Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hukuk Devleti

bursaarena.com.tr - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Grup Başkanvekili Kılıç’tan 'silahsızlanma' vurgusu Haber

CHP Grup Başkanvekili Kılıç’tan 'silahsızlanma' vurgusu

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, silahsızlanma sürecinin denetlenebilir ve kalıcı olması gerektiğini belirterek, hukuk devletinin de güçlendirilmesi çağrısı yaptı. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklif kapsamında atılacak her adımın tarihi sorumluluk taşıdığını ifade eden Kılıç, CHP’nin yaklaşımının silahsızlanmanın gerçek, doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması yönünde olduğunu söyledi. Teklifin yürürlüğe girmesi için terör örgütü PKK/KCK’nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, silah ve mühimmatların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesi şartlarının öngörüldüğünü hatırlatan Kılıç, sürecin kapsamlı bir güvenlik yaklaşımıyla ele alınması gerektiğini belirtti. “SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞIN BAŞLANGICIDIR” Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kılıç, yalnızca silahların susmasının kalıcı barış için yeterli olmayacağını söyledi. Kılıç, “Silahların susması, barışın başlangıcıdır ama kendisi değildir. Aynı anda hukuk devleti de güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. Toplumsal güvenin sağlanmadan kalıcı bir barış ortamının oluşamayacağını belirten Kılıç, CHP’nin teklif üzerindeki imzasının tüm hükümleri koşulsuz kabul ettiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kılıç, “İmzamız açık bir çek değil, devlet ciddiyetiyle üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur” diyerek, teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde gerekli gördükleri değişiklikleri gündeme getireceklerini söyledi. EKONOMİ ELEŞTİRİSİ Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Kılıç, Türkiye’deki enflasyonun vatandaşın günlük yaşamında ağır şekilde hissedildiğini savundu. Kiraların artık temel gider olmaktan çıkıp maaşların önemli bir bölümünü oluşturan bir yük haline geldiğini belirten Kılıç, fiyatların düşmediğini, yalnızca artış hızının yavaşladığını ifade etti. Ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, enflasyonun yalnızca para politikalarından değil; üretim sorunları, vergi düzeni, kentleşme politikaları ve kurumlara duyulan güven kaybı gibi birçok etkenden kaynaklandığını öne sürdü.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti Haber

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa etti

Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 40 yıllık CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. CHP'li belediye meclis üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını duyuran Kurt, yeni süreçte Özgür Özel ile kurulacak partide demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceklerini söyledi. ESKİŞEHİR (İGFA) - Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla 40 yıldır üyesi olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu. Kurt, açıklamasında yalnız olmadığını belirterek, Odunpazarı Belediyesi CHP'li Meclis Üyeleriyle birlikte partiden ayrıldıklarını ifade etti. Alınan kararın kişisel değil, Türkiye'nin demokrasi mücadelesinde yeni bir dönemin başladığına olan inançlarının sonucu olduğunu vurgulayan Kurt, Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlılıklarını yeni bir siyasi zeminde sürdüreceklerini kaydetti. Yeni süreçte Özgür Özel ile birlikte hareket edeceklerini açıklayan Kazım Kurt, kurulacak yeni partide Türkiye'nin demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelesine katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. "Benim için değişen yalnızca siyasi adres olacaktır. Değişmeyen ise halkın yanında durma kararlılığımdır." ifadelerini kullanan Kurt, Odunpazarı'na ve Eskişehir'e hizmet etmeyi aynı inanç ve sorumlulukla sürdüreceğini söyledi. Açıklamasında Özgür Özel'in, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." sözlerine de yer veren Kurt, CHP'nin kurucu değerlerinin binalarda değil, bu değerlere bağlı insanların mücadelesinde yaşamaya devam edeceğini ifade etti. Kazım Kurt, açıklamasını, "Bugün yeni bir başlangıcın ilk adımını atıyoruz. Yolumuz demokrasi, pusulamız Cumhuriyet, gücümüz halk olacaktır." sözleriyle tamamladı.

