Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Horasan Erenleri

bursaarena.com.tr - Horasan Erenleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Horasan Erenleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı Haber

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı

Sivas Katliamı’nın 33. yılında yüzlerce yurttaş Madımak Oteli'ne yürüdü. Utanç müzesi afişlerinin otele asıldığı anmada Özgür Özel, katliamın insanlık suçu sayılması ve otelin utanç müzesi olması gerektiğini vurguladı. Madımak Oteli'nde 33 aydının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında Sivas'ta anma programı düzenlendi. Anma etkinlikleri kapsamında binlerce yurttaş, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde bir araya gelerek Madımak Oteli'ne yürüdü. Yürüyüşe mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel de katıldı. Yürüyüş sırasında açıklamalarda bulunan Özel, "33'üncü yas yılındayız. Sivas'ta yanan ateş sönmedi, adalet sağlanmadı. İnsanlığa karşı işlenen bu büyük suç maalesef zamanaşımına uğratıldı. Firardakiler yakalanmadı, cezaevindekiler affa uğradı. O günkü ateş hala Sivas'ta yanıyor" dedi. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sivas, CHP'nin Genel Başkanı'nın burada olmasını çok önemsiyor. Yıllardır milletvekili olarak geldiğim süreçte söz vermiştik, o sözü ilk yıldan beri tutuyoruz ve tutmaya devam edeceğiz. Madımak'ın mutlaka utanç müzesi olması gerekiyor. İnsanlığa karşı suçların zamanaşımına uğramaması gerekiyor ve Sivas Katliamı'nın da bir insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi, her türlü zamanaşımından muaf olması gerekiyor. Zaten imzaladığımız uluslararası anlaşmalar da bunu gerektiriyor. Hükümet bunun gereğini yapmıyor şu anda." Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, 33 yıldır adalet arayışının sürdüğünü belirterek, "33 yıldır burada bir kor ateş yanıyor. Bu ateşin sönümlenmesi, adalete kavuşulmasıyla mümkün. Ancak 33 yıldır ailelerin adalet arayışı devam ediyor" ifadelerini kullandı. Özel, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok farklı farklı adaletsizlikler var. Hala firarda olanlar var. Yakalanmış Almanya’da ama halen Türkiye’ye iade edilmemiş, altı yıl daha iade edilmezlerse zaman aşımından yararlanacaklar var. Ağırlaştırılmış müebbet hapis aldıkları halde Anayasa Mahkemesi’nin geçmişteki haksız ve yersiz bir yorumlamasıyla serbest kalmış olanlar var. Terör suçları koşullu salıverme şartlarından yararlanmazken, Madımak katillerinin yararlandırıldığı ve Madımak’ın bir terör olayı sayılmadığı bir süreçle karşı karşıyayız." Özel, katliamın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Diğer bir taraftan insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ancak ve ancak Madımak’ın insanlığa karşı bir suç olarak işlendiğini kabul etmeyenler ve bunu zaman aşımına tabi tutan bir takım yaklaşımlar var. Bu yüzden bu çoklu adaletsizlik ortamında hep birlikte ailelerin yanındayız, kurumların yanındayız, ilk günden beri adalet arayan hukukçuların ve avukatların yanındayız. Bütün canların yanındayız." "2 TEMMUZ UTANÇ GÜNÜ OLARAK ANILACAK" Madımak Oteli'ne "Madımak Utanç Müzesi" yazılı tabela asıldığını hatırlatan Özel, mücadelenin süreceğini belirtti. "Bugün 'Madımak Utanç Müzesi' diye bir tabelayı oraya yapıştırdılar" diyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bunun, devlet tarafından resmen buranın bir utanç müzesi olarak kabul edildiği ve 2 Temmuz’un bir utanç günü olarak kanunlaştığı güne kadar mücadelemizi bu konuda sürdüreceğiz. Daha önce bu konuda Meclis’te