Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hava Savunma

bursaarena.com.tr - Hava Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek' Haber

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek'

Rusya, İngiliz yapımı insansız hava araçlarının Rusya'daki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığının doğrulanmasının ardından, İngiltere'yi "Ukrayna krizinin kasıtlı olarak tırmandırılmasını tercih etmekle" suçladı. Rusya'nın İngiltere Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, "Böyle yaparak Birleşik Krallık, kanlı suçların ve terör saldırılarının suç ortağı ve faili konumunda yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, "Londra'nın eylemleri kaçınılmaz olarak sonuçlar doğuracak ve bunun hesabını vermek zorunda kalacak" denildi ve çatışmaya ne kadar çok dahil olursa "ödeyeceği bedel de o kadar yüksek olacak" diye eklendi. İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Ukrayna ile "omuz omuza" olduğunu söyledi. Sözcü "Rusya, bu hükümetin Ukrayna'da, İngiltere'ye ve müttefiklerimize karşı Rus saldırganlığına karşı durma kararlılığından şüphe duymamalıdır" dedi. Açıklamada ayrıca, İngiltere'nin "Ukrayna'nın [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin'in yasadışı işgaline karşı kendini savunması için ihtiyaç duyduğu ekipmanı sağlamaya kararlı olduğu" belirtildi. Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı saldırıları devam ediyor. Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin İki ayrı İngiliz şirketi tarafından üretilen söz konusu insansız hava araçları, Rusya içinde askeri ve endüstriyel hedeflerin, rafineriler ve online perakende satış sitesi Wildberries'in depoları da dahil olmak üzere, yaygın bir şekilde hedef alınmasında kullanıldı. Rusya'nın Amazon'u olarak bilinen şirketi defalarca hedef alan Ukrayna, Wildberries'in en büyük 10 lojistik merkezinden 7'sinin "devre dışı bırakıldığını" söylüyor. Askeri bir kaynak BBC'ye, saldırılarda İngiliz insansız hava araçlarının kullanıldığını ve saldırıların 35 milyar sterlinden fazla ekonomik hasara yol açtığını doğruladı. Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya topyekün bir işgal başlattı ve şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini kontrol ediyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, İngiliz yapımı parçalar ve konfigürasyonlar kullanan insansız hava araçlarının, Rostov Bölgesi'nin Kamensky Bölgesi'ndeki bir yakıt deposu da dahil olmak üzere Rus topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığını söyledi. Moskova'nın İngiltere'ye yönelik uyarısı, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik bir dizi saldırısının ardından geldi. Rus yetkililer, gece boyunca gerçekleşen son saldırılarda Moskova çevresindeki bölgeye yaklaşık 620 insansız hava aracının (İHA) uçurulduğunu söyledi. Rus hava savunma sistemleri İHA'lardan 180'den fazlasını imha etti, ancak yetkililer birkaç kişinin yaralandığını belirtti. Bölge valisi Andrey Vorobyov, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, Moskova yakınlarındaki bir Wildberries deposuna saldırı düzenlendiğini ve olay yerindeki yangının söndürüldüğünü belirtti. Şirketten yapılan açıklamada, lojistik kompleksinin saldırıda "küçük hasar gördüğü" belirtildi. Ukrayna'da, Zaporijya bölge valisi Ivan Fedorov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarında en az iki kişinin öldüğünü ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Fedorov, Rusya'nın son 24 saat içinde bölgedeki 59 yerleşim yerine 1.158 hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Ukrayna'nın bölgesel valisinin açıklamasına göre, 15 Ağustos gecesi Ukrayna, Rusya'ya doğru yaklaşık 822 insansız hava aracı fırlattı; bunlardan 600'ü Moskova'yı hedef aldı ve Rus başkenti "son zamanların en büyük insansız hava aracı saldırılarından birine" maruz kaldı. Rusya genelinde yedi ölüm bildirildi. Aynı gece Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği saldırılarda en az yedi kişi öldü ve 39'dan fazla kişi yaralandı. Nisan ayında İngiltere Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya bugüne kadarki en büyük paket kapsamında uzun menzilli saldırı cihazları da dahil olmak üzere on binlerce insansız hava aracı tedarik edeceğini duyurdu. (Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık)