Eski Diyarbakır Cezaevi, 'Demokrasi ve Hafıza Merkezi'ne dönüşüyor Haber

Eski Diyarbakır Cezaevi, 'Demokrasi ve Hafıza Merkezi'ne dönüşüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi'ndeki çalışmaları yerinde inceledi. Ersoy, eski Diyarbakır Cezaevi'nin, cunta dönemlerinin karanlığını unutturmayan ve insan hakları bilincini gelecek nesillere aktaracak bir hafıza mekânına dönüştürüldüğünü açıkladı. ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi projesinde yürütülen çalışmaları yerinde incelediklerini duyurdu. Bakan Ersoy, eski Diyarbakır Cezaevi'nin kapsamlı bir dönüşüm süreciyle yalnızca bir müze değil, demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları bilincini gelecek kuşaklara aktaracak güçlü bir hafıza mekânı haline getirileceğini belirtti. Projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda hayata geçirildiğini ifade eden Ersoy, merkezin Diyarbakır'ın önemli buluşma noktalarından biri olacağını vurguladı. Hafıza müzesinin yanı sıra bünyesinde kütüphane, sergi alanları, tiyatro ve çok amaçlı salonların da yer alacağını belirterek, merkezin 24 saat yaşayan bir kültür ve sanat adası olarak hizmet vereceğini söyleyen Bakan Ersoy, açıklamasında, merkezin geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kuracağını ifade etti. Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi'nde yürüttüğümüz çalışmaları yerinde inceledik. Eski Diyarbakır Cezaevi'ni; cunta dönemlerinin karanlığını unutturmayan, demokrasinin, hukuk devletinin ve insan haklarının önemini gelecek nesillere aktaracak güçlü bir hafıza mekânına… pic.twitter.com/mam2kl1zjj — Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) July 23, 2026 Bakan Ersoy, tarihi tüm yönleriyle koruyan, demokrasimizi güçlendiren ve ortak hafızamızı yaşatan eserleri Türkiye'ye kazandırmaya kararlılıkla devam edeceklerinin altını çizdi.

SUAY KARAMAN yazdı: "Mahruki ve Eker.." Haber

SUAY KARAMAN yazdı: "Mahruki ve Eker.."

Everest Dağı'na tırmanmayı başaran ilk Türk olarak tarihine geçen ve arama kurtarma etkinlikleriyle tanınan AKUT'un kurucu üyeleri arasında bulunan Nasuh Mahruki, ne olduğu tam anlaşılamayan 15 Temmuz olayının 10. yılı nedeniyle sosyal medyadaki paylaşımı üzerine tutuklandı. Tutuklanmasına neden olan paylaşım şöyle: “15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD’dir, Fil’i feda etmiş, Vezir’i almıştır, Erdoğan’ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir.” Paylaşımında 15 Temmuz için ‘kontrollü darbe’ diyen Nasuh Mahruki, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasıyla tutuklandı. Bugüne kadar birçok kişi kontrollü darbe sözünü kullandı ama hiç kimse tutuklanmadı. 3 Nisan 2017 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelmiş ve 15 Temmuz'da yaşananları kontrollü darbe girişimi olarak nitelendirmişti. Bu ifadenin “darbeden önce, darbeden haberdar olmak” anlamına geldiğini söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu hükümet için “darbeden önceden bilgileri var” şeklinde açıklama yapmıştı. 10 yıldır 15 Temmuz için darbe, kontrollü darbe, tiyatro, senaryo diyen birçok kişiye görüşünü söylerken tepki verilmedi ama şimdi Nasuh Mahruki’nin paylaşımı üzerine tutuklanması ne anlama gelmektedir? Ceza yargılamasında; kişinin özgürlüğünü geçici olarak kısıtlayan, istisnai ve hukuki bir önlem olan tutuklama, peşin ceza verme yöntemi değildir. Tutuklama kararının verilebilmesi için kaçma şüphesi, delilleri karartma, tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma riski, tekrar suç işleme olasılığı, suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan güçlü bir şüphe bulunması yer alır. Bunların hiçbiri Nasuh Mahruki için geçerli değildir ancak tutuklama kararı verilmiştir. Bu tutuklama işlemlerinin aynısı günümüzde bazı belediye başkanlarına da yapılmaktadır. Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Ayışığı, 28 Şubat ve benzer davalarda yapıldığı gibi. Nasuh Mahruki’nin paylaşımının halkı nasıl bir kin ve düşmanlığa tahrik ettiği ya da aşağıladığı hakkında olumlu bir kanıt yoktur ama tutuklanmıştır. Bu olay ülkemizde ifade özgürlüğü ve hukuk devleti adına yeni bir kırılma noktası olarak tarihe geçecektir. Verilen bu tutuklama kararı ile düşünceler cezalandırılmaktadır. Siyasi iktidarla aynı görüşte olmamak, farklı bir değerlendirmede bulunmak, aykırı bir düşünce açıklamak suç olarak nitelendirilemez. Ülkemizde hukuku egemen kılamazsak, çok daha fazla karanlıklarda boğulacağımız bilinmelidir. Bu nedenle paylaşımı siyasal bir yorum olan değerli dostumuz Nasuh Mahruki en kısa sürede serbest bırakılmalıdır. Hukuk herkese gereklidir. 4 Haziran 2026 tarihinde Samsun’un Terme ilçesinin 26 yaşındaki AKP’li belediye meclisi üyesi Rümeysa Eker'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar görmezden gelinmektedir. Paylaşımında ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalistleri hedef alan ağır ifadeler kullanan AKP’li üye açıkça halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlamasında bulunmuştur. “Bu ülkede pezevenkler Kemalist’tir ve solu destekler” gibi birbirinden aşağılık ve rezil yorumlar paylaşan bu AKP’li belediye meclisi üyesi hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ama sonuç yoktur. İstifa etmesi, paylaşımlarını ortadan kaldırmaz, bütün pislikleri ortadadır. Ancak bu konuda yargı suskundur. Nasuh Mahruki için kartal kesilenler, söz konusu AKP’li belediye meclisi üyesi için kıpırdamamaktadır. İşte bu olay yargının getirildiği durumu gözler önüne sermektedir. Adalet, iktidarın değil milletin adaleti olmadığı sürece daha buna benzer çok örnekler yaşanacaktır. Bu nedenle önceliğimiz bir bütün olarak bu siyasi anlayıştan kurtulmak olmalıdır. Bunun için ülkemizin tam bağımsızlığına sahip çıkacak tüm muhalefete büyük sorumluluk düşmektedir. 20 Temmuz 2026 ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı Haber

