Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İklim Değişikliği

bursaarena.com.tr - İklim Değişikliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim Değişikliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırgızistan’dan BM Güvenlik Konseyi için destek çağrısı Haber

Kırgızistan’dan BM Güvenlik Konseyi için destek çağrısı

Serdar AKYOL / KIRGIZİSTAN (İGFA) - Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyelik seçimleri öncesinde yaptığı kapsamlı açıklamada, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimlere dikkat çekerek çok taraflı diplomasinin korunması, uluslararası hukukun güçlendirilmesi ve küresel barışın tesis edilmesi çağrısında bulundu. 3 Haziran 2026 tarihinde New York’ta gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyelik seçimleri öncesinde devlet başkanlarına hitap eden Caparov, dünyada çatışma riskinin giderek arttığını belirterek mevcut uluslararası sistemin ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere birçok bölgede devam eden silahlı çatışmaların küresel güvenliği tehdit ettiğini ifade eden Caparov, dünya genelinde askeri çatışmalara harcanan kaynakların 3 trilyon doları aştığını vurguladı. “Bu kaynaklar insanlığın refahı, açlığın sona erdirilmesi ve çevrenin korunması için kullanılabilirdi” diyen Caparov, küresel güvenlik anlayışının yeniden şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti. “KÜÇÜK VE DENİZE KIYISI OLMAYAN ÜLKELER YETERİNCE TEMSİL EDİLMİYOR” Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısındaki temsil dengesizliğine dikkat çeken Kırgız lider, özellikle küçük, gelişmekte olan ve denize kıyısı olmayan ülkelerin uluslararası karar alma mekanizmalarında yeterince yer bulamadığını söyledi. Kırgızistan’ın herhangi bir blok siyasetine bağlı olmadığını belirten Caparov, ülkelerinin kutuplaşmadan uzak, bağımsız ve dengeli bir dış politika anlayışıyla hareket ettiğini ifade etti. Caparov, Güvenlik Konseyi’nin temel işlevine dönmesi gerektiğini belirterek, “Konseyin siyasi çıkarların aracı değil, çatışmaları önleyen etkin bir mekanizma olması gerekiyor” dedi. “ORTA ASYA’DA SINIR SORUNLARINI BARIŞÇIL YOLLARLA ÇÖZDÜK” Kırgızistan’ın bölgesel istikrar konusunda önemli deneyimlere sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Caparov, komşu ülkelerle yaşanan sınır sorunlarının müzakere yoluyla çözüldüğünü söyledi. Bu yaklaşımın sadece söylem değil somut bir model olduğunu ifade eden Caparov, en hassas güvenlik meselelerinin dahi diyalog ve karşılıklı çıkar temelinde çözülebileceğini dile getirdi. Kırgızistan’ın demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında reformlarını sürdürdüğünü kaydeden Caparov, 2025 yılında kabul edilen yeni seçim yasasıyla kadınlar, gençler, etnik azınlıklar ve engelli bireyler için kota uygulamaları getirildiğini açıkladı. Ülkede parlamentoda kadın temsil oranının dünya sıralamasında en üst seviyelerde olduğunu belirten Caparov, yürütme ve yargı organlarında da cinsiyet kotası uygulamalarının hayata geçirildiğini söyledi. “NÜKLEER SİLAHSIZLANMAYI DESTEKLİYORUZ” Kırgızistan’ın dış politikasında nükleer silahlardan arınmış bir dünya hedefini benimsediğini vurgulayan Caparov, ülkelerinin 2025 yılında Nükleer Silahların Yasaklanmasına Dair Antlaşma’yı imzaladığını hatırlattı. Orta Asya’da nükleer silahlardan arındırılmış bölgenin oluşturulmasına öncülük ettiklerini ifade eden Caparov, iklim değişikliği ve güvenlik ilişkisinin de küresel gündemde daha fazla yer alması gerektiğini belirtti. AFGANİSTAN MESAJI Afganistan’daki gelişmelere de değinen Kırgız lider, Orta Asya’nın güvenliğinin Afganistan’daki istikrarla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Afgan halkına yönelik insani yardımların sürdüğünü belirten Caparov, özellikle kadınlar ve çocukların korunmasının önemine dikkat çekti. Kırgızistan’ın adaylığının tüm Orta Asya ülkeleri tarafından desteklendiğini açıklayan Caparov, ülkelerinin bugüne kadar hiç Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği yapmadığını hatırlattı. Rakip ülkelerden Filipinler’in daha önce dört kez Konsey’de yer aldığını belirten Caparov, Kırgızistan’ın seçilmesinin uluslararası toplum açısından “tarihi bir adaletin tesisi” anlamına geleceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Caparov, seçilmeleri halinde Güvenlik Konseyi’nin etkinliğini ve şeffaflığını artırmak için çalışacaklarını belirterek, uluslararası toplumun ortak sorunlarına çözüm üretme konusunda aktif rol üstleneceklerini söyledi.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

BURSA (İGFA) - İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. Açılışta konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, iklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını vurguladı. Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” diye konuştu. İŞ DÜNYASI OLARAK ÖNEMLİ BİR EŞİKTEYİZ Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU ÖNEMLİ BİR PLATFORM HALİNE GELDİ BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, milyarlarca insanın bu dünyadan ayrıldığını, doğanun bunu muhteşem şekilde geri dönüştürdüğünü vurgulayarak, "Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Tarımda yeni yol haritası belli oldu Haber

