Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Japonya

bursaarena.com.tr - Japonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Japonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’de enflasyonun hızlanmasıyla altın geriledi Haber

Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD’de enflasyonun hızlanmasıyla altın geriledi

Uluslararası piyasalarda Altın fiyatları, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD'de enflasyonun hızlandığını gösteren verilerin açıklanmasının ardından bugün geriledi. Söz konusu gelişmeler, ABD Merkez Bankasının (FED) yılın ilerleyen dönemlerinde faiz oranlarını yeniden artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Spot altının ons fiyatı, % 0,5 düşüşle 4 bin 54 dolara geriledi. Aralık vadeli ABD altın kontratları da % 0,5 değer kaybederek ons başına 4 bin 10,10 dolara indi. Değerli metal, üst üste ikinci ayı da kayıpla kapatmaya hazırlanıyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altın fiyatlarındaki düşüşün ons başına 4bin dolar seviyesindeki teknik destek noktasına ilişkin ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. Waterer, fiyatların gerilediği dönemlerde gerçekleştirilen alımların daha önce kayıpları sınırladığını, ancak alım fırsatı kollayan yatırımcıların fiyatları destekleme kapasitesinin henüz netleşmediğini belirtti. Waterer, bu hafta açıklanan ABD ekonomik verilerinin FED'in aralık ayında faiz artırması ihtimalini destekleyen yeterli göstergeler içerdiğini ifade etti. Petrol fiyatlarının mevcut seviyelere yükselmesinin de enflasyon açısından altın üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. ABD'de enflasyon, eylül ayında tüketicilerin benzin ve diğer ürünler için daha fazla ödeme yapmasıyla hızlandı. Bu gelişme, ekonomistlerin aralık ayında faiz artırımı yapılabileceğine ilişkin beklentilerini güçlendirdi. Faiz oranlarının yükselmesi, yatırımcısına faiz getirisi sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyetini artırarak değerli metalin yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimalini yaklaşık yüzde 75 olarak fiyatlıyor. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları bugün yükseldi. Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerini hedef alan saldırı, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın enerji arzına yönelik risklerini yeniden gündeme taşıdı. Petrol fiyatları böylece üst üste dördüncü ayda da yükseliş kaydetmeye hazırlanıyor. Japonya'da bugün açıklanan veriler ise başkent Tokyo'daki yıllık çekirdek enflasyonun ekim ayında Japonya Merkez Bankasının yüzde 2'lik hedefini belirgin biçimde aştığını ortaya koydu. Bu durum, ülkede fiyat baskılarının arttığına işaret etti. Diğer değerli metallerde de düşüş yaşandı. Spot gümüş %1,6 gerileyerek ons başına 51,53 dolara, platin % 1,9 düşüşle bin 459,75 dolara, paladyum ise % 1,4 kayıpla 992,37 dolara indi. Söz konusu üç metal de haftayı ve ayı kayıpla tamamlamaya hazırlanıyor.

Kapadokya Japon Fuarı'na yoğun ilgi Haber

Kapadokya Japon Fuarı'na yoğun ilgi

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Kapadokya Alan Başkanlığının birlikte yürüttüğü tanıtım çalışmaları kapsamında Kapadokya, Tourism Expo Japan 2026’da doğal güzellikleri, tarihî mirası ve farklı turizm deneyimleriyle uluslararası turizm profesyonellerine tanıtılıyor. Yoğun ilgi gören Kapadokya standındaki tanıtım faaliyetlerine, Japonya turizm sektörüyle yeni iş birlikleri geliştirmeye yönelik görüşmeler eşlik ediyor. Fuardaki tanıtım çalışmalarına Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay ve AK Parti Nevşehir İl Başkanı Muhammed Feyzi Akgün katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kapadokya’nın eşsiz mirasını Japonya’da dünyayla buluşturuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Fuardaki temasların Uzak Doğu pazarındaki önemine işaret eden Ersoy, “Tourism Expo Japan 2026’da yoğun ilgi gören Kapadokya standımızla bölgemizin turizm potansiyelini tanıtıyor, Uzak Doğu pazarındaki varlığımızı güçlendiriyoruz.” açıklamasını yaptı. Japon turizm sektörüyle doğrudan temas Fuar kapsamında Japonya Seyahat Acentaları Birliği (JATA) Başkanı ile görüşen Kapadokya heyeti, Japon seyahat acentalarını ve dijital içerik üreticilerini bölgeye davet etti. Programda, Türk ve Japon turizm profesyonellerini bir araya getirecek işletmeler arası görüşmelerin (B2B) de yapılması planlanıyor. Yerel seyahat acentalarının davet edildiği buluşmayla Kapadokya’ya yönelik turizm iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bakan Ersoy, bu temaslara ilişkin paylaşımında, “Heyetimizin Japonya Seyahat Acentaları Birliği (JATA) Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşmenin yanı sıra Japon seyahat acentalarını ve dijital içerik üreticilerini Kapadokya’ya davet ediyoruz. Düzenleyeceğimiz B2B buluşmalarıyla turizm profesyonellerimiz arasında yeni iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyoruz.” ifadelerine yer verdi. Bakan Ersoy, paylaşımında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına (TGA), Nevşehir Valiliğine, milletvekiline, Kapadokya Alan Başkanlığına, belediyelere ve sektör paydaşlarına katkılarından dolayı teşekkür etti.

