Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

bursaarena.com.tr - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli ihracatçılar Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında liderliğini pekiştirdi Haber

Egeli ihracatçılar Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında liderliğini pekiştirdi

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artırarak 949 milyon dolara taşıdı. İZMİR (İGFA) - Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yarısını tek başına gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, sektörün ihracattaki lokomotif gücü olmayı sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2025 yılında 4,04 milyar dolarlık ihracata ulaştığını açıklayarak, “Birliğimiz ise 1,84 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye toplam ihracatının yaklaşık yüzde 45,5'ini tek başına gerçekleştirdi. 2026 yılının ilk altı ayına baktığımızda da bu güçlü performansın devam ettiğini görüyoruz. Türkiye genelinde sektörümüz 1 milyar 904 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Birliğimiz yüzde 16 artışla 949 milyon dolar ihracata ulaştı. Böylece ülkemiz sektör ihracatının yarısı yine Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirildi.” dedi. TÜRKİYE GENELİ SU ÜRÜNLERİ İHRACATI YÜKSELİŞİNİ SÜRDÜRDÜ Türkiye geneli su ürünleri ihracatının ihracat birim fiyatlarındaki artışın da etkisiyle yüzde 14 artarak 1 milyar 110 milyon dolara ulaştığını söyleyen Başkan Demir, “Yumurta sektörümüz, kota artışı ve kuş gribi kaynaklı ihracatta yaşanan kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte yüzde 70 artışla 287 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Buna karşılık kanatlı eti ihracatı uygulanan kısıtlamalar nedeniyle yüzde 41 azalarak 200 milyon dolara, süt ve süt ürünleri ihracatı ise artan maliyetler nedeniyle dünya fiyatları ile rekabet şansımız azaldığından yüzde 19 düşüşle 153 milyon dolara geriledi. Bal ihracatımız da yüzde 5 düşüşle 15 milyon dolar olarak gerçekleşti.” diye konuştu. EGE’DE YUMURTA İHRACATI SIÇRAMA YAPTI: YÜZDE 131 ARTIŞ Ufuk Atakan Demir, “Birliğimiz özelinde ise; su ürünleri ihracatımız yüzde 14 artışla 755 milyon dolara ulaştı ve Türkiye'nin toplam su ürünleri ihracatının yüzde 68'i Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Yumurta ihracatımız yüzde 131 artışla 98 milyon dolara yükselirken; Kanatlı eti ihracatımız yüzde 19 azalışla 53 milyon dolar, süt ve süt ürünleri ihracatımız yüzde 31 azalışla 17 milyon dolar, bal ihracatımız ise yüzde 3 düşüşle 7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektörümüz uzun yıllardır birçok önemli sorunla mücadele ediyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve yeni pazarlara ulaşmaya devam ediyor. Bu süreçte özellikle veteriner sağlık sertifikası bulunmayan ülkelere ihracatın önünün açılması amacıyla diplomatik ve teknik girişimlerimizi sürdürüyoruz.” dedi. HEDEF 2026 SONUNDA 2 MİLYAR DOLAR İHRACAT Başkan Demir, Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2026 yılı ihracat hedefinin 4,3 milyar dolar, 2030 hedefinin ise 5 milyar dolar olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimiz olarak 2026 yılı sonunda 2 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyoruz. Su ürünleri özelinde ise Türkiye'nin ihracat hedefi 2027 yılında 2,7 milyar dolar, 2030 yılında ise 3,5 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu hedeflere ulaşabilmek için yılın ikinci yarısında da yoğun bir uluslararası tanıtım programı yürütmeye devam edeceğiz. Eylül ayından itibaren Singapur'da düzenlenecek Dünya Yumurta Konferansı'nda, İspanya'daki Conxemar Fuarı'nda, Fransa'daki SIAL Paris Fuarı'nda, Çin Fisheries & Seafood Expo ve China International Import Expo'da sektörümüzü temsil edeceğiz. Bunun yanında Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi'nde, ülkemizi temsil ettiğimiz FEAP Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin tek su ürünleri ihtisas fuarı olan Future Fish'te ve 7. Yumurta Zirvesi'nde de aktif olarak yer alacağız.”

