Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İşgal

bursaarena.com.tr - İşgal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İşgal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek' Haber

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek'

Rusya, İngiliz yapımı insansız hava araçlarının Rusya'daki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığının doğrulanmasının ardından, İngiltere'yi "Ukrayna krizinin kasıtlı olarak tırmandırılmasını tercih etmekle" suçladı. Rusya'nın İngiltere Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, "Böyle yaparak Birleşik Krallık, kanlı suçların ve terör saldırılarının suç ortağı ve faili konumunda yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, "Londra'nın eylemleri kaçınılmaz olarak sonuçlar doğuracak ve bunun hesabını vermek zorunda kalacak" denildi ve çatışmaya ne kadar çok dahil olursa "ödeyeceği bedel de o kadar yüksek olacak" diye eklendi. İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Ukrayna ile "omuz omuza" olduğunu söyledi. Sözcü "Rusya, bu hükümetin Ukrayna'da, İngiltere'ye ve müttefiklerimize karşı Rus saldırganlığına karşı durma kararlılığından şüphe duymamalıdır" dedi. Açıklamada ayrıca, İngiltere'nin "Ukrayna'nın [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin'in yasadışı işgaline karşı kendini savunması için ihtiyaç duyduğu ekipmanı sağlamaya kararlı olduğu" belirtildi. Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı saldırıları devam ediyor. Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin İki ayrı İngiliz şirketi tarafından üretilen söz konusu insansız hava araçları, Rusya içinde askeri ve endüstriyel hedeflerin, rafineriler ve online perakende satış sitesi Wildberries'in depoları da dahil olmak üzere, yaygın bir şekilde hedef alınmasında kullanıldı. Rusya'nın Amazon'u olarak bilinen şirketi defalarca hedef alan Ukrayna, Wildberries'in en büyük 10 lojistik merkezinden 7'sinin "devre dışı bırakıldığını" söylüyor. Askeri bir kaynak BBC'ye, saldırılarda İngiliz insansız hava araçlarının kullanıldığını ve saldırıların 35 milyar sterlinden fazla ekonomik hasara yol açtığını doğruladı. Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya topyekün bir işgal başlattı ve şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini kontrol ediyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, İngiliz yapımı parçalar ve konfigürasyonlar kullanan insansız hava araçlarının, Rostov Bölgesi'nin Kamensky Bölgesi'ndeki bir yakıt deposu da dahil olmak üzere Rus topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığını söyledi. Moskova'nın İngiltere'ye yönelik uyarısı, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik bir dizi saldırısının ardından geldi. Rus yetkililer, gece boyunca gerçekleşen son saldırılarda Moskova çevresindeki bölgeye yaklaşık 620 insansız hava aracının (İHA) uçurulduğunu söyledi. Rus hava savunma sistemleri İHA'lardan 180'den fazlasını imha etti, ancak yetkililer birkaç kişinin yaralandığını belirtti. Bölge valisi Andrey Vorobyov, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, Moskova yakınlarındaki bir Wildberries deposuna saldırı düzenlendiğini ve olay yerindeki yangının söndürüldüğünü belirtti. Şirketten yapılan açıklamada, lojistik kompleksinin saldırıda "küçük hasar gördüğü" belirtildi. Ukrayna'da, Zaporijya bölge valisi Ivan Fedorov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarında en az iki kişinin öldüğünü ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Fedorov, Rusya'nın son 24 saat içinde bölgedeki 59 yerleşim yerine 1.158 hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Ukrayna'nın bölgesel valisinin açıklamasına göre, 15 Ağustos gecesi Ukrayna, Rusya'ya doğru yaklaşık 822 insansız hava aracı fırlattı; bunlardan 600'ü Moskova'yı hedef aldı ve Rus başkenti "son zamanların en büyük insansız hava aracı saldırılarından birine" maruz kaldı. Rusya genelinde yedi ölüm bildirildi. Aynı gece Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği saldırılarda en az yedi kişi öldü ve 39'dan fazla kişi yaralandı. Nisan ayında İngiltere Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya bugüne kadarki en büyük paket kapsamında uzun menzilli saldırı cihazları da dahil olmak üzere on binlerce insansız hava aracı tedarik edeceğini duyurdu. (Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık)

Filistin topraklarını gasbeden İsrail'den Mescid-i Aksa'ya baskın! Haber

Filistin topraklarını gasbeden İsrail'den Mescid-i Aksa'ya baskın!

