Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ihracat

bursaarena.com.tr - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı Haber

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladıTürkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatı olan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri Projesi'nde, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa edilen ikinci gemi N.R.P. D. DINIS'in sac kesim töreni İstanbul'da yapıldı. STM'den yapılan açıklamaya göre, şirket, askeri denizcilik alanındaki stratejik ihracat projelerinde yeni bir aşamaya ulaştı. Portekiz Deniz Kuvvetlerinin lojistik destek gemisi ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakan şirketin, 17 Aralık 2024'te başkent Lizbon'da sözleşmesini imzaladığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi kapsamında üretim faaliyetleri devam ediyor. Tasarım faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından projede ilk geminin inşa süreci Kasım 2025'te yapılan sac kesim töreniyle başlamış, gemi Ocak 2026'da İstanbul'da kızağa konulmuştu. İlk gemideki inşa faaliyetleri sürerken, projenin ikinci gemisi olan N.R.P. D. DINIS (A5212) için sac kesim töreni İstanbul'da gerçekleştirildi. Portekiz Deniz Kuvvetleri temsilcileri, STM ve ADA Tersanesi yöneticileri ile proje ekiplerinin katılımıyla düzenlenen törenle, Portekiz için inşa edilecek ikinci lojistik destek gemisinin üretim süreci resmen başlamış oldu. Proje kapsamında inşa edilen gemilere Portekiz'in tarihi ve kültürel mirasını yansıtan isimler veriliyor. İlk gemi Portekiz'in milli şairi Luís de Camões'in adını taşırken, ikinci gemiye Portekiz'in denizcileşmesinde önemli rol oynayan Kral Dom Dinis'in ismi verildi. "Gemileri 2028 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, şirketin askeri denizcilik alanında dost ve müttefik ülkelerin güvenilir çözüm ortağı olduğunu vurguladı. Soydal, 11 farklı tersanede yürüttükleri 44 denizcilik projesinden edindikleri NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübesini Portekiz'e aktarmaktan gurur duyduklarını belirterek, "İlk gemimizde inşa faaliyetleri devam ederken donatım çalışmalarına da başladık. Bugün ise ikinci gemimizin sac kesimiyle birlikte inşa sürecini resmen başlatıyoruz. Her iki geminin 2027 yılında denize indirilmesini, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesini hedefliyoruz. Böylece yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede iki gemiyi teslim etmiş olacağız." ifadelerini kullandı. Çok yönlü görev kapasitesi İstanbul'daki ADA Tersanesi'nde inşa edilen ve Türkiye'nin askeri deniz sistemleri mühendisliğindeki yetkinliğini yansıtan gemiler, modüler bir tasarımla hayata geçiriliyor. Lojistik destek sağlama, denizde akaryakıt ve kargo transferi yapma özelliklerinin yanı sıra gemiler, zırhlı araç taşıma kapasitesi ile müşterek güç aktarımı ve amfibi harekat maksatlı da görev alabilecek. 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek kapasitedeki platformlar, kriz zamanlarında insani yardım, arama kurtarma ve tıbbi destek görevlerini icra edebilecek. Entegre muhabere sistemiyle donatılan gemiler, komuta ve kontrol kabiliyetleriyle de dikkati çekecek. Gelişmiş sensörler ve hava savunma donanımı Platformlar, 137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana ve 18 knot üzeri azami sürate sahip olacak ve 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilecek. Toplam 100 görev personeline ilave olarak 100 harici personel barındırma kapasitesindeki gemiler, ağırlıklı olarak hava savunma harbine yönelik sensör ve silah sistemlerini bünyesinde taşıyacak. Gemiler, yakın hava savunma, 12,7 milimetre uzaktan komutalı silah ve dekoy sistemleriyle donatılacak. Ayrıca platformlarda helikopter ve insansız hava araçları (İHA) için uçuş güvertesi ile hangar yer alacak. TRT, AA

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı? Haber

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı?