Kuru incirde Aydın'da büyük buluşma Haber

Kuru incirde Aydın'da büyük buluşma

Cennet meyvesi kuru incirin ihracat yolculuğunun rahat ve konforlu geçmesi için kuru incirin başkenti Aydın’da tüm taraflar “İncir Zirvesi”nde güç birliğine gitti. AYDIN (İGFA) - Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, ülkemize yıllık 400 milyon dolar döviz kazandıran kuru incirde 2026/27 sezonu öncesi Aydın’da “İncir Zirvesi” gerçekleştirildi. Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Sarılop Toplantı Salonu’nda düzenlenen; zirvede yaklaşan kuru incir sezonu öncesinde üretim, ihracat ve pazarda yaşanan sorunlar ile çözüm önerileri ele alındı. “İncir Zirvesi”nde kamu kurumları, yerel yönetimler, üretici temsilcileri, oda ve borsalar, araştırma kuruluşları ve ihracatçılar ilk kez bu ölçekte aynı masa etrafında bir araya gelerek kuru incirin geleceği için ortak irade ortaya koydu. Toplantıya Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, üretici örgütleri, oda ve borsa temsilcileri, ihracatçı firmalar ile Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Birlik Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ve Birlik üyeleri katıldı. Toplantıda verilen en güçlü mesaj, kuru incirin yalnızca bir tarım ürünü değil; Aydın’ın binlerce yıllık üretim mirası, üreticinin emeği, ihracatçının dünyaya açılan gücü ve Türkiye’nin milli serveti olduğu yönünde oldu. KURU İNCİRDE ORTAK MESAJ: KALİTE BAHÇEDE BAŞLAR Toplantıda, kuru incirde sürdürülebilir ihracatın temelinin üretim aşamasında atıldığı vurgulandı. Ürünün bahçeden itibaren doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması, sağlıklı koşullarda depolanması ve riskli ürünlerin erken aşamada ayrıştırılması gerektiği dile getirildi. Sektör temsilcileri, kalitenin yalnızca ihracat aşamasında yapılan kontrollerle sağlanamayacağına dikkat çekti. Üretici, tüccar, işletme ve ihracatçı zincirinin her halkasında aynı kalite bilincinin yerleşmesi gerektiği ifade edildi. Toplantıda bir sunum yapan Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye’nin kuru incirde dünya liderliğini korunmasının tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay şunları kaydetti: “Önümüzdeki süreçte önceliğimiz, kuru incirde üretimden ihracata uzanan değer zincirini güçlendirmek ve sektörümüzün sahada yaşadığı konuları Sayın Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı ve ilgili kurumlarımıza aktarmak olacak. Ülkemizin ve bölgemizin en kıymetli ürünlerinden biri olan kuru incirin üretimine ve ihracatına sürdürülebilir şekilde devam edebilmek için kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, araştırma kuruluşlarımız, üretici örgütlerimiz ve ihracatçılarımızla yoğun bir çalışma süreci yürüteceğiz. Aydın’ın binlerce yıllık incir mirasını koruyarak Türkiye’nin dünya liderliğini geleceğe taşımak için kararlıyız.”

Türk lezzetleri Uzak Doğu yolcusu Haber

Türk lezzetleri Uzak Doğu yolcusu

Türkiye'nin yaş meyve, sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında katma değeri yüksek pazarlara yönelme stratejisi kapsamında, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 20-29 Kasım 2026 tarihlerinde, Japonya ve Güney Kore'yi kapsayan “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyecek. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'de yeni ticaret köprüleri kuracak. İZMİR (İGFA) - Türkiye'nin yaş meyve, sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında katma değeri yüksek pazarlara yönelme stratejisi kapsamında, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 20-29 Kasım 2026 tarihlerinde, Japonya ve Güney Kore'yi kapsayan “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyecek. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği organizasyonunda gerçekleştirilecek programda Türk ihracatçıları, Seul ve Tokyo'da ithalatçılar, ulusal perakende zincirleri, distribütörler ve gıda sektörünün önde gelen satın alma kuruluşlarıyla ikili iş görüşmeleri yapacak. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, küresel gıda ticaretinde rekabetin artık fiyat kadar kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirterek, Japonya ve Güney Kore'nin bu dönüşümün en güçlü örnekleri arasında yer aldığını söyledi. İhracatta sadece hacim artışı değil, kilogram başına ihracat değerini yükseltecek pazarlara odaklanıyoruz” diyen Balık, “Japonya ve Güney Kore, yüksek gelir seviyeleri, kaliteli ürün talebi ve güvenilir tedarikçi arayışlarıyla sektörümüz için stratejik öneme sahip. Türk üreticisi ve ihracatçısı son yıllarda kalite, gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim alanlarında önemli mesafe kat etti. Bu birikimi artık Uzak Doğu pazarlarında daha güçlü şekilde değerlendirmek istiyoruz. 2025 yılında Japonya ve Güney Kore’ye 63 milyon dolar olan yaş meyve sebze ve mamul ihracatımızı kısa vadede 100 milyon dolara orta vadede 200 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı Haber