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında Çankaya Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı gözaltına alındı. CHP'li Çankaya Belediyesi'ne dün sabah saatlerinde polis operasyonu düzenlendi. Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişi hakkında; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verildi. GÖZALTIONA ALINDI Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında gözaltı kararı verilen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, KKTC seyahatinden döndüğü sırada Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Esenboğa Havalimanı'na geldiği anlar böyle görüntülendi. MANSUR YAVAŞ'TAN ÇANKAYA OPERASYONUNA TEPKİ Çankaya Belediyesi önünde konuşan Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı: "Bugün maalesef istemediğimiz bir şekilde sabah operasyonu nedeniyle tepki göstermek için Hüseyin Başkanın yanında olduğumuzu göstermek için bugün buradayız. Dayanışmak için buradayız. Benim de söyleyeceklerim var. Türkiye'de garip şeyler oluyor." "ARTIK MUHATABIMIZ EMNİYET VE SAVCILIK" "Tüzük kurultayının yapıldığı gün yaptığı konuşmada CHP'li Belediyeler başarı oranında yüzde 58'lik oranı yakaladı. Bu da en kısa sürede yapılacak iktidar değişikliğini öngörüyor. Anlıyoruz ki bizim artık muhatabımız emniyet ve savcılık demiştim. Bugün oradayız. Hakkımızda işi bozulan veya belediyeden istediğini alamayan bazıları işi olmayınca gidip bizi şikayet edebiliriz. Savcılık Bakanlığa yazı yazar. Müfettişler inceler. Soruşturma yürür. Artık bu usul kalktı." "KORKACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK" "Hemen zimmet, rüşvet gibi iddialarla başkanlarımız gözaltına alınıyor. Çağrılıp da gitmeyen duydunuz mu? Neden korkacağız ki. Korkacak hiçbir şeyimiz yok. Benim mal beyanım her yerde yazılı. Şeffaf şekilde kamuoyunda paylaşıyoruz. Kaçacak korkacak hiçbir şeyimiz yok. Bizim cezamızı Ankara halkı verir. Düşman hukuku yerine daha önce benim iş başına geldiğim 2019'dan beri verdiğim şikayet dilekçelerinde yargılanan eski dönem bürokratlar var. Hiçbirisi gözaltına alınmadı, tutuklanmadı yargılanması devam ediyor. Olması gereken de budur. Halbuki ne oluyor bu operasyon 39. Belediye başkanımıza yapılan operasyon. Haksız tutuklamalar sonucu bazı iftiracılar itiraf adı altında başkalarını suçluyorlar. Polisin belediyeye girdiği anlar. Saat 04:42 Yapılan operasyonda belediye binasında aramaların devam ettiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyona ilişkin CHP Ankara İl Örgütü sosyal medya hesabından yapılan açıklamada belediye binası önüne çağrı yapıldı: "Değerli yoldaşlar, sabahın bu saatinde Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilçesi Çankaya'mızın Belediye Başkanlığı'na hukuksuzca bir operasyon düzenlenmektedir. Tüm partililerimizi, Ankaralı yurttaşlarımızı; Çankaya Belediyemizin önüne dayanışmaya davet ediyoruz" BAŞKANDAN İLK AÇIKLAMA GELDİ Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Kıymetli Çankayalılar, Sevgili yurttaşlarım; Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz. Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim. Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim. Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız." LİSTEDE KİMLER VAR Gözaltına alınanlar arasında Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı, Çankaya Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ağırman ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Emre Doğan'ın da olduğu öğrenildi. Diğer isimler şu şekilde; Bora Özel, Mehmet Yıldırım, Ali Yalçın, Songül Ulusal, Ertan Doğan, Seyfullah Yüzyıl, Şenol Bulut, Paki Kılavuz, Yavuz İriş, Tunç Emre Taşcıoğlu, Murat Bolat, Alaattin Güzel, Adnan Şen, Levent Yenal, Koray Kurtcu, Ayşegül Ünal, Eren Kaplan, Umut Kılıçaslan, Hakan Cemaloğlu, Remzi Baka, Hasan Alas, Erol Bulut, Mehmet Alas, Musatafa Samet Dadandı, İnan Sevilmiş BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili açıklama yayınladı: "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır" BUTLAN CHP'SİNDEN AÇIKLAMA Butlan CHP'sinin Sözcüsü Müslim Sarı, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde CHP'li belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisinin eklendiğini ifade ederek, yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Sarı, açıklamasında, "Bu sabah Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen operasyonla, son dönemde Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisi daha eklenmiştir" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, "Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi zorunludur. Gerçeğin ortaya çıkması, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi ve hukukun üstünlüğünün korunması adına süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz." dedi. ÇANKAYA BELEDİYESİ ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI Dikkat çeken bir diğer gelişme ise eylem çağrısının kimden geldiği oldu. Mansur Yavaş'ın sessiz kaldığı süreçte, eylem çağrısını Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu yaptı. Köylüoğlu, yaptığı açıklamada, "Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen hukuksuz operasyon karşısında; halkın iradesine, hukuk ve demokrasiye sahip çıkmak için tüm muhtarlarımızı belediyemizin önünde düzenlenecek buluşmamıza davet ediyoruz" ifadelerini kullanarak Ankaralıları belediye binası önünde toplanmaya çağırdı. ÇOK SAYIDA CHP'Lİ BELEDİYEYE GELDİ Odatv'nin haberine göre, operasyonun ardından çok sayıda CHP'li ve parti destekçisi Çankaya Belediyesi'nin önünde toplanırken, belediye binasının önünde ve giriş katında kalabalık oluştu. ESENBOĞA HAVALİMANINA İKİ MAKAM ARACI GETİRİLDİ Ankara'ya geleceğini açıklayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar kısmına iki makam aracı ve personel yönlendirildi. Görevlilerin Güner'in kişisel eşyalarını teslim almak için gönderildiği öğrenildi. "ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA..." Adana'da vatandaşlara bir traktör kasası üstünden seslenen Özel, operasyona ilişkin olarak şunları söyledi: "Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle ‘Kaçma şüphesi’ falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum’ dedi. Şunu söyleyeyim bu konuda. Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı atandı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar.' ANKARA'DAN ÇIKAN GİZLİ TANIK Dün sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyorlar. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır. Buradan bu konuda son sözüm şu. İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun. Yazın ortasında bir cumartesi günü bir siyasetçiyi, bir partiyi uğradığı saldırıdan sonra… Öyle ya emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin Cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Tekir Yaylası’nda bozulur. Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız. 2023 yılında bir seçim yaşadık. Kazanmayı çok istediğimiz bir seçim kaybettik. Oradan sonra hep beraber bir muhasebe yaptık. Dedik ki ‘CHP değişirse Türkiye değişir.’ Partiyi değiştirdik. Beş ay sonra Türkiye’de seçimlere girdik. En doğru adaylarla yola çıktık. Mersin’de Vahap Başkanı, Adana’da Zeydan Başkanı sizler yeniden istediniz. Size emanet ettik. Bağrınıza bastınız. Türkiye’nin yüzde 65’ini, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaparak kazandık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenerek geride bıraktık. Şimdi karşı karşıya bulunduğumuz tüm saldırılar şundan… Ekrem İmamoğlu’nun suçu, dört kez üst üste Erdoğan’ın gösterdiği adayları yenmektir. Benim suçum, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti’yi ilk kez yenen Genel Başkan olmaktır. Saldırıya uğrayan belediye başkanlarımızın suçu, iktidar yürüyüşünde halkçı belediyecilik yapmaktır. Bugün görevden alınan il başkanlarımızın suçu, şanlı bayrağımızı taşıdıkları bugünlerde iktidar yolundan sapmamaları, korkmamaları, geri dönmemeleridir."

