Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İsrail

bursaarena.com.tr - İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı Haber

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı

Washington ile Tahran arasında eşi benzeri görülmemiş askeri gerilim, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) bugün (Perşembe) sabah saatlerinde İran'ın iç kesimlerine yönelik yeni bir hava saldırısı dalgasını tamamladığını duyurmasının ardından bölgeyi kapsamlı bir çatışmanın eşiğine getirdi. İran devlet medyası ve Sağlık Bakanlığı'na göre ABD hava saldırılarında en az 14 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi yaralandı. Saldırıların ardından yetkililer, Tahran-Meşhed demir yolu hattındaki seferleri durdurdu. İran ise buna hızlı bir karşılık vererek Devrim Muhafızları aracılığıyla Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerini hedef aldığını açıkladı. Bahreyn ve Kuveyt yönetimleri ise hava sahalarına giren füzelerin ve diğer mühimmatın etkisiz hale getirildiğini bildirdi. CENTCOM, X platformundan yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İran'da yaklaşık 90 askeri hedefi vurduğunu duyurdu. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz kuvvetlerine ait askeri kapasite ile İran kıyıları boyunca bulunan askeri lojistik altyapı yer aldı. Washington, son saldırı dalgasının amacının "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve masum sivil denizcilere yönelik saldırı kapasitesini daha da zayıflatmak" olduğunu belirtti. Açıklamada, operasyonların önceki gece gerçekleştirilen başarılı hava saldırılarının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi. Sahadaki çatışmalar sürerken diplomatik cephede de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yönetimiyle temasa geçerek bir "anlaşma" yapma isteğini ilettiğini açıkladı. Trump'ın bu açıklamalarıyla eş zamanlı olarak İran Devrim Muhafızları, saldırıların tekrarlanması halinde bölgedeki diğer ABD üslerinin de hedef alınacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, askeri karşılığın genişletilebileceği belirtilirken, bölgenin karşılıklı caydırıcılık ile gerilimi arka kapı diplomasisi yoluyla kontrol altına alma çabaları arasında kritik bir dönemece girdiği vurgulandı. İsrail Güney Lübnan'da saldırılar düzenledi İsrail ordusu, bugün (Perşembe) sabahın erken saatlerinde ve dün gece Güney Lübnan'daki Hıyam beldesinde saldırılar gerçekleştirdi. Ordu ayrıca gece saatlerinde Tayyibe beldesini hedef alan bir başka saldırı düzenledi. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre İsrail ordusu gece ve sabah saatlerinde Hıyam beldesi içinde art arda saldırılar gerçekleştirdi. Patlamaların sesi Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde duyuldu. Ayrıca İsrail güçleri, Tayyibe beldesinde de saldırılar düzenlerken, eş zamanlı olarak Deyr Seryan beldesinin çevresi topçu ateşiyle hedef alındı. Fransa Dışişleri Bakanı: ABD saldırılarının nedeni İran'ın taahhütlerini ihlal etmesi Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarının, Tahran'ın taahhütlerini ihlal etmesinin sonucu olduğunu söyledi. Fransız TF1 kanalına konuşan Barrot, saldırıların meşruiyetine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, "İran, Umman açıklarında seyreden gemileri hedef alarak hem Washington ile son imzaladığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini hem de uluslararası hukuku ihlal etti" ifadelerini kullandı. Barrot, İran'ın geçen ay ABD ile varılan anlaşmayı ihlal ettiğini belirterek, "Bu tür girişimlerin derhal sona ermesi gerekiyor ki kritik müzakereler mümkün olan en iyi şartlarda yeniden başlayabilsin" dedi. Katar Dışişleri BakanlığıKatar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile telefonda görüştü.Görüşmede Washington ile Tahran arasında yaşanan son askeri gerilim ele alındı.Katar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırıları kınadı.Katar Başbakanı, tüm tarafların diplomatik diyaloga bağlı kalmasının önemini vurguladı.Katar Başbakanı, mutabakat zaptı kapsamında üzerinde uzlaşılan hususların uygulanması gerektiğini ifade etti.Katar'ın gerilimin kontrol altına alınması ve kapsamlı bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik girişimleri desteklemeyi sürdüreceğini yineledi. NNA, Şarku'l Avsat

