Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hollanda

bursaarena.com.tr - Hollanda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hollanda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak Haber

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak

İngiltere'nin, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik bir ticaret ambargosu duyurması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband'in ilerleyen saatlerde yaptırımları parlamentoda açıklaması öngörülüyor. ABD'nin İngiltere'nin kararına karşı çıkması muhtemel. İsrail tarafında ise şimdiden tepkiler yükseldi ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere büyükelçisinin sınırdışı edilmesi çağrısında bulundu. Görevdeki altıncı haftasını dolduran İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, geçen hafta İsrail politikasını yeniden şekillendirme niyetini belirtmişti. İngiltere'nin Batı Şeria yerleşimlerinden gelen mallar ile İsrail'de üretilen ürünler arasında nasıl bir ayrım yapacağına dair ayrıntılar belirsizliğini korurken, yıllık sekiz milyar doları aşkın ikili ticaret hacmi üzerindeki etkinin asgari düzeyde kalması bekleniyor. Temmuz ayından bu yana görevde olan İngiltere Başbakanı Andy Burnham, 7 Eylül Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu konusunu ele aldı ve ofisinden yapılan açıklamaya göre "iki devletli çözümün önemini" vurguladı. Sorun İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi. Miliband ve diğer Batılı siyasetçiler, bu projenin Filistinlilerin kendi devletleri için talep ettikleri toprakları böleceğini vurguluyor. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim projesine beş batılı ülke dahil birçok ülkeden kınamaİngiltere: İsrail adım atmazsa, Eylül'de Filistin devletini tanıyacağız Birleşmiş Milletler ve İngiltere dahil çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini yasadışı kabul kabul ediyor ve Batı Şeria'yı askeri işgal altındaki bir bölge olarak görüyor. İsrail ise Batı Şeria'nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor ve Yahudilerin bu topraklar üzerinde tarihi bir hak iddiası bulunduğunu öne sürüyor. İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri Ağustos ayında İsrail'in E1 yerleşim planlarını eleştirmiş, Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden ise yaptırımların arkasında bu gelişmelerin yattığını belirtmişti. McFadden, 8 Eylül Salı günü Times Radio'ya yaptığı açıklamada, "Tehlikenin daha acil bir hal almasının nedeni, son hafta ve aylarda genişleyen yerleşim faaliyetleri" dedi. İsrail Başbakanlık Ofisi ve Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yorum taleplerine haber yayımlanana kadar yanıt vermedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde koltuğunu korumaya çalışıyor. Anketler, iktidar koalisyonunun birkaç sandalye kaybedebileceğini ve çoğunluğu sağlayamayabileceğini gösteriyor. Hangi Avrupa ülkeleri yerleşimlerden gelen ürünleri yasakladı? İspanya, İrlanda ve Hollanda, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatını yasakladı ama bu yasakların tamamı henüz yürürlüğe girmedi. McFadden, İsrail'in İngiltere için önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini ve tüm İsrail mallarına yönelik bir boykot uygulanmayacağını belirtti. Yerleşim yerlerinden gelen mallar ağırlıklı olarak taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. İsrail'in toplam ticaret hacminin yalnızca çok küçük bir kısmını teşkil ediyor. Diplomatlar, İsrail'den gelen bazı malların menşei belirtilmeksizin yerleşim birimlerinden elde edilen ürünleri içerebilmesi nedeniyle, bir ithalat yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ifade ediyor.

Papa'ya suikast iddiasıyla yargılanan Türk iş insanı Hasan Uzun: Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum Haber

Papa'ya suikast iddiasıyla yargılanan Türk iş insanı Hasan Uzun: Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum

Hollanda'da gözaltına alındıktan sonra İtalya'ya iade edilen Türk iş insanı Hasan Uzun, hakkında kamuoyuna yansıyan Papa'ya suikast planı ve terör örgütü üyeliği iddialarının somut delillerle desteklenmediğini öne sürdü. Uzun, yargılama sürecinde savunma hakkının kısıtlandığını ve lehine olan delillerin dosyaya dahil edilmediğini iddia etti. Mesut IŞIK / KOCAELİ (İGFA) - Papa Franciscus'a yönelik suikast planı ve terör örgütü üyeliği iddialarıyla Hollanda'da gözaltına alınarak İtalya'ya iade edilen Türk iş insanı Hasan Uzun, hakkında yürütülen soruşturma ve yargılama sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. AVRUPA'DA SKANDAL YARGI İDDİASI! Türkiye'de uzun yıllardır kafe işletmeciliği yapan Uzun, Temmuz 2024'te İtalya'nın Trieste kentindeki bir tren istasyonunda terk edilmiş bir valizde silah ve mühimmat bulunmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında İnterpol tarafından Hollanda'da gözaltına alındığını hatırlattı. Kamuoyuna Papa'ya suikast hazırlığı ve terör örgütü bağlantısı iddialarıyla yansıyan süreç sonunda İtalya'ya iade edilen Uzun, aylarca cezaevinde kaldığını, daha sonra ise ev hapsine alındığını söyledi. Hasan Uzun, kamuoyunda yer alan ağır suçlamalar ile İtalya'da yürütülen yargılamanın kapsamı arasında önemli farklılıklar bulunduğunu öne sürerek, hakkında dile getirilen iddiaların somut delillerle desteklenmediğini savundu. "LEHİME OLAN DELİLLER TOPLANMADI" Uzun, soruşturma sürecinde lehine olabilecek delillerin dosyaya dahil edilmediğini iddia etti. Trieste Tren İstasyonu'ndaki güvenlik kameralarının tamamının incelenmediğini öne süren Uzun, valizine başka kişiler tarafından silah yerleştirildiğini gösterdiğini ileri sürdüğü görüntülerin dikkate alınmadığını savundu. Ele geçirilen silahta kendisine ait parmak izi veya DNA bulunmadığını iddia eden Uzun, bu hususun da yargılama sürecinde yeterince değerlendirilmediğini öne sürdü. "SAVUNMA HAKKIM İHLAL EDİLDİ" Hasan Uzun, yargılama sürecinde savunma hakkının da kısıtlandığını ileri sürdü. Avukat görüşmelerinde tercüman desteği sağlanmadığını, anlamadığı belgelerin kendisine imzalatılmak istendiğini ve Hollanda makamlarının iade dosyası ile gerekçeli kararları kendisi ve avukatlarıyla paylaşmadığını iddia etti. Uzun, bu durumun adil yargılanma hakkı açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu. EV HAPSİ KOŞULLARINA DA TEPKİ GÖSTERDİ Cezaevinden tahliye edilmesinin ardından uygulanan ev hapsi tedbirlerinin yaşamını büyük ölçüde kısıtladığını belirten Uzun, temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çektiğini ifade ederek, uygulanan şartların fiilen ikinci bir cezalandırmaya dönüştüğünü öne sürdü. Yaklaşık iki yıldır devam eden hukuki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasan Uzun, tek talebinin tüm delillerin eksiksiz şekilde incelenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi olduğunu söyledi. Hakkında kamuoyuna yansıyan ağır suçlamaların hangi somut delillere dayandırıldığının açıklanmasını isteyen Uzun, lehine olduğunu öne sürdüğü delillerin de yargılama sürecinde değerlendirilmesini talep etti.