Almanya sanayisinde tedarik zinciri kaynaklı sorunlar yeniden gündemin üst sıralarına yükseldi. Almanya’nın önde gelen ekonomi araştırma kuruluşlarından ifo Enstitüsü’nün son verilerine göre, imalat sanayisinde malzeme ve ara ürün tedarikinde sorun yaşayan şirketlerin oranı yılın ilk aylarına göre belirgin şekilde arttı. Uzmanlara göre bu tablo, pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri kırılmalarının ardından küresel üretim sistemlerinin hâlâ tam anlamıyla istikrara kavuşamadığını ortaya koyuyor. Alman Sanayisinde Baskılar Artıyor Son yıllarda enerji maliyetlerindeki yükseliş, Çin kaynaklı rekabet baskısı, nitelikli iş gücü eksikliği ve küresel jeopolitik gerilimlerle mücadele eden Alman sanayisi, şimdi de yeniden büyüyen tedarik sorunlarıyla karşı karşıya. Özellikle kimya, plastik, makine ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler, kritik girdilere erişimde yaşanan gecikmelerin üretim planlarını olumsuz etkilediğini bildiriyor. Sektör temsilcileri, küresel ticaret rotalarında yaşanan belirsizliklerin ve artan jeopolitik risklerin tedarik sürelerini uzattığına dikkat çekiyor. Avrupa’nın Üretim Merkezi Alarm Veriyor Almanya yalnızca Avrupa’nın en büyük ekonomisi değil, aynı zamanda kıtanın üretim ve ihracat merkezi konumunda bulunuyor. Bu nedenle Alman sanayisinde yaşanan her gelişme, Avrupa genelindeki tedarik zincirlerini ve üretim ağlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle otomotiv, makine, elektronik ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren binlerce şirket, Alman sanayisinin üretim ritmine bağlı olarak çalışıyor. Uzmanlar, tedarik sorunlarının kalıcı hale gelmesi durumunda Avrupa’daki üretim maliyetlerinin daha da yükselebileceği ve teslim sürelerinde yeni gecikmeler yaşanabileceği görüşünde. Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi Açılabilir Almanya’da yaşanan gelişmeler yalnızca riskleri değil, Türkiye açısından yeni fırsatları da gündeme getiriyor. Son yıllarda Avrupa şirketlerinin tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve üretimi daha yakın coğrafyalara taşıma eğilimi dikkat çekiyor. “Nearshoring” olarak adlandırılan bu yaklaşım kapsamında Türkiye; güçlü sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti, lojistik avantajları ve Avrupa pazarına yakınlığı sayesinde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine, kimya, elektronik ve plastik sektörlerinde faaliyet gösteren Türk üreticiler, Alman şirketlerinin alternatif tedarikçi arayışlarından fayda sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Asıl Soru: Türk Sanayisi Hazır mı? Almanya’da yaşanan tedarik sorunları, Türkiye açısından önemli fırsatlar yaratabilecek olsa da uzmanlara göre asıl belirleyici unsur Türk şirketlerinin bu talebe ne ölçüde cevap verebileceği olacak. Kalite standartları, sürdürülebilirlik kriterleri, dijitalleşme yatırımları ve Ar-Ge kapasitesi, önümüzdeki dönemde Avrupa ile iş yapan şirketler için her zamankinden daha kritik hale gelecek. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan her kırılma yeni riskler doğururken, aynı zamanda yeni oyuncular için kapılar açıyor. Bugün Almanya sanayisinde yaşanan gelişmeler, Türk sanayicileri açısından da önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Avrupa’nın tedarik zincirlerinde oluşan yeni boşlukları doldurmaya ne kadar hazırız? Turkishtimedergi

Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor Haber

Elektrikli araçlar tedarik risklerini artırıyor

Otomotiv sektörü; elektrikli araçlar, düşük emisyon ve AB regülasyonları ile dönüşüyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, yerli batarya yatırımlarının ve sürdürülebilirliğin ihracat ve rekabet gücü için zorunlu olduğunu vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sektörüise bu dönüşüm kapsamında düşük emisyonlu üretim süreçleri, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve ürün yaşam döngüsü yönetimi odağında yeniden şekilleniyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, otomotiv sektöründe sürdürülebilirliğin stratejik önemine dikkat çekerek, “Otomotiv sektörü yaklaşık 40 milyar ABD doları ihracat hacmiyleTürkiye için kritik öneme sahip. Bu ölçekte bir sektörde sürdürülebilirlik artık bir tercih değil; ihracatın devamlılığı ve rekabet gücü açısından zorunluluk haline geldi.” dedi. Elektrikli araçlara geçiş süreciyle birlikte batarya sistemleri ve kritik hammaddelerde ithal girdi oranının yükseldiğini belirten Atacan, bu durumun jeopolitik gelişmelerle birleştirildiğinde sektör açısındansektör için yeni kırılganlık alanları yarattığını vurguladı. Özellikle batarya hammaddelerine erişimin önümüzdeki dönemde stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Avrupa Birliği’nin düşük emisyon, karbon ayak izi, geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı ve ürün yaşam döngüsü performansı konularında kalıcı ve giderek sıkılaşan düzenlemeler uyguladığını belirten Atacan, bu sürecin firmalar tarafından bir geçiş dönemi değil, hazırlık süreci olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti. YERLİ TEDARİK VE BATARYA YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde otomotiv sektöründe yerli ve bölgesel tedarik kapasitesinin güçlendirilmesi, batarya üretimi ve batarya bileşenlerine yönelik yatırımların artırılması ile karbon ayak izinin ölçülmesi ve azaltılmasına yönelik çalışmalar, firmalar için rekabet avantajı yaratan temel unsurlar arasında yer alacak.

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor Haber

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor

İSTANBUL (İGFA) - Ev tekstili sektörünün önemli buluşmalarından HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ve alım heyetlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler fuarı ziyaret ederek stantlarda incelemelerde bulundu. Fuar ziyaretinin ardından değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, organizasyonun sektör adına gurur verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. HOMETEX’in başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildiğini belirten Avdagiç, fuarın düzenlenmesine katkı sağlayan TETSİAD’a, KFA Fuarcılık’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. 11 SALONUN TAMAMI DOLDU İstanbul Fuar Merkezi olarak fuarın en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “Şu anda bölgemizin, hatta dünyanın en önemli ev tekstili fuarlarından biri İstanbul’da gerçekleştiriliyor. İstanbul Fuar Merkezi’ndeki 11 holün tamamı bu fuarda katılımcı firmalarla dolmuş durumda. Yaklaşık 600 firmamız burada yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Avdagiç, zorlu ekonomik şartlara rağmen fuara ilginin güçlü olduğunu dile getirerek, ilk gün verilerinde ziyaretçi sayısının geçen yıllara göre yaklaşık yüzde 8 arttığını gözlemlediklerini kaydetti. Fuarın ihracata katkısına da işaret eden Avdagiç, şöyle konuştu: “Bizim için önemli olan yurt dışından daha fazla alım heyetinin gelmesi ve firmalarımızın daha fazla ihracat yapabilmesi. Fuarı gezdiğimizde tüm stantlarda memnuniyet olduğunu gördük. Bu memnuniyetin arkasında fuarın fiziki hazırlığı kadar organizasyon başarısı da var. Doğru alım heyetlerinin seçilmiş olması çok önemli. Buraya turistik amaçla değil, gerçek alıcıların gelmesi fuarın değerini artırıyor.” Avdagiç, fuarın gelecek yıllarda daha da büyüyeceğine inandıklarını belirterek, organizasyonun 700-750 firmanın katıldığı, uluslararası ziyaretçi ve alıcı sayısı daha da artan bir yapıya ulaşmasını temenni etti. BURKAY: “ÜRETİLENİ ALICILARLA BULUŞTURMAK ÇOK ÖNEMLİ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da üretmenin kıymetli olduğunu ancak üretileni dünyadaki gerçek alıcılarla buluşturacak platformları oluşturmanın da büyük önem taşıdığını söyledi. Fuarcılığın bu açıdan ihracatın en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Burkay, İstanbul Fuar Merkezi’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in liderliğinde merkezin fiziki altyapısının güçlendiğini dile getiren Burkay, “Pandemi dönemi sonrasında Şekib Başkanımızın İstanbul Fuar Merkezi’ne yaptığı yatırımlar, uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz fiziki altyapıyı bize sağladı. Türk üreticileri, ihracatçıları ve iş dünyası adına kendisine teşekkür ediyorum.” dedi. HOMETEX’in 33 yıldır düzenlenen köklü bir fuar olduğunu hatırlatan Burkay, son üç yılda katılımcılardan ve ziyaretçilerden memnuniyet verici geri dönüşler aldıklarını bildirdi. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX’in sektörün ihracat hedefleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, fuarın gelecek dönemde 750 firmaya ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ise HOMETEX’e verdiği destek dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’e teşekkür etti. Fuarın sektör açısından güçlü bir atmosferde devam ettiğini belirten Şahinler, “HOMETEX’e vermiş olduğu destekten dolayı Şekib Başkanımıza teşekkür ediyorum. Fuarımız çok güzel geçiyor.” dedi. HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, ev tekstili sektöründeki üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonelleri İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirmeye devam ediyor. TETSİAD ev sahipliğinde, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuar, 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştiriliyor. Fuarda, 600’e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX’i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden 250’ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık Haber

