Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

bursaarena.com.tr - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2025 yılında Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi Haber

2025 yılında Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi

2025 yılında Türkiye’ye göç edenlerin sayısı yüzde 25,2 artarak 393 bin 829’a yükseldi. Aynı dönemde Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Uluslararası Göç İstatistiklerine göre, yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. TÜRKİYE'DEN YURT DIŞINA 403 BİN 216 KİŞİ GÖÇ ETTİ Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. EN FAZLA 20-24 VE 25-29 YAŞ GRUBUNDAKİ NÜFUS GÖÇ ETTİ Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. YURT DIŞINDAN EN FAZLA GÖÇ ALAN VE YURT DIŞINA EN FAZLA GÖÇ VEREN İL İSTANBUL OLDU Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI NÜFUSUN YÜZDE 23,4'ÜNÜ TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI OLUŞTURDU Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı Haber

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı

ABD ile İran arasında 18 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptının ardından gözler İsviçre'deki görüşmedeydi. Tahran, Hürmüz Boğazı’nda ⁠gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması ⁠konusunda ⁠anlaşmaya varıldı⁠ğını duyurdu. Pakistan ve Katar da görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğini açıkladı. TRT'nin aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsviçre'deki görüşmelere dair açıklamalarda bulundu, 18 saat süren görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Müzakere heyetinin çalışmaları tamamladığını, teknik ekiplerin ise çalışmaları sürdüreceğini belirten Sözcü, Hürmüz Boğazı’nda gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması konusunda anlaşma sağlandığını duyurdu. Nihai anlaşma için müzakereleri başlatmaya yönelik zemin hazırlıkları görüşüldüğü bildirilirken, Katar ve Pakistan da ortak açıklamayla yüksek düzey görüşmelerin ilk oturumunun sona erdiğini duyurdu. Açıklamada, görüşmelerin olumlu ve yapıcı atmosferde gerçekleştiği, ara buluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Açıklamaya göre baş müzakereciler söz konusu komiteye düzenli olarak rapor verecek. Komite 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılmasını öngören yol haritası üzerinde anlaştı. Lübnan'daki duruma da değinilen açıklamada, çatışma önleme birimi kurulacağı kaydedildi. İran ile ABD arasında varılan mutabakat İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti. Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

Gümrük Muhafaza'dan zehir tacirlerine ağır darbe Haber

Gümrük Muhafaza'dan zehir tacirlerine ağır darbe

Gümrükler Muhafaza ekiplerince narkotik suçlarla mücadele kapsamında Mersin Limanı ve Ağrı Gürbulak Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonlarda, toplam değeri 8 milyar 85 milyon TL olan kaçak ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Ticaret Bakanlığından yapılan a ve TRT'de yer alan açıklamada, ekiplerce narkotik suçlarla mücadele kapsamında, Mersin Limanı ve Ağrı Gürbulak Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen başarılı operasyonlarda, çok sayıda kaçak ilaç ve uyuşturucu maddenin el geçirildiği belirtildi. Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknolojik kontrol altyapısı ve uzman personeliyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde gerçekleştirilen operasyonlara işaret edilen açıklamada, operasyonların Türkiye'nin ekonomik güvenliğinin korunması, halk sağlığının muhafaza edilmesi ve suç örgütleriyle mücadele açısından önemli sonuçlar ortaya koyduğu vurgulandı. Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen ilk operasyonda, Pakistan'dan Mersin Limanı'na gelen bir konteyner şüpheli bulunduğu ve detaylı kontrole tabi tutulduğu aktarılan açıklamada, incelemelerde konteyner içinde beyan harici 9 tonu aşan ağırlıkta 12 milyon 400 bin "tramadol" etken maddeli ilacın tespit edildiğinin altı çizildi. İkinci operasyonda narkotik suçlarla mücadele faaliyetleri doğrultusunda yürütülen saha çalışmaları sonucuna dikkat çekilen açıklamada, bu çerçevede "pregabalin" içeren, 3 tonu aşan ağırlıkta 1 milyon 750 bin ilaç cinsi eşyanın ele geçirildiği kaydedildi. Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 273 kilo uyuşturucuya el konuldu Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyona ilişkin bilgi verilen açıklamada, bu kapsamda İran'dan gelen bir tırın risk analizi ve kontroller kapsamında şüpheli bulunarak x-ray taramasına sevk edildiği bildirildi. X-ray taramasında şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine, aracın detaylı arama yapılmak üzere arama hangarına alındığı belirtilen açıklamada, "Leo" ve "Cunda" isimli narkotik dedektör köpeklerinin de katılımıyla gerçekleştirilen detaylı arama sonucunda, 273 kilogram metamfetamin cinsi uyuşturucu maddeye el konulduğu aktarıldı. Açıklamada, operasyonlara ilişkin soruşturmaların Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sürdürüldüğü ifade edildi. "Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız, bu doğrultudaki kararlı mücadelesini sürdürecek" Gümrükler Muhafaza ekiplerinin, Türkiye'nin sınır kapılarında ve limanlarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Uyuşturucu ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar, toplum sağlığının korunması, gençlerimizin bağımlılık tehdidinden uzak tutulması, haksız rekabetin önlenmesi, terörizmin finansmanı ve kara para aklama faaliyetlerinin engellenmesi ile suç örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması açısından büyük önem taşımaktadır. Terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanmasının önlenmesi hedefi başta olmak üzere, uluslararası suç örgütlerinin finans kaynağı olan kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle mücadeleyi öncelikli hedef olarak belirleyen Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız, bu doğrultudaki kararlı mücadelesini sürdürecektir."

