Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Husiler

bursaarena.com.tr - Husiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Husiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Riyad'da havalimanına saldırı: Çok sayıda yaralı olduğu bildirildi Haber

Riyad'da havalimanına saldırı: Çok sayıda yaralı olduğu bildirildi

Son saldırı, Husilerin üstlendiği ve perşembe günü Riyad Uluslararası Havalimanı’nda üç Suudi Arabistan vatandaşının hayatını kaybettiği saldırıdan yalnızca iki gün sonra gerçekleşti. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki havalimanının, Yemen’deki Husiler tarafından düzenlendiği öne sürülen bir füze saldırısında cumartesi günü yeniden hedef alındığı bildirildi. Diplomatik bir kaynağa dayandırılan habere göre saldırıda onlarca kişi yaralandı. Suudi Arabistan’ın başkentindeki bir hastaneden bir kaynak, yaralıların çoğunun Suudi Arabistan vatandaşı olduğunu belirterek en az beş kişinin yoğun bakımda tedavi altına alındığını söyledi. Saldırının, perşembe günü Riyad Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırılarda üç kişinin hayatını kaybetmesinden iki gün sonra gerçekleştiği bildirildi. Suudi Arabistanlı yetkililer yeni bir saldırı yaşandığını veya havalimanının tahliye edildiğini henüz doğrulamadı. Ancak çok sayıda görgü tanığı, cumartesi günü Riyad Uluslararası Havalimanı’ndaki yolcuların tahliye edildiğini aktardı. Yetkililer de yolculara uçuş durumlarını kontrol etmeleri çağrısında bulundu. Bir tanık uçağa binmeyi beklerken bir patlama sesi duyduğunu, bir diğeri ise insanların yaralanmasına yol açan bir saldırıya tanık olduğunu söyledi. İç hatlar terminalinde "403 numaralı kapıdaydım" diyen bir tanık, "401’in vurulduğunu gördüm, gözlerimin önünde yaralılar vardı. Herkes kaçışıyordu," ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan’daki ABD, Kanada, Almanya ve İspanya büyükelçilikleri, saldırı haberlerinin ardından vatandaşlarını havalimanından uzak durmaları konusunda uyardı. Uçuş takip sitesi Flightradar24’e göre Riyad’a yapılan tüm uçuşlar ya başka noktalara yönlendirildi ya da iptal edildi. Bu arada Kuveyt Havayolları, "güvenlik durumu"nu gerekçe göstererek Suudi başkentine giden ve oradan kalkan iki seferini iptal ettiğini duyurdu. Çevrimiçi yayınlanan açıklamada, "Kuveyt Havayolları, güvenlik durumunun bir sonucu olarak havalimanının kapatılması nedeniyle Kuveyt’ten Riyad’a giden KU775 ve Riyad’dan Kuveyt’e giden KU776 seferlerinin bugün, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü iptal edildiğini duyurur," ifadeleri yer aldı. Air India, FlyDubai, Lufthansa Grubu ve Pakistan International Airlines’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda hava yolu şirketi, perşembe günkü saldırının ardından Suudi Arabistan’daki havalimanlarına yapılan gidiş-dönüş seferlerini zaten askıya almıştı. Husiler, Suudi hava sahasında uçuşlarını sürdüren uluslararası hava yolu şirketlerini olası sonuçlarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarmıştı. Yemen’de isyancı grup ile Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri arasındaki çatışmalar tırmanmayı sürdürürken, ülkenin havalimanları, petrol tesisleri ve tankerleri sık sık Husi saldırılarının hedefi oluyor. (Editör: Evelyn Ann-Marie Dom)

Somaliland’dan İsrail’e Türkiye çağrısı: “Bizi Ankara’ya karşı destekleyin” Haber

Somaliland’dan İsrail’e Türkiye çağrısı: “Bizi Ankara’ya karşı destekleyin”