Dünya Kupası hezimeti sonrası 6 istifa Haber

Dünya Kupası hezimeti sonrası 6 istifa

Büyük beklentilerle katıldıkları 2026 FIFA Dünya Kupası'na erken veda ederek başarısız tablo çizen ülkeler arasında Türkiye de yer alırken yoğun eleştirilere maruz kalan teknik direktörler bir bir görevlerini bırakıyor. Şu ana kadar toplam istifa sayısı 6'ya yükseldi. 2026 FIFA Dünya Kupası kimi ülkeler için tarihi başarılara sahne olurken kimi ülkelerde ise büyük hayal kırıklığı yarattı. Turnuvada başarısız bir tablo çizen ülkeler arasında 24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası'na grup aşamasında veda eden Türkiye de yer alırken birçok teknik adam sorumluluğu üzerine alarak istifasını sundu. Şu ana kadar Dünya Kupası'na veda ettikten sonra 6 teknik direktör görevini bıraktı. Yeniçağ'da yer alan habere göre, işte Dünya Kupası hezimeti sonrası istifa eden teknik adamlar... EKVADOR TEKNİK DİREKTÖR BECCACECE GÖREVİ BIRAKTI Son 32 turunda turnuvanın ev sahiplerinden Meksika'ya 2-0 yenilerek Dünya Kupası'na veda eden Ekvador'da teknik direktör Sebastian Beccacece maç sonu ayrılık açıklamasında bulundu. Beccacece, "Sözleşmemiz Dünya Kupası ile sona erdi. Söz verdiğimiz başarıyı, yani bu Dünya Kupası'nı gelmiş geçmiş en iyi Dünya Kupası yapmayı başaramadığımızı düşünüyorum. Bugün veda etme sırası bende." diyerek görevine devam etmeyeceğini açıkladı. KOEMAN FAS'A ELENDİKTEN SONRA İSTİFA ETTİ Fas'a penaltı atışları sonunda yenilerek Dünya Kupası'na son 32 turunda veda eden Hollanda'da ise Ronald Koeman teknik direktörlük görevinden istifa etti. CLARKE 7 YILLIK GÖREVİNDEN AYRILDI Turnuvanın favorilerinden biri olmasa da Dünya Kupası'na grup aşamasında veda ederek hayal kırıklığı yaratan İskoçya'da da deneyimli teknik adam Steve Clarke 7 yıldır sürdürdüğü görevinden duygusal bir açıklamayla ayrıldı. Clarke, "Bu vedanın en duygusal kısmı, onlar olmasaydı 2019'dan bugüne kadar biriktirdiğimiz hiçbir anıya sahip olamayacağımız oyuncularım içindir. Onların teknik direktörü olarak anılmak gerçekten bir onurdu" ifadelerini kullandı. ÇOK ELEŞTİRİLEN BIELSA İÇİN KAÇINILMAZ SON Dünya Kupası'na grup aşamasında veda eden takımlar arasında Uruguay en çok eleştirilen takımların başında geldi. Eleştiri oklarının hedefinde yer alan Marcelo Bielsa ile yollar ayrıldı. GÜNEY KORE ONU İSTENMEYEN ADAM İLAN ETTİ Dünya Kupası'na Çekya galibiyetiyle başlamasına rağmen üst üste Meksika ve Güney Afrika'ya karşı aldığı yenilgilerle gruptan çıkamayan Güney Kore'de ise teknik direktör Hong Myung-bo çok büyük tepkilere maruz kaldı. Ülkede adeta istenmeyen adam ilan edilen Hong Myung-bo çok geçmeden teknik direktörlük görevinden istifa etti. KOUBEK'Lİ ÇEKYA BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI OLDU Güney Kore ile aynı grupta yer alan Çekya da Dünya Kupası'nda oynadığı 3 maçta yalnızca 1 puan toplayabildi. Kadrosundaki önemli oyunculara rağmen bu kötü performans sonrası Çekya teknik dirtektörü Miroslav Koubek de görevini bıraktı.

