Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İran

bursaarena.com.tr - İran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi Haber

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma teklifini reddetti. Trump, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip su yolu, yaklaşık 7 aydır devam eden ABD-İran çatışmasında kilit bir başlık olmayı sürdürüyor. Çatışma, taraflar arasında müzakerelerin çıkmaza girmesiyle yeni bir aşamaya taşınmış durumda. Ancak bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucuların yürüttüğü yeni girişimler, anlaşmaya varılması yönünde ilerleme kaydedilebileceğine ilişkin bazı olumlu beklentiler oluşturdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yaptığı açıklamada, “İran, Katar aracılığıyla ABD’ye 7 günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi. Arakçi, “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığına göre Arakçi’nin açıklamasından saatler sonra konuya vakıf ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini bildirdi. Gazetenin haberinde, 80 yaşındaki Trump’ın Tahran’ın taleplerini karşılayabileceğinden şüphe duyduğu ve kasım ayında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından bombardıman harekâtının yeniden başlamasını olası gördüğü belirtildi. Trump dün akşam Truth Social platformunda, Hürmüz Boğazı’nın daire içine alındığı bir haritanın fotoğrafını paylaşarak üzerine “Trump Boğazı” ifadesini yazdı. Medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlerde ise yeni planın, Lübnan da dahil olmak üzere Ortadoğu’daki bütün çatışmaların yedi gün süreyle durdurulmasını öngördüğü belirtilmişti.

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız Haber

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında, gücü gücü yetene düzeninin ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurduğuna dikkat çekerek, BM 81. Genel Kurulu’nda Birleşmiş Milletler 81 Genel Kurulu’na hitabında bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin'den, Yemen’e, Sudan'dan Somali’ye, Arakan'dan İran’a içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiğini kaydetti. “Gazze’de Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, masum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim şimdi bir kez daha söylüyorum; kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız."

Netanyahu boş salona konuştu: BM'de heyetler Netanyahu'yu yuhalayıp salonu terk etti Haber

Netanyahu boş salona konuştu: BM'de heyetler Netanyahu'yu yuhalayıp salonu terk etti

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasına başlamaya hazırlanırken birçok heyet BM Genel Kurulu salonundan ayrıldı. Netanyahu, konuşmasına başlarken yuhalandı. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ülkesinin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'daki eylemleri nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştiri ve artan tecrit ile karşı karşıya olduğu bir dönemde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda konuşma yaptı. Netanyahu'nun kürsüye çıkmasıyla birlikte salonda bulunan çok sayıda delege ve katılımcı Genel Kurul salonunu Netanyahu'yu yuhalayarak terk etti. Netanyahu ise boşalmış salondaki konuşmasının başında salondan ayrılanlara tepki göstererek, "Eğer bu salondan henüz ayrılmamış başka ahlaki korkaklar varsa, lütfen şimdi ayrılsınlar" ifadelerini kullandı. Netanyahu, konuşmasında Hamas'ın 7 Ekim 2023'e değinerek İsrail'in saldırı sonrasında geri adım atmadığını savunarak, "Çöküşe geçmek yerine, aslanlar gibi ayağa kalktık ve savaştık" dedi. İran'a yönelik operasyonlara da değinen Netanyahu, ABD ile birlikte İran'ın ordusu, donanması, hava kuvvetleri ve nükleer tesislerine yönelik saldırıları vurguladı. Netanyahu ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'a 'cesur liderliği' nedeniyle teşekkür etti. İsrail'in savaşmaya devam edeceğini belirten Netanyahu, "Devletimizi savunmaya devam edeceğiz. Kazanmaya devam edeceğiz çünkü başka seçeneğimiz yok" ifadelerini kullandı. 'Erdoğan, İsrail'in yok edilmesini savunuyor' Ayrıca Netanyahu, BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı: Erdoğan, İsrail'in yok edilmesini savunuyor. Neredeyse her gün, Kudüs'ün hakimi olacağını söylüyor. Hayır efendim, olamayacaksınız