D8'de dikkat çeken kare Haber

D8'de dikkat çeken kare

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Saadet Partisi programında birlikte poz verdi. Saadet Partisi'nin öncülüğünde, Gelişen 8 Ülke (D8) Ekonomik İşbirliği Teşkilatının 29. kuruluş yıl dönümüne ilişkin program Çırağan Sarayı'nda düzenlendi. Zirve kapsamında, katılımcılar 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan birlikte poz verdi. Fotoğraf, Saadet Partisi'nin sosyal medya platformu X hesabından "D-8 29. Kuruluş Yıl Dönümü Programımız hatıra fotoğraf çekimi ile devam ediyor" notuyla paylaşıldı. Oda tv'de yer alan habere göre 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, D-8'in 29. kuruluş yıl dönümü programında yaptığı konuşmada, İsrail ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gül, "mutabakatın memnuniyet verici olduğunu" ve "kalıcı barışın bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu" söyledi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yıl dönümü programında yaptığı konuşmada, "Mescid-i Aksa özgür olmadan, Kudüs özgür olmadan ve Kudüs'ün başkent olduğu bir Filistin devleti kurulmadan barış olmaz" şeklinde konuştu. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, programda, "Bir 29 yıl daha beklemeyelim, elimizi çabuk tutalım. Aksi halde 'Su uyur, düşman uyumaz' sözünü hatırlamak gerekir" ifadelerini kullandı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, programda yaptığı konuşmada, "D-8'in kuruluş ruhuna bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır" derken, İsrail'in 'Civitas non grata' ilan edilmesi çağrısında bulundu. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, yaptığı konuşmada, "D-8 Organizasyonu'na gereken ilginin gösterilmesi, kuruluş amaçlarına uygun şekilde çalıştırılması ve hedeflerine ulaşması için gerekli adımların atılması çağrısını üye ülkelerin hükümetlerine bir kez daha yineliyoruz" dedi.