İsrail cezaevinde işkence gördüğünü söyleyen Gazzeli doktorun hayatından endişe ediliyor Haber

İsrail cezaevinde işkence gördüğünü söyleyen Gazzeli doktorun hayatından endişe ediliyor

Gazze'de geniş çapta tanınan Filistinli bir doktorun 18 aydan fazla bir süredir herhangi bir suçlama olmaksızın İsrail tarafından gözaltında tutulması üzerine, avukatı müvekkilinin hayatından endişe duyduğunu açıkladı. BBC'ye konuşan avukat Nasser Odeh, 2 Temmuz Perşembe günü Rakefet sorgu merkezinde Dr. Hussam Ebu Safiya'yı ziyaret ettiğinde, kötü bir şekilde dövülmesi nedeniyle müvekkilini tanınmaz halde bulduğunu söyledi. Odeh, Gazzeli müvekkilinin görüşme sırasında "birkaç kez neredeyse bayılacak gibi olduğunu" söyledi. "Bize hapishanede, özellikle ziyaret gününde, ağır şiddete maruz kaldığını söyledi." İsrail Cezaevleri Servisi BBC'ye yaptığı açıklamada, iddiaların asılsız olduğunu savundu. Gözler, eller bağlı halde dayak: Filistinliler İsrail hapishanelerinde gördükleri eziyeti anlattı İsrail Yüksek Mahkemesi hükümete, herhangi bir suçlama yöneltilmeden İsrail'de tutulan Gazzeli Ebu Safiye ve diğer 13 Filistinli doktorun serbest bırakılması çağrısında bulunan dilekçeye, Salı gününe kadar yanıt verme talimatı verdi. Odeh'in aktardığına göre, Ebu Safiya, geçen ay Kudüs'teki Yüksek Mahkeme'de tutukluluğuna itiraz ettikten sonra beşten fazla gardiyanın kendisine elleriyle, coplarla ve çekiçlerle saldırdığını ve hiçbir tıbbi tedavi görmediğini söyledi. "Yüz hatlarını tanımakta zorlandım. Yüzü, gözlerinin çevresi, boynu ve kulakları mosmordu. Dayak ve işkence izleri yüzünde açıkça görünüyordu. Bitkin düşmüş, nefes alamıyordu; fiziksel, psikolojik ve zihinsel olarak zor bir durumdaydı." "Açıkça 'Cehennemde yaşıyorum. Aklım her gün neler yaşadığıma anlam veremiyor. Sanırım birileri beni öldürmeye karar verdi.'" Odeh, müvekkilini tekrar göreceğine dair umudunu kaybetmediğini söyledi. "Umarım yakında hapisten çıkar. Onun yeri hapishanenin dışı, hastane." Fakat Ebu Safiya'nın kendisine söylediği sözleri tekrarlamakta zorlandı. "Teşekkür ederim Nasır ama sanırım bu son görüşmemiz olacak." İsrail'de ağır işkenceyle suçlanan 9 askerin tutulduğu tesis basıldı, aşırı sağ askerleri 'kahraman' ilan etti Birleşmiş Milletler'e göre, çocuk hastalıkları uzmanı Ebu Safiya, Gazze'nin kuzeyindeki Kamal Adwan Hastanesi'nin müdürüydü ve bölge İsrail güçleri tarafından "neredeyse tamamen kuşatma altındayken" hastaları tedavi ediyor ve hastaneyi yönetiyordu. Ebu Safiya, İsrail ordusu "Hamas teröristlerinin kalesi" olarak nitelendirdiği hastaneden hastaları ve sağlık personelini zorla çıkardığında, yani Aralık 2024'te gözaltına alındı. O dönemde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'deki hastanelere yönelik saldırıların sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştu. O dönem paylaşılan görüntülerde, Ebu Safiya'nın sorguya alınmadan önce enkazın arasından beyaz doktor önlüğüyle bir İsrail zırhlı aracına doğru yürüdüğü görülüyordu. İsrail ordu