İran'ın ABD üslerine verdiği yoğun hasarı gösteren fotoğraflar Haber

İran'ın ABD üslerine verdiği yoğun hasarı gösteren fotoğraflar

BBC'nin ABD'deki ortağı CBS, İran'ın Ortadoğu'daki birçok ABD tesisine düzenlediği saldırılar sonucu oluşan yaygın hasarı gösteren görüntüler elde etti. Aktif görevdeki askeri personel tarafından sağlanan fotoğraflarda, parçalanmış bir radar uçağı, devrilmiş römorklar ve ağır hasar görmüş binalar görülüyor. Tarihi olmayan fotoğraflar, ABD'nin Suudi Arabistan ve Kuveyt'teki üslerinde ve tesislerinde çekildi. CBS'nin ismini açıklamadığı bir askeri yetkili "Bu, üslerimizde meydana gelen ve Amerikan kamuoyuna henüz iletilmeyen büyük bir hasar" dedi. Yetkili yaşananları "Gözlerimiz kapalı bir şekilde orada duruyor ve yüzümüze yumruk yiyorduk" diye tarif etti. Beyaz Saray, BBC'nin sorularını ABD Merkez Komutanlığı'na yönlendirdi. Merkez Komutanlığı, yorum talebine yanıt vermedi. BBC tarafından bağımsız olarak doğrulanmamış fotoğraflar, Pentagon'un denetleme biriminin Ortadoğu'daki ABD üslerinde bulunan yüzlerce bina ve yapının hasar gördüğünü ve yıkıldığını doğrulayan raporunun yayınlanmasından bir gün sonra görüldü. Fotoğraflardan birinde, Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Kuvvetleri Üssü'nde tahrip olmuş bir Boeing E-3 Sentry uçağı görülüyor. Uçak ikiye ayrılmış, kuyruk kısmı bir metal yığını haline gelmişti. Kaynak, CBS News--- Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'ın yaklaşık 100 km güneydoğusunda bulunan Prens Sultan hava üssünde imha edilmiş bir Boeing E-3 Sentry uçağı görülüyor. Fotoğrafın tarihi belirtilmemiş olsa da BBC'nin doğrulama birimi BBC Verify daha önce Mart ayında aynı radar uçağına ait olduğu anlaşılan benzer bir fotoğrafı teyit etmişti. Boeing E-3 Awacs uçakları, olası tehditlere karşı erken uyarı sağlamak amacıyla uzun menzillerde potansiyel hedefleri tespit etmek ve izlemek için kullanılıyor. O dönemde bir ABD yetkilisi Reuters'e, İran'ın hava üssüne düzenlediği saldırıda 12 ABD personelinin yaralandığını, bunlardan ikisinin durumunun ağır olduğunu söylemişti. Kuveyt'teki Camp Beuhring Üssü'nden olduğu belirtilen, tarih belirtilmemiş iki fotoğrafta ise çökmüş karavanlar ve bölgeden yükselen dumanlar arasında paramparça olmuş büyük bir çadır benzeri yapı görülüyor. Kaynak, CBS News--- Kuveyt'teki Camp Buehring'de İran saldırısı sonucu tesisler imha oldu. Kaynak, CBS News--- Kuveyt'teki Camp Buehring'de İran saldırısında hasar gören bir yapıdan yükselen duman görülüyor. Bir diğer görselde ise Kuveyt'teki Arifjan Kampı'nda İran'ın düzenlediği bir saldırı sonucu hasar gören dört katlı bir bina görülüyor. Mart ayında, uydu iletişim donanımı da dahil bölgede hasar meydana geldiği bildirilmişti, ancak bu görüntünün aynı saldırıdan olup olmadığı net değil. Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerde ulusal güvenlik yetkilisi olarak görev yapmış Brian Katulis, görsellerdeki hasarın "Amerika'nın savunmasını yeterince hazırlamadığını" gösterdiğini söyledi. Ortadoğu Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Katulis, "Çin ve Rusya gibi ABD'nin düşmanlarının İran'a hedef belirlemede yardımcı olduğuna dair güçlü kanıtlar var" diye ekledi. "Trump yönetimi bu zaafları gidermek için hiçbir şey yapmadı." Kaynak, CBS News--- Kuveyt'teki Camp Arifjan'da çekilen bu fotoğrafta bir binadaki hasar görülebiliyor. Bu görüntüler, Pentagon'un denetleme biriminin yayınladığı ve İran'ın saldırılarının "çatışma sırasında Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde yüzlerce bina ve yapıyı hasara uğratıp, yok ettiğini" vurgulayan