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı… Haber

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı…

Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Masanın bir de görünmeyen ortağı var... Ankara'daki yasak ve gözaltılar bakın kime yarıyor... 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Bu ülkelerden ABD, Tel Aviv yönetiminin Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırısına tüm kuvvetiyle destek verdi. Adeta askeri sponsor oldu. İran’a da birlikte saldırdılar. Ankara'da NATO zirvesinde boy gösterecek ülkelerden biri de İngiltere. İsrail’in Filistin’e saldırıları sırasında bölgeye RAF gözetleme uçakları, iki Kraliyet Donanması gemisi, üç Merlin helikopteri ve Kraliyet Deniz Piyadeleri müfrezesi göndererek Tel Aviv’e destek verdi. Almanya, 2023’te İsrail’e 326,5 milyon euro değerinde askeri ekipman ve savaş silahı sağladı. Bu, bir yıl önceye göre yaklaşık 10 kat artış demek. Fransa, Hamas’a karşı uluslararası cephe önerdi. Fransız firmalarından İsrail savunma şirketlerine 525 askeri sevkiyat yapıldığını duyurdu. The Brussels Times’ın aktardığı listeye göre Belçika ordusu, Gazze savaşı başladıktan sonra İsrailli savunma şirketlerinden mühimmat ve ekipman aldı. Destek 'alarak' yapıldı... Estonya Parlamentosu’ndaki 101 vekilden 78’i İsrail’e destek açıklamasına imza attı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Eylül 2024’te İsrail’den silah alımını savundu. Danimarka Parlamentosu, Filistin devletini tanıma teklifini reddetti. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlić Radman, Mart 2025’te İsrail’e gitti, desteğini açıkladı. İsveç Filistin’e yardımı askıya aldı. İsrailli Elbit Systems’le 170 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. İtalya, Yemen’de Filistin'i yardım etmeye çalışan Husileri durdurmak için İsrail'i destekleyen çalışmaya katıldı. Hollanda, İsrail Savunma Bakanlığı ve Elbit Systems ile 305 milyon dolarlık PULS topçu roket sistemi anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, İsrail savunma sanayii açısından Hollanda’yla yapılan en büyük ve ilk hükümetler arası savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak duyuruldu. Gazze bombalanırken İsrail’in kullandığı F-35 savaş uçakları için parça sevkiyatı da yaptılar. Kanada’dan İsrail’e 18,9 milyon Kanada doları değerinde askeri mal ve teknoloji ihracatı yapıldı. Bulgaristan her kritik anda İsrail’e siyasi destek verdi. Arnavutluk, İsrailli Elbit Systems ile askeri eğitim alanında işbirliği yaptı. Çekya devleti savaşın başında “İsrail’le tam dayanışma” kararı aldı. Çek Savunma Bakanı Jana Černochová, İsrail’i “Orta Doğu’daki en yakın ortak” diye niteledi. İzlanda, İsrail’le serbest ticaret anlaşmasının tarafı oldu. Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanović, İsrail’in Karadağ için “değerli ve güçlü bir ortak” olduğunu açıkladı. Karadağ askerleri ve subayları İsrail’deki Elbit-IMI Academy’de eğitim almaya başladı. Litvanya 15 İsrailli savunma şirketiyle işbirliği yaptı. Böylece İsrail savunma sanayii için Baltık/NATO pazarına açıldı. Letonya Savunma Bakanlığı, Alman EuroSpike şirketiyle 81 milyon avroluk Spike tanksavar füze sistemi sözleşmesi imzaladı. Bakanlık açıklamasında Spike’ın “İsrail yapımı” olduğu açıkça belirtildi. Kuzey Makedonya Elbit Systems gibi İsrailli şirketlerle helikopter modernizasyonu, eğitim merkezi, gözetleme ve güvenlik teknolojileri gibi alanlarda bağlarını kuvvetlendirdi. Ocak 2026’da Kuzey Makedonya-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu’ndan bir heyet İsrail’e gitti destek mesajı verdi. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Lüksemburg şirketlerinin İsrail’e askeri ekipman gönderilen işlemlerde yer aldığını ve ülkenin İsrail’e askeri ekipman için ihracat lisansları verdiğini kabul etti. Norveç, AB üyesi olmamasına rağmen AB’nin Hamas’a yönelik yaptırım çizgisine uyum sağladı. Macaristan, İsrail’e son üç yılda en açık destek veren Avrupa ülkelerinden biri oldu. İsrailli UVision ve Alman ortakla birlikte muharip drone üretimi konusunda anlaşma yapıldığı duyuruldu. Polonya, İsrailli Rafael’in Spike tanksavar füzeleri için yaklaşık 100 milyon dolarlık yeni anlaşma yaptı. Romanya 2025’te Romanya, İsrailli Rafael’den Spyder kısa menzilli hava savunma sistemi alımı için 2 milyar doların üzerinde bir anlaşma hazırladı. Defense News’e göre bu işlem, İsrail savunma sanayii tarihindeki en büyük ikinci savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak değerlendirildi. Slovakya hükümeti 2024’te İsrail’den hava savunma sistemi alma planını onayladı. Reuters’a göre altı mobil hava savunma sistemi için tutar 554,3 milyon avro olarak açıklandı. Slovenya Hamas karşıtı açıklamalar yaptı. İsrail saldırganlığını ise geçiştirdi. Yunanistan boylu boyunca İsrail'le stratejik işbirliği içerisinde. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı savaşa hazırlanıyorlar. NATO üyelerinin İsrail'e verdiği desteği birer cümleye sığdırmak elbette mümkün değil. Destek çok boyutlu ve stratejik... Görüldüğü gibi NATO üyesi 32 ülkeden İspanya ve Portekiz hariç hepsi Filistin’deki katliama gözlerini kapadı! Türkiye de kürsüden ‘seslenmekle’ yetindi. Sonuç: NATO zirvesinde İsrail destekçisi ülkeler Ankara’da boy gösterecek. Filistin’de bitmek bilmeyen katliamlar, göz yaşı, yitirilen on binlerce can, öksüz ve çaresiz yavrular… Hükümet, işte bu NATO'ya karşı protestoları yasaklama kararı aldı. Ankara’da, İsrail destekçisi NATO’ya kırmızı halı serilirken, Filistin için protesto yapmak yasak! Odtv / Mustafa İlker Yücel