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü Haber

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü

ABD ile İran arasında günlerdir süren gerilim, karşılıklı ağır bombardımanlarla tam anlamıyla bir bölgesel savaşa dönüştü. CENTCOM'un üst üste altıncı gece saldırısını düzenlemesinin ardından misilleme kararı alan İran Devrim Muhafızları; Katar, Kuveyt, Ürdün, Umman ve Suriye'deki ABD üsleri ile askeri varlıklarını balistik füze ve kamikaze İHA'larla hedef aldığını duyurdu. Saldırılar nedeniyle Körfez ülkelerinde alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı. Bölgeyi yangın yerine çeviren askeri hareketlilik, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran sivil altyapısını hedef alan tehditlerinin ardından tırmandı. ABD güçlerinin İran'daki köprüleri, yerleşim yerlerini, demir yolu hatlarını ve su aktarım merkezlerini vurması üzerine, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Körfez genelindeki tüm ABD üslerine yönelik geniş çaplı bir intikam operasyonu başlattı. KATAR, ÜRDÜN VE KUVEYT ÜSLERİNE BALİSTİK FÜZE YAĞMURU İran'ın "15. dalga operasyonu" kapsamında, bölgedeki en kritik Amerikan noktalarından biri olan Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü doğrudan hedef alındı. Ağır bombardımanda ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sistemi ile stratejik yakıt ikmal uçaklarının imha edildiği öne sürüldü. Katar İçişleri Bakanlığı patlama seslerinin ardından halka "evlerinizde kalın" uyarısı yaparken, düşen şarapnel parçaları nedeniyle bir çocuğun yaralandığı bildirildi. Öte yandan Ürdün'de konuşlu bulunan ABD savaş ve yakıt ikmal uçakları ile Kuveyt'teki Amerikan askeri üssü de füzelerin hedefi oldu. Kuveyt'teki saldırıda füze savunma radarları, silah depoları ve iki adet HIMARS fırlatma rampası vurulurken; petrol ve doğal gaz tesislerinin de isabet alması sonucu Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı halktan acil tasarruf talep etti. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KONTROL İRAN'DA: SEVKİYATLAR DURDU Devrim Muhafızları, Umman'ın Ganem bölgesindeki hava kontrol radarı ile Hürmüz Boğazı'ndaki Selame Kayalıkları'nda bulunan deniz radar merkezlerini de imha ettiğini açıkladı. Suriye'deki El-Tanf üssünde yer alan ABD özel operasyonlar komuta merkezinin de vurulduğunu belirten Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın tam kontrolünün ellerinde olduğunu ve ABD saldırıları durmadığı müddetçe boğaz üzerinden petrol ve doğal gaz ihracatına kesinlikle izin verilmeyeceğini ilan etti. CENTCOM: 50 BİN AMERİKAN ASKERİ TEYAKKUZDA ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), savaş uçakları, İHA'lar ve savaş gemileriyle İran'ın kıyı gözetleme, hava savunma ve lojistik altyapı tesislerine yönelik altıncı gece saldırısını gerçekleştirdiklerini teyit etti. Bölge genelinde konuşlu 50 bin ABD askerinin teyakkuz halinde olduğunu belirten CENTCOM, operasyonların süreceği mesajını verdi. İran Sağlık Bakanlığı ise ABD'nin temmuz ayı içerisindeki bombardımanlarında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 38 sivilin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 400'ü geçtiğini duyurdu. TRUMP İLE NETANYAHU ARASINDA F-35 ÇATLAĞI Bölge kan gölüne dönmüşken, Washington-Tel Aviv hattında da kriz patlak verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan haftalardır Oval Ofis randevusu talep ettiği ancak reddedildiği öne sürüldü. Beyaz Saray kaynaklarına göre bu gerilimin arkasında, Netanyahu'nun Fox News'e verdiği demeçte ABD'nin Türkiye'ye F-35 savaş uçakları satma planını sert bir dille eleştirmesi yatıyor. Trump'ın, Netanyahu'nun Ankara ile Washington arasındaki bu askeri diplomasiye müdahale etme girişimine "çok sinirlendiği" ve "Netanyahu'nun bu konuda görüş bildirmeye hakkı olmadığını" belirttiği ifade edildi. "SALDIRILAR DEVAM EDECEK" Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, konu hakkında bir açıklama yaptı. Saldırıların devam edeceğinin sinyalini veren Musevi, "Tahran'dan en güneye kadar tüm bölge İran için tek parçadır. Etkili ve hedefli atışlarımız, güney kıyıları ile Hürmüz Boğazı'na huzur geri dönene kadar, İran'ın tamamından düşmana yönelik olarak devam edecek." ifadelerini kullandı. İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA BİR GEMİYİ HEDEF ALDI İran, Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçmeye çalışan Tayland bayraklı bir gemiyi hedef aldı. İran'ın Tasnim Haber Ajansı, Tayland bayraklı bir geminin, Hürmüz Boğazı'ndan İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almadan geçmeye çalıştığı gerekçesiyle hedef alındığını duyurdu. Tasnim'in bir kaynağa dayandırdığı haberde, geminin yapılan uyarılara rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçiş girişiminde bulunduğu ve İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almaması nedeniyle hedef alındığı belirtildi. Kaynak, geminin hedef alınmadan önce boğazdan geçişinin engellendiğini ifade etti. Geminin durumu, olası can kaybı veya hasara ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Tayland makamlarından da konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar" Haber

NATO Zirvesi | Erdoğan, "Birlik üyesi olmayanların dışlanması Avrupa'da suni bölünmeye yol açar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi'nde kapalı oturum öncesi açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada Avrupalı NATO müttefiklerine seslenerek "Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi öncesi müttefik liderlere yaptığı konuşmada NATO 3.0 vizyonuna, Rusya-Ukrayna savaşına, İran savaşına ve Gazze konularına değindi. Erdoğan, Avrupalı müttefiklere NATO için daha fazla sorumluluk almaları çağrısı yaptı. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’luk bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibariyle dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihinin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine, çelik kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa’daki en büyü kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz." NATO 3.0 hedefine en kısa sürede ulaşmamız için şu iki hususa özellikle dikkat çekmek isterim. Birincisi savunma sanayii başta olmak üzer e savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayii forumunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda, ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarfedilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun genel sekreterin işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum sayın Trump’ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesile ile Türkiye’yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için ABD ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya’ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Orta Doğu’da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum özellikle Gazze ve Lübnan’da sükûnetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içerisinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Terörle mücadele için tam bir mücadele içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyor; Ankara Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

