Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İngiltere

bursaarena.com.tr - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Taht Revançi: Londra, İran’a yönelik askeri saldırıya katılımının hesabını vermeli Haber

Taht Revançi: Londra, İran’a yönelik askeri saldırıya katılımının hesabını vermeli

İngiltere makamlarının İran’a yönelik suçlamalarının ardından, bu ülkenin Tahran Büyükelçisi İran Dışişleri Bakanlığına çağrılarak İran’ın İngiliz hükümetinin İran’a yönelik sürdürdüğü yıkıcı tutumuna ilişkin güçlü itirazı kendisine iletildi. İngiltere Başbakanı’nın İslam Cumhuriyeti İran’a yönelik asılsız suçlamalarının ardından, İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi Hugo Shorter, bugün Dışişleri Bakanı Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Mecid Taht Revançi tarafından bakanlığa çağrıldı. Görüşmede, İngiliz hükümetinin İran’a yönelik yıkıcı tutumunu sürdürmesine ilişkin İslam Cumhuriyeti İran’ın güçlü itirazı kendisine iletildi. Çağrının gerçekleştirildiği görüşmede Dışişleri Bakanı Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı, İngiliz hükümetinin İran halkına karşı gerçekleştirdiği çok sayıdaki hukuka aykırı eylem nedeniyle taşıdığı uluslararası sorumluluğa, özellikle de İran’a yönelik ABD-İsrail askeri saldırısının hazırlanması ve gerçekleştirilmesi amacıyla İngiltere’nin yetki alanındaki askeri üsleri ve imkanları kullanıma sunmasına dikkat çekerek “İngiliz hükümetinin son dönemde Fairford Hava Üssü’nde sabotaj girişimi olduğu iddiası bahanesiyle İran’a yönelik asılsız suçlamalarda bulunduğu propaganda kampanyası, İngiltere’nin İran halkına yönelik askeri saldırıdaki suç ortaklığını hiçbir şekilde gölgeleyemez. İngiliz hükümeti, ABD ve Siyonist rejim tarafından gerçekleştirilen saldırı suçu ve savaş suçlarına iştirakinin hesabını vermelidir.” ifadelerini kaydetti. Taht Revançi, İngiliz makamlarının Fairford askeri üssündeki sabotaj planını İran’la ilişkilendiren asılsız ve temelsiz iddiasını reddederek, İngiliz hükümetinin bu konuda resmi açıklama yapması ve İran’a yönelik uygunsuz tutumunu düzeltmesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı Haber

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı

İstanbul Yenikapı'da düzenlenen Turizm Fuarı 2026'ya yaklaşık 30 ülkeden 300 turizm profesyoneli katılırken, fuarda, sektör temsilcileri B2B görüşmeler gerçekleştirdi. TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye turizminin 2026’nın ilk yarısındaki performansına ilişkin verileri paylaştı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı 2026, 24-25 Eylül tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 ülkeden 300 uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda oteller, acenteler, turizm yatırımcıları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı. “Sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli bir platform” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, İstanbul Turizm Fuarı’nın küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri bir araya getiren önemli bir platform olduğunu belirtti. Narin, fuarın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inandığını ifade etti. TÜRKİYE TURİZMİNDE 2026’NIN İLK YARISI Narin’in paylaştığı verilere göre Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen dördüncü destinasyon oldu. Türkiye, 2026’nın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlarken, aynı dönemde 25,7 milyar dolar turizm geliri elde etti. İlk yarıda Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin ülkelere göre dağılımında Rusya 2,65 milyon, Almanya 2,44 milyon ve İngiltere 1,58 milyon ziyaretçiyle öne çıktı. Turist başına gecelik harcamanın 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcamasının ise 122 dolara yükseldiği belirtildi “REKABET UCUZLUK ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMEMELİ” Narin, turizm sektöründe rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi gibi unsurlar üzerinden şekillenmesi gerektiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve savaşların 2027 yılında azalmasını umduklarını belirten Narin, küresel seyahat ortamındaki olası iyileşmenin Türk turizmine de olumlu yansıyacağını ifade etti. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çeken Narin, gençlerin sektöre yeniden kazandırılması gerektiğini belirtti. İç pazarın da turizm sektörünü dış kaynaklı dalgalanmalara karşı dengeleyen önemli bir unsur olduğunu ifade eden Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te yüzde 32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını kaydetti. TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcı ve turizm profesyonellerini ağırlayarak iş birliği görüşmelerini sürdürdü.

Çok sıcak içecekler neden kanser riskini artırabilir? Haber

Çok sıcak içecekler neden kanser riskini artırabilir?

İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, çay ve kahve gibi içecekleri düzenli olarak çok sıcak tüketmek, yemek borusu kanseri olarak bilinen özofagus kanseri riskini artırıyor. Araştırmacılar, yaklaşık bir milyon kişinin katıldığı bir çalışmadan elde edilen bulguların, bu bağlantıyı ortaya koyan bugüne kadarki en büyük çalışma olduğunu söylüyor. Araştırmada, içeceklerini "çok sıcak" tüketen kişilerin, "ılık" çay veya kahve içenlere göre özofajiyal (yemek borusuna ait) kansere yakalanma riskinin yaklaşık üç kat daha yüksek olduğu görüldü; ancak uzmanlar bu kansere yakalanma olasılığının genel olarak düşük olduğunu vurguluyor. Çok sıcak sıvılar, mideye doğru inerken yemek borusunun iç yüzeyindeki hücrelere zarar verebilir. Kaynar içecekler Uluslararası Kanser Dergisi'nde yayınlanan Oxford Üniversitesi'nin çalışması, 65 santigrat derece veya üzeri sıcaklıktaki her içeceği "çok sıcak" ve potansiyel risk taşıyan içecekler olarak tanımlıyor. Çalışmada incelenen 977 bin 282 orta yaşlı erkek ve kadından elde edilen verilere göre, günde altı veya daha fazla sıcak içecek tüketmek de riski artırıyor. Araştırmacılar, süt eklemenin içecekleri biraz soğutabileceğini ancak sütlü çay veya kahvenin yine de çok sıcak olabileceğini söylüyor. Çaydanlık kaynadıktan hemen sonra demlenen çay, kaynama noktasına yaklaşmış haldedir; bu da 100 santigrat derecedir. Bir bardağa döküldüğünde ise sıcaklık yaklaşık 90 veya 95 santigrat dereceye düşer. İçeceğin daha güvenli bir sıcaklığa soğuması için birkaç dakika beklenmesi tavsiye ediliyor. İngiltere'deki kanser araştırmaları vakfı Cancer Research UK, sıcak bir içeceğin soğuması için ne kadar süre bırakılması gerektiğine dair kesin bir zaman belirlemenin zor olduğunu söylüyor. "Ancak endişeleniyorsanız çok sıcakken içmek yerine, içilebilecek sıcaklığa düşene kadar beklemenizi öneririz" diyor. Baş araştırmacı Dr. Keren Papier, Güney Amerika'da (burada birçok insan mate adı verilen çok sıcak bir bitki çayı içiyor) yapılan araştırmaların, sıcak içecekler ile yemek borusu kanseri arasında benzer bir bağlantı olduğunu zaten gösterdiğini söyledi. "Bu artan riskle bağlantılı olan içecek sıcaklıklarını tam olarak belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var" diye ekledi. Farklı siyah kahveleri birden fazla kez tadan 118 genç yetişkin üzerinde yapılan ayrı bir araştırmada, katılımcıların çoğunun yalnızca sıcaklık 70 derece veya üzerinde olduğunda içecekleri çok sıcak bulduğu tespit edildi. Bir kahve bardağı üreticisine göre, dışarıda içilen sıcak kahve için ideal sıcaklık 49 ile 60 derece arasında. MTPak Coffee'ye göre, bir barista kahvenin daha uzun süre sıcak kalmasını isterse - örneğin müşteri çok sıcak kahve isterse - kahve 82 derecenin üzerinde bir sıcaklıkta servis edilebilir. Genel risk düşük Araştırmacılar, insanların çok sıcak içecekler tüketmeyi bırakmaları durumunda her 10 yemek borusu kanserinden bir veya ikisinin önlenebileceğini öne sürüyor. Yemek borusu skuamöz hücreli kanseri nadir görülen bir kanser türüdür ve yılda birkaç bin kişiyi etkiler. Birleşik Krallık'ta nüfusun yaklaşık %1'i yaşam boyu bu kanser türüne yakalanma riski taşır. Dolayısıyla, çok sıcak içecekler bir kişinin kanser riskini artırsa bile, kansere yakalanma olasılığı yine de düşüktür. Ayrıca sigara içmek gibi yemek borusu kanseri riskini artıran başka faktörler de var. Araştırmayı finanse eden Cancer Research UK'den Fiona Osgun, "Bu kanser türünün riskini azaltmanın en önemli yolları sigara içmemek ve alkol tüketimini azaltmaktır" diyor. Yemek borusu kanserinin belirtileri arasında mide ekşimesi, hazımsızlık veya boğazda ya da göğüste ağrı ve kilo kaybı yer alabilir. Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlanıldı.