Çağrı Karakuş, Körfez futbolunda istikrarlı yükselişini sürdürüyor Haber

Çağrı Karakuş, Körfez futbolunda istikrarlı yükselişini sürdürüyor

Hollanda doğumlu Türk savunmacı Çağrı Karakuş, BAE ekibi Al Rams SC formasıyla 2026-27 sezonunda ortaya koyduğu performansla dikkat çekti. Çok yönlü oyuncu, 20 maçta 1 gol ve 3 asistlik katkı verdi. Mesut IŞIK / İSTANBUL (İGFA) - Hollanda’nın Rotterdam kentinde doğan Türk futbolcu Çağrı Karakuş, kariyerindeki yükselişini Körfez futbolunda sürdürmeye devam ediyor. 2026-27 sezonunda Al Rams SC forması giyen 27 yaşındaki savunma oyuncusu, takımının en istikrarlı isimlerinden biri oldu. Hem sol stoper hem de sol bek pozisyonlarında görev yapan Karakuş, sezon boyunca 20 resmi maçta forma giyerken 1 gol ve 3 asist kaydetti. Toplam 1.635 dakika sahada kalan başarılı futbolcu, savunmadaki güven veren performansıyla öne çıktı. Almanya’da Türkspor Augsburg, Cronenberger SC ve ASV Mettmann takımlarında oynadıktan sonra kariyerini Körfez bölgesine taşıyan Karakuş, daha önce Michel Salgado’nun başkanlığını yaptığı Fursan Hispania FC kadrosunda da yer aldı. Sol ayağını etkili kullanan ve savunmanın farklı bölgelerinde görev yapabilen Karakuş, geriden oyun kurma becerisi, pozisyon bilgisi ve oyun disipliniyle uluslararası kariyerinde dikkat çekmeye devam ediyor. KARİYER İSTATİSTİKLERİ Türkspor Augsburg (Almanya) | 2020-2021 * 25 maç * 2 gol * 1.980 dakika Cronenberger SC (Almanya) | 2022-2023 * 23 maç * 3 gol * 1.935 dakika ASV Mettmann (Almanya) | 2023-2024 * 25 maç * 1.970 dakika Fursan Hispania FC (BAE) | 2024-2025 * 21 maç * 1.140 dakika Fursan Hispania FC (BAE) | 2025-2026 * 20 maç * 4 gol * 1.493 dakika Al Rams SC (BAE) | 2026-2027 * 20 maç * 1 gol * 3 asist * 1.635 dakika Bu istatistikler futbolcunun resmi olarak forma giydiği kulüp ve sezonlara aittir.

Pisa Kulesi eğilmesine rağmen neden yıkılmıyor? Haber

Pisa Kulesi eğilmesine rağmen neden yıkılmıyor?