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladıTürkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatı olan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri Projesi'nde, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa edilen ikinci gemi N.R.P. D. DINIS'in sac kesim töreni İstanbul'da yapıldı. STM'den yapılan açıklamaya göre, şirket, askeri denizcilik alanındaki stratejik ihracat projelerinde yeni bir aşamaya ulaştı. Portekiz Deniz Kuvvetlerinin lojistik destek gemisi ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakan şirketin, 17 Aralık 2024'te başkent Lizbon'da sözleşmesini imzaladığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi kapsamında üretim faaliyetleri devam ediyor. Tasarım faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından projede ilk geminin inşa süreci Kasım 2025'te yapılan sac kesim töreniyle başlamış, gemi Ocak 2026'da İstanbul'da kızağa konulmuştu. İlk gemideki inşa faaliyetleri sürerken, projenin ikinci gemisi olan N.R.P. D. DINIS (A5212) için sac kesim töreni İstanbul'da gerçekleştirildi. Portekiz Deniz Kuvvetleri temsilcileri, STM ve ADA Tersanesi yöneticileri ile proje ekiplerinin katılımıyla düzenlenen törenle, Portekiz için inşa edilecek ikinci lojistik destek gemisinin üretim süreci resmen başlamış oldu. Proje kapsamında inşa edilen gemilere Portekiz'in tarihi ve kültürel mirasını yansıtan isimler veriliyor. İlk gemi Portekiz'in milli şairi Luís de Camões'in adını taşırken, ikinci gemiye Portekiz'in denizcileşmesinde önemli rol oynayan Kral Dom Dinis'in ismi verildi. "Gemileri 2028 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, şirketin askeri denizcilik alanında dost ve müttefik ülkelerin güvenilir çözüm ortağı olduğunu vurguladı. Soydal, 11 farklı tersanede yürüttükleri 44 denizcilik projesinden edindikleri NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübesini Portekiz'e aktarmaktan gurur duyduklarını belirterek, "İlk gemimizde inşa faaliyetleri devam ederken donatım çalışmalarına da başladık. Bugün ise ikinci gemimizin sac kesimiyle birlikte inşa sürecini resmen başlatıyoruz. Her iki geminin 2027 yılında denize indirilmesini, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesini hedefliyoruz. Böylece yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede iki gemiyi teslim etmiş olacağız." ifadelerini kullandı. Çok yönlü görev kapasitesi İstanbul'daki ADA Tersanesi'nde inşa edilen ve Türkiye'nin askeri deniz sistemleri mühendisliğindeki yetkinliğini yansıtan gemiler, modüler bir tasarımla hayata geçiriliyor. Lojistik destek sağlama, denizde akaryakıt ve kargo transferi yapma özelliklerinin yanı sıra gemiler, zırhlı araç taşıma kapasitesi ile müşterek güç aktarımı ve amfibi harekat maksatlı da görev alabilecek. 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek kapasitedeki platformlar, kriz zamanlarında insani yardım, arama kurtarma ve tıbbi destek görevlerini icra edebilecek. Entegre muhabere sistemiyle donatılan gemiler, komuta ve kontrol kabiliyetleriyle de dikkati çekecek. Gelişmiş sensörler ve hava savunma donanımı Platformlar, 137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana ve 18 knot üzeri azami sürate sahip olacak ve 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilecek. Toplam 100 görev personeline ilave olarak 100 harici personel barındırma kapasitesindeki gemiler, ağırlıklı olarak hava savunma harbine yönelik sensör ve silah sistemlerini bünyesinde taşıyacak. Gemiler, yakın hava savunma, 12,7 milimetre uzaktan komutalı silah ve dekoy sistemleriyle donatılacak. Ayrıca platformlarda helikopter ve insansız hava araçları (İHA) için uçuş güvertesi ile hangar yer alacak. TRT, AA

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı? Haber

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı?