sözcüsü BBC'ye yaptığı açıklamada, Ebu Safiya'nın "terör faaliyetleri" ve "rütbeli bir Hamas üyesi olma" şüphesiyle gözaltına alındığını belirtti. Abu Safiya, Gazze'de Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı'na bağlı sağlık biriminde albay rütbesindeydi. Bu birim güvenlik görevlilerine, polislere ve ailelerine tıbbi hizmet sağlıyordu. Ancak, Ebu Safiya ile çalışan sağlık personeli ve uluslararası yardım kuruluşları, Hamas ile işbirliği yaptığını veya Hamas için çalıştığını reddediyor. Ebu Safiya, Gazze'den gelen ve güvenlik riski oluşturduğundan şüphelenilen kişilerin, herhangi bir suçlama olmaksızın belirsiz bir süre için gözaltına alınmasına yetki veren Yasadışı Savaşçılar Yasası kapsamında tutuluyor. İsrail Cezaevleri Servisi, Filistinli mahkum ve tutuklulara yönelik muamelesi nedeniyle daha önce de ciddi eleştirilere maruz kalmıştı ama kuruluş iddiaları reddediyor. Birleşmiş Milletler İşkenceyle Mücadele Komitesi, Kasım 2025'te İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik "örgütlü ve yaygın işkence ve kötü muameleye ilişkin fiili bir devlet politikası" olduğuna dair haberlerden derin endişe duyduğunu belirtti. İsrail merkezli insan hakları grubu İsrail İnsan Hakları İçin Doktorlar da (PHRI), son iki yılda en az 94 Filistinli mahkum ve tutuklunun İsrail gözetiminde öldüğünü açıkladı. İsrail Cezaevi Servisi BBC'ye yaptığı açıklamada, Ebu Safiya ile ilgili iddiaların asılsız ve gerçek dışı olduğunu savundu. Açıklamada, gizlilik ve güvenlik gerekçesiyle gözaltı durumu, gözaltı yeri veya sağlık durumu gibi bilgiler verilmediği, ancak tüm tutukluların ve gözaltına alınanların kanunlara uygun olarak tutulduğu ve Sağlık Bakanlığı yönergelerine göre tıbbi bakım aldıkları belirtildi. Kuruluş ayrıca, kötü muamele, işkence, aç bırakma veya tıbbi tedaviden mahrum bırakma iddialarını reddettiğini de belirtti. Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları gruplarından Abu Safiya'nın davasıyla ilgili harekete geçilmesi çağrısında bulunan açıklamalar geldi. Örgütün sözcüsü olayı "gerçekten dehşet verici" olarak nitelendirdi. İsrail İnsan Hakları İçin Doktorlar da Ebu Safiya'nın derhal nakledilmesi, acil tıbbi tedavi görmesi ve bir hakim tarafından ziyaret edilmesi gerektiğini söyledi. Hak örgütü ayrıca Nisan ayında Yüksek Mahkemeye başvurarak, İsrail'de suçlama olmaksızın tutuklu bulunan Ebu Safiya ve Gazze'den 13 Filistinli doktorun serbest bırakılmasını talep etti. 6 Temmuz Pazartesi günü, BM Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu, İsrail'in Ebu Safiya'yı gözaltına almasının keyfi olduğunu belirten ve derhal serbest bırakılmasını talep eden bir görüş bildirdi. Bağımsız uzmanlardan oluşan grup ayrıca, bu davanın kendilerine sunulan ve "ülkede yaygın veya sistematik bir keyfi gözaltı uygulamasının göstergesi olabilecek" birçok vakadan biri olduğunu belirtti. BBC, çalışma grubunun bulgularıyla ilgili İsrail Cezaevleri Servisi'nden yorum almak için temas kurdu ama henüz yanıt alamadı. BBC