Pisa Kulesi, İtalya'nın en simgesel yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak yana yatmış tek yapı o değil. Hollanda'daki "Dans Eden Evler"den Çin'deki Tiger Hill Pagoda'ya kadar dünyanın farklı yerlerinde eğilmiş birçok ünlü yapı var. Peki bu yapılar neden eğiliyor? Ve neden eğilmeleri mutlaka yıkılacakları anlamına gelmiyor? Haydarpaşa ve Sirkeci projelerinde son durum nedir? Bazı binalar neden eğiliyor? Hollanda'daki Delft Teknoloji Üniversitesi'nde zemin mühendisliği alanında çalışan Doç. Dr. Mandy Korff'a göre yapıların bir tarafa eğilmesinin birkaç farklı nedeni var. Bazı durumlarda, örneğin Hollanda'daki ünlü "Dans Eden Evler"de olduğu gibi, bunun nedeni kullanılan temel sistemi. Karl Hendon via Getty Images ///// Amsterdam'daki "Dans Eden Evler", ahşap kazıklar üzerine inşa edildiği için eğri bir görünüme sahip Korff "Amsterdam şehir merkezindeki evlerin çoğu ahşap kazıklar üzerine inşa edildi" diyor. Bu kazıkların binaların duvarlarının ve cephelerinin altına çifter çifter yerleştirildiğini anlatıyor. Kazıklar, yumuşak kil, turba veya kumdan oluşan zeminin yaklaşık 12 metre altına kadar uzanıyor. "Kazıklar sağlam kalırsa evlere hiçbir şey olmaz" diyor. Ancak bu kazıklar zamanla çürümeye ya da bozulmaya başlarsa çatlaklar oluşabildiğini söyleyen araştırmacıya göre eşit olmayan aşınma veya ağırlık dağılımı da binaların zaman içinde eğilmesine yol açabiliyor. Zemin koşulları da yapıların yana eğilmesine neden olabiliyor. Pisa Kulesi'nin durumu da buna örnek. Pisa Üniversitesi'nden zemin mekaniği ve temel sistemleri profesörü Nunziante Squeglia, kulenin eğimini takip eden ekibin üyelerinden biri. Squeglia, BBC radyo programı Witness History'ye yaptığı açıklamada "Kule, zeminin aşırı yumuşak olması nedeniyle inşaatın en başından itibaren eğilmeye başladı. Yaklaşık üç ila dört metre çöktü" diyor. Bazı yapılar ise insan müdahalesi nedeniyle değişen zemin koşulları yüzünden eğiliyor. Hollanda'nın Delft kentindeki Oude Kerk yani Eski Kilise'nin kulesi buna örnek gösteriliyor. Korff "Pisa Kulesi kadar bilinmese de benzer şekilde eğiliyor" diyor. "Kanal tarafına doğru eğiliyor çünkü kanal açılırken zeminin bir kısmı kazıldı. Bir taraf daha yumuşak hale geldi. Yapıyı dik tutacak basınç azalınca bina inşa edilir edilmez eğilmeye başladı." Sergio Amiti via Getty Images ///// Delft kentindeki Oude Kerk kulesi, kısmen yanındaki kanal nedeniyle bir tarafa doğru eğiliyor Yeraltı suyundaki değişiklikler de yapıların eğilmesine yol açabiliyor. Korff bazı hallerde ise yapıların bilerek eğik inşa edildiğini söylüyor. Korff, "Amsterdam'daki birçok ev öne doğru eğik şekilde yapılmıştır çünkü geçmişte tüccar evleri böyle inşa edilirdi" diyor. Bu evlerin çoğunun kanal kenarında depo olarak kullanıldığını anlatan Korff, malların binaya daha kolay taşınabilmesi için yapıların özellikle öne doğru eğimli yapıldığını söylüyor. "Bu yüzden öne doğru eğilmeleri bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Ama yana doğru eğiliyorlarsa bunun bilinçli yapılmadığını anlarsınız." Eğimi düzeltmek Peki bu kadar çok eğik yapı varken neden daha fazla endişelenmiyoruz? Korff'a göre bir binanın eğilmiş olması, yapısal olarak güvensiz olduğu anlamına gelmiyor. "Yapının gerçekten dengesiz hale gelmesi için oldukça fazla eğilmesi gerekir" diyor. Ancak bazı durumlarda eğimin düzeltilmesi gerekiyor. Pisa Kulesi de bunlardan biri. Kule daha inşaatın başında eğilmeye başlamış olsa da 20'nci yüzyılda yapılan ölçümler eğimin giderek arttığını gösterdi. Squeglia "Durum oldukça endişe vericiydi" diyor. PhotoFires via Getty Images ///// Pisa Kulesi zamanla giderek daha fazla eğildi ve sonunda güvenli hale getirilmesi için doğrultma çalışmaları yapılmak zorunda kalındı. 