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisinin koruması altında ve İsrailli yetkililerin katılımıyla sabah saatlerinden bu yana baskın düzenleyen Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sayısı 3 bin 200'ü aştı. Mescid-i Aksa, sabah saatlerinden bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskınına sahne oluyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nden yapılan açıklamaya göre, Filistin topraklarını gasbeden 3 bin 288 İsrailli yerleşimci Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Mescid-i Aksa'nın avlusuna da giren fanatik İsrailliler burada dini ritüeller gerçekleştirdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, söz konusu İsraillilerin Kubbetü's-Sahra'nın önünde dini ritüeller gerçekleştirdiği ve Mescid-i Aksa'nın avlusunda İsrail bayrağı açtığı görüldü. Baskınlara, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud milletvekili Amit Halevi de katıldı. "İslam ülkeleri sorumluluklarını üstlenmeli" Kudüs ve Filistin eski Müftüsü, Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "İsrail hükümeti, Mescid-i Aksa'da yeni oldubittiler dayatmak için Yahudi dini günlerini istismar ediyor. İsrail polisinin sergilediği tutum, İsrail hükümetinin Yahudi yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'nın kutsallığına yönelik ihlallerini desteklediğinin ve onayladığının açık kanıtıdır." dedi. İslam dünyasına seslenen Sabri, "Mescid-i Aksa yalnızca Müslümanlara aittir ve İslam ülkeleri, Aksa'nın maruz kaldığı ihlaller konusunda sorumluluklarını üstlenmelidir." ifadesini kullandı. Sabri ayrıca, "İsrail hükümeti, Mescid-i Aksa üzerinde tam kontrol sağlamayı ve İslami Vakıflar İdaresi'nin Aksa'yı yönetme yetkisini elinden almayı amaçlıyor." uyarısında bulundu. "Mescid-i Aksa'nın avlusunda ciddi bir provokasyon yaşandı" İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now'ın (Barış Şimdi) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bu sabah Mescid-i Aksa'nın avlusunda ciddi bir provokasyon yaşandı." ifadesi kullanıldı. Açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesi ve avluda dini ritüeller gerçekleştirmesinin "hassas statükonun açık bir ihlali" olduğu belirtildi. "Yerleşimci terörizmi ile dini bir savaş başlatmayı amaçlayan bir grup kundakçı arasında doğrudan bir bağlantı" bulunduğu ifade edilen açıklamada, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yerleşim Bakanı Orit Strock, söz konusu gruplara destek vermek, fon sağlamak ve koruma sunmakla suçlandı. Filistin Din İşleri Bakanlığı: İsrail bölgede din savaşı çıkarmayı amaçlıyor Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada da İsrailli Bakan Ben-Gvir ve milletvekili Halevi'nin Aksa'ya düzenlenen baskınlara katılması kınandı. Açıklamada, İsraillilerin baskınının İslam'ın kutsal mekanlarına yönelik bir ihlal ve Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki statüsüne karşı işlenmiş bir suç olduğu vurgulandı. Yahudilerin dini günlerinin Aksa'ya baskın düzenlemek için istismar edildiği belirtilen açıklamada, İsraillilerin Aksa'nın avlusunda dini ritüeller gerçekleştirmesinin, Aksa'da "zamansal ve mekansal bölünmeyi oldubittiye getirerek dayatmayı amaçlayan sistematik bir işgal planı" çerçevesinde yapıldığına dikkati çekildi. Mescid-i Aksa'nın tamamının Müslümanlara ait olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail hükümetinin üst düzey siyasi kademelerinden kaynaklanan eylemlerin "tüm bölgede din savaşı başlatmayı amaçladığı" uyarısında bulunuldu. Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler kurumlarına, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve İsrail'e Kudüs ile kutsal mekanlara yönelik ihlallerini durdurması için baskı yapmaları çağrısında bulunuldu. Arap ve İslam ülkelerine de kararlı bir duruş sergileme çağrısı yapılan açıklamada, Filistin halkından İslam ve Arap kimliğini hedef alan İsrail planlarını engellemek için Mescid-i Aksa'ya gelmeyi sürdürmeleri istendi. Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, İsrail polisinin, fanatik grupların sayısının 150'ye kadar çıkmasına izin vermesinin ardından Mescid-i Aksa'ya baskın yapan İsraillilerin sayısında artışın olduğu açıklanmıştı. Kudüs Valiliği, bu sabah yaptıığı açıklamada 1300'den fazla İsrailli'nin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlediğini duyurmuştu. Açıklamada, İsrail polisinin, fanatik grupların sayısının 150'ye kadar çıkmasına izin vermesinin ardından Mescid-i Aksa'ya baskın yapan İsraillilerin sayısında artış olduğu vurgulanmıştı. İsrail polisinin Mescid-i Aksa'nın kapılarında ve Eski Şehir çevresinde önlemlerini sıkılaştırdığı ve Müslümanların ibadet etmek için Aksa'ya girişini engellediği bildirilmişti. Sabah namazında çok az sayıdaki Müslümanın Aksa'ya girebildiği aktarılan açıklamada, İsrail polisinin Müslümanları darbettiği kaydedilmişti. Filistin topraklarını gasbeden İsrailli gruplar, Yahudilerin dini günü Tisha B'Av nedeniyle Aksa'ya geniş çaplı baskın düzenleme çağrısında bulunmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı: "Yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı: "Yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında, "Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzuru kalple bir bayrama daha eriştiren Cenabıallah'a hamdolsun diyorum." dedi. "Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle, acıyla, kalplerinde ince bir sızıyla karşılayan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Rabbim bizleri hem millet hem de ümmet olarak merkezinde barışın, esenliğin, vahdet ve uhuvvetin olduğu daha nice bayramlara kavuştursun niyazında bulunuyorum." diye konuşan Erdoğan'ın mesajı şöyle devam ediyor. "İnanıyorum ki her bir vatandaşımız gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek, böylece hem Allah'a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır. Şayet muhabbet ve diğerkamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek, işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına, kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır. Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır. İslam alemi olarak huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken, öte yandan bölge ve dünyanın stres düzeyi yüksek bir dönemden geçmektedir. İsrail, ateşkese rağmen Gazze'den Batı Şeria'ya, Doğu Kudüs'ten Lübnan'a kadar coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor. Yine İsrail'in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri, enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştuğu bu dönemde Türkiye ekonomisiyle, altyapısıyla, tecrübeli kurumları, liyakatli kadrolarıyla, en önemlisi tahkim ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak göz dolduruyor. Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır. Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır. Sapasağlam, hızla yola devam ediyoruz." Bursa Arena