İkili görüşme öncesi iki liderden ortak basın toplantısı; Trump, F-35'ler için yeşil ışık yaktı; Erdoğan, "Sözümüzü aldık" dedi Haber

İkili görüşme öncesi iki liderden ortak basın toplantısı; Trump, F-35'ler için yeşil ışık yaktı; Erdoğan, "Sözümüzü aldık" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da ikili görüşme öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile basın toplantısı düzenliyor. ABD Başkanı Trump basın toplantısında Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışına ilişkin soruyu yanıtlarken "Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor" ifadelerini kullanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Biz 5 uçağın da sözünü aldık" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı aynı zamanda Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Ankara’ya geldi. Trump, Ankara Havalimanı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılandı. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki karşılama töreninin ardından Beştepe'ye geçti. Trump, Beştepe'de törenle karşılandı. ABD Başkanı Donald Trump, Beştepe'de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, "Kendilerine hoş geldiniz diyorum. Bu ziyaretin ne kadar önemli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. NATO Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Trump ile olması bizlere ayrı bir güç katacaktır" dedi. Trump yaptığı açıklamada, "Çokça basına da yansıdı, çok yakın arkadaş, dostuz. Havalimanına iner inmez adımın konulduğu bina ile karşılaşmak çok güzel. Havalimanı çok güzel bütün yollar yeni. Başından beri iyi ilişkimiz var. Çok özel bir ilişki aramızdaki. Türkiye'nin çok güçlü lideri var. Güçlü askeri gücü var. Çok güçlü bir ülke. Bu ilişkimizden dolayı her şey iyi gidiyor. Cumhurbaşkanı'na çok saygım var. Büyük ihtimalle İran'dan da bahsedeceğiz. Ordusunu büyük ölçüde yok ettik. Nükleer silahları olamayacak. Aranızda olmak büyük bir onur. Çok güzel görüşmemiz oldu. Güzel akşam yemeği yedik ve birçok da iş yaptık" ifadelerini kullandı. F-35 sorusuna "Neden olmasın" yanıtı ABD Başkanı Trump, F35 savaş uçaklarının Türkiye'ye satışısı konusundaki soruya "Bu bizim vereceğimiz karar. Çok iyi ilişkimiz var. Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor. Çoğu ülkeden de sadık aynı zamanda Türkiye. Üzerine düşündüğümüz konu. Dünyanın en iyi uçağı F35 ve bunu düşüneceğiz." dedi. "Erdoğan olmasa NATO'ya gelmezdim" Trump, "Bir ilişkinin neden özel olduğunu bilemezsiniz bazıları yanında olmalı bazıları olmamalı. Bazı şeyleri çok çetin adamlarla yürütürsünüz ya da aciz insanlar olur onlarla geçinemezsiniz. Rahip olayımız vardı, uzun hapis cezasına çarptırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nı aradım ve anında onu serbest bıraktı. Hristiyan toplumu kendisini unutmayacak. O zaman anlamıştım aramızdaki kimyanın ne kadar iyi olduğunu. Kimyamın iyi olmadığı olanlar da var onlarla da bir şekilde yürütüyoruz. NATO beni çok hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye olmasaydı belki de katılmayabilirdim ancak dostumdan dolayı katılmam gerektiğine inandım. İran konusunda yardım istemiyordum. Biz trilyonlarca para harcadık Avrupa'yı korumak için. Belki de bize yardım etmek isterler demiştik. İngiltere savaş bittikten sonra size yardım edeceğiz demişti. Ben insanları test ediyordum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F35 satışı konusunda "F-35 bizim için yeni bir konu değil. Biz 5 uçağın da sözünü aldık ve sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var ve bu zirvede yapacağımız görüşmede aldığımız sözü geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır ve bu zirveden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, Türkiye'nin satın aldığı S-400 Rus hava sistemlerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: "Benim hiçbir endişem yok. O çok daha güçlü bir ülke yarattı. Ne kadar güzel olduğunu görmüşsünüzdür. Türkiye ile ilişkimiz en iyi dönemde. İlk dönemimdekinden de daha iyi. Çok güçlü bir ordu kompleksinden bahsediyoruz. Gittiğim zaman göreceğiz, toplantılar yapacağız. Bir sürü lider ile dostane ilişkilerimiz var. Bazıları yeni ama çoğunu tanıyorum." "8 savaşı bitirdim sanırım 9'uncu da bitecek" ABD Başkanı, Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin sorulan soruya "Devlet başkanı Putin ile görüştüm. Sayın Erdoğan'a da çok saygı duyar kendisi. Zelenski ile de görüştüm. Bence bir sonuca ulaşacağız. Ben 8 savaşı durdurdum bence 9'uncuya da ulaşacağız. Savaşlar umut kaybolduğunda kazanırsın. Bazen Putin bazen Zelenski ile çok iyi oluyorum bazen de tersi. En iyi bildiğim şey anlaşmalar. Ben hep anlaşmalar yaparım. ifadelerini kullandı. "Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağız" ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi sonrası uygulanan CAATSA yaptırımlarına ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, "Yaptırımları iptal edeceğiz, tamam mı. Bunu yanıtlamakla vakit kaybedilmesini istemem. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi. Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Ben dostumu yaptırımlarla boğmak istemiyorum Suriye'nin yeni lideri de ülkesini 1 senede toparladı. Ben de sayın cumhurbaşkanı ile onu onaylayanlardandım. Her şeyi bir araya getirdi, kolay iş değil" dedi. CAATSA, "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"nın İngilizce kısaltması. ABD Aralık 2020'de, Rusya'dan satın alınan S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Türkiye'ye CAATSA kapsamında yaptırım uygulamaya başladı. ABD Kongresi, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 satın almasının CAATSA'nın 231'inci maddesini ihlal edeceği ve yaptırımların gündeme gelmesi gerektiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikili görüşmesi yaklaşık 1 saatin sonunda sona erdi. Görüşmenin ardından heyetler arası görüşmelere geçildi. Türkiye ve ABD heyetleri arasındaki görüşmeden fotoğraf paylaşıldı. 17 yıl sonra Ankara'ya ilk ziyaret Trump, 17 yıl sonra Ankara'ya ilk gelen ABD Başkanı oldu. Yaklaşık üç saat sürmesi beklenen temasların ardından Trump'ın yoğun güvenlik önlemleri altında konaklayacağı otele geçmesi planlanıyor. Trump'la birlikte ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessett ve Savunma Bakanı Pete Hegseth de Ankara Havalimanı'na geldi. Trump ve Erdoğan uçağın önündeki resmi karşılama töreninin ardından Ankara Havalimanı'nda bulunan konukevinde de poz verdi. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki karşılama töreninin ardından Beştepe'ye geçti. Trump, Beştepe'de törenle karşılandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törende önce ABD Milli Marşı ardından İstiklal Marşı ve ABD Marşı okundu. Trump resmi törende askerleri Türkçe "Merhaba asker" sözleriyle karşıladı. T24