İsrail basını, Somaliland yönetiminin Türkiye’nin Somali’de giderek büyüyen askeri varlığından rahatsız olduğunu ve İsrail’den hava savunma desteği istediğini öne sürdü. Somaliland yönetiminden Türkiye’yi doğrudan hedef alan dikkat çekici açıklamalar geldi. Jerusalem Post, Somaliland Cumhurbaşkanlığı Dış İlişkiler Danışmanı Mohamed Osman Fadal’ın Middle East Eye’a verdiği röportajı aktararak tartışmalı bölgenin İsrail ile güvenlik ilişkilerini derinleştirmek istediğini yazdı. Habere göre Fadal, Türkiye’nin Somali’deki askeri kapasitesini Somaliland açısından bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirerek İsrail’den açıkça 'Türkiye'ye karşı hava savunma desteği' istedi. Jerusalem Post, Fadal’ın bu talebini, Türkiye’nin Somali’ye konuşlandırdığı F-16 savaş uçakları, SİHA kapasitesi ve Mogadişu yönetimiyle giderek genişleyen askeri işbirliğiyle gerekçelendirdiğini aktardı. 'TEHDİT' TARTIŞMASI Haberde Türkiye’nin Somali’deki askeri varlığı Somaliland’ın güvenlik kaygılarının merkezine yerleştirildi. Somaliland Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Mohamed Abdirahman Hassan da Somali hükümetinin Somaliland’a yönelik askeri harekât seçeneğini değerlendirebileceğini ve böyle bir durumda "Türkiye’nin Mogadişu’ya yardım edebileceğinden endişe ettiklerini" söyledi. Jerusalem Post’un haberindeki dikkat çekici noktalardan biri de Somaliland’ın İsrail ile ilişkilerini yalnızca Husiler ve Kızıldeniz güvenliği üzerinden değil, Türkiye-Somali ortaklığına karşı bir denge aracı olarak değerlendirdiğinin belirtilmesi oldu. Bu yaklaşım, Doğu Afrika ve Kızıldeniz’de son dönemde oluşan jeopolitik rekabet açısından da önem taşıyor. Türkiye, Somali’nin uzun süredir başlıca stratejik ortaklarından biri. Ankara, 2017 yılında Mogadişu’da yurt dışındaki en büyük Türk askeri eğitim tesisini açtı ve burada binlerce Somalili güvenlik personelinin eğitimine katkı sağladı. İki ülke 2024’te ayrıca 10 yıllık savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma Somali donanmasının eğitilmesi ve teçhiz edilmesi ile ülkenin deniz güvenliğinin güçlendirilmesini kapsıyor. Türkiye aynı zamanda Somali açıklarında petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini genişletiyor. 'İSRAİL ÜSSÜ' TARTIŞMASI Türkiye’ye yönelik açıklamalar, İsrail’in Somaliland’daki askeri varlığını artırabileceğine ilişkin iddiaların gündemde olduğu bir dönemde geldi. Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, İsrail’in stratejik Berbera Limanı’nda bir deniz üssü kurmayı ve kentin havalimanından yararlanmayı planladığını ileri sürdü. Somaliland yönetimi ise böyle bir anlaşmanın varlığını reddetti. Somaliland Savunma Bakanı haziran ayında İsrail’in bölgede askeri üssü bulunmadığını ve üs kurulması konusunda müzakere yürütülmediğini söylerken, İsrail’in Somaliland ordusu ve polisine eğitim verdiğini doğruladı. SOMALİLAND'İN STRATEJİK ÖNEMİ Somaliland, Afrika Boynuzu’nda, Somali’nin kuzeybatısında ve Aden Körfezi’nin güney kıyısında yer alıyor; Cibuti ve Etiyopya ile sınır komşusu. Yaklaşık 6 milyonluk nüfusa sahip olan bölge, 1960’a kadar Britanya himayesindeydi. Kısa süreli bağımsızlığın ardından eski İtalyan Somalisi ile birleşerek Somali Cumhuriyeti’ni oluşturdu. Somali’de merkezi devletin çöküşü ve iç savaşın ardından Somaliland 1991’de tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti. O tarihten bu yana kendi hükümeti, parlamentosu, güvenlik güçleri ve para birimiyle fiilen ayrı bir devlet gibi yönetiliyor. İsrail, 26 Aralık 2025’te Somaliland'ı tanıyan ilk BM üyesi oldu. Onun dışında başka bir devlet tarafından tanınmıyor. Somaliland’ın önemi ise büyük ölçüde stratejik konumundan kaynaklanıyor. Aden Körfezi’ne açılan bölge, Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan ve dünya deniz ticaretinin en kritik geçitlerinden Babülmendep Boğazı’nın yakınında bulunuyor. Son süreçte özellikle Berbera Limanı ve havaalanı, Kızıldeniz-Husi çatışmaları ve Afrika Boynuzu’ndaki güç rekabeti nedeniyle askeri ve lojistik açıdan önem kazandı. Bölge aynı zamanda denize kıyısı olmayan Etiyopya için alternatif bir ticaret koridoru niteliğinde. Somaliland bugün Türkiye, İsrail, Körfez ülkeleri ve Etiyopya’nın çıkarlarının kesiştiği daha geniş bir jeopolitik rekabetin parçası haline gelmiş durumda. Jerusalem Post, Cumhuriyet

