Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hükümet

bursaarena.com.tr - Hükümet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hükümet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Katil Netanyahu'ya karşı İsrail Meclisinde güç birliği Haber

Katil Netanyahu'ya karşı İsrail Meclisinde güç birliği

Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Arap partilerinin de desteğiyle elde ettikleri meclis çoğunluğunu katil Netanyahu hükümetine karşı derhal kullanacaklarını açıkladı. Eisenkot, genel seçimlerin ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Rakamlara nereden bakarsanız bakın, 500 binden fazla oy farkıyla İsrail vatandaşlarının çoğunluğu 7 Ekim ve asker kaçağı hükümetine karşı, değişimden yana oy kullandı." ifadelerini kullandı. Seçim sonuçlarının Netanyahu liderliğindeki mevcut aşırı sağcı hükümet karşısında değişim iradesini ortaya koyduğunu vurgulayan Eisenkot, muhalefetin yeni dönemde Arap partileriyle birlikte elde ettiği meclis çoğunluğunu derhal etkin bir şekilde kullanmaya başlayacağını belirtti. Yashar Partisi lideri, partisinin meclisteki öncelikli gündemlerinin 7 Ekim'e ilişkin devlet soruşturma komisyonu kurulması, Ultra-Ortodoksları (Harediler) da kapsayan zorunlu askerlik düzenlemesi ve muhalefetin "bağımsız yargıya darbe" olarak nitelediği yargı reformunun iptal edilmesi olacağını söyledi. Eisenkot, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam Partisi ve Ortak Liste'nin desteğiyle hükümet kurma ihtimaline açık kapı bıraktı, ancak İsrail'i Yahudi devleti olarak tanımayı, İsrail Bağımsızlık Bildirgesi'nin değerlerine bağlı kalmayı ve Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımayı şart koştu. ABD Başkanı Donald Trump'ın hükümet kurma çabalarına olası müdahalesine atıfta bulunan Eisenkot, "İsrail'in bir sonraki hükümetinin bileşimine ilişkin karar, herhangi bir dış müdahale veya manipülasyon olmaksızın, yalnızca İsrail vatandaşlarına aittir." ifadelerini kullandı. İsrail basını hafta içinde ABD Başkanı'na yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump'ın İsrail seçimlerinin ardından Netanyahu'ya muhalefetle ulusal birlik hükümeti kurması için baskı yapacağı iddiasını gündeme taşımıştı. ABD Başkanı Trump, İsrail'deki seçimlere ilişkin Netanyahu'nun "iyi durumda" olduğunu savunarak, Netanyahu liderliğinde bir birlik hükümeti kurma çabalarına dahil olup olmayacağını henüz düşünmediğini belirtmişti. Eisenkot ile Lapid koalisyon kurmak için atılacak adımları görüştü Muhalefetteki Beyahad Partisi’nin iki numaralı ismi eski Başbakan Yair Lapid ile Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, genel seçimlerin ardından bir araya geldi. İkili arasında kamuoyuna duyurulan ilk resmi temasa ilişkin Lapid, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Eisenkot'la seçim sonuçlarını değerlendirdiklerini ve "seçmenin iradesini hayata geçirme yönündeki ortak sorumluluk bilinciyle atılacak adımları koordine ettiklerini" vurguladı. İsrail'de 27 Ekim'de yapılan ve 5,6 milyon seçmenin oy kullandığı parlamento seçimlerinin kesin olmayan sonuçlarına göre, Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku 53 milletvekili çıkarırken, Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloku 48 milletvekilinde kaldı. Böylece iki blok da 120 sandalyeli İsrail Meclisinde koalisyon kurmak için yeterli sayı olan 61 milletvekiline ulaşamadı. İsrail'deki Filistinlileri temsil eden partiler, 19 milletvekili elde ederek tarihi bir temsil düzeyine ulaştı. Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste 11, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi 8 milletvekili çıkardı.