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi Haber

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 319'a, yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığını açıkladı. İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelere yönelik hava ve topçu saldırılarının sürdüğü bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamaya göre, saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 15 artarak 4 bin 319'a yükseldi. Aynı dönemde yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığı bildirildi. Bakanlık, bir gün önce yaptığı açıklamada ölü sayısını 4 bin 304 olarak duyurmuştu. Anadolu Ajansı (AA'nın Lübnan resmi haber ajansı NNA'dan aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) ülkenin güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Tebnit ve Bint Cubeyl ilçesindeki Beraşit beldelerini hedef aldı. Haberde, Beraşit'in hava saldırısıyla eş zamanlı olarak topçu ateşine tutulduğu ve makineli tüfeklerle tarandığı belirtilirken, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesine bağlı Konin beldesinde bazı evleri patlayıcılarla yıktığı ifade edildi. Öğle saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesinde bir aracın İHA ile hedef alınması sonucu evlerini kontrol etmek için bölgeye gelen bir kadın, annesi ve yabancı uyruklu iki kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. ATEŞKES VE DİPLOMATİK GİRİŞİMLERE RAĞMEN ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR İsrail'in, bölgede yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes düzenlemeleri ile Lübnan'ı da kapsadığı ifade edilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi. İsrail ordusu, 2 Mart'ta Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış, ülkenin güneyindeki çok sayıda beldeyi hedef almıştı. Lübnan hükümeti ise saldırılar nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ATEŞKES SÜRECİ ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyurmuştu. ABD'nin arabuluculuğunda 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmelerin ardından ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması kararlaştırılmıştı. İran ile ABD de Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran'da savaşın durdurulmasını ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Söz konusu mutabakatın Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesini de kapsadığı belirtilmişti. Öte yandan, Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin beşinci turunun ardından 26 Haziran'da İsrail ile Lübnan arasında bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören Haber