SUAY KARAMAN: Arınma.. Haber

SUAY KARAMAN: Arınma..

İngiliz edebiyatçı Eric Arthur Blair (1903-1950) takma adıyla George Orwell, ‘1984’ adlı romanında şöyle yazar: “aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.” İşte bugün ülkemiz aynen bu duruma getirildi. Yıllardan beri anayasa askıya alındı, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına diğer mahkemeler uymamaya başladı ve siyasiler kararları eleştirdi. Siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri bu durumu normal kabul ettiler. Hukuk ayaklar altına alınırken üniversitelerin hukuk fakültelerinden ses çıkmadı, tepki verilmedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ ve mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması kararı üzerinde olumlu-olumsuz birçok görüş bildirilmektedir. Verilen kararın siyasi olduğu görüşü öne çıkmaktadır. CHP’nin derin bir kargaşa içine sürüklenerek, yapılacak seçimlerde parçalanmış bir CHP ile girilmesi planlanmaktadır. Bunun yanında iktidarı bırakmamak için her türlü yargı oyununun oynanacağının tüm muhalefet partilerine gösterilmesi amacı vardır. Gelinen bu aşamada CHP yöneticilerinin çözüm için farklı planlarının olmadığı da bir gerçektir. Sürekli miting yaparak, ülke gündeminin dışındaki konulara vurgu yaparak, açılıma el vererek boş yere zaman harcandığı ortaya çıkmıştır. Zaten anayasası askıya alınmış, hukuka uygun olmayan kararların verildiği bir ülkede yapılması gerekenlerin yerine, toplumu uyutmaya kalkışmak, siyasi iktidarın ekmeğine yağ sürmekten öteye geçmez. 16 Nisan 2017 halk oylamasında mühürsüz oylarla rejim değiştirilirken tepki vermeyenlerin hepsi, bugünkü durumun suçlularıdır. Bu koşullarda yapılacak seçimlerin güvenliği de tartışılır. Daha önce trafoya giren kediler gibi ilginç olaylar düşünülünce seçim güvenliğinin sağlanılamayacağı ve sandıktan kimin çıkacağı bellidir. 2023 seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için gözyaşları döken Özgür Özel, bugün yıllardır birlikte siyaset yaptığı Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya gelmiştir. Siyasetteki ve toplumdaki çürümüşlükten, ahlaksızlıktan payını alan ana muhalefet partisi, tüm muhalefeti toplayıp, tek adam yönetimine karşı güçlü bir birliktelik oluşturması gerekirken, kendisi paramparça edilmiş durumdadır. 24 Mayıs Pazar günü CHP genel merkezinde yaşananlar herkesi derinden üzmüştür. CHP’nin eski ve yeni yöneticilerinin öngörüsüzlüğü toplum önünde partiyi zor duruma düşürmüştür. Partililerin birbirilerine hakaret ederek ve partinin bölünerek gücünün zayıflatılması, emperyalizmin işine yarayacaktır. Burada esas olan isimlerden çok amaçlardır. İsimler sadece kullanılan ve işi bittikten sonra gönderilen piyonlardır. Bundan kurtulmanın yolu partiyi kuruluş ayarlarına geri döndürmektir. Kuruluş ayarlarına döndürülmeyen ana muhalefet partisi, her geçen gün savrulmaya devam edecektir. Ve açılıma teslim olarak ülkemizin bölünmesine doğru yol alınacaktır. Atatürk ilkelerine sıkı sıkı sarılan CHP’nin, ülkenin geleceğine umut olması beklenmektedir. Parti içi hakaret ve kavga yerine güç birliği yapılarak iktidar yolunda yürümek mümkündür. Gelinen durumda siyasi iktidarların hukuk dışı tutum ve davranışları karşısında tüm muhalefetin güç birliği yapması gerekirken, ana muhalefet partisi kendi iç sorunlarıyla karşı karşıya getirilmiştir. Bugün yargının durumu Demokrat Parti’nin 18 Nisan 1960 tarihinde kurduğu Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) ile benzemektedir. 15 Demokrat Partili milletvekilinden oluşan bu komisyon, savcıların, askeri ve sivil hâkimlerin tüm yetkilerine sahip olacaktı. Gazete toplatabilecek, basımevleriyle birlikte kapatabilecekti. Her türlü evrak, belge ve eşyaya el koyabilecekti. Komisyon kararlarına karşı gelenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. Komisyon kararlarına itiraz mümkün değildi. Demokrat Parti’nin yaptığı açıkça bir sivil darbeydi. Demokrat Parti, 14 Aralık 1953 tarihinde çıkardığı 6195 sayılı yasayla CHP'nin bütün mallarına el koymuştu, CHP’yi kapatmak istiyordu. Bugün ise AKP, CHP yönetimini geçersiz kılarak, kargaşa içine sokmuştur. Meclis grubunda “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyebilen ve “odunu koysam milletvekili seçtiririm” sözüyle demokrasiden hiçbir şey anlamadığını gösteren Demokrat Parti’nin Başbakanı Adnan Menderes iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olmak üzere ikiye ayrılarak, tartışma konusu yapılmıştı. Türkçe söylenen ezan Arapça’ya çevrilmiş, irticaya ödünler verilmiş, özgürlükler kısıtlanmıştı. Demokrat Parti döneminde ulusal bütünlüğümüz parçalanmış, yönetim partizanlaştırılmıştı. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye emperyalist ABD’nin çıkarı için asker yollanmıştı. Basın ağır sansür altında tutulmuş, bazı gazeteler sansür nedeniyle beyaz çıkmış, gazeteciler hapse mahkûm edilmişti. Demokrat Parti iktidarında yaklaşık 3000 gazeteci hakkında dava açıldı ve yaklaşık 1000 gazeteciye verilen cezaların toplamı 200 yıl civarındaydı. Sürekli olarak demokrasi dışı tutum ve davranışlarda bulunan Demokrat Parti hükümeti sonuç olarak, ordu, gençlik ve halkın elele vererek adım adım 27 Mayıs 1960 İhtilaline doğru yol almasına neden olmuştur. Koşullar tamam olduğu zaman ihtilal kaçınılmaz olur. İhtilal sonucunda oluşan devrim, topluma aydınlık ve özgürlük sunarken, darbeler topluma zulüm, baskı ve işkence vermektedir. Her ihtilalin, onu yapanlar kadar, onun koşullarını hazırlayanların da eseri olduğunu bilmeliyiz. 27 Mayıs Devrimi’nin topluma kazandırdığı en büyük yapıt olan 1961 Anayasası ile laik devlet yapısına sosyal devlet ve hukuk devleti kavramları girmiştir. Bu çağdaş anayasa ile ülkemizde Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Senatosu gibi yeni kurumlar kurularak, amaçları doğrultusunda verimli çalışmalarıyla toplumsal düzenlemelere önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz… 25 Mayıs 2026 ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