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek.. Haber

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek..

İnsanoğlu asırlar boyu “kalıcı barış atmosferinin dünyaya baharı yaşattığı dönemleri” gördü mü hiç? 70 milyon Kızılderili soykırımı yanında nükleer atom bombası suçlusu ABD ve yandaşı soykırımcı İsrail günümüzün en acı örnekleri.. Ne yazık ki şeref ve onurunu giderek yitirmekte bu iki ülke yönetimleri? Bir avuç toprak, bir galon petrol, yeraltı değerli madenleri uğruna.. Bu nedenle uluslar, 3. Dünya Savaşı pandemisi ile karşı karşıya.. Beyni virüsler tarafından değil, yüreği “savaş, işgal ve soykırım hastalığı” ile bataklaşan egemen güçler yüzünden.. Bencil üstünlük SARA’sına yakalanmış bu nükleer silahlı insan bozuntuları çağdaş insan değerlerini ve uluslararası hukuku hiçe saymakta.. Bundan böyle bu kendini bilmez hasta ruhlar, tükürüp çöpe attıkları uygarlık sözcüğünü, ağızlarında sakız gibi çiğnemek hakkına sahip değiller.. İnsan ve ulus haklarına bağlı tüm değerleri ve hukuku tepelemiş olmaları yüzünden.... Dünyada çoğu ülkeler sömürgeciliğe dayalı zenginliğin, refahın doruğunda zevk ve sefa sürerken, Filistin halkı, işgal, açlık, yoksulluk, ölüm ve soykırım zulmü ve çağını yaşıyor.. Bu alçaklar yüzünden.. Yaklaşık 80 yıldır.. Siyonistlerce dili, kimliği, inancı, kültürü farklı olduğu için toprağı çalınmakla kalmayıp, geçim kaynakları, kümes hayvanları dahil, tüm varlıklarına hunharca el konulup ezilmekte Filistin halkı.. Kendi yurtlarından kovulup, vatansız bırakılmaları istenilmekte .. Onlar ise, “Ana gibi yar vatan gibi diyar olmaz” sadakati ile ölüm pahasına direnmeye devam etmekte. Euro Med raporuna göre 7 Ekim 2023’ten beri Siyonistlerce her gün 30 Filistin halkı bedensel engelli hale sokulmakta.. Sağlık ve tedavi hizmetleri de vahşi soykırım savaşı nedeniyle felç olmuş durumda.. Siyonistler açlığa bağlı soykırımı da haince ve vahşice uygulamakta.. İnsana, canlıya ve hukuka öz her türlü değeri çiğneyen Siyonistler, ulus halkların vicdanını da ayaklar altına almakta.. Yandaşlarının acımasız desteğini arkalarına alarak.. O işgalci sömürgeci güçler de hep yanlarında.. Batı’nın her devirde her zaman içimizi acıtan çifte standartları yalnızca bizlerin değil tüm dünyanın malumu.. İki yüzlü Avrupa Yayın Birliği, Rusya’yı Eurovision’dan dışlarken İsrail’e kucak açıyor, Viyana Eurovision sahnelerinde.. Utanmazca. Filistin temsilcisinin, Eurovision’a alınan İsrail için, “sanata, kültüre, İnsanlığa ihanet“ sözleri ne kadar yerinde.. Gerçekten sanata, sanatçılara ve Filistin halkına, Dünya kamu vicdanına hakaret değil mi bu?.. Duyarlı bazı ülkeler yarışmadan çekilirken, binlerce sanatçı ve vicdanlı Viyana halkı Eurovision tarihinin en büyük boykot ve protestosunu gerçekleştirdi.. Siyonistlerin soykırımı lanetlendi, haykırılarak ve Filistin bayrakları açılarak.. İyi yürekli kaç Yahudi kaldı İsrail’de bilemem ama Siyonistler Orta Doğu‘yu ele geçirmek sapık ideolojisi ile iyice haydutlaştılar.. Be hey pervasız vicdansız soykırımcılar.. Yıllarca katlettiğiniz Filistin, Lübnan, Suriye ve diğer Orta Doğu halkı acı ve gözyaşı demek.. Gazze demek bir lokma ekmek, bir çocuk bezi, bir oyuncak demek.. Bir kutu ilaç, "Ampute" uzuvlara bir protez demek.. Katlettiğiniz her sivil bedene bir nefes demek.. Sizin bir hamile ana ve bebeğine layık görmediğiniz alçakça aldığınız her nefes gibi.. Alçakça saldırdığınız SUMUD demek.. Umarım şemsiyeniz ABD ve diğer yandaşlarınız ile birlikte, iyi yürekli ulus halkların “insan hakları” denizinde en kısa zamanda boğulursunuz.. Sömürge, savaş ve soykırım heveslisi tüm ruh hastaları ile birlikte.. Mazlum uluslar ve tüm canlılara saygı ve barış çağının yeniden dünyaya egemen olması dileklerimle.. Kurban Bayramınızı Candan Kutlarım.. .... Fotoğraflar; Unicef ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır Haber