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak Haber

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak

İngiltere'nin, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik bir ticaret ambargosu duyurması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband'in ilerleyen saatlerde yaptırımları parlamentoda açıklaması öngörülüyor. ABD'nin İngiltere'nin kararına karşı çıkması muhtemel. İsrail tarafında ise şimdiden tepkiler yükseldi ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere büyükelçisinin sınırdışı edilmesi çağrısında bulundu. Görevdeki altıncı haftasını dolduran İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, geçen hafta İsrail politikasını yeniden şekillendirme niyetini belirtmişti. İngiltere'nin Batı Şeria yerleşimlerinden gelen mallar ile İsrail'de üretilen ürünler arasında nasıl bir ayrım yapacağına dair ayrıntılar belirsizliğini korurken, yıllık sekiz milyar doları aşkın ikili ticaret hacmi üzerindeki etkinin asgari düzeyde kalması bekleniyor. Temmuz ayından bu yana görevde olan İngiltere Başbakanı Andy Burnham, 7 Eylül Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu konusunu ele aldı ve ofisinden yapılan açıklamaya göre "iki devletli çözümün önemini" vurguladı. Sorun İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi. Miliband ve diğer Batılı siyasetçiler, bu projenin Filistinlilerin kendi devletleri için talep ettikleri toprakları böleceğini vurguluyor. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim projesine beş batılı ülke dahil birçok ülkeden kınamaİngiltere: İsrail adım atmazsa, Eylül'de Filistin devletini tanıyacağız Birleşmiş Milletler ve İngiltere dahil çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini yasadışı kabul kabul ediyor ve Batı Şeria'yı askeri işgal altındaki bir bölge olarak görüyor. İsrail ise Batı Şeria'nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor ve Yahudilerin bu topraklar üzerinde tarihi bir hak iddiası bulunduğunu öne sürüyor. İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri Ağustos ayında İsrail'in E1 yerleşim planlarını eleştirmiş, Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden ise yaptırımların arkasında bu gelişmelerin yattığını belirtmişti. McFadden, 8 Eylül Salı günü Times Radio'ya yaptığı açıklamada, "Tehlikenin daha acil bir hal almasının nedeni, son hafta ve aylarda genişleyen yerleşim faaliyetleri" dedi. İsrail Başbakanlık Ofisi ve Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yorum taleplerine haber yayımlanana kadar yanıt vermedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde koltuğunu korumaya çalışıyor. Anketler, iktidar koalisyonunun birkaç sandalye kaybedebileceğini ve çoğunluğu sağlayamayabileceğini gösteriyor. Hangi Avrupa ülkeleri yerleşimlerden gelen ürünleri yasakladı? İspanya, İrlanda ve Hollanda, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatını yasakladı ama bu yasakların tamamı henüz yürürlüğe girmedi. McFadden, İsrail'in İngiltere için önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini ve tüm İsrail mallarına yönelik bir boykot uygulanmayacağını belirtti. Yerleşim yerlerinden gelen mallar ağırlıklı olarak taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. İsrail'in toplam ticaret hacminin yalnızca çok küçük bir kısmını teşkil ediyor. Diplomatlar, İsrail'den gelen bazı malların menşei belirtilmeksizin yerleşim birimlerinden elde edilen ürünleri içerebilmesi nedeniyle, bir ithalat yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ifade ediyor.

İngiltere'de bebekleri zorla evlatlık verilen 250 bin bekar kadının hikayesi Haber