raporun hemen ardından yayınlandı. Raporda ayrıca, ekipman kayıplarının toplamda 3,7 milyar dolar olduğu belirtildi. Genel olarak, ABD'nin 29 Haziran'a kadar savaşa 33,4 milyar dolar harcadığı ifade edildi. Raporda, savaşın başlamasının ardından geçen aylarda "onlarca ABD uçağının imha edildiği veya hasar gördüğü" belirtiliyor. Belgede, hasar gören uçaklardan birkaçının listesi yer alıyor. Bunlar arasında "İran mühimmatı tarafından Suudi Arabistan'da yerde hasar gören veya imha edilen" beş yakıt ikmal uçağı da bulunuyor. Kongre Bütçe Ofisi'nin ayrı bir raporunda, E-3 uçağının artık üretimde olmadığı ve daha modern bir muadili olan E-7 ile değiştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bütçe Ofisi, yalnızca E-3 uçağının maliyetinin 500 milyon dolar olduğunu ve savaşta kaybedilen ekipmanların (uçaklar, insansız hava araçları ve yüksek irtifa alan savunma sistemi dahil) tahmini toplam maliyetinin 1,9 milyar dolar olduğunu belirtti. Savunma bakanlığının bilgi taleplerine yanıt vermemesi nedeniyle incelemede "belirsizlik" olduğunu ve bu nedenle kurumun hükümet veri tabanlarına ve kamuya açık raporlara bel bağlamak zorunda kaldığını vurguladı. Rapora göre, ABD ordusunun yapmayı planladığı onarım ve yeniden yapılanma çalışmalarının kapsamı da henüz net değil. Ortadoğu Enstitüsü'nden Brian Katulis, "Bu maliyetler, Trump yönetiminin değerli askeri kaynakları nasıl israf ettiğini ve karşılığında pek bir şey elde edemediğini gösterse de" asıl zararın ABD'nin genel askeri hazırlığına verildiğini söyledi. "Amerika Birleşik Devletleri, askeri varlıklarını Asya'dan Orta Doğu'ya kaydırmak zorunda kaldı. Bu da Amerika'yı ve Asya'daki ortaklarını Çin'e karşı daha savunmasız ve kırılgan hale getirdi" dedi. "Ayrıca, ABD'nin mühimmatının tükenmesi, Rusya'yı Amerika'nın NATO müttefikleriyle zaaflarını araştırmaya ve Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmeye daha istekli hale getiriyor." ABD'nin ekipman kayıplarını karşılayacak mali kaynaklara sahip olmasına rağmen, zaten bütçe sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu ve Ortadoğu'da veya dünyanın başka yerlerinde muhtemel çatışmaların tırmanmasına hazırlanmak için yeterince hızlı hareket edemeyebileceğini de sözlerine ekledi. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a ortak saldırılar düzenlemesiyle başlayan çatışmaya son verilmesi için Beyaz Saray üzerinde kamuoyu ve siyasi baskı artıyor. Savaşın başlamasından bu yana İran, Körfez'deki ABD üslerine ve müttefik devletlere, ayrıca İsrail'e defalarca saldırdı. ABD Temsilciler Meclisi, İran'daki savaşı sona erdirmek için 15 Eylül Salı gecesi üçüncü kez oylama yaparak, Başkan Donald Trump'ı Kongre onayı olmaksızın ABD askeri müdahalesini sona erdirmeye zorlayacak bir tasarıyı onayladı. Kasım ayındaki ABD ara seçimleri öncesinde Temsilciler Meclisi'nde bu konudaki son oylama olabilecek tercih birkaç Cumhuriyetçinin de desteğiyle kabul edildi. Tasarı, onaylanma yolunda belirsiz bir durumla karşı karşıya. ABD Senatosu konuyu ele alıp almayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı. Aynı gün, görev süresi sona ermekte olan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Thomas Massie de, İran savaşının ABD için maliyetine ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkmasıyla birlikte Savunma Bakanı Pete Hegseth'i görevden alma girişiminde bulunacağını açıkladı. Trump yönetimi Hegseth'i destekledi ve ABD Adalet Bakanı Todd Blanche gazetecilere Hegseth'in "olağanüstü bir iş çıkardığını" söyledi. Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlanıldı.