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı… Haber

NATO zirvesine bir de böyle bakın: Mazlum Filistin nerede kaldı…

Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Masanın bir de görünmeyen ortağı var... Ankara'daki yasak ve gözaltılar bakın kime yarıyor... 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine 32 ülke katılacak. Bu ülkelerden ABD, Tel Aviv yönetiminin Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırısına tüm kuvvetiyle destek verdi. Adeta askeri sponsor oldu. İran’a da birlikte saldırdılar. Ankara'da NATO zirvesinde boy gösterecek ülkelerden biri de İngiltere. İsrail’in Filistin’e saldırıları sırasında bölgeye RAF gözetleme uçakları, iki Kraliyet Donanması gemisi, üç Merlin helikopteri ve Kraliyet Deniz Piyadeleri müfrezesi göndererek Tel Aviv’e destek verdi. Almanya, 2023’te İsrail’e 326,5 milyon euro değerinde askeri ekipman ve savaş silahı sağladı. Bu, bir yıl önceye göre yaklaşık 10 kat artış demek. Fransa, Hamas’a karşı uluslararası cephe önerdi. Fransız firmalarından İsrail savunma şirketlerine 525 askeri sevkiyat yapıldığını duyurdu. The Brussels Times’ın aktardığı listeye göre Belçika ordusu, Gazze savaşı başladıktan sonra İsrailli savunma şirketlerinden mühimmat ve ekipman aldı. Destek 'alarak' yapıldı... Estonya Parlamentosu’ndaki 101 vekilden 78’i İsrail’e destek açıklamasına imza attı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Eylül 2024’te İsrail’den silah alımını savundu. Danimarka Parlamentosu, Filistin devletini tanıma teklifini reddetti. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlić Radman, Mart 2025’te İsrail’e gitti, desteğini açıkladı. İsveç Filistin’e yardımı askıya aldı. İsrailli Elbit Systems’le 170 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. İtalya, Yemen’de Filistin'i yardım etmeye çalışan Husileri durdurmak için İsrail'i destekleyen çalışmaya katıldı. Hollanda, İsrail Savunma Bakanlığı ve Elbit Systems ile 305 milyon dolarlık PULS topçu roket sistemi anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, İsrail savunma sanayii açısından Hollanda’yla yapılan en büyük ve ilk hükümetler arası savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak duyuruldu. Gazze bombalanırken İsrail’in kullandığı F-35 savaş uçakları için parça sevkiyatı da yaptılar. Kanada’dan İsrail’e 18,9 milyon Kanada doları değerinde askeri mal ve teknoloji ihracatı yapıldı. Bulgaristan her kritik anda İsrail’e siyasi destek verdi. Arnavutluk, İsrailli Elbit Systems ile askeri eğitim alanında işbirliği yaptı. Çekya devleti savaşın başında “İsrail’le tam dayanışma” kararı aldı. Çek Savunma Bakanı Jana Černochová, İsrail’i “Orta Doğu’daki en yakın ortak” diye niteledi. İzlanda, İsrail’le serbest ticaret anlaşmasının tarafı oldu. Karadağ Dışişleri Bakanı Filip Ivanović, İsrail’in Karadağ için “değerli ve güçlü bir ortak” olduğunu açıkladı. Karadağ askerleri ve subayları İsrail’deki Elbit-IMI Academy’de eğitim almaya başladı. Litvanya 15 İsrailli savunma şirketiyle işbirliği yaptı. Böylece İsrail savunma sanayii için Baltık/NATO pazarına açıldı. Letonya Savunma Bakanlığı, Alman EuroSpike şirketiyle 81 milyon avroluk Spike tanksavar füze sistemi sözleşmesi imzaladı. Bakanlık açıklamasında Spike’ın “İsrail yapımı” olduğu açıkça belirtildi. Kuzey Makedonya Elbit Systems gibi İsrailli şirketlerle helikopter modernizasyonu, eğitim merkezi, gözetleme ve güvenlik teknolojileri gibi alanlarda bağlarını kuvvetlendirdi. Ocak 2026’da Kuzey Makedonya-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu’ndan bir heyet İsrail’e gitti destek mesajı verdi. Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Lüksemburg şirketlerinin İsrail’e askeri ekipman gönderilen işlemlerde yer aldığını ve ülkenin İsrail’e askeri ekipman için ihracat lisansları verdiğini kabul etti. Norveç, AB üyesi olmamasına rağmen AB’nin Hamas’a yönelik yaptırım çizgisine uyum sağladı. Macaristan, İsrail’e son üç yılda en açık destek veren Avrupa ülkelerinden biri oldu. İsrailli UVision ve Alman ortakla birlikte muharip drone üretimi konusunda anlaşma yapıldığı duyuruldu. Polonya, İsrailli Rafael’in Spike tanksavar füzeleri için yaklaşık 100 milyon dolarlık yeni anlaşma yaptı. Romanya 2025’te Romanya, İsrailli Rafael’den Spyder kısa menzilli hava savunma sistemi alımı için 2 milyar doların üzerinde bir anlaşma hazırladı. Defense News’e göre bu işlem, İsrail savunma sanayii tarihindeki en büyük ikinci savunma ihracat anlaşmalarından biri olarak değerlendirildi. Slovakya hükümeti 2024’te İsrail’den hava savunma sistemi alma planını onayladı. Reuters’a göre altı mobil hava savunma sistemi için tutar 554,3 milyon avro olarak açıklandı. Slovenya Hamas karşıtı açıklamalar yaptı. İsrail saldırganlığını ise geçiştirdi. Yunanistan boylu boyunca İsrail'le stratejik işbirliği içerisinde. Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı savaşa hazırlanıyorlar. NATO üyelerinin İsrail'e verdiği desteği birer cümleye sığdırmak elbette mümkün değil. Destek çok boyutlu ve stratejik... Görüldüğü gibi NATO üyesi 32 ülkeden İspanya ve Portekiz hariç hepsi Filistin’deki katliama gözlerini kapadı! Türkiye de kürsüden ‘seslenmekle’ yetindi. Sonuç: NATO zirvesinde İsrail destekçisi ülkeler Ankara’da boy gösterecek. Filistin’de bitmek bilmeyen katliamlar, göz yaşı, yitirilen on binlerce can, öksüz ve çaresiz yavrular… Hükümet, işte bu NATO'ya karşı protestoları yasaklama kararı aldı. Ankara’da, İsrail destekçisi NATO’ya kırmızı halı serilirken, Filistin için protesto yapmak yasak! Odtv / Mustafa İlker Yücel