İngiltere'de bebekleri zorla evlatlık verilen 250 bin bekar kadının hikayesi

Marion McMillan, İskoçya'nın güneybatısındaki evinden İngiltere'ye ilk seyahatini yaptığında 17 yaşındaydı, hamileydi ve evli değildi. Yıl 1966'ydı ve ailesi onu, 250 kilometreden daha uzakta, Newcastle'da bulunan ve Salvation Army tarafından yönetilen bir doğum evine gönderdi. 1865'te kurulan Salvation Army (Selamet ya da Kurtuluş Ordusu) dünya genelinde yoksullara yardım eden ve dini hizmetler sunan uluslararası bir Hristiyan organizasyonu. Genç anne, "muhteşem siyah saçlı" güzel erkek bebeğiyle dokuz ay geçirdi, ardından bebeği elinden alındı. Personele bebeğini yanında tutmasına izin vermeleri için yalvardı. BBC'nin yeni belgeseli "Çalınan Bebekler"de, "Lütfen bebeğimi yanımda tutmama yardım edin, lütfen bebeğimi almalarına izin vermeyin' dedim ve o gitmişti" diye anlattı. İrlanda'da yüzlerce bebek nasıl gizli bir toplu mezara gömüldü? Uyarı: Bu yazıda ırkçı ifadeler ile cinsel istismar ve şiddet anlatımları yer alıyor. Belgesel, 1949 ile 1976 yılları arasında yeni doğan bebeklerini evlat edinmeye vermek zorunda kalan 250 bin kadından bazılarının hikayelerini anlatıyor. Devletin, sosyal hizmet uzmanlarının ve dini örgütlerin iradesine ve bebekleri evlat edinmek ailelere veren sisteme karşı güçsüzdüler. Bir diğer mağdur Ann Keen belgeselde "Açık konuşalım, biz işçi sınıfından, evlenmemiş kızlardık ve doğurduğumuz bebekler orta sınıf kadınlar tarafından evlat ediniliyordu" diye anlattı. Yıllarca kadınların çoğu yaşadıkları acıyı, utançlarını gizli tuttular. Temmuz ayında, görevden ayrılan başbakan Keir Starmer, bu annelerden resmi olarak özür dileyerek "Utanç sizin değil... utanç bizim" demişti. Marion'ın hikayesi: 'Bebeğimi benden alamazlar' Kaynak,Marion McMillan Marion 17 yaşındayken Pakistanlı bir mülteciye aşık oldu. 1960'larda Stranraer'da büyüyen Marion, Pakistan'dan göç etmiş kendinden büyük bir erkeğe aşık oldu. "O zamanlar aşıktım ve her şey çok güzeldi, hiç düşünmedim" diyor. "Sadece birkaç kez, kısa süreliğine birlikte olduk ve bunu aileme hiç söylemedim ama 17 yaşındayken evlilik dışı hamile kaldım." Evleneceklerini umuyordu ama erkek arkadaşı ilişkilerinin kabul görmeyeceğini biliyordu. "Kimse senin siyah bir adamla birlikte olmanı istemez Marion" dedi ona. Son görüşmelerinde, ırklar arası evliliklerin daha kabul edilebilir olduğuna inandığı Hawaii'ye göç etmekten bahsetti. Marion, "Sonra onu bir daha hiç görmedim" diyor. "Önümü göremiyordum. 'Bekar anne' olmanın getirdiği baskı beni ele geçirdi ve işte o zaman kontrolü kaybettim." Kaynak,Marion McMillan Marion McMillan, oğlunun güzel, koyu renkli saçlarla doğduğunu söyledi. Doğumunu, koşulların son derece zorlu ve muamelenin acımasız olabildiği, bekar anneler için bir yuva olan Hopedene'de yaptı. Marion "Kapıdan içeri adım attığınız andan itibaren, anne olmaya layık olmadığınız ve bebeğinizin sizden alınacağı söyleniyor" diyor. "Evlatlık verilecek. Yani buna alışsan iyi olur kızım, çünkü paran yok, kalacak yerin yok, seni destekleyecek kimsen yok." Doğum sırasında yataktan kalkmaya çalıştığı için başhemşire yüzüne tokat attı. "Ve hangisi daha kötüydü bilmiyorum, onun bunu yapmasının şoku mu yoksa ağır doğum sancıları mı?" diyor. "Ve sonra oğlum doğdu." Ertesi güne kadar bebeğini kucağına almasına izin verilmedi. "Çok korkmuştum" diyor Marion. "Bebeğimi benden alacaklarından çok korkmuştum. Bebeğimi benden alamazlar." Kaynak, Marion McMillan Marion'ın oğlu henüz dokuz aylıkken alındı. Ancak Marion, İngiltere genelindeki anne-bebek evlerinde kalan diğer bazı kızlardan daha uzun süre bebeğiyle vakit geçirebildi. Marion, "Ben melez bebekli İskoç kızdım, Salvation Army beni böyle tanımlardı" diyor. "Ve elbette melezlerin evlat edinmede çok nadiren başarılı olduğu söylenirdi." Evlat edinecek aile bulunduğunda bebek dokuz aylıktı. Marion, bunu bebeğini infaza teslim etmeye benzetti. "Başhemşire aldı ve benimle birlikte ağlıyordu, başhemşire bana sarılmışken muhtemelen başka bir personel o sırada bebeği aldı." Bebeği vermemek için çaresiz yalvarışları görmezden gelindi. Kaynak, Finestripe Productions Marion nihayet 2004 yılında oğluyla yeniden bir araya geldi. Stranraer'deki evinde istenmediği için Glasgow'da bir kadın pansiyonuna yerleşti. "Birdenbire doğduğum ve büyüdüğüm yerden sürgün edildim ve yine tamamen yalnız kaldım" diyor. Marion nihayet 2004 yılında oğluyla yeniden bir araya geldi ancak gençlik yıllarında yaşadığı deneyimler hala üzerindeki etkisini sürdürüyor. "Bu onun için acı vericiydi, benim için acı vericiydi, [evlat edinen] ailesi için acı vericiydi, herkes için acı vericiydi." "Ama acıyı bir kenara bırakırsak, kaçırdığım bunca yıl karşılığında Tanrı'dan bir lütuftu." Ann Keen: 'Bana onu bir daha asla göremeyeceğim söylendi' Kaynak, Ann Keen Ann Keen'e doğum sırasında ağrı kesici verilmedi. Ann Keen 17 yaşındaydı ve Flintshire'daki Ewloe'da bir tuvalet kağıdı fabrikasında çalışırken yakışıklı bir satış elemanı çıkma teklif etti. "Olay o zaman gerçekleşti. Günümüz şartlarında bu rızasız bir ilişkiydi. 