En az bin 400 kişi çatışmalardan kaçarak Yemen’den Cibuti’ye sığındı Haber

En az bin 400 kişi çatışmalardan kaçarak Yemen’den Cibuti’ye sığındı

Cibuti makamları, Yemen hükümet güçleri ile Husiler arasında eylül ayından bu yana devam eden çatışmalar nedeniyle, yaklaşık bin 400 kişinin Yemen’den Cibuti’ye kaçtığını açıkladı. Yemen’de 2014’ten bu yana hükümet güçleri ile ülkenin geniş kesimlerini, başkent Sana dahil, kontrolü altında tutan Husiler arasında savaş devam ediyor. Husiler, bir hafta süren sürpriz saldırının ardından cuma günü Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki batı sahillerinin kontrolünü ele geçirdi. Husiler ayrıca, savaşın başlamasının ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla önemi daha da artan ve deniz taşımacılığı açısından kritik bir geçiş noktası olan Babülmendeb bölgesindeki dört adayı da kontrol altına aldı. Husilerin perşembe günü el-Muha kentini ele geçirmesi, kentin güneyindeki diğer kıyı bölgelerine doğru ilerlemelerinin önünü açtı. Cibuti Ekonomi Bakanı İlyas Musa Duvale, X platformundaki paylaşımında, “Son 24 saat içinde Yemen’den bin 400 mülteci Cibuti’ye ulaştı” ifadelerini kullandı. Yemen’in karşısında, Afrika Boynuzu bölgesinde yer alan küçük bir ülke olan Cibuti, Aden Körfezi ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan ve Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir bölümünün geçtiği Babülmendeb Boğazı’na hâkim konumda bulunuyor. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) insani yardım koordinatörü Safiye İbrahim yaptığı açıklamada, gelenler arasında “kadınlar ve çocukların” da bulunduğunu belirtti. İbrahim, yerinden edilen kişilerin Cibuti’nin kuzeyindeki Obok’a ulaştığını ve “önümüzdeki günlerde daha fazla kişinin gelmesinin beklendiğini” söyledi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü, temmuz ayından beri Yemen’deen az 76.000 kişinin yerinden edildiğini bildirdi. Kuruluş, bu kişilerin dörtte birinin geçtiğimiz hafta içinde yerinden edildiğini kaydetti.

Hürmüz Boğazı'nda yeni kriz: Petrol fiyatları yükselişe geçti Haber

Hürmüz Boğazı'nda yeni kriz: Petrol fiyatları yükselişe geçti

İran ve Umman arasında Hürmüz Boğazı'na ilişkin yürütülen görüşmelerde gündeme gelen yeni yaptırım ve ceza teklifleri, küresel petrol piyasalarını hareketlendirdi. Arz güvenliği endişeleriyle Brent petrol vadeli işlemleri 83 doları aşarak son haftaların en yüksek seviyesine ulaştı. Küresel enerji koridoru Hürmüz Boğazı üzerindeki jeopolitik gerilim, petrol piyasalarını yeniden alevlendirdi. İran ile Umman arasında boğazın ticari trafiğe açılmasına yönelik yürütülen müzakerelerde gündeme gelen yeni şartlar ve yasa tasarısı iddiaları, küresel arz güvenliğine dair endişeleri tırmandırdı. Bu gelişmelerin ardından cuma günü yükselişini sürdüren Brent petrol vadeli kontratları yüzde 1,2 değer kazanarak varil başına 83,48 dolara yükseldi. ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 1,1 artışla 78,84 dolardan işlem gördü. "Düşmanca" gemilere yasak ve ağır para cezaları gündemde Yükselişin arkasındaki ana etken, İran Parlamentosu'ndaki bir komisyonun hazırladığı yeni yasa tasarısı oldu. İran yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre Tahran yönetimi; ABD, İsrail ve "düşmanca" olarak tanımlanan diğer ülkelere ait deniz taşıtlarının boğazdan geçişini tamamen yasaklamayı planlıyor. Kuralları ihlal eden gemilere ise taşıdıkları yükün yüzde 20'sine varan ağır para cezaları uygulanması öngörülüyor. Ayrıca Tahran'ın, boğazı kullanan gemilerden yüzde 5 ila 7 arasında geçiş ücreti talep ettiği, Umman'ın bu oranı yüzde 3 olarak savunduğu, ABD'nin ise her türlü ücrete karşı çıktığı bildirildi. Piyasalarda temkinli bekleyiş yükselişi destekliyor Hafta başında ABD-İran hattında diplomasi umutlarıyla gerileyen fiyatlar, bu haberlerin ardından yönünü tekrar yukarı çevirdi. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, yatırımcıların boğazdaki tanker trafiğinin tamamen normale döneceğine henüz ikna olmadığını vurgulayarak, bu temkinli duruşun petrol fiyatları için aşağı yönlü hareketleri sınırladığını ifade etti. Bölgesel gerilimler ve yaptırım duvarı Hürmüz Boğazı'na yönelik yeni geçiş sisteminin hayata geçirilmesi; ABD yaptırımları ve uluslararası sigorta sözleşmeleri engeline takılıyor. Sektör temsilcileri bu şartlarda planın uygulanmasının oldukça zor olduğunu belirtiyor. Öte yandan Yemen'deki İran destekli Husiler'in Marib ve Hadramut bölgelerindeki hedeflere İHA ve füzelerle saldırdığını duyurması bölgedeki tansiyonu yüksek tutarken, ABD Başkanı Donald Trump ise gazetecilere yaptığı açıklamada diplomatik çözüme işaret ederek İran ile yaşanan çatışmalı sürecin yakında sona erebileceğine inandığını dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.