Dervişoğlu: Devlet egemenliği yeniden temel norm olmalı Haber

Dervişoğlu: Devlet egemenliği yeniden temel norm olmalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Orta Doğu'nun askeri müdahaleler, işgaller ve vekalet savaşlarıyla anılmaktan çıkması gerektiğini söyledi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem dış politika hem de iç gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata değinen Dervişoğlu, özellikle Hürmüz Boğazı'nda savaş öncesi statüye dönülmesini olumlu karşıladıklarını ifade etti. Bölgede kalıcı barış ve istikrarın önemine dikkat çeken Dervişoğlu, "Devlet egemenliği yeniden temel norm haline gelmeli, bölgemiz askeri müdahalelerle, işgallerle ve vekalet savaşlarıyla anılmaktan çıkmalıdır" dedi. Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin dış politikada soğukkanlı ve temkinli hareket etmesinin önemini ortaya koyduğunu belirten Dervişoğlu, Türk diplomasisinin geleneksel yaklaşımını sürdürmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi. Ey Recep Tayyip Erdoğan! Sen bu memlekete muhtaçsın ama bu memleket sana muhtaç değil! pic.twitter.com/qAXuT7WUxd — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) June 17, 2026 Konuşmasında tarım politikalarına da geniş yer veren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, son yıllarda tarım sektörünün gerilediğini savunarak, üreticilerin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını ifade etti. Çiftçilerin zararına üretim yapmak zorunda bırakıldığını öne süren Dervişoğlu, bunun Türkiye'nin gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi. Beyaz et sektöründeki bazı şirketlere yönelik kayyum kararlarını da eleştiren Dervişoğlu, hükümetin ekonomik sorunların sorumluluğunu farklı alanlara yönlendirmeye çalıştığını savundu. Terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik özgürlük taleplerine karşı çıktıklarını belirtti. Böyle bir adımın toplumsal mutabakat olmadan atılamayacağını ifade eden Dervişoğlu, bu yöndeki taleplerin referanduma götürülmesi gerektiğini savundu.

TRT'den Dünya Kupası yayınındaki hata için özür... İlgili spiker yayın ekibinden çekildi! Haber

TRT'den Dünya Kupası yayınındaki hata için özür... İlgili spiker yayın ekibinden çekildi!

TRT, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İran ile Yeni Zelanda arasında oynanan karşılaşmanın anlatımı sırasında yaşanan hatanın yayıncılık standartları açısından kabul edilemez olduğunu belirterek kamuoyundan özür diledi. Kurum, ilgili spikerin turnuva yayın ekibinden çıkarıldığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT), 2026 FIFA Dünya Kupası kapsamında İran ile Yeni Zelanda arasında oynanan karşılaşmanın anlatımı sırasında yaşanan hataya ilişkin yazılı açıklama yaptı. TRT'den yapılan açıklamada, bu sabah TSİ 04.00'te yayınlanan maçın anlatımında meydana gelen hatanın kurumun yayıncılık standartlarıyla bağdaşmadığı belirtilerek izleyicilerden ve kamuoyundan özür dilendi. Açıklamada, "Yaşanan bu hata nedeniyle izleyicilerimizden ve kamuoyundan özür diliyoruz. TRT Spor'un yıllara dayanan yayıncılık birikimi, tecrübesi ve kalite anlayışıyla bağdaşmayan bu hatayla ilgili gerekli idari ve teftiş süreçleri derhal başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi. Kurum, inceleme süreci kapsamında ilgili spikerin ABD'de görev yapan Dünya Kupası yayın ekibinden geri çekildiğini ve turnuva yayınlarında görev almayacağını duyurdu. TRT açıklamasında, spor yayıncılığı alanında 30 yılı aşkın deneyime sahip bir ismin böyle bir hata yapmasının kurum açısından kabul edilemez olduğu vurgulanırken, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda yayıncılık ilkelerine aykırı hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceğinin altı çizildi. Olayla ilgili başlatılan idari ve teftiş süreçlerinin tamamlanmasının ardından gerekli işlemlerin eksiksiz şekilde uygulanacağı belirtildi. Hatırlanacağı gibi, müsabakanın hareketli geçen belli bir bölümünde takımları ve hücum yönlerini şaşıran deneyimli spiker, ekran başındaki futbolseverlere karmaşık anlar yaşatmıştı. TRT spikeri, İran’ın geliştirdiği tehlikeli atakları Yeni Zelanda organizasyonu gibi, Yeni Zelanda’nın gol girişimlerini ise İran hücumuymuş gibi aktardı. Sahadaki takımları bir süre ters yönlerden anlatan spiker, uluslararası rejinin dünyaca ünlü İranlı santrafor Mehdi Taremi’yi yakın çekimle ekrana getirmesi üzerine yaptığı büyük hatanın farkına vardı. Yaşanan bu anlar sosyal medyada gündem oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.