60'lı yıllarda böyle bir şey söylenmezdi" diyor. Marion gibi o da sorunun "çözülmesi" için başka bir yere gönderildi. Swansea'deki bir hastanede doğum yaptı ve hiç ağrı kesici verilmedi. "Bana ağrı kesici alamayacağım, çünkü ağrıyı hatırlayacağım ve bir daha kötü bir kız olamayacağım söylenmişti" diyor. "Beni ahlaksız bir kadın olarak gördüler ve bu yüzden yardıma layık olmadığımı düşündüler. Evli olsaydım bunun olacağına inanmıyorum." Kaynak, Ann Keen Ann'in oğlu henüz sekiz günlükken elinden alındı. Ann'e bebeğiyle 10 gün geçirebileceği söylenmişti, ancak sekizinci gün kreşe gittiğinde bebeğini bulamadı. "Acımasız" bir ebe ona şöyle "Yeni annesini bekliyor. Onu bir daha asla göremeyeceksin" dedi. Onu banyoya götürdü, küvete koydu ve göğsünü kavradı. Ebe, Ann'e "Bu sütü atıyorum, artık buna ihtiyacın olmayacak." Ann "İşte o zaman her şeyimi kaybettiğimi anladım" diyor. Joan Chambers: 'Öğretmenlerin güvenilir olması gerekiyor' Kaynak, Joan Chambers Joan 14 yaşındayken hamile kaldı. Joan Chambers, hamile olduğunu fark ettiğinde Sunderland'da yaşayan 14 yaşında bir öğrenciydi. Bir öğretmen, ondan kırsalda yürüyüşe çıkmasını istemeye başlamıştı. "Bu durum beni endişelendirmedi çünkü biliyorsunuz, o bir öğretmendi ve öğretmenlerin güvenilir olması beklenir" diyor. "Ona güvendim, gerçekten güvendim." Bir gün ona tecavüz etti. "Tek hatırladığım acı" diyor. "Neler olduğunu anlamadım." Doğum yapmasına beş hafta kala, mahkemede öğretmenine karşı ifade vermek zorunda kaldı. Yıllar sonra, hakimin jüriye, ifadesine inanmamalarını söylediğini gösteren belgeler buldu. Hakimin öğretmenine, "Önünde parlak bir kariyer var, bu yüzden hamile olması seni etkilemesin" dediğini aktarıyor. "Bu canımı acıttı. Yıllar sonra bunu okuduğumda gerçekten çok acıttı. Bir hakimin bunu söylemesi..." Adam beraat etti. Güney Kore'de yüz binlerce çocuğun yurt dışına evlatlık gönderildiği program: 'Asya'dan Batı'ya çocuk ticareti' Kaynak, Finestripe Productions Yıllar sonra Joan, jüriye onun ifadesine inanmamaları yönünde talimat verildiğini buldu. Joan hamileliğinin son birkaç haftasını bir anne-bebek evinde geçirdi, ancak doğum anını "unuttuğunu" söylüyor. "Çok acı verici olmalıydı. Bana ağrı kesici ya da benzeri bir şey verilmedi" diyor. "Bundan sonra hatırladığım ilk şey, bacaklarımın doğum koltuğundaki desteklere yerleştirilmiş ve üzerlerinin yeşil bir örtüyle kapatılmış olduğu; doktorun gelip dikiş atmasını bekliyordum. Paramparça olmuştum; tam anlamıyla paramparça olmuştum." Bebeği üç haftalıkken, Noel'den bir hafta önce kaçırıldı. "Onu elimden aldılar; sonra da bana bebek odasına geri dönüp karyolasındaki nevresimi çıkarmamı ve orayı bir sonraki bebek için hazırlamamı söylediler" dedi. Joan, çocuğuyla sonunda yeniden bir araya geldiklerinde 66 yaşındaydı. "İnanılmazdı ama çok üzücüydü" diyor. "Mutlu bir evlat edinme süreci yaşadığı için beni hiç aramamıştı." 'Özürler, suçlu olmadığımızı kanıtlıyor' 2023'te Nicola Sturgeon, zorla evlat edinmelerde devletin rolü için resmen özür dilerken Marion McMillan'ı "en ateşli kampanyacılardan biri" olarak nitelendirdi. İskoçya Başbakanı, "Bu her zaman zalimce, adaletsiz ve son derece yanlıştı" dedi. Salvation Army ise son açıklamasında, savunmasız genç kadınların anne ve bebek evlerinde ihtiyaç duydukları yardımı alamamış olmasından dolayı "derin bir üzüntü ve utanç" duyduğunu belirtti. Marion, yapılabilecek daha çok şey olduğunu söylüyor. Zorla evlat edinmeden mağdur olan anneler, çocuklar ve evlat edinen ebeveynler için daha fazla destek istiyor. Ayrıca İskoçya'da evlat edinme konusunda bir mükemmeliyet merkezi kurulmasını ve evlat edinmeyle ilgili herkesin kapsamlı eğitim ve destek almasını arzu ediyor. Kaynak, Finestripe Productions Ann, ilerleyen yaşamında oğlu Mark Lloyd-Fox ile yeniden bir araya geldi. Ann Keen, Starmer'ın İngiliz hükümeti adına özür dilemesinden önce Downing Street'e davet edilen az sayıdaki anneden biriydi. "Dilenen özür, artık yapmadığım bir şeyden dolayı suçlu sayılmayacağım anlamına geliyor, çünkü bebeğimi ben vermedim. Kaçırıldı" diyor. "Bu, dünyaya bunun bizim hatamız olmadığını kanıtlayacak. Suçlu biz değildik. Suçlu devletti, kiliselerdi ve biz özgür olacağız."

