkiye'nin en büyük kakao üreticisi Altınmarka Grubu'nun kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Birol Altınkılıç, 66 yaşında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Cesur girişimciliğiyle iş dünyasının sıra dışı ve sevilen önde gelen isimlerinden olan Altınkılıç, Forbes'ın 500 milyon dolarlık servetiyle 2020 yılında Forbes'ın 'En zengin 100 Türk' listesine girmişti. Alınan bilgilere göre; Birol Altınkılıç, doğum günü kutlaması için ailesiyle birlikte gittiği Fransa'daki Monaco Prensliği'ne bağlı Monte Carlo'da kalp krizi geçirdi ve yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Altınkılıç'ın kızı; Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil, babasını, "Babam çalışma hayatına çok küçük yaşlarda Mısır Çarşısı’nda babasına ait dükkanda başlamış. 16 yaşında da abisiyle Tahtakale’de karabiber kahve ve kakao ithalatı ile devam eden iş hayatındaki azmi ve çalışkanlığı, bugün onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi konumuna taşıdı. Üç üniversitede okusam da en önemli eğitimim Birol Altınkılıç Üniversitesi... En önemli öğretisi başkasının arkasından koşmaktansa, öncü olmak... Tanıdığım en çalışkan ve mütevazı insandır. Mezun olduğum tüm okulların üzerinde, o benim en değerli hocam, danışmanım ve pusulası hiç şaşmayan rehberimdir" sözleriyle anlatmıştı. Birol Altınkılıç (soldan ikinci) Birol Altınkılıç kimdir? Birol Altınkılıç, 1992 yılında kurulan Altınmarka Gıda ve popüler zincir Kahve Dünyası dahil olmak üzere sekiz şirketi bünyesinde barındıran Altınmarka Grubu'nun kurucusu ve yönetim kurulu başkanıydı. Altınkılıç’ın yanı sıra eşi Alev Altınkılıç’ın da önemli rolü bulunuyordu. Kahve Dünyası, 2000’li yılların başında İstanbul Eminönü’nde açılan ilk mağazasıyla faaliyetlerine başladı ve daha sonra Türkiye genelinde hızla büyüdü. Sadece kahve değil; çikolata, dondurma ve unlu mamul üretiminde de tamamen kendi tesislerinde üretim yaparak Türkiye’de “kendi üretimiyle bütünleşmiş tek kahve markası” haline geldi. Marka, 2011’de Londra’daki şubesiyle yurt dışına açıldı ve bugün 200’ün üzerinde mağazasıyla Türkiye, İngiltere, Romanya, Kuveyt ve Suudi Arabistan’da faaliyet gösteriyor. Altınmarka Grubu ise kakao işleme ve çikolata üretiminde uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir yapıya dönüştü. Şirketin ürünleri çok sayıda ülkeye ihraç edilirken, grup dünyanın önde gelen gıda şirketlerine de hammadde ve endüstriyel çikolata tedarik etti, Türkiye’nin en büyük kakao ithalatçısına dönüştü. Birol Altınkılıç, Forbes'ın 'En zengin 100 Türk' listesinde yer aldı Birol Altınkılıç, iş dünyasında özellikle kakao ve çikolata sektöründeki yatırımlarıyla tanınıyordu. Ekonomist dergisinin daha önceki araştırmalarında Altınkılıç Ailesi, Türkiye’nin önde gelen varlıklı aileleri arasında gösterilmişti. Altınmarka Grubu, gıda üretiminden perakendeye, kahve ve çikolatadan inşaat ve lojistiğe uzanan geniş bir faaliyet alanına sahip. Grup çatısı altında Altınmarka Gıda, Detay Gıda, Detay Kahve, Detay Unlu Mamuller ve Dondurma, Altınkılıçlar Kahve ve Kakao Ürünleri, Baylan Gıda, Alcao ve Altınyapı İnşaat Turizm Lojistik şirketleri yer alıyor. Grubun tüketiciye dönük marka portföyünün en bilinen isimlerinden biri Kahve Dünyası'nın yanı sıra Baylan, Altınmarka, Detay Çikolata, Detay Kahve, Detay Unlu Mamuller ve Dondurma, Alcao ve Altınyapı da Altınmarka Grubu'nun marka mimarisi içerisinde bulunuyor. 'En zengin 100 Türk' listesindeydi Alt markalar da hesaba katıldığında portföy daha da genişliyor. Detay çatısı altında Bikaldı Chocolate, Bikaldı Coffee, Bikaldı Ice Cream ve Balin markaları bulunurken; Kahve Dünyası çatısı altında ana markanın yanı sıra Kahve Dünyası Al Götür ve Kahve Dünyası Fabrika yer alıyor. Altınmarka tarafında ise Chocolate House markası bulunuyor. Altınkılıç, “Forbes Türkiye'nin 2020 yılında yayımladığı ‘En Zengin 100 Türk’ listesinde 500 milyon dolarlık servetiyle 79. sırada yer almıştı. Birol Altınkılıç, Altınmarka'yı 1992'de kurduKızı Dilara Altınkılıç Kutmangil: 16 yaşında Tahtakale’deki azmi, onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi yaptı Altınkılıç'ın kızı Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil, Ekonomim'de yayımlanan bir yazısında, babasının hikâyesini böyle anlatmıştı: "Babam çalışma hayatına çok küçük yaşlarda Mısır Çarşısı’nda babasına ait dükkanda başlamış. 