Fransa'da 'Sarı Yelekliler' protestoya hazırlanıyor: Paris'te kısmi sokağa çıkma yasağı kararı yargıya taşındı Haber

Fransa'da 'Sarı Yelekliler' protestoya hazırlanıyor: Paris'te kısmi sokağa çıkma yasağı kararı yargıya taşındı

Fransa'da Sarı Yelekliler'in eylemleri öncesinde güvenlik tedbirleri artırılırken, Paris'te gece saatlerinde uygulanacak kısmi sokağa çıkma yasağına karşı idari mahkemeye başvuruldu. Başvuruda, 2 Kasım'a kadar geçerli olacak yasağın kaldırılması talep edildi. Fransa'da Sarı Yelekliler'in hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı düzenleyeceği yeni eylemler öncesinde Paris'te alınan kısmi sokağa çıkma yasağı kararı yargıya taşındı. Yerel basında yer alan haberlere göre, kamusal alanda özgürlüklerin korunmasını savunan Vigie Liberte derneği, Paris Emniyet Müdürlüğünün kararının iptali için Paris İdari Mahkemesine başvurdu. Dernek, 2 Kasım'a kadar gece saatlerinde uygulanması planlanan kısmi sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını istedi. Paris Emniyet Müdürlüğü, başkentte 2 Kasım'a kadar yerel saatle 23.00 ile 06.00 arasında kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurmuştu. Yasağın Cumhuriyet Meydanı ve Les Halles bölgelerinde geçerli olacağı bildirilmişti. Sarı Yelekliler yeniden sokağa çıkmaya hazırlanıyor 17 Ekim ve 24 Ekim'de düzenlenen eylemlerin ardından Sarı Yelekliler, hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı bugün yeniden sokağa çıkmaya hazırlanıyor. Eylemler kapsamında Fransa genelinde yaklaşık 70 bin kolluk kuvvetinin görev yapması bekleniyor. Danıştay eylem güzergahını belirledi Paris'teki gösteriler öncesinde yürüyüş güzergahı da yargıya taşınmıştı. Fransa Danıştayı, sendikaların talep ettiği merkezi yürüyüş rotasına izin veren alt mahkemenin kararını bozarak hükümet yetkililerinin belirlediği güzergahı onaylamıştı. Buna göre yürüyüşün, çevre yolu yakınındaki Bagnolet Kapısı ile Charenton Kapısı arasında düzenlenmesine karar verilmişti. Sendikalar ise gösterinin tarihi Bastille ve Nation meydanları arasında yapılmasını talep etmişti. Ne olmuştu? Sarı Yelekliler, Fransa'da hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt fiyatlarına tepki olarak düzenledikleri gösterilerle gündeme gelmişti. Önceki eylemlerde yer yer şiddet olayları yaşanmış, 1000'den fazla kişi yaralanmış, 3 binden fazla iş yeri zarar görmüş veya yağmalanmıştı. 17 Ekim'de Paris'te düzenlenen gösteride de yürüyüş güzergahı tartışma konusu olmuştu. Sendikaların itirazına rağmen emniyetin belirlediği Porte d’Italie-Porte de Vincennes güzergahı mahkeme tarafından onaylanmış ve yürüyüş bu rota üzerinden gerçekleştirilmişti. Hükümet, eylemlerde yaşanan olayların ardından kısmi sokağa çıkma yasakları da dahil olmak üzere güvenlik tedbirlerini sıkılaştırmıştı.

Fransa'da öğrenci protestoları ülke geneline yayıldı, veliler de katıldı: Çatışmalar şiddetlendi Haber

Fransa'da öğrenci protestoları ülke geneline yayıldı, veliler de katıldı: Çatışmalar şiddetlendi