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeğenini son yolculuğuna uğurladı Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeğenini son yolculuğuna uğurladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yeğeni ve Londra Türk toplumunun tanınmış isimlerinden Münir Hasan Tatar, Londra’da düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yeğeni ve Londra Türk toplumunun tanınmış isimlerinden Münir Hasan Tatar, düzenlenen cenaze töreni ile son yolculuğuna uğurlandı Palmers Green Mosque’ta kılınan cenaze namazının ardından Tatar’ın naaşı, Trent Park Cemetery’de gözyaşları arasında defnedildi. Törene, KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Aysan Mullahasan Atılgan ve çok sayıda davetli katıldı. TÖRENDE DUYGUSAL ANLAR YAŞANDI Cenaze töreninde konuşan Ersin Tatar, yeğeni Münir Hasan Tatar ile aynı yollardan yürüdüklerini belirterek, onun KKTC’ye bağlılığına ve milli değerlere verdiği öneme dikkat çekti. Tatar, konuşmasında merhum için rahmet dileyerek ailesine ve sevenlerine sabır temennisinde bulundu. Merhumun oğlu Serkan Tatar da babasının bilgi ve tecrübesiyle çevresine yol gösteren bir isim olduğunu söyledi. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş ise Münir Hasan Tatar’ı toplumun müstesna şahsiyetlerinden biri olarak nitelendirerek, anısını yaşatmaya devam edeceklerini ifade etti. LONDRA TÜRK TOPLUMUNDA TANINAN BİR İSİMDİ İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumunun tanınan isimlerinden olan Münir Hasan Tatar, Londra’da faaliyet gösteren M. Tatar & Associates firmasının kurucusu ve sahibiydi. Uzun yıllar muhasebe ve mali danışmanlık alanında hizmet veren Tatar’ın evli olduğu, bir oğlu ve bir kızı bulunduğu öğrenildi. Tatar’ın, yalnızca mesleki çalışmalarıyla değil, İngiltere’deki Kıbrıs Türk toplumuna sağladığı destekle de bilindiği belirtildi.

