Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngiltere

bursaarena.com.tr - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İki yaşından önce şeker tüketimini sınırlamak beyin sağlığını iyileştirebilir Haber

İki yaşından önce şeker tüketimini sınırlamak beyin sağlığını iyileştirebilir

Bilim insanları, iki yaşına kadar çok az şeker tüketmenin on yıllar sonra beyni korumaya yardımcı olabileceğini buldu. Araştırma, İngiltere'de şeker kısıtlamasının sona ermesiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıklarında hızla şeker miktarının artmasının etkisini analiz etti. Sonuçlar, bebeklik döneminde şeker alımı kısıtlananların bunama riskinin %23 daha düşük olduğunu öne sürüyor. Çalışma kesin bir kanıt sunamasa da uzmanlar sağlıklı beslenmenin her halükarda beyin için iyi olduğunu söylüyor. Çocukların şeker tüketimi konusunda doğru yaklaşım nedir? Yaşamın ilk bin gününün gelecekteki sağlığımız için son derece önemli olduğunu gösteren çalışmalar daha önce de yapılmıştı. Bunlardan bazıları İngiltere'de İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gıda karnesi uygulamasının sona ermesini "doğal bir deney" olarak ele alıyor. İlk bin gün şeker tüketmek, sağlığa olumsuz etki yapıyor Eylül 1953'te şeker karnesi uygulaması sona erdiğinde, ortalama şeker tüketiminin günde yaklaşık 41 gramdan (10 küp şeker) neredeyse hemen 80 grama (20 küp şeker) çıkacağı tahmin ediliyordu. Daha önce yapılan araştırmalar bunu yaşamın ilerleyen yıllarında tip 2 diyabet ve yüksek tansiyonda artışla ilişkilendirmişti. Kaynak,Getty Images /// İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra'daki Petticoat Lane Pazarı'nda karneleriyle birlikte kadınlar. Son çalışma, İngiltere BioBank projesine katılan yaklaşık 65 bin kişiyi inceledi. Biobank, Birleşik Krallık'ta gönüllüler tarafından sağlanan ve demans, bazı kanser türleri ile Parkinson hastalığının teşhis ve tedavisindeki gelişmelere katkı sağlamak amacıyla kullanılan büyük bir sağlık veritabanı. Çin'in Guangzhou kentindeki Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından yapılan analiz, şeker tüketiminin kısıtlandığı dönem öncesi ve sonrasında büyüyen çocukları inceledi. İki yaşına kadar şeker kısıtlaması döneminde yaşayanlarda bunama oranının %23 oranında düştüğünü ve hastalığın iki buçuk yıl sonra teşhis edildiğini öne sürüyor. Araştırmacı Jiazhen Zheng, "Bulgularımız, yaşamın en erken dönemlerinde şeker tüketimini sınırlamanın beyin sağlığı için kalıcı faydalar sağlayabileceğini gösteriyor" dedi. Çalışmanın sonuçları Neurology dergisinde yayınlandı. Ancak Zheng, şekerin bu etkiye sahip olup olmadığını anlamak için "daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu" söyledi. Kaynak, Getty Images /// Çubukta sebze: Savaş dönemi atıştırmalığı, 1941. Tıbbi araştırmaları toplayan ve özetleyen bağımsız ağ Cochrane'de lider Rachel Richardson, "Önemli bir şey bulma arifesinde olabilirler" dedi. Ancak, çalışmanın erken dönemde şeker tüketimi ile bunama arasında kesin bir bağlantı kurmadığını söyledi. En büyük sorunlardan biri, çalışmaya katılan kişilerin her birinin gerçekte ne kadar şeker tükettiğini bilmenin imkansız olması. Çalışma sadece şeker kısıtlamalarına göre doğdukları dönemi esas alıyor. Richardson, "Bu bulgular 1940'larda ve 1950'lerde doğan insanlarla ilgili dolayısıyla günümüzdeki küçük çocuklar için geçerliliği sınırlı. Örneğin, çocuklar daha erken sütten kesiliyorlardı. Bu durum, bebeklerin ve çocukların erken dönem beslenmesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuş olmalı" dedi. Aston Üniversitesi Klinik Eczacılık Profesörü Ian Maidment, "Bu ilginç bir fikir ve bu konudaki tartışmalara ışık tutuyor ancak bana kalırsa daha fazla kanıta ihtiyacımız var" dedi. Maidment, "80 yıl önce gerçekleşmiş bir olayı" günümüzdeki sağlık durumuyla ilişkilendirip buna dayalı çıkarımlar yapmanın, etkili olabilecek "pek çok" başka faktörün de bulunduğu anlamına geldiğini belirtti. Alzheimer's Research UK'den Dr. Sara Rodrigues ise, "Bunun gözlemsel bir çalışma olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür çalışmalar beslenme düzeni ile demans riski arasındaki bağlantıları ortaya koyabilir ancak daha az şeker tüketmenin demansı doğrudan önlediğini kanıtlayamaz" dedi. "Sağlıklı ve dengeli beslenmek, beyin sağlığınızı desteklemenin en iyi yollarından biri ve olumlu değişiklikler yapmak için asla geç değil" diye ekledi.