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı Haber

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı

Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, sunulan hizmetlerin kapsamına ve toplam maliyete odaklanıyor. Konaklama, ulaşım, rehberlik ve çevre gezilerini tek pakette birleştiren premium tur programları bu nedenle daha fazla ilgi görüyor. Sektör temsilcilerinden Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca otel standardıyla ölçülmediğini belirterek, seyahatin uçtan uca planlanmasının ve nitelikli bir deneyim sunulmasının esas olduğunu söyledi. Kamçı, misafirlere yalnızca bir tur değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunduklarını ifade etti. Kamçı, rotaların oluşturulmasından otel ve araç seçimine, şehirlerde geçirilecek süreden rehber atamalarına kadar tüm kararların deneyim ve geri bildirimlere göre alındığını belirtti. Amaçlarının, turu satın alırken görülen fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması olduğunu kaydetti. Premium turların ilk bakışta standart ürünlerden daha pahalı görünse de, ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi kalemler eklendiğinde toplam farkın azaldığına dikkat çekildi. JAPONYA VE GÜNEY KORE’YE TALEP ARTTI 2026 yılında Coral Travel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya, İtalya, Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi rotalar öne çıktı. Türk turistlerin klasik Avrupa destinasyonlarına ilgisini korurken deneyim odaklı noktalara da yöneldiği belirtildi. Özellikle Japonya’ya talep yüzde 70, Güney Kore’ye talep yüzde 50 arttı. Azerbaycan, diğer Türk cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini destekleyen destinasyonlar arasında yer aldı. DİZİ VE FİLMLER DE SEYAHAT TERCİHİNİ ETKİLİYOR Premium seyahatin yükselen eğilimlerinden biri de “set-jetting” oldu. Film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlamayı ifade eden bu trendin özellikle Z ve Y kuşağında güçlü olduğu belirtildi. 18 ülkede 24 bin yetişkinle yapılan bir araştırmaya göre, Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlara göre oluşturuyor. Küresel ölçekte ise seyahatseverlerin yüzde 53’ü ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını ifade edildi.

Japonya'da 7,1 büyüklüğünde deprem Haber

Japonya'da 7,1 büyüklüğünde deprem

Japonya'da 7,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından kıyı bölgelerinde tsunami uyarısı verildi. Japonya'nın Kyushu Adası'ndaki Kumamoto eyaletinde deprem meydana geldi. Japonya Meteoroloji Ajansı, depremin ön değerlendirmelere göre 7,1 büyüklüğünde olduğunu duyurdu. Ajans, depremin ülkede kullanılan Shindo sarsıntı şiddeti ölçeğinde en yüksek seviye olan 7 olarak ölçüldüğünü açıkladı. Shindo ölçeği, Japonya'da depremin büyüklüğünü değil, hissedilen sarsıntının şiddetini ölçmek için kullanılıyor. 0 ile 7 arasında derecelendirilen ölçekte 7, insanların ayakta durmakta zorlandığı ve binalarda ciddi hasarın görülebildiği en güçlü sarsıntıyı ifade eden seviye olarak kabul ediliyor. TSUNAMİ UYARISI YAPILDI Depremin ardından Japon kamu yayıncısı NHK, kıyı bölgeleri için yaklaşık 1 metre yüksekliğinde tsunami uyarısı yapıldığını bildirdi. Yetkililer, kıyı kesimlerinde yaşayan vatandaşlardan denizden uzak durmalarını ve yüksek bölgelere gitmelerini istedi. SEKİZ BÖLGE İÇİN ACİL UYARI VERİLDİ Japon hükümeti, depremin ardından Kumamoto, Nagasaki, Kagoshima, Fukuoka, Saga, Oita ve Miyazaki bölgeleri için acil deprem uyarısı yayımladı. Yetkililer, artçı sarsıntılara karşı dikkatli olunması çağrısında bulunurken, depremin yol açtığı olası can kaybı veya hasara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