CHP Mutlak butlan davasında karar çıktı: Kılıçdaroğlu başkanlığa dönüyor! Haber

CHP Mutlak butlan davasında karar çıktı: Kılıçdaroğlu başkanlığa dönüyor!

CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin davada karar açıklandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Karara göre Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığa geri dönüyor. 21:20 MUTLAK BUTLAN KARARI CHP'YE ULAŞTI Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı CHP Genel Merkezi'ne ve Kemal Kılıçdaroğlu'na resmi olarak iletildi. 21:02 CHP Genel Merkezi'nde arbede yaşandı CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptal edilip Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iade edilmesi kararının ardından CHP Genel Merkezi ve CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde kalabalık toplandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'nı mutlak butlan gerekçesiyle iptal etmesi ve Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştırarak koltuğu Kemal Kılıçdaroğlu'na iade etmesi yönündeki kararının ardından İstanbul ve Ankara'da hareketli saatler yaşanıyor. Kararın açıklanmasının ardından çok sayıda partili ve vatandaş, CHP Genel Merkezi ve CHP İstanbul İl binası binasının önünde toplanmaya başladı. Partinin genel merkez binası önünde tansiyon yükseldi. Toplanan kitle tarafından, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine sloganlarının atıldığı duyuldu. BASIN MENSUPLARINA SALDIRI Bazı vatandaşlar basın mensuplarına tepki göstererek saldırdı ve kısa süreli arbede yaşandı. Polis genel merkez çevresindeki önlemleri artırdı. CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI CNN Türk muhabiri Arife Yılmaz, CHP İstanbul İl Başkanlığı önündeki son durumu aktardı. Yılmaz "Partililere CHP kanadından bir mesaj iletildi. İl başkanlıklarının önünde toplanması söylendi. Mesajda "Herkesi il başkanlıklarının önlerine bekliyoruz" denildi. CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın önü oldukça kalabalık. Kalabalık, peyderpey artıyor. Polis ekipleri güvenlik önlemleri aldı." dedi. 20:57 Mansur Yavaş'tan ilk açıklama: Aklıselimle hareket edilmeli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı ile ilgili, "Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir" dedi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir. Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur; Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen 'seçime hile karıştırıldığı' yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez. Anayasa’nın 79'uncu maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir. Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz" dedi. 'ORTADA BİR YARGI KARARI VARDIR' Mansur Yavaş açıklamasında, "Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı haline de getirilemez. Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hale getirmektir. Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer. Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükunetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız. Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir" ifadelerini kullandı. 20:21 ÖZEL'İN FOTOĞRAFI GENEL MERKEZ'E ASILDI Mutlak butlan kararı sonrası olağanüstü MYK toplantısı yapılan CHP Genel Merkezi'ne Özgür Özel'in posteri asıldı. 20:19 DEM PARTİ'DEN AÇIKLAMA DEM Parti'den yapılan açıklama şöyle: CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, hukuk ve adaletle bağdaşmayan, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçasıdır. DEM Parti olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır. Toplumsal barış ve demokratikleşme adımlarının tartışıldığı bir dönemde bu tür kararların alınmasının zamanlamasına dikkat çekilen açıklamada, yargı müdahalelerinin iç barışa zarar verdiği aktarıldı. Kararın toplumsal güveni zedelediğini belirten DEM Parti MYK, açıklamayı şöyle sürdürdü: Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür. Toplumda kutuplaşmayı artıran, iç barışı tahrip eden uygulamalar güven bunalımını artırır. Yasal düzenlemelerin eşiğine geldiğimiz bugünlerde alınan bu karar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta gölgelemeye dönük bir adımdır.” Açıklamada ayrıca, yaşanan krizin sadece bir partiyi değil, Türkiye’nin genel demokrasi zeminini ilgilendirdiği ifade edilerek, hukuk dışı uygulamalara derhal son verilmesi çağrısı yapıldı: Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Bu hukuk ve adalet dışı uygulamalara derhal son verilmelidir. DEM Parti olarak; bu ülkede demokrasiyle soluklanabileceğine inanan, adalete özlem duyan, demokratik değerler için mücadele eden milyonlarca yurttaşımızla bir aradayız, yan yanayız. 