Tarihin en gollü üçüncülük maçında İngiltere Fransa'yı 6-4 geçti Haber

Tarihin en gollü üçüncülük maçında İngiltere Fransa'yı 6-4 geçti

Kimsenin oynamak istemediği maç, kimsenin bitmesini istemediği bir maça dönüştü. İngiltere'nin Fransa ile oynadığı ve daha önce üçüncülük maçı olarak bilinen "bronz final", toplam 10 gole sahne olan bir kaosla ve İngiltere'nin 6-4'lük zaferiyle sonuçlandı. Böylece, öncesinde iki takımdan temsilcilerin de "oynamamayı tercih edeceklerini" söyledikleri bu maç, seyircilere 2026 Dünya Kupası'nın en gollü karşılaşmasını sundu. Bukayo Saka, 1966 finalinde Sir Geoff Hurst'ten sonra bir Dünya Kupası eleme maçında hat-trick yapan ikinci İngiltere oyuncusu oldu. Turnuvada Fransa'ya karşı üç gol atan tek diğer oyuncu ise 1958'de Pele olmuştu. Bu sonuçla İngiltere, 1966'daki şampiyonluktan bu yana erkekler Dünya Kupası'ndaki en iyi derecesini elde etti. Bunu da Dünya Kupası tarihindeki en gollü üçüncülük maçında başardı. Böylece 1958'de Fransa'nın Batı Almanya'yı 6-3 yendiği maçın rekoru geride kaldı. Ayrıca İngiltere, 2002'de Arjantin'i yendiğinden bu yana ilk kez bir Dünya Kupası'nda FIFA sıralamasında kendisinden yukarıda bulunan bir takımı mağlup etti. Çarşamba günü Arjantin'e karşı oynanan yarı finalde aldığı mağlubiyetin ardından İngiltere, maça hayal kırıklığının izlerini taşımadan hızlı başladı ve kasvetli maç öncesi değerlendirmeleri boşa çıkaran kaotik karşılaşmada ilk yarıda 4-0 öne geçti. Dünya Kupası yarı finalinde Arjantin İngiltere'yi 2-1 yendi Declan Rice ve Ezri Konsa'nın ilk 20 dakikadaki gollerinin ardından Saka da iki kez ağları buldu. Böylece Fransa, Nisan 1930'dan bu yana ilk kez bir maçın ilk yarısını dört gol geride kapattı. Kaynak, Getty Images //// Declan Rice, İngiltere'nin Miami'de Fransa'yı 6-4 yendiği maçta attığı golün ardından seviniyorİkinci yarıda yeni bir Fransa Teknik direktör Didier Deschamps'ın, ülkesinin başındaki son maçında, devre arasında oyuncularına sert bir konuşma yaptığı açıkça görüldü. Böylece ikinci yarıda maçın momentumu tamamen değişti. Fransa üç gol buldu ve beraberlik için çok net fırsatlar da kaçırdı. Kylian Mbappe, Bradley Barcola'nın golünün öncesinde ve sonrasında birer kez daha ağları buldu. Böylece 2026 Altın Ayakkabı yarışında öne geçti ve Lionel Messi'yi geride bırakarak 22 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu oldu. Ancak Saka, 87. dakikada Djed Spence'in Malo Gusto tarafından düşürülmesi sonucu kazanılan penaltıyı gole çevirerek hat-trick'ini tamamladı. Ousmane Dembele uzatmaların altıncı dakikasında farkı 5-4'e indirse de Jude Bellingham, Fransa savunmasını geçerek 98. dakikada İngiltere'nin galibiyetini perçinledi. Fransa daha önce bir Dünya Kupası maçında hiç altı gol yememişti. Ayrıca tam 66 yıl sonra ilk kez herhangi bir maçta kalesinde altı gol gördü. Öte yandan Bellingham, bu Dünya Kupası'nı yedi golle tamamlayarak bir Dünya Kupası turnuvasında en çok gol atan İngiltere erkek milli takım oyuncusu oldu. BBC'nin Match of the Day programında konuşan eski İngiltere savunmacısı Stephen Warnock karşılaşmayı "Muhteşemdi" diye yorumladı: "Turnuva boyunca gördüğümüz en akıcı futbollardan bazılarını izledik." Bir diğer eski İngiliz milli oyuncu Danny Murphy "Sahada çok fazla yetenek vardı. Bugün izlediğim futbolun bir kısmı gördüğüm en iyiler arasındaydı. Maçta her şey vardı" dedi. İnanılmaz maç nasıl gelişti? Kaynak, Getty Images /// Bu, Harry Kane'in kaptanlık yaptığı üçüncü Dünya Kupası oldu Goller üçüncü dakikada başladı. Harry Kane yedek kulübesindeyken takım kaptanlığını yapan Rice, orta sahada Desire Doue'nin hatalı pasını keserek ileri çıktı ve ceza sahası dışından yaptığı vuruşla topu Fransa kalecisi Mike Maignan'ın yanından ağlara gönderdi. Arsenal orta sahası ikinci golün de hazırlayıcısı oldu. Yakın direğe kullandığı kornerde savunmacı Konsa kafa vuruşuyla golü buldu. Sezon sonu gösteri maçını andıran karşılaşmada iki takım da geniş boşluklar verdi ve İngiltere bunu devre bitmeden iki gol daha bularak değerlendirdi. Fransa'nın yarı sahasında büyük boşluk bulan Saka, hızlı hücumda önce Maignan'a takıldı. Ancak Marcus Rashford'un hazırladığı pozisyonun devamında golünü attı. Arsenal'in kanat oyuncusu uzatma dakikalarında takım arkadaşı Eberechi Eze'nin akıllı ara pasını sol ayağıyla çaprazdan ağlara göndererek ikinci golünü kaydetti. Fransa, 48. dakikada Mbappe'nin tek vuruşuyla farkı azaltırken, altı dakika sonra Barcola yakın direğe yaptığı vuruşla Dean Henderson'ı mağlup etti. Mbappe daha sonra gelişen etkili takım hücumunu gole çevirerek bu Dünya Kupası'ndaki 10. golünü attı. Böylece finalde İspanya ile karşılaşacak Arjantin'in yıldızı Messi'nin önüne geçti, turnuvanın gol krallığında liderliği aldı ve tüm zamanların listesinin de zirvesine çıktı. Fransız yıldız, 1970'te Gerd Müller'den bu yana erkekler Dünya Kupası'nda çift haneli gol sayısına ulaşan ilk oyuncu oldu. Fransa beraberlik ve uzatma için birçok fırsat kaçırdıktan sonra Saka penaltıdan hat-trick'ini tamamladı. Dembele kısa süreliğine yeni bir geri dönüş umudu yarattı ancak Bellingham, maçın son vuruşunda yarı sahadan başlayıp Maxence Lacroix'yı geçerek attığı klas golle bireysel açıdan mükemmel bir turnuvayı tamamladı. İngiltere analizi: Muhteşem Saka performansı Tuchel hakkında daha fazla soru işareti yarattı Kaynak,Getty Images //// Thomas Tuchel bu 3.'lükle, İngiltere milli takımının başındaki en başarılı yabancı teknik direktör oldu Thomas Tuchel'in öne geçtikten sonra yaptığı değişiklikler ve oyun sistemi nedeniyle sert eleştirildiği Arjantin yarı finalinden sonra bu maça yedi değişiklikle çıktı. Kane ve Bellingham yedek bırakılırken, turnuva boyunca fiziksel sorunlar yaşayan Saka ilk 11'de yer aldı. Galibiyet, ilk yarıda tazeleyici ve keyif veren, ikinci yarıda ise daha fazla stres ve hata içerse de izlenmesi zevkli bir performansla geldi. İngiltere taraftarları, özellikle Saka'nın sergilediği etkileyici performans düşünüldüğünde, Arjantin karşısında neden bu hücum niyetinin görülmediğini sorgulayacaktır. Sayılarla Dünya Kupası: 'Çevreyi en çok kirleten turnuva' Bir golü ofsayt nedeniyle iptal edilen Saka, hat-trick'inden önce de sağ kanatta oyunun yönünü belirleyen isimdi. Buradaki güçlü performansı, yarı finalde neden oyuna alınmadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Tuchel, Arjantin karşısında savunma