Tarımda yeni yol haritası belli oldu

Önceki Dönem Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Enflasyonla mücadele için sulama yatırımlarının tamamlanması, sözleşmeli üretim, stratejik ürün üretim dengesi takibi ve kurumlararası koordinasyonun artırılması önemlidir.” dedi. İZMİR (İGFA) - İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl, Vizyon Arayışları” toplantısının bu ayki konuğu önceki dönem Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli oldu. İş dünyası, bürokrasi, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin geniş katılım sağladığı programda Pakdemirli, “Stratejik Bir Sektör Olarak Gıda, Enflasyonsuz Baskı ve Sürdürülebilirlik” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. İzmir Ekonomi Kulübü Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan toplantının moderatörlüğünü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Ayşe Şahin İpek üstlendi. Toplantıda; tarım politikaları, gıda arz güvenliği, fiyat istikrarı, üretim planlaması, su yönetimi ve kurumsal reformlar gibi hayati başlıklar ele alınırken, Türkiye tarımının mevcut durumu ve geleceğine ilişkin önemli değerlendirmeler paylaşıldı. TÜRKİYE’NİN TARIMSAL GÜCÜ VE ÜRETİM KAPASİTESİ Türkiye’nin sahip olduğu iklim çeşitliliği, verimli toprak yapısı ve üretim kapasitesi sayesinde dünyanın önemli tarım ülkeleri arasında yer aldığı vurgulandı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatında Türkiye’nin net ihracatçı konumunu sürdürdüğünü belirten Pakdemirli; fındık, kuru kayısı, incir, kiraz, ayva ve haşhaş tohumu üretiminde dünya liderliğine, birçok sebze ve meyvede ise küresel ölçekte güçlü üretim kapasitesine dikkat çekti. Tarım sektörünün yalnızca ekonomik bir alan değil; aynı zamanda milli güvenlik, toplumsal istikrar ve stratejik kalkınma başlığı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. TARIMDA VERİ YÖNETİMİ VE KURUMLARARASI KOORDİNASYON Tarım sektöründeki üretim, tüketim, ithalat ve ihracat verilerinin daha şeffaf ve sürdürülebilir şekilde takip edilmesi amacıyla dijital altyapıların güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda dijital bir “Tarım Bilgi Portalı” oluşturulmasının, sektör verilerinin sağlıklı yönetimi açısından önemli katkı sağlayacağı ifade edildi. Tarımda geçmiş başarıların sürdürülebilir olması için kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve ortak çalışma kültürünün güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. TARIMDA BEREKET, EKONOMİDE UYUM Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda tarım ve gıda sektörünün yeniden stratejik bir alan haline geldiğine dikkat çekildi. Kırsal üretim yapısının güçlendirilmesi, gençlerin ve kadınların üretime daha aktif katılımını sağlayacak modellerin geliştirilmesi ve köy yaşamının üretim odaklı desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Tarım sektöründe teknoloji odaklı üretim anlayışının yaygınlaşmasının önemine değinilirken; dijital tarım uygulamaları, veri yönetimi, yapay zekâ destekli sistemler ve modern üretim tekniklerinin geleceğin tarım vizyonunda belirleyici rol oynayacağı kaydedildi. SU VE SULAMA YATIRIMLARININ STRATEJİK ÖNEMİ Toplantının en önemli başlıklarından birini ise su yönetimi ve sulama yatırımları oluşturdu. İklim değişikliği, kuraklık riski ve küresel gıda krizleri karşısında modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Tarımda suyun yalnızca bir üretim girdisi olmadığı; aynı zamanda geleceğin üretim güvenliği açısından hayati bir unsur olduğu ifade edildi. Akıllı sulama sistemleri, verimli su kullanımı ve sulama altyapılarının güçlendirilmesiyle hem üretim maliyetlerinin düşürülebileceği hem de verimliliğin artırılabileceği belirtildi. TARIMDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YERLİ ÜRETİCİ Tarımda sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için sözleşmeli üretim modelinin önemine dikkat çekilirken, yerli üreticinin korunması ve desteklenmesinin temel öncelik olması gerektiği ifade edildi. Yerel üreticinin güçlendirilmesi, kooperatifleşmenin desteklenmesi ve üreticinin pazardaki rekabet gücünün artırılmasının hem kırsal kalkınmaya hem de fiyat istikrarına katkı sağlayacağı belirtildi. Büyük market zincirlerinde yerel üreticiyi destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılmasının üretici ile tüketici arasındaki dengeyi güçlendireceği kaydedildi. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Toplantıda, yerli üretimin güçlendirilmesi, gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı, genç çiftçilerin ve kadın üreticilerin desteklenmesi, tarımda teknoloji ve dijital dönüşüm, su ve sulama yatırımlarının stratejik önemi, üretici ile tüketici arasındaki dengenin korunması, tarımda uzun vadeli planlama ve kurumlar arası koordinasyon başlıklarına özellikle dikkat çekildi. Ayrıca tarımda suyun korunmasının yalnızca ekonomik değil, stratejik bir milli mesele olduğu vurgulanırken; modern sulama sistemleri, verimli su kullanımı ve sürdürülebilir üretim anlayışının geleceğin tarım politikalarında belirleyici rol oynayacağı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.