16 yaşında da abisiyle Tahtakale’de karabiber kahve ve kakao ithalatı ile devam eden iş hayatındaki azmi ve çalışkanlığı, bugün onu dünyanın 6. büyük endüstriyel kakao üreticisi konumuna taşıdı. Babam tanıdığım en çalışkan ve enerjisi yüksek insandır. Başarılarının en büyük sırrının fırsatları çok önceden görüp doğru değerlendirebilme sezgisi olduğunu düşünürüm. 16 yıl boyunca ithalat işinden elde ettiği sermaye birikimi ile yatırımlarını akıllıca yönlendirerek 1992 yılında üretime girmeye karar verdi. Altınmarka’yı kurarken kendisine inanan yerli gıda şirketlerinin desteği ile bugün birlikte büyümeye devam ediyoruz. Babam yatırımlarını yaparken asla ucuza kaçmaz, araştırır ve en kalitelisi neyse onu bulup alır. Altınmarka’dan sonra, 2003’te Detay Kahve, 2004’te Kahve Dünyası,2009’da Detay Çikolata ve 2013’te Bulgaristan’da ALCOA firmalarının kurulması ve tüm operasyonlarının sürdürülebilir başarısında ki en büyük pay, babamın lider özellikleri, kaliteden taviz vermemesi ve yönetim kabiliyetidir. Birol Altınkılıç, iş dünyasında özellikle kakao ve çikolata sektöründeki yatırımlarıyla tanınıyordu"En değerli hocam, pusulası hiç şaşmayan rehberimdir" Ben 14 yaşında babamla toplantılara girmeye başladım. Bana ve kardeşime çok küçük yaşlarımızdan itibaren üretimden, paketleme ve logoya kadar operasyonun her aşamasını öğrenmemiz için fırsatlar yarattı. 2009’da Detay Gıda’nın başına geçtiğimde beni tamamen özgür bıraktı, bize her zaman çok güvendi. Onun bu tutumu beni her zaman çok motive eder ve ona layık bir evlat ve en iyi müşterilerinden biri olabilmek için hırslandırır. Babam aileyi her şeyin üzerinde tutan, herkese karşı çok cömert, verici ve pozitif biridir. Tanıdığım en çalışkan ve mütevazi insandır. Mezun olduğum tüm okulların üzerinde, o benim en değerli hocam, danışmanım ve pusulası hiç şaşmayan rehberimdir. Artık sadece benim değil, iki küçük oğlumun da kocaman kalpli kahramanı ve bizim neşe kaynağımızdır." Birol Altınkılıç'ın kızı Altınmarka Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Detay Gıda CEO’su Dilara Altınkılıç Kutmangil"En önemli öğretilerinden biri, başkalarının arkasından koşmaktansa, öncü olma" Dilara Altınkılıç Kutmangil, babasının hayatındaki yerini ise şu sözlerle anlatmıştı: "Ben yurtdışındaki eğitim hayatıma Bentley Üniversitesi’nde başladım. Üniversiteyi gereğinden erken bitirdiğim ve eğitimime devam etmek istediğimden, Tufts Üniversitesi’nde sertifika eğitimi aldıktan sonra da, Harvard Üniversitesi’ne devam ettim. Grubumuzda göreve başlamadan yurt dışında 3 üniversite deneyimim olsa da, aldığım en önemli eğitim Birol Altınkılıç Üniversitesi’ndeydi. Babamdan problemler karşısında sakin kalmayı, sonuç ve çözüm odaklı bir bakış açısına sahip olmayı öğrendim. Ayrıca, işi yönetirken en ince detayını dahi öğrenmenin gerekliliğini aşıladı bize. Çalışan ekibimizle yakın ilişkiler içinde olmanın, insan kaynağını yönetmek ve yönlendirmek için önemli bir meziyet olduğunu gösterdi. En önemli öğretilerinden biri ise, başkalarının arkasından koşmaktansa, öncü olmak."

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor Haber

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda artan kalp hastalıklarına karşı uyarıda bulundu. Hatalı beslenme, hareketsizlik ve obezite gibi risklere dikkat çeken Uzm. Dr. Şahin; nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir. Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır. AŞIRI TUZ TÜKETİMİ Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor. Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.