ağırlıklı değişiklikler yapmıştı. Bu maçta ise, baskının çok daha düşük olmasının da etkisiyle, böyle bir yaklaşım görülmedi. İngiltere sonunda büyük turnuvalarda oynadığı en tuhaf ama en eğlenceli maçlardan birini kazandı. Karşılaşmada toplam 38 şut çekildi (20'si isabetliydi) ve bir Dünya Kupası maçında hiçbir İngiltere karşılaşması bundan daha fazla gole sahne olmadı. Fransa analizi: Deschamps dönemi heyecan verici yenilgiyle sona erdi Kaynak,CHANDAN KHANNA / AFP / Getty Images //// Fransa teknik direktörü Didier Deschamps ve takımın yıldızı Mbappe Deschamps, takımın başındaki 187. ve son maçında, Dünya Kupası finallerindeki 27 maçına çıktı ve Fransa Milli Takımı'na uzun süredir beklenen vedasını yaptı. Fransa'yı 2018'de Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan Deschamps, turnuvanın gol kralı Mbappe ile asist lideri Michael Olise'yi ilk 11'de sahaya sürerek yüksek tempolu bir veda yapmak istedi. Ve gerçekten de çok ses getiren bir maç oldu. Ancak onun dönemi, çok daha iyi bir ikinci yarı performansına rağmen, 1982'den bu yana İngiltere karşısındaki ilk resmi maç yenilgisiyle sona erdi. İlk yarı ise tarihi bir utanç ihtimalini beraberinde getirmişti. Daha uzun, daha hızlı, daha yaşlı: Elit futbolcuların vücutları 50 yılda nasıl değişti? Fransa zaman zaman hücumda çok etkiliydi ancak İngiltere'nin kalecisi Henderson; Rayan Cherki, Mbappe ve Dembele'nin şutlarında kritik kurtarışlar yaptı. Olise ise iki net fırsatı değerlendiremedi ve turnuvayı golsüz tamamladı. İlk yarıdaki son derece kötü ve etkisiz görüntünün ardından Fransa'nın ikinci yarıdaki enerjisi ve kalitesi İngiltere'yi zorladı ancak Maviler, hem sürükleyici hem de gerçeküstü bir yenilgi yaşadı. Bu karşılaşma, 1958'deki Fransa 7-3 Paraguay maçıyla birlikte Dünya Kupası tarihinin en gollü beşinci maçı oldu. Ayrıca 1982'de Macaristan'ın El Salvador'u 10-1 yendiği maçtan bu yana turnuvadaki en gollü karşılaşma oldu. Maçın ardından yorumlar Thomas Tuchel'in, Arjantin karşısındaki acı verici yarı final çöküşünün ardından uyguladığı taktikler nedeniyle eleştirilmesine rağmen, kaptanlık pazubandını geçici olarak takan Declan Rice, takımın turnuvadaki performansını övdü: "Bu, uzun zamandır gördüğüm en iyi İngiltere kadrosu. Bu bir gerçek. Kimse bunu elimizden alamaz." Declan Rice ,büyük bir turnuva başarısının "yakın" olduğunu da ekledi: "Bence bir grup olarak gurur duyabiliriz. Yarı finali kaybettiğimiz için yıkılmış durumdayız. "Yarı finallere ve çeyrek finallere kaldığımız için gurur duyduğumuzu söylemekten yorulduk. Sonuçta İngiltere ile kazanmak istiyoruz. Ama bu turnuvayı üçüncü sırada bitirmek gerçekten büyük bir başarı. "Gerçekten çok yakınız. Son birkaç yıldır bu grubun turnuvalardan elenişi hakkında çok konuşuldu. Yarı finaller, çeyrek finaller, finaller... "Bence devam etmemiz gerekiyor. Gerçekten yakın olduğumuzu düşünüyorum. Bu oyun küçük farkların oyunu. Bu futbol ve geçen gece farklar ile ceza sahalarında kaybettik." Takımın gururunun arkasında ise güçlü duygular yatıyor. Bu duygular, yardımcı antrenör Anthony Barry'nin Cumartesi gecesi BBC One'a verdiği devre arası röportajında açıkça görüldü. Röportaj yapıldığında İngiltere 4-0 öndeydi. Barry, gözleri dolu ve sesi titreyerek şunları söyledi: "Hayal kırıklığı yok. Biraz duygusallaştım. "Bu oyuncularla ne kadar gurur duyduğumu anlatacak kelime bulamıyorum. Kalpleri kırık halde futbol oynuyorlar. Sahada kalbi kırık 11 oyuncu görüyorum. "Son birkaç gündür onları otelde gördüm; kalpleri kırık haldeydiler. Ve buna rağmen İngiltere için oynama gururuyla böyle bir performans ortaya koyabiliyorlar. "Son yedi haftadaki takım ruhunu izlemek benim için bir ayrıcalıktı. Eleştirenlerin ne söyleyeceğini biliyorum; 'artık çok geç' diyecekler. Ama hâlâ dünya çapında bir rakibe karşı oynuyoruz. O 45 dakikayla çocuklarla ne kadar gurur duysam az." Tuchel: Güveni kaybetmedik Fransa karşısındaki baş döndürücü galibiyet bir yana, Tuchel'in büyük turnuvalarda elit ülkelere karşı kazanamama sorununa çözüm bulması gerekiyor. Bu seri, tartışmaya açık biçimde, 2002'de Arjantin karşısında alınan galibiyete kadar uzanıyor. BBC'ye konuşan Tuchel, zirvedeki ülkelerle aradaki farkın kapatılması konusunda şöyle dedi: "Biz kapatma becerisine sahibiz ama onlar da farkı yeniden açma becerisine sahip. "Sekiz yıl önce Fransa şampiyondu. Dört yıl önce finaldeydiler. Küçük bir fark var ama sorun yok. Bu farkı kapatmak istiyoruz." Arjantin'e karşı alınan yenilgi konusunda ise Tuchel, hayal kırıklığının büyük olduğunu ancak verilen zararın kalıcı olmadığını savundu. 1986'da meşhur olan Meksika dalgasının kökeni ne? Tuchel Bronz Final'in ardından şunları söyledi: "Güveni kaybettiğimizi düşünmüyorum. Benim güvenimi kaybettiğimi de düşünmüyorum. "Arjantin'e karşı o 30 dakikada ya da ikinci yarıdaki belki 45 dakikada, fazla pasif hale geldiğimiz bölümde ne olduysa... Çok yakındık. Ama kararları almak benim işim. "Son derece rekabetçiyiz. Bu nedenle üçüncülükle gurur duymaya bile neredeyse izin vermiyoruz kendimize çünkü en yüksek hedefi koyduk. "Peşinden koşacağımız en büyük hayali kurduk ve finale çıkıp Dünya Kupası'nı kazanma hayalimiz konusunda çok iddialıydık. Bu yüzden çok acı verici. "Başaramazsanız, acı bir süre sizinle kalır. Dün de söylediğim gibi, iz kalacak. Üst düzey sporda durum böyledir." Tuchel devam eder mi? BBC'ye konuşan eski İngiltere orta saha oyuncusu Danny Murphy "[Tuchel] görevde kalacak ama bence kalmamalı. Başarısız oldu" dedi: "Dünya Kupası finalini taktikler yüzünden kaçırıyorlar. Yıkılmış durumdalar. "Kadromuzda inanılmaz derecede yetenekli çok sayıda futbolcu var ve Arjantin'e karşı ikinci yarının bu kadar hayal kırıklığı yaratmasının nedeni de buydu; çünkü onların çoğu sahada değildi. "Sinir bozucu olan şey, Fransa galibiyetindeki bu ileriye dönük düşünce ve yaratıcılık düzeyinin Arjantin'e karşı ortada olmamasıydı." Eski İngiltere ve Liverpool savunmacısı Stephen Warnock ise "Hepimiz Thomas Tuchel'in el frenini indirecek kişi olacağını düşünmüştük" dedi: "O maçta [Arjantin'e karşı] bu kadar çabuk geri çekilmemiz hayal kırıklığı yarattı. "Bence Arjantin'e karşı tempo neredeydi? "[Fransa'ya karşı] Bukayo Saka ve Marcus Rashford'ın performansı ve oyunu genişletme becerileri... Hız herkesi zor durumda bırakır. "Bu bir savunmacının en kötü kâbusudur ve buna karşı savunma yapmak çok zordur."