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören

ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarında öldürülen eski dini lider Ali Hamaney için başkent Tahran'da, İmam Humeyni Musalla Camisi'nde düzenlenen cenaze töreni bu sabah başladı. Geniş güvenlik önlemleri altında düzenlenen tören için sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce kişi Musalla Camisi'nin önünde toplandı. Törene katılanların üzerinde matemi simgeleyen siyah kıyafetler dikkati çekerken bazı katılımcılar ellerinde Ali Hamaney'in ve yeni dini lider Mücteba Hamaney'in posterlerini taşıdı. Bazı katılımcıların ise ellerinde Şii geleneğinde intikamın sembolü sayılan kırmızı bayrak görüldü. Musalla Camisi'ndeki kalabalıktan zaman zaman "Amerika'ya ölüm" ve "İntikam" sloganları duyuldu. Binlerce kişinin kilometrelerce yolu yürüyerek Cuma akşamından tören alanına geldiği belirtiliyor. Cenaze törenine katılan bazı kişiler ellerinde Hamaney'in fotoğrafını taşıdı... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERSGünler sürecek cenaze töreni planlandı Ali Hamaney için adeta ABD ve İsrail'e meydan okur nitelikte cenaze töreni organize edildi. Törenlerin yaklaşık altı gün sürmesi öngörülüyor. Hamaney'in naaşının, Tahran'daki törenlerin ardından Şii dünyasının önemli merkezleri olan Kum, Necef ve Kerbela'ya götürülmesi ve 9 Temmuz Perşembe günü Meşhed'de İmam Rıza Türbesi'nde toprağa verilmesi bekleniyor. Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı İran'da farklı kentlerde düzenlenecek törenlere yaklaşık 30 milyon İranlının katılmasının beklendiği belirtiliyor. Büyük çaplı cenaze töreni ile mesaj Hamaney'in naaşı ilk kez Perşembe gecesi kamuoyuna gösterilerek, yas töreni düzenlendi. İran medyasında paylaşılan görüntülerde, kalabalıkların ağladığı, Hamaney'in tabutuna çiçekler fırlattıkları görüldü. Hamaney'in naaşı dün selefi Ruhullah Humeyni'nin anısına inşa edilen bölümde halkın ziyaretine açıldı. Dün ayrıca Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde devlet töreni düzenlendi. Hamaney'in öldürüldüğü saldırıda aile fertleri de hayatlarını kaybetmişti. Törende Hamaney'in İran bayrağına sarılı tabutunun yanı sıra aile fertlerinin de tabutları yüksek bir platforma konuldu. Tahran'daki devlet törenine çok sayıda yabancı konuk da katıldı / Fotoğraf: Atta Kenare/AFP Törene Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis Başkanı ve ABD ile yürütülen müzakerelerdeki baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra çok sayıda üst düzey İranlı yetkili katıldı. Cevdet Yılmaz da yabancı konuklar arasında Cenaze törenine, aralarında Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de yer aldığı çok sayıda yabancı ülke temsilcileri de katılıyor. AKP'nin yanı sıra Yeniden Refah, Gelecek ve Saadet Partisi'nden temsilcilerinin de törene katıldığı bildiriliyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney katılacak mı? Babası Ali Hamaney'in öldüğü saldırıda yaralandığı belirtilen İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in törenlere katılıp katılmayacağı konusunda belirsizlik sürüyor. Babası, 1989 yılında Humeyni'nin cenaze törenine katılmıştı. Bu törende ağladığı görülen Ali Hamaney daha sonra onlarca yıl boyunca İran'ı demir yumrukla yöneterek, Batı'ya meydan okumuştu. Trump "en kötü insanlardan biri öldü" diye duyurmuştu İran'ı 37 yıl yöneten Ali Hamaney, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta konutuna düzenlenen hava saldırılarında öldürüldü. O an itibariyle başlayan ve dört ay süren savaş binlerce kişinin ölümüne yol açarken, aynı zamanda bölgeye yayılan bir savaşın fitilini ateşledi. Savaş sadece Ortadoğu'yu değil, İran rejiminin Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatması sonucunda sekteye uğrayan enerji tedariki nedeniyle tüm dünyayı, küresel ekonomiyi sarstı. Savaştan önce "yardım yolda" diyerek İran halkına rejimi devirmek için sokağa çıkma çağrıları yapan ABD Başkanı Donald Trump, Hamaney'i öldürdüklerini "Tarihteki en kötü insanlardan biri olan Hamaney öldü" sözleriyle duyurmuştu. Hatta Trump, "Bu, İran halkı için ülkelerini geri alabilmeleri için en büyük fırsattır. Duyduğumuza göre, Devrim Muhafızları, ordusu ve diğer güvenlik ve polis güçlerinin birçoğu artık savaşmak istemiyor ve bizden dokunulmazlık talep ediyor" demişti. Ancak Donald Trump'ın dediği gibi olmadı. İran rejimi savaştı ve sonunda Trump, 17 Haziran'da çetin pazarlıklarda verdiği tavizler sonucunda savaşı sona erdirmeyi amaçlayan İslamabad Mutabakat Zaptı'nı kabul etmek durumunda kaldı. Ali Hamaney İran'ı 37 yıl boyunca yönetmişti... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERS Mutabakatta, Trump’ın imzasının karşısında, ABD'nin devirmeyi hedeflediği rejimin Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın imzası yer aldı. Üstelik İran şimdi de eski dini lider Ali Hamaney'in savaş nedeniyle dört ay boyunca ertelenen ve milyonların katılması beklenen cenaze törenine sahne oluyor. İran Devrim Muhafızları uyardı İran'da cenaze törenlerini hedef alacak saldırılardan da endişe ediliyor. İran Devrim Muhafızları Perşembe günü uyarı yayımladı. Uyarıda, "Her yanlış hesaba, daha önce hiç görülmemiş kadar kararlı ve sert bir misilleme ile yanıt verilecektir. Bu yanıt, onların utanç tarihine sonsuza dek kazınacaktır" ifadeleri yer aldı. İran ordusu tarafından yapılan bir diğer açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "ABD'yi, İsrail rejimini ve bunların bölge içi ve bölge dışı suç ortaklarını, herhangi bir yanlış hesaplamadan kaçınmaları ve silahlı kuvvetler bünyesindeki İran evlatlarının, aziz vatanımıza yönelik her türlü tehdit veya saldırıya karşı vereceği sert ve pişmanlık uyandırıcı missilemeyi göz önünde bulundurmaları konusunda uyarıyoruz." On binlerce güvenlik görevlisinin cenaze töreninde görev aldığı, Pazartesi günü itibariyle İran'ın hava sahasını bir süreliğine kapatacağı bildirildi. Kaynaklar: DW Türkçe, Reuters, dpa, AFP/ DA, JD, ET