çeşitli çalışmalarımız, girişimlerimiz, kanun tekliflerimiz oldu. Ümit ediyoruz ki bu Madımak’ta yaşananları bir insanlık suçu olarak görmeyen, zaman aşımından yararlandıran, firarileri bulmayan, yıllarca kırmızı bültenle arananların evinde vefat ettikten sonra buralarda olduğunun farkına varan ve davanın düştüğü söylendiğinde, tahliyeler söylendiğinde bunu olumlu bir gelişme olarak ifade edip, ‘Vatana ve millete hayırlısı olsun’ diyenlerin iktidarı son bulduğunda, halkın iktidarı kurulduğunda buraya bu tabela ve altında devletin resmi mührünün de bulunduğu şekilde kalıcı olarak asılacak. 2 Temmuz da bir utanç günü olarak alınacak. Ben bir kez daha acıyı paylaşıyorum ve Sayın Genel Başkanların şahsında tüm canları saygıyla selamlıyorum." (Video: Pir Haber Ajansı) HORASAN ERENLERİ DERNEKLER FEDERASYONU SİVAS'TA 2 Temmuz için Sivas'ta bulunan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, anı köşesine karanfiller bırakıp, basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı; "Bugün burada yalnızca bir anma yapmak için toplanmadık. Bugün burada acımızı paylaşmak, birlik ve kardeşliğimizi haykırmak için toplandık. Bundan tam otuz üç yıl önce Madımak'ta 33 aydınımızı katlettiler. Aradan geçen bunca yıla rağmen içimizdeki ateş sönmedi. Çünkü Madımak yalnızca bir bina değildi. Madımak, bu milletin vicdanına vurulmuş ağır bir darbeydi. Biz biliyoruz ki 2 Temmuz Madımak katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar katliamı aynı karanlık planın parçalarıdır. Madımak'ta canlarımızı yakarak bizi birbirimize düşürmek istediler. Başbağlar'da köylülerimizi kurşuna dizerek aynı oyunu sürdürmek istediler. Ama başaramadılar. Bu milleti bölemediler. Alevi ile Sünniyi düşman edemediler. Çünkü biz bin yıllık kardeşliğin evlatlarıyız. Biz inanıyoruz ki Madımak katliamının gerçek failleri ortaya çıkarılmadan bu acı dinmeyecektir. Biz bu karanlık planların arkasında ABD ve NATO'nun Gladyo örgütünün bulunduğunu biliyoruz. Bu milleti birbirine kırdıran bütün karanlık ilişkiler açığa çıkarılmalıdır. Birkaç gün sonra Ankara'da NATO toplantısı yapılacak. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Anadolu, emperyalist hesapların oyun sahası olmayacaktır. Bu millet artık kardeş kanı üzerinden kurulan senaryolara teslim olmayacaktır. Biz Horasan'dan çıktık. Ehlibeyt sevgisiyle yoğrulduk. Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu'ya geldik. Pirlerle, dedelerle, erenlerle bu topraklarda bir olduk, diri olduk, kardeş olduk. Yüzyıllardır üzerimize Hızır Paşalar gönderdiler. Her defasında Pir Sultan olduk. Her defasında zalimin karşısında dimdik durduk. Her defasında "Gelin canlar bir olalım" dedik. Çünkü bizim yolumuz sevginin yoludur. Biz can veririz. Can almayız. Çünkü biz canız. Biz ulu bir yolun talipleriyiz. Bugün buradan bütün Türkiye'ye sesleniyoruz. Madımak'ın acısı hepimizin acısıdır. Başbağlar'ın acısı hepimizin acısıdır. Bu ülkenin neresinde bir can yanmışsa o acı hepimizin acısıdır. Sivas artık acının şehri olarak anılmamalıdır. Sivas kardeşliğin, sevginin ve birliğin şehri olmalıdır. Erenlerimiz, pirlerimiz ve dedelerimiz bize bunu öğütlemiştir. Bugün Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızın huzurunda söz veriyoruz. Sizi unutmayacağız. Sizin adınızı yaşatacağız. Bu milleti birbirine düşürmek isteyen odaklarla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Çünkü bu vatan hepimizindir. Bu bayrak hepimizindir. Bu devlet hepimizindir. Kazanan kardeşlik olacaktır. Kazanan Türk Milleti olacaktır. Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızı saygı ve özlemle anıyor ve onlara söz veriyorum. Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak anınızı yaşatacak ve bu katliamın asıl faillerinin ortaya çıkarılması için kararlılıkla çalışacağız." KİM NE DEDİ Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli'nin yakılması sonucu 33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel çalışanının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında siyasetçiler ve kurumlar anma mesajları yayımladı. Bakın hangi siyasetçi ne dedi... Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: "2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta yaşanan katliamda hayatını kaybeden bütün canları rahmetle anıyorum. Bu ülkenin yaşadığı derin acılar bize bir yol gösteriyor; asla ve asla kör karanlık akılların ürettiği nefretin ülkemizi sarmasına izin vermeyeceğiz. Birliğimizden, beraberliğimizden vazgeçmeyeceğiz" Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: "2 Temmuz 1993… Tarihimize kara bir leke, ortak vicdanımıza hiç dinmeyecek bir acı olarak kazınan Madımak Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyorum." Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan: "Eşit yurttaşlığın teminatı olacak bir Ayrımcılıkla Mücadele Yasası gecikmeden TBMM gündemine alınmalıdır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Müslüman’ın, Gayrimüslim’in; bu ülkenin her yurttaşının hukuk önünde eşitliğini güvence altına alan böyle bir düzenleme, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Barışı, milli birlik ve bütünlüğü, ülkede güvenin yeniden tesis edilmesini konuştuğumuz bugünlerde, böylesi bir adım en güçlü samimiyet göstergesi olacaktır. Barış, ancak hukuki güvenceyle ve ortak toplumsal hafızayla inşa edilir. Acıları tanıdığımızda, eşit yurttaşlığı güvence altına aldığımızda ve vicdanı kamusal hayatın temeline yerleştirdiğimizde kalıcılaşır." DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: "2 Temmuz 1993’te Madımak’ta katledilen 35 canımızı saygı ve rahmetle anıyorum. Hiçbir vatandaşımızın düşüncesi, kimliği ya da inancı nedeniyle hedef alınmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz" Odatv

Hacıbektaş’ta konuşan CHP’li Canpolat: Türk dili tüm dünyaya buradan yayıldı Haber

Hacıbektaş’ta konuşan CHP’li Canpolat: Türk dili tüm dünyaya buradan yayıldı

Hacıbektaş’taki cemevi açılışında konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Türk dünyasının inanç ve kültürüne yaptığı derin katkıların altını çizerek, “Bu coğrafyada Türk dili, etkili bir şekilde kullanılıyorsa, bunun merkezi burasıdır. Türk dili buradan bütün dünyaya yayılmıştır” dedi. Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde inşa edilen Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergahı Cemevi’nin ikinci etabının açılışı dün düzenlenen törenle yapıldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sahibi olduğu araziyi cemevi yapılması için Horasan Erenleri Federasyonu’na bağışlamasıyla inşaatına başlanan ve külliyesi 6 bin metrekarelik bir alana yayılan cemevinin açılış programına siyaset dünyasından da çok sayıda isim katıldı. Törene Cumhuriyet Halk Partisi adına katılan Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat ise, yaptığı konuşmada 13’üncü Yüzyıl’da yaşamış ve Anadolu ile Balkanların Türk yurdu olmasını sağlamış Hacı Bektaş-ı Veli’nin ve onun öğrencilerinin mücadelesini hatırlatarak “Bu coğrafyada Türk dili, etkili bir şekilde kullanılıyorsa, bunun merkezi burasıdır. Türk dili buradan bütün dünyaya yayılmıştır” dedi. Açılıştaki konuşmasına “Siyasi