2026 Dünya Kupası | Arjantin, geriye düştüğü maçta İngiltere'yi evine yolladı: Finalin adı belli oldu! Haber

2026 Dünya Kupası | Arjantin, geriye düştüğü maçta İngiltere'yi evine yolladı: Finalin adı belli oldu!

Arjantin, 2026 FIFA Dünya Kupası yarı finalinde İngiltere'yi 1-0 geriye düştüğü maçta 2-1 mağlup ederek finalde İspanya'nın rakibi oldu. Teknik direktör Thomas Tuchel'in ekibi ise 1986'daki kupanın intikamını alamayarak kupaya veda etti. Arjantin'e galibiyeti getiren golleri 85. dakikada Enzo Fernandez, 90+2. dakikada da Lautaro Martinez kaydetti. Atlanta Stadyumu'nda oynanan ve ABD'li hakem Ismail Elfath'ın yönettiği mücadelenin ilk yarısı golsüz eşitlikle sona erdi. İkinci yarıda öne geçen taraf İngiltere oldu. Sağ kanattan Morgan Rogers'ın ortasında Anthony Gordon, 55'inci dakikada topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Arjantin, maçın son bölümünde geri döndü. Lionel Messi'nin pasında 85'inci dakikada ceza yayı üzerinden fileleri havalandıran Enzo Fernandez skora dengeyi getirdi. Uzatma dakikalarında bu kez Messi'nin sağ kanattan yaptığı ortayı arka direkte kafa vuruşuyla gole çeviren Lautaro Martinez, Arjantin'e 2-1'lik galibiyeti ve final biletini kazandırdı. Final 19 Temmuz'da Son iki Dünya Kupası'nda üst üste finale yükselen Arjantin, 19 Temmuz Pazar günü İspanya ile şampiyonluk mücadelesi verecek. İngiltere ise aynı gün oynanacak üçüncülük maçında Fransa ile karşılaşacak. Arjantin üst üste 2. kez Dünya Kupası'nda finalde 2022 Dünya Kupası finalinde Fransa'yı geçerek şampiyon olan Arjantin, 2026'da da finale yükselmeyi başardı. Son 2 Dünya Kupası'nda final bileti alan Arjantin, 2014'te de Almanya ile final oynamıştı. Arjantin bu sonuçla son 4 Dünya Kupası'nda 3. kez finale yükselmeyi başardı. İki ülkenin ulusal marşları ıslıklandı Karşılaşma öncesinde ilk olarak İngiltere'nin ulusal marşı Atlanta Stadı'nda okundu. Arjantinli taraftarların ıslık ve yuhalama sesleri sebebiyle İngiltere marşı stadyumda güçlükle duyuldu. Arjantin'in ulusal marşı okunduğu sırada da İngiliz taraftarlar, marşı ıslıklayıp yuhaladı. .. Stat: Atlanta Hakemler: Ismail Elfath, Corey Parker, Kyle Atkins (ABD) İngiltere: Pickford, James (Dk. 82 Burn) , Stones (Dk. 90+6 Toney), Guehi, Spence (Dk. 90+6 Rashford), Declan Rice (Dk. 82 OReilly) , Anderson, Rogers, Bellingham, Gordon (Dk. 72 Konsa), Kane Arjantin: Emiliano Martinez, Molina (Dk. 72 Montiel), Romero, Lisandro Martinez (Dk. 72 Otamendi), Tagliafico (Dk. 81 Lautaro Martinez), Paredes (Dk. 64 Gonzalez), Simeone (Dk. 72 De Paul), Enzo Fernandez, Mac Allister, Julian Alvarez, Messi Goller: Dk. 55 Gordon (İngiltere), Dk. 85 Enzo Fernandez, Dk. 90+2 Lautaro Martinez (Arjantin) Sarı kartlar: Dk. 37 Anderson (İngiltere), Dk. 42 Lisandro Martinez, Dk. 51 Romero, Dk. 90+4 De Paul (Arjantin)