Türk lezzetleri Uzak Doğu yolcusu Haber

Türk lezzetleri Uzak Doğu yolcusu

Türkiye'nin yaş meyve, sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında katma değeri yüksek pazarlara yönelme stratejisi kapsamında, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 20-29 Kasım 2026 tarihlerinde, Japonya ve Güney Kore'yi kapsayan “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyecek. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'de yeni ticaret köprüleri kuracak. İZMİR (İGFA) - Türkiye'nin yaş meyve, sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında katma değeri yüksek pazarlara yönelme stratejisi kapsamında, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 20-29 Kasım 2026 tarihlerinde, Japonya ve Güney Kore'yi kapsayan “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyecek. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği organizasyonunda gerçekleştirilecek programda Türk ihracatçıları, Seul ve Tokyo'da ithalatçılar, ulusal perakende zincirleri, distribütörler ve gıda sektörünün önde gelen satın alma kuruluşlarıyla ikili iş görüşmeleri yapacak. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, küresel gıda ticaretinde rekabetin artık fiyat kadar kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirterek, Japonya ve Güney Kore'nin bu dönüşümün en güçlü örnekleri arasında yer aldığını söyledi. İhracatta sadece hacim artışı değil, kilogram başına ihracat değerini yükseltecek pazarlara odaklanıyoruz” diyen Balık, “Japonya ve Güney Kore, yüksek gelir seviyeleri, kaliteli ürün talebi ve güvenilir tedarikçi arayışlarıyla sektörümüz için stratejik öneme sahip. Türk üreticisi ve ihracatçısı son yıllarda kalite, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim alanlarında önemli mesafe kat etti. Bu birikimi artık Uzak Doğu pazarlarında daha güçlü şekilde değerlendirmek istiyoruz. 2025 yılında Japonya ve Güney Kore’ye 63 milyon dolar olan yaş meyve sebze ve mamul ihracatımızı kısa vadede 100 milyon dolara orta vadede 200 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

'Asya çömelmesi'nde uzmanlaşmak neden sağlığa yararlı? Haber

'Asya çömelmesi'nde uzmanlaşmak neden sağlığa yararlı?