Pentagon, İran’daki savaş nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşandığını kabul etti Haber

Pentagon, İran’daki savaş nedeniyle mühimmat sıkıntısı yaşandığını kabul etti

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), dün yayımladığı raporda, Trump yönetiminin son aylarda reddettiği İran'daki savaşla bağlantılı "mühimmat eksikliği" yaşandığını kabul etti. Pentagon Genel Müfettişliği'nin ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına ilişkin raporunda, "Destansı Gazap (Epic Fury) Operasyonu sırasındaki mühimmat tüketimi stratejik stoklarda eksikliğe yol açmış ve sanayi sektöründe mühimmat stoklarının yenilenmesini engelleyen darboğazları ortaya çıkarmıştır" ifadelerine yer verildi. Ancak raporda, Bakanlığın üretim temposunu hızlandırmak için aldığı tedbirlere de dikkat çekildi. Haziran ayında basında ABD'nin füze, özellikle de önleyici füze kullanımına kısıtlama getirdiğine dair haberler çıktığında hükümet bunu yalanlamış ve Donald Trump ülkenin "muazzam miktarda mühimmata" sahip olduğunu iddia etmişti. ABD Başkanı eylül ayı başında da ABD'nin "sınırsız miktarda mühimmata" sahip olduğu yönündeki ısrarını sürdürmüştü. Şarku’l Avsat’ın basında yer alan haberlerden aktardığına göre bu mühimmat sıkıntısı, Trump'ın yaz aylarında Tahran'a yönelik geniş çaplı saldırıları tekrarlamamasına yol açtı. Pentagon raporunda, "Önleyici füzelerin yoğun kullanımına rağmen, İran saldırıları Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün'deki ABD üslerinde bulunan yüzlerce bina ve tesise zarar vermiş ve tahrip etmiştir" denildi. Nisan - Haziran 2026 dönemini kapsayan belgede, uçak filosunda meydana gelen hasarlara da yer verilerek; 4 adet "F-15" uçağının imha edildiği, 1 adet "F-35" uçağının hasar gördüğü, 7 adet "KC-135" yakıt ikmal uçağının hasar gördüğü veya imha edildiği ve "30'a kadar" "MQ-9 Reaper" insansız hava aracının (İHA) imha edildiği belirtildi. Belgede, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği saldırılarla başlayan Körfez savaşına katılan ABD askeri personel sayısı 50 binden fazla olarak tahmin ediliyor. Raporda ayrıca, İran ve müttefiklerinin misillemelerinin dördü Irak, Kuveyt ve BAE'de olmak üzere diplomatik binalara da zarar verdiği açıklanıyor.