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı… Haber

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı…

Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Masanın bir de görünmeyen ortağı var... Ankara'daki yasak ve gözaltılar bakın kime yarıyor... 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Bu ülkelerden ABD, Tel Aviv yönetiminin Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırısına tüm kuvvetiyle destek verdi. Adeta askeri sponsor oldu. İran’a da birlikte saldırdılar. Ankara'da NATO zirvesinde boy gösterecek ülkelerden biri de İngiltere. İsrail’in Filistin’e saldırıları sırasında bölgeye RAF gözetleme uçakları, iki Kraliyet Donanması gemisi, üç Merlin helikopteri ve Kraliyet Deniz Piyadeleri müfrezesi göndererek Tel Aviv’e destek verdi. Almanya, 2023’te İsrail’e 326,5 milyon euro değerinde askeri ekipman ve savaş silahı sağladı. Bu, bir yıl önceye göre yaklaşık 10 kat artış demek. Fransa, Hamas’a karşı uluslararası cephe önerdi. Fransız firmalarından İsrail savunma şirketlerine 525 askeri sevkiyat yapıldığını duyurdu. The Brussels Times’ın aktardığı listeye göre Belçika ordusu, Gazze savaşı başladıktan sonra İsrailli savunma şirketlerinden mühimmat ve ekipman aldı. Destek 'alarak' yapıldı... Estonya Parlamentosu’ndaki 101 vekilden 78’i İsrail’e destek açıklamasına imza attı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Eylül 2024’te İsrail’den silah alımını savundu. Danimarka Parlamentosu, Filistin devletini tanıma teklifini reddetti. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlić Radman, Mart 2025’te İsrail’e gitti, desteğini açıkladı. İsveç Filistin’e yardımı askıya aldı. İsrailli Elbit Systems’le 170 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. İtalya, Yemen’de Filistin'i yardım etmeye çalışan Husileri durdurmak için İsrail'i destekleyen çalışmaya katıldı. Hollanda, İsrail Savunma Bakanlığı ve Elbit Systems ile 305 milyon dolarlık PULS topçu roket sistemi anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, İsrail savunma sanayii açısından Hollanda’yla yapılan en büyük ve ilk hükümetler arası savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak duyuruldu. Gazze bombalanırken İsrail’in kullandığı F-35 savaş uçakları için parça sevkiyatı da yaptılar. Kanada’dan İsrail’e 18,9 milyon Kanada doları değerinde askeri mal ve teknoloji ihracatı yapıldı. Bulgaristan her kritik anda İsrail’e siyasi destek verdi. Arnavutluk, İsrailli Elbit Systems ile askeri eğitim alanında işbirliği yaptı. Çekya devleti savaşın başında “İsrail’le tam dayanışma” kararı aldı. Çek Savunma Bakanı Jana Černochová, İsrail’i “Orta Doğu’daki en yakın ortak” diye niteledi. İzlanda, İsrail’le serbest ticaret anlaşmasının tarafı oldu. Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanović, İsrail’in Karadağ için “değerli ve güçlü bir ortak” olduğunu açıkladı. Karadağ askerleri ve subayları İsrail’deki Elbit-IMI Academy’de eğitim almaya başladı. Litvanya 15 İsrailli savunma şirketiyle işbirliği yaptı. Böylece İsrail savunma sanayii için Baltık/NATO pazarına açıldı. Letonya Savunma Bakanlığı, Alman EuroSpike şirketiyle 81 milyon avroluk Spike tanksavar füze sistemi sözleşmesi imzaladı. Bakanlık açıklamasında Spike’ın “İsrail yapımı” olduğu açıkça belirtildi. Kuzey Makedonya Elbit Systems gibi İsrailli şirketlerle helikopter modernizasyonu, eğitim merkezi, gözetleme ve güvenlik teknolojileri gibi alanlarda bağlarını kuvvetlendirdi. Ocak 2026’da Kuzey Makedonya-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu’ndan bir heyet İsrail’e gitti destek mesajı verdi. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Lüksemburg şirketlerinin İsrail’e askeri ekipman gönderilen işlemlerde yer aldığını ve ülkenin İsrail’e askeri ekipman için ihracat lisansları verdiğini kabul etti. Norveç, AB üyesi olmamasına rağmen AB’nin Hamas’a yönelik yaptırım çizgisine uyum sağladı. Macaristan, İsrail’e son üç yılda en açık destek veren Avrupa ülkelerinden biri oldu. İsrailli UVision ve Alman ortakla birlikte muharip drone üretimi konusunda anlaşma yapıldığı duyuruldu. Polonya, İsrailli Rafael’in Spike tanksavar füzeleri için yaklaşık 100 milyon dolarlık yeni anlaşma yaptı. Romanya 2025’te Romanya, İsrailli Rafael’den Spyder kısa menzilli hava savunma sistemi alımı için 2 milyar doların üzerinde bir anlaşma hazırladı. Defense News’e göre bu işlem, İsrail savunma sanayii tarihindeki en büyük ikinci savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak değerlendirildi. Slovakya hükümeti 2024’te İsrail’den hava savunma sistemi alma planını onayladı. Reuters’a göre altı mobil hava savunma sistemi için tutar 554,3 milyon avro olarak açıklandı. Slovenya Hamas karşıtı açıklamalar yaptı. İsrail saldırganlığını ise geçiştirdi. Yunanistan boylu boyunca İsrail'le stratejik işbirliği içerisinde. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı savaşa hazırlanıyorlar. NATO üyelerinin İsrail'e verdiği desteği birer cümleye sığdırmak elbette mümkün değil. Destek çok boyutlu ve stratejik... Görüldüğü gibi NATO üyesi 32 ülkeden İspanya ve Portekiz hariç hepsi Filistin’deki katliama gözlerini kapadı! Türkiye de kürsüden ‘seslenmekle’ yetindi. Sonuç: NATO zirvesinde İsrail destekçisi ülkeler Ankara’da boy gösterecek. Filistin’de bitmek bilmeyen katliamlar, göz yaşı, yitirilen on binlerce can, öksüz ve çaresiz yavrular… Hükümet, işte bu NATO'ya karşı protestoları yasaklama kararı aldı. Ankara’da, İsrail destekçisi NATO’ya kırmızı halı serilirken, Filistin için protesto yapmak yasak! Odtv / Mustafa İlker Yücel

İngiltere’de yapay zeka avukatıyla kazanılan ilk dava tarihe geçti Haber

İngiltere’de yapay zeka avukatıyla kazanılan ilk dava tarihe geçti

İngiliz mahkemelerinde ilk kez yapay zeka tarafından hazırlanan bir dava dosyası zaferle sonuçlandı. Yapay zeka hukuk firmasının hazırladığı savunma, mahkemede bir insan avukat tarafından savunularak davayı kazandı. İngiltere'de serbest zamanlı insan kaynakları danışmanı olarak çalışan bir adam, alamadığı 7 bin sterlinlik alacağı için yargı sürecini başlatmak adına yapay zeka hukuk şirketine yaklaşık 400 sterlin ödedi. Geçen yıl nisan ayında Avukatlar Düzenleme Kurulu (SRA) tarafından onaylanan yapay zeka sistemi, dava öncesindeki tüm hukuki çalışmaları tek başına yürüttü. Karşı tarafın profesyonel bir hukuk firmasıyla iş birliği yaparak sunduğu karşı iddiaları çürüten yapay zeka, üç saat süren duruşma için dört tanık ifadesi ve kapsamlı bir belge paketi hazırladı. Wandsworth Bölge Mahkemesi'nde görülen duruşma sonucunda mahkeme, adamı haklı bularak alacağının ödenmesine hükmetti. Küçük işletmeler için adalete erişim Yapay zeka firmasının kurucu ortaklarından Philip Young, bu kararı adalete erişim açısından tarihi bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Birçok küçük işletmenin, dava masraflarının alacakları miktarı aşması nedeniyle borçlarını silmek zorunda kaldığını belirten Young, yapay zekanın maliyetleri düşürerek bu mağduriyetin önüne geçtiğini vurguladı. Davayı kazanan adam ise alacağını geri alma sürecinin normal şartlarda çok stresli, pahalı ve zaman alıcı olmasından korktuğunu, ancak yapay zekanın sunduğu uygun maliyetli ve yetkin destek sayesinde hakkını arayabildiğini ifade etti. "Savunma hala insani bir eylem" Duruşmada müvekkili mahkemede fiilen temsil etmesi için yapay zeka şirketi tarafından tutulan avukat Dominic Li, yapay zekanın dosyayı son derece net ve etkili bir şekilde hazırladığını belirtti. Ancak Li, mahkeme salonundaki hitabetin, iknanın ve duruşma yönetiminin hala hayati bir önem taşıdığını ve özünde insani bir eylem olarak kalmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi. İngiliz hukuk sektörü, daha önce bazı yapay zeka sistemlerinin mahkemeleri yanlış yönlendirmesi gibi skandallarla sarsılmış olsa da, bu son karar yapay zekanın doğru kullanıldığında hukuk sisteminde nasıl kalıcı bir yer edinebileceğini gözler önüne serdi. The Guardian

