Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Iş Birliği

bursaarena.com.tr - Iş Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel Ankara'da... Girne'de arama kurtarma çalışmaları titizlikle sürüyor Haber

KKTC Başbakanı Ünal Üstel Ankara'da... Girne'de arama kurtarma çalışmaları titizlikle sürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Görüşmeye Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, baş başa ve heyetler arası yapılan görüşmelerde Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarının son durumu ile bundan sonra atılacak adımların ele alındığını açıkladı. İKİLİ İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK ÇALIŞMALAR DEĞERLENDİRİLDİ Görüşmede ayrıca KKTC ile ikili iş birliğinin gündemindeki konular ve önümüzdeki döneme ilişkin ortak çalışmaların da değerlendirildiği belirtildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çalışmaların Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu başta olmak üzere ilgili kurumların teknik heyetleri ve uzman ekiplerin değerlendirmeleri doğrultusunda, tüm imkânlar seferber edilerek titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. “AİLELERİN YANINDAYIZ” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, zorlu süreçte bekleyişleri süren ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini, kayıp vatandaşlara ulaşılması için her türlü imkanın ve teknik kapasitenin seferber edildiğini vurguladı. Hayatını kaybeden vatandaşlar için taziye mesajı da paylaşan Yılmaz, arama kurtarma çalışmalarında görev yapan tüm ekiplere teşekkür etti.

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak Haber

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BURSA (İGFA) - BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

12. Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul'da başladı... Hedef 2053'e kadar 20 GW nükleer güç Haber

12. Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul'da başladı... Hedef 2053'e kadar 20 GW nükleer güç

Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanların en kapsamlı nükleer enerji etkinliği olan 12. Nükleer Santraller Zirvesi - NPPES, İstanbul’da başladı. İSTANBUL (İGFA) - Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Nükleer Sanayi Derneği (NSD) tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın desteğiyle düzenlenen 12. Nükleer Santraller Zirvesi (NPPES), İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde başladı. "Yeni Nükleer Çağ: Sanayiyi, İnovasyonu ve Net Sıfır Hedeflerini Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen ve iki gün sürecek zirve, nükleer enerji alanındaki kamu temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, teknoloji şirketlerini, akademisyenleri ve sanayicileri bir araya getirdi. "NÜKLEER ENERJİ ARTIK BİR ZORUNLULUK" Zirvenin açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, Türkiye'nin 2035 yılına kadar 7,2 gigavat, 2053 yılına kadar ise en az 20 gigavat nükleer kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini söyledi. Nükleer enerjinin enerji arz güvenliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve teknolojik bağımsızlık açısından stratejik önem taşıdığını belirten Sarı, "Nükleer enerji bizim için bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. Sarı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde bu yıl ilk elektriğin üretilmesinin hedeflendiğini açıklarken, Sinop ve Trakya'da planlanan yeni santral projeleri ile küçük modüler reaktör (SMR) çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti. Akkuyu projesinde 300'den fazla yerli firmanın görev aldığını ve bugüne kadar yaklaşık 12 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldığını ifade etti. İLK NÜKLEER TEMALI TEKNOPARK İTÜ'DE KURULACAK İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye'nin ilk tematik nükleer teknoparkının İTÜ bünyesinde kurulacağını açıkladı. Mandal, teknoparkın yalnızca üniversiteyi değil, tüm nükleer teknoloji ekosistemini kapsayan bir merkez olacağını belirterek, Türkiye'nin kendi insan kaynağını ve teknolojisini geliştirmesi açısından önemli bir adım olacağını söyledi. ABD İstanbul Başkonsolosu Michael Lally, yapay zeka ve veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının nükleer enerjiyi daha da önemli hale getirdiğini belirtti. Türkiye'nin SMR alanındaki düzenlemelerini desteklediklerini ifade eden Lally, sivil nükleer enerjinin Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir iş birliği alanı olabileceğini söyledi. Kanada'nın Türkiye Maslahatgüzarı Larisa Galadza ise Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısına dikkat çekerek, nükleer teknolojilerde araştırma, tedarik zinciri ve insan kaynağı geliştirme alanlarında iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi. YERLİ SANAYİYE NÜKLEER ÇAĞRISI Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, nükleer enerjinin yalnızca enerji üretimi değil, yüksek teknoloji ve sanayi dönüşümü açısından da stratejik bir alan olduğunu vurguladı. Akkuyu'da yerlilik oranının yüzde 55'e yaklaştığını belirten Ardıç, hedeflerinin Anadolu'daki sanayi kuruluşlarını uluslararası nükleer tedarik zincirine entegre etmek olduğunu söyledi. Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi ise Türkiye'nin yalnızca enerji tüketen değil, nükleer teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke olmayı hedeflediğini belirterek, özellikle küçük modüler reaktör teknolojilerinin yerli sanayi için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. İki gün sürecek zirvede nükleer enerji teknolojileri, yerli üretim, uluslararası iş birlikleri, küçük modüler reaktörler ve sektörün geleceğine ilişkin çok sayıda panel ve oturum gerçekleştirilecek.