Çin, Japonya ve Asya'nın büyük bir bölümünde, iyice çömelmek günlük hayatın sıradan bir parçası. İnsanlar tren beklerken, arkadaşlarıyla sohbet ederken veya yemek yerken topukları yere düz basacak şekilde çömelerek zahmetsizce dinleniyorlar. Ancak turistlerin bu çömelme hareketini taklit etmeye çalıştıkları videolar internette bir eğlenceye dönüştü. Çoğu geriye doğru düşüyor, yana devriliyor veya destek için duvarlara tutunuyor. Vücut hareket uzmanları, bu pozisyonun, yaşlandıkça iyi bir hareketlilik düzeyini korumakla ilgili daha önemli bir soruyu gündeme getirdiğini söylüyor. Peki, neden bazı insanlar zahmetsizce çömelirken, diğerleri bu hareketi yaparken dik durmakta zorlanıyor? Sizi iyi hissettireceği kanıtlanmış beş farklı egzersizAğırlık kaldırmak daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilirAsya çömelmesinin yararları ne? Çömelmek, vücudun en temel hareketlerinden biri olarak kabul ediliyor. ABD'deki South California Üniversitesi'nden insan hareketi uzmanı Prof. Christopher Powers "Çömelme olmadan hiçbir şey yapamazsınız" diye açıklıyor. "Bir sandalyede otururken, arabanızdan inerken, tuvaleti kullanırken, yerden bir şey almak için eğilirken..." Birçok insan, spor salonu egzersiz rutinlerinin yaygın bir parçası olan temel çömelme hareketine aşina. Bu harekette, uyluklar yere paralel olana kadar oturuyormuş gibi çömeliyorsunuz. Ancak Asya çömelmesi, diğer adıyla derin veya tam çömelme, belirgin şekilde farklı. Bu harekette, dizler tamamen bükülüp dışarı doğru itilene kadar çömeliyor, ayakların arasını geniş, göğsü dik tutuyor ve uyluğun arkasının baldır kaslarına yaslanıyorsunuz. İnsanların hareketliliğini ve gücünü geliştirmelerine yardımcı olma konusunda uzmanlaşmış Asyalı-Amerikalı antrenör Matt Hsu, milyonlarca izlenme alan Asya çömelmesinin sosyal medya videolarını yayınladı. Ancak ismin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. "Bunu kendilerine aitmiş gibi sahiplenen Afrikalıları göreceksiniz… Slav ülkeleri, Doğu Avrupa'daki herkes 'bu bizim çömelmemiz' diyecek. Bu çömelme herkesin çömelmesi" diyor. Fizyoterapistler, bu derin çömelmelerin kalça, diz ve ayak bileklerinde daha fazla hareketlilik gerektirdiğini ve normal bir çömelmeye göre vücudun daha fazla bölgesindeki kasları harekete geçirdiğini söylüyor. Çalışmalar, bu kapsamlı esnemenin hareketliliği ve esnekliği artırmaya, sırt ağrısını azaltmaya ve yaşam boyu genel bağımsızlığı sağlamaya yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Egzersizi, vücut saatinize göre ayarlamak nasıl faydalı oluyor? Kaynak,Getty Images /// Derin çömelme pozisyonu, çoğu insanın çocukluktan itibaren doğal olarak yapabildiği, ancak zamanla kaybettiği bir hareket. Çocuklar bu pozisyona doğal olarak ve çok az çabayla geçebiliyor. Bunun nedeni kısmen daha fazla eklem hareketliliğine ve farklı vücut oranlarına sahip olmaları. Ancak anatomideki değişiklikler, birçok yetişkinin derin çömelme yeteneğini kaybetmesinin tek nedeni değil. Oturmaya dayalı yaşam tarzları, sandalyeler ve yükseltilmiş tuvaletler kullanmak, birçok yetişkinin günlük yaşamda nadiren derin çömelme ihtiyacı duymasına neden oluyor ve bu da zamanla hareketlilik ve gücün azalmasına yol açıyor. Araştırmalarında hareket değişikliklerinin diz yaralanmalarına nasıl katkıda bulunduğunu inceleyen Powers "Kullanmazsanız kaybedersiniz" diye uyarıyor. Yeni bir araştırmaya göre günde 7 bin adım sağlıklı yaşam için yeterliAsyalılar neden daha kolay çömeliyor? Kaynak,Matt Hsu /// Asya kökenli Amerikalı Matt Hsu, sakatlıklar nedeniyle birkaç kez kaybettiği derin çömelme hareketini yeniden öğrenmek için kendi kendine antrenman yapmak zorunda kaldı. Yaşlandıkça hareketlilik ve bağımsızlık için bu beceriyi korumanın önemli olduğunu söylüyor. Japonya gibi Asya'nın bazı bölgelerinde restoranlara gitmek gibi günlük faaliyetler için bile