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı Haber

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı

İngiltere'de üniversite öğrencisi Henry Nowak'ın, 3 Aralık'ta Southampton'daki evine dönerken yolda bıçaklanarak öldürülmesi ardından yayımlanan görüntüler ülkede siyasi tepkilere yol açtı. Polisin, can çekişirken yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ı kelepçelediğini gösteren vücut kamerası görüntüleri yayınlandıktan sonra Southampton'da şiddetli protestolar yaşandı. Nowak ölmeden önce olay yerine gelen polislere defalarca bıçaklandığını söylemiş, ancak katili Vickrum Digwa, ırkçı saldırıya uğradığını iddia edince, polis yerde yatmakta olan 18 yaşındaki genci kelepçelemişti. Digwa, 1 Haziran Pazartesi günü cinayetten dolayı en az 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu söyledi. Dava sırasında ortaya çıkan görüntüler, Nowak'ın bıçaklandığını ve nefes alamadığını birçok kez tekrarlamasına rağmen polisin ona inanmayıp ellerini arkadan kelepçelemesinin sorgulanmasına neden oldu. Polisin, ırkçılıkla suçlanma korkusuyla, Sih dinine mensup Digwa'nın söylediklerini daha fazla dikkate alarak hareket ettiğini savunan tartışmalar başladı. Teknoloji milyarderi Elon Musk da tartışmaya dahil oldu. Sosyal medya platformu X'in sahibi Musk polisin tutumunu eleştirdi. Başbakan Keir Starmer, Musk'ı Henry Nowak cinayeti konusunda "bölünmeyi körüklemeye çalışmakla" suçladı. Henry Nowak'ın ölümünde polis memurlarının herhangi bir eylemi veya ihmalinin neden olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla bir soruşturma başlatıldı. Musk ve Starmer ne dedi? Salı günü X'te bir paylaşım yapan Musk şu ifadelere yer verdi: "Nowak'ın son anlarında polis tarafından ne kadar iğrenç bir şekilde muamele gördüğünü ve polisin katiline nasıl korkakça boyun eğdiğini gösteren bu videoyu tanıdığınız herkese gönderin. "George Floyd hakkında milyonlarca kez yazan geleneksel ana akım medya, Nowak konusunda ise tam bir sessizlik içinde." Siyah Amerikan vatandaşı George Floyd, Minneapolis kentinde 25 Mayıs 2020'de polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmiş ve bu cinayet, ırkçılık ve polis şiddetine karşı küresel protestolara yol açmıştı. Başbakan Starmer, Musk'ı İngiliz siyasetine müdahale etmekle suçladı. Elon Musk daha önce de paylaşımlarıyla İngiltere'de aşırı sağa desteğini ifade etmişti. Eylül ayında Londra'da aşırı sağcı siyasi eylemci Tommy Robinson'ın organize ettiği protestoya video bağlantısıyla katılan Musk "büyük, kontrolsüz göçten" bahsetmiş, İngiltere'de "hükümetin değişmesi" çağrısı yapmıştı. Starmer, yaslı Nowak ailesinin itidal çağrısında bulunduğunu hatırlattı. "Musk, son birkaç gündür yine siyasetimize müdahale ediyor ve bölünmeyi körüklemeye çalışıyor... Britanya'da biz makul, hoşgörülü insanlarız. Henry Nowak [cinayeti] gibi korkunç bir olayla karşılaştığımızda, ailesinin yaptığı gibi sakin tepki veriyoruz" dedi. Henry'nin babası Mark Nowak, oğlunun katiline verilen ceza açıklandıktan sonra yaptığı açıklamada, "Henry'nin yürek parçalayan hikâyesini, daha iyiye doğru bir değişim yaratmak için kullanmak istiyoruz. Onun ölümünün, daha fazla bölünme, nefret veya gerginlik yaratmak için kullanılmasını istemiyoruz" dedi. Buna rağmen aşırı sağcı gruplar Southampton'da gösteri düzenledi. Reform Partisi lideri Nigel Farage videolu bir mesajında, polisin eylemlerine İngiliz halkının "saf, soğuk bir öfke" ile tepki vermesi gerektiğini söyledi. Nowak cinayetinin siyasi yankıları Çarşamba günü Avam Kamarası'nda da öfkeli tartışmalara yol açtı. Starmer, Farage'ı da Henry Nowak'ın ölümünü "öfke ve bölünme" yaratmak amacıyla istismar etmekle suçladı. Başbakan Keir Starmer, Nowak cinayetinin "bölünmeyi körüklemek" amacıyla kullanılmasını eleştirdi. Ana muhalefet Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, 4 Haziran Perşembe günü Nowak'ın ailesiyle görüştükten sonra, polise olan güveni yeniden tesis etmek için siyasi partiler arasında işbirliği çağrısında bulundu. Başbakan Keir Starmer da aynı gün başbakanlık konutunda Nowak ailesi ile görüştü. Starmer, Henry Nowak'ın "bu korkunç trajedinin ötesine geçen bir mirası hak ettiğini" söyledi. Sir Keir, "polisin Henry'nin cinayetini ele alma şekliyle ilgili cevaplanması gereken zor sorular" olduğunu da sözlerine ekledi. Olay nasıl gelişti? Kamera görüntüleri ve dava yargıcının açıklamalarına göre olay şöyle gelişti: Kamera kayıtlarında Nowak'In cinayet gecesi bir pub'a gittiği, 23:07'de üniversite yurduna doğru geri döndüğü görülüyor. Yargıç William Mousley, Nowak'ın dönüş yolunda, katilinin yaşadığı yol kavşağından geçtiğini ve 23 yaşındaki Digwa'nın yürüdüğü yolda Nowak ile "tesadüfen karşılaştığını" söyledi. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu, sarhoş olmadığını ve kanındaki alkol seviyesinin alkollü araç kullanma sınırının altında çıktığını da ekledi. Yargıç, Sih dinine mensup olan Digwa'nın kemerinde kınında bir kama taşıdığını ve Nowak'ın bunu telefonuyla çekmeye başladığını söyledi. Sih inancında kirpan adı verilen kamayı taşımanın zorunlu olduğunu, Digwa'nın ayrıca kınında ikinci bir büyük hançer taşıdığını belirtti. Kaynak, Polis /// Sih inancı gereği yanında taşıdığı hançerle Nowak'ı bıçaklayan Vickrum Digwa en az 21 yıl hapis cezası aldı. Digwa, telefonunu elinden alınca Henry Nowak telefonunun çalındığını düşünerek onu geri almak istedi ve çıkan kavgada Digwa hançerini çıkarıp savunmasız öğrenciyi göğsünden ve uyluk bölgesinden olmak üzere dört kez bıçakladı. Yargıç, Digwa'nın çektiği görüntülerde Nowak'ın bir çiti tırmanıp çöp kutusuna çıkarak "çaresizce kaçmaya çalıştığını" ve ardından yan evin önündeki bir arabanın üzerine düştüğünü açıkladı. Yargıç, Digwa'nın "Henry'nin acı çekişini çekmeye devam ettiğini, bıçaklanmış olmanın çaresizliğini büyük ölçüde görmezden geldiğini" ekledi. Saat 23:30 civarında, katilin kardeşi Gurpreet Digwa acil servisi aradı; Nowak'ı bıçaklayan Vickrum'un "ırkçı bir saldırıya uğradığını" söyledi ve olay yerini bildirdi; Nowak'ın tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi. Aramadan yedi dakika sonra, 23:37'de polis olay yerine ulaştı. Vücut kamerası görüntülerinde, Nowak yerde yatarken dört kişinin bir araba yolunda bulunduğu görülüyor. Görüntülerde Digwa'nın polise Nowak tarafından ırkçı tacize uğradığını anlatarak yalan söylediği görülüyor. Görüntülerde Nowak'ın bıçaklandığını söylediği, yedi kez de "Nefes alamıyorum" dediği duyuluyor. Buna rağmen Nowak'a kelepçe takılıyor ve hakları okunuyor. Bir dakika sonra ambulans çağırılıyor ve polisler kalp masajı yapıyor. Yargıç, Nowak'ın yaralarının çok ağır olduğunu, ne kadar hızlı ilk yardım, kalp masajı veya uzman tıbbi tedavi görse de hayatta kalamayacağını söyledi. Beş gün sonra, 8 Aralık'ta Vickrum Digwa, cinayet ve kamuya açık bir yerde kesici alet bulundurmakla suçlandı. 28 Mayıs 2026'da Digwa cinayetten suçlu bulundu. 1 Haziran'da, en az 21 yıl hapis cezası ile ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. BBC Türkçe