Almanya sanayisinde tedarik zinciri kaynaklı sorunlar yeniden gündemin üst sıralarına yükseldi. Almanya’nın önde gelen ekonomi araştırma kuruluşlarından ifo Enstitüsü’nün son verilerine göre, imalat sanayisinde malzeme ve ara ürün tedarikinde sorun yaşayan şirketlerin oranı yılın ilk aylarına göre belirgin şekilde arttı. Uzmanlara göre bu tablo, pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri kırılmalarının ardından küresel üretim sistemlerinin hâlâ tam anlamıyla istikrara kavuşamadığını ortaya koyuyor. Alman Sanayisinde Baskılar Artıyor Son yıllarda enerji maliyetlerindeki yükseliş, Çin kaynaklı rekabet baskısı, nitelikli iş gücü eksikliği ve küresel jeopolitik gerilimlerle mücadele eden Alman sanayisi, şimdi de yeniden büyüyen tedarik sorunlarıyla karşı karşıya. Özellikle kimya, plastik, makine ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler, kritik girdilere erişimde yaşanan gecikmelerin üretim planlarını olumsuz etkilediğini bildiriyor. Sektör temsilcileri, küresel ticaret rotalarında yaşanan belirsizliklerin ve artan jeopolitik risklerin tedarik sürelerini uzattığına dikkat çekiyor. Avrupa’nın Üretim Merkezi Alarm Veriyor Almanya yalnızca Avrupa’nın en büyük ekonomisi değil, aynı zamanda kıtanın üretim ve ihracat merkezi konumunda bulunuyor. Bu nedenle Alman sanayisinde yaşanan her gelişme, Avrupa genelindeki tedarik zincirlerini ve üretim ağlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle otomotiv, makine, elektronik ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren binlerce şirket, Alman sanayisinin üretim ritmine bağlı olarak çalışıyor. Uzmanlar, tedarik sorunlarının kalıcı hale gelmesi durumunda Avrupa’daki üretim maliyetlerinin daha da yükselebileceği ve teslim sürelerinde yeni gecikmeler yaşanabileceği görüşünde. Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi Açılabilir Almanya’da yaşanan gelişmeler yalnızca riskleri değil, Türkiye açısından yeni fırsatları da gündeme getiriyor. Son yıllarda Avrupa şirketlerinin tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve üretimi daha yakın coğrafyalara taşıma eğilimi dikkat çekiyor. “Nearshoring” olarak adlandırılan bu yaklaşım kapsamında Türkiye; güçlü sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti, lojistik avantajları ve Avrupa pazarına yakınlığı sayesinde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine, kimya, elektronik ve plastik sektörlerinde faaliyet gösteren Türk üreticiler, Alman şirketlerinin alternatif tedarikçi arayışlarından fayda sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Asıl Soru: Türk Sanayisi Hazır mı? Almanya’da yaşanan tedarik sorunları, Türkiye açısından önemli fırsatlar yaratabilecek olsa da uzmanlara göre asıl belirleyici unsur Türk şirketlerinin bu talebe ne ölçüde cevap verebileceği olacak. Kalite standartları, sürdürülebilirlik kriterleri, dijitalleşme yatırımları ve Ar-Ge kapasitesi, önümüzdeki dönemde Avrupa ile iş yapan şirketler için her zamankinden daha kritik hale gelecek. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan her kırılma yeni riskler doğururken, aynı zamanda yeni oyuncular için kapılar açıyor. Bugün Almanya sanayisinde yaşanan gelişmeler, Türk sanayicileri açısından da önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Avrupa’nın tedarik zincirlerinde oluşan yeni boşlukları doldurmaya ne kadar hazırız? Turkishtimedergi

Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor Haber

Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor

Otomotiv sektörü; elektrikli araçlar, düşük emisyon ve AB regülasyonları ile dönüşüyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, yerli batarya yatırımlarının ve sürdürülebilirliğin ihracat ve rekabet gücü için zorunlu olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sektörüise bu dönüşüm kapsamında düşük emisyonlu üretim süreçleri, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve ürün yaşam döngüsü yönetimi odağında yeniden şekilleniyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, otomotiv sektöründe sürdürülebilirliğin stratejik önemine dikkat çekerek, “Otomotiv sektörü yaklaşık 40 milyar ABD doları ihracat hacmiyleTürkiye için kritik öneme sahip. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilirlik artık bir tercih değil; ihracatın devamlılığı ve rekabet gücü açısından zorunluluk haline geldi.” dedi. Elektrikli araçlara geçiş süreciyle birlikte batarya sistemleri ve kritik hammaddelerde ithal girdi oranının yükseldiğini belirten Atacan, bu durumun jeopolitik gelişmelerle birleştirildiğinde sektör açısındansektör için yeni kırılganlık alanları yarattığını vurguladı. Özellikle batarya hammaddelerine erişimin önümüzdeki dönemde stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Avrupa Birliği’nin düşük emisyon, karbon ayak izi, geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı ve ürün yaşam döngüsü performansı konularında kalıcı ve giderek sıkılaşan düzenlemeler uyguladığını belirten Atacan, bu sürecin firmalar tarafından bir geçiş dönemi değil, hazırlık süreci olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti. YERLİ TEDARİK VE BATARYA YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde otomotiv sektöründe yerli ve bölgesel tedarik kapasitesinin güçlendirilmesi, batarya üretimi ve batarya bileşenlerine yönelik yatırımların artırılması ile karbon ayak izinin ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar, firmalar için rekabet avantajı yaratan temel unsurlar arasında yer alacak.

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor Haber

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor

İSTANBUL (İGFA) - Ev tekstili sektörünün önemli buluşmalarından HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ve alım heyetlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler fuarı ziyaret ederek stantlarda incelemelerde bulundu. Fuar ziyaretinin ardından değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, organizasyonun sektör adına gurur verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. HOMETEX’in başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildiğini belirten Avdagiç, fuarın düzenlenmesine katkı sağlayan TETSİAD’a, KFA Fuarcılık’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. 11 SALONUN TAMAMI DOLDU İstanbul Fuar Merkezi olarak fuarın en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “Şu anda bölgemizin, hatta dünyanın en önemli ev tekstili fuarlarından biri İstanbul’da gerçekleştiriliyor. İstanbul Fuar Merkezi’ndeki 11 holün tamamı bu fuarda katılımcı firmalarla dolmuş durumda. Yaklaşık 600 firmamız burada yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Avdagiç, zorlu ekonomik şartlara rağmen fuara ilginin güçlü olduğunu dile getirerek, ilk gün verilerinde ziyaretçi sayısının geçen yıllara göre yaklaşık yüzde 8 arttığını gözlemlediklerini kaydetti. Fuarın ihracata katkısına da işaret eden Avdagiç, şöyle konuştu: “Bizim için önemli olan yurt dışından daha fazla alım heyetinin gelmesi ve firmalarımızın daha fazla ihracat yapabilmesi. Fuarı gezdiğimizde tüm stantlarda memnuniyet olduğunu gördük. Bu memnuniyetin arkasında fuarın fiziki hazırlığı kadar organizasyon başarısı da var. Doğru alım heyetlerinin seçilmiş olması çok önemli. Buraya turistik amaçla değil, gerçek alıcıların gelmesi fuarın değerini artırıyor.” Avdagiç, fuarın gelecek yıllarda daha da büyüyeceğine inandıklarını belirterek, organizasyonun 700-750 firmanın katıldığı, uluslararası ziyaretçi ve alıcı sayısı daha da artan bir yapıya ulaşmasını temenni etti. BURKAY: “ÜRETİLENİ ALICILARLA BULUŞTURMAK ÇOK ÖNEMLİ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da üretmenin kıymetli olduğunu ancak üretileni dünyadaki gerçek alıcılarla buluşturacak platformları oluşturmanın da büyük önem taşıdığını söyledi. Fuarcılığın bu açıdan ihracatın en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Burkay, İstanbul Fuar Merkezi’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in liderliğinde merkezin fiziki altyapısının güçlendiğini dile getiren Burkay, “Pandemi dönemi sonrasında Şekib Başkanımızın İstanbul Fuar Merkezi’ne yaptığı yatırımlar, uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz fiziki altyapıyı bize sağladı. Türk üreticileri, ihracatçıları ve iş dünyası adına kendisine teşekkür ediyorum.” dedi. HOMETEX’in 33 yıldır düzenlenen köklü bir fuar olduğunu hatırlatan Burkay, son üç yılda katılımcılardan ve ziyaretçilerden memnuniyet verici geri dönüşler aldıklarını bildirdi. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX’in sektörün ihracat hedefleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, fuarın gelecek dönemde 750 firmaya ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ise HOMETEX’e verdiği destek dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’e teşekkür etti. Fuarın sektör açısından güçlü bir atmosferde devam ettiğini belirten Şahinler, “HOMETEX’e vermiş olduğu destekten dolayı Şekib Başkanımıza teşekkür ediyorum. Fuarımız çok güzel geçiyor.” dedi. HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, ev tekstili sektöründeki üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonelleri İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirmeye devam ediyor. TETSİAD ev sahipliğinde, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuar, 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştiriliyor. Fuarda, 600’e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX’i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden 250’ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık Haber