Siyonist İsrail kabinesi, "Ermeni soykırımını tanıma" kararını oy birliğiyle kabul etti Haber

Siyonist İsrail kabinesi, "Ermeni soykırımını tanıma" kararını oy birliğiyle kabul etti

Siyonist İsrail kabinesi, "Ermeni Soykırımı"nın tanınmasına ilişkin öneriyi oy birliğiyle kabul etti. Kararın, Türkiye'nin Gazze konusunda Tel Aviv'e yönelik sert eleştirilerine yanıt niteliği taşıdığı ifade ediliyor. Siyonist rejimin Dışişleri Bakanı Gideon Saar, bugün sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, kabinenin "Ermeni Soykırımı'nın tanınmasına" ilişkin kararı onayladığını duyurdu. Saar, paylaşımında, "İsrail, tarihi gerçeği tanıyarak ve bunu inkâr etme girişimlerini reddederek ahlaki sorumluluğunu yerine getiren ülkelere katıldı." ifadelerini kullandı. Türkiye, son aylarda Siyonist rejimin İran, Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarının en sert eleştirmenlerinden biri olmuş; Tel Aviv yönetimini bölgesel barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak nitelendirmişti. Ankara ayrıca Tel Aviv ile tüm ticari ilişkilerini durdurmuş ve Siyonist rejim hakkında uluslararası mahkemelerde hukuki süreçlerin başlatılması çağrısında bulunmuştu. Öte yandan, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilere yönelik yaşanan olaylar, Türkiye ile bazı ülkeler arasındaki ilişkilerde uzun yıllardır hassas başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Ankara, söz konusu olayların "soykırım" olarak nitelendirilmesini kabul etmiyor. İsrail Dışişleri Bakanı Saar, X hesabındaki paylaşımında söz konusu olaylara atıfta bulunarak, "100 yılı aşkın süre önce yaşanan bu korkunç soykırımda tarihi gerçekler konusunda aslında hiçbir görüş ayrılığı bulunmuyor. Olaylar, bir buçuk milyon insanın öldürülmesini ve kadim bir kültürel ile tarihi mirasın yok edilmesini içeriyordu." iddiasında bulundu. İşgal altındaki Filistin topraklarında son yıllarda Ermeni Soykırımı'nın tanınmasına yönelik çeşitli yasa tasarıları Siyonist rejim parlamentosunun gündemine gelmiş ancak yasalaşma sürecini tamamlayamamıştı. Tel Aviv yönetiminin, Türkiye ile ilişkilerde yaşanan gerilim dönemlerinde bu konuyu diplomatik bir araç olarak gündeme getirdiği değerlendiriliyor. İRNA