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz' Haber

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz'

Trump, Türkiye'nin F-35 savaş uçakları tedariki ve kendi milli muharip uçak projesi için kritik öneme sahip jet motorlarına olan ilgisi konusunda, Ankara'yı memnun edecek bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Trump, Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. Bu olası karar, Ankara'nın milli uçak geliştirme hedefleri açısından kritik önem taşıyan F-35 savaş uçaklarını tedarik etme talebini kapsıyor. Muhabirlerden biri, "Türkiye F-35 savaş uçaklarını istiyor. Türkiye'ye elinizde büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?" diye sordu. Trump soruya şu yanıtı verdi: Evet, öyle düşünüyorum. Türkiye bir NATO üyesi. Muhtemelen Türkiye'yi çok mutlu edecek bir şey yapacağım." "Eğer (NATO Zirvesi) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenleniyor olmasaydı, gideceğimi pek sanmıyordum," diye ekledi. Bu hamle, iki ülke arasındaki ikili askeri ve savunma iş birliklerine yönelik değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin askeri atılımlarına yönelik ilgiyi artırırken, iki ülke arasındaki savunma anlaşmalarını çevreleyen jeopolitik nüfuzu ve stratejik dinamikleri de gözler önüne seriyor. KAAN uçaklarının motorlarına da onay çıkabilir Reuters haber ajansı, aynı gün yayınladığı bir haberde ABD hükümetinin KAAN uçakları için Türkiye'ye motor satışına izin vereceğini bildirdi. İzin kararının NATO zirvesi öncesi alınacağını bildiren Reuters'a göre, Kongre bu izne karşı çıkıyor. Türk savunma sanayinin tasarladığı KAAN'ın prototipi ve test uçuşlarında Amerikan yapımı F110 motoru kullanılmıştı ve seri üretime de bu motorlarla başlanması planlanıyordu. Bu motorların satışına ABD'den onay çıkmamıştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçtiğimiz eylül ayı sonunda yaptığı bir açıklamada motorların alınması için ABD'den onay beklediklerini açıklamasının ardından, KAAN uçakları ülke gündeminin en üst sıralarına yerleşmişti. New York'taki Türkevi'nde yerel saatle 27 Eylül akşamı basına konuşan Fidan, "KAAN'ın motorları ABD Kongresi'nde bekliyor, onların lisansı durmuş durumda" diyerek ve bunun "müttefiklik ruhuna, stratejik ortaklık ruhuna yakışmadığını" söylemişti. ABD'den Türkiye'ye F-35 satışı ABD Dışişleri Bakanlığı, aralık ayında Türkiye'ye olası F-35 ve F-16 savaş uçağı satışına ilişkin Kongre üyelerinin itiraz ve endişelerinin yer aldığı mektuba yanıt olarak, Ankara Rus S-400 hava savunma sistemine sahip olduğu sürece tutumunun değişmediğini belirtti. ABD savaş uçaklarının herhangi bir satışının yasalara ve özellikle de "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"na (CAATSA) tam olarak uyması gerektiğine dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde, Türkiye’nin Rusya’dan bir hava savunma sistemi satın almasının ardından, NATO müttefiki Türkiye ABD’nin amiral gemisi F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı. ABD’li yetkililer, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini kullanmasının F-35’in kabiliyetleri hakkında veri toplanmasına yol açabileceğinden ve bu bilgilerin Rusya’nın eline geçebileceğinden endişe ediyordu. Trump-Erdoğan görüşmesi ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 25 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen görüşmede, F-35 satış yasağının çözülebileceğine dair umutlar artmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35’lere uygulanan kısıtlamanın kaldırılmasını görmek istediğini net bir şekilde dile getirerek, Trump’a konuyu “ayrıntılı bir şekilde görüşmeye hazır” olarak geldiğini belirtmişti. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da iki liderin Rusya ve F-35 programı da dâhil olmak üzere ABD-Türkiye ilişkilerindeki tüm önemli konuları “çözüm yollarıyla” ele aldığını belirtti. Ancak Tom Barrack, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına geri dönebilmesi için Rus S-400 hava savunma sistemini kullanmaması ve sahip olmaması gerektiğini dile getirmişti. Türkiye'den son olarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili yeni bir gelişme bulunmadığı, F-35 tedarikine ilişkin ise "ABD'li muhataplarımızla yürütülen diplomatik temas ve görüşmeler sürmekte, F-35 tedariki konusundaki yaptırım ve engellerin kaldırılması ve ülkemizin programa yeniden dâhil edilmesi için istişareler devam etmektedir," denildi. Eurunews