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektörünü ilgilendiren önemli bir yatırım hamlesi hayata geçirildi. Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC arasında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın bölgedeki inşaat, lojistik ve sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC, stratejik ortaklık anlaşması kapsamında yeni nesil yapı teknolojileri ve üretim yatırımları için resmi adımları attı. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ve Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun öncülüğünde hayata geçirilen iş birliğinin, yalnızca ticari bir yatırım değil aynı zamanda bölgesel üretim, teknoloji transferi ve ekonomik kalkınma projesi olduğu belirtildi. Kurulacak yeni üretim tesislerinde İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markaları altında ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; mantolama sistemleri, yapı kimyasalları, hafif yapı panelleri ve endüstriyel yapı ürünleri üretilecek. Açıklamalara göre yatırımın, Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Rusya çevresi ve Orta Asya ülkelerine ihracat hedefiyle planlandığı ifade edildi. Tesislerde tam otomasyonlu üretim hatları, AR-GE laboratuvarları ve modern kalite kontrol altyapısının kurulacağı bildirildi. Projeyle birlikte enerji verimliliği ve çevreci yapı sistemlerine yönelik ürünlerin üretileceği, yatırımın aynı zamanda yüzlerce kişiye istihdam sağlamasının beklendiği kaydedildi. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da sadece fabrika değil, teknoloji ve üretim gücüyle Türk dünyasının ekonomik bağlarını güçlendiren bir yapı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Kardeş ülke Azerbaycan'da yalnızca fabrika kurdmadıklarını ifade eden Torun, "Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve Türk dünyasının ekonomik birlikteliğini büyütecek güçlü bir yapı inşa ediyoruz. İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markalarımızla bölgede kaliteyi ve güveni temsil edeceğiz" diye konuştu. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ise ortaklığın Azerbaycan sanayisi için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, yatırımın hem yerel hem de uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir üretim ağı oluşturacağını söyledi. Tafiyev, Torun Grup’un üretim tecrübesi ile Gilan Group’un bölgesel gücü birleştiğine dikkati çekerek, yatırımın Azerbaycan’ın sanayi altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı Haber

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali’nde sektörün büyüme başarısına dikkat çekti. Türk somonu üretimi 8 yılda 5 bin tondan 75 bin tona yükselirken, ihracat hacmi 500 milyon dolara ulaştı. SAMSUN (İGFA) - Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Karadeniz’de yetiştirilen Türk somonunun yükselen başarısını Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali ile kutladı. Genel Müdürlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, Türk somonunun son yıllarda su ürünleri sektörünün en önemli başarı hikâyelerinden biri haline geldiği vurgulandı. Açıklamada, 2017 yılında 5 bin ton seviyesinde olan üretimin bugün 75 bin tona ulaştığı, ihracatın ise 500 milyon dolar seviyesine çıktığı belirtildi. Türk somonunun bugün 32 ülkeye ihraç edildiğine dikkat çekilen paylaşımda, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkının her geçen yıl arttığı ifade edildi. Festival kapsamında üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar Karadeniz’in bereketli sularında yetişen Türk somonunun hasat sevincini birlikte yaşadı. Paylaşımda ayrıca üreticilere ve sektör paydaşlarına teşekkür edilerek, festivalin sektör ve ülke adına hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.