Fenerbahçe'de bir ayrılık daha: Yeni adresi belli oldu Haber

Fenerbahçe'de bir ayrılık daha: Yeni adresi belli oldu

Fenerbahçe, Hollandalı kanat oyuncusu Anthony Musaba'nın 1 yıllığına İngiltere Championship ekibi Norwich City'ye kiralandığını açıkladı. Kulüp gün içerisinde Sidiki Cherif ile de yollarını ayırmıştı. SARI LACİVERTLİ KULÜP TRANSFERİ RESMEN AÇIKLADI 2026 yılının başında, geçen sezonun devre arasında Samsunspor'dan Fenerbahçe'ye katılan Hollandalı futbolcu Anthony Musaba, sezonun kalan bölümünde İngiliz ekibinin formasını giyecek. Transfer sürecinde iki kulübün kiralama konusunda anlaşmaya vardığı konusu daha önce de gündeme gelmişti. Fenerbahçe Kulübü yaptığı resmi bilgilendirmede, oyuncunun kiralık transferi konusunda anlaşma sağlandığını bildirerek, "Transfer Bilgilendirmesi Kulübümüz, geçtiğimiz sezonun devre arasında kadromuza katılan profesyonel futbolcumuz Anthony Musaba’nın 1 yıllık kiralık transferi konusunda İngiltere Championship ekiplerinden Norwich City ile anlaşmaya varmıştır. Futbolcumuza başarılı bir sezon dileriz" ifadelerini paylaştı. GÜN İÇERİSİNDE BİR BAŞKA AYRILIK DAHA YAŞANDI Sarı-lacivertli kulüpte transfer hareketliliği sürerken gün içerisinde bir diğer ayrılık açıklaması daha yapıldı. Fenerbahçe, Sidiki Cherif'in İngiltere Premier Lig takımlarından Coventry City'ye transfer olduğunu duyurdu. HOLLANDALI FUTBOLCU 24 RESMİ MAÇTA FORMA GİYDİ Geçen sezonun devre arasında Samsunspor'dan kadroya dahil edilen Anthony Musaba, sarı-lacivertli formayla çıktığı 24 resmi maçta takımına 2 gollük katkı sağladı. Hollandalı oyuncu, bu sezon başında ise UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu rövanş karşılaşmasında Gornik Zabrze karşısında 20 dakika süre aldı.

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek' Haber

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek'

Rusya, İngiliz yapımı insansız hava araçlarının Rusya'daki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığının doğrulanmasının ardından, İngiltere'yi "Ukrayna krizinin kasıtlı olarak tırmandırılmasını tercih etmekle" suçladı. Rusya'nın İngiltere Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, "Böyle yaparak Birleşik Krallık, kanlı suçların ve terör saldırılarının suç ortağı ve faili konumunda yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, "Londra'nın eylemleri kaçınılmaz olarak sonuçlar doğuracak ve bunun hesabını vermek zorunda kalacak" denildi ve çatışmaya ne kadar çok dahil olursa "ödeyeceği bedel de o kadar yüksek olacak" diye eklendi. İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Ukrayna ile "omuz omuza" olduğunu söyledi. Sözcü "Rusya, bu hükümetin Ukrayna'da, İngiltere'ye ve müttefiklerimize karşı Rus saldırganlığına karşı durma kararlılığından şüphe duymamalıdır" dedi. Açıklamada ayrıca, İngiltere'nin "Ukrayna'nın [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin'in yasadışı işgaline karşı kendini savunması için ihtiyaç duyduğu ekipmanı sağlamaya kararlı olduğu" belirtildi. Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı saldırıları devam ediyor. Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin İki ayrı İngiliz şirketi tarafından üretilen söz konusu insansız hava araçları, Rusya içinde askeri ve endüstriyel hedeflerin, rafineriler ve online perakende satış sitesi Wildberries'in depoları da dahil olmak üzere, yaygın bir şekilde hedef alınmasında kullanıldı. Rusya'nın Amazon'u olarak bilinen şirketi defalarca hedef alan Ukrayna, Wildberries'in en büyük 10 lojistik merkezinden 7'sinin "devre dışı bırakıldığını" söylüyor. Askeri bir kaynak BBC'ye, saldırılarda İngiliz insansız hava araçlarının kullanıldığını ve saldırıların 35 milyar sterlinden fazla ekonomik hasara yol açtığını doğruladı. Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya topyekün bir işgal başlattı ve şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini kontrol ediyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, İngiliz yapımı parçalar ve konfigürasyonlar kullanan insansız hava araçlarının, Rostov Bölgesi'nin Kamensky Bölgesi'ndeki bir yakıt deposu da dahil olmak üzere Rus topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığını söyledi. Moskova'nın İngiltere'ye yönelik uyarısı, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik bir dizi saldırısının ardından geldi. Rus yetkililer, gece boyunca gerçekleşen son saldırılarda Moskova çevresindeki bölgeye yaklaşık 620 insansız hava aracının (İHA) uçurulduğunu söyledi. Rus hava savunma sistemleri İHA'lardan 180'den fazlasını imha etti, ancak yetkililer birkaç kişinin yaralandığını belirtti. Bölge valisi Andrey Vorobyov, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, Moskova yakınlarındaki bir Wildberries deposuna saldırı düzenlendiğini ve olay yerindeki yangının söndürüldüğünü belirtti. Şirketten yapılan açıklamada, lojistik kompleksinin saldırıda "küçük hasar gördüğü" belirtildi. Ukrayna'da, Zaporijya bölge valisi Ivan Fedorov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarında en az iki kişinin öldüğünü ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Fedorov, Rusya'nın son 24 saat içinde bölgedeki 59 yerleşim yerine 1.158 hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Ukrayna'nın bölgesel valisinin açıklamasına göre, 15 Ağustos gecesi Ukrayna, Rusya'ya doğru yaklaşık 822 insansız hava aracı fırlattı; bunlardan 600'ü Moskova'yı hedef aldı ve Rus başkenti "son zamanların en büyük insansız hava aracı saldırılarından birine" maruz kaldı. Rusya genelinde yedi ölüm bildirildi. Aynı gece Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği saldırılarda en az yedi kişi öldü ve 39'dan fazla kişi yaralandı. Nisan ayında İngiltere Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya bugüne kadarki en büyük paket kapsamında uzun menzilli saldırı cihazları da dahil olmak üzere on binlerce insansız hava aracı tedarik edeceğini duyurdu. (Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık)