19:51 KARAR SONRASI KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL ARASINDA İLK TEMAS Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik: Sayın Genel Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kaosun engellenmesi kapsamında yapmış olduğu tweetteki değerlendirmeler çerçevesinde birazdan Sayın Özgür Özel’i arayacak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu sorundan birlikte, el ele ve müzakere ederek çıkması kapsamında gerekli çalışmalara başlayacağını ifade edecektir. Dolayısıyla, Sayın Özgür Özel’in birazdan Sayın Genel Başkanımız tarafından aranacağı bilgisini sizlerle paylaşmak istedim. 19:39 CHP RESMİ HESABI KILIÇDAROĞLU'NU TAKİPTEN ÇIKTI CHP X resmi hesabı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu takipten çıktı. KILIÇDAROĞLU'NDAN İLK AÇIKLAMA CHP davasında verilen mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün partililer kararı sükûnetle karşılamalı. Partimiz sorunlarını kendi içinde çözecektir" dedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Söz konusu davanın kabulüne karar veren Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetti. Daire, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptal kararı dolayısıyla bu tarihten sonra parti bünyesinde gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz kaldığına karar verdi. Kararda, "Olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptali" nedeniyle "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultay'dan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine" karar verdi. Ayrıca, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptaline hükmetti. "PARTİMİZ SORUNLARINI KENDİ İÇİNDE ÇÖZECEKTİR" CHP davasında verilen mutlak butlan kararının ardından gazeteci Gürbüz Evren'e konuştu. Evren'in CNN Türk ekranında aktardığına göre Kılıçdaroğlu "Bütün partililer kararı sükûnetle karşılamalı. Partimiz çok büyük bir partidir. Partimiz sorunlarını kendi içinde çözecektir." ifadelerini kullandı. 19:14 Mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel'den ilk açıklama CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası sanal medya hesabından daha önce yaptığı bir konuşmanın videosunu yayınladı. Videoda Özel, "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" dedi. 18:59 Adalet Bakanı Gürlek: Demokratik bir karar alındı Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasına ilişkin aldığı mutlak butlan kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Süreç CHP'li delegelerin şikayetleri ile başlamıştır. Demokratik bir karar alındı" dedi. Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamaları şöyle: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi bugün önemli bir karar vermiştir. Bu kararın merkezinde doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması yer almaktadır. Çünkü hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez. CHP Delegelerinin Başvurusu ve Yargı Süreci Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç bizzat Cumhuriyet Halk Partili delegelerin başvurularıyla başlamış, yine CHP’li delegelerin beyanları ve tanıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 4-5 Kasım 2023 tarihinde kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakatlığa uğradığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Hukukun Üstünlüğü ve Seçim Güvenliği Burada altını çizmek isterim ki yargının görevi hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir. Çünkü siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonlarıdır. Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren, demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içerisinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Milletin ve Delegelerin İradesine Bağlılık Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir. 18:37 KILIÇDAROĞLU 'ARINMA' ÇAĞRISI YAPMIŞTI CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararı öncesi sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP'ye 'arınma' çağrısı yapmıştı. CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak, bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur. Dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. "EMANET KİRLETİLEMEZ" İkincisi, koca bir çınardır Cumhuriyet Halk Partisi. Bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşanmıştır ama asla diz çökmemiştir, teslim alınamamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Bu ruha ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değil, bizlere bırakılmış kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz. "TEHDİTLERİNİZ VIZ GELİR" Kardeşlerim, bu ulu çınarın gölgesinde haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini de yapar ama yolundan dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür, halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür. Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kez çiçek açar ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim, ben hakikatin yanında dururum. Bakınız, 70 yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka şey söylemesini asla beklemez. Aklımız nefsimize uymasın, yolumuz dürüstlükten ayrılmasın, rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım." 18:33 CHP GENEL MERKEZİNDEN DEĞERLENDİRME Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla Özgür Özel ve parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi görevi devraldı. CHP Genel Merkezi, yaşanan gelişmeler sonrası olağanüstü toplantı kararı aldı. Milletvekili Gökhan Günaydın, toplantı öncesi ilk değerlendirmesini paylaştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında aldığı karar sonrası parti içinde hareketli saatler yaşanıyor. Mahkeme, Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevleri devralmasına hükmetti. Bu gelişmeler üzerine CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü toplantı kararı alındı. Parti binasında yaşanan yoğun hareketlilik ve toplantıya hazırlık çalışmaları dikkat çekti. Toplantı öncesi CHP Milletvekili Gökhan Günaydın basına yaptığı kısa açıklamada, “Konuşmak için erken, toplantı çıkışı bir değerlendirme yaparız” dedi. 18:33 KILIÇDAROĞLU NEREDE? Kemal Kılıçdaroğlu CHP'ye butlan kararını Ankara'daki ofisinde aldı. Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu karar sonrası gelişmeleri takip etmek için evine geçti. 18:33 GÜRSEL TEKİN’İN GÖREVİ SONA ERDİ İstanbul İl Başkanlığına Gülsüm Hale Özcömert Coşkun görevlendirildi CHP İstanbul İl Başkanlığına mahkeme kararıyla atanan Gürsel Tekin'in de görevine, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararıyla son verildi. CHP İstanbul İl Başkanlığına Gülsüm Hale Özcömert Coşkun'un görevlendirildi. 18:24 İYİ Parti olağanüstü toplanacak Mutlak butlan kararının ardından İYİ Parti Başkanlık Divanı yarın saat 10.00'da Müsavat Dervişoğlu başkanlığında olağanüstü toplanacak. 17:52 "ÖZGÜR ÖZEL GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMİŞ POZİSYONDA" CNN Türk yayınında konuşan hukukçu Şükrü Aksu; "Bu karar temyiz yolu yani Yargıtay yolu açık olarak verilmiş olan bir karar. Normal şartlarda ihtiyati tedbir kararı verilmese idi Yargıtay’dan karar gelinceye kadar Özgür Özel görevine devam edecekti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini de kabul ederek, bu noktada bugün itibariyle Özgür Özel, parti meclisi, yüksek disiplin kurulu, tamamıyla görevden el çektirilmiş pozisyondadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nu, o dönemdeki parti meclisi ve yüksek disiplin kurulunu, karar kesinleşinceye kadar yani Yargıtay’a giderlerse Yargıtay’dan dönünceye kadar görevli olarak addetmiştir." 17:50 CHP'DE MYK OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Mahkemenin "Mutlak butlan" kararı sonrası CHP Merkez Yönetim Kurulu olağanüstü toplandı. 17:48 CHP İÇİN "MUTLAK BUTLAN" DAVASINDA KARAR Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı'nın 'mutlak butlan' nedeniyle malul olduğu tespiti ile iptaline karar verdi. Mahkeme, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin usulsüzlük soruşturması başlatırken, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, kurultayın iptali için ayrı ayrı mahkemelerde dava açtı. Açılan iptal davaları Ankara 42'nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki dosyada birleştirildi. Mahkeme 24 Ekim’de görülen duruşmada, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan asıl davanın 'konusuz' kaldığını belirterek, karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Mahkeme, birleşen dosyalar yönünden yaptığı değerlendirmede, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın açtığı davayı, davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. ‘KANUNUN EMREDİCİ HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK’ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38’inci Olağan Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin açılan davalarda istinaf incelemesini tamamladı. Daire, Siyasi Partiler Kanunu, Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümlerini birlikte değerlendirerek kurultay süreçlerine ilişkin inceleme yaptı. Kararda, Ankara 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul 72’nci Asliye Ceza Mahkemesi dosyaları kapsamında toplanan deliller, ifade tutanakları ve resmi kurumlardan gelen bilgi ve belgelerin birlikte değerlendi. KURULTAY İPTAL EDİLDİ İstinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesinin ‘konusuzluk’ değerlendirmesi hukuka uygun bulunmadı. Daire, sonradan yapılan olağanüstü kongre ve kurultayların, önceki kurultayda bulunduğu değerlendirilen hukuka aykırılıkları ortadan kaldırmayacağı kanaatine vardı. Mahkeme, CHP’nin 38’inci Olağan Seçimli Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ (kesin hükümsüzlük) nedeniyle yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verdi. Kurultayın iptal edilmesi nedeniyle sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların da iptaline hükmedildi. 38'nci Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verildi. CHP İSTANBUL İL KONGRESİ İPTAL EDİLDİ 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğu tespiti yapıldı. Kongrenin iptali ile kongre tarihinden önceki duruma dönülmesine, kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine devam etmelerine karar verildi. (CNNTürk)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.