1989'de İtalya'nın Pavia kentindeki Civic Tower'ın çökmesi ise dönüm noktası oldu. Squeglia'ya göre bu olay "tetikleyici" oldu ve Pisa Kulesi bir yıl sonra ziyarete kapatıldı. Kuleyi güvenli hale getirmek için hafifçe doğrultmaya yönelik birçok fikir ortaya atıldı. Squeglia "Seçilen yöntem toprak çıkarılması oldu" diyor. "Kuleye dokunmadan, temelin kuzey tarafındaki 37 metreküplük toprak çıkarıldı." Kule 11 yıl sonra yeniden açıldı. 'Özel' bir durum Ancak Korff'a göre bu yöntem sıradan bir çözüm değil. "Bu Pisa'ya özgü çok özel bir durum. Normal koşullarda böyle bir yöntem uygulanmaz" diyor. Amsterdam'daki evlerde olduğu gibi ahşap kazıklar üzerine kurulu yapılarda, temellerin değiştirilmesi eğimin daha fazla artmasını engelleyebiliyor. Ancak bu yöntem zemin katın tamamen sökülmesini gerektiriyor. Antonello NUSCA/Gamma-Rapho via Getty Images ///// 11 yıl süren güçlendirme ve dengeleme çalışmaları 2001 yılında tamamlandı Korff, bazen bir binanın otomobil kaldırır gibi krikolarla yukarı kaldırılarak da düzeltilebildiğini söylüyor. Ancak bunun bazen faydadan çok zarar verebildiğini belirtiyor. "Yapı çok eğilmişse tamamen düz hale getirmek de tehlikeli olabilir çünkü bina zamanla bu eğik duruma uyum sağlamış oluyor" diyor. "En azından durumu daha kötü hale getirmemek için çok dikkatli olmak gerekir." Korff'a göre bugün mühendisler binalarla ilgili neredeyse her şeyi yapabilecek teknolojiye sahip. "Her türlü çözüm mümkün" diyor. "Ama bunlar oldukça pahalı ve karmaşık işlemler." Venedik'i 1600 yıl boyunca su üstünde tutan sistem İklim değişikliğinin etkisi Bloomberg / Contributor via Getty Images ///// Hollanda'daki binlerce ev, yeraltı su seviyelerinin düşmesiyle ahşap temellerinin açığa çıkması nedeniyle hasar riski altında bulunuyor Korff'un araştırmasına göre yalnızca Hollanda'da ahşap kazıklar üzerine kurulu yaklaşık 75 bin ev hasar riski altında. Yüzeye yakın temellere sahip olduğu için risk taşıyan yapıların sayısı ise bunun yaklaşık üç katı. Üstelik bu sorunların gelecekte daha da büyümesinden endişe ediliyor. Korff "İklim değişikliği ve yeraltı suyundaki değişimler nedeniyle bazen daha hızlı bozulmalar görüyoruz" diyor. Yeraltı su seviyesi düştüğünde ahşap kazıklar havayla temas ediyor ve bu da çürümeyi hızlandırabiliyor. Yeraltı suyundaki değişiklikler zeminin katmanlarını da etkileyerek farklı temel sistemlerine sahip binalarda yeni sorunlara yol açabiliyor. Ancak Korff bunun yavaş ilerleyen bir süreç olduğunu vurguluyor. Pisa Kulesi'ne gelince. 2001'de tamamlanan 11 yıllık çalışmalar sonucunda kulenin eğimi 40 santimetreden fazla azaltıldı. Mühendisler, kulenin en az 200 yıl boyunca güvenli kalacağını düşünüyor. Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Daisy Stephens / BBC Dünya Servisi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.