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı… Haber

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı…

Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Masanın bir de görünmeyen ortağı var... Ankara'daki yasak ve gözaltılar bakın kime yarıyor... 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Bu ülkelerden ABD, Tel Aviv yönetiminin Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırısına tüm kuvvetiyle destek verdi. Adeta askeri sponsor oldu. İran’a da birlikte saldırdılar. Ankara'da NATO zirvesinde boy gösterecek ülkelerden biri de İngiltere. İsrail’in Filistin’e saldırıları sırasında bölgeye RAF gözetleme uçakları, iki Kraliyet Donanması gemisi, üç Merlin helikopteri ve Kraliyet Deniz Piyadeleri müfrezesi göndererek Tel Aviv’e destek verdi. Almanya, 2023’te İsrail’e 326,5 milyon euro değerinde askeri ekipman ve savaş silahı sağladı. Bu, bir yıl önceye göre yaklaşık 10 kat artış demek. Fransa, Hamas’a karşı uluslararası cephe önerdi. Fransız firmalarından İsrail savunma şirketlerine 525 askeri sevkiyat yapıldığını duyurdu. The Brussels Times’ın aktardığı listeye göre Belçika ordusu, Gazze savaşı başladıktan sonra İsrailli savunma şirketlerinden mühimmat ve ekipman aldı. Destek 'alarak' yapıldı... Estonya Parlamentosu’ndaki 101 vekilden 78’i İsrail’e destek açıklamasına imza attı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Eylül 2024’te İsrail’den silah alımını savundu. Danimarka Parlamentosu, Filistin devletini tanıma teklifini reddetti. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlić Radman, Mart 2025’te İsrail’e gitti, desteğini açıkladı. İsveç Filistin’e yardımı askıya aldı. İsrailli Elbit Systems’le 170 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. İtalya, Yemen’de Filistin'i yardım etmeye çalışan Husileri durdurmak için İsrail'i destekleyen çalışmaya katıldı. Hollanda, İsrail Savunma Bakanlığı ve Elbit Systems ile 305 milyon dolarlık PULS topçu roket sistemi anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, İsrail savunma sanayii açısından Hollanda’yla yapılan en büyük ve ilk hükümetler arası savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak duyuruldu. Gazze bombalanırken İsrail’in kullandığı F-35 savaş uçakları için parça sevkiyatı da yaptılar. Kanada’dan İsrail’e 18,9 milyon Kanada doları değerinde askeri mal ve teknoloji ihracatı yapıldı. Bulgaristan her kritik anda İsrail’e siyasi destek verdi. Arnavutluk, İsrailli Elbit Systems ile askeri eğitim alanında işbirliği yaptı. Çekya devleti savaşın başında “İsrail’le tam dayanışma” kararı aldı. Çek Savunma Bakanı Jana Černochová, İsrail’i “Orta Doğu’daki en yakın ortak” diye niteledi. İzlanda, İsrail’le serbest ticaret anlaşmasının tarafı oldu. Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanović, İsrail’in Karadağ için “değerli ve güçlü bir ortak” olduğunu açıkladı. Karadağ askerleri ve subayları İsrail’deki Elbit-IMI Academy’de eğitim almaya başladı. Litvanya 15 İsrailli savunma şirketiyle işbirliği yaptı. Böylece İsrail savunma sanayii için Baltık/NATO pazarına açıldı. Letonya Savunma Bakanlığı, Alman EuroSpike şirketiyle 81 milyon avroluk Spike tanksavar füze sistemi sözleşmesi imzaladı. Bakanlık açıklamasında Spike’ın “İsrail yapımı” olduğu açıkça belirtildi. Kuzey Makedonya Elbit Systems gibi İsrailli şirketlerle helikopter modernizasyonu, eğitim merkezi, gözetleme ve güvenlik teknolojileri gibi alanlarda bağlarını kuvvetlendirdi. Ocak 2026’da Kuzey Makedonya-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu’ndan bir heyet İsrail’e gitti destek mesajı verdi. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Lüksemburg şirketlerinin İsrail’e askeri ekipman gönderilen işlemlerde yer aldığını ve ülkenin İsrail’e askeri ekipman için ihracat lisansları verdiğini kabul etti. Norveç, AB üyesi olmamasına rağmen AB’nin Hamas’a yönelik yaptırım çizgisine uyum sağladı. Macaristan, İsrail’e son üç yılda en açık destek veren Avrupa ülkelerinden biri oldu. İsrailli UVision ve Alman ortakla birlikte muharip drone üretimi konusunda anlaşma yapıldığı duyuruldu. Polonya, İsrailli Rafael’in Spike tanksavar füzeleri için yaklaşık 100 milyon dolarlık yeni anlaşma yaptı. Romanya 2025’te Romanya, İsrailli Rafael’den Spyder kısa menzilli hava savunma sistemi alımı için 2 milyar doların üzerinde bir anlaşma hazırladı. Defense News’e göre bu işlem, İsrail savunma sanayii tarihindeki en büyük ikinci savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak değerlendirildi. Slovakya hükümeti 2024’te İsrail’den hava savunma sistemi alma planını onayladı. Reuters’a göre altı mobil hava savunma sistemi için tutar 554,3 milyon avro olarak açıklandı. Slovenya Hamas karşıtı açıklamalar yaptı. İsrail saldırganlığını ise geçiştirdi. Yunanistan boylu boyunca İsrail'le stratejik işbirliği içerisinde. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı savaşa hazırlanıyorlar. NATO üyelerinin İsrail'e verdiği desteği birer cümleye sığdırmak elbette mümkün değil. Destek çok boyutlu ve stratejik... Görüldüğü gibi NATO üyesi 32 ülkeden İspanya ve Portekiz hariç hepsi Filistin’deki katliama gözlerini kapadı! Türkiye de kürsüden ‘seslenmekle’ yetindi. Sonuç: NATO zirvesinde İsrail destekçisi ülkeler Ankara’da boy gösterecek. Filistin’de bitmek bilmeyen katliamlar, göz yaşı, yitirilen on binlerce can, öksüz ve çaresiz yavrular… Hükümet, işte bu NATO'ya karşı protestoları yasaklama kararı aldı. Ankara’da, İsrail destekçisi NATO’ya kırmızı halı serilirken, Filistin için protesto yapmak yasak! Odtv / Mustafa İlker Yücel