Polonya Cumhurbaşkanı Türkiye'de... İki ülke hedefi 15 milyar dolarlık ticaret Haber

Polonya Cumhurbaşkanı Türkiye'de... İki ülke hedefi 15 milyar dolarlık ticaret

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle ağırladı. İki lider, görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ticaret, savunma sanayii, enerji, ulaştırma ve güvenlik alanlarında iş birliği mesajı verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilerin 6 asrı aşan ortak tarihten güç aldığını belirtti. İki ülkenin müttefik ve stratejik ortak olarak her alanda iş birliğini geliştirme iradesini teyit ettiğini ifade eden Erdoğan, görüşmelerde ticaretten yatırımlara, savunma sanayiinden enerjiye ve beşeri ilişkilere kadar birçok başlığın ele alındığını söyledi. “10 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİMİZE ULAŞTIK, YENİ HEDEFİMİZ 15 MİLYAR DOLAR” Türkiye ile Polonya arasındaki ekonomik ilişkilere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminde yeni hedefin 15 milyar dolar olduğunu açıkladı. 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine erişmeleri sonrasında 15 milyar dolarlık yeni hedef belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. Türk müteahhitlik firmalarının Polonya’da yaklaşık 9 milyar dolar değerinde projeye imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki iş birliklerinin daha da artırılmasını temenni ettiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Polonya'yla 6 asrı aşan köklü tarihimizden aldığımız güçle iki müttefik ve stratejik ortak olarak her alanda iş birliğini geliştiriyoruz. Bugünkü… pic.twitter.com/3uqGsG55vT — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 23, 2026 SAVUNMA SANAYİİ VE NATO VURGUSU Savunma sanayiinin görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye ve Polonya’nın NATO müttefiki olarak Avrupa’nın güvenlik ve savunma mimarisinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Geçmiş dönemde insansız hava araçları başta olmak üzere çeşitli savunma projelerinde önemli ortaklıklara imza atıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin bu alandaki iş birliğini güçlendirmeye devam edeceğini ifade etti. Ulaştırma alanında da önemli potansiyel bulunduğunu kaydeden Erdoğan, Polonya’nın desteğiyle stratejik ortak olunan Üç Deniz Girişiminin bu alanda önemli bir platform sunduğunu belirtti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilerin yalnızca ekonomik ve savunma alanlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, eğitim, kültür, bilim ve turizm alanlarındaki bağların güçlendirilmesinin iki ülke dostluğunun geleceğine yönelik önemli bir yatırım olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Görüşmelerimizde Türkiye - Avrupa Birliği ilişkileriyle güncel bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldık. Her vesileyle vurguladığımız üzere Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme… pic.twitter.com/cJ8pxc3OSb — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) June 23, 2026 Türkiye - Avrupa Birliği ilişkileriyle güncel bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her vesileyle vurguladığımız üzere Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme iradesine sahibiz. Bu vesileyle Polonya'nın Avrupa Birliği üyelik sürecimize verdiği destek için teşekkür ediyor, bu desteğin artarak sürmesini diliyorum. NATO bağlamındaki gelişmeleri de Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte değerlendirdik. 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenleyeceğimiz NATO Zirvesi kapsamında ittifakın Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve caydırıcılığının tahkim edilmesi ortak önceliğimizi oluşturuyor. Bu noktada Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi transatlantik bağın pekiştirilmesini önemli görüyoruz" diye konuştu. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın farklı alanlarda daha da geliştirilmesi yönündeki kararlılık vurgulandı.

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi Haber

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi

Yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik uluslararası operasyonla 90 suçlu Türkiye'ye iade edildi. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle kurulan etkin iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 42 ve ulusal seviyede aranan 48 olmak üzere toplam 90 suçlu ülkemize geri getirildi. Bu kapsamda, Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G.., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L., N.İ. ile ulusal seviyede aranan G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Gürcistan (58), Almanya (12), Bulgaristan (3), Yunanistan (3), Hollanda (2), KKTC (2), Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland, Ukrayna ve Japonya’da yakalanan şahısların; dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu madde kullanma ve ticareti, kasten öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürme, çocuğun cinsel istismarı, yağma, silahla tehdit, kamu malına zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama, tasarlayarak öldürme, nitelikli cinsel saldırı, ruhsatsız silah bulundurma, hükümlü veya tutuklunun kaçması, kara para aklama, futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet, askeri ceza kanununa muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, göçmen kaçakçılığı yapma, kumar oynanmasına yer ve imkan sağlama, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından arandıkları belirlendi. Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz." denildi.

CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin-Rusya arasındaki büyüyen ortaklığı güçlendiriyor Haber

CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin-Rusya arasındaki büyüyen ortaklığı güçlendiriyor

GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in daveti üzerine 19-20 Mayıs tarihleri arasında Çin'e resmî ziyarette bulunacak. Bu buluşma, yeni dönemde Çin-Rusya ilişkilerinin ayırt edici özelliklerinden biri hâline gelen üst düzey yakın temasların yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Putin'in ziyareti tarihî bir dönemeçte gerçekleşiyor. Bu yıl, Çin-Rusya İyi Komşuluk ve Dostane İş Birliği Antlaşması'nın imzalanmasının ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) kuruluşunun 25. yıldönümü ve Çin-Rusya kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığının kurulmasının 30. yıldönümü. Geçtiğimiz on yılda, devlet başkanları düzeyindeki diplomasi hızla değişen küresel ortamda ikili ilişkilerin rotasını belirlemede kilit bir rol oynadı. İki devlet başkanı Xi ve Putin 2013'ten bu yana sık sık bir araya geldi. Bu süre içinde Başkan Xi'nin Rusya'yı 11 kez ziyaret etmesi, Başkan Putin'in de Çin'e 13 kez gitmiş olması ikili ilişkilerin kalıcı gücünü ve stratejik niteliğini vurguluyor. DEVLET BAŞKANLARI DÜZEYİNDEKİ DİPLOMASİ STRATEJİK REHBERLİK SAĞLIYOR Şanghay Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Rusya ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi'nde araştırmacı öğretim görevlisi Zhao Long'a göre, "Aralarındaki temas ve etkileşimlerin sıklığı ve derinliği dünyanın başka herhangi bir yerinde nadir görülen bir durum." Zhao, iki liderin son on yılda 40'tan fazla görüşme gerçekleştirdiğini ve devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin yüksek seviyede karşılıklı güvenin tesis edildiği sağlam temel taşı ve çeşitli alanlardaki pratik iş birliğinin önemli itici gücü hâline geldiğini belirtti. Mart 2013'te Xi'nin Çin Devlet Başkanı olduktan sonra ziyaret ettiği ilk ülke Rusya olmuştu. İki ülke 2019'da yeni dönem için ikili ilişkilerini kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı düzeyine yükselterek ikili ilişkiler tarihindeki en yüksek seviyeye taşıdı. 2025'te Putin ŞİÖ zirvesine, Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünya Anti-Faşist Savaşı zaferlerinin 80. yıldönümünü anma etkinliklerine katılmak üzere Çin'i ziyaret etti. Bu yıl 4 Şubat tarihinde Xi ve Putin ikili ilişkilerin gelecekteki gelişimi ve uluslararası platformlarda ikili ilişkilerde koordinasyon sağlama konularını görüşmek üzere bir video konferans gerçekleştirdi. Çin ve Rusya, iki devlet başkanının rehberliğinde karşılıklı siyasi güveni sürekli derinleştirdi ve egemenlik, güvenlik ve kalkınma gibi temel çıkarlarını ilgilendiren konularda birbirlerine güçlü destek verdi. İki ülke ayrıca Birleşmiş Milletler, ŞİÖ, BRICS, APEC ve G20 gibi önemli uluslararası platformlarda koordinasyonu güçlendirerek tek taraflılığa birlikte karşı çıktı ve çok kutuplu bir dünya inşa etmeye katkıda bulundu. Başkan Xi önceki konuşmalarında Çin ve Rusya'nın ittifak kurmama, çatışmama ve herhangi bir üçüncü tarafı hedef almama ilkeleri temelinde komşu büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesini hedef alan yeni bir yol keşfettiklerini ve bunun büyük devletler arasında yeni bir ilişki türüne örnek oluşturduğunu ifade etmişti. PRATİK İŞ BİRLİĞİ YENİ ZİRVELERE ULAŞIYOR İki ülke karşılıklı siyasi güvenin derinleşmesiyle birlikte ticaret, enerji ve kültür gibi alanlarda kapsamlı pratik iş birliği yaparak verimli sonuçlara ulaştı. Karşılaştıkları küresel zorluklara karşın iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği artmaya devam etti; taraflar Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında eş güdüm sağlamaya yönelik etkin adımlar attı. Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamındaki Çin-Avrupa yük trenlerinin yüzde 70'inden fazlası Avrupa'ya Rusya üzerinden geçerek gidiyor ve sefer sayıları rekor düzeyde seyrediyor. Çin, üst üste 16 yıldır Rusya'nın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürüyor. Çin Ticaret Bakanlığı'nın son verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 227,9 milyar dolara ulaşarak üst üste üç yıl 200 milyar dolar seviyesini aştı. Bu yılın ilk çeyreğindeyse ikili ticaret hacmi önceki yılın aynı dönemine göre %14,7 artış göstererek 61,2 milyar dolar oldu. Halklar arası etkileşim de gelişmeye devam ediyor. İki ülke yıllar içinde çeşitli değişim programlarını birlikte hayata geçirdi; dil yılları, turizm yılları, gençlik değişim yılları ve kültür yılları bunlardan bazıları. 2024-2025 Çin-Rusya Kültür Yılları kapsamında iki ülke bir dizi kültür alışverişi etkinliği gerçekleştirdi. Özgün Çin dans gösterisi Wing Chun Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu'nda sahnelenirken Rusya'nın Mariinsky Tiyatrosu Orkestrası ve Bolşoy Balesi'nin Çin'deki gösterileri büyük ilgiyle karşılandı. 2025 yılında Çin ve Rusya'nın karşılıklı vize muafiyeti politikasını uygulamaya koyması sayesinde iki ülke arasında turizmde patlama yaşandı. Çin ve Rusya, artan karşılıklı siyasi güvenden tutun da büyüyen pratik iş birliği ve çoğalan halklar arası etkileşime varana kadar aralarındaki ikili dostane ilişkileri güçlendirmeye devam etti. Küresel belirsizliğin giderek arttığı bir ortamda iki devlet başkanının çok yakında yapacakları görüşmenin ikili ilişkileri daha da ileri taşıması, iki halka daha fazla fayda sağlaması ve değişen dünyaya daha fazla istikrar ve olumlu ivme kazandırması bekleniyor.