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı Haber

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladı

Türkiye'nin Portekiz'e tarihi askeri gemi ihracatında 2. geminin üretimi başladıTürkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatı olan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri Projesi'nde, Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşa edilen ikinci gemi N.R.P. D. DINIS'in sac kesim töreni İstanbul'da yapıldı. STM'den yapılan açıklamaya göre, şirket, askeri denizcilik alanındaki stratejik ihracat projelerinde yeni bir aşamaya ulaştı. Portekiz Deniz Kuvvetlerinin lojistik destek gemisi ihalesinde uluslararası rakiplerini geride bırakan şirketin, 17 Aralık 2024'te başkent Lizbon'da sözleşmesini imzaladığı Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi Projesi kapsamında üretim faaliyetleri devam ediyor. Tasarım faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından projede ilk geminin inşa süreci Kasım 2025'te yapılan sac kesim töreniyle başlamış, gemi Ocak 2026'da İstanbul'da kızağa konulmuştu. İlk gemideki inşa faaliyetleri sürerken, projenin ikinci gemisi olan N.R.P. D. DINIS (A5212) için sac kesim töreni İstanbul'da gerçekleştirildi. Portekiz Deniz Kuvvetleri temsilcileri, STM ve ADA Tersanesi yöneticileri ile proje ekiplerinin katılımıyla düzenlenen törenle, Portekiz için inşa edilecek ikinci lojistik destek gemisinin üretim süreci resmen başlamış oldu. Proje kapsamında inşa edilen gemilere Portekiz'in tarihi ve kültürel mirasını yansıtan isimler veriliyor. İlk gemi Portekiz'in milli şairi Luís de Camões'in adını taşırken, ikinci gemiye Portekiz'in denizcileşmesinde önemli rol oynayan Kral Dom Dinis'in ismi verildi. "Gemileri 2028 yılında teslim etmeyi hedefliyoruz" Açıklamada görüşlerine yer verilen STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, şirketin askeri denizcilik alanında dost ve müttefik ülkelerin güvenilir çözüm ortağı olduğunu vurguladı. Soydal, 11 farklı tersanede yürüttükleri 44 denizcilik projesinden edindikleri NATO standartlarına uygun platform geliştirme tecrübesini Portekiz'e aktarmaktan gurur duyduklarını belirterek, "İlk gemimizde inşa faaliyetleri devam ederken donatım çalışmalarına da başladık. Bugün ise ikinci gemimizin sac kesimiyle birlikte inşa sürecini resmen başlatıyoruz. Her iki geminin 2027 yılında denize indirilmesini, 2028 yılında ise Portekiz Deniz Kuvvetlerine teslim edilmesini hedefliyoruz. Böylece yaklaşık 4 yıl gibi bir sürede iki gemiyi teslim etmiş olacağız." ifadelerini kullandı. Çok yönlü görev kapasitesi İstanbul'daki ADA Tersanesi'nde inşa edilen ve Türkiye'nin askeri deniz sistemleri mühendisliğindeki yetkinliğini yansıtan gemiler, modüler bir tasarımla hayata geçiriliyor. Lojistik destek sağlama, denizde akaryakıt ve kargo transferi yapma özelliklerinin yanı sıra gemiler, zırhlı araç taşıma kapasitesi ile müşterek güç aktarımı ve amfibi harekat maksatlı da görev alabilecek. 20 adede kadar hafif taktik zırhlı araç taşıyabilecek kapasitedeki platformlar, kriz zamanlarında insani yardım, arama kurtarma ve tıbbi destek görevlerini icra edebilecek. Entegre muhabere sistemiyle donatılan gemiler, komuta ve kontrol kabiliyetleriyle de dikkati çekecek. Gelişmiş sensörler ve hava savunma donanımı Platformlar, 137 metre uzunluğa, 11 bin ton deplasmana ve 18 knot üzeri azami sürate sahip olacak ve 30 gün boyunca kesintisiz denizde kalabilecek. Toplam 100 görev personeline ilave olarak 100 harici personel barındırma kapasitesindeki gemiler, ağırlıklı olarak hava savunma harbine yönelik sensör ve silah sistemlerini bünyesinde taşıyacak. Gemiler, yakın hava savunma, 12,7 milimetre uzaktan komutalı silah ve dekoy sistemleriyle donatılacak. Ayrıca platformlarda helikopter ve insansız hava araçları (İHA) için uçuş güvertesi ile hangar yer alacak. TRT, AA