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektörünü ilgilendiren önemli bir yatırım hamlesi hayata geçirildi. Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC arasında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın bölgedeki inşaat, lojistik ve sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC, stratejik ortaklık anlaşması kapsamında yeni nesil yapı teknolojileri ve üretim yatırımları için resmi adımları attı. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ve Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun öncülüğünde hayata geçirilen iş birliğinin, yalnızca ticari bir yatırım değil aynı zamanda bölgesel üretim, teknoloji transferi ve ekonomik kalkınma projesi olduğu belirtildi. Kurulacak yeni üretim tesislerinde İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markaları altında ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; mantolama sistemleri, yapı kimyasalları, hafif yapı panelleri ve endüstriyel yapı ürünleri üretilecek. Açıklamalara göre yatırımın, Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Rusya çevresi ve Orta Asya ülkelerine ihracat hedefiyle planlandığı ifade edildi. Tesislerde tam otomasyonlu üretim hatları, AR-GE laboratuvarları ve modern kalite kontrol altyapısının kurulacağı bildirildi. Projeyle birlikte enerji verimliliği ve çevreci yapı sistemlerine yönelik ürünlerin üretileceği, yatırımın aynı zamanda yüzlerce kişiye istihdam sağlamasının beklendiği kaydedildi. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da sadece fabrika değil, teknoloji ve üretim gücüyle Türk dünyasının ekonomik bağlarını güçlendiren bir yapı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Kardeş ülke Azerbaycan'da yalnızca fabrika kurdmadıklarını ifade eden Torun, "Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve Türk dünyasının ekonomik birlikteliğini büyütecek güçlü bir yapı inşa ediyoruz. İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markalarımızla bölgede kaliteyi ve güveni temsil edeceğiz" diye konuştu. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ise ortaklığın Azerbaycan sanayisi için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, yatırımın hem yerel hem de uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir üretim ağı oluşturacağını söyledi. Tafiyev, Torun Grup’un üretim tecrübesi ile Gilan Group’un bölgesel gücü birleştiğine dikkati çekerek, yatırımın Azerbaycan’ın sanayi altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı Haber

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali’nde sektörün büyüme başarısına dikkat çekti. Türk somonu üretimi 8 yılda 5 bin tondan 75 bin tona yükselirken, ihracat hacmi 500 milyon dolara ulaştı. SAMSUN (İGFA) - Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Karadeniz’de yetiştirilen Türk somonunun yükselen başarısını Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali ile kutladı. Genel Müdürlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, Türk somonunun son yıllarda su ürünleri sektörünün en önemli başarı hikâyelerinden biri haline geldiği vurgulandı. Açıklamada, 2017 yılında 5 bin ton seviyesinde olan üretimin bugün 75 bin tona ulaştığı, ihracatın ise 500 milyon dolar seviyesine çıktığı belirtildi. Türk somonunun bugün 32 ülkeye ihraç edildiğine dikkat çekilen paylaşımda, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkının her geçen yıl arttığı ifade edildi. Festival kapsamında üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar Karadeniz’in bereketli sularında yetişen Türk somonunun hasat sevincini birlikte yaşadı. Paylaşımda ayrıca üreticilere ve sektör paydaşlarına teşekkür edilerek, festivalin sektör ve ülke adına hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.