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır

Sevgili Gençler, Kimler Nutuk okudu? Nutuk'un ilk cümlesi, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin fiilen başladığı, bağımsızlığın meşalesinin yakıldığı gündür. Onun için bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün, umudun ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesini hatırlıyoruz. Hatırlamanın da ötesinde geleceği kurmak için geçmişten güç almak için toplandık. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkenin durumunu özetlerken ordunun elinden silâh ve cephanenin alındığını, zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini, bütün orduların dağıtıldığını, memleketin her köşesinin işgal edildiğini belirtiyordu. Amasya Genelgesi’nde belirtildiği “vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir” diyen Türk milleti Atatürk önderliğindeki ayaklanmıştı. Sevgili Gençler, 19 Mayıs sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sadece savaşla, sınırlarını korumakla sağlayamayız. Bu, diğer sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde karşılaşacağımız durumdur. Düşünen, üreten, sorgulayan, Atatürk’ün ifadesiyle “bilimi, yol gösterici” alan ve vicdanlı, emeğe değer veren, paylaşmaktan, dayanışmada, hoşgörüde bulunan bireyler olmaktan mutlu olmalıyız. Ve şunu unutmayın: Atatürk “bütün ümidim gençliktedir” diyordu. Sizi seviyoruz ve size güveniyoruz. Bu sadece bizim bireysel insan sevgimizden gelmiyor. Mecburuz da. Bugünümüz, geleceğimiz birbirimize bağlı. Bu mecburiyetimizi yine Nutuk’a başvurarak göstereyim. Atatürk düşmanla mücadelede millet, meclis ve ordu olmak üzere üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler. Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1. İç cephe 2. Dış cephe. Devamını Nutuk’tan okuyalım: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Bu yüzden milli birliği güçlü tutmak, geleceği kurmak için önemli. - İki hususta dikkatinizi çekeyim: 1. Milli Birliğinizi perçinleyin: 2. Yılgınlığa, karamsarlığa düştüğünüzde Atatürk gibi düşünün. İşveç’te bir sözmüş. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa garında düşman gemilerine bakıp dediği gibi “Geldikleri gibi giderler” deyin.. Siz dünyanın ilk bağımsızlık savaşını veren, bu sebeple de işgal altındaki mazlum ülkelerce örnek alınan insanların torunlarısınız. Tarih size bu haklı gururu ve gücü veriyor. Bundan 107 yıl önce dedeleriniz, neneleriniz nasıl ki düştüğü yerden ayağa kalktıysa, sizler de onlardan cesaret alacaksınız. Cesaretinizi hiçbir şeyin kırmasına izin vermeyin. İşte bu yüzden her 19 Mayıs’ta kendinize şunu deyin: “19 Mayıs sadece bir tarih değil; cesaretin adıdır.” 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.