İngiltere'de skandal: Bağışlara sağlanan vergi desteği İsrailli askerlerin terapisine aktarıldı Haber

İngiltere'de skandal: Bağışlara sağlanan vergi desteği İsrailli askerlerin terapisine aktarıldı

İngiltere'de bağışlara devlet tarafından sağlanan vergi desteğinin, Gazze Şeridi'ne saldırılara katılan soykırımcı İsrail askerlerine yönelik "terapötik iyileşme" programları için kullanıldığı iddia edildi. Askeri ve istihbarat kurumlarının çalışmalarına ilişkin araştırma haberleri yapan İngiliz Declassified UK'in haberine göre, İsrail merkezli "Yahalom Foundation" adlı kuruluş, İngiltere'deki destekçilerini bağışlarını ülkede kayıtlı bir yardım kuruluşu olan "UK Toremet" üzerinden yapmaya yönlendirdi. Haberde, bu yöntemle yapılan bağışlara İngiliz hükümeti tarafından yüzde 25 "Gift Aid" vergi desteği eklendiği belirtildi. AA'nın Declassified'tan aktardığına göre, ulaşılan e-postalarda, Yahalom Foundation'ın İngiltere'deki destekçilerine, bağışlarını "İngiltere'deki kayıtlı ortak platform" üzerinden yapmaları halinde tam vergi tanınması sağlanacağı ve Gift Aid'in devreye gireceği bilgisini verdiği aktarıldı. Haberde, Yahalom Foundation'ın bağış projeleri arasında, Gazze'den dönen askerler için 5 bin sterlinlik "terapötik iyileşme yolculuğu" ve bireysel psikolojik tedavilerin yer aldığı kaydedildi. Ayrıca, haberde, kuruluşun ayrıca ölen İsrail askerleri için 100 bin sterlinlik anma salonu inşa etmek üzere bağış topladığı belirtildi. UK Toremet ise Declassified UK'e yaptığı açıklamada, Yahalom Foundation'a "yararlanıcılarına travma sonrası stres bozukluğu tedavisi sağlanması" amacıyla fon verdiğini doğruladı. Kuruluş, fonların yalnızca belirlenen amaç doğrultusunda kullanıldığını, ruh sağlığı tedavisinin İngiliz hukukuna göre hayır amacı taşıyan tıbbi ve sosyal destek kapsamında olduğunu savundu. İngiltere Yardım Komisyonu daha önce yaptığı açıklamada, bir yardım kuruluşunun yabancı bir ordunun askerini desteklemek amacıyla fon toplamasının "yasal ya da kabul edilebilir olmadığını" bildirmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.