Avrupa’nın deniz üstü rüzgar santralleri saldırılara açık: Güvenlikten kim sorumlu? Haber

Avrupa’nın deniz üstü rüzgar santralleri saldırılara açık: Güvenlikten kim sorumlu?

'Drone' tespitleri, belirsiz bildirim zincirleri ve parçalı sorumluluklar, Kuzey Denizi’nde büyüyen bir kör noktayı ortaya çıkarıyor. Kuzey Denizi ve buradaki deniz üstü rüzgâr çiftlikleri, olası sabotaj, 'drone' uçuşları ve denizaltılarla yapılan haritalama faaliyetleri gibi hibrit savaş tehdidine karşı savunmasız durumda. Bu da Avrupa’nın kritik yenilenebilir enerji kaynaklarından birini tehdit ediyor. Ancak güvenlik ve savunmadan kim sorumlu? 2026 başı itibarıyla Almanya, İngiltere, Hollanda, Danimarka ve Belçika’nın münhasır ekonomik bölgelerinde Kuzey Denizi’nde 100’den fazla deniz üstü rüzgâr çiftliği faaliyet gösteriyor. Almanya Körfezi’nde ve İngiltere'nin doğu kıyıları açıklarında yoğunlaşan büyük kümeler, bölgeyi dünyanın en büyük deniz üstü rüzgâr enerjisi merkezlerinden biri haline getiriyor. Deniz üstü enerji altyapısında drone kör noktası Bu deniz üstü enerji sahalarının konumunun değişmesi, yetki alanı konusunda bir soru doğuruyor: Bu sahaların güvenliğini sağlamak ulusal makamların mı, özel şirketlerin mi yoksa işletmecilerin kendilerinin mi sorumluluğunda? Bu sorunun yanıtı, karada yaşanan bir olayla kıyaslandığında çok daha karmaşık. Örneğin Almanya’da, kritik altyapı yakınlarında bir drone tespit edilirse, bununla ilgilenmek polisin sorumluluğunda. 'Drone' bir askeri tesisin üzerinde uçuyorsa, silahlı kuvvetler savunma amaçlı müdahale etme yetkisine sahip. Ancak bir drone deniz üstü enerji altyapısı üzerinde, potansiyel olarak görüntü veya fotoğraf çekerken tespit edildiğinde, çoğu zaman ne kayda geçiriliyor ne de bildiriliyor. Birçok vakada ise herhangi bir adım atılmıyor. Avrupa Enerji Güvenliği Girişimi’nin (EIES) İcra Direktörü Albéric Mongrenier’e göre, bu tür saldırılar "yalnızca sıklık açısından artmakla kalmıyor, aynı zamanda genel olarak enerji altyapısında hem karada hem de denizde çeşitleniyor". Mongrenier, özel bir dijital yuvarlak masa toplantısında, deniz üstü rüzgâr santrallerinin yalnızca işlevleri nedeniyle değil, konumları nedeniyle de hedef olduğunu söyledi. Mongrenier, bu sahaların "daha uzakta ve korunmasının daha zor" olduğunu belirtti ve santralleri karaya bağlayan kabloların özellikle savunmasız olduğuna dikkat çekti. Londra merkezli Royal United Services Institute’ta (RUSI) enerji güvenliği alanında araştırmacı olan Dan Marks da aynı toplantıda veri paylaşımı eksikliğine vurgu yaptı. Marks, "Olaylar genellikle polise bildiriliyor. Polis eldeki bilgilerle ilgileniyor, tanık ifadeleri alıyor ve konuyu takip etmeye çalışıyor. Ancak süreç net olmaktan uzak. Sonrasında ne olduğu, sonucun neye vardığı çoğu zaman belirsiz kalıyor," dedi. Marks, "Şirketlerin olayları bildirmesi için çok az teşvik var ve birçok şirket yalnızca kısa süreli bir kesinti yaşıyor. Bir drone görüyorsunuz, neden orada olduğunu merak ediyorsunuz, bir süre izliyorsunuz ve sonra ortadan kayboluyor. Kimse de bunu bildirmiyor," diye konuştu. Marks, bunların hobi amaçlı kullanılan 'drone’lar olma ihtimalini dışladı. Bu cihazların "yanlışlıkla denize doğru birkaç deniz mili gidip havada asılı kaldığına" şüpheyle yaklaştığını söyledi. 'Drone’ları kimin işlettiği ya da nereden havalandırdığı ise belirsizliğini koruyor. Marks ayrıca, yaptırım uygulanan petrol gibi ürünleri kaçırmak için gizleme taktikleri kullanan sözde gölge filo tankerlerinden drone’ların gönderildiği vakalara da işaret etti. Marks, bunun yalnızca Kuzey Denizi’ne özgü bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini ekledi. Soldiers stand on the deck on the tanker Boracay that allegedly belongs to Russia's so-called shadow fleet, Thursday, Oct. 2, 2025, off Saint-Nazaire, France's Atlantic coast. AP Photo/Mathieu PattierAlmanya deniz üstü rüzgâr santrallerini koruyabilir mi? 'Drone’lar gibi hibrit tehditlere karşı savunma hâlâ parçalı bir yapıda. Bunun temel nedeni, birçok ülkenin farklı sistemlere ve yapılara dayanması. EIES’den Mongrenier’in açıkladığı üzere, çözümlerden biri hükümetlerin özel sektör için açık ve anlaşılır bir çerçeve oluşturması olabilir. Mongrenier, "Polis, ordu ya da idarenin farklı kolları olsun, kamu aktörleri arasında net bir sorumluluk paylaşımı olması gerekiyor. Özel sektörün saldırı öncesinde, saldırı sırasında ve toparlanma süreci boyunca her aşamada kimin neden sorumlu olduğunu bilmesi gerekiyor," dedi ve Avrupa genelinde yaklaşımların hâlâ büyük ölçüde farklılık gösterdiğini ekledi. Mongrenier, "İskandinav ülkeleri bu alanda özellikle güçlü, bilhassa Norveç. Buna karşılık Almanya, çok sayıda farklı yetki katmanına