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı Haber

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı

İran'ın Hürmüz'de ABD ordusuna ait helikopteri düşürmesinin ardından savaş yeniden patlak verdi. Trump'ın, "Saldırıya karşılık vereceğiz" açıklamasından kısa süre sonra ABD ordusu harekete geçti. ABD ordusu, İran'ın liman kentlerine saldırı düzenledi. Bender Abbas, Cask, Sirik ve Keşm Adası'ndan patlama sesleri geldiği öğrenildi. ABD ve İran arasındaki ateşkes, Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ABD askeri helikopterinin düşürülmesiyle tamamen bozuldu. ABD ordusuna ait bir Apache helikopterinin vurulmasının ardından iki pilot denizden kurtarılırken, ABD Başkanı Donald Trump saldırıya sert bir şekilde karşılık vereceklerini açıkladı. ABD, İRAN'IN KRİTİK BÖLGELERİNİ VURDU Bu açıklamanın hemen ardından ABD ordusu, İran'ın kritik kıyı bölgelerine yönelik hava ve füze harekatı başlattı. Saldırı kapsamında İran'ın askeri ve lojistik açıdan en stratejik noktaları hedef alındı. İran Deniz Kuvvetleri'nin ana üssünün bulunduğu Bender Abbas liman kenti ile Hürmüz Boğazı'nın girişindeki Keşm Adası ve Sirik bölgelerinden ardı ardına büyük patlama sesleri yükseldi. CENTCOM: İRAN'A ORANTILI YANIT VERİYORUZ CENTCOM'dan konuya ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) güçleri, bugün saat 17.00 ET'de Başkomutan'ın talimatıyla, dün bir ABD Ordusu Apache helikopterinin düşürülmesine yanıt olarak İran'a karşı öz savunma saldırıları başlatmaya başladı. Görev, haksız İran saldırganlığına orantılı bir yanıttır." Trump ise yaptığı açıklamada, "Karşılık vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu dün gece helikopterimizi düşürmelerine karşılık yanıttır." dedi. İRAN: 6 FÜZE İLE SALDIRI DÜZENLENDİ Öte yandan İran devlet televizyonu, Keşm Adası'nda patlamaların meydana geldiğini ve "düşman kuvvetlerinin" bölgeye savaş uçaklarından ateşlenen 6 füze ile saldırı düzenlediğini duyurdu. KATAR VE KUVEYT HAVA SAHALARINI KAPATTI Katar ve Kuveyt, gelişmelerin ardından hava sahalarını geçici olarak kapattı. ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerinde hava savunma sistemleri aktif hale getirildi. İRAN: HELİKOPTER KASTEN HEDEF ALINMADI İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın ABD ordusuna ait bir helikopteri düşürdüğünü ve yanıt vermek zorunda olduklarına dair açıklamasına ilişkin Al Jazeera televizyonuna konuştu. Hürmüz Boğazı üzerinde dün düşen ABD'ye ait Apache helikopterinin İran tarafından kasten hedef alınmadığını ifade eden İranlı yetkili, saldırının arkasında İran'ın olmadığını ancak bölgedeki gergin durum nedeniyle bu tür olayların "kasıtsız" olarak meydana gelebileceğini kaydetti. "ŞEYTANA BİR TOKAT DAHA ATAN SAVAŞÇININ ELİNİ ÖPÜYORUZ" İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, düşürülen helikopterin İran tarafından vurulduğuna atıf yaparak, "Hürmüz Boğazı'nda bir ABD helikopterini vurup şeytana bir tokat daha atan savaşçının elini öpüyoruz." ifadelerini kullandı. Rezai, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının bir savaş eylemi olduğunu ve yine ABD’nin düşürülen helikoptere karşılık İran’a saldırı düzenlerse hızlı ve kararlı şekilde karşılık vereceklerini söyledi. İran devlet televizyonuna göre, Rezai'nin aksine İranlı askeri bir kaynak, ülkesinin son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı'nda havadan herhangi bir askeri saldırı gerçekleştirmediği ve ABD'nin düşürülen helikopteri gerekçe göstererek İran'a saldırması halinde kesin bir cevapla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. ARAKÇİ: SİLAHLI KUVVETLERİMİZ HİÇBİR SALDIRI VE TEHDİDİ CEVAPSIZ BIRAKMAYACAK İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin saldırılarını cevapsız bırakmayacaklarını belirtti. Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: "Savaş meydanındaki yenilgilere rağmen, ABD bizim kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi cevapsız bırakmayacak." ABD'nin "güvende olmak istiyorsa" bölgeyi terk etmesi gerektiğini vurgulayan Arakçi, "Fars Körfezi'nin tarihi, izinsiz bölgeye gelen yabancıların vahim akıbetlerine dair pek çok bölüm içerir." ifadelerini kullandı. ABD BASINI: İRAN'A AİT HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİ HEDEF ALINDI İran devlet televizyonu, ABD'nin, Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde 2 su deposunu hedef aldığını duyurdu. ABD saldırıları sonucu bölgede su kesintilerinin yaşandığı belirtildi. Devlet televizyonu ayrıca, Keşm Adası'nda bulunan hiçbir ticari limanın saldırıların hedefi olmadığını açıkladı. ABD basını ise ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı İran hava savunma sistemleri ile radar sistemlerini hedef aldığı iddia edildi. Üst düzey ABD'li yetkililer, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) İran'a yönelik "karşı saldırılar" düzenlemeye başlamasına ilişkin Axios'a açıklama yaptı. Yetkililer, ABD ordusunun İran'a ait bazı hava savunma bataryaları ve radar sistemlerine saldırı düzenlediğini ileri sürdü. Saldırıların Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleştirildiğini savunan yetkililer, operasyonun kapsamına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Son Dakika, İran Radyo Televizyon Kurumu (İRİB),