Fransa'da lise ve üniversite öğrencilerinin eğitim sistemine daha fazla yatırım yapılması talebiyle başlattığı protestolar veliler, öğretmenler, çiftçiler ve sendikaların da katılımıyla ülke genelinde yayılırken, bazı kentlerde göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı. . Öğrenciler, veliler ve sendikaların katıldığı gösterilerde sınıfların kalabalık olması, öğretmen açığı ve bakımsız okul binaları protesto ediliyor. Yerel basına göre gösteriler 30'dan fazla kent ve kasabaya yayıldı. Marsilya, Nice, Nantes, Lyon ve Paris'in de aralarında bulunduğu kentlerde on binlerce kişinin sokağa çıkması bekleniyor. Fransa Eğitim Bakanlığı, ülke genelinde 891 okulda derslerin tamamen veya kısmen durdurulduğunu açıkladı. Lise öğrencilerinin sendikalarından Union Syndicale Lyceenne ise bin 800 lisenin bloke edildiğini veya kapatıldığını, üniversitelerin yüzde 90'ında da benzer eylemler yapıldığını öne sürdü. Yerel basında yer alan haberlere göre, 17 Eylül'de başlayan ve ülkenin farklı şehirlerine yayılarak büyüyen eylemlere 6 Ekim itibarıyla çiftçiler, işçiler, öğretmenler ve veliler de katıldı. Başta eğitim sendikaları olmak üzere çok sayıda sendikanın çağrısıyla binlerce kişi Nantes, Lyon, Marsilya, Paris gibi büyük şehirler dahil birçok yerde eylemci gençlerin yanında olmak için sokağa çıktı. Pankartlar ve sendika bayrakları ile yürüyüş yapan eylemciler, hükümetten lise öğrencilerinin taleplerinin karşılanmasını istedi. Paris Emniyet Müdürlüğü başkentteki destek yürüyüşüne 20 ila 40 bin kişinin katılacağını tahmin ettiğini açıkladı. Lyon'da barikat ateşe verildi Lyon'daki gösterilerde polis ile protestocular arasında çatışma çıktı. Güvenlik güçlerinin kalabalığı dağıtmak için çeşitli müdahale araçları kullandığı görülürken, bir sokak barikatı ateşe verildi. Polis ekiplerine havai fişekler de atıldı. Rennes'de ise çevik kuvvet polisleri göstericilere karşı tazyikli su kullandı. Strasbourg'da da polis ile göstericiler arasında arbede yaşandı. Reuters'a göre bazı göstericiler polise havai fişek ve patlayıcı maddeler attı. Lille'de ise bazı çöp konteynerleri ateşe verildi. İtfaiye ekipleri yangınlara müdahale ederken polis bölgede güvenlik önlemi aldı. Protestolar neden başladı? Gösteriler, ilk olarak geçen ay Paris bölgesindeki liselerde eğitim koşullarına ilişkin eylemlerle başladı. Daha sonra lise öğrencilerinin sendikalarının çağrısıyla ülke çapına yayıldı ve üniversite öğrencileri, veliler ve büyük sendikalar da eylemlere katıldı. Öğrenciler, sınıfların aşırı kalabalık olmasından, öğretmen ve diğer personel eksikliğinden ve okul binalarının bakımsızlığından şikayet ediyor. Union Syndicale Lyceenne, yükseköğretimde 150 bin yeni kontenjan açılması, okulların acil onarımı için 10 milyar avro ayrılması ve çok sayıda öğretmen istihdam edilmesi taleplerini dile getiriyor. Bazı öğrenciler ise taleplerinin yalnızca eğitim bütçesiyle sınırlı olmadığını, geleceklerine ilişkin daha geniş kaygılar taşıdıklarını belirtiyor. Protestolarda 215 öğrenci yaralandı Protestolar sırasında öğrenciler ve polis arasında yaşanan çatışmalar da ülke gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi. BBC'nin aktardığına göre son bir haftada 215 öğrenci yaralandı ve 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez ise 700'den fazla polis memurunun yaralandığını ve gösterilerle bağlantılı şiddet olayları nedeniyle 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Öte yandan polis müdahalelerine ilişkin de soruşturmalar yürütülüyor. Fransa'nın Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu (CNCDH), güvenlik güçlerinin "orantısız güç kullanımı" ve usule ilişkin ihlaller konusunda ciddi endişe duyduğunu açıkladı. 15 yaşındaki öğrencinin eli koptu Protestolar sırasında yaşanan en ciddi olaylardan biri pazartesi günü ülkenin kuzeyindeki Lens kentinde meydana geldi. 15 yaşındaki bir öğrencinin, polis ile öğrenciler arasındaki çatışma sırasında kullanılan GMD tipi bir el bombası nedeniyle elini kaybettiği bildirildi. Olayla ilgili farklı anlatımlar bulunuyor. Yerel yetkililer, öğrencinin bombayı yerden aldığı sırada patlamış olabileceğini belirtirken, öğrenciler polisin bombayı doğrudan öğrenciye doğru attığını savundu. Olayla ilgili soruşturmayı Fransa Ulusal Polis Genel Müfettişliği (IGPN) yürütüyor. Hükümet talepleri görüşmeye hazırlanıyor mu? Başbakan Sebastien Lecornu, protestoların ardından bakanlara öğrencilerin taleplerini ele alma talimatı verdiğini söyledi. Hükümet, öğretmenlerin devamsızlığı durumunda yerlerine öğretmen atanması, yaklaşık 10 saate ulaşan okul günlerinin uzunluğunun gözden geçirilmesi ve öğle aralarının uzatılması gibi konuları değerlendirecek. Ancak protestoların, Fransa hükümetinin kamu harcamalarını azaltmaya çalıştığı bir dönemde büyümesi, öğrencilerin taleplerinin ne ölçüde karşılanabileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Ülkede cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala devam eden gösterilerin, hükümet üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.