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

D8'de dikkat çeken kare Haber

D8'de dikkat çeken kare

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Saadet Partisi programında birlikte poz verdi. Saadet Partisi'nin öncülüğünde, Gelişen 8 Ülke (D8) Ekonomik İşbirliği Teşkilatının 29. kuruluş yıl dönümüne ilişkin program Çırağan Sarayı'nda düzenlendi. Zirve kapsamında, katılımcılar 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan birlikte poz verdi. Fotoğraf, Saadet Partisi'nin sosyal medya platformu X hesabından "D-8 29. Kuruluş Yıl Dönümü Programımız hatıra fotoğraf çekimi ile devam ediyor" notuyla paylaşıldı. Oda tv'de yer alan habere göre 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, D-8'in 29. kuruluş yıl dönümü programında yaptığı konuşmada, İsrail ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gül, "mutabakatın memnuniyet verici olduğunu" ve "kalıcı barışın bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu" söyledi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yıl dönümü programında yaptığı konuşmada, "Mescid-i Aksa özgür olmadan, Kudüs özgür olmadan ve Kudüs'ün başkent olduğu bir Filistin devleti kurulmadan barış olmaz" şeklinde konuştu. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, programda, "Bir 29 yıl daha beklemeyelim, elimizi çabuk tutalım. Aksi halde 'Su uyur, düşman uyumaz' sözünü hatırlamak gerekir" ifadelerini kullandı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, programda yaptığı konuşmada, "D-8'in kuruluş ruhuna bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır" derken, İsrail'in 'Civitas non grata' ilan edilmesi çağrısında bulundu. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, yaptığı konuşmada, "D-8 Organizasyonu'na gereken ilginin gösterilmesi, kuruluş amaçlarına uygun şekilde çalıştırılması ve hedeflerine ulaşması için gerekli adımların atılması çağrısını üye ülkelerin hükümetlerine bir kez daha yineliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.