Orman ürünleri sektörü İnegöl’de buluştu Haber

Orman ürünleri sektörü İnegöl’de buluştu

BURSA (İGFA) - TİM ve sektör temsilcilerinin katılımıyla İnegöl’de düzenlenen toplantıda orman ürünleri sektörünün sorunları masaya yatırıldı, çözüm için sahada iş birliği mesajı verildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Kenan Kender, Tüm Ahşap Palet Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TAPSİAD) Başkanı Akın Balcıoğlu ve EPAL Türkiye Başkanı Burak Gencer’in yanı sıra; Türkiye Orman Ürünleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TORİD) Başkanı Göksel korkmaz Kontraplak Üreticileri Derneği (KONÜDER) Başkanı İsmail Ercan, MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği (YOMSAD), TOBB Meclis Üyeleri, İnegöl Mobilyacılar Odası ve İnegöl Keresteciler Odası temsilcileri de toplantıda yer aldı. İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, Türkiye’de orman ürünleri sektörünün yüksek katma değer üreten bir alan olduğunu belirterek, İnegöl’ün mobilya sektörünün yanı sıra güçlü bir orman ürünleri kümelenmesine sahip olduğunu vurguladı. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ise sektördeki yapıyı “üçlü sacayak” olarak nitelendirerek, bu yapının Orman Genel Müdürlüğü, orman köylüleri ve sektörde faaliyet gösteren firmalardan oluştuğunu söyledi. Karacabey, bu üç yapının uyum içinde çalışmasının sektörün gelişimi açısından kritik olduğunu dile getirdi. Karacabey, sektörün sorunlarını tüm paydaşlarla birlikte ele alarak çözüm üretmeyi hedeflediklerini, bu doğrultuda toplantıları sahaya taşıma kararı aldıklarını ve ilk adımı İnegöl’de attıklarını söyledi. TAPSİAD’IN ÖNERİSİ HAYATA GEÇTİ Bekir Karacabey, sektör toplantılarının Ankara dışına taşınması yönündeki önerinin daha önce TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu tarafından dile getirildiğini belirterek, bu önerinin İnegöl buluşmasıyla hayata geçirildiğini ifade etti. Karacabey, ilk toplantının sektörün kalbinin attığı İnegöl’de gerçekleştirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurgularken, bundan sonraki süreçte de tüm paydaşlarla birlikte hareket ederek sektörün daha katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için çalışacaklarını dile getirdi. Toplantıda söz alan sektör temsilcileri, sektörde son dönemde öne çıkan başlıkları doğrudan yetkililere iletti. Özellikle ödemelerde vadelerin uzaması konusunda destek beklentisi güçlü şekilde dile getirilirken, ağaçların tasnifi sürecinde doğru sınıflandırma yapılması ve ölçü standartlarına daha fazla dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan toplantının ardından Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ile Ankara’dan gelen genel müdür yardımcıları ve daire başkanları, bölge müdürleri ve işletme şefleriyle birlikte İnegöl’de orman ürünleri üretimi yapan firmaları ziyaret etti. Heyet, üretim süreçlerini yerinde inceleyerek firma temsilcilerinden sektörün sorunları ve sürdürülebilir üretime ilişkin önerileri dinledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.