KKTC Başbakanı Üstel: Filo Jet mağdurları hak mücadelesinde yalnız değil Haber

KKTC Başbakanı Üstel: Filo Jet mağdurları hak mücadelesinde yalnız değil

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 30 Ağustos’ta yaşanan Filo Jet gemi faciasından etkilenenler için yeni düzenlemelerin hükümet tarafından geçirildiğini açıkladı. KKTC (İGFA) - KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasından etkilenenler için hukuk, ikamet ve sağlık alanlarında hazırlanan düzenlemelerin hükümet tarafından geçirildiğini duyurdu. HUKUK DESTEĞİ VE YARGI GİDERLERİNDE MUAFİYET Üstel’in Başbakanlık'ın resmi internet sitesinde yaptığı açıklamasına göre, faciada zarar görenler ve yakınlarına yönelik üç başlıkta önemli kolaylıkların sağlanacağı bildirildi. Bu kapsamda mağdurlara hukuk desteği verilecek, yargısal işlem giderlerinden muafiyet tanınacak ve yabancı uyruklu kazazedeler ile yakınlarına ikamet kolaylığı ve sağlık hizmeti desteği sağlanacağını kaydeden Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk Barolar Birliği ile yapılan iş birliğiyle mağdurlara hukuk desteği sağlanacağını belirtti. Açıklamada, hükümetin hazırladığı düzenlemeyle, kazadan doğan davalarda mahkeme harcı, pul, damga vergisi ve diğer yargısal işlem giderleri alınmayacağını, ayrıca tebliğ, tasdik, celp ile bazı bilirkişi ve tercüman giderlerinin de muafiyet kapsamında olacağı, devlet kurumlarından temin edilebilecek belge ve kayıtlar için de ücret talep edilmeyeceği aktarıldı. YABANCI UYRUKLU KAZAZEDELERE İKAMET KOLAYLIĞI Düzenlemeler arasında, yabancı uyruklu kazazedeler ile hayatını kaybeden ve kayıp kişilerin yakınlarının, dava süreçlerini KKTC’de takip edebilmeleri için ikamet kolaylığı da yer aldı. Üstel, bu sayede hiçbir ailenin ikamet süresi dolduğu için ülkesine dönmek zorunda kalmayacağını söyledi. SAĞLIK HİZMETLERİ 2027’YE KADAR ÜCRETSİZ Sağlık alanında yapılan düzenlemeyle, kazadan sağ kurtulan yabancı uyruklular ile hayatını kaybeden veya kayıp kişilerin aileleri ve yakınlarının 30 Ağustos 2027’ye kadar kamu sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması kararlaştırıldığını duyuran KKTC Başbakanı Üstel, devletin tüm imkânlarıyla mağdurların yanında olduğunu vurguladı. “Bu büyük acıyı yaşayan insanlarımız haklarını ararken yalnız kalmayacak” diyen Üstel, yargısal süreçlerde ortaya çıkabilecek mali yüklerin de kaldırıldığını ifade ederek, sorumluların adalet önünde hesap vereceğini sözlerine ekledi.