partilerin temsilcileri, sevgili dedeler, babalar; Hacı Bektaş’ın ocağında hepinize Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu adına saygı ve sevgilerimi sunuyorum” diyerek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını ileterek başlayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, arazi bağışından dolayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de teşekkürlerini iletti. ‘TÜRK DİLİ BU COĞRAFYADA ETKİLİYSE MERKEZİ BURASIDIR’ Aynı zamanda Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne dair çok sayıda kitabın da yazarı olan Cemal Canpolat, konuşmasında Hacı Bektaş-ı Veli’nin Türk kültürüne yaptığı derin katkıları özellikle vurguladı. “Değerli canlar, burası Türk yurdunun merkeziydi” diyen Canpolat, “Lokman Perende’den, Ahmet Yesevi’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye kadar bu toprakları Türk yurdu yapanların merkezi oldu burası. Bu coğrafyada Türk dili, etkili bir şekilde kullanılıyorsa, bunun merkezi burasıdır. Türk dili buradan bütün dünyaya yayılmıştır” ifadelerini kullandı. ‘BU MÜCADELENİN İLİM MERKEZİ HACIBEKTAŞ’TIR’ Hacıbektaş’ın ocağında yetiştirilmiş bin 500 öğrencinin Balkanların Türk yurdu haline getirilmesinde eşsiz katkıları olduğunu vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Canpolat, “Bu öğrenciler Balkanları Türk yurdu yaptılar, sadece Bulgaristan’da iki bine yakın Bektaşi dergahının ocağının tütmesini sağladılar. Arnavutluk’tan Yugoslavya’ya kadar bütün Balkanları Osmanlı Devleti ile birlikte Türk yurdu yaptı bu öğrenciler” dedi. Osmanlı’nın kuruluşundaki ana kurucu unsurun da burası olduğunu belirten Canpolat, “İşte bu mücadelenin ilim merkezi Hacı Bektaş-ı Veli’dir. Yeniçeri Ocağı’dan Edebali’ye, Hacı Bektaş’a kadar siyasi, kültürel, askeri, inançsal olarak ana omurga burada çakılmıştır. O nedenle bu cemevinin Hacıbektaş’ta olması, bu ana omurganın yeniden ayağa kalkması adına çok önemlidir. Hayata geçirilmesine katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. ‘KERBELA MAZLUM İLE ZALİM ARASINDA BİR TERCİHTİR’ Hazreti Muhammed’in torunu Hazreti Hüseyin ve ailesinin Irak’ın Kerbela Çölü’nde Emevi Halifesi Yezid tarafından işkence edilerek, susuz bırakılarak katledilmesinin de yıl dönümü olduğunu, o nedenle bugünlerin matem günü olduğunu vurgulayan Cemal Canpolat, “Kerbela matemi, mazlum ile zalim arasında bir tercihtir. Peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin, saltanatı tercih ederek, hanı-hamamları tercih ederek hayatta kalabilirdi. Neyi tercih etti Hazreti Hüseyin? Mazlumun, sahipsizin, kimsesizin, mağdurun yanında yer alarak ölümü tercih etti” ifadelerini kullandı. ‘O İNANÇ VE KARARLILIK HÜSEYİN’E AİT’ Hazreti Hüseyin ve ailesinin Kerbela’dan tüm dünyaya yayılan direnişlerinin bugün aynı coğrafyada izlerini görmenin mümkün olduğunu vurgulayan Cemal Canpolat, “Bugün İslam coğrafyasında dışlanan, itilen, ister Filistin’de, ister Lübnan’da, ister İran’da mazlum olan herkesin inanç ve kararlılığı Hüseyin’in inanç ve kararlılığıdır. Çünkü o, zalime karşı mazlumun, ezilenin yanında durmak için şehit edildi” dedi. ‘BU COĞRAFYADA DİRENİŞ VARSA SEBEBİ KERBELA’DIR’ CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “Bugün İslam coğrafyası, halen zulme karşı mukavemet ediyorsa, bunun en önemli sebebi Kerbela’dır, Hüseyni duruştur, Hüseyin’in mazlumdan yana tavır almasıdır” dediği konuşmasını “İşte bu nedenle Hazreti Hüseyin’in, Hazreti Zeynep’in sevgisi üzerinize olsun, hepinize saygılar sunuyorum” ifadeleriyle noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.