çömelmeniz gerekiyor. Hareket ve fitness eğitimi veren Upright Health şirketinin kurucusu Hsu "Hala düzenli olarak içeri girip, ayakkabılarınızı çıkarıp, tatami minderine çömelip, sonra oturup yemeğinizi yiyebilmeniz gerekir" diyor. Diğer, daha temel aktiviteler de bu kalça ve bacak gücünü gerektiriyor. "Asya'nın bazı bölgelerinde sadece çömelinen tuvaletler var. Her gün, her tuvalete gitmeniz gerektiğinde bu şekilde tuvalete gidiyorsanız, bu yeteneği kolay kolay kaybetmezsiniz" diye ekliyor. Hsu, 40 dakikalık röportajı boyunca uzun süre derin çömelme pozisyonunda kaldı ve sadece birkaç kez kısa bir ara verdi. Ailesinin deneyimi nedeniyle çömelme gibi hareketlerin öneminin acı verici bir şekilde ortaya çıktığını söylüyor. "Babam düştü ve yerden kalkamadığı için ambulans çağrılıp kaldırımdan alınması gerekti" diyor Hsu. Hsu, spor sakatlıklarından iyileşirken uzun süre oturmak zorunda kaldıktan sonra 20'li yaşlarında derin çömelme yeteneğini kaybettiğini söylüyor. "Ayak bileklerime bile dokunamıyordum çünkü çok sertleşmişti" diyor. Hsu, vücudunu tekrar eğitmek zorunda kaldı ve derin çömelme yeteneğinin, diğer herhangi bir fiziksel beceri gibi öğrenilebileceğini söylüyor. Basit zihin egzersizleri beynimizin işleyişini nasıl değiştirir?Asya çömelmesi nasıl yapılır? Hsu, derin çömelme hareketini öğrenmek isteyenleri, vücutları hazır olmadan önce meseleye çok agresif bir şekilde yaklaşmamaları konusunda uyarıyor. "Acele edip tamamen aşağıya inmek istemezsiniz çünkü muhtemelen bir yerinizi sakatlarsınız" diyor. Bunun yerine, sandalye veya tezgah gibi mobilyalardan destek alarak harekete kademeli olarak başlamayı ve sadece rahat hissettiğiniz kadar aşağıya inmeyi öneriyor. "Bunu birkaç hafta boyunca her gün birkaç kez yaparsanız 'kendimi güvende hissediyorum, biraz daha aşağıya inebilirim' diyeceksiniz." Kaynak,Getty Images /// Fizyoterapistler, derin çömelmenin herkes için, özellikle de diz, kalça veya sırt ağrısı olanlar için nihai hedefe dönüşmemesi gerektiğini söylüyor. Ancak, yetişkinlerin derin çömelmeyi yeniden öğrenmeleri gerekip gerekmediği sorusu yaş ilerledikçe daha karmaşık hale geliyor. Powers "Yaşlandıkça eklemlerimizde, omurgamızda, kalçalarımızda, özellikle ayak bileklerimizde hareket kabiliyetimizi kaybediyoruz" diyor. "Bu da bu tür çömelmeyi yapma yeteneğimizi daha da sınırlıyor." Araştırmacılar, her derinlikteki çömelmenin faydalı olduğunu söylüyor ama Powers, özellikle diz, kalça veya sırt ağrısı olanlara derin çömelmeyi bir hedef olarak ele almamaları konusunda uyarıyor. Klinik ortamlarda, çömelmeler genellikle hastanın vücut tipine, yaralanmalarına, geçmişine ve hedeflerine bağlı olarak değiştiriliyor. Powers, bu karmaşıklığın genellikle internette gözden kaçtığını söylüyor. "Herkesin en uygun yolu var ama bu işlerin böyle yürümediği anlamına da geliyor. Her insan farklı." Daha uzun uyluk kemiklerine, sınırlı ayak bileği hareket kabiliyetine veya farklı kalça yapılarına sahip olanlar, ne kadar formda olurlarsa olsunlar, denge ve derinlik konusunda daha fazla zorluk çekebiliyor. Bazı fizyoterapistler, asıl meselenin birinin kalçaları yerden birkaç santim yukarıda oturabilmesi değil, yaşlandıkça bağımsız hareket etmeye devam edebilmesi olduğunu savunuyor. Şu anda, derin çömelmenin uzun süre boyunca günlük olarak uygulayan kişiler üzerindeki uzun vadeli etkisini veya faydalarını doğrulayan hiçbir çalışma yok. Hsu, amacının mükemmellik değil, modern yaşam tarzının insanlardan yavaş yavaş yok etmiş olabileceği bir hareketi geri kazandırmak olduğunu söylüyor. "Kişisel deneyimimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki vücudunuzu kontrol edebilmeniz, kalkabilmeniz ve yerçekimini yönetebilmeniz kesinlikle gerekli bir şey." Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlanıldı. BBC Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.