Arnavutluk durmuyor: Eylemler 9. gününde Haber

Arnavutluk durmuyor: Eylemler 9. gününde

Arnavutluk’un güneyindeki Zvernec bölgesinde flamingoların yuvalama alanlarını da kapsayan koruma altındaki bölgede yapılması planlanan lüks tatil köyü projesine karşı düzenlenen "Flamingo Devrimi" protestoları, dokuzuncu gününde yoğun katılımla sürüyor. Arnavutluk’un güneyindeki Zvernec bölgesinde flamingoların yuvalama alanlarını da kapsayan koruma altındaki bölgede yapılması planlanan lüks tatil köyü projesine karşı düzenlenen "Flamingo Devrimi" protestoları, dokuzuncu gününde yoğun katılımla sürüyor. Çevreciler ve bölge sakinleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olduğu öne sürülen projenin hassas ekosisteme zarar vereceğini savunarak, çalışmaların durdurulmasını talep ediyor. Arnavutluk’un başkenti Tiran ve ülkenin çeşitli kentlerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı olduğu öne sürülen lüks tatil köyü projesine karşı düzenlenen protestolar dokuzuncu gününde sürüyor. Flamingolar, foklar ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarına ev sahipliği yapan koruma altındaki kıyı bölgesinde planlanan projeye tepki gösteren Arnavutluk halkı, "Flamingo Devrimi" adı verilen gösterilere bugün önceki günlere kıyasla daha yoğun katılım sağladı. Kushner’in yatırım şirketiyle bağlantılı 1,4 milyar euroluk tatil kompleksi aleyhinde Tiran’da Başbakan Edi Rama’nın ofisinin bulunduğu Başbakanlık binası önünde gerçekleştirilen gösteriye binlerce kişi katıldı. BAŞBAKAN RAMA ALEYHİNDE SLOGANLAR ATILDI Odatv'nin haberine göre, ülkenin güneyindeki Zvernec’te sahil bölgesi ve Adriyatik Denizi’ndeki ıssız Sazan Adası’na yönelik planlar aleyhinde başlangıçta çevreyi koruma ve milli hassasiyetler ile ortaya çıkan protesto gösterilerinde, artık projenin iptalinin yanı sıra yolsuzluk ve ülkeyi on yıllardır yöneten siyasi elitlerin değişimine ilişkin talepler de öne çıkmaya başladı. Arnavutluk bayrakları taşıyan ve hem hükümet hem de muhalefeti hedef alan protestocular, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’yı da hedef alarak, "Rama istifa", "Sonun geldi", "Rama hapse, (Ana muhalefet lideri) Berisha hapse" ve "Bu vatan bizim" şeklinde sloganlar attı. Protestocular, talepleri duyulana kadar geri adım atmayacaklarını belirterek, gösterilerin önümüzdeki günlerde de devam edeceğini açıkladı. Bugün dokuzuncu gününe giren protestolarda göstericiler, projenin Akdeniz’in en önemli biyolojik çeşitlilik merkezlerinden birini tehdit ettiğini belirtiyor. Protestoların sembolü haline gelen şişme flamingolar taşıyan protestocular, oteller, villalar, apartmanlar, marina ve lüks tesisler içeren tatil merkezi projesinin hassas ekosistemleri tehdit ettiğini ve yeterli şeffaflığa sahip olmadığını savunuyor. Arnavutluk hükümeti ise projenin istihdam oluşturacağını, yabancı yatırımları çekeceğini ve turizmi canlandıracağını savunuyor. RAMA, PROJEYİ HAYATA GEÇİRMEYE KARARLI OLDUKLARINI SÖYLEDİ Arnavutluk Başbakanı Rama, "Flamingo Devrimi" yazılı pankartların öne çıktığı gösterilere rağmen projeyi hayata geçirmekte kararlı olduklarını söyledi. Rama, bugün uluslararası basına yaptığı açıklamada, "Bu çok güzel bir proje olacak ve bunu gerçekleştireceğiz" dedi. Arnavutluk’a sokak protestoları ile yön verilemeyeceğini vurgulayan Rama, "Ben bu tür projeleri hayata geçirmek için seçildim. Ülkenin nasıl geliştirilmesi gerektiğine ilişkin farklı fikirleri olanların yönlendirmesiyle hareket etmek için seçilmedim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.