sahip federal bir devlet olduğu için daha büyük zorluklarla karşı karşıya," diye konuştu. EIES Almanya Direktörü Sabrina Schulz da bu görüşe katıldı. Schulz, "Federal sistemin karmaşıklığı ile polis, deniz polisi, donanma, Federal Bilgi Güvenliği Dairesi (BSI) ve diğer makamlar arasındaki çeşitli sorumlulukların karmaşıklığının birleşmesi zorlayıcı. Anayasal nedenlerle, Savunma Bakanlığı gibi federal düzeydeki kurumlar basitçe 'kontrolü devralamaz'," dedi. Schulz’a göre, Almanya’nın Deniz Emniyeti ve Güvenliği Merkezi (MSSC) ise bu noktada halihazırda merkezi bir rol oynuyor; bir olay durumunda kilit temas noktası olarak görev yapıyor ve uygun adımların atılmasını sağlıyor. Buna rağmen Schulz, Almanya’yı Norveç gibi ülkelerle karşılaştırmanın "pek mümkün olmadığını" söyledi. Schulz, "Yine de Almanya, diğer Kuzey Denizi ülkelerinin en iyi uygulamalarından ders çıkarmalı ve bunları ulusal bağlama uyarlamalı," dedi. Deniz üstü rüzgâr santralleri neden bu kadar önemli? Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya karşı topyekûn işgalini başlatması, Avrupa için yalnızca savunma alanında değil, enerji güvenliği konusunda da sert bir uyarı oldu. Almanya dahil birçok ülke, Rus petrol ve gazına bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif tedarik arayışına girdi; bu kapsamda kısmen Katar ve ABD’den LNG ithalatına yöneldi. Ancak ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin tırmanması ve Tahran’ın küresel petrol sevkiyatı için kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği aksatmasıyla bu dönüşüm de baskı altına girdi. Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı (BMWE) Sözcüsü Daniel Greve, Euronews Earth’e yaptığı açıklamada, "Deniz üstü rüzgâr enerjisi, dayanıklı bir Alman ve Avrupa enerji sistemi ile sanayi altyapısının stratejik temel taşlarından biridir. Yüksek tam yük saatleri ve istikrarlı üretim profiliyle ithalata bağımlılığımızı azaltıyor," dedi. Bart De Wever, Luc Frieden, Mette Frederiksen, Friedrich Merz, Jonas Gahr Støre and Jean-Charles Ellermann-Kingombe at the North Sea Summit in Hamburg, Jan. 26, 2026 AP Photo/Martin MeissnerAvrupa, Kuzey Denizi rüzgârına güveniyor ABD-İsrail’in İran’la savaşından önce bile Avrupa ülkeleri, Almanya ve İngiltere dahil dokuz Kuzey Denizi ülkesi tarafından ocak ayında imzalanan Hamburg Deklarasyonu kapsamında enerji dayanıklılığını güçlendirme taahhüdünde bulunmuştu. Anlaşma, hükümetlerin 2031’den itibaren deniz üstü rüzgar kapasitesini yılda 15 gigavat artırmasını öngörüyor. Buna karşılık sektör, maliyetleri düşürme ve 91 bin yeni istihdam yaratma taahhüdünde bulunuyor. Anlaşmanın ayrıca yaklaşık 1 trilyon euroluk ekonomik faaliyet yaratması bekleniyor. Greve, yıllık 15 gigavatlık hedefin Avrupa’nın tamamı için geçerli olduğunu belirterek, bu hedefe ulaşmak için Kuzey Denizi’ndeki deniz üstü projelerin daha yakın koordinasyonunun kritik önem taşıyacağını vurguladı. 15 gigavatlık kapasite, yaklaşık 10,5 milyon ortalama hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya yetecek düzeyde. Greve’ye göre bölgedeki ülkeler, faaliyetlerde ani yoğunluklar yaşanmasını önlemek için ihale takvimlerini, inşaat süreçlerini ve devreye alma aşamalarını daha uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Amaç, tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı hafifletmek ve gecikme riskini azaltmak. Deniz üstü rüzgâr enerjisi büyüyen güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya EIES Almanya Direktörü Sabrina Schulz’a göre Almanya’nın deniz üstü rüzgâr sektörü gerçekten de hızla büyüyor. Ancak sektörün ölçeği ve konumu, giderek artan güvenlik sorunları yaratıyor. Deniz üstü rüzgâr santrallerinin neredeyse tamamı, Alman kara sularının dışında, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi’ndeki münhasır ekonomik bölgede yer alıyor. Bu da gözetim ve korumayı daha karmaşık hale getiriyor. Schulz, Almanya’nın 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 9,7 gigavat deniz üstü rüzgâr kapasitesine sahip olduğunu ve Avrupa’da İngiltere'nin ardından ikinci sırada yer aldığını belirtti. Almanya, bu kapasiteyi 2045’e kadar yedi katına çıkarmayı planlıyor. Buna rağmen Schulz, deniz üstü rüzgâr altyapısının petrol ve gaz tesislerine kıyasla yapısal olarak daha dayanıklı olduğunu savundu. Bunun nedeni, bu altyapının tek bir arıza noktasına bağlı olmaması ve sahada kolay tutuşabilir maddeler ya da çalışanlar barındırmaması. Schulz, "Geçmişteki hibrit saldırılara baktığımızda, Baltık bölgesine odaklanıldığını görüyoruz," dedi. "Buna rağmen, bu saldırıların gelecekte Kuzey Denizi’ne sıçramasına karşı hazırlıklı olmalıyız." Euronews

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.