En az bin 400 kişi çatışmalardan kaçarak Yemen’den Cibuti’ye sığındı Haber

En az bin 400 kişi çatışmalardan kaçarak Yemen’den Cibuti’ye sığındı

Cibuti makamları, Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasında eylül ayından bu yana devam eden çatışmalar nedeniyle, yaklaşık bin 400 kişinin Yemen’den Cibuti’ye kaçtığını açıkladı. Yemen’de 2014’ten bu yana hükümet güçleri ile ülkenin geniş kesimlerini, başkent Sana dahil, kontrolü altında tutan Husiler arasında savaş devam ediyor. Husiler, bir hafta süren sürpriz saldırının ardından cuma günü Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki batı sahillerinin kontrolünü ele geçirdi. Husiler ayrıca, savaşın başlamasının ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla önemi daha da artan ve deniz taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası olan Babülmendeb bölgesindeki dört adayı da kontrol altına aldı. Husilerin perşembe günü el-Muha kentini ele geçirmesi, kentin güneyindeki diğer kıyı bölgelerine doğru ilerlemelerinin önünü açtı. Cibuti Ekonomi Bakanı İlyas Musa Duvale, X platformundaki paylaşımında, “Son 24 saat içinde Yemen’den bin 400 mülteci Cibuti’ye ulaştı” ifadelerini kullandı. Yemen’in karşısında, Afrika Boynuzu bölgesinde yer alan küçük bir ülke olan Cibuti, Aden Körfezi ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan ve Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir bölümünün geçtiği Babülmendeb Boğazı’na hâkim konumda bulunuyor. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) insani yardım koordinatörü Safiye İbrahim yaptığı açıklamada, gelenler arasında “kadınlar ve çocukların” da bulunduğunu belirtti. İbrahim, yerinden edilen kişilerin Cibuti’nin kuzeyindeki Obok’a ulaştığını ve “önümüzdeki günlerde daha fazla kişinin gelmesinin beklendiğini” söyledi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü, temmuz ayından beri Yemen’deen az 76.000 kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Kuruluş, bu kişilerin dörtte birinin geçtiğimiz hafta içinde yerinden edildiğini kaydetti.

İran, B.M.  İnsan Hakları Konseyi toplantısında "savaş sorumlularının hesap vermesini" talep etti Haber

İran, B.M. İnsan Hakları Konseyi toplantısında "savaş sorumlularının hesap vermesini" talep etti

İran İslam Cumhuriyeti'nin Cenevre'deki Birleşmiş Milletler nezdindeki temsilciliği, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin 63. oturumunun başlamasıyla eş zamanlı olarak, ABD ve Siyonist rejimin İran'a karşı dayattığı savaşın sorumlularının hesap vermesi gerektiğini vurguladı ve Konsey'in sivillere yönelik saldırıları ele alma ve mağdurların haklarını takip etme sorumluluğunu hatırlattı. İran'ın Cenevre'deki temsilciliği sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, İnsan Hakları Konseyi'nin 63. oturumunun başlamasıyla birlikte İran'ın, ABD ve Siyonist rejimin saldırgan eylemlerinin mağdurları ve hayatta kalanlarının sesini duyurma konusundaki kararlılığını bir kez daha vurguladığını bildirdi. İran temsilciliği mesajında, İnsan Hakları Konseyi'nin çatışmalardan kaynaklanan insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerini, İran'daki altyapı ve sivil hedeflere yönelik ayrım gözetmeyen ve kasıtlı saldırılar da dahil olmak üzere ele alma konusunda belirlenmiş ve yerleşik bir yetkiye sahip olduğunu belirtti. Mesajın devamında, Minab ve Lamerd'e yönelik saldırılara işaret edilerek, bu iki olayda gerçekleştirilen saldırıların açık savaş suçları olduğu vurgulandı. İran İslam Cumhuriyeti temsilciliği ayrıca Tahran'ın hesap sorulması, adaletin sağlanması ve sivillerin korunması taleplerini sürdüreceğini açıkladı. Bu açıklama, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin Cenevre'deki Milletler Sarayı'nda düzenlenen 63. oturumunun başlamasıyla eş zamanlı olarak yapıldı. Yayımlanan resmi programa göre oturum, 7 Eylül'den itibaren bir ay süreyle Endonezya temsilcisi “Sidharto Reza Suryodipuro” başkanlığında gerçekleştirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.