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz' Haber

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz'

İran, Nisan ayında İsrail ve ABD ile yaptığı ateşkesten bu yana dün ilk kez İsrail'e yönelik başlattığı füze saldırılarını durdurduğunu açıkladı. İran'ın en üst düzey askeri komuta merkezi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı 8 Haziran'da yaptığı açıklamada "silahlı kuvvetlerin operasyonlarının durdurulduğunu" duyurdu. Ancak aynı açıklamada, İsrail saldırılarının "Güney Lübnan da dahil olmak üzere" devam etmesi halinde İran'ın "öncekinden daha sert ve güçlü" bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulunuldu. İran, İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği saldırıya yanıt olarak 7 Haziran'da operasyonlara başlamıştı. Tahran'ın saldırılarının ardından İsrail de İran'ın bazı bölgelerine hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın açıklamasından hemen önce her iki ülkeye "ateş etmeyi" durdurmalarını söylemişti. Trump daha sonraki bir paylaşımında da İsrail ve İran'ın "acil bir ateşkes sağlamaya çalıştığını" belirtti. İran'ın İsrail'in kuzeyine füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail de İran'ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7 Haziran Pazar gecesi düzenlenen saldırının "bir hafta sürecek aralıksız saldırıların başlangıcı" olduğunu duyurdu. İran, İsrail'in Pazar günü Lübnan'ın Beyrut kentine hava saldırıları düzenlemesinin ardından saldırılarını başlattı. İsrail, hava savunma sistemlerinin füzeleri ülkenin kuzeyinde engellediğini ve herhangi bir yaralanma bildirilmediğini açıkladı. Pazartesi sabaha karşı ise İsrail ordusu İran'ın batı ve orta kısımlarında "askeri hedefleri" vurduğunu duyurdu. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayacağını ve "saldırılara karşılık verilmemesini" isteyeceğini söylemişti. İran'ın saldırılarından önce Pazar günü erken saatlerde İsrail, Beyrut'un güneyinde Hizbullah hedeflerini vurduğunu söylemiş, bu saldırılar İran'dan karşılık tehditlerine yol açmıştı. İran Devrim Muhafızları'nın açıklamasında da İsrail'in "saldırgan eylemlerini" tekrarlaması halinde verilecek karşılıkların "daha geniş" olacağı ve bölgede "tüm" ABD ve İsrail hedeflerini kapsayacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar akşamki saldırıların başlamasından kısa süre sonra X platformunda İslam Cumhuriyeti ve Lübnan bayraklarının fotoğrafını paylaştı. İran Parlamentosu'nun üst düzey üyelerinden İbrahim Rızayi de Beyrut'taki saldırılara "acı verici ve kararlı bir karşılık" verileceğini söylemişti. İsrail ordusunun bir sözcüsü, İran'ın yeni saldırı dalgasının "ciddi bir hata" olduğunu söyledi. İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail ordusunun "tehditleri sürekli olarak tespit etmeye ve engellemeye devam ettiğini" ekledi. BBC News / Londra'nın haberine göre, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İran'ın son saldırılarının ardından "Bu gece Tahran yanmalı" mesajını paylaştı. Kaynak, Wisam Hashlamoun / AA / Getty Images Trump: Netanyahu'nun başka seçeneği yok Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları hakkında bilgilendirildiğini BBC'ye doğruladı. Trump, İran'ın İsrail'e füze fırlatmasının ardından Tahran'ı müzakere masasına geri dönmeye çağırdı. Bir Fox News muhabiri Trump'ın şu sözlerini aktardı: "Füzelerinizi attınız. Bu yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın." Trump, Axios'a yaptığı açıklamada ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran füzelerine "karşılık vermemesini" söyleyeceğini belirtti. Axios'un aktardığına göre Trump, "İran'la nihai bir anlaşmaya çok yakınız. Bu iyi bir anlaşma olacak. Şu anda olanlar yüzünden bunun bozulmasını istemiyorum" dedi. Financial Times'a yaptığı açıklamada ise Trump, Netanyahu'nun ABD'nin İran ile yapacağı herhangi bